SON DAKİKA
Hava Durumu

#Geçim Sıkıntısı

Porsuk Haber Ajansı - Geçim Sıkıntısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geçim Sıkıntısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ataç: "Bayram Sevinci, Geçim Sıkıntısının Gölgesinde" Haber

Başkan Ataç: "Bayram Sevinci, Geçim Sıkıntısının Gölgesinde"

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, esnaf ve vatandaşın en önemli gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu belirterek “Bayram sevinci, geçim sıkıntısının gölgesinde kalıyor” dedi. Başkan Ataç yaptığı semt pazarı ziyaretinin ardından şu ifadelere yer verdi; “Kurban Bayramı öncesinde hemşerilerimizle ve esnafımızla bir araya geldiğimizde gördüğümüz tablo, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıyı çok açık biçimde ortaya koyuyor. Pazar yerlerinde, çarşıda, sokakta vatandaşımızın da esnafımızın da aynı derdi paylaştığını görüyoruz: Geçim derdi. Bir yanda sofrasına uygun fiyatla ürün götürmeye çalışan vatandaşımız var; diğer yanda artan maliyetler, kira, elektrik, akaryakıt, vergi ve ürün giderleri altında ayakta kalmaya çalışan esnafımız var. Bayram öncesi olması gereken canlılık ve bereket ne yazık ki yerini hesap kitap kaygısına bırakmış durumda. Eskiden vatandaşımız bayram alışverişi için pazara, çarşıya umutla çıkardı. Bugün ise insanlar hangi üründen ne kadar kısabileceğini düşünüyor. Esnafımız da satış yapamamaktan, maliyetini karşılayamamaktan yakınıyor. Bu tablo yalnızca ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda insanların hayatını ve bayram sevincini de etkileyen derin bir geçim krizidir. Gerçek gündem sokakta, sofrada “Biz halkın içinde olmaya, vatandaşımızın sesini duymaya devam edeceğiz. Çünkü gerçek gündem, masa başında değil; pazarda, çarşıda, sokakta, vatandaşın sofrasında görülür. İnsanlarımız artık “geçinemiyoruz” demenin de ötesine geçti; “açız” diyor. Bu sözü duymak ve gereğini yapmak, yöneten herkesin sorumluluğudur. Bugün her zamankinden daha fazla halkın yükünü hafifletecek politikalara ihtiyaç var. Biz Tepebaşı’nda imkânlarımız ölçüsünde vatandaşımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Esnafımızın da, emeklimizin de, işçimizin de, dar gelirli ailelerimizin de sesini duyurmaya devam edeceğiz. Dileğimiz, hiçbir yurttaşımızın bayram sofrasına kaygıyla oturmadığı, hiçbir esnafımızın kepengini umutsuzlukla açmadığı günlere hep birlikte ulaşmaktır. Bayramın ruhuna yakışan da budur: Dayanışmayı büyütmek, umudu diri tutmak ve halkın yanında durmak.”

