SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gelecek

Porsuk Haber Ajansı - Gelecek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelecek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti'nin 19 Mayıs Yürüyüşüne Büyük İlgi Haber

Anahtar Parti'nin 19 Mayıs Yürüyüşüne Büyük İlgi

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında bir yürüyüş gerçekleştirildi. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlama etkinlikleri Valilik Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı'na çelenk sunumu ile başladı. Atatürk Anıtı'na çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Valilik Meydanı’ndan Ulus Anıtı'na marşlar ve bayraklar eşliğinde yürüyen Anahtar Parti İl Başkanı Çağlar Ölce, İl ve İlçe Yöneticileri vatandaşların bayramını kutladı. İl Başkanı Çağlar Ölce yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türkiye’nin en büyük gücü gençlerdir. Gelecek onların emeği, hayalleri ve cesaretiyle şekillenecek. Mustafa Kemal Atatürk de gençlere bu yüzden büyük bir değer vermişti. Gençleri yalnızca geleceğin sahipleri olarak değil, ülkenin bugününü değiştirecek en büyük güç olarak görmüştü. “Cumhuriyeti biz kurduk, onu sizler yaşatacaksınız” sözü, gençlere duyduğu güvenin ve yüklediği sorumluluğun en açık ifadesiydi. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında gençler çalışıyor, üretiyor, mücadele ediyor. Üniversite sıralarında yıllarını harcayan, gece gündüz emek veren binlerce genç daha iyi bir gelecek kurmanın hayalini taşıyor. Ancak ne yazık ki bu hayallerin önüne büyük engeller çıkıyor. Atama bekleyen öğretmenlerimiz yıllardır görev yapacakları günü bekliyor. Diplomasını alan, mesleğini yapmak isteyen gençlerimiz iş bulmakta zorlanıyor. Genç doktorlarımız, mühendislerimiz, avukatlarımız ve bilim insanlarımız emeklerinin karşılığını göremedikleri için yurt dışında gelecek aramak zorunda kalıyor. Ülkenin en değerli insan kaynağının başka ülkelerde hayat kurması, Türkiye adına büyük bir kayıptır. Birçok genç artık siyasetten uzak duruyor. Çünkü verilen sözlerin tutulmadığını, sorunlarının yıllardır çözülemediğini düşünüyorlar. Umutsuzluk yaşayan, sesinin duyulmadığına inanan gençler var. Ancak bilinmelidir ki gençlerin yaşadığı her sorun görülüyor ve hissediliyor. Anahtar Parti olarak gençlerin yalnız olmadığını söylüyoruz. Gençlerin sadece seçim dönemlerinde hatırlanmasına değil, hayatın her alanında desteklenmesine inanıyoruz. Eğitimden çalışma hayatına kadar gençlerin önündeki engelleri kaldırmak için çalışacağız. İşsiz gençler için yeni fırsatlar oluşturacağız. Atanamayan öğretmenlerin sorunlarını çözüme kavuşturacağız. KYK yurtlarında yaşanan sıkıntıları gidermek için somut adımlar atacağız. Ülkesini terk etmek zorunda kalan gençlerin yeniden Türkiye’de umut bulabilmesi için mücadele edeceğiz. Siyasetten uzaklaşan gençleri yeniden topluma ve karar süreçlerine dahil edeceğiz. Çünkü gençler yalnızca yarının değil, bugünün de en büyük gücüdür. Cesaretleri, fikirleri ve üretkenlikleriyle Türkiye’yi daha güçlü bir geleceğe taşıyacak olan onlardır. Anahtar Parti olarak gençlerle birlikte yürümeye, sorunları birlikte çözmeye kararlıyız. Gençlerin hayallerini yarım bırakmayacağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin gençleri yalnız değildir. Bu ülkenin geleceği gençlerin ellerinde yükselecek. Biz hazırız. Gençlerimizin azmine, emeğine ve kararlılığına güveniyoruz. Türkiye’yi birlikte inşa edecek, birlikte başaracağız."

