SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fizik Tedavi

Porsuk Haber Ajansı - Fizik Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fizik Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık-Sen Şube Başkanı Köksal: "Eskişehir'de Adeta Bir Hastalık Hastalığı Başladı" Haber

Sağlık-Sen Şube Başkanı Köksal: "Eskişehir'de Adeta Bir Hastalık Hastalığı Başladı"

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, düzenlediği basın toplantısında kentin sağlık sistemine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu ve Eskişehir'de her ay 1 milyon kişinin sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirtti. Köksal, 1 milyon nüfuslu bir şehirde 1 milyon kişinin sağlık kuruluşlarına başvurması durumunda ne kadar yeni bina yapılırsa yapılsın ne kuyrukların biteceğini ne de hastaların yaşadığı sıkıntıların sona ereceğini ifade etti. İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici'yi 8 bin 75 sağlık çalışanının 1 milyon hastaya hizmet verdiğini ifade ederek yoğun emeği ortaya koyduğu için tebrik eden Köksal, aynı zamanda "performans yapın" anlayışıyla doktor ile hasta arasındaki muayene süresinin normalin dışına çıkacak şekilde azaltıldığını gösterdiğini söyledi. Bir ay içerisinde yaklaşık 20 iş günü olduğunu, dahili ve cerrahi branşlardaki doktorların çalışma düzenlerinin farklılık gösterdiğini, örneğin bir hekimin haftanın 5 günlük süresinin ancak 3 gününde poliklinik yapabildiğini aktaran Köksal, Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde 180-190 ve Eskişehir Şehir Hastanesi'nde yaklaşık 250 hekimin poliklinik yaptığı bir şehirde 1 milyon başvuru olmasının Eskişehir'de adeta bir "hastalık hastalığı" başladığını gösterdiğini dile getirdi. Vatandaşların sağlık kuruluşlarına başvuru alışkanlıklarının da değerlendirilmesi gerektiğini, kendi yerine bir başkasının birden fazla kez gidip muayene olduğunu belirten Köksal, vatandaşların sağduyulu bir şekilde bilgilendirilerek gereksiz sağlık başvurularının önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı ve Türkiye'deki sağlık sisteminin artık yeniden reformize edilmesi gerektiğini kaydetti. 2007 yılında Eskişehir'de 4 ambulansla hizmet verilirken bugün 67 adet 112 ambulansının hizmet verdiğini, ambulans sayısının yaklaşık 15 kat artmasına rağmen nüfusun yalnızca yüzde 25 arttığını, buna rağmen vatandaşın hâlâ ambulansa ulaşmakta sorun yaşaması durumunda sağlık hizmetinin sunumuyla ilgili sistemin gerçekliğinin dışına çıkılmış demektir dedi. İnsanların doğrudan beyin cerrahisine muayene olabildiğini, Avrupa'da ise bir beyin cerrahına ulaşma süresinin 6 ayı bulabildiğini ve kişinin aile hekimini görmeden doğrudan uzman hekime gitmediğini belirten Köksal, Türkiye'de MHRS'yi arayanlara aile hekimine gitmelerinin söylendiğini ve böyle bir sistemi yönetmenin zor olduğunu ifade ederek Bakanlığa ve paydaşlara çağrıda bulundu, Eskişehir'deki tüm sağlık çalışanlarını emek ve özverilerinden dolayı tebrik etti. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy'u ziyaret ettiklerini ve rektörün yaptığı çıkışın son derece önemli olduğunu belirten Köksal, 1970 yılında temeli atılmış bir binanın yaklaşık 1 milyar TL'lik bütçeyle güçlendirilmesinin yanlış olduğunu, bunun 2026 yılındaki güçlü Türkiye imajına yakışmadığını ve o binanın güçlendirilmek yerine yıkılarak yeniden yapılması gerektiğini savundu. Rektör Gümüşsoy'un binanın yıkılması gerektiğini belirterek Ankara'nın yolunu tutacaklarını ifade ettiğini aktaran Köksal, topun Eskişehir'i temsil eden siyasetçilerde olduğunu, Gaziantep ve Erzurum gibi illere ciddi bütçeler ayrılırken Eskişehir'in bundan mahrum bırakılmaması gerektiğini ve ESOGÜ'ye sıfırdan modern bir hastane binası kazandırılması gerektiğini söyledi. Hastanelerde acil bir şekilde sağlık çalışanı istihdamına ihtiyaç olduğunu belirten Köksal, Yunus Emre Devlet Hastanesi ve Eskişehir Şehir Hastanesi ile ilgili raporda sistemde 890 hemşire görünmesine rağmen yaklaşık 200'ünün nöbet tutamadığını, geri hizmetlerde değerlendirilen bu personelin sahada çalışan meslektaşlarının yükünü paylaşamadığını ifade etti. Her 10 çalışandan 2'sinin aktif nöbet sisteminin dışında kaldığı bir yapıda yetişilemeyeceğini söyleyen Köksal, sağlık çalışanları arasında korunan bir kesim bulunduğuna yönelik rahatsızlıklar olduğunu, sahada çalışabilecek durumda olan herkesin sahada görev yapması gerektiğini belirtti. Eskişehir'in nüfusunun 1 milyona ulaştığını ve Afyonkarahisar, Kütahya, Bilecik gibi çevre illerden de hasta kabul ettiklerini belirten Köksal, siyasetçilerin ve bürokratların araya kimseyi sokmadan randevu alarak sistemi görmesi gerektiğini kaydetti. "Sağlık çalışanı işportacı değildir" diyerek insanları kanser taramasına çağırıp ardından tetkikler için 6 ay sonrasına randevu vermenin insanı psikolojik olarak yıprattığını dile getiren Köksal, alt yapı ve personel uygun değilse sistemin buna göre düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Eskişehir Devlet Hastanesi'nin yerine yaklaşık 600 yataklı yeni bir hastane yapılarak şehrin sağlık yükünün dağıtılmasını isteyen Köksal, Kızılinler'deki termal kaynakların sağlık hizmetine dönüştürülerek üçüncü büyük hastanenin fizik tedavi alanında planlanabileceğini, 1980'li yıllarda Askeri Hastane'de gazilerin tedavi gördüğü gibi kamuda aynı hizmeti verebilecek bir fizik tedavi havuzunun bugün bulunmadığını ifade etti. Karşımızda yorgun aile hekimleri, doktorlar ve hemşireler olduğunu, çalışma koşulları ve personel sayısı düzeltilmediği sürece bu yorgunluğun ortadan kalkmayacağını belirten Köksal, bir hekimin günde 85 hastaya bakmasının mola vermeden çalışsa bile gerçekçi olmadığını ve hastanın bilgisayar ekranından takip edilmek zorunda kalındığını söyledi. Sağlık sisteminin başarısının yalnızca kaç kişiye bakıldığıyla değil, toplumun ne kadar sağlıklı hale geldiğiyle ölçülmesi gerektiğini ifade eden Köksal, Eskişehir'deki sağlık çalışanı sayısının yetersiz olduğunu ve PDC'lerin artan nüfus ve çevre illerden gelen hastalar dikkate alınarak güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Devlet hastaneleri ve diş hastanelerinde yaklaşık 180 diş hekimi ile hizmet verildiğini, tıp fakültesi dahil kamudaki diş hekimi sayısının 260'a yaklaştığını, özel sektörde ise yaklaşık 400 diş hekimi