SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gelir Adaletsizliği

Porsuk Haber Ajansı - Gelir Adaletsizliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelir Adaletsizliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Karabat Ekonomi Yönetimini Uyardı Haber

CHP'li Karabat Ekonomi Yönetimini Uyardı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada hükümetin ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Döviz kurunun baskılandığını belirten Karabat, bunun ekonomide ciddi bir kırılma riski yarattığını belirtti. “HÜKÜMET KRİZİ ERTELEMEYE ÇALIŞIYOR” Karabat, iktidarın halkın refahını artıracak bir kalkınma programı yerine döviz krizini geciktirmeye çalıştığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “AKP, halk için bir kalkınma programı uygulamak yerine döviz krizini engelleyecek ve hükümete kesintisiz finansman sağlayacak politikalar yürütüyor. İşsizlik, derin yoksulluk ve gelir adaletsizliği gibi temel sorunlar ise görmezden geliniyor.” “ZENGİN OLMADAN ZENGİN GİBİ TÜKETİYORUZ!” Türkiye ekonomisinde üretim temelli büyümenin zayıfladığını vurgulayan Karabat, sanayileşme yerine hizmet sektörü ağırlıklı bir anlayışa geçildiğini ifade etti. İthalata ve kısa vadeli sermaye girişlerine bağımlılığın arttığını da söyleyen Karabat: “Zengin olmadan zengin gibi tüketiyoruz. Bunun bedeli ağır olacak” dedi. PARA ARZI ARTIYOR, KUR BASKILANIYOR Karabat’ın dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri para arzı ile döviz kuru arasındaki ilişki oldu. Ekonomideki para miktarını gösteren TRM2 verilerinin hızla arttığını belirten Karabat, buna rağmen döviz kurunun aynı hızla yükselmemesinin kur üzerindeki baskının sonucu olduğunu söyledi. “Para arzı genişlemeye devam ederken enflasyonla mücadelede neredeyse tek araç olarak kurun tutulması tercih ediliyor. Bu iki politika aynı anda yürütüldüğünde ekonomide ciddi çelişkiler ortaya çıkıyor.” “CARRY TRADE KAZANIYOR, HALK KAYBEDİYOR” Düşük kur politikasının yabancı yatırımcılar için cazip bir ortam yarattığını belirten Karabat, yüksek faiz ortamında gelen kısa vadeli sermayenin kazanç sağlayarak ülkeden çıktığını söyledi: “Kur düşük tutulacak sözü verilen yabancılar carry trade ile yüksek faizlerini alıp gidiyor. Soruyorum; bu işten kim kazançlı çıkıyor?” DEVALÜASYON RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ Karabat, geçmişte para arzı ile döviz kuru arasındaki makas belirli bir seviyeye ulaştığında devalüasyonların yaşandığını hatırlattı. Mevcut durumda bu farkın yüzde 40 civarında olduğunu belirten Karabat, farkın yüzde 50 seviyesine ulaşması halinde riskin ciddi biçimde artacağını söyledi. Bu hızla devam edilmesi halinde sonbahar aylarında kur şokunun en yüksek noktaya ulaşabileceğini belirten Karabat, ekonomi yönetimini uyardı. “YAPISAL REFORMLAR ŞART” Karabat’a göre enflasyonla kalıcı mücadele için sadece para politikası yeterli değil. Mali disiplin ve üretim odaklı yapısal reformların da devreye girmesi gerekiyor: “Para arzı kontrol altına alınmadan, bütçe disiplinini güçlendirmeden ve üretim verimliliğini artırmadan yalnızca kur üzerinden enflasyonla mücadele etmek sürdürülebilir bir çözüm değildir.” “ÖNCE HUKUK VE İÇ BARIŞ” Karabat, olası ekonomik şokların önüne geçebilmek için yalnızca ekonomik değil siyasi ve kurumsal alanlarda da güven ortamının sağlanması gerektiğini vurgulayarak açıklamasını şöyle noktaladı: “Önce hukukun üstünlüğü ve iç barış sağlanmalı. Ardından ekonomide yapısal reformlarla Türkiye gelecek şoklara karşı hazırlanabilir.”

