SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fon Krizi

Porsuk Haber Ajansı - Fon Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fon Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Parti İl Başkan Yardımcısı Yumrukaya: "Türkiye Susmayacak, Millet Susmayacak" Haber

YENİ Parti İl Başkan Yardımcısı Yumrukaya: "Türkiye Susmayacak, Millet Susmayacak"

Yeni Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Bayram Yumrukaya, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek kararın özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef aldığını savundu. Yumrukaya, “Gerçekler hapsedilemez. Türkiye susmayacak, millet susmayacak” dedi. Yeni Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Bayram Yumrukaya, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin yaptığı açıklamada iktidarı eleştirdi. Türkiye’de siyasi yargı operasyonları, basına yönelik baskılar ve kayyım uygulamalarının devam ettiğini öne süren Yumrukaya, Halk TV’ye yönelik kararın yalnızca bir medya kuruluşunu değil, basın özgürlüğünü ve vatandaşların haber alma hakkını da ilgilendirdiğini ifade etti. Siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve basın mensuplarının temsilcilerine seslenen Yumrukaya, ülkenin her sabah yeni bir hukuksuzluk iddiasıyla karşı karşıya kaldığını savundu. Halk iradesini hedef alan uygulamaların, gazetecilere yönelik baskıların ve kayyım kararlarının toplumun farklı kesimlerini etkilediğini belirten Yumrukaya, demokratik hakların korunması gerektiğini vurguladı. “Halk TV’ye yönelik karar özgür basını hedef alıyor” Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösteren Bayram Yumrukaya, kararın zamanlamasına da dikkat çekti. Yumrukaya, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bu hukuksuzlukların son halkası olarak dün şafak vakti, polis baskınıyla, pek çok yayın diliminde Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı olan Halk TV’ye kayyım atanmıştır. Bu karar yalnızca Halk TV’yi değil, aynı zamanda özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef almaktadır. Seçime giderken muhalefetin sesini kısmak, milletin özgürce seçim yapma hakkına el uzatmaktır.” İktidarın amacının mevcut düzeni sürdürmek olduğunu ileri süren Yumrukaya, devletin imkânlarının belirli çıkarları korumak için kullanıldığını iddia etti. Özgür basının susturulmaya ve değişim isteyen vatandaşların umutsuzluğa sürüklenmeye çalışıldığını savunan Yumrukaya, bu tür uygulamaların demokratik süreçlere zarar verdiğini dile getirdi. İmamoğlu’nun savunma sürecine dikkat çekti Yumrukaya, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin kararın zamanlamasını Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun yargı süreciyle ilişkilendirdi. İmamoğlu’nun savunmasının başladığı gün böyle bir karar alınmasını eleştiren Yumrukaya, devam eden siyasi davalarla ilgili kamuoyunun bilgi edinme hakkının önemine işaret etti. Yumrukaya, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “590 gündür savunma yapmayı bekleyen Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Silivri zindanında savunmasının başladığı gün bu karar alınmıştır. Tarihimizin en büyük siyasi davalarından biri sürerken halkın haber alma hakkına yapılan bu saldırı, davanın hukuksuzluğunu ve siyasi bir operasyon olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.” Yumrukaya, yaşanan gelişmelerin basın özgürlüğü ve demokratik hukuk devleti ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, vatandaşların siyasi gelişmeler hakkında özgür ve bağımsız kaynaklardan bilgi alabilmesinin önemini vurguladı. Fon krizi ve ekonomik mağduriyet iddialarını gündeme getirdi Bayram Yumrukaya, açıklamasında kamuoyunda tartışılan fon krizine de değindi. Söz konusu kriz nedeniyle yüz binlerce vatandaşın mağdur olduğunu ileri süren Yumrukaya, gelişmelerin üzerinin örtülmeye çalışıldığını iddia etti. Yumrukaya, “Asrın vurgunu olan fon krizinin iktidar kadrolarıyla ilişkisinin ortaya çıktığı bir dönemde bu karar alınmıştır. 500 bine yakın yurttaşın doğrudan soyulduğu, aileleriyle birlikte milyonlarca yurttaşın mağdur edildiği bu büyük soygunun üzeri örtülmeye çalışılmaktadır” ifadelerini kullandı. Fon krizine ilişkin değerlendirmelerini siyasi eleştirileri kapsamında dile getiren Yumrukaya, kamuoyunu ilgilendiren iddiaların açıklığa kavuşturulması ve vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini savundu. Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerine vurgu yaptı Yumrukaya, açıklamasında Türkiye’nin uluslararası ilişkileri ve yurt dışına asker gönderilmesine yönelik tartışmalara da yer verdi. Meclis’e sunulan bir anlaşma metni bulunmadığını ileri sürdüğü bir süreçte Mehmetçiğin Yemen’e gönderilmesinin tartışılmasını eleştiren Yumrukaya, konunun kamuoyundan uzaklaştırılmaya çalışıldığını iddia etti. Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerine dikkat çeken Yumrukaya, uluslararası anlaşmalar ve yurt dışına asker gönderilmesi gibi konularda anayasal süreçlerin önemini vurguladı. İktidarın dış politikaya ilişkin kararlarının Meclis denetimi ve demokratik tartışma çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade etti. “İktidar tükenmiştir, saldırganlığı bundandır” Türkiye’nin 81 ilinde farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarla birlikte demokrasi ve özgürlükler konusunda ortak bir duruş sergilediklerini belirten Yumrukaya, iktidara yönelik eleştirilerini sürdürdü. Yumrukaya, “İktidar tükenmiştir. Tükendiğinin farkındadır. Saldırganlığı bundandır” sözleriyle siyasi değerlendirmesini dile getirdi. Yargı, kolluk kuvvetleri ve kayyım uygulamaları üzerinden toplumun iradesinin yönlendirilebileceğini düşünenlerin yanıldığını savunan Yumrukaya, demokratik hakların korunmasının önemine dikkat çekti. “Gerçekler hapsedilemez” Açıklamasının sonunda Halk TV çalışanları başta olmak üzere tüm basın emekçileriyle dayanışma mesajı veren Bayram Yumrukaya, basın özgürlüğünün demokratik toplumların temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Yumrukaya, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçekler hapsedilemez. Halk TV’nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin yanındayız. Türkiye’nin her bir köşesinde umudu örgütlemeye, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi karanlığa hapsetmeye çalışanları mutlaka yeneceğiz. Türkiye susmayacak, millet susmayacak.”

