SON DAKİKA
Hava Durumu

#Finansman

Porsuk Haber Ajansı - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arslan: “Güçlendirmeden Resmen Vaz Mı Geçildi; Peki Şimdi Ne Olacak?” Haber

Arslan: “Güçlendirmeden Resmen Vaz Mı Geçildi; Peki Şimdi Ne Olacak?”

YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, ESOGÜ Hastanesi’nde güçlendirme ve yeni hastane tartışmalarında ortaya çıkan son gelişmeler üzerine Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle iki yeni soru önergesi verdi. Arslan; güçlendirme projesinin akıbetini, mevcut hastanenin deprem güvenliğinin nasıl sağlanacağını ve yeni hastanenin yatırım kararı, kaynağı ve takvimini TBMM gündemine taşıdı. ESOGÜ Hastanesi’nin deprem güvenliği ve yeni hastane ihtiyacını uzun süredir takip eden Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, geçtiğimiz hafta yaptığı kapsamlı açıklamanın ardından Rektör Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’un “güçlendirme rafa kalktı, yeni bina yapılması için çalışıyoruz” sözleri üzerine iki yeni soru önergesi verdi. Daha önce aynı konuda verdiği çok sayıda soru önergesinin yanıtsız kaldığını hatırlatan Arslan, son açıklamayla yeni bir durum ortaya çıktığını belirterek, “Artık açıklığa kavuşturulması gereken temel soru şudur: Güçlendirmeden resmen vaz mı geçildi? Geçildiyse hangi teknik raporla, hangi kararla ve hangi gerekçeyle?” dedi. 2025’TE 40 MİLYON, 2026’DA 60 MİLYON TL Güçlendirme projesinin yalnızca tartışılmış bir seçenek olmadığını, iki yıl üst üste kamu yatırım programlarında yer aldığını vurgulayan Arslan şöyle konuştu: “2023 yılında yapılan çalışmalarla güçlendirme ihtiyacı ortaya konuldu. Klinikler Binası Güçlendirmesi 2025 Yatırım Programında 2024–2027 dönemini kapsayacak şekilde yer aldı; toplam proje tutarı 400 milyon 517 bin 572 TL olarak belirlendi ve 2025 yılı için 40 milyon TL ödenek ayrıldı. 2026 Yatırım Programında ise proje süresi 2028’e uzatıldı ve 2026 yılı için 60 milyon TL yatırım öngörüldü. Buna rağmen fiilî güçlendirme uygulamasına geçilemeden bugün ‘güçlendirme rafa kalktı’ deniliyor. Peki 2023’ten bugüne teknik olarak ne değişti? Hangi çalışmalar yapıldı, ne kadar kaynak kullanıldı, güçlendirme yapım ihalesine çıkıldı mı? Çıkılmadıysa neden? Şimdi bu projeden vazgeçiliyorsa iki yıllık yatırım planlamasının ve yapılan çalışmaların akıbeti ne olacak?” “BU DOSYA YÖNETİMİN ÖNÜNE BUGÜN GELMEDİ” Arslan, konunun eski-yeni yönetim tartışmasına indirgenemeyeceğini, üniversite yönetiminde kurumsal devamlılık bulunduğunu da belirtti: “Bugünkü Rektör Sayın Emine Gümüşsoy önceki dönemde Rektör Yardımcısıydı. Bugünkü Rektör Yardımcısı Sayın Atilla Özcan Özdemir Tıp Fakültesi Dekanıydı. Başhekim Sayın Haluk Hüseyin Gürsoy da görevini sürdürüyor. Dolayısıyla bu dosya bugünkü yönetimin önüne ilk kez gelmiş değildir. Kişileri değil, kararların teknik ve kurumsal dayanağını sorguluyoruz. 