SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gazetecilik

Porsuk Haber Ajansı - Gazetecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazetecilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ünlüce: "Eskişehir'de Umut ve Birlik Büyüyecek" Haber

Başkan Ünlüce: "Eskişehir'de Umut ve Birlik Büyüyecek"

Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun 70. Başkanlar Konseyi toplantısı kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından gazeteciler Eskişehir’de bir araya geldi. Toplantı, hem mesleki dayanışmanın güçlendiği hem de kentin gelecek vizyonunun paylaşıldığı önemli bir buluşmaya sahne oldu. “2026 Eskişehir Yılı” vizyonunun, kentte birlik ve heyecanı artırmayı hedeflediğini belirten Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, projelerin vatandaşların katılımıyla belirlendiğini ve 70’ten fazla projenin hayata geçirileceğini açıkladı. Haller Gençlik Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ile Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca başta olmak üzere çok sayıda basın temsilcisi katıldı. Konseyde, yerel ve ulusal basının karşı karşıya olduğu sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı. Gazeteciler, sahadan edindikleri deneyimleri paylaşarak çözüm önerilerini dile getirdi. İlk olarak söz alan Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca, “Bugün burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, uzun yıllara dayanan meslek hayatımda edindiğim deneyimlerin önemli olduğuna inanıyorum. Önemli olan kaç yıl görev yaptığımız değil, bu görevleri ne kadar doğru ve başarılı şekilde yerine getirdiğimizdir. Zor dönemlerden geçtiğimiz bu süreçte, meslektaşlarımızın dayanışması her zamankinden daha kıymetli. Bu vesileyle başta Türkiye Gazeteciler Federasyonu olmak üzere tüm cemiyet başkanlarımıza destekleri için teşekkür ediyorum. Tüm zorluklara rağmen 70. Başkanlar Konseyi’ni Eskişehir’de gerçekleştirmiş olmaktan gurur duyuyoruz. Katılımınız için her birinize ayrıca teşekkür ediyorum. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. yılını bir kez daha kutluyor, hepinize saygılar sunuyorum.” dedi. Anadolu basınının zor bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Milletvekili Utku Çakırözer de şu ifadeleri kullandı: “Böylesine anlamlı bir günde aranızda olmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyorum. Ben kendimi her zaman önce gazeteci, sonra siyasetçi olarak tanımlıyorum. Bu nedenle sizlerle birlikte olmak benim için ayrı bir değer taşıyor. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, Anadolu’nun dört bir yanından gelerek bizleri onurlandırdığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Gazetecilik, maddi karşılığı sınırlı olsa da manevi tatmini en yüksek mesleklerden biridir. Topluma katkı sunmak, yanlışları ortaya koymak ve kamu adına söz söylemek bizler için büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda büyük bir gururdur. Ancak bugün mesleğimiz zor bir dönemden geçiyor. Özellikle Anadolu basınının ayakta kalması her zamankinden daha önemli. Çünkü sizler, halkın sesi, gözü ve kulağısınız. Bu nedenle basının özgür, güçlü ve sürdürülebilir olması için hep birlikte dayanışma içinde olmalıyız. Gazetecilerin özgürce görev yapabildiği bir Türkiye için hep birlikte çalışacağımıza inanıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizlerin sesi olmaya devam edeceğiz.” Daha sonra ise Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin “2026 Eskişehir Yılı” vizyonu katılımcılarla paylaşıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kent için hazırlanan projeleri aktarırken, Eskişehir’in kültür, sanat ve turizm alanlarında daha da güçleneceğini vurguladı. 2026 Eskişehir Yılı hakkında paylaşımlarda bulunan Başkan Ayşe Ünlüce de, “Sizleri Eskişehir’de, Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. yılında ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Hoş geldiniz. Federasyonun 70. toplantısını gerçekleştiriyor olması, mesleki dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Bu birlikteliği sürdüren tüm başkanlarımızı kutluyorum. Bugün gazetecilik de dahil olmak üzere birçok meslek zor bir süreçten geçiyor. Ancak böylesi dönemlerde önemli olan, mesleklerimizin her zaman halktan yana durabilmesidir. Uzun yıllardır belediyeciliğin içindeyim. Değerli Yılmaz Büyükerşen ile birlikte yürüttüğümüz çalışmaların ardından, Eskişehir’in ilk kadın Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapıyorum. Belediyecilik, sadece altyapı değil; insana dokunmak, kent aidiyetini güçlendirmektir. Bu anlayışla ‘2026 Eskişehir Yılı’ vizyonunu başlattık. Plakamız olan 26’dan ilham alarak, bu özel yılı bir fırsata dönüştürmek istedik. Amacımız; kentte umut, birlik ve heyecanı büyütmek. Projelerimizi katılımcı bir anlayışla belirledik. ‘Bir Fikir de Sen Ver Eskişehir’ çağrısıyla vatandaşlarımızdan öneriler aldık ve öncelikli projeleri yine halkımız seçti. Bu doğrultuda 2026 yılında hayata geçirilecek 70’ten fazla proje planladık. Sizlerin de katkılarıyla bu heyecanın Türkiye’ye yayılacağına inanıyorum. Eskişehir’de bulunduğunuz süre boyunca şehrimizin güzelliklerini keşfetmenizi diliyorum. Katılımınız için teşekkür ediyor, verimli toplantılar diliyorum.” Konuşmaların ardından Türkiye Gazeteciler Federasyonu kurucu başkanlarından ve Aksaray Temsilcisi Abdülkadir Ay, Başkan Ünlüce’ye teşekkür ederek bayrak takdim etti.