Gıda Meselesi Sadece Rakam Meselesi Değildir! Haber

Gıda Meselesi Sadece Rakam Meselesi Değildir!

Gelecek Partisi Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Durmazlar, ülkenin ekonomik durumu ve açıklanan gıda enflasyonu rakamları ile ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. İl Başkanı Hüseyin Durmazlar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Gıda enflasyonu son beş yılda dünya genelinde %4 azalmasına rağmen ülkemizde 638 artarken arttı. Halkımızdaki yoksulluk ve gelir adaletsizliği öyle bir noktaya geldi ki; biz ekonomik verileri artık sayfalarda veya raporlarda değil, evdeki tencerede okunuyoruz. Grafiklerde değil, kasada ölçülüyor. Basın bültenlerinde değil, boş buzdolabında konuşuluyor. Bir tarafta her ay açıklanan rakamlar var. Diğer tarafta ise her gün yaşanan gerçekler var. Ve bu ikisi uzun süredir birbirine değmiyor. Bugün insanlara “enflasyon düşüyor” deniyor. Ama insanlar markete girdiğinde hâlâ “Neyi almaktan vazgeçeceğim?” soruyla dolaşıyor. Bu soru bir ekonomi sorusu değil. Bu soru bir yaşam kalitesi sorusudur. Geçinememek artık belli bir grubun sorunu değil. Asgari ücretli geçinemiyor. Emekli geçinemiyor. Yeni mezun geçinemiyor. Orta gelir dediğimiz kesim, “orta”yı çoktan kaybetti. İnsanlar artık: Ay sonunu değil, ayın ortasını hesaplıyor Gelecek planı değil, bugün nasıl idare ederim diye düşünüyor Ev almayı değil, kirayı nasıl öderim diye konuşuyor Çocuk yapmayı değil, acaba evlenebilecek miyiz diye kendilerine soruyorlar Bu tablo “geçici sıkıntı” değildir. Bu, kalıcı bir yoksullaşma düzenidir. Gıda fiyatları daha sert yükseliyor Kiralar maaşları soluyor. Artan faturalar sabit geliri eritiyor. Bu noktada mesele şu: Bir ülkede yılbaşında veya altı aylık sürelerde ücret artışı varsa ama refah artmıyorsa, orada yönetilen şey ekonomi değil, algıdır. Gıda meselesi ise sadece rakam meselesi değildir. Gıda meselesi ülkemizde kültürdür. Bu ülkede sofra kurmak bir değerdir. Misafir ağırlamak bir onurdur. Paylaşmak bir gelenektir. Ama bugün insanlar: Misafir çağırmadan önce bütçe hesaplıyor Sofrayı küçültmek zorunda kalıyor Sofra kurarken “Ayıp olmasın” ile “yetmiyor” arasında sıkışıyor. Bu sadece fakirleşme değildir. Bu, toplumsal hafızanın aşınmasıdır. Gelecek Partisi Eskişehir İl başkanlığı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığına ve TDK’ya çağrımız var. Biraz sonra sıralayacağımız cümleler; bu ekonomi yönetimi ve izlenen politikalar nedeniyle kaybolmaya yüz tutan cümlelerdir. Bu cümleler için bakanlık tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras – Ekonomik Nedenlerle Kullanımdan Kalkanlar” listesi oluşturularak korunsun. “Bugün seni krallar gibi ağırlayayım” “Bir dediğini iki etmeyeyim” “Bugün hesabı bana bırak” “Bugün misafirimsin” Liste oluşturulduktan sonra TDK bu ifadelerin altına şu notu düşsün: “Bu sözler geçmişte toplumsal refahın yüksek olduğu dönemlerde kullanılmıştır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.