Başkan Ataç: “Halkın Gerçek Gündemi Pazar Tezgâhlarında” Haber

Başkan Ataç: “Halkın Gerçek Gündemi Pazar Tezgâhlarında”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, CHP heyetiyle birlikte Çamlıca Kapalı Pazaryeri’ni ziyaret etti. Pazarcı esnafına hayırlı satışlar dileyen Ataç, vatandaşlarla sohbet ederek geçim sıkıntısı, alım gücü ve pazar fiyatlarına ilişkin talepleri dinledi. Ziyarette vatandaşların Ataç’a gösterdiği yoğun ilgi ve sevgi dikkat çekti. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Çamlıca Kapalı Pazaryeri’nde pazarcı esnafı ve vatandaşlarla bir araya geldi. Başkan Ataç’a ziyarette CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, CHP MYK Üyesi ve Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım eşlik etti. Vatandaşlardan Ataç’a yoğun ilgi Pazar yerinde esnafı tek tek ziyaret eden Başkan Ataç, pazarcılara “hayırlı satışlar” temennisinde bulundu. Tezgâhları gezen Ataç, hem esnafın hem de alışveriş yapan vatandaşların sorunlarını dinledi. Ziyaret sırasında vatandaşların Başkan Ataç’a ilgisi yoğun oldu. Çok sayıda vatandaş Ataç ile sohbet ederek taleplerini iletti, fotoğraf çektirdi ve destek mesajlarını paylaştı. Pazarda samimi görüntüler yaşanırken, vatandaşlar özellikle ekonomik koşulların günlük yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Vatandaş fiyatlardan, esnaf maliyetlerden şikâyetçi Vatandaşlar, artan fiyatlar nedeniyle pazar alışverişinin her geçen gün zorlaştığını ifade ederken; pazarcı esnafı da yükselen maliyetler, nakliye giderleri ve ürün teminindeki zorluklardan yakındı. Başkan Ataç, vatandaşın alım gücündeki düşüşün ve esnafın artan maliyet yükünün pazarlarda açık biçimde görüldüğünü belirterek “Pazar yerleri, halkın gerçek gündemini en doğrudan gördüğümüz alanlardan biri. Burada alışveriş yapan vatandaşımız fiyatlardan, esnafımız ise artan maliyetlerden şikâyet ediyor. İnsanlarımızın geçim sıkıntısını da, pazarcı esnafımızın ayakta kalma mücadelesini de yakından görüyoruz. Vatandaş artık, geçinemiyoruz bile demiyor, açız diyor.” dedi. “Halkın içinde olmaya devam edeceğiz” Ataç, “Vatandaşlarımızla bir araya gelmek, onların taleplerini ve sorunlarını yerinde dinlemek bizim için büyük önem taşıyor. Vatandaşımızın sofrasına uygun fiyatla ürün götürebilmesi gerekiyor. Bugün burada gördüğümüz tablo, ekonomik sıkıntıların hem alışveriş yapanı hem de satış yapanı zorladığını gösteriyor. Biz her zaman olduğu gibi halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Genel Başkan Yardımcısı Tan ve Milletvekili Ertuğrul, her zaman vatandaşın ve esnafın yanında olduklarını istek ve önerileri meclise taşıyacaklarını belirtti. Tan ve Ertuğrul ayrıca Başkan Ataç’ın çalışmalarını yakından takip ettiklerini kaydederek çalışmalarından dolayı Başkan Ataç’ı tebrik etti. Başkan Ataç ve beraberindeki heyet, ziyaret boyunca pazarcı esnafı ve vatandaşlarla sohbet ederek talep ve önerileri dinledi. Çamlıca Kapalı Pazaryeri ziyareti, vatandaşların yoğun ilgisi ve samimi sohbetlerle tamamlandı.

