SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gastronomi

Porsuk Haber Ajansı - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesi'nden "Eskişehir Belleği" Projeleri İçin Davet Haber

Anadolu Üniversitesi'nden "Eskişehir Belleği" Projeleri İçin Davet

Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinasyon Birimi tarafından, Eskişehir’in tarihsel, kültürel, toplumsal ve ekonomik mirasının bilimsel yöntemlerle kayıt altına alınmasını hedefleyen “Eskişehir Belleği” Çağrılı Araştırma Projesi başvuruları başladı. Üniversitenin bilimsel birikimini kentin hafızasıyla buluşturmayı amaçlayan çağrı kapsamında, Eskişehir’e ilişkin özgün araştırmaların desteklenmesi ve elde edilen bilimsel verilerin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Bilimin ışığında bir kent hafızası Anadolu Üniversitesi kurulduğu günden bu yana sadece öğrencilerini değil içinde büyüdüğü şehri de geleceğe taşıma gayesini sürdürüyor. Eskişehir plakasından ötürü anlam taşıyan 2026 yılı boyunca 222 bilimsel çalışmanın çağrılı projeye başvuru yapması ve desteklenmesi öngörülüyor. Bu bağlamda makaleler, sempozyumlar, sözlü tarih çalışmaları, dijital arşiv projeleri ve kitaplar aracılığıyla Eskişehir’in hak ettiği bilimsel envanterin çıkarılması hedefleniyor. Proje kapsamında, çok geniş bir yelpazede araştırmalar yürütecek olan Anadolu Üniversitesi’nin güçlü akademik kadrosu ve genç araştırmacıları, adeta bir hafıza işçisi gibi çalışarak Eskişehir’in DNA’sını kâğıda dökmeyi ve dijital dünyaya aktarmayı hedefliyor. Eskişehir, sahip olduğu köklü tarihi, kültürel çeşitliliği, sanayi geçmişi, spor kültürü, sanat ortamı ve toplumsal yapısıyla Türkiye'nin en özgün kentlerinden biri olarak öne çıkıyor. Anadolu Üniversitesi tarafından başlatılan bu çağrı Eskişehir’in hafızasını bilimsel araştırmalar yoluyla sistematik biçimde belgeleyerek kalıcı bir bilgi birikimine dönüştürmeyi amaçlıyor. Çağrı kapsamında desteklenecek araştırmaların yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmaması aynı zamanda Eskişehir'in kültürel mirasına katkı sağlayacak dijital içerikler üretmesi de hedefleniyor. Böylece araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak bilgi, belge, görsel materyal ve sözlü tarih kayıtlarının “Eskişehir Şehir Belleği Dijital Platformu” aracılığıyla erişilebilir hale getirilmesi ve “Eskişehir Kent Belleği Müzesi” koleksiyonlarının geliştirilmesine katkı sunması planlanıyor. Eskişehir'in çok katmanlı belleği bilimsel çalışmalarla kayıt altına alınacak "Eskişehir Belleği" çağrısı, kentin farklı yönlerini ele alan disiplinlerarası araştırmaları desteklemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda araştırmacılar; Eskişehir'in iktisat tarihi, spor tarihi, sanat tarihi, etnik grupların göç tarihi ve kültürü ile turizmin toplumsal ve kültürel belleğine ilişkin proje önerileri hazırlayabilecek. Projelerde yalnızca yazılı kaynaklardan yararlanılması değil arşiv belgeleri, yerel gazete koleksiyonları, fotoğraf ve görsel materyaller, kurum kayıtları, saha araştırmaları ve sözlü tarih görüşmelerinin bir arada değerlendirilmesi bekleniyor. Böylece Eskişehir'in geçmişine ilişkin bilgi birikiminin bilimsel yöntemlerle belgelenmesi ve dijital ortamda korunması hedefleniyor. Kent ekonomisinden emek tarihine uzanan araştırmalar desteklenecek Çağrının ilk araştırma alanını oluşturan iktisat tarihi başlığında, Eskişehir'in sanayileşme süreci, demiryolu kültürü, işçi hareketleri, zanaat gelenekleri, madencilik faaliyetleri, tarımsal üretim ve ticaret hayatına ilişkin çalışmalar desteklenecek. Anadolu–Bağdat Demiryolu'nun kent üzerindeki etkisinden TÜRASAŞ'a uzanan demiryolu sanayi geleneğine, Şeker Fabrikası'nın Cumhuriyet dönemi sanayileşmesindeki rolünden lületaşı üretimine kadar pek çok konu bilimsel araştırmalarla yeniden ele alınabilecek. Bunun yanı sıra Organize Sanayi Bölgesi'nin gelişimi, girişimcilik ekosistemi, yerel markaların oluşumu, esnaf kültürü ve kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin ekonomik geçmişi gibi başlıklar da araştırmaların önemli çalışma alanları arasında yer alıyor. Sanat, spor ve kültürel yaşamın izleri gelecek kuşaklara aktarılacak Çağrı kapsamında Eskişehir'in sanat tarihi de geniş bir perspektifle ele alınacak. Frig uygarlığından günümüze uzanan mimari miras, Odunpazarı evleri, lületaşı ve cam sanatı, müzeler, tiyatro, müzik, sinema ve üniversitenin sanat yaşamına katkıları bilimsel araştırmaların konusu olacak. Spor tarihi başlığında ise Eskişehirspor'un kent kimliğindeki yeri, taraftar kültürü, fabrika spor kulüpleri, amatör spor hareketleri, üniversite sporları, havacılık sporları ve Eskişehir'den yetişen milli sporcuların başarı öykülerinin belgelenmesi amaçlanıyor. Kentin spor kültürünü oluşturan mekânlar, kulüpler ve toplumsal hafıza unsurlarının kayıt altına alınmasıyla spor tarihine önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Göçlerle şekillenen toplumsal hafıza araştırılacak Eskişehir'in tarih boyunca farklı coğrafyalardan aldığı göçlerle oluşan zengin toplumsal yapısı da çağrının önemli araştırma alanlarından birini oluşturuyor. Kırım Tatarları başta olmak üzere Çerkes, Abhaz, Gürcü, Boşnak, Arnavut, Pomak ve diğer toplulukların göç süreçleri, kültürel mirasları, gündelik yaşam pratikleri ve kent yaşamına katkıları bilimsel yöntemlerle incelenecek. Sözlü tarih çalışmalarıyla ilk kuşak göç tanıklarının anlatılarının kayıt altına alınması, aile arşivleri ve kültürel miras unsurlarının belgelenmesi sayesinde Eskişehir'in çok kültürlü yapısının gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor. Turizm ve kent belleği dijital içeriklerle zenginleşecek Çağrının bir diğer önemli başlığını ise Eskişehir'in turizm ve gastronomi belleği oluşturuyor. Frig Vadisi'nden Odunpazarı'na, Sivrihisar'dan Seyitgazi'ne uzanan kültürel mirasın yanı sıra kentin mutfak kültürü, yöresel ürünleri, turizm rotaları, ziyaretçi deneyimleri ve kültürel anlatılar bilimsel araştırmalarla kayıt altına alınacak. Bu kapsamda hazırlanacak projelerin yalnızca akademik bilgi üretmesi değil aynı zamanda dijital veri tabanları, envanterler, kültür rotaları ve uygulamaya dönük içeriklerle Eskişehir Şehir Belleği Dijital Platformu'nun zenginleşmesine katkı sağlaması bekleniyor. Böylece bilimsel araştırmaların toplumla buluşması ve kent belleğinin dijital ortamda sürdürülebilir biçimde korunması hedefleniyor. Disiplinlerarası araştırmalar teşvik edilecek Çağrı, tarih, sosyoloji, sanat tarihi, arkeoloji, mimarlık, iktisat, işletme, spor bilimleri, turizm, gastronomi, halkbilim, iletişim ve ilgili diğer alanlardan araştırmacıların disiplinlerarası ekipler oluşturarak ortak çalışmalar yürütmesini teşvik ediyor. Farklı disiplinlerin bilgi ve yöntemlerini bir araya getirecek projeler sayesinde Eskişehir'in tarihsel ve kültürel mirasının çok yönlü biçimde incelenmesi ve bilimsel literatüre özgün katkılar sunulması amaçlanıyor. Son başvuru 31 Aralık 2026 Anadolu Üniversitesi tarafından yürütülen bu çağrıyla birlikte, kentin geçmişini belgeleyen çalışmaların yalnızca akademik yayınlara dönüşmesi değil; aynı zamanda Eskişehir'in kültürel mirasının korunmasına, dijital kent belleğinin güçlendirilmesine ve geleceğe aktarılmasına katkı sağlayacak kalıcı bilimsel kaynaklara dönüşmesi hedefleniyor. 21 Temmuz Salı günü başlayan "Eskişehir Belleği" çağrısı kapsamında proje başvuruları 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Desteklenecek projeler ek süreler dâhil en fazla 18 ayda tamamlanacak, proje bütçesi ise ek bütçe talepleri dâhil en fazla 750 bin TL olacak. Projelerden elde edilen bilimsel çıktıların, proje bitiminden itibaren iki yıl içinde uluslararası indekslerde taranan nitelikli akademik yayınlara dönüştürülmesi bekleniyor. Proje başvurusu ile ilgili ayrıntılı bilgiye bapkoordinasyon.anadolu.edu.tr adresinden ulaşılabilir. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