bulunduğunu belirten Köksal, 2015 sonrasındaki sağlık politikalarıyla özel sektörün ağırlığının arttığını ifade etti. Özel hastanelerdeki doğum sayılarının ve SGK'ye kesilen faturaların kamu ile karşılaştırılması için Vali'ye çağrıda bulunan Köksal, sağlık hizmetinin devlet eliyle verilmesi gerektiğini ve güçlü bir kamu sağlık sistemine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Eskişehir'e dördüncü bir özel hastane yapılıp yapılmaması sorusuna karşılık, kamu tarafındaki kapasite ihtiyacı karşılanmadığı sürece özel hastanelere yönelimin süreceğini, bu nedenle öncelikli meselenin kamu sağlık sisteminin kapasitesinin güçlendirilmesi olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

ERİAD’dan Kızılinler Projesi İçin "Zaman Daralıyor" Uyarısı Haber

ERİAD’dan Kızılinler Projesi İçin "Zaman Daralıyor" Uyarısı

Eskişehir Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ERİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rüştü Şentuna, kamuoyunda uzun süredir tartışılan Kızılinler Termal Turizm Bölgesi ve havacılık turizmi projelerine açıklık getirmek üzere kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Sürecin tüm detaylarını belgeleriyle paylaşan Şentuna, "12 Ekim 2026 tarihi Eskişehir için kritik bir eşiktir. Gelin bu fırsatı kaçırmayalım, siyasi tartışmaların arkasına sığınmadan çözüme odaklanalım" çağrısında bulundu. ​"Amacımız Siyasi Polemik Değil, Eskişehir'e Yatırım Kazandırmaktır" ERİAD Yönetim Kurulu Başkanı Rüştü Şentuna yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "​Bugün burada bir araya gelmemizin temel amacı; Kızılinler Termal Turizm Bölgesi ve havacılık kampüs turizm projeleriyle ilgili kamuoyunda gündeme gelen bazı konulara ve yapılan tartışmalara netlik kazandırmaktır. Öncelikle kesin olarak ifade etmek isterim ki, biz bu sürecin hiçbir siyasi polemiğin veya gerilimin parçası olmasını istemiyoruz. Hiç kimseyle laf dalaşına girmek gibi bir derdimiz yok. Tek bir derdimiz var: Geçmişe takılıp kalmadan, gerginlik yaratmadan bu şehre yatırım kazandırmak. ​Kamuoyunun kafasında en ufak bir soru işareti kalmaması adına, yaklaşık 20 yıldır devam eden bu projelerin tarihçesini ve tüm belgelerini sizlerle paylaşıyoruz. ​Kızılinler’in 20 Yıllık Serüveni ve Hazırlık Sürecimiz ​Kızılinler’i doğru bir yere konumlandırmak gerekir. Bu bölge, 16 Aralık 2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bugün tartıştığımız konu bugünün değil, tam 20 yıl öncesinin meselesidir. Aradan geçen uzun yıllar boyunca sürekli konuşulmasına rağmen somut bir adım atılamamıştır. ​Biz ERİAD olarak, turizm çeşitliliğini artırmak ve bu değeri Eskişehir’e kazandırmak amacıyla bir araya geldik. Sermayemizi ortaya koyduk, projelerimizi hazırladık ve 2020 yılından bu yana bu projeyle yatıp kalkıyoruz. ​Bugün burada sadece bir niyetten bahsetmiyoruz; ortada ciddi bir emek, hazırlık ve sermaye var: ​Şirketimizi kurduk, projelerimizi hazırladık. ​ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) sürecine girdik. ​Teminatlarımızı yatırdık, bedellerimizi ödedik, ilgili kurumlarla resmi yazışmaları yaptık. ​Teknik çalışmalarımızı tamamlayıp, kadastro