Alan Değişiyor, Yöntem Aynı: Özelleştirme Dalgası Büyüyor Haber

Alan Değişiyor, Yöntem Aynı: Özelleştirme Dalgası Büyüyor

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026 yılının ilk dört ayında yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla kamuya ait taşınmazların farklı alanlarda özelleştirme kapsamına alındığını belirterek, sürecin kapsamının giderek genişlediğini söyledi. Arslan, söz konusu kararların tekil işlemler olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, “Dün sağlık alanları, bugün askeri taşınmazlar… Alan değişiyor ama yöntem değişmiyor. Aynı araçlarla, aynı anlayışla kamu varlıkları özelleştirme kapsamına alınıyor” dedi. İKİ AYRI KARAR, TEK POLİTİK TERCİH Arslan, sürecin boyutunu ortaya koyan verileri şu şekilde açıkladı: Özelleştirme kapsamına alınan Sağlık alanları (17 Mart ve 24 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazeteler): 44 ilde, 126 taşınmaz, 2.319.904 m² Özelleştirme kapsamına alınan Askeri taşınmazlar (24 Ocak ve 26 Mart 2026 tarihli Resmi Gazeteler): 17 ilde, 60 taşınmaz, 8.665.594 m² Yani özelleştirme kapsamına alınan Sağlık ve askeri alanlar toplamı: 61 ilde, 186 taşınmaz, yaklaşık 11 milyon m² kamu alanı ve taşınmazı Bu taşınmazların; satış, kiralama, gelir ortaklığı ve işletme hakkı devri gibi yöntemlerle özelleştirme kapsamına alındığını belirten Arslan, “Bu tablo, parçalı değil, adım adım genişleyen bir programı işaret ediyor” ifadelerini kullandı. DİKKAT ÇEKEN ALANLAR Arslan, listede öne çıkan örnekleri şöyle sıraladı: İstanbul Başakşehir’de askeri kışla niteliğinde milyonlarca metrekarelik alanlar, Aydın Didim’de tek parça halinde geniş araziler, Kocaeli’de çok sayıda konutu içeren lojman yerleşkeleri, Malatya’da askeri alanlar, askeri cezaevi ve tesisler, Kayseri’de bina, lojman ve arsalar Bu örneklerin, sürecin büyüklüğünü ve niteliğini açıkça ortaya koyduğunu belirtti. “MESELE SADECE DEVİR DEĞİL” Arslan, sürecin yalnızca mülkiyet devri olarak ele alınamayacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Resmî Gazete’de yalnızca satış değil; kiralama, gelir ortaklığı ve işletme hakkı devri gibi farklı yöntemler yer alıyor. Ancak daha önemlisi; bu alanların tasarruf ve planlama yetkisi Özelleştirme İdaresi’ne devrediliyor. Bu da demektir ki; bu alanların kullanım kararları değiştirilebilir, farklı amaçlarla değerlendirilebilir. Yani mesele sadece mülkiyet değil; kamuya ait alanların geleceğine ilişkin karar yetkisinin el değiştirmesidir.” “KRİZİN FATURASI YURTTAŞA, ÇÖZÜM YİNE ÖZELLEŞTİRME” Arslan, özelleştirme politikalarını ekonomik tabloyla birlikte değerlendirerek şu ifadeleri kullandı: “İktidarın yanlış ekonomi politikalarıyla kendi yarattığı krizin bedeli, milyonlarca yurttaşımıza hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı ve ağır vergi yükü olarak ödetiliyor. Ancak aynı iktidar, çözümü üretimde, planlamada ve kamusal yatırımlarda değil; kamuya ait varlıkları özelleştirme kapsamına almakta arıyor. Bir yanda yurttaşın sofrası küçülürken, diğer yanda Cumhuriyetin yarattığı birikimler birer birer elden çıkarılıyor. “BU ÜLKE ARTIK YÖNETİLEMİYOR” Arslan, açıklamasının sonunda sürece ilişkin sert bir değerlendirmede bulundu: “24 yılın sonunda gelinen nokta ortadadır. Bu iktidarın ülkemize ve yurttaşlarımıza; hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, adaletsizlik ve derinleşen kriz dışında verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Türkiye yönetilemiyor, savruluyor. Kamu varlıklarını özelleştirme kapsamına almak bir çözüm değil, çaresizliğin ilanıdır. Bu nedenle, halkın güvenini kaybetmiş bir iktidarın ülkeyi daha fazla yönetme meşruiyeti kalmamıştır. Çözüm bellidir: Türkiye bir an önce sandığa gitmeli, söz yeniden milletin olmalıdır.” LİSTE KAMUOYUYLA PAYLAŞILDI Arslan, özelleştirme kapsamına alınan askeri taşınmazlara ilişkin il, ilçe, ada-parsel, yüzölçümü ve nitelik bilgilerini içeren detaylı listeyi de kamuoyuyla paylaştı.

Mutfaktaki Yangın Aileyi Ayakta Bırakmıyor! Haber

Mutfaktaki Yangın Aileyi Ayakta Bırakmıyor!