ETO’nun Yeni Hizmet Binası İçin Görkemli Tören Haber

ETO’nun Yeni Hizmet Binası İçin Görkemli Tören

Eskişehir Ticaret Odası üyelerine daha iyi hizmet verebilmek amacıyla hayata geçirilen yeni hizmet binasının resmi açılış töreni; 21 Temmuz Salı günü T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu'nun katılımıyla gerçekleştirilecek. Eskişehir Ticaret Odası’nın son kalıcı eseri olan yeni hizmet binası için görkemli bir tören hazırlanıyor. Tüm üyelerin davetli olduğu resmi açılış töreni; 21 Temmuz Salı günü saat 16.00'da Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Törene T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yanı sıra protokol üyeleri ile iş dünyasının temsilcileri katılacak. Coğrafi İşaretli Lezzetler Tanıtılacak Açılış töreninde Eskişehir'in gastronomi kültürü de ön plana çıkacak. Program kapsamında kurulacak stantlarda, kentin coğrafi işaret tescilli ürünleri davetlilerin beğenisine sunulacak. Böylece Eskişehir'in kültürel mirası ve yerel değerleri bir kez daha ulusal düzeyde tanıtılmış olacak. Ayrıca Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin ve ETO Yeni Hizmet Binası’nın inşası ile ETO tarihinden kesitlerin yer aldığı bir fotoğraf sergisi de açılacak. Güler, Tüm Üyeleri Açılışa Davet Etti Eskişehir Ticaret Odası’nın yeni hizmet binasının resmi açılış töreni hakkında değerlendirmede bulunan ETO Başkanı Metin Güler; Eskişehir Ticaret Odası’nın dönüm noktalarından biri olan bu açılış törenine tüm üyelerin davetli olduğunu kaydetti. ETO’nun yeni hizmet binasının çağdaş mimarisi, güçlü teknolojik altyapısı ve çevre dostu özellikleriyle tüm üyelerin ihtiyaçlarına göre tasarlandığını belirten Güler, yeni binanın hem ETO’nun hem de Eskişehir ekonomisinin gelişimine uzun yıllar tanıklık edeceğini söyledi.

Anadolu Üniversitesi Türk Mutfağı Haftası’nda Kültürel Mirası Sofraya Taşıdı Haber