işlemlerinden ağaç rölüvesine kadar her türlü tahsis aşamasını eksiksiz yerine getirdik. ​12 Ay Kesintisiz Hizmet Verecek Bir "Sağlık ve Yaşam Merkezi" Hayal Ettik ​Nasıl bir proje yapmak istiyoruz? Kızılinler Termal Turizm Bölgesi'ni hep birlikte, Eskişehir’e yakışır bir şekilde hayata geçirmek istiyoruz. İmar planında burası "Sağlık Turizm Tesisi" olarak geçiyor. Dolayısıyla burayı basit bir kaplıca yapımından ibaret görmedik; termali sağlıkla birleştiren devasa bir konsept kurguladık. ​Bu projenin içerisinde; zengin mineral oranına sahip, Türkiye'nin en kıymetli termal sularından yararlanan havuzlar, fizik tedavi merkezleri, spor alanları, 90 odalı oteller, aqua parklar ve en önemlisi geriatri (yaşlı bakım ve rehabilitasyon) merkezi yer alıyor. Burası sadece günübirlik kullanılan bir tesis değil, 12 ay boyunca kesintisiz çalışacak bir yaşam merkezi olacaktır. ​Eskişehir’in havacılık, sanayi ve turizm potansiyellerinden sürekli bahsediyoruz. Ancak potansiyel tek başına bir anlam ifade etmez; onu hayata geçirmek gerekir. Biz tam da bu noktada taşın altına elimizi koyduk. ​Ankara Temasları ve Tahsis Süreci ​2023 yılının Aralık ayında Bakanlığa başvurarak projede var olduğumuzu ve tahsis sürecinin açılmasını talep ettik. Bakanlıktaki bürokratik süreçlerin ardından, iktidar milletvekillerimizden ve il başkanımızdan destek istedik. Ankara'ya defalarca gittik; son aşamada bir milletvekilimizle birlikte bizzat Bakan ile görüşerek taleplerimizi birinci ağızdan ilettik. ​Bu girişimler neticesinde: ​Mayıs 2025: Proje yeniden tahsis projesine çıkarıldı. ​20 Haziran 2025: Müzakerelere katıldık. 20 yıldır olduğu gibi yine başka katılımcı yoktu, tek katılımcı olarak teminatlarımızı yatırdık, belgelerimizi sunduk ve resmi tahsis kararımız alındı. ​Ancak sonrasında arazinin tahsisi aşamasında çeşitli dirençler ve ekonomik zorluklarla karşılaştık. Enflasyonun maliyetleri katlamasına rağmen arkadaşlarımız "Eskişehir'e söz verdik, bu sözün arkasındayız" diyerek vazgeçmediler ve 30 Eylül 2025'te gelinen noktayı kamuoyuyla paylaştık. Bakanlık tarafından bize verilen 1 yıllık yasal ön izin süresinin de sonuna yaklaşmış bulunmaktayız. ​Kritik Eşik: 12 Ekim 2026 Tarihini Kaçırmayalım ​Şu anda önümüzde 1 aydan az bir süre kaldı. Bakanlığın verdiği bu yasal sürenin uzatılma ihtimali bulunmuyor. 12 Ekim 2026 tarihine kadar yapmamız gereken güncellemeleri, harçları ve belgeleri eksiksiz bir şekilde tamamlayıp Bakanlığa sunmak zorundayız. ​Eğer bu süre zarfında işlemler tamamlanıp dosya sunulmazsa, proje programdan düşecek ve bölge tamamen turizm alanı statüsünden çıkarılacaktır. Böyle bir durumun gerçekleşmesi, yatırımcılarda çok ciddi bir güven sarsılmasına yol açacak ve gelecekte Eskişehir’e yatırım yapılma ihtimalini zayıflatacaktır. Bunu tüm kamuoyunun göz önüne almasını istiyoruz. ​Biz herhangi bir ayrıcalık istemiyoruz. Kimsenin hakkını gasp etmek ya da birinin önüne geçmek gibi bir niyetimiz yok. Sadece mevzuat çerçevesinde çözüm istiyoruz ve üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız. ​Havacılık Projeleri ve Hasanbey Kervan Bölgesi ​Toplantıda gündeme gelen havacılık