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TÜİK’in 2025 evlenme ve boşanma verilerini değerlendirerek, “Ülkede insanlar artık sadece geçinmekte zorlanmıyor; aile kurmak ve aileyi ayakta tutmak da giderek ağır bir yük haline geliyor. Evlilikler azalıyor, boşanma sayıları artıyor. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil.” ifadelerini kullandı. Toplumsal Tercih Değil, Geçim Sıkıntısı 2024’te 569 bin 983 olan evlenen çift sayısının 2025’te 552 bin 237’ye gerilediğini söyleyen Dinçer: “Bu düşüşün arkasında ekonomik koşullar belirleyici niteliktedir. Gençler düğün masrafını, ev kurma maliyetini, kirayı, temel ihtiyaçları karşılayamaz hale geldi. Bir ev kurmanın maliyeti ortadadır. Kira, eşya, düğün, takı… Gençler ‘nasıl altından kalkacağız’ diye düşünüyor. Bu yüzden evlilikler azalıyor. İktidar yıllardır pembe tablolar çiziyor ama gerçekte hayat bambaşka.” dedi. Mutfaktaki Yangın Ailelerin Huzurunu Kaçırıyor Boşanma istatistiklerine de dikkat çeken Dinçer: 2024 yılında 188 bin 963 olan boşanan çift sayısı 2025’te 193 bin 793’e kadar yükseldi. Yani bugün her 3 evlilikten 1’i sonlanıyor. Bu, ‘aile değerleri’ nutuklarıyla çözülecek bir mesele değil; bu, doğrudan ekmek kavgası meselesidir. Evlilik sayısı azalırken boşanmanın artması tesadüf değildir. Mutfaktaki yangın büyüdükçe evin içindeki huzur da kaçıyor. Bu şartlarda aile içi tartışmalar, stres, çaresizlik artıyor; sonuçta en çok da yuvalar yıkılıyor. Bu tablo, mevcut iktidarın sosyo-ekonomik politikalarının toplumun en küçük birimi olan aileyi doğrudan sarstığını bizlere gösteriyor.” dedi. 3 Çocuk Hayal AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 çocuk çağrısını hatırlatan Dinçer şunları söyledi: “Gençler gerçekliklerin farkında. Her geçen yıl evlilik yaşı giderek artıyor. 2025 yılı verilerine göre ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 28,5’e, kadınlarda 26,0’a kadar çıkmış durumdadır. Evliliğin gecikmesi çocuk sayısını da etkilemektedir. Ortalama ilk evlenme yaşı her geçen yıl yükselmektedir. Çünkü gençler önce iş bulmaya, borç kapatmaya, ev tutmaya çalışıyor. Evlilik gecikince çocuk planı da gecikiyor, çocuk sayısı da düşüyor. Türkiye’de çocuk yapma hızı giderek azalıyor; bunun nedeni keyfiyet veya gençlerin istememesi değil, geçinememesidir.”