Anadolu Üniversitesi Türk Mutfağı Haftası’nda Kültürel Mirası Sofraya Taşıdı

Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası kapsamında T.C. Eskişehir Valiliği iş birliğiyle düzenlenen “Bir Sofrada Miras” etkinliği gerçekleştirildi. Turizm Fakültesi Fuaye Alanında düzenlenen etkinlik akademisyenleri, sektör temsilcilerini, öğrencileri ve protokol üyelerini aynı sofrada buluşturdu. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Merve Özgür Göde ve Doç. Dr. İnci Oya Coşkun, bölüm başkanları, TÜRSAB Bölge Başkanı Özgür Ersoy, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak, yönetim kurulu üyeleri, sektör temsilcileri ile çok sayıda öğrenci katıldı. Rektör Adıgüzel: “Yemek bir sanattır” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, gastronominin kültürel mirasın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekerek Anadolu Üniversitesinin gastronomi alanındaki güçlü eğitim vizyonunu vurguladı. Rektör Adıgüzel konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Üniversitesinde, Turizm Fakültesi Gastronomi Bölümündeki arkadaşlarımızla, hayatımızın tadı tuzu olan bu yemek olayını bir sanata dönüştürmüş durumdayız. Yemek de bir sanattır, tatlı da bir sanattır. Mutfak Sanatları Bölümümüz, Türkiye’deki belki onlarca gastronomi bölümünden bir tanesi ama en iyilerinden biri. Öğrencilerimiz daha mezun olmadan sektörde iş bulabilecek yetkinliğe sahip oluyor. Anadolu Üniversitesi kampüsü, öğrenci memnuniyetinin en yüksek olduğu kampüslerden biri. ‘Türkiye’nin en mutlu kampüsü’ ifadesi yalnızca bir slogan değil, gerçeğin ifadesidir.” Dekan Yılmaz: Akademi ve sektör iş birliği öğrencilerimize güç katıyor Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz ise konuşmasında fakültenin uygulama odaklı eğitim anlayışına ve sektörle kurduğu güçlü bağlara dikkat çekti. Yılmaz şunları söyledi: “Gerçekten her biri sektör için çok önemli birer değer olacak arkadaşlarımız burada yetişiyor. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi, sunduğu bu vizyonla sadece Eskişehir için değil, tüm Türkiye için bir gurur kaynağıdır. Sektörün ve akademinin bu şekilde iç içe geçmesi, öğrencilerimizin henüz mezun olmadan geleceğe güvenle bakmasını sağlıyor. Yunus Emre Kampüsü’nün huzurlu atmosferinde bu çalışmaları yürütmek bizler için büyük bir mutluluk.” Açılış konuşmalarının ardından Türk Mutfağı Haftası kapsamında gerçekleştirilen “Bir Sofrada Miras” etkinliği, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Turizm Rehberliği Bölümü öğrencilerinin uygulama ve proje çalışmalarını bir araya getirdi. Türk mutfağının kültürel mirasını farklı yönleriyle ele alan etkinliklerde öğrenciler hem akademik hem de uygulamalı çalışmalarını katılımcılarla buluşturdu. Öğrenciler hazırladıkları yemekleri sundu Etkinlik kapsamında Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri dersleri kapsamında hazırlanan özel sunumlar davetlilerin beğenisine sunuldu. Öğrenciler tarafından hazırlanan lezzetlerde Türk mutfağının geleneksel tatları modern gastronomi anlayışıyla yorumlanırken, tarihsel gelişim ve kültürel miras unsurları da ön plana çıkarıldı. Bitirme tezi poster sergisi merakla takip edildi Program çerçevesinde ayrıca Turizm Rehberliği Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan “Geçmişin Kapıları Turist Rehberleri ile Aralanıyor” başlıklı bitirme tezi poster sergisi de ziyaretçilerin beğenisine açıldı. Sergide öğrencilerin Türkiye’nin tarihi, kültürel ve turistik değerlerine yönelik hazırladığı akademik çalışmalar tanıtıldı. Kaynak; Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı-AnaHaber

Eskişehir’de Kültür Yolu Festivali Coşkusu Başladı! Haber

Eskişehir’de Kültür Yolu Festivali Coşkusu Başladı!

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 yılındaki 4. durağı olan Eskişehir Kültür Yolu Festivali, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla kapılarını açtı. İlk kez düzenlenen festival kapsamında şehir genelinde 177 etkinlik ve 33 "Lezzet Noktası" ziyaretçilerini bekliyor. ​Türkiye’nin en büyük kültür ve sanat projesi olan Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu kez Eskişehirlilerle buluştu. Festivalin açılış programı, şehrin modern yüzünü temsil eden Odunpazarı Modern Müze’de (OMM) yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Açılışa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Fatih Dönmez, İdris Nebi Hatipoğlu, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda kültür-sanat davetlisi katıldı. ​Vali Yılmaz’dan Yunus Emre Vurgusu: "Eskişehir Bir Sevgi Şehridir" ​Programın açılış konuşmasını yapan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, sözlerine Eskişehir’in en büyük manevi değeri Yunus Emre’nin “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz” sözleriyle başladı. ​Eskişehir’in köklü tarihi, güçlü üniversiteleri ve genç nüfusuyla Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Vali Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: ​"2013 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilen Eskişehirimiz; sevginin, hoşgörünün ve medeniyetin merkezidir. Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni şehrimizde ağırlamaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu dev organizasyonun Eskişehir’in kültürel, sosyal ve ekonomik hayatına çok önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum." ​Meclis Komisyon Başkanı Gürcan: "Eskişehir Turizmine Büyük Katkı Sunacak" ​Açılışa katılan TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan da festivalin şehir için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. ​Programın ardından değerlendirmelerde bulunan Gürcan, Eskişehir'in turizm potansiyeline vurgu yaparak şunları söyledi: ​"Kültür ve Turizm Bakanlığımızın düzenlediği Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Eskişehir programına; Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un katılımlarıyla, Odunpazarı Modern Müze’de ‘Bismillah’ diyerek start verdik. Şehrimizin kültür, sanat ve turizm potansiyeline önemli katkılar sunacak festivalimizin Eskişehir’imize hayırlı olmasını diliyorum." ​Bakan Ersoy: "Eskişehir 9 Gün Boyunca Sanata ve Gastronomiye Doyacak" ​Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin bu yıl 26 farklı şehirde yaklaşık 8 ay boyunca devam edeceğini, Eskişehir’in de bu büyük zincire bu yıl ilk kez dahil edilmesinden mutluluk duyduklarını belirtti. ​Eskişehir’in sanatsal zenginliği ve gastronomisiyle festivalin en özel duraklarından biri olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, festival programının detaylarını şu rakamlarla paylaştı: "​9 gün sürecek festival boyunca etkinlikler aralıksız devam edecek, Eskişehir'in tarihi ve kültürel 11 noktası etkinlik alanı olarak kullanılacak. Konserlerden tiyatrolara, sergilerden atölyelere kadar 59 farklı başlık altında 177 etkinlik sanatseverlerle buluşacak." ​Eskişehir Mutfağı İçin 33 "Lezzet Noktası" Belirlendi ​Bakan Ersoy, festivalin sadece sanatla sınırlı kalmayacağını, Eskişehir’in gastronomi potansiyelini de dünya vitrinine taşıyacağını belirtti. Şehrin yöresel mutfağını tanıtmak amacıyla 33 "Lezzet Noktası" oluşturulduğunu müjdeleyen Ersoy; çibörek, Balaban köfte, Gombo çorbası, haşhaşlı ürünler, met helvası ve meşhur Eskişehir bozası gibi özgün lezzetlerin ziyaretçilere sunulacağını aktardı. Ayrıca Eskişehir’in yaşayan mirası olan lüle taşı sanatı da özel atölyelerle tanıtılacak. ​Bakan Ersoy’dan Valilik ve Teşkilat Ziyaretleri ​Açılış programı öncesinde Eskişehir’de bir dizi temaslarda bulunan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ı makamında ziyaret ederek kentteki yatırımların ele alındığı "İl Değerlendirme Toplantısı"na katıldı. Ardından AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın ev sahipliğinde teşkilat mensupları ve ilçe başkanlarıyla bir araya gelerek talepleri dinledi. ​Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şehirlerin kültür, sanat ve gastronomi potansiyellerini görünür kılmak için çalışmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirten Bakan Ersoy, tüm Eskişehirlileri ve çevre illerindeki vatandaşları festival coşkusunu paylaşmaya davet etti. ​Açılış programı, festivale özel hazırlanan tanıtım filmlerinin gösterimi ve çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile son buldu.

