SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fitre

Porsuk Haber Ajansı - Fitre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fitre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bütçe Harcamalarından Emekli ve Emekçiye Kırıntı Düştü! Haber

Bütçe Harcamalarından Emekli ve Emekçiye Kırıntı Düştü!

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı bütçe gerçekleşme verileri üzerinden yaptığı değerlendirmede, sosyal güvenlik sistemine ayrılan kaynağın bütçe artışının gerisinde bırakıldığını belirtti. Taşcıer yaptığı yazılı açıklamada, 2025 yılı ocak ayında merkezi bütçeden sosyal güvenlik sistemine ayrılan payın yüzde 15,48 olduğunu, 2026 yılı ocak ayında ise bu oranın yüzde 14,77’ye gerilediğini açıkladı. Bu düşüşün yüzde 4,6’lık bir kesintiye karşılık geldiğini belirten Taşcıer, bunun bütçe ölçeğinde milyarlarca liralık daralma anlamına geldiğini kaydetti. “Bütçe yüzde 55 arttı, sosyal güvenlik yüzde 48’de kaldı” 2026 yılı ocak ayında merkezi bütçe giderlerinin bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 55 arttığını ifade eden Taşcıer, sosyal güvenlik sistemine yapılan artışın ise yüzde 48’de kaldığını belirtti. CHP’li Taşcıer, “Bütçe büyüyor ancak sosyal güvenliğe aynı oranda pay ayrılmıyor. Pastayı büyütenler, emeklinin payını küçültüyor” değerlendirmesinde bulundu. “Tek ayda 12 milyar liralık kesinti” Taşcıer, sosyal güvenlik sistemine yapılan aktarımın bütçe giderleriyle aynı oranda artırılması halinde ocak ayında 241,6 milyar TL yerine 253,4 milyar TL aktarılması gerektiğini, aradaki yaklaşık 12 milyar liralık farkın kesinti anlamına geldiğini söyledi. “Tek bir ayda ortaya çıkan bu kesintinin yıl geneline yayılması halinde çok daha ağır bir tablo ortaya çıkacaktır” diyen Taşcıer, bunun siyasi bir tercih olduğunu savundu. “12 milyar lira ile ne yapılabilirdi?” Taşcıer, söz konusu 12 milyar liranın farklı sosyal destek kalemlerinde kullanılabileceğini belirterek şu örnekleri verdi: 4,8 milyon haneye ayda 4’er kilo kırmızı et desteği sağlanabilirdi. 5,8 milyon haneye 4’er adet Ramazan kolisi dağıtılabilirdi. Gamze Taşcıer, emeklilere yapılan artışın Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen bir aylık fitre tutarının yaklaşık 6,2 kat altında kaldığını da ifade etti. “Faiz ödemeleri bütçeyi yuttu” Ocak ayında bütçeden faize 456,4 milyar TL ayrıldığını hatırlatan Taşcıer, bunun günde 14,7 milyar, saatte 613 milyon, dakikada 10,2 milyon liraya karşılık geldiğini söyledi. Aynı dönemde sosyal güvenlik sisteminin finansmanı için hazineden aktarılan kaynağın bunun yarısı düzeyinde kaldığını belirten Taşcıer, “Bütçede faiz için ayrılan para, emeklinin, dulun, yetimin ve çalışanların sosyal güvenlik hakkına ayrılan kaynağın iki katına ulaştı” dedi. “Emekli aylıkları sefalet düzeyinden uzaklaştırılabilirdi” CHP’li Taşcıer, ocak ayında faiz için harcanan paranın günde 736 bin en düşük emekli aylığına denk geldiğini belirterek, “Sadece ocak ayında faize ayrılan kaynakla en düşük emekli aylığı alan 5 milyon yurttaşın geliri yaklaşık bir yıl boyunca asgari ücret düzeyine çıkarılabilirdi. Aynı şekilde ortalama emekli aylıkları da sefalet çizgisinden uzaklaştırılabilirdi” ifadelerini kullandı. “Bayram ikramiyeleri de artırılabilirdi” Taşcıer, 17 milyon emeklinin 4.000 lira olan bayram ikramiyesini asgari ücret düzeyi olan 28.075 liraya çıkarmak için gerekli kaynağın 409 milyar lira olduğunu belirterek, “Ocak ayında faize aktarılan 456,4 milyar liralık tutar dikkate alındığında bu tutar söz konusu düzenlemeyi karşılamaya yetiyordu. Buna rağmen bu tercih yapılmadı ve şimdi 1.000 liralık sınırlı artış ‘müjde’ olarak sunulacak” dedi. “Siyasi manipülasyon yürütülüyor” Taşcıer açıklamasında, iktidarın “CHP gelirse sosyal yardımlar kesilir” söylemi üzerinden kamuoyunda algı oluşturduğunu belirterek bunun açık bir siyasi manipülasyon olduğunu savundu. “Bütçe bir tercih meselesidir. Sosyal güvenlik sistemi toplumsal bir sözleşmedir. Bugünkü tablonun sorumluluğu muhalefete değil, bütçe tercihini emekten yana kullanmayan iktidara aittir” ifadelerini kullanan Taşcıer, merkezi bütçe giderleri yüzde 55 artarken sosyal güvenliğe ayrılan kaynağın yüzde 4,6 daraltılmasının siyasi sorumluluğunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait olduğunu kaydetti. CHP’nin çözüm başlıkları Asgari ücret etrafında sıkışmış bir ücret yapısıyla sosyal güvenlik sistemin sağlıklı işlemesinin mümkün olmadığını ifade eden Taşcıer, ücretler yükselmeden prim gelirlerinin artmayacağını, prim gelirleri artmadan da sosyal güvenlik sisteminin dengelenemeyeceğini belirtti. CHP’nin sosyal güvenlik sistemine ilişkin yaklaşımını da şu başlıklarla açıkladı: Merkezi bütçeden sosyal güvenliğe ayrılan payın artırılması Emeklilikte prime dayalı adaletin yeniden tesis edilmesi Aylık bağlama oranlarının yükseltilmesi Emekli aylıklarının büyümeden düzenli pay almasının sağlanması Kayıt dışı istihdamla etkin mücadele edilmesi ve prim tabanının genişletilmesi Taşcıer, açıklamasını, “Biz milyonlarca emekliyi sefalette buluşturan bu meseleyi çözeceğiz” sözleriyle tamamladı.