YENİ Partili Çakırözer Basın Özgürlüğü Raporunu Açıkladı Haber

YENİ Partili Çakırözer Basın Özgürlüğü Raporunu Açıkladı

Türkiye’de basın özgürlüğü üzerindeki baskı her geçen gün büyüyor. Gazeteciler tutuklanıyor, ev hapsiyle susturuluyor; haber siteleri ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleriyle milyonlarca yurttaşın haber alma hakkı yok ediliyor. Yalnızca ekim ayının ilk haftasında gazeteciler Derya Okatan, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında ise yaptıkları haberler ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek ev hapsi kararı verildi. Son 70 günde 25 gazeteci gözaltına alındı, 10 gazeteci tutuklandı, 2 gazeteciye ev hapsi verildi. YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, ifade ve basın özgürlüğüne yönelik son iki aydaki ihlalleri ortaya koyan bilançosunu kamuoyuyla paylaştı. İktidarın “Ailem güvende” operasyonu gazetecileri hedef alırken, yüz binlerce yurttaşın mağdur olduğu fon krizi de yine gazetecilerin haberlerine ve sosyal medya paylaşımlarına yönelik baskı ve sansürün gerekçesine dönüştürüldü. Çakırözer, “AK Parti iktidarı gazetecileri tutuklayarak, ev hapsi vererek, haber sitelerini ve sosyal medya hesaplarını erişime kapatarak toplumun haber alma hakkını gasp ediyor. Basın özgürlüğü önündeki ihlalleri her geçen gün büyütüyor. Sansür ve yargı baskısı artık istisna değil, sistematik bir yönetim biçimine dönüşmüş durumda. Asrın vurgunu fon krizinde milleti dolandıranlar değil, açığa çıkaran gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Halkın haber alma hakkı engelleniyor. Basın özgürlüğü demokrasilerin olmazsa olmazıdır! Basın özgür değilse demokrasi de gelmez” dedi. ARTIK GAZETECİLİK TUTUKLAMA GEREKÇESİ YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer’in kamuoyuyla paylaştığı basın özgürlüğü raporuna göre gazeteciler, adli yılın başladığı eylül ayında en az 50 kez hâkim karşısına çıktı. Ağustos ve eylül aylarında çok sayıda gazeteci gözaltına alınırken, gazeteciler hakkında tutuklama ve adli kontrol kararları verildi. Rapora göre ağustos ve eylül aylarında Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler Oya Lale Özan Arslan ve Ali Tarakçı sosyal medya paylaşımları; Tuğba Tekerek ise “Ailem Güvende” operasyonu kapsamında tutuklandı. Gazeteciler Selahattin Günday ve Fatih Ergin ise eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Bolu Gündem Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykan, devletten kiralanan bir alanı işleten firmanın ziyaretçilerden tarifede belirtilen ücretin üzerinde para aldığı iddiasına ilişkin haberi nedeniyle tutuklandı. Aydın Denge Gazetesi’nin sosyal medya hesabından Gülşen Erdoğan’ın vefatının “Erdoğan vefat etti” başlığıyla duyurulmasının ardından “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Gazetenin temsilcisi Emin Aydın, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yeşim Ülker, muhabir İslam Keleş ve İrem Delice gözaltına alındı. Adli kontrolle serbest bırakılan gazetecilerden İrem Delice, savcılığın itirazı üzerine tutuklandı. HABER VE PAYLAŞIMA SORUŞTURMA İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, AK Parti ve MHP’li yöneticilerin İzmir’de gazetecilere yönelik tutumlarına ilişkin yaptığı açıklama nedeniyle ifade verdi. Ertuğrul Özkök hakkında, katıldığı bir yayındaki söylemleri nedeniyle soruşturma başlatıldı. Gazeteci İsmail Arı hakkında eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’e yönelik mesajı nedeniyle dava açılırken; gazeteci Canan Coşkun ve belgeselci Kazım Kızıl hakkında Rabia Naz davası kapsamında 7 yıl sonra dava açıldı. Gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan ve Şaban Sevinç ise İBB davasında hâkim