Başkan Ünlüce: ''2026 Yılı Bizler İçin Ayrı Bir Heyecan Taşıyor'' Haber

Başkan Ünlüce: ''2026 Yılı Bizler İçin Ayrı Bir Heyecan Taşıyor''

Eskişehir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, üniversiteler ve odaların iş birliğiyle düzenlenen “Eskişehir Sempozyumu”, Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Sempozyumda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Plaka kodumuz olan 26 sebebiyle 2026 yılı bizim için ayrı bir heyecan taşıyor, bu sempozyum geleceğe olan inancımızı pekiştiriyor.” dedi. ŞEHRİN TÜM DİNAMİKLERİ BU BULUŞMADA Kültürü, tarihi ve çok katmanlı yapısıyla Anadolu’nun özgün şehirlerinden biri olan Eskişehir, dev bir akademik buluşmaya ev sahipliği yapıyor. 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Eskişehir Sempozyumu, Eskişehir Ticaret Odası Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde başladı. Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Eskişehir Ticaret Odası (ETO), Eskişehir Sanayi Odası (ESO), Eskişehir Ticaret Borsası (ETB), Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (EESOB) ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanlığı iş birliği ile düzenlenen etkinlik, şehrin tarihsel derinliğini ve kentsel gelişimini bilimsel bir platformda tartışmaya açıyor. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan sempozyumun açılış programı, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Orkestrası’nın müzik dinletisiyle devam etti. Açılış törenine Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, ETO Başkanı Metin Güler, ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, EOSB Başkanı Nadir Küpeli, EESOB Başkanı Ekrem Birsen, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ve çok sayıda akademisyen, araştırmacı ile davetli katıldı. “2026 YILI BİZİM İÇİN AYRI BİR HEYECAN TAŞIYOR” Açılışta konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir'in tek bir sektöre bağımlı kalmadan sergilediği dengeli kalkınma modeline dikkat çekti. Başkan Ünlüce, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Eskişehir, tek bir yönüyle ele alınamayacak kadar zengin ve çok boyutlu bir karaktere sahiptir. Bir taraftan dinamik bir gençlik şehri olarak öne çıkarken, diğer taraftan nüfusunun dörtte birini oluşturan emeklileriyle dingin bir sığınaktır. Kültür ve sanatın merkezi olmasının yanı sıra; köklü sanayisi, tarihsel ahilik ve esnaf kültürü ile güçlü bir ticaret şehridir. Son yıllarda hızla gelişen turizm potansiyelinin yanında, bereketli ovalarında yükselen tarım ve hayvancılığıyla da dikkat çekmektedir. Eskişehir’in en büyük şansı, tek bir sektöre bağımlı kalmadan tüm alanlarda dengeli bir kalkınma modeli sergilemesidir. Plaka kodumuz olan 26 sebebiyle, 2026 yılı bizler için ayrı bir heyecan taşımaktadır. Bu anlamlı yılda düzenlenen sempozyum, Eskişehir’in köklü geçmişine bir saygı duruşu niteliğindedir ve geleceğine olan inancımızı pekiştirmektedir. Bu vesileyle sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen başta Valiliğimize, kıymetli üniversitelerimize, rektörlerimize ve değerli oda başkanlarımıza gönülden teşekkür ederim.” ARKEOLOJİDEN RAYLI SİSTEMLERE 42 FARKLI TEMA Disiplinlerarası yaklaşımların teşvik edildiği dört günlük sempozyum boyunca Eskişehir; arkeoloji, lojistik, deprem, tarım, gastronomi, havacılık, raylı sistemler, çevre ve madencilik gibi 42 farklı ana tema altında uzman isimler tarafından incelenecek. Akademik bildirilerin yanı sıra toplumsal etkileşime de büyük katkı sunması beklenen etkinlik, Eskişehir’in geleceğine ışık tutacak bir yol haritası niteliği taşıyor.

Eskişehir, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne İlk Kez Ev Sahipliği Yapacak Haber