turizmi ve genel havacılık çalışmalarına da değinmek isterim. Ulaştırma Bakanlığı'nın genel havacılık projelerini çok kıymetli buluyor, Eskişehir’i sadece savunma sanayiinde değil genel havacılıkta da bir üs yapma amacıyla ciddi çalışmalar yürütüyorduk. Ancak 800 bin liralık son harç gibi bürokratik pürüzler ve olumsuzluklar nedeniyle bu konu şu an için şehrin gündeminden düşmüştür. Bizim de artık gündemimizde değildir. ​"Tarafımız Siyaset Değil, Eskişehir'dir" ​Bizim tarafımız bellidir: Tarafımız Eskişehir'dir. Bugüne kadar destek veren tüm milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve kamu kurumlarımıza teşekkür ediyorum. ​Bu projenin arkasında sadece ben değilim; Eskişehir'de yaşayan, üreten, vergi veren ve istihdam sağlayan yüzlerce sanayici ve iş insanının ortak iradesi var. Bu yatırım gerçekleşirse Eskişehir kazanacak, Türkiye kazanacak, turizm ve istihdam kazanacak. ​Son söz olarak yineliyorum: Biz siyasi polemiklerin içerisinde yer almak istemiyoruz. Tek derdimiz var, o da şehrimizin kazanmasıdır. Kurumlarımıza son kez çağrı yapıyor; eksik parçaları tamamlayalım, önümüzde duran bu kısıtlı zamanı birlikte değerlendirelim diyoruz. 12 Ekim 2026 Eskişehir için kritik bir tarihtir, bu fırsatı asla kaçırmayalım." dedi.

Ataç: “Deneyimli Vatandaşlarımızı Geçim Sıkıntısına Ve Yalnızlığa Terk Edemeyiz” Haber

Ataç: “Deneyimli Vatandaşlarımızı Geçim Sıkıntısına Ve Yalnızlığa Terk Edemeyiz”

Türkiye’de ve Eskişehir’de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı giderek artarken Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, deneyimli vatandaşların yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekti. Ataç, “Hayatını çalışarak ve üreterek geçirmiş insanlarımız bugün en temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanıyorsa burada büyük bir sosyal adaletsizlik vardır. Deneyimli vatandaşlarımızı geçim sıkıntısına, yalnızlığa ve sosyal hayattan kopuşa terk edemeyiz.” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, nüfus içindeki payı giderek artan deneyimli vatandaşların ekonomik güçlüklerin yanı sıra sağlık, barınma, kültürel yaşama erişim, sosyalleşme ve yalnızlık gibi çok boyutlu sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Özellikle geçim sıkıntısı yaşayan emeklilere dikkat çeken Başkan Ataç, şöyle konuştu: “Ülkemizde milyonlarca emekli ve deneyimli vatandaşımız, yıllarca çalışıp ürettikten sonra bugün hayatının en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Emekli aylıkları, artan hayat pahalılığı karşısında en temel ihtiyaçları bile karşılamaktan uzak kaldı. Kirasını, faturasını, gıdasını ve sağlık giderlerini karşılamakta zorlanan insanlarımız var. Pazardan ihtiyacı kadar alışveriş yapamayan, evini ısıtmakla mutfağını doldurmak arasında seçim yapmak zorunda bırakılan emeklilerimizin yaşadığı bu tablo kabul edilemez. Yaşamının en kıymetli yıllarını ülkesine, kentine ve ailesine emek vererek geçiren vatandaşlarımız insanca yaşayabilecekleri bir geliri hak ediyor.” Deneyimli vatandaşların sorunlarının gelir yetersizliğiyle sınırlı olmadığına işaret eden Ataç, yalnızlığın ve sosyal hayattan kopuşun da