karşısına çıkarıldı. İlke TV muhabiri Zilan Azad, Yeni Yaşam Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ahmet Güneş ve Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Çelebi hakkında yaptıkları haberler nedeniyle soruşturma açıldı. HABER TAKİBİNE GÖZALTI, SALDIRI VE ENGELLEME Gazeteci Can Bursalı ile Trabzon 360 Haber’in İmtiyaz Sahibi Hatice Aksoy ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Muhsin Aksoy yaptıkları haber ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle, Kemal Öztürk ise bir televizyon programındaki ifadeleri nedeniyle gözaltına alındı. BirGün muhabiri Sarya Toprak ve Alman ARD TV muhabiri Sener Azak, “Ailem güvende” operasyonlarını protesto eden eylemleri takip ederken gözaltına alındı. Gazeteciler Mehmet Toprak, Halil Biter ve Kenan Bayık, Şanlıurfa’da meydana gelen depreme ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındı. 24 TV kameramanı Fatih Coşkun, Silivri açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu gemisindeki arama-kurtarma çalışmalarını takip ederken saldırıya uğradı. AS TV muhabiri Oğuz Aksu ve kameramanının Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantısını takip etmesi bir belediye çalışanı tarafından engellendi. Urfa’da haber takibi yapan üç kadın gazeteci ise görevleri sırasında sözlü ve fiziki saldırıya maruz kaldı. SANSÜRÜN YENİ ADRESİ: SOSYAL MEDYA VE HABER SİTELERİ Türkiye gündemine oturan “Ailem güvende” operasyonları ile “fon vurgunu” sonrası gazetecilerin, ekonomistlerin, hak savunucularının, akademisyenlerin ve yurttaşların sosyal medya hesaplarına, basın kuruluşlarına ve haberlere erişim engelleri art arda geldi. Sadece eylül ayında 1.350’ye yakın sosyal medya hesabı erişime engellendi. Türkiye’nin ve dünyanın en fazla takip edilen haber sitelerinden T24’e erişim tamamen engellendi. Yine Evrensel, Kısa Dalga, Mezopotamya Haber Ajansı internet sitesi ve X hesabına erişim engeli getirildi. Sadece eylül ayında gazeteciler Alican Uludağ, Özlem Akarsu Çelik, Hilmi Hacaloğlu, Canan Kaya, Nasuh Bektaş, Fırat Fıstık, Sarya Toprak, Şirin Payzın, Furkan Karabay, Ali Tarakçı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci ile; ekonomi alanında yorum yapan Veysel Ulusoy, Emre Şirin, İnan Mutlu, Prof. Barış Övgün ile Umut-Sen’in kurucularından Başaran Aksu’nun sosyal medya hesaplarının da arasında yer aldığı birçok X hesabı erişime engellendi. Aralarında Uluslararası Af Örgütü, Hak İnisiyatifi, Barış Akademisyenleri, Kadın Koalisyonu, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Aile Dayanışma Ağı, ALİKEV ve Türkiye Psikiyatri Derneği’nin de bulunduğu çok sayıda hak savunucusu dernek ile meslek örgütünün hesaplarına erişim engeli getirildi. Erişim engellerini belgeleriyle raporlayan Prof. Dr. Yaman Akdeniz ile İfade Özgürlüğü Derneği, Engelli Web ve MLSA’nın sosyal medya hesapları da erişime engellendi. Ağustos ve eylül aylarında hesaplara getirilen erişim engellemelerinin yanı sıra kamuoyunu yakından ilgilendiren onlarca haber de yine erişime engellendi. Bunlar arasında; “Fon krizinde bazı yatırım ve portföy yönetim şirketleri ile bu şirketlerin yönetici ve ortaklarının kamuoyunca tanınan isimlerle bağlantılarına ilişkin haberler, Şeytantepe belgeseli, Özlem Çerçioğlu’nun ailesinin TOGG ile ticari ilişkisine dair haber, Eski TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın komşularıyla yaşadığı sıkıntılar, Zülfikarlar Holding bünyesindeki şirketler ve yöneticilere ilişkin soruşturma, tutuklama ve konkordato haberleri, Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin haberler, eski Sağlık Bakanı ve Medipol Hastanesine ilişkin dosya haberler” yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.