Ekonomi İyiye Gidiyor Demek Vatandaşın Aklıyla Alay Etmektir Haber

Ekonomi İyiye Gidiyor Demek Vatandaşın Aklıyla Alay Etmektir

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Uğur Yıldız, Eskişehir Ticaret Odası’nın açıkladığı 2025 yılı ekonomik verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, kentte karşılıksız çek ve protestolu senet tutarlarındaki artışın ekonomik krizin geldiği noktayı açıkça ortaya koyduğunu söyledi. ETO tarafından yayımlanan Eskişehir Ekonomik Göstergeler Raporu’nun Ocak 2026 verileriyle birlikte 2025 yılı toplam sonuçlarının netleştiğini hatırlatan Yıldız, “Rakamlar konuşuyor. Algıyla değil, gerçeklerle yüzleşmek gerekiyor” dedi. “Karşılıksız çek 2 yılda 5 kat arttı” Yıldız, Eskişehir’de karşılıksız çek tutarının: 2023 yılında 268 milyon TL, 2024 yılında 1 milyar TL, 2025 yılında 1 milyar 230 milyon TL olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “İki yıl içinde yaklaşık 5 kat artış yaşanmış. Bu, ticarette güvenin çöktüğünün ilanıdır. Bu tablo ülkenin içinde debelendiği ekonomik krizin, esnafın yaşadığı buhranın ve içinden çıkamadığı borç ödeyememenin çaresizliğini göstermektedir. Bu tabloyu görmezden gelmek, esnafın feryadına kulak tıkamaktır.” Protesto edilen senet tutarlarındaki artışa da dikkat çeken Yıldız, 2023’te 91 milyon TL olan tutarın 2024’te 282 milyon TL’ye, 2025’te ise 770 milyon TL’ye yükseldiğini belirtti. Yıldız, “iki yılda yaklaşık 9 kat artış var. Bu artık bir dalgalanma değil, ekonomik çöküştür. Küçük esnaf ayakta kalamıyor, üretici finansmana ulaşamıyor, sanayici maliyet baskısı altında eziliyor” dedi. “Yaklaşık 2 bin işletme kepenk kapattı” Yıldız, 2024 yılında 1.082, 2025 yılında ise 955 işletmenin kapandığını hatırlatarak şunları söyledi: “İki yılda yaklaşık 2 bin işletme kapanmış. Her kapanan iş yeri; işsiz kalan bir çalışan, dağılan bir aile bütçesi, kaybolan bir hayal demektir. Buna rağmen ‘ekonomi iyiye gidiyor’ demek, vatandaşın aklıyla alay etmektir.” Merkezi iktidarın 2023 seçimlerinden sonra ekonomiyi düzelteceğini ve uçuracağını vadettiğini hatırlatan Yıldız, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: “23 yılın sonunda yüksek enflasyon düşürülememiş, gelir dağılımı bozulmuş, alım gücü erimiş, bütçede faiz yükü artmış, ticarette güven zedelenmiştir. Plansızlık, liyakatsizlik ve yanlış ekonomi politikaları ülkeyi içinden çıkılamayan bir sarmala sürüklemiştir.” Eskişehir gibi üretim ve ticaret potansiyeli yüksek bir şehirde dahi bu tablonun yaşandığını vurgulayan Yıldız, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: ‘’Bu rakamlar; Eskişehir gibi üretim ve ticaret potansiyeli yüksek bir şehirde vatandaşın, esnafın, üreticinin, sanayicinin nasıl bir darboğazda bulunduğunu gösteren resmi verilerdir. ‘Ekonomi iyiye gidiyor, düzeltirse yine Ak Parti düzeltir’ sözünün tam tersi bir durum yaşandığının en net karşılığıdır. Ülke ekonomisi hız kesmeden çökmektedir. Geçim sıkıntısı herkesi dayanamayacak noktaya getirmiştir. Kimi dinlersek, kim içinde bulunduğu durumu anlatırsa anlatsın, her meslek grubunda ve toplumun tamamında çok ciddi finansal problemler yaşanmaktadır. Ticari hayat sürdürülemez, enflasyon dayanılmaz, maliyetler içinden çıkılamaz, vatandaş omzunda taşıdığı yüke dayanamaz hale gelmiştir. Merkez Bankasının daha ilk aydan enflasyon hedefini yukarı yönlü revize etmesi bile, hedefini ve tahminini bile öngöremeyen bir yönetimle karşı karşıya olduğumuzun ispatıdır. Gelinen bu noktada artık kabul edilmelidir ki; mevcut iktidar plansızlıkları, liyakatsiz atamaları, yanlış ekonomi politikaları, haksızlıkları ve hukuksuzluklarıyla ülkeyi bu durumdan çıkaramayacağını, bu duruma sadece seyirci olduğunu, etkisinin, inandırıcılığının ve güvenilirliğinin olmadığını göstermiştir. Bu tablo daha ağırlaşmadan gerçeklerle yüzleşmek gerekmektedir. Algıyla yönetmek yerine, halkın yaşadığı ekonomik çöküş kabul edilmeli, iktidar kendini yük ettiği milletin sırtından inmeli ve artık yönetemediğini kabul etmelidir. Türkiye’nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi programıyla, kadrolarıyla iktidara hazırdır. Halkın önüne sandık gelmeli ve millet artık kurtulmalıdır.”