Eskişehir, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne İlk Kez Ev Sahipliği Yapacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yıl ilk kez Eskişehir’i festival rotasına dahil ediyor. Konserlerden sergilere, gastronomiden çocuk etkinliklerine uzanan geniş bir içerikle 16-24 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, şehrin kültür ve sanat hayatına yeni bir hareketlilik kazandıracak. Porsuk Çayı etrafında şekillenen şehir yaşamı, tarihi Odunpazarı evleri, çağdaş müzeleri, güçlü kültür-sanat altyapısı ve genç nüfusuyla öne çıkan Eskişehir, festival süresince ziyaretçilere çok yönlü bir kültür-sanat deneyimi sunacak. Anadolu’nun köklü tarihini modern şehir kültürüyle buluşturan Eskişehir; yaşayan sokakları, sanatla iç içe kamusal alanları ve dinamik atmosferiyle festivalin en özel duraklarından biri olacak. Eskişehir’in kültür, sanat ve şehir yaşamı alanındaki güçlü birikimiyle Türkiye’nin öne çıkan şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kentte gerçekleştirilecek festivalin önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Eskişehir’i de Türkiye Kültür Yolu Festivali rotamıza dahil ederek şehrin sahip olduğu kültürel birikimi daha geniş kitlelerle buluşturacağız. Tarihi dokusu, çağdaş sanat yaklaşımı, güçlü kültür altyapısı ve dinamik şehir yaşamıyla öne çıkan Eskişehir; konserlerden sergilere, gastronomiden atölyelere, çocuk etkinliklerinden sahne performanslarına uzanan kapsamlı bir programla festivale ev sahipliği yapacak. Bu süreçte Eskişehir’in kültür, sanat ve gastronomi alanındaki görünürlüğünü daha da artırmayı amaçlıyoruz.” SERGİLERLE ESKİŞEHİR’DE KÜLTÜR VE SANAT YOLCULUĞU Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Eskişehir’in farklı noktalarında sanatseverlerle buluşacak sergiler, geleneksel sanatlardan çağdaş üretimlere uzanan geniş seçkisiyle ziyaretçilere kültür ve sanatla iç içe çok katmanlı bir deneyim sunacak. Eti Arkeoloji Müzesi bahçesinde ziyaretçilerle buluşacak “ASELSAN İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergisi, sanat ve teknolojiyi aynı potada bir araya getirecek. ASELSAN’ın ülkemizin teknolojik bağımsızlığı için geliştirdiği kritik teknolojilerden ilhamla hazırlanan projede; metal ve elektronik bileşenler, uluslararası sanatçıların özgün yorumlarıyla yeniden şekillendirilerek sanat eserine dönüştürüldü. Bilgi, üretim, sosyal inovasyon ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışının yansıması niteliğindeki projede yer alan at, kedi, keçi, albatros ve kurt figürlerinden oluşan eserler, ziyaretçilere teknoloji ile sanat arasında yenilikçi bir bakış açısı sunacak. Müzede yer alacak “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi ise Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası sanatseverlerle buluşturacak. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide; İstanbul Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarından seçilen eserler yer alacak. Osmanlı padişahlarının kutsal emanetlere duyduğu bağlılığı yansıtan hüsn-i hat levhaları, surre alaylarına ait eserler, Kâbe örtüleri, kuşak parçaları ve Kur’an-ı Kerim’in seçkin nüshaları ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Sergi, ziyaretçilerini Osmanlı’nın Haremeyn’e uzanan manevi yolculuğuna tanıklık etmeye davet edecek. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras: Eskişehir Sergisi”, kentin kültürel birikimini ve geleneksel sanat mirasını günümüzle buluşturacak. Geleneksel el sanatlarından özgün örneklerin yer aldığı sergi, Eskişehir’in kültürel hafızasını sanat aracılığıyla görünür kılacak. Olgunlaşma Enstitüleri Eskişehir tarafından hazırlanan “Kültür Yolunda Yunus’a Doğru” sergisi ise Anadolu irfanının önemli temsilcilerinden Yunus Emre’nin kültürel mirasını sanatla buluşturacak. Sergide; Yunus Emre dönemini yansıtan geleneksel kıyafet koleksiyonları, minyatür, hüsn-i hat, tezhip, dokuma, kilim, seramik ve cam sanatından eserler ziyaretçilerle buluşacak. Türk el sanatlarının farklı disiplinlerini bir araya getiren sergi, Yunus Emre’nin düşünce dünyasını estetik bir anlatımla sanatseverlere aktaracak. ÜNLÜ SANATÇILAR ESKİŞEHİR’DE SAHNE ALACAK Eskişehir Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek konser ve sahne performansları, müzikseverlere dopdolu bir program sunacak. Türk Dünyası Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek konserlerde, Oğuzhan Koç, Sinan Akçıl, Levent Yüksel, Haluk Levent, Buray, Poizi, Bengü, Ebru Yaşar ve Sagopa Kajmer sahne performanslarıyla Eskişehirlilere unutulmaz akşamlar yaşatacak. ESKİŞEHİR’DE SAHNEYE TAŞINAN TARİHSEL BİR HİKAYE Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi (AKM), Ayla Kutlu tarafından kaleme alınan “Sen de Gitme Triyandafilis” adlı oyuna ev sahipliği yapacak. Emre Basalak’ın sahne uyarlamasıyla izleyiciyle buluşacak eser; gidenlerin, kalanların ve bekleyenlerin hikayesini odağına alırken, kilitli kapılara vurulan yumrukların ve büyümüş bedenlere hapsolan çocuk ruhların anlatımını sahneye taşıyacak. 1930’lu yıllardan 20. yüzyılın son çeyreğine uzanan zaman diliminde bir Rum ailenin çocuk ruhlu kızı Triyandafilis’in öyküsünü konu alan müzikli oyun, Hatay’ın çok katmanlı kültürel hafızasına ve gidemeyenlerin hikayesine sahne üzerinden etkileyici bir yolculuk sunacak. ESKİŞEHİR’İN GASTRONOMİ ROTASI FESTİVALLE KEŞFEDİLECEK Festival rotasında yer alan şehirlerin kendine özgü gastronomi değerlerini ön plana çıkarmayı amaçlayan “Lezzet Noktası” projesi, Eskişehir’de kentin köklü mutfak kültürünü çağdaş gastronomi anlayışıyla birlikte görünür kılacak. Gastronomi alanında ünlü şefler ve kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulu tarafından yerel mutfağı temsil eden 33 restoranda ziyaretçilere kentin lezzet hafızasını doğrudan deneyimleme imkanı sunulacak. Anadolu’nun kadim kavşak noktalarından biri olan Eskişehir’in mutfak kültürü; Kırım Tatarları, Balkanlar ve Kafkaslardan gelen kültürel etkilerle şekillenen çok katmanlı yapısıyla dikkat çekiyor. Çibörek, balaban köfte, met helvası ve haşhaşlı çörek gibi kente özgü tatlar; geleneksel tariflerin modern şehir yaşamıyla buluştuğu güçlü bir gastronomi hafızasını yansıtıyor. Unlu ürünlerin ve haşhaş kullanımının öne çıktığı Eskişehir mutfağı, festival ziyaretçilerine özgün bir lezzet deneyim sunacak. Köklü tarihi, yaşayan şehir kültürü ve zengin mutfak mirasıyla öne çıkan Eskişehir’de belirlenen 31 Lezzet Noktası, kentin gastronomik çeşitliliğini yansıtan güçlü bir rota sunacak. Ziyaretçiler; Odunpazarı Tarihi Bölgesi’nden Atlıhan El Sanatları Çarşısı’na, Hamamyolu ve Arifiye hattından semt pazarlarına uzanan geniş bir coğrafyada, geleneksel tatlardan modern yorumlara uzanan kapsamlı bir gastronomi yolculuğuna davet edilecek. Sivrihisar’ın taş fırın lezzetleri, yerel üretici marketleri ve Haller Gençlik Merkezi çevresindeki gastronomi durakları da festivalin lezzet rotasında yer alacak. Şef Deniz Ahmet Köse ev sahipliğinde