Büyükşehir'den Anlamlı İşbirliği Haber

Büyükşehir'den Anlamlı İşbirliği

Eskişehir’de 23 Nisan coşkusu, sanayi ve bilimin buluştuğu anlamlı bir etkinlikle taçlandı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Ford Otosan iş birliğinde düzenlenen törende, çocuklara hem bayram hediyesi verildi hem de yerli mühendisliğin somut örnekleri tanıtıldı. Büyükşehir Belediyesi ve Ford Otosan ile 2017’de başlayan iş birliği bu yıl ikinci kez hayata geçirildi. 23 Nisan kapsamında düzenlenen etkinlikte çocuklara “bilim hediyesi” sunulurken, Bilim Deney Merkezi’ne şanzıman seti bağışlandı. Büyükşehir Belediyesi Bilim Deney Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Ford Otosan Eskişehir Fabrika Müdürü Namık Kemal Keskin ve Türk Metal Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Orhan Demir katıldı. Törende konuşan Fabrika Müdürü Keskin, yerli üretim ve mühendisliğin önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin üretim gücünün kendi insan kaynağı ve mühendislerinden geldiğini vurguladı. Çocukların erken yaşta bilimle tanışmasının büyük önem taşıdığını belirten Keskin, “Geleceğin mühendisleri sizlersiniz. Merak edin, araştırın ve her zaman daha iyisini hedefleyin.” dedi. Etkinlikte, Ford Otosan tarafından Bilim Deney Merkezi’ne şanzıman seti bağışlandı. Böylece çocuklar, yerli mühendislikle üretilen bir otomotiv parçasını yakından inceleme ve deneyimleme fırsatı buldu. Bağışın, çocuklara 23 Nisan hediyesi olarak planlandığı ifade edildi. Konuşmasını çocukların arasında gerçekleştiren Başkan Ayşe Ünlüce ise 23 Nisan’ın bilim ve teknolojiyle iç içe kutlanmasının önemine vurgu yaptı. Ünlüce, “Çocuklarımızın bilimin ışığında yetişmesini istiyoruz. Onları çağdaş, düşünen ve üreten bireyler olarak geleceğe hazırlamak en büyük sorumluluğumuz.” diye konuştu. 2017 yılında başlayan iş birliğinin bu yıl ikinci kez gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Ünlüce, katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Ünlüce ayrıca 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak, çocuklara aydınlık bir gelecek temennisinde bulundu. Program boyunca çocuklar bilimsel etkinliklere katılarak hem eğlendi hem de öğrendi. Tören, katılımcıların yoğun ilgisi ve coşkulu anlarla sona erdi.