180 TL Olarak Açıklanan Fitre Bir Öğün Yemeğe Yetmiyor! Haber

180 TL Olarak Açıklanan Fitre Bir Öğün Yemeğe Yetmiyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen 2025 yılı fitre tutarının amaca hizmet eden bir tutar olmadığını söyledi. Gürer, fitre miktarının bir öğün yemeği sahi karşılamadığını belirtti. Açıklanan tutarın nasıl hesaplandığını sordu. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “80 gram üzerinde altını olan ve borcu bulunmayan kişilere fitre düşüyor. 2024 yılında fitre 130 lira olarak belirlenmişti. Bu yıl ise 180 lira olarak açıklandı, fitre tutarının bir kişiye bir gün boyunca iki öğün yemek sağlayacak şekilde hesaplanıyor. Açıklanan tutar bu miktarın alım gücü açısından yetersiz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu rakamı hangi kriterlere göre belirlediğini sorgulamak gerekiyor.” ifadelerini kullandı. EMEKLİLER SADAKA VERİLECEK DURUMA DÜŞÜRÜLDÜ  CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fitre tutarının yetersizliğini açıklamak için örnekler verdi: “Emekliler, sabahın erken saatlerinde bir kilogram et alabilmek için et ve süt kurumu satış noktalarında kuyruğa giriyor. Diyanet İşleri Başkanlığı emekliye de fitre verilebileceğini açıkladı. bu 180 lira hangi kriter dikkate alınarak belirlendi? Bugün normal bir lokantaya gittiğinizde bu fiyata bir öğün yemek bile yiyemezsiniz.” Gürer, basın toplantısında güncel fiyatları da paylaşarak fitrenin yetersizliğini rakamlarla gözler önüne serdi: Basın toplantısına getirdiği bazı ürünlerinde fiyatlarını paylaştı. 180 TL ile ne alınabildiğini anlattı. 248 gram kıyma: 181 TL Bir adet hurma: 10 TL En düşük fiyattan  600 gram beyaz peynir: 186 TL Bir adet poğaça: 22 TL 250 gram dana kuşbaşı: 182 TL İki kilo  domates: 180 TL 700 gram tavuk: 184 TL İki kilo biber 180 TL  Bir adet patlıcan 37 TL  Simit 20 TL  Su 10 TL  Yağ, salça, pişirme giderleri, yemeğe dönüşmesi için gerekli diğer giderler dikkate alındığında fitre bir öğün yemek için dahi yeterli değil. Belirlenen tutar bir öğün yemek malzemesi karşılayamıyor. Bu durumda hangi kriterlerin dikkate alındığı sorgulamak gerekiyor. Enflasyon dikkate alınarak bu hesaplamalar yapılmalıdır.” diyen .Gürer Diyanetin emeklilere fitre verilebileceği açıklamasını da emekli fitreye muhtaç duruma düşürüldü diyerek yorumladı. YOKSULLUK VE AÇLIK TEHLİKESİNE DİKKAT ÇEKTİ Türkiye’de derinleşen yoksulluk sorununa da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geniş halk kesimlerinin gizli açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade ederek, “Ülkemizde derin bir yoksulluk var ve bu giderek yaygınlaşıyor. Sağlıklı beslenme şartlarından yoksun çocuklarımız var. Kalori dışında protein ihtiyaçlarını da karşılayamıyorlar. Bu durum, özellikle gelişim çağındaki çocukları olumsuz etkiliyor ve toplumun önemli bir kesimini tehdit ediyor Bu durum gizli açlık tehlikesini yaygınlaştırıyor. Bir tarafın geliri artıyor geniş kesimler yoksullaşıyor. Emekli sadaka verilecek noktaya düşürüldü.”dedi FİTRE TUTARI GERÇEKÇİ DEĞİL CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’den Diyanet İşleri Başkanlığı’nın belirlediği fitre tutarının en azından bir ailenin bir iftarda tükettiği gıda ürünlerini kapsaması gerektiğini vurguladı. “Emeklinin maaşı ev kirasına yetmiyor, gıda harcamalarına yetişemiyor,” diyen Gürer, emeklilerin lokantada iftar yapmasının artık imkansız hale geldiğini belirtti. “İftar menüsü fiyatları en düşük 750 liradan başlayıp 3.000 liraya kadar uzanıyor. İnsanların oruç açmak için lokantaya gitmesi hayal oldu. Belirlenen fitre tutarının, en azından bir ailenin bir iftarda tüketeceği gıda masrafını karşılaması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. FİTRE TUTARI NASIL BELİRLENİYOR? Gürer, Diyanet İşleri Başkanlığı’na çağrıda bulunarak, fitre tutarının hangi kriterlere göre belirlendiğinin açıklanmasını istedi: “Ramazan ayı, ibadet ayı olmasının yanı sıra, paylaşım ve toplumsal dayanışma ayıdır. Ancak 180 liralık fitre tutarı, iki öğün yemek için bile yeterli değil. Diyanet İşleri Başkanı, belki pazara çıkmaya vakit bulamıyordur. Ancak 81 ilin müftüsüne bir yazı gönderip, ‘Bölgenizde bir ailenin bir öğün yemek masrafı nedir?’ diye sorsa, daha gerçekçi bir rakam ortaya çıkabilir.” Gürer, Kurban Bayramı’nda da benzer bir durum yaşandığını hatırlatarak, “11.750 liralık vekaletle kurban fiyatı açıklanmıştı ama bu rakama kurban bulunamadı. Temin edilen yeri açıklayın ki vatandaş da oradan alabilsin, demiştik. Bugün de aynı şeyi söylüyorum: 180 lira ile iki öğün yemek yenebilecek gıda nereden alınıyor? Bunun bilinmesi lazım.” dedi. DERİNLEŞEN YOKSULLUK VE ARTAN BORÇ YÜKÜ Basın toplantısında ekonomik sıkıntılara da değinen Ömer Fethi Gürer, yoksulluğun yaygınlaştığını ve insanların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirterek, “Nice insanlar var ki, yaşadığı açlığı ve yoksulluğu başkalarına hissettirmemek için acılarını içine gömüyor. Bir ailenin birden fazla ferdi çalışsa da geçimlerini sağlayamıyor. Kredi kartı borçları nedeniyle bir bankadan diğerine borç aktararak yaşamlarını sürdürüyorlar. Kredi kartı ve kredi borçları 4 trilyon lirayı aşmış durumda, icra dosyası sayısı her geçen gün artıyor.” diye konuştu. FİTRE GERÇEKÇİ OLMALI Gürer, belirlenen fitre tutarının TÜİK’in hesaplamalarını bile karşılamadığını belirterek, “Diyanet İşleri Başkanlığı, geçen yılın rakamlarını kriter alıyor. Ancak enflasyon dikkate alındığında, fitrenin daha gerçekçi bir düzeye çekilmesi şart. Ramazan ayı, dayanışma ve paylaşım ayı olmasının yanı sıra, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamalarına da vesile olmalı.” dedi. FİTRE TUTARI İNSAN ONURUNA YAKIŞIR SEVİYEDE BELİRLENMELİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıkladığı 180 liralık fitre tutarına ilişkin yetersizliğine dikkat çekerek, “Fitrenin, en az iki öğünlük yemeğin tüm masraflarını karşılayacak bir tutara yükseltilmesi gerekiyor. ‘Fitreyi 180 liranın üzerinde verebilirsiniz’ denilebilir. Ancak, ülkemizde genelde açıklanan rakam esas alınıyor ve çoğu kişi bu miktarı yeterli görüyor.” ifadelerini kullandı. HESAPLAMALAR SAĞLIKLI YAŞAM ŞARTLARINA GÖRE YAPILMALI Gürer, yalnızca iki kilo biberin 180 lira olduğu bir ortamda, fitre tutarının insana uygun ve sağlıklı yaşam şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyledi. “Asgari ücret nasıl ki pek çok işveren için üst sınır olarak kabul ediliyorsa, Diyanet’in açıkladığı fitre de genelde bu sınır olarak algılanıyor. Vicdani sorumluluk gereği, bu rakam daha gerçekçi bir seviyede belirlenmelidir.” dedi. RAMAZAN MANEVİ DEĞERLERİN YANI SIRA TOPLUMSAL DAYANIŞMA AYIDIR Ramazan ayının paylaşım ve toplumsal dayanışma açısından önemine dikkat çeken Öner Fethi Gürer, fitre tutarının belirlenmesinde toplumun gerçek ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Gürer, “Fitre yalnızca dini bir ibadet değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın bir göstergesidir. Bu nedenle, hesaplamalar derinleşen yoksulluk ve enflasyon karşısında yeniden değerlendirilmelidir.” dedi. ÜLKE GERÇEKLERİ DİKKATE ALINMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Diyanet İşleri Başkanlığı’na çağrıda bulunarak, fitre tutarının belirlenmesinde yalnızca geçen yılın rakamlarının değil, güncel enflasyon ve artan yaşam maliyetlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. “Bir yandan paylaşımın ve ibadetin önemine vurgu yaparken, diğer yandan insanların temel ihtiyaçlarını karşılamalarına imkan tanıyacak bir rakam belirlemek gereklidir. Ramazan ayının manevi anlamı da bunu gerektirir.” diye konuştu.