gerçekleştirilecek gastronomi programında Şef Sinem Özler, Şef Pınar Aluç, Yemek Kültürü Araştırmacısı ve Yazar Neşe Aksoy Biber, Berrin Bal ile Pasta Şefi Meltem Beker, kentin gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlayacak. FOTOĞRAF TUTKUNLARI KADRAJINA ESKİŞEHİR'İ ALACAK Odunpazarı Modern Müze’de düzenlenecek “FotoMaraton Eskişehir” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleri, fotoğraf tutkunlarını bir araya getirecek; katılımcılar gün boyunca kentin tarihi dokusunu, kültürel zenginliğini ve yaşayan şehir atmosferini kadrajlarına yansıtacak. Çekilen fotoğraflar aynı gün içerisinde dijital platformlar üzerinden sisteme yüklenecek ve alanında uzman jüri tarafından değerlendirilecek. Süreç sonunda dereceye giren eserler ödüllendirilirken, seçili fotoğraflar sergilenerek sanatseverlerle buluşturulacak. Festivalin çok şehirli yapısı sayesinde her şehir kendi hikayesini üretirken, ortaya çıkan çalışmalar Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini yansıtan güçlü bir görsel arşivin parçası olacak. SÖYLEŞİLERDEN GELENEKSEL SANATLARA UZANAN KÜLTÜR ROTASI Eskişehir Kültür Yolu Festivali, söyleşilerden geleneksel sanat atölyelerine uzanan zengin içeriğiyle katılımcılara çok yönlü bir kültür ve sanat deneyimi sunacak. Dr. Sıtkı Karaca, Eskişehir İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek “Mazeret Yok! Kuş Diliyle Mazeret Üretme Psikolojisi” başlıklı söyleşide okurlarıyla bir araya gelecek. Karaca, kitabı üzerine gerçekleştireceği söyleşinin ardından imza etkinliği düzenleyecek. “Frig Vadisi ve Kadim Uygarlık İzleri” söyleşisinde Prof. Dr. Yusuf Polat, Yazılıkaya/Midas, Doğanlı, Yapıldak ve Kümbet vadilerindeki Frig dönemine ait taşınmaz kültür varlıklarını ele alacak; bölgenin arkeolojik mirası ve güncel kazı verileri ışığında Frig uygarlığının Eskişehir’deki somut izlerini katılımcılarla paylaşacak. “Gelenekten Geleceğe Lületaşı ve Edebiyat” başlıklı söyleşide ise Doç. Dr. Aysel Kaya, Eskişehir’in önemli kültürel değerlerinden biri olan lületaşını tarih, seyahatnameler ve edebiyat ekseninde değerlendirecek. Programda, lületaşının kültürel hafızadaki yeri ve uluslararası anlatılardaki yansımaları ele alınacak. Necibe Taşkın Çetinkaya, Aydın Çetinkaya ve Şerife Gündoğdu’nun katılımıyla gerçekleştirilecek “Yunus Emre Hoşgörüsü” şiir programı ise Yunus Emre’nin insan odaklı düşünce dünyasını ve hoşgörü anlayışını şiir dinletileri eşliğinde sanatseverlerle buluşturacak. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras: Lületaşı” söyleşisi, Eskişehir’in önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan lületaşı işlemeciliğine odaklanacak. Alanında uzman konuşmacılar eşliğinde düzenlenecek programda; lületaşının tarihsel geçmişi, çıkarılma süreçleri, işleme teknikleri ve ustalık geleneği ele alınacak. İmren Erşen Oya Müzesi’nde gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras: Oya” söyleşisi ise Anadolu’nun köklü el sanatlarından biri olan oyayı kültürel hafıza, sözlü gelenek ve estetik üretim bağlamında değerlendirecek. Katılımcılar, oyanın kadınların duygu ve düşüncelerini aktardıkları sembolik bir iletişim dili olarak taşıdığı kültürel anlamı yakından tanıma fırsatı bulacak. Festival kapsamında gerçekleştirilecek atölye programları da geleneksel sanatları yeni kuşaklarla buluşturacak. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde düzenlenecek tezhip, ebru, Sivrihisar sarka işlemesi, lületaşı, çömlek, seramik, ahşap oymacılığı, ney yapımı, tespih ve geleneksel bebek yapımı atölyelerinde katılımcılar, alanında uzman ustalar eşliğinde uygulamalı çalışmalar gerçekleştirecek. Dede Korkut Parkı Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilecek Olgunlaşma Enstitüleri Eskişehir Workshop ve Atölye Çalışmaları ise Yunus Emre’nin kültürel mirasını sanat aracılığıyla ziyaretçilerle buluşturacak. Minyatür, hat, tezhip, dokuma, kilim, seramik ve cam sanatından oluşan eserlerin yanı sıra Yunus Emre dönemi giysi koleksiyonu da festival ziyaretçileriyle buluşacak. MİNİKLER FESTİVALİN RENKLİ DÜNYASIYLA BULUŞACAK Festivalde; çocuk oyun alanlarından teknoloji deneyimlerine, atölyelerden kültürel etkinliklere uzanan program, Eskişehirli çocuklara eğlence ve keşif dolu bir deneyim yaşatacak. Dede Korkut Parkı’nda kurulacak “Çocuk Köyü”, çocuklara yönelik zengin ve çok yönlü içeriğiyle festivalin en renkli buluşma noktalarından biri olacak. Şişme oyun parkları, dijital oyun alanları, panayır çadırları ve atölye çalışmalarıyla minik ziyaretçilere eğlenceli bir ortam sunulurken; geleneksel yarışmalar, Karagöz atölyesi ve VR balon turu gibi etkinliklerle çocuklar hem eğlenecek hem de yeni deneyimler kazanacak. Alanda gerçekleşecek “ASELSAN Çocuk Şenliği”, teknoloji ve bilimi çocuklarla buluşturacak. ASELSAN’ın Tekno Macera Tırı ile hayata geçirilen etkinlikte; interaktif deneyim alanları, teknoloji sergileri ve bilim temalı aktiviteler yer alacak. Çocuklar, insanlık tarihine yön veren icatların anlatıldığı “Mucitler Müzesi Sergi Alanı”nı keşfederken, artırılmış gerçeklik teknolojisiyle hazırlanan “Tekno Maceracılar, Bir Doğa Yolculuğu” dijital deneyim alanında yeni nesil öğrenme ortamlarıyla buluşacak. Bilim şovları ve saha aktiviteleriyle zenginleşen program, çocukların teknolojiye olan ilgisini artırmayı hedefleyecek. Gerçekleştirilecek “Etnospor” etkinlikleri ise geleneksel sporları ve kültürel değerleri çocuklarla buluşturacak. Okçuluk, mangala ve mas güreşi gibi geleneksel oyun alanlarında çocuklar birebir deneyim kazanırken; ebru ve ıhlamur baskı gibi geleneksel sanat atölyelerinde üretim süreçlerine katılarak kültürel mirasla doğrudan temas kurma imkanı bulacak. Eskişehir İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek “Kütüphanede Drama” etkinliği kapsamında çocukların kitap ve kütüphane temaları üzerinden yaratıcılıklarını geliştirmeleri, iletişim becerilerini güçlendirmeleri ve kendilerini ifade etme yetilerini artırmaları hedeflenecek. Atölye süresince çocukların aktif katılımı teşvik edilerek okuma kültürüyle bağ kurmaları sağlanacak. Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenecek “Kültür Koruyucuları” etkinliğinde öğrencilerin tarihi ve kültürel değerleri tanımaları, koruma bilinci geliştirmeleri ve sosyal farkındalık kazanmaları hedeflenecek. Rıfat Batur’un katılımıyla Eskişehir İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek “Sözlerim Kalbini Kırmasın” etkinliği ise çocukları kitaplar aracılığıyla zorbalık ve empati kavramları üzerine düşünmeye davet edecek. Etkinlik sonunda yazar tarafından imzalanan kitaplar çocuklara hediye edilecek. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek “Lüle Taşı Atölyesi”nde ise çocuklar, Eskişehir’in simgelerinden biri olan lületaşını yakından tanıma fırsatı bulacak. Ustalar eşliğinde gerçekleştirilecek uygulamalı çalışmalarda çocuklar, lületaşının işlenme süreçlerini deneyimleyerek geleneksel el sanatlarının inceliklerini keşfedecek.