Çocukların Yüzündeki Umut, Bir Ülkenin Yarınlarının En Güçlü Göstergesidir Haber

Çocukların Yüzündeki Umut, Bir Ülkenin Yarınlarının En Güçlü Göstergesidir

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla parti binasında bir basın açıklaması yapıldı. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Anahtar Parti olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı sadece bir kutlama günü olarak değil, millet iradesinin tarih sahnesine güçlü bir şekilde çıktığı, geleceğin ise çocuklara emanet edildiği büyük bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. 23 Nisan 1920, bu milletin kendi kaderini kendi ellerine aldığı gündür. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilan edilmiş, vesayet anlayışı tarihin gerisinde bırakılmıştır. Bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmesi ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşlülüğünün en somut göstergesidir. Atatürk, çocukları sadece seven bir lider değil, onlara güvenen, onları bu ülkenin yarınlarının gerçek sahipleri olarak gören büyük bir devlet adamıdır. Ancak açık bir gerçek vardır ki günümüzde çocuklara armağan edilen bu büyük mirasın ruhunu tam anlamıyla yaşatabildiğimizi söylemek kolay değil. Çocuklarımızın hayallerinin daraltıldığı, fırsat eşitliğinin zedelendiği, eğitimde ve sosyal hayatta ciddi eksikliklerin hissedildiği bir tablo ile karşı karşıyayız. Oysa Atatürk’ün hayal ettiği Türkiye’de çocuklar özgür düşünebilen, sorgulayabilen ve kendi potansiyelini cesaretle ortaya koyabilen bireyler olmalıydı. Çocukluk sadece sorumlulukların değil, umutların, neşenin ve hayallerin de en saf halidir. Bir çocuğun elinde tuttuğu pamuk şeker kadar sade, temiz ve umut dolu bir dünyayı onlara sunabilmek hepimizin ortak görevidir. Bizler, çocuklarımızın yüzündeki o masum tebessümü koruyamadığımız sürece, geleceğe dair iddiamızın eksik kalacağını biliyoruz. Bu nedenle çocuklarımızın hak ettiği nitelikli eğitimi alması, güvenli ortamlarda büyümesi ve umutla geleceğe bakabilmesi için daha güçlü adımlar atılması gerektiğini açıkça ifade ediyoruz. Hiçbir çocuk ihmal edilemez, hiçbir çocuk geri bırakılmamalıdır. Bu mesele siyasi tartışmaların ötesinde, doğrudan doğruya milli bir sorumluluktur. 23 Nisan’ın bize yüklediği en önemli görev, egemenliğin gerçek sahibi olan millete layık bir gelecek inşa etmektir. Bu gelecek, ancak çocuklarına değer veren, onların sesini duyan ve onların önünü açan bir anlayışla mümkün olacaktır. Çocukların yüzündeki umut, bir ülkenin yarınlarının en güçlü göstergesidir. Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli egemenliğimizin temellerini atan tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum. Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, onların hak ettikleri aydınlık ve güçlü Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade ediyorum."

Eğitim-Bir-Sen’den Şiddete Karşı Sert Tepki: "Öğretmene Uzanan El Geleceğe Uzanmıştır!" Haber

Eğitim-Bir-Sen’den Şiddete Karşı Sert Tepki: "Öğretmene Uzanan El Geleceğe Uzanmıştır!"