CHP’den TBMM’de Tutuklu Gazeteciler İçin Özgürlük Çağrısı! Haber

CHP’den TBMM’de Tutuklu Gazeteciler İçin Özgürlük Çağrısı!

TBMM’de Alican Uludağ, İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Pınar Gayıp ile haberi, yazısı, sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklu gazetecilerin durumuna dikkat çeken CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, gazeteciler için özgürlük ve adalet çağrısı yaptı. Çakırözer, “Türkiye'de gazetecilik ağır kuşatma altında. Gazeteciler haberleri nedeniyle baskı, tehdit, gözaltı ve zindanla susturuluyor. Sansür yasası gerekçe gösterilerek hapse atılıyor. Bu mesleğin yüz akı Alican Uludağ, İsmail Arı, Merdan Yanardan ve daha nice gazeteci hukuksuzca zindanda. 3 yıl önce ‘Bu yasayla gazeteci tutuklanmaz’ diye halkı kandıranlar, şimdi suspus. Nerede vicdanınız, nerede adalet duygunuz? Ama, kimse merak etmesin, Alican da İsmail de diğerleri de dimdik çıkacak ve yine yağmalarınızı, talanlarınızı ve çürümüşlüğünüzü yazmaya devam edecek” dedi. Çakırözer, geçtiğimiz hafta törenle ilan edilen 5G’ye geçiş sürecinde dağıtılan ilanlardaki ayrımcılığa da gündeme getirerek, kamu operatörlerinin ilanlarının iktidara yakın gazete ve televizyonlara dağıtılmasını eleştirdi. Çakırözer, “ ‘81 ilde herkes için 5G’ dediler. İlanlar sadece iktidara yakın basın kuruluşlarına gitti” diye konuştu. GAZETECİLİK KUŞATMA ALTINDA Haberi, yazısı ve sosyal medya paylaşımı nedeniyle cezaevinde tutulan gazeteciler ile basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller TBMM gündemine taşındı. Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin giderek arttığına dikkat çeken CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Alican Uludağ, İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Pınar Gayıp ve haberi, paylaşımı nedeniyle tutuklu gazetecilere özgürlük çağrısı yaptı. Çakırözer şöyle konuştu: “Türkiye'de gazetecilik ağır kuşatma altında. Gazeteciler haberleri nedeniyle baskı, tehdit, gözaltı ve zindanla susturuluyor. 2025 yılında gazeteciler tam 610 kez hakim karşısına çıktı, 39 gazeteci tutuklandı. Furkan Karabay, Ercüment Akdeniz, Elif Akgül, Yıldız Tar, Fatih Altaylı, Suat Toktaş, Enver Aysever aylarca zindanda tutuldu. Kara tablo bu yıl da aynı, İktidarı eleştiren Tele1'e çökmek için casusluk sucu uydurup Merdan Yanardağ'ı tutukladınız, 162 gündür zindanda. ‘Terörsüz Türkiye olacak, Kürt sorununu çözeceğiz’ diyorsunuz da gazeteciler Pınar Gayıp, Nedim Oruç ve niceleri aylardır, yıllardır tutukluyken nasıl olacak bu iş?” “ALİCAN, İSMAİL ÇIKACAK; YİNE YAZACAK” Son dönemde tutuklanan gazeteciler Alican Uludağ ile İsmail Arı’nın durumunu gündeme getiren Çakırözer, “TCK'ye 217/A maddesiyle eklenen ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ diye suç icat edip gazetecileri hedefe koyan da yine bu iktidar. Üç yıl önce yasa Meclis’ten geçerken o dönem grup başkanımız olan Genel Başkanımız Özgür Özel, biz milletvekilleri ve gazetecilik örgütleri ‘Yapmayın, bu maddeyle gazetecileri hapse atacaksınız’ dedik, dinletemedik! Soruşturmaların yüzde 70'i gazetecilere açıldı, şafak baskınları, itibar suikastlarıyla gözaltına alınıp tutuklandılar. Bu mesleğin yüz akı 2 gazeteci Alican Uludağ 46 gündür, İsmail Arı 16 gündür işte bu yüzden tutuklu. Yaptıkları gazetecilik, yazdıkları haber ama üç yıl önce ‘Bu yasayla gazeteci tutuklanmaz’ diye halkı kandıranlar, şimdi suspus. Nerede vicdanınız, nerede