Başkan Ünlüce Kadınları Tarih Yolculuğuna Uğurladı Haber

Başkan Ünlüce Kadınları Tarih Yolculuğuna Uğurladı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehirli kadınları kültür ve tarih yolculuğunda buluşturmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ilçe gezileri kapsamında Gazipaşa Mahallesi sakini kadınlar Sivrihisar’a, Boyacıoğlu Mahallesi kadınları ise Frig Vadileri’ne uğurlandı. Başkan Ünlüce, gezi öncesinde kadınlarla bir araya gelerek keyifli bir yolculuk temennisinde bulundu. Gazipaşa Mahallesi sakinleri, tarih ve kültürle iç içe geçen Sivrihisar gezisinde birbirinden önemli durakları ziyaret etti. Gezi rotasında Metin Yurdanur Açıkhava Müzesi, Sivrihisar Saat Kulesi ve Seyir Terası, Surp Yerortutyun Ermeni Kilisesi, Sivrihisar Tarihi Evleri, Alemşah Türbesi ve Ulu Camii yer aldı. Kadınlar ayrıca Zaimağa Konağı, Sivrihisar Kilim Müzesi, Nasreddin Hoca Anıt Parkı, Hazinedar Camii, Kurşunlu Camii, Kılıç Mescid Minaresi, Aziz Mahmud Hüdayi Camii ve Arastalar Çarşısı’nı da gezerek ilçenin tarihi ve manevi atmosferini yakından tanıma fırsatı buldu. Tarihi sokaklarda geçmişe yolculuk yapan katılımcılar, Sivrihisar’ın kültürel mirasını ilgiyle keşfetti. Kültürel gezi, yöresel lezzetlerle de taçlandı. Kadınlar, Sivrihisar’ın meşhur bamya çorbası başta olmak üzere birçok yöresel tadı deneyimleyerek unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşadı. Boyacıoğlu Mahallesi sakinleri ise Frig Vadileri gezisinde Eskişehir’in binlerce yıllık tarihine tanıklık etti. Kadınlar; Seyit Battal Gazi Külliyesi, Gerdekkaya Mezar Anıtı, Areyatis Anıtı, Midas Anıtı, Yazılıkaya ve Kümbet Vadisi gibi önemli noktaları gezerek Frig uygarlığının izlerini yerinde görme şansı elde etti. Doğal güzelliklerle tarihin iç içe geçtiği gezi boyunca kadınlar bol bol fotoğraf çekerek keyifli anılar biriktirdi. Geziye katılan kadınlar, kendilerine sunulan bu anlamlı organizasyon için Başkan Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ederek çok mutlu olduklarını ifade etti. Başkan Ünlüce ise Eskişehirli kadınların sosyal yaşamda daha aktif yer almasını önemsediklerini belirterek, “Kentimizin tarihi ve kültürel değerlerini hep birlikte keşfetmeye devam edeceğiz. Kadınlarımız için düzenlediğimiz bu geziler artarak sürecek.” dedi.

Turizm Fakültesi’nden Turizm Haftası’na Özel Menü Haber

Turizm Fakültesi’nden Turizm Haftası’na Özel Menü

Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri, Turizm Haftası kapsamında Yemek Üretim Tesisinde hazırladıkları özel menüyü üniversite yemekhanesinde öğrenciler, akademik ve idari personelle buluşturdu. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Pınar Temizkan ile çok sayıda kişinin katılımıyla Anadolu mutfağının seçkin lezzetlerinden oluşan menü özel sunum ile Akademik Yemekhanede gerçekleştirildi. Turizm Fakültesi öğretim elemanları Dr. Öğr. Üyesi Beyza Uyanık ve Arş. Gör. Halide Geranaz ile Yemekhane İdari Şube Müdürü Ozan Sezgin hazırlık süreçlerini yerinde inceledi. Dr. Öğr. Üyesi Uyanık: “Amacımız Anadolu mutfak kültürünü tanıtmak” Etkinliğin amacı ve sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Turizm Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Beyza Uyanık, Turizm Haftası kapsamında düzenlenen organizasyonla Anadolu mutfak kültürünü tanıtmayı hedeflediklerini belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Uyanık, öğrencilerle birlikte hazırlanan menüde köz domates çorbası, etli bulgur pilavı, portakallı roka salatası ve cevizli tahinli muhallebinin yer aldığını ifade ederek, toplam 15 öğrencinin hem üretim hem de servis aşamasında aktif rol aldığını vurguladı. Anadolu Üniversitesi’nin geniş ölçekli yemek üretim kapasitesinin öğrenciler için önemli bir uygulama alanı sunduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Uyanık, bu sayede öğrencilerin toplu üretim deneyimi kazandığını belirtti. Öğrenciler hem öğrendi hem deneyim kazandı Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencisi Giray Şişaneci, organizasyonun kendisi için yeni ve öğretici bir deneyim olduğunu ifade ederek menü seçiminde Türk mutfağının tarihsel birikimini yansıtan yemeklere yer verdiklerini söyledi. Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencisi Damla Eker ise kurumsal mutfak deneyiminin kendisi için oldukça değerli olduğunu belirterek, etkinliğin hem Türk mutfağını tanıtma hem de farklı mutfak deneyimlerini karşılaştırma açısından önemli katkı sağladığını dile getirdi. Katılımcılardan tam not Hazırlanan menüyü deneyimleyen öğrenciler de etkinlikten duydukları memnuniyeti ifade etti. Anadolu Üniversitesi öğrencisi Vesile Uyar, özellikle köz domates çorbasını beğendiğini belirterek bu tür etkinliklerin daha sık düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Turizm Fakültesi öğrencisi Hadranur Erol ise menüyü dengeli ve uyumlu bulduğunu ifade ederek özellikle tahinli muhallebiyi beğendiğini, sunumların da oldukça başarılı olduğunu dile getirdi. Turizm Haftası kapsamında düzenlenen etkinlik, Anadolu Üniversitesi yemekhanelerinde verilen öğle yemeğinin ardından sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Bayram Sofraları: Paylaşmanın ve Birlikte Olmanın En Kadim Ritüeli Haber