2023’te güçlendirme ihtiyacının tespit edildiği süreçten bugün ‘güçlendirme rafa kalktı’ noktasına hangi yeni bilimsel ve teknik değerlendirmeyle gelindi? Kamuoyunun bunu bilmeye hakkı var.” “YENİ HASTANE HEDEFİ BUGÜNKÜ GÜVENLİK SORUNUNUN CEVABI OLAMAZ” Yeni hastane ihtiyacının ayrı, mevcut hastanenin bugünkü güvenliğinin ayrı bir sorumluluk olduğunu belirten Arslan, Rektörlüğün son açıklamalarında yeni hastane için henüz yer belirleme ve projelendirme ön hazırlıklarından söz edildiğine dikkat çekti. “Yeni hastane için bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış kesinleşmiş bir yatırım programı, yer, proje, finansman, ihale ve yapım takvimi bulunmuyor. Üstelik önümüzde ESOGÜ’nün kendi Diş Hastanesi örneği var. Diş Hastanesi ilk kez 2014 yılında kamu yatırım programına girdi; 2026 Yatırım Programında hâlâ devam eden proje olarak yer alıyor ve bu yıl tamamlanması öngörülüyor. Bir diş hastanesi yatırımının 2014’ten 2026’ya uzanan süreci ortadayken, çok daha büyük ve kapsamlı yeni bir üniversite hastanesinin yalnızca yapılacağının söylenmesi bugünkü güvenlik sorununa cevap olamaz. Yeni hastane için somut yatırım kararı, kaynak ve takvim ortaya konulmalıdır. Ancak bundan daha acil bir soru vardır: O süreç sonuçlanıncaya kadar mevcut hastanede bulunan binlerce insanın can güvenliği nasıl sağlanacaktır?” “SADECE KLİNİKLER BİNASI MI İNCELENDİ?” Arslan, Sağlık Bakanına verdiği önergesinde deprem incelemelerinin kapsamını da gündeme taşıdı. Klinikler Binası dışında poliklinikler, Onkoloji, Kalp-Damar Cerrahisi, acil servislerin bulunduğu yapılar, Temel Tıp Bilimleri ile eğitim ve idari binaların deprem performanslarının ayrı ayrı incelenip incelenmediğini soran Arslan; elektrik, su, medikal gaz, iklimlendirme, yangın ve diğer kritik hastane altyapısının güvenliğinin de açıklanmasını istedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a verdiği ikinci önergede ise güçlendirme projesinin yatırım programındaki akıbetini ve yeni hastane yatırımını gündeme getiren Arslan; yeni hastane için bugüne kadar Strateji ve Bütçe Başkanlığına yatırım teklifi, ihtiyaç programı, fizibilite veya proje dosyası sunulup sunulmadığını ve projenin 2027 Yılı Kamu Yatırım Programına alınmasına yönelik somut bir teklif bulunup bulunmadığını sordu. “ÜÇ YILDIR SORUYORUZ; ARTIK SOMUT CEVAP İSTİYORUZ” Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “2025 Yatırım Programı açıklandığında sorduk. Cevap alamadık. Gelişmeler yaşandı, yeniden sorduk. 2026 Yatırım Programı açıklandığında güncel verilerle tekrar sorduk. Geçtiğimiz hafta da kamuoyuna açıkça söyledik: Yaklaşık üç yıl geçti; fiilî güçlendirme yok, yeni hastane yatırımı yok. Şimdi Rektörlüğün son açıklamasıyla önümüzde yeni bir durum var. Bunun üzerine iki yeni soru önergemizi TBMM’ye sunduk. Güçlendirmeden resmen vaz mı geçildi? Geçildiyse hangi teknik gerekçeyle? İki yıldır yatırım programında bulunan projenin akıbeti ne oldu? Yeni hastanenin somut yatırım kararı, kaynağı ve takvimi nedir? Ve bütün bunlardan önce; mevcut hastanede bulunan binlerce insanın can güvenliği bugün hangi somut tedbirlerle sağlanıyor? Artık ‘görüştük, ilettik, çalışıyoruz’ demenin ötesinde; açık, somut ve belgeli cevaplar bekliyoruz.”