Bizler O Zekat ve Fitreyi Almayız! Haber

Bizler O Zekat ve Fitreyi Almayız!

TÜED Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından asgari ücretliler ve emeklilere fitre ve zekat verilebileceği yönünde ki açıklamaya tepki gösterdi. Şube Başkanı Muhsin Dilbaz yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Diyanet İşleri Başkanlığı: Emekli ve asgari ücretliye de fitre verilebilir Türkiye’de açlık sınırı 22 bin 131 lira oldu. En düşük emekli aylığı olan 14 bin 469 lira ile bir ay geçinmek zorunda olan milyonlarca kişi fitreye muhtaç hale geldi. Milyonlar açlık sınırının altında yaşarken, Diyanet de asgari ücretliye fitre verilebileceğini açıkladı.  “Ramazan ayında fitre asgari ücretli ya da emekli maaşı alan birinin geçinemediğini düşünüyorsanız, yan geliri yoksa evi kiraysa ya da evi varsa bile yakıtını vs. ödeyemiyorsa verebilirsiniz” denildi. TÜRK-İŞ'in verilerine göre açlık sınırının 22 bin 131 TL olduğu Türkiye’de asgari ücret 22 bin 104 TL, en düşük emekli aylığı olan 14 bin 469 lira Ocak ayında yoksulluk sınırı 72 bin 88 TL, açlık sınırı ise 22 bin 131 TL’ye ulaştı. Diyanet İşleri Başkanlığı da artık Emeklinin, Asgari ücretlinin geçinemediğini, aldıkları ücretlerin temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını itiraf etmişlerdir. Hükümetten ise henüz bu konu hakkında bir açıklama yapılmamıştır. Kim bilir Diyanet işleri hakkında soruşturma bile açılabilir. Bu günlerde herkese soruşturma açıyorlar. Hükümet 22 yılda Emekliyi ve asgari ücretliyi fitre ve zekat almaya muhtaç hale getirmiştir. SGK yasası artık güvence olmaktan uzaklaşmıştır. Yasa acilen ele alınmalı ve İnsanca yaşanabilecek standartlara getirilmeli, herkese eşit haklar sağlamalıdır. 40-45 yıl çalış binlerce lira pirim öde ama aç bile kalamayacağın ücrete mahkum ol. Dünyanın hiçbir yerinde böyle adaletsiz bir durum yok. Emekli, çalışan bu ülkede çaresiz bırakılmıştır. Bizler Kurtuluş savaşında, Çanakkale’de üzüm hoşafı, kuru ekmek yiyen ve özgürlüklerimizi bize veren dedelerimizin torunlarıyız. Gururluyuz. Başımız hep dik. Yine kuru ekmek yeriz, belki açlıktan ölürüz ama bizler o zekat, fitreyi almayız. Ne Mutlu Türküm Diyene."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.