CHP'li Gürer: ''Vatandaşın Dengesi Şaştı'' Haber

CHP'li Gürer: ''Vatandaşın Dengesi Şaştı''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılına da ekonomik sorunlarla başlandığını ve batık kredilerdeki artışın 2026 yılının ilk haftasında da devam ettiğini söyledi. Gürer, bankaların vadesinde tahsil edemediği için icra takibine aldığı batık kredilerin son haftada 7,7 milyar lira artarak 603 milyar liraya çıktığını belirtti. 2025 yılında yüzde 101 oranında artan batık kredilerde, daha yılın ilk dokuz gününde geçen yılın son haftasına göre yüzde 4’lük bir büyüme yaşanmasının gidişatın iyi olmadığını gösterdiğini ifade etti. “Vatandaşın dengesi şaştı. Gelir-gider hesabı aleyhte bozuldu. Geçim sıkıntısı katlandı. Emekli, işsiz ve asgari ücretli aç kalmadan yaşama mücadelesi veriyor. Giyim değil, alabildiği gıda ile yaşam mücadelesi sürdürülüyor.” dedi. VATANDAŞIN FİNANSAL BORCU 6,1 TRİLYON LİRA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik verilerin dar ve sabit gelirliler için zor bir yılın daha başladığını gösterdiğini ifade ederek şunları söyledi: “Açlık sınırının altında kalan emekli ve asgari ücretli gelirleri yoksullaşmayı artırdı. Vatandaş borçla yaşamaya çalışıyor; ya elden borç alıyor ya da bankalardan. Merkez Bankası’nın verilerine göre Eylül 2025 itibarıyla vatandaşların varlık yönetim şirketlerine 101 milyar lira borcu bulunuyor. Varlık yönetim şirketlerine olan borçlar dâhil edildiğinde vatandaşın toplam finansal borcu 6 trilyon 77 milyar liraya ulaşıyor.” Bankalar ve finans kuruluşlarının tüketicilerden zamanında tahsil edemediği için icra takibine aldığı bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının ise bir haftada 5,3 milyar lira daha artarak 9 Ocak itibarıyla 249,8 milyar liraya çıktığını belirtti. “Varlık yönetim şirketlerinin kontrolündeki borçların tamamının bankalar tarafından satılan batık krediler olduğu dikkate alındığında, sistemdeki batık bireysel kredi ve kredi kartı borçları 350 milyar lirayı aşmıştır. Sorunların aşılabilmesi için gelir-gider dengesinin sağlanması kadar piyasada tüketici fiyatlarının dengelenmesi de gereklidir. Bir ay içinde pazarda ve markette oluşan gıda fiyatları dahi tüketicinin sıkıntısını katlamıştır.” dedi. İCRA DAİRELERİNE 16 GÜNDE 424 BİN YENİ DOSYA GELDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, icra işlemlerinin borcunu ödeyemeyenin kapısını çaldığını, adresinde bulunmayanlara ait evraklarla muhtarlıkların icra belgeleriyle dolduğunu belirtti. Gürer, “İcra dairelerine 1–16 Ocak 2026 tarihleri arasında UYAP üzerinden gelen yeni dosya sayısı 424 bin oldu. 2025 yılının ilk 16 gününde ise icra dairelerine 445 bin yeni dosya gelmişti. Bu dönemde 381 bin dosya ya sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan toplam dosya sayısı 16 Ocak itibarıyla 24 milyon 38 bin olarak devam ediyor. Derdest dosya sayısı son bir yılda 1 milyon 752 bin adet arttı.” dedi. TARIMDA ÜRETİCİ FİYATLARI ARTTI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım ürünü üretici fiyatlarının (tarla fiyatları) geçen yıl aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 3,06 oranında arttığını, 2025 yılının tamamındaki artışın ise yüzde 36,01 olarak gerçekleştiğini belirtti. Aralık ayında aylık bazda en yüksek artışın yüzde 22,3 ile sebzeler ile kök ve yumru bitkilerde yaşandığını ifade eden Gürer, canlı hayvan fiyatlarının yüzde 7,6, çekirdekli meyve fiyatlarının yüzde 5,7, tropikal ve subtropikal meyve fiyatlarının ise yüzde 5,29 oranında arttığını söyledi. Alt gruplara göre bakıldığında 2025 yılında en yüksek artışın yüzde 125,7 ile çekirdekli meyvelerde yaşandığını belirten Gürer, sert kabuklu meyvelerin fiyatının yüzde 106, tropikal ve subtropikal meyvelerin yüzde 55,2, yağlı meyvelerin yüzde 45,3, tahılların yüzde 38,8 ve canlı hayvan fiyatlarının yüzde 39,5 oranında arttığını TÜİK’in kaydettiğini aktardı. “2026 yılının ilk döneminde ise hava koşulları ve akaryakıt fiyat artışları nedeniyle ürün fiyatlarında ciddi artışlar yaşandı. Sebze ve meyve fiyatları aralık ayına göre önemli ölçüde yükseldi. Hal fiyatlarında domates yüzde 100, salatalık yüzde 200, patlıcan yüzde 129, dolmalık biber yüzde 182, kabak ise yüzde 200’ü bulan oranlarda arttı. Gübre, tohum, mazot, su ve nakliye gibi girdi maliyetlerindeki artışlar üretim aşamasında maliyetleri olumsuz etkilemeye devam ediyor.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.