adalet duygunuz? Ama, kimse merak etmesin, Alican da İsmail de diğerleri de dimdik çıkacak ve yine yağmalarınızı, talanlarınızı ve çürümüşlüğünüzü yazmaya devam edecek” diye konuştu. “ABLUKA ALTINDAKİ GAZETECİLİK TÜRKİYE’NİN FOTOĞRAFI” İstanbul Kadıköy'de tutuklu meslektaşları için bir araya gelen gazetecilerin yürüyüşüne polis ablukasını da gündeme getiren Çakırözer, “Gazeteciler, haberi nedeniyle zindanda ama bakın bu fotoğrafa, gazetecilerin hakkını savunmak için meydanlara inen meslektaşları da yine, maalesef polis ablukasında. İşte, Türkiye fotoğrafı bu maalesef!” dedi. “Gazeteci haber yapıyor, iktidarın bakanı, vekili, müdürü aynı gün erişimi engellettiriyor.” diyen Çakırözer, haberlere ve sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin de basın özgürlüğü alanındaki en büyük ihlallerden biri olduğunu belirterek, “Vatandaş habere tıklıyor, erişim yok; hesaba tıklıyor, yasaklı! Kanalı açıyor, karartılmış ya da kayyumda. En fazla erişim engeli kararı aldıranlar bu iktidar sahipleri ve yakınları. Haklarındaki yolsuzluk, rüşvet, torpil haberlerini engelletmede zirvedeler. İkinci sırada engellenenler ise 19 Mart darbesinin kumpaslarını açığa çıkaran haberler. Sadece o günkü protestoları haberleştiren 21 gazete, 12 gazeteci ve 3 derginin sosyal medya hesabı erişimi engellendi. Yapay zekâ tabanlı Grok'a bile bu sansürcü zihniyet soruşturma açıp erişimi engelledi” diye eleştirdi. 5G’DE KAPSAM HERKES İÇİN, İLANLAR İKTİDARA YAKIN KURULUŞLARA Çakırözer, geçtiğimiz hafta törenle ilan edilen 5G’ye geçiş sürecinde dağıtılan ilanlardaki ayrımcılığa da dikkat çekerek, kamu ilanlarının iktidara yakın gazete ve televizyonlara dağıtılmasını eleştirdi. “Basın ilan ambargoları, para cezaları, kayyum uygulamalarıyla bağımsız medya ayakta duramaz hale getiriliyor” diyen Çakırözer, şunları söyledi: “Geçen hafta Türkiye'nin 5G teknolojisine geçiş süreci törenlerle duyuruldu. Sloganı neydi: ‘81 ilde herkes için 5G.’ İyi ama bu verilen ilanlar ne herkesi ne de 81 ili kapsadı; ikisi de kamu iştiraki konumundaki Turkcell ve Türk Telekom’un verdikleri ilanlar herkesi kapsamadı. ‘Herkes için’ dediler, ilanlar sadece iktidara yakın basın kuruluşlarına gitti, Halk TV dışlandı, Sözcü TV dışlandı; Sözcü, Karar, Birgün ve daha nice gazete ve onların yüz binlerce, milyonlarca okuru, seyircisi kapsama dışında bırakıldı.” “ESKİŞEHİRLİ’NİN TELEFONUNDA 5G VAR, GAZETESİNDE İLAN YOK!” “Ayrıca, biz burada 81 ilin vekilleriyiz! Soruyorum: Anadolu'nun sesi dediğimiz yerel gazete ve televizyonlarımız bu milyarlarca liralık ilan pastasından pay alabildi mi? Hayır! 900 bin Eskişehirli, telefonunda, bilgisayarında 5G'yi kullanacak, para ödeyecek ama Eskişehir'in zaten kıt kaynaklara sahip televizyonlarına, gazetelerine 1 liralık ilan verilmeyecek. Kamu bankalarının, KİT'lerin devasa reklam harcamaları iktidarın propaganda aracı değildir. ‘AKP'yi översen ilanı kaparsın; eleştirirsen yok olmaya mahkumsun’ anlayışınız yüzünden bugün gazeteler ve televizyonlar büyük ambargolar altında! Bu bir reklam politikası değildir! Bu, özgür basını susturma ve tek sesli bir medya düzeni kurma çabasıdır. Biz bu anlayışı yıkacağız; hem ifade ve basın özgürlüğünün en geniş biçimde kullanıldığı hukuk devletini yaratacağız hem de basın kuruluşlarına ekonomik ambargoları kaldıracağız. İnanıyoruz ki basın özgürlüğü olmadan demokrasi olmaz ve bir kez daha haykırıyoruz ki gazetecilik suç değildir.”