Bayram Sofraları: Paylaşmanın ve Birlikte Olmanın En Kadim Ritüeli

Bayram sabahlarının kendine özgü bir sesi vardır. Henüz gün yeni ağarırken mutfaktan yükselen yemek kokuları, telaşla hazırlanan tabaklar ve bir araya gelmenin verdiği o tanıdık sevinç… Türk kültüründe bayram sofraları yalnızca bir yemek buluşması değil; paylaşmanın, bereketin ve şükrün somutlaştığı güçlü bir kültürel mirastır. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Önçel Güler, Türk kültüründe bayram sofralarının taşıdığı anlamı, yörelere göre değişen lezzetleri, tatlı ikramının sembolik değerini ve yeni neslin bayram sofralarına yaklaşımını değerlendirdi. Bayram sofraları paylaşımın ve bereketin sembolü Türk kültüründe bayram sofraları yalnızca karın doyurulan bir masa değil; aynı zamanda paylaşımın, bereketin ve birlikte olma duygusunun en görünür hâli. Bayram günleri için hazırlanan sofralar günlük yemek düzeninden farklı; daha özenli, daha zengin ve daha anlam yüklü. Prof. Dr. Önçel Güler’e göre bayram yemeği çoğu zaman haftalar öncesinden planlanır. Evlerde en iyi malzemeler saklanır, mutfaklar bayram sabahına hazırlanır. Evin en geniş masası ya da geleneksel yer sofrası kurulur. Çünkü bayram sofrasında sunulan her tabak, ev sahibinin misafirine gösterdiği hürmetin bir ifadesi olarak kabul edilir. Bayram sabahının kendine özgü ritüelleri Anadolu’nun birçok yerinde bayram sabahı sofraları belirli ritüeller eşliğinde hazırlanır. Bayram namazından sonra kurulan kahvaltı sofraları, ailenin ilk buluşma noktası. Bu sofralarda börekler, çörekler, etli yemekler, reçeller ve tatlılar yer alır. Ancak Anadolu’nun her köşesinde bayram sofralarının kendine özgü bir hikâyesi vardır. Karadeniz bölgesinde bayram sabahı sofralarında mıhlama, börek ve tatlılar öne çıkarken Güneydoğu Anadolu bölgesinde baklava ve et yemekleri sofraların baş köşesine yerleşir. Bazı bölgelerde bayram sabahı kavurma yapılması ise bereketin sembolü olarak kabul edilir. Birçok ailede hazırlıklar bayramdan bir gün önce başlar. Aile büyükleriyle birlikte mutfakta geçirilen bu zaman yalnızca yemek hazırlığı değil, aynı zamanda kültürel aktarımın da bir parçası. Bu sofralarda en dikkat çeken geleneklerden biri ise hiyerarşi. Evin en büyüğü masaya oturmadan yemeğe başlanmaz, dualar edilir ve bayramlaşma çoğu zaman bu sofranın etrafında gerçekleşir. Böylece genç kuşaklara aile içindeki saygı ve birlik duygusu doğal bir şekilde aktarılır. Tatlılar, yeni bir dönemin ağız tadıyla başlaması için verilen sessiz bir söz niteliğinde Bayram sofralarının vazgeçilmezlerinden biri de tatlılar. Baklava, şerbetli tatlılar ve şekerlemeler yalnızca damak tadı için değil, taşıdıkları sembolik anlam nedeniyle de sofralarda yer alır. Prof. Dr. Önçel Güler, tatlı ikramının Türk kültüründe önemli bir mesaj taşıdığını vurguluyor. Misafirlere sunulan tatlılar, aslında “hoş geldiniz” demenin ve iyi dilekleri paylaşmanın bir yolu. Aynı zamanda kırgınlıkların geride bırakıldığı, yeni bir dönemin ağız tadıyla başlaması için verilen sessiz bir söz niteliğinde. Tatlıların paylaşılması, bayramın sevinç atmosferini genişleterek toplumsal ilişkilerin güçlenmesine de katkı sağlıyor. Bayram sofraları toplumsal bağları güçlendiriyor Bayram sofraları yalnızca aile bireylerini değil, farklı kuşakları ve sosyal çevreleri de bir araya getiren önemli bir kültürel mekân niteliği taşıyor. Aynı masa etrafında buluşan aile üyeleri hem yemeklerini paylaşıyor hem de anılarını tazeliyor. Misafir ziyaretleri, komşulara yapılan ikramlar ve akraba buluşmaları bu sofraların sosyal boyutunu genişletiyor. Prof. Dr. Önçel Güler’e göre bayram sofraları modern dünyanın bireyselleşen yaşam tarzına karşı güçlü bir direnç noktası oluşturuyor. Paylaşılan bir tencere yemeği ya da aynı tepsiden yenilen bir tatlı, “biz” olma duygusunu pekiştiriyor. Ekonomik durum ne olursa olsun bayram günlerinde kapıların herkese açık olması, yani “Tanrı misafiri” kültürü, toplumsal dayanışmayı canlı tutan önemli bir değer olarak varlığını sürdürüyor. Modern yaşam bayram sofralarını dönüştürüyor Günümüzde şehirleşme ve hızlanan yaşam temposu bayram sofralarının hazırlık süreçlerini de değiştirmeye başlamış durumda. Eskiden günler süren imece usulü hazırlıkların yerini çoğu zaman hazır alınan tatlılar ya da dışarıda yenilen bayram yemekleri alabiliyor. Özellikle büyük şehirlerde bayramların bir tatil fırsatı olarak görülmesi, kalabalık aile sofralarının yerine daha küçük buluşmaları getirebiliyor. Ancak köklerine bağlı birçok aile için bayram sofraları hâlâ önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor. Geleneksel tarifler kimi zaman modern sunumlarla birleşerek yeni neslin sofralarında yaşamaya devam ediyor. Gastronomi eğitimi kültürel mirası yaşatabilir Prof. Dr. Sibel Önçel Güler’e göre gastronomi eğitimi, geleneksel yemek kültürünün korunmasında ve gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir rol üstleniyor. Eğitim programlarında yerel mutfak kültürüne ve bayram yemeklerine yer verilmesi, öğrencilerin bu mirası akademik bir bakış açısıyla tanımasını sağlıyor. Uygulamalı dersler, atölyeler ve kültürel etkinlikler sayesinde öğrenciler hem geleneksel tarifleri öğreniyor hem de bu tarifleri modern gastronomi anlayışıyla yeniden yorumlayabiliyor. Böylece bayram yemekleri yalnızca geçmişe ait bir hatıra olmaktan çıkıp yaşayan bir kültürel değer hâline geliyor. Bayram sofraları yalnızca yemeklerin değil, anıların da paylaşıldığı yerler. Aynı masanın etrafında toplanan insanlar, bir yandan geleneksel lezzetleri tadarken diğer yandan geçmişten bugüne uzanan hikâyeleri yeniden hatırlar. Bu nedenle bayram sofraları Türk kültüründe yalnızca bir yemek ritüeli değil, aynı zamanda toplumsal hafızayı canlı tutan güçlü bir kültürel miras olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.