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur'' Haber

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur''

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın Türkiye ekonomisine öngörülebilirlik kazandırması bakımından önemli olduğunu belirten Kesikbaş; kalıcı dezenflasyon, sürdürülebilir büyüme, istihdam artışı ve cari açığın azaltılmasına yönelik hedefleri desteklediklerini ifade etti. Kesikbaş açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “İmalat sanayisi güçlü olduğunda Türkiye’nin ekonomik direnci ve dünyadaki sözünün ağırlığı da artar. Bu nedenle dış kaynaklı haksız rekabete karşı üreticimizin korunmasını, ticaret politikası araçlarının zamanında ve etkili biçimde kullanılmasını, sanayinin üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılmasını son derece önemsiyoruz. Reel sektörle istişarenin dönemsel temasların ötesine taşınarak kurumsal ve sürekli bir yapıya kavuşturulması da alınan kararların sahadaki karşılığını güçlendirecektir. OVP’de bu başlıklara yer verilmesini, üretim ekonomisinin geleceği açısından kıymetli buluyor ve uygulama sonuçlarını yakından takip ediyoruz.” “OVP’NİN UYGULAMA SÜREÇLERİNİN MERKEZİNDE SANAYİ VE ÜRETİM YER ALMALI” Açıklamasında imalatın öneminin altını çizen Kesikbaş, “Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmesi için OVP’nin merkezine sanayi ve üretim güçlü biçimde yerleştirilmelidir. Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu sürecin ekonomik ve toplumsal maliyeti üreticinin omuzlarına bırakılmamalıdır. Enflasyonla mücadele edilirken sanayimizin yatırım kabiliyeti, sermaye yapısı ve uluslararası rekabet gücü korunmalıdır. Sanayicilerimizin önünü görebileceği, kuralları belirgin ve güven veren bir ekonomik iklime ihtiyacımız var. Üreten, yatırım yapan ve ihracat gerçekleştiren firmalara uzun vadeli, uygun maliyetli ve erişilebilir finansman sağlanmalıdır. İhracatçılar ve yatırımcılar seçici teşviklerle desteklenmeli; KOBİ’lerin işletme sermayesine erişimi kolaylaştırılmalıdır. Teknolojik, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak araçlar da sanayi politikasının temel unsurları hâline getirilmelidir. OVP’nin başarısı, hedeflerin disiplinli ve üretimi gözeten bir kamu maliyesiyle desteklenmesine bağlıdır. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların enflasyon hedefleriyle uyumlu biçimde denetlenmesi, maliyet etkilerinin yakından izlenmesi ve kamu politikalarında kararlılığın korunması, programa duyulan güveni güçlendirecektir.” “ESKİŞEHİR SANAYİSİ (2027 – 2029) OVP’DEN NE BEKLİYOR?” 1. Kural Temelli ve Öngörülebilir Ekonomi 2. Üretimi Koruyan ve Destekleyen Dezenflasyon Politikası 3. Uzun Vadeli ve Uygun Maliyetli Sanayi Dönüşüm Finansmanı 4. İhracatçıya Rekabetçi Kur ve Seçici Teşvik 5. Verimli ve Düşük Karbonlu Üretim 6. Bilgiyi Teknolojiye, Yeteneği Üretime Dönüştüren Sanayi Ekosistemi 7. Yapay Zekâ ve İleri Teknoloji Odaklı Sanayi Dönüşümü 8. Erişilebilir Sanayi Alanları ve Stratejik Üretim Bölgeleri 9. Demiryolu, Liman ve Lojistik Altyapı Seferberliği 10. Takvimlendirilmiş, Ölçülebilir ve Sahada Etkin OVP Uygulaması

İl Başkanı Ölce: "Eskişehirspor Altyapı Binası 3 Yıldır Neden Açılamıyor?" Haber

İl Başkanı Ölce: "Eskişehirspor Altyapı Binası 3 Yıldır Neden Açılamıyor?"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Eskişehirspor Vali Hanefi Demirkol Tesisleri içerisine yaptırılan ancak hizmete açılmayan altyapı binası ve halı sahalar için tepki gösterdi. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce şu ifadeleri kullandı; "Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak kentimizin sorunlarını gündeme getirmeye ve çözüm bekleyen konuların takipçisi olmaya devam ediyoruz. Son dönemde yaptığımız iki basın açıklamasının ardından önemli gelişmeler yaşandı. Kızılinler Jeotermal Projesi konusunda beklenen adım atıldı, Eskişehir