Anadolu Üniversitesi'nde “Yapay Zekâ ve Habercilik Eğitimi” Haber

Anadolu Üniversitesi'nde “Yapay Zekâ ve Habercilik Eğitimi”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar Bölge Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (ANASAM), Basın İlan Kurumu Bursa Bölge Müdürlüğü ve Google Türkiye iş birliğinde düzenlenen “Dijital Habercilik ve Yapay Zekâ Eğitimi”, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirildi. Dijital habercilik alanındaki güncel gelişmelerin ve yapay zekâ teknolojilerinin medya üretim süreçlerine etkilerinin ele alındığı eğitim, Google Türkiye Eğitim Danışmanı Özgür Mehmet Kütküt tarafından verildi. Programa Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar Bölge Müdürü Uğur Ülgeç, Basın İlan Kurumu Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı ve ANASAM Müdürü Prof. Dr. Mustafa Bostancı, ANASAM Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Serhat Koca ve Doç. Dr. Eser Gemici, Bilecik, Kütahya Afyon Bursa ve Sakarya’dan da çok yoğun katılımın olduğu eğitime Eskişehir basını, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Eğitim öncesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar Bölge Müdürü Uğur Ülgeç, Basın İlan Kurumu Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren ve Google Türkiye Eğitim Danışmanı Özgür Mehmet Kütküt’ün de aralarında bulunduğu heyet, Rektör Adıgüzel’i makamında ziyaret etti. Rektör Adıgüzel: “Gazetecilik hiçbir zaman ölmeyecek” Eğitimin açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, şunları söyledi: “Eğitim ve öğrenme sürecinde ihtiyaçlar sürekli dijital hâle geliyor. Gazetecilikte de artık dijital gazeteciliğe geçtik. Yapay zekânın meslekleri ortadan kaldıracağı yönündeki tartışmaları sıkça duyuyoruz. Ancak gazeteciliğin bir meslek olarak hiçbir zaman ölmeyeceğini bilmemiz gerekir. Gazeteciliğin özü, gerçeğin peşinden gidip doğruları aktarmaktır. Yapay zekâ hayatımıza girdi diye bu meslek ortadan kalkmaz. Bu aracı doğru kullanmayı öğrenirsek mesleğimizi daha iyi yapabiliriz. Buna karşı duranlar ise mesleğin dışında kalır.” Adıgüzel, konuşmasının devamında, “Her zaman bir insana, insan gözüne ve insan vicdanına ihtiyaç vardır. İnsan yoksa yapay zekâ da yoktur. Gazetecilik yapay zekâyla yok olmayacak, sadece biçim değiştirecektir. Anadolu Üniversitesi olarak bu dönüşüme uyum sağlamak için yeni medya alanında adımlar atıyoruz.” ifadelerini kullandı. Eren, eğitimin tüm paydaşlarına teşekkürlerini sundu Basın İlan Kurumu Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren, eğitimin açılış konuşmasında başta Anadolu Üniversitesi olmak üzere programın gerçekleştirilmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek, iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Kütküt: “Yapay zekâ içerik üretiminde bir araçtır” Google Türkiye Eğitim Danışmanı Özgür Mehmet Kütküt, üretken yapay zekânın sunduğu fırsatlara dikkat çekerek şunları söyledi: “Üretken yapay zekâ alanında Türkiye için önemli fırsatlar olduğunu düşünüyorum. Bu fırsatlar; akademik çalışmalardan basın ve kamu iletişimine kadar pek çok alanda değerlendirilebilir. Eğer katılımcılar henüz üretken yapay zekâ ile tanışmadıysa, bu eğitim onlar için önemli bir fırsattır. Biz aslında makinelere değil, insanlara yazıyoruz. Yapay zekâ, insanlara yönelik içerik üretmek için bir araçtır.” “Google eğitimleri dünya genelinde sürüyor” Kütküt ayrıca Google eğitimlerinin dünya genelinde devam ettiğini belirterek, temel amaçlarının kaliteli gazetecilik uygulamalarını güçlendirmek ve küresel bir ağ toplumu oluşturmak olduğunu ifade etti. Kütküt, “Google aramalarında hiçbir şekilde kişi ya da kurumlara özel ayrıcalık tanınmaz. Bu oturumda paylaşılan tüm bilgiler kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir. İçeriklerin teknik olarak doğru biçimde yapılandırılması, arama sonuçlarında görünürlüğü artırmak açısından büyük önem taşır. Kullanıcı odaklı, faydalı ve güvenilir içerik üretmek temel hedefimizdir.” dedi. Eğitimde ayrıca katılımcılara dijital habercilikte kullanılan yeni nesil araçlar, yapay zekâ destekli içerik üretimi, veri odaklı gazetecilik uygulamaları ile araştırma, redaksiyon ve haber yazım süreçlerinde kullanılabilecek dijital araçlar hakkında bilgi verildi. Program, Özgür Mehmet Kütküt’e Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir tarafından teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Ali Saydam Öğrencilere İletişimin Altın Kurallarını Anlattı Haber