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, son dönemde artan eğitimde şiddet olaylarına ve Siverek’te yaşanan saldırıya tepki göstererek 81 ilde iş bırakma kararı aldıklarını açıkladı. Akar, "Okullar güvenli alanlar olmaktan uzaklaşıyor" uyarısında bulundu. ​Eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olayları, eğitim camiasını sokağa döktü. İstanbul ve Ankara’nın ardından Şanlıurfa Siverek’te yaşanan menfur saldırı sonrası bir açıklama yapan Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, eğitimde yaşanan "itibarsızlaştırma" sürecine ve güvenlik açıklarına dikkat çekti. ​"Eğitimciler Açık Hedef Haline Geldi" ​Başkan İbrahim Akar, şiddetin toplumun her katmanına yayıldığını ve eğitim kurumlarının bu şiddetin merkezi haline dönüştüğünü vurguladı. Akar, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: ​"Eğitimciler; her türlü mecra kullanılarak yıpratılan, şikayet edilen ve darp edilen insanlara dönüştürüldü. Bu manzara toplumsal değerlerin çöküş göstergesidir. Bin yıllık ‘Bir harf öğretene 40 yıl hizmet etmek gerekir’ anlayışı terk edildi." ​Siverek Saldırısı Bardağı Taşıran Son Damla Oldu ​Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırının münferit bir olay olmadığını belirten Akar, "ABD’deki okul baskınlarının bir benzerini ülkemizde görmek, can güvenliği endişesi taşıyan eğitim çalışanlarını büyük bir korkuya sevk etmektedir. Bu tabloyu kabul etmiyoruz!" dedi. ​Eğitimde Şiddete Karşı 9 Kritik Çözüm Önerisi ​Başkan Akar, eğitimde şiddeti durdurmak için acilen hayata geçirilmesi gereken 9 maddelik çözüm paketini kamuoyuyla paylaştı: ​Okul Polisi Uygulaması: Güvenlik, özel güvenliklerle değil, kolluk kuvvetleri eliyle sağlanmalı. ​Disiplin Yönetmeliği Yenilenmeli: Akran zorbalığına karşı tavizsiz bir mekanizma işletilmeli. ​Velilere Hukuki Sorumluluk: Şiddet eğilimi gösteren çocukların velileri de hukuki yaptırıma dahil edilmeli. ​Dijital Güvenlik ve Tespit: Sosyal medyadaki tehditler oto-tespit algoritmalarıyla anında emniyete bildirilmeli. ​Psikolojik Taramalar: Rehberlik servisleri proaktif olmalı, düzenli psikolojik tarama testleri uygulanmalı. ​Siber Zorbalık Eğitimi: Sanal dünyadaki suçların adli sonuçları müfredata eklenmeli. ​Adli İhtisaslaşma: Bilişim ve çocuk suçlarında uzmanlaşmış adli birimler kurulmalı. ​Zararlı İçeriklerle Mücadele: Şiddete özendiren oyun ve sosyal medya içeriklerine karşı tedbir alınmalı. ​Fiziki Güvenlik: Okul girişlerinde kesici ve delici alet geçişine kesinlikle izin verilmemeli. ​"Öğretmen Değersizleşirse Gelecek Kararır" ​Velilere de seslenen Akar, öğretmenin hedef haline getirilmesinin en büyük zararı çocuklara vereceğini hatırlattı. "Öğretmene sahip çıkmak, ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır" diyen Akar, devletin en temel yükümlülüğünün can güvenliğini sağlamak olduğunu vurguladı. ​Eğitim-Bir-Sen, taleplerin karşılanmaması durumunda mücadelenin her platformda artarak devam edeceğini ilan ederek tüm Türkiye’de iş bırakma eylemiyle tepkisini ortaya koydu.

Saadet Partisi’nden Basın Özgürlüğü Çağrısı Haber

Saadet Partisi’nden Basın Özgürlüğü Çağrısı

Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, Türkiye’deki basın özgürlüğü sorunlarına dikkat çekerek, gazetecilerin üzerindeki hukuki ve ekonomik baskıların bir an önce son bulması gerektiğini vurguladı. ​"Özgür Basın Kuşatma Altında" ​Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı adına açıklamalarda bulunan Şevket Ünal, basın özgürlüğünün son yıllarda ciddi bir gerileme yaşadığını belirtti. Demokratik toplumların en temel yapı taşlarından birinin özgür basın olduğunu hatırlatan Ünal, medyanın bugün hem hukuki hem de ekonomik müdahalelerle "kuşatılmış" durumda olduğunu ifade etti. ​Gazetecilik Faaliyeti Cezalandırılıyor mu? ​Gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirme görevini yaparken çeşitli engellerle karşılaştığını belirten Ünal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Gazeteciler, sadece görevlerini yaptıkları için soruşturmalara maruz kalmakta ve tutuklanmaktadır. Haber yapmak giderek cezalandırılan bir faaliyet haline gelirken, bu durum ifade özgürlüğünün fiilen kısıtlandığını açıkça göstermektedir. Uluslararası raporlar da Türkiye’nin bu konuda alt sıralarda yer aldığını kanıtlıyor." ​Ekonomik Baskı ve Oto-Sansür Tehlikesi ​Basın sektöründeki ekonomik zorluklara da değinen Ünal, düşük ücretler ve işten çıkarılma korkusunun mesleki bağımsızlığı zedelediğini söyledi. Medya kuruluşlarına kesilen para cezaları, ilan kesme yaptırımları ve erişim engellerinin bağımsız basının sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini savunan Ünal, bu durumun oto-sansürü yaygınlaştırdığı uyarısında bulundu. ​Saadet Partisi’nden 4 Maddelik Talep ​Şevket Ünal, demokratik bir gelecek için şu talepleri sıraladı: "​Gazetecilere yönelik baskı ve yargı süreçlerine derhal son verilmelidir. ​Basın ve ifade özgürlüğü anayasal güvence altına alınmalıdır. Gazetecilerin ekonomik ve sosyal hakları iyileştirilmelidir. ​Bağımsız ve çoğulcu medya ortamı devlet eliyle desteklenmelidir." ​Ünal, açıklamasını "Demokratik bir toplumun geleceği, ancak özgür bir basının varlığı ile mümkündür" sözleriyle tamamladı.

