SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gazetecilik

Porsuk Haber Ajansı - Gazetecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazetecilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ali Saydam Öğrencilere İletişimin Altın Kurallarını Anlattı Haber

Ali Saydam Öğrencilere İletişimin Altın Kurallarını Anlattı

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) tarafından düzenlenen “İletişim Buluşmaları” etkinliğinin konuğu, iletişim alanında uzun yıllara dayanan birikimi ve çok yönlü kariyeriyle tanınan yazar ve iletişim danışmanı Ali Saydam oldu. “Algı, İtibar, İlişki ve İletişim Üzerine” başlığıyla İBF Şener Şen Salonu’nda gerçekleştirilen seminere; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Rektör Danışmanı ve İBF Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, üniversite yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Saydam: “İletişimin temel amaçlarından biri itibarı güçlendirmektir” “Algı, İtibar, İlişki ve İletişim Üzerine” başlığı kapsamında Anadolu Üniversitesi öğrencileriyle bir araya gelen Ali Saydam, konuşmasına iletişimin temel amaçlarından birinin itibarı güçlendirmek olduğuna vurgu yaparak başladı. Saydam, etkili iletişimin marka değerini yükselttiğini, müşteri sadakatini artırdığını ve yeniden satın alma davranışını teşvik ettiğini belirterek bunun doğrudan ekonomik kazanca dönüştüğünü ifade etti. Bir kurumun varlığını sürdürebilmesi için kamuoyunun yetki ve onayına ihtiyaç duyduğunu dile getiren Saydam, güçlü bir itibarın özellikle durgunluk dönemlerinde ve kriz anlarında kurumlar için koruyucu bir kalkan görevi gördüğünü söyledi. “İtibar” kavramının stratejik bir değer olduğunun altını çizen Saydam, güven kaybının çoğu zaman maddi kayıplardan çok daha yıkıcı sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Maddi zararların telafi edilebileceğini, ancak itibar kaybının onarılmasının uzun zaman ve yoğun çaba gerektirdiğini sözlerine ekledi. Saydam: “Beklentiyi yönetmek, algı yönetiminin temel kuralıdır” İletişim sürecinin merkezinde yer alan beklenti ve algı kavramlarına da değinen Ali Saydam, beklenti yönetiminin hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Beklentiler doğru yönetilmediğinde ya hayal kırıklığı oluştuğunu ya da gereğinden fazla anlam yüklemesi yapıldığını ifade eden Saydam, her iki durumun da sağlıksız sonuçlar doğurduğunu söyledi. Gelecek beklentisinin yönetilmesinin algı yönetiminin temel kuralı olduğunu vurgulayan Saydam, beklentilerin ne ulaşılması zor bir seviyeye taşınması ne de yetersizlik algısı oluşturacak şekilde düşük tutulması gerektiğini dile getirdi. Algının çoğu zaman gerçeğin kendisi olarak algılandığını belirten Saydam, insanların yalnızca olgulara değil, algılara da inandığını ifade etti. Başarıya ulaşmak isteyenlerin algının kendi lehlerine işlemesini sağlamaları gerektiğini söyleyen Saydam, bireylerin ve kurumların ikna edebilme kapasitesinin kazanma ya da kaybetme ihtimalini doğrudan etkilediğini kaydetti. Seminerin ardından Ali Saydam’ın Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerine bağışladığı kitaplar için İBF Kütüphanesi bünyesinde “Ali Saydam Kütüphanesi” nin açılış kurdelesi kesildi. Açılış, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Ali Saydam’ın kütüphanenin öğrencilere ve akademik camiaya hayırlı olması temennileriyle gerçekleştirildi. Program, kütüphane ziyareti ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Ali Saydam kimdir? Ali Saydam, çocukluk yıllarından itibaren aldığı eğitim, gazetecilik deneyimi ve dünya görüşünün oluşturduğu birikimle 1990 yılında, bugün hâlen onursal başkanlığını yürüttüğü Bersay’ı kurdu. İlk etapta kurumlara yayıncılık hizmeti vermek amacıyla kurulan Bersay; zaman içinde halkla ilişkiler, tasarım stüdyosu ve kurumsal süreçleri kapsayan, “stratejik ve sürdürülebilirlik” temelli bir iletişim danışmanlığı anlayışına evrildi. Gerek gazetecilik gerekse iletişim danışmanlığı yıllarında pek çok kişiye rehberlik eden, sektöre yeni isimler kazandıran Saydam, “öğretmenlik” tutkusundan hiçbir zaman vazgeçmedi. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde lisans ve yüksek lisans düzeyinde 10 yıl boyunca ders veren Saydam, bugün de çeşitli üniversitelerde verdiği eğitimlerle Müşteri İlişkileri Yönetimi alanındaki bilgi ve deneyimlerini gençlerle paylaşıyor. Ayrıca Bersay çatısı altında kurulan ve Türkiye’nin ilk özel iletişim enstitüsü olma özelliğini taşıyan Bersay İletişim Enstitüsü bünyesinde, 30’u aşkın yüksek lisans ve doktora tez bursunun hayata geçirilmesine öncülük etti. Ali Saydam, 40 yılı aşan meslek yaşamı boyunca edindiği bilgi ve tecrübeyi kitapları, yazıları ve konferansları aracılığıyla iş ve iletişim dünyasına aktardı; pek çok kavramın literatüre kazandırılmasına katkı sağladı. Türkiye iletişim dünyasında kendi ifadesiyle sürekli “icat çıkaran” Saydam’a, İstanbul Üniversitesi tarafından “İletişime Adanmış 40 Yıl Beratı” takdim edildi. Kaynak: AnaHaber

Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Bir Duruşun Adıdır Haber

Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Bir Duruşun Adıdır

Tepebaşı Belediyesi ile Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle, gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde düzenlenen anma programı ile anıldı. Yoğun ilgi gören programda salonu dolduran yurttaşlar, Mumcu’nun mücadelesini, düşüncelerini ve bıraktığı mirası bir kez daha hatırladı. Anma programı, Uğur Mumcu’nun yaşamını, araştırmacı gazetecilik anlayışını ve karanlıkla mücadelesini anlatan “İz Sürerken” adlı belgeselin gösterimiyle başladı. Belgeselin ardından Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri, yazar Işık Kansu, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi, yazar Sertaç Eş ve yazar Orhan Tüleylioğlu’nun katılımıyla “Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’un İzinde Bugün” başlıklı açık oturum gerçekleştirildi. Programa Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, CHP il ve ilçe yöneticileri, Tepebaşı Belediyesi meclis üyeleri, muhtarlar, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, bir duruşun adı olduğunu vurguladı. Ataç, “Bugün burada bir ismi anmak için değil, bir duruşu hatırlamak için toplandık. Uğur Mumcu’yu yalnızca kaybettiğimiz bir gazeteci olarak anlatırsak eksik kalır. O, ısrar eden, soru sormaktan vazgeçmeyen, gerçeği anlatan bir yurttaştı” dedi. Mumcu’nun cesaretinin kaynağının doğruları savunmaktan geldiğini ifade eden Ataç, “Uğur Mumcu cesur olduğu için öldürülmedi. Yıllarca aynı soruları sormaktan vazgeçmediği için öldürüldü. ‘Para nereden geliyor?’, ‘Bu güç kimin elinde?’, ‘Devletle suç nerede kesişiyor?’, ‘Din, siyaset ve tarikat ilişkisi nerede iç içe geçiyor?’ sorularını sormaya devam ettiği için hedef alındı” diye konuştu. Gençlere de seslenen Başkan Ataç, Mumcu’nun Türkiye’nin geleceğine bakarken ne umutsuz ne de çaresiz olduğunu belirterek, “O, ülkenin iki yola girebileceğini görüyordu. Aklın ve bilimin rehber olduğu, laikliğin hukukta yaşadığı bir Türkiye ya da sessizlikle büyüyen bir karanlık. Uğur Mumcu’nun en büyük kaygısı, karanlığın sessizlikle büyümesiydi. Çünkü o çok iyi biliyordu: Sessizlik bulaşıcıdır.” ifadelerini kullandı. Ataç, konuşmasını Uğur Mumcu’nun anısı önünde saygıyla eğildiğini belirterek tamamladı. Açık oturumda Orhan Tüleylioğlu, Uğur Mumcu’nun yazılarından esinlenerek kaleme aldığı “Uğur Mumcu’nun Düşü” adlı şiirsel denemesini okudu. Okuma, salondaki katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı. Işık Kansu ise konuşmasına, “Değerli Başkanım, bize bu olanağı tanıdığınız için çok teşekkür ediyorum. Siz her zaman bir Cumhuriyet dostusunuz, Uğur Mumcu’nun izinde vefalı bir biçimde yürüyorsunuz” sözleriyle başladı. Kansu, Uğur Mumcu’nun Rabıta kitabına değinerek, araştırmacı gazetecilik denildiğinde akla ilk gelen ismin Uğur Mumcu olduğunu vurguladı. Kendi kitabı Zabıtadan Rabıtaya’dan da alıntılar yapan Kansu, Mumcu’nun ortaya çıkardığı yolsuzlukları ve karanlık ilişkileri hatırlattı. Sertaç Eş ise yaptığı konuşmada, gerçeğin bilinmemesinin değil, öğrenmemekte ısrar edilmesinin en büyük sorun olduğunu belirterek, “Biz yaptığımız işin içine akıl koymaya çalışırız. Umarım siyaset de yaptığı işin içine akıl koyar” ifadelerini kullandı. Oturumun ardından Başkan Ataç ve Milletvekili Jale Nur Süllü, konuşmacılara teşekkür ederek çiçek takdim etti. Anma programı, Işık Kansu ve Orhan Tüleylioğlu’nun kitaplarını okurları için imzalamasıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.