Ali Saydam Öğrencilere İletişimin Altın Kurallarını Anlattı

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) tarafından düzenlenen “İletişim Buluşmaları” etkinliğinin konuğu, iletişim alanında uzun yıllara dayanan birikimi ve çok yönlü kariyeriyle tanınan yazar ve iletişim danışmanı Ali Saydam oldu. “Algı, İtibar, İlişki ve İletişim Üzerine” başlığıyla İBF Şener Şen Salonu’nda gerçekleştirilen seminere; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Rektör Danışmanı ve İBF Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, üniversite yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Saydam: “İletişimin temel amaçlarından biri itibarı güçlendirmektir” “Algı, İtibar, İlişki ve İletişim Üzerine” başlığı kapsamında Anadolu Üniversitesi öğrencileriyle bir araya gelen Ali Saydam, konuşmasına iletişimin temel amaçlarından birinin itibarı güçlendirmek olduğuna vurgu yaparak başladı. Saydam, etkili iletişimin marka değerini yükselttiğini, müşteri sadakatini artırdığını ve yeniden satın alma davranışını teşvik ettiğini belirterek bunun doğrudan ekonomik kazanca dönüştüğünü ifade etti. Bir kurumun varlığını sürdürebilmesi için kamuoyunun yetki ve onayına ihtiyaç duyduğunu dile getiren Saydam, güçlü bir itibarın özellikle durgunluk dönemlerinde ve kriz anlarında kurumlar için koruyucu bir kalkan görevi gördüğünü söyledi. “İtibar” kavramının stratejik bir değer olduğunun altını çizen Saydam, güven kaybının çoğu zaman maddi kayıplardan çok daha yıkıcı sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Maddi zararların telafi edilebileceğini, ancak itibar kaybının onarılmasının uzun zaman ve yoğun çaba gerektirdiğini sözlerine ekledi. Saydam: “Beklentiyi yönetmek, algı yönetiminin temel kuralıdır” İletişim sürecinin merkezinde yer alan beklenti ve algı kavramlarına da değinen Ali Saydam, beklenti yönetiminin hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Beklentiler doğru yönetilmediğinde ya hayal kırıklığı oluştuğunu ya da gereğinden fazla anlam yüklemesi yapıldığını ifade eden Saydam, her iki durumun da sağlıksız sonuçlar doğurduğunu söyledi. Gelecek beklentisinin yönetilmesinin algı yönetiminin temel kuralı olduğunu vurgulayan Saydam, beklentilerin ne ulaşılması zor bir seviyeye taşınması ne de yetersizlik algısı oluşturacak şekilde düşük tutulması gerektiğini dile getirdi. Algının çoğu zaman gerçeğin kendisi olarak algılandığını belirten Saydam, insanların yalnızca olgulara değil, algılara da inandığını ifade etti. Başarıya ulaşmak isteyenlerin algının kendi lehlerine işlemesini sağlamaları gerektiğini söyleyen Saydam, bireylerin ve kurumların ikna edebilme kapasitesinin kazanma ya da kaybetme ihtimalini doğrudan etkilediğini kaydetti. Seminerin ardından Ali Saydam’ın Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerine bağışladığı kitaplar için İBF Kütüphanesi bünyesinde “Ali Saydam Kütüphanesi” nin açılış kurdelesi kesildi. Açılış, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Ali Saydam’ın kütüphanenin öğrencilere ve akademik camiaya hayırlı olması temennileriyle gerçekleştirildi. Program, kütüphane ziyareti ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Ali Saydam kimdir? Ali Saydam, çocukluk yıllarından itibaren aldığı eğitim, gazetecilik deneyimi ve dünya görüşünün oluşturduğu birikimle 1990 yılında, bugün hâlen onursal başkanlığını yürüttüğü Bersay’ı kurdu. İlk etapta kurumlara yayıncılık hizmeti vermek amacıyla kurulan Bersay; zaman içinde halkla ilişkiler, tasarım stüdyosu ve kurumsal süreçleri kapsayan, “stratejik ve sürdürülebilirlik” temelli bir iletişim danışmanlığı anlayışına evrildi. Gerek gazetecilik gerekse iletişim danışmanlığı yıllarında pek çok kişiye rehberlik eden, sektöre yeni isimler kazandıran Saydam, “öğretmenlik” tutkusundan hiçbir zaman vazgeçmedi. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde lisans ve yüksek lisans düzeyinde 10 yıl boyunca ders veren Saydam, bugün de çeşitli üniversitelerde verdiği eğitimlerle Müşteri İlişkileri Yönetimi alanındaki bilgi ve deneyimlerini gençlerle paylaşıyor. Ayrıca Bersay çatısı altında kurulan ve Türkiye’nin ilk özel iletişim enstitüsü olma özelliğini taşıyan Bersay İletişim Enstitüsü bünyesinde, 30’u aşkın yüksek lisans ve doktora tez bursunun hayata geçirilmesine öncülük etti. Ali Saydam, 40 yılı aşan meslek yaşamı boyunca edindiği bilgi ve tecrübeyi kitapları, yazıları ve konferansları aracılığıyla iş ve iletişim dünyasına aktardı; pek çok kavramın literatüre kazandırılmasına katkı sağladı. Türkiye iletişim dünyasında kendi ifadesiyle sürekli “icat çıkaran” Saydam’a, İstanbul Üniversitesi tarafından “İletişime Adanmış 40 Yıl Beratı” takdim edildi. Kaynak: AnaHaber

Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Bir Duruşun Adıdır Haber

Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Bir Duruşun Adıdır

Tepebaşı Belediyesi ile Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle, gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde düzenlenen anma programı ile anıldı. Yoğun ilgi gören programda salonu dolduran yurttaşlar, Mumcu’nun mücadelesini, düşüncelerini ve bıraktığı mirası bir kez daha hatırladı. Anma programı, Uğur Mumcu’nun yaşamını, araştırmacı gazetecilik anlayışını ve karanlıkla mücadelesini anlatan “İz Sürerken” adlı belgeselin gösterimiyle başladı. Belgeselin ardından Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri, yazar Işık Kansu, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi, yazar Sertaç Eş ve yazar Orhan Tüleylioğlu’nun katılımıyla “Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’un İzinde Bugün” başlıklı açık oturum gerçekleştirildi. Programa Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, CHP il ve ilçe yöneticileri, Tepebaşı Belediyesi meclis üyeleri, muhtarlar, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, bir duruşun adı olduğunu vurguladı. Ataç, “Bugün burada bir ismi anmak için değil, bir duruşu hatırlamak için toplandık. Uğur Mumcu’yu yalnızca kaybettiğimiz bir gazeteci olarak anlatırsak eksik kalır. O, ısrar eden, soru sormaktan vazgeçmeyen, gerçeği anlatan bir yurttaştı” dedi. Mumcu’nun cesaretinin kaynağının doğruları savunmaktan geldiğini ifade eden Ataç, “Uğur Mumcu cesur olduğu için öldürülmedi. Yıllarca aynı soruları sormaktan vazgeçmediği için öldürüldü. ‘Para nereden geliyor?’, ‘Bu güç kimin elinde?’, ‘Devletle suç nerede kesişiyor?’, ‘Din, siyaset ve tarikat ilişkisi nerede iç içe geçiyor?’ sorularını sormaya devam ettiği için hedef alındı” diye konuştu. Gençlere de seslenen Başkan Ataç, Mumcu’nun Türkiye’nin geleceğine bakarken ne umutsuz ne de çaresiz olduğunu belirterek, “O, ülkenin iki yola girebileceğini görüyordu. Aklın ve bilimin rehber olduğu, laikliğin hukukta yaşadığı bir Türkiye ya da sessizlikle büyüyen bir karanlık. Uğur Mumcu’nun en büyük kaygısı, karanlığın sessizlikle büyümesiydi. Çünkü o çok iyi biliyordu: Sessizlik bulaşıcıdır.” ifadelerini kullandı. Ataç, konuşmasını Uğur Mumcu’nun anısı önünde saygıyla eğildiğini belirterek tamamladı. Açık oturumda Orhan Tüleylioğlu, Uğur Mumcu’nun yazılarından esinlenerek kaleme aldığı “Uğur Mumcu’nun Düşü” adlı şiirsel denemesini okudu. Okuma, salondaki katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı. Işık Kansu ise konuşmasına, “Değerli Başkanım, bize bu olanağı tanıdığınız için çok teşekkür ediyorum. Siz her zaman bir Cumhuriyet dostusunuz, Uğur Mumcu’nun izinde vefalı bir biçimde yürüyorsunuz” sözleriyle başladı. Kansu, Uğur Mumcu’nun Rabıta kitabına değinerek, araştırmacı gazetecilik denildiğinde akla ilk gelen ismin Uğur Mumcu olduğunu vurguladı. Kendi kitabı Zabıtadan Rabıtaya’dan da alıntılar yapan Kansu, Mumcu’nun ortaya çıkardığı yolsuzlukları ve karanlık ilişkileri hatırlattı. Sertaç Eş ise yaptığı konuşmada, gerçeğin bilinmemesinin değil, öğrenmemekte ısrar edilmesinin en büyük sorun olduğunu belirterek, “Biz yaptığımız işin içine akıl koymaya çalışırız. Umarım siyaset de yaptığı işin içine akıl koyar” ifadelerini kullandı. Oturumun ardından Başkan Ataç ve Milletvekili Jale Nur Süllü, konuşmacılara teşekkür ederek çiçek takdim etti. Anma programı, Işık Kansu ve Orhan Tüleylioğlu’nun kitaplarını okurları için imzalamasıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.