önemli bir toplumsal sorun hâline geldiğini vurguladı. “Yaş almak, yalnızlaşmak değildir” Başkan Ataç; Zincirlikuyu Mahallesi’nde bulunan ve Aralık 2021’den bu yana hizmet veren Metin Özöğüt Yaşam Merkezi’nin öncelikle sosyal veya ekonomik yoksunluk içinde bulunan; barınma, beslenme ve bakım ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çeken deneyimli vatandaşlara hizmet verdiğini hatırlattı. Başkan Ataç, merkezin bir bakım tesisi değil, insan onurunu ve dayanışmayı esas alan bir sosyal belediyecilik modeli olduğunu söyledi. Başkan Ataç, şunları söyledi: “Yuva, yalnızca dört duvardan ibaret değildir. Yuva; güvendir, ilgidir, dayanışmadır ve ihtiyaç duyulduğunda sevgiyle uzanan bir eldir. Metin Özöğüt Yaşam Merkezimizi de bu anlayışla hayata geçirdik. Burada deneyimli vatandaşlarımızın yalnızca barınma, beslenme ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamıyoruz. Onların sosyalleşmesini, üretmesini, sanatla ve sporla buluşmasını, kendilerini güvende ve değerli hissetmesini sağlıyoruz. Bizim için yaş almak; yalnızlaşmak ya da hayattan uzaklaşmak değildir. Deneyimli vatandaşlarımız bu kentin hafızasıdır. Onların bilgi ve birikimi toplumumuz için çok kıymetlidir. Bize düşen, kendilerine yalnızca belirli gün ve haftalarda hatırlanan bireyler olarak değil, yaşamın her alanında söz sahibi yurttaşlar olarak yaklaşmaktır.” Sosyal belediyecilikte örnek proje Metin Özöğüt Yaşam Merkezi’nde 2026 yılının ocak-haziran döneminde 42 sosyal etkinlik düzenlendi. Resim, müzik, tiyatro, koro, spor, el sanatları ve örgü çalışmaları ile merkez dışına düzenlenen kültürel geziler başta olmak üzere gerçekleştirilen etkinliklere toplam 751 katılım sağlandı. Aynı dönemde merkez sakinleriyle 110 bireysel görüşme gerçekleştirildi. İhtiyaçları doğrultusunda 7 psikiyatri yönlendirmesi yapılırken 9 yeni konuk merkeze kabul edildi. Sağlık ve bakım hizmetleri kesintisiz sürüyor Metin Özöğüt Yaşam Merkezi’nde doktor gözetiminde 7 gün 24 saat sağlık hizmeti verilirken merkez sakinlerinin muayeneleri, ilaç takipleri ve sağlık kontrolleri düzenli olarak gerçekleştiriliyor. 2026 yılının ilk altı ayında merkezde 343 muayene yapıldı. Vatandaşların sağlık kuruluşlarına 476 kez sevki sağlanırken 43 acil müdahale gerçekleştirildi. Aynı dönemde 2 bin 619 pansuman ve enjeksiyon işlemi ile 707 öz bakım hizmeti verildi. Deneyimli vatandaşların fiziksel hareketliliğinin korunması ve yaşam kalitelerinin artırılması amacıyla fizyoterapist eşliğinde bireysel ve grup çalışmaları da sürdürülüyor. Yılın ilk altı ayında bireysel fizik tedavi seanslarına 332, grup seanslarına ise bin 27 katılım gerçekleşti. “İnsanca yaşamak bir haktır” Başkan Ataç, sözlerini şöyle tamamladı: “Elimizdeki tüm olanakları vatandaşlarımız için seferber ediyoruz. Ancak emeklilerimizin insanca yaşayabilecekleri bir gelire kavuşturulması ve sosyal hayata eşit biçimde katılmalarının sağlanması hükümetin de temel sorumluluğudur. İnsanca yaşamak bir ayrıcalık değil, haktır. Tepebaşı’nda hiçbir deneyimli vatandaşımızın kendisini yalnız ve çaresiz hissetmemesi için çalışmaya devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.