Başkan Ünlüce'den Avukatlar Günü Mesajı Haber

Başkan Ünlüce'den Avukatlar Günü Mesajı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Ünlüce mesajında şu görüşlere yer verdi: “Bugün adalet terazisinin dengede durması için mücadele edenlerin günü. Avukatlık mesleği hukuk sisteminin en dayanıklı zinciri, insan haklarının, demokrasinin ve hukuk devletinin güvencesidir. Güçlü bir yargı sistemi ancak güçlü bir savunmayla sağlanabilir. Adaletin doğru tecelli etmesine çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Böyle bir ortamda en temel hak olan savunma hakkının önemi daha da artmıştır. Bir kez daha görülmüştür ki; adalet mülkün temeli ise avukatlar o temelin dayanak noktasıdır. Avukatın olmadığı, yok sayıldığı, değersizleştirildiği bir ortamda kimsenin hukuk güvenliğinden bahsedilemez. Avukatın sesinin kesildiği yerde toplum savunmasız kalır. İnsan onurunun korunduğu bir toplum düzeni ancak hukuk devleti ile mümkündür. Esas olan hiçbir zümrenin ya da üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğüdür. Bu sağlanamadığı sürece ne huzur, ne refah, ne de güzel bir gelecek hayali kurulabilir. Zamanın ve şartların ağırlığı ne olursa olsun; hakkın, hukukun ve adaletin yanında durarak gerçeğin izini süren tüm meslektaşlarımı dayanışma duygularımla selamlıyorum. Yolumuz hukuk, pusulamız adalettir. Bu duygu ve düşüncelerle, ebediyete irtihal etmiş meslektaşlarımı rahmetle yâd ediyor; başta Eskişehir Barosu Avukatları olmak üzere tüm meslektaşlarımın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü içtenlikle kutluyorum.”

MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir’den Başbuğ Türkeş İçin Anlamlı Mesaj Haber

MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir’den Başbuğ Türkeş İçin Anlamlı Mesaj

Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir, vefatının 29. yıl dönümünde Türk Dünyası'nın bilge lideri Başbuğ Alparslan Türkeş’i yayımladığı duygusal bir mesajla andı. Candemir, "Bizler senin mukaddes mirasın olan Türk milliyetçiliğini ve Turan ülküsünü yaşatacağız" dedi. ​Türk Dünyası'nın Acı Günü: 4 Nisan ​​MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir, Başbuğ Türkeş’in vefat yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, Türk milliyetçiliği davasının sönmeyen ışığına vurgu yaptı. Candemir mesajında şu ifadelere yer verdi; "Aylardan Nisan… Baharı karşılamaya hazırlanırken gelen acı bir haber ile Milliyetçi-Ülkücü camianın, Türk Dünyası’nın ve onu seven herkesin mevsimi kışa döndü. On binlerce insanın yüreği o an tek bir insan için yandı, tutuştu, küle döndü. O insan için yek vücut olundu. Yalnızca Türkiye değil, tüm Türk Dünyası onun ardından yasa boğuldu. Rahmet-i Rahman’a kavuştu Başbuğumuz 4 Nisan günü… O vakte kadar inandığı değerler ve davası uğruna, Türk Dünyası’na kalbi bağlılıktan, “Milliyetçi Türkiye” idealinin bir gün gerçek olması ülküsünden bir an bile geri durmadı. Çünkü o, Türk milletinin ve Türk milliyetçiliğinin bayraklaşan bir ismi olmuştu. Hilalin yıldıza duyduğu aşkın misali, vazgeçilmez yeminler üzerine kurulu bir sevdaydı onunkisi. İnandığı davasında şahsiyet ve dirayet timsali; onurlu ve şerefli bir kılavuzdu. İlkeleri ve ülküleri adına tavizsiz yaşamış, vatanına, bayrağına ve milletine meftun bir hayat sürmüştür. Başbuğumuz, Ülkücü Türk gençliğinin mihmandarı; yolumuzda sönmeyen bir ışık, mukaddesatımızın koruyucusu ve gözeticisi, gelecek nesillerin mimarı olmuştur. Türk gençliğine hitaben söylediği şu söz, onun gençliğe verdiği değerin en açık ifadesidir: “Gençler, hepiniz birer Türk bayrağısınız. Lekelemeyin, kirletmeyin, yere düşürmeyin.” O gençler de ahde vefanın en güzel ve en ulvi örneğini Başbuğumuzun cenaze merasiminde göstermiştir. O gün adeta bozkurtların dirildiği bir gün olmuştur. Ankara’nın dondurucu soğuğuna ve bitmek bilmeyen karına rağmen aynı sevda için toplanan; saatlerce yürüyen, yürekleri yas içinde, gözleri ıslak bir milyon insan o kalabalıktan kopmamıştır. Çünkü o kalabalık Başbuğumuzu bir ağabey, bir yol gösterici, bir dost bilmiştir. Ve her şeyden öte babacan tavrının bir nişanesi olarak onun yüz binlerce evladı vardır. Tıpkı benim de hiç görmediğim babamın yerine onu koyduğum gibi… İftihar duyarım ona evlat olmaktan, onun benim babam olmasından… Ona “baba” diye hitap etmekten… Bizler senin mukaddes miras olarak bıraktığın Türk milliyetçiliğini ve Turan ülküsünü yaşatmak için; fikir, iman ve ülkü aşkıyla mücadele edeceğiz. Senin 9 Işık Doktrini’nin yılmaz savunucuları olacağız ve asla taviz vermeyeceğiz. Davâmızın istikbali için birlik ve beraberlik şuuruyla hareket edecek; ülkemizin menfaatlerini şahsi menfaatlerimizin üzerinde tutacak, gerekirse fedakârlık göstereceğiz. Türk milletinin mukadderatı ve geleceği için durmadan, yılmadan, yorulmadan çalışacağız. Kutlu mefkûremize taviz vermeden, mukaddesatımızın koruyucusu olarak hayal ettiğimiz medeniyet tasavvurunu gerçeğe dönüştüreceğiz. Başaracağız! Başarmanın en müstesna hazzını senin sayende yaşayacağız. Dilaver Cebeci’nin sana ithaf ettiği mısralarda olduğu gibi ben de diyorum ki: “Kahrolayım sevmedim Ülkü’den başkasını, bir de seni çok seviyorum.” Türk milliyetçiliği davasının yılmaz ve yıkılmaz savunucusu; ömrünü Türk milletinin onurlu geleceğine adayarak mücadele eden, her türlü zorluk ve baskıya rağmen yılmadan, yıkılmadan ömrünün son demine kadar davasına hizmet etmiş olan; büyük Türk milliyetçisi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucu Genel Başkanı, Türk Dünyasının Başbuğu Alparslan Türkeş’i ebediyete irtihalinin 29. sene-i devriyesinde en derin özlem, minnet, saygı ve rahmetle anıyorum. Ruhun şad, mekânın cennet olsun Türk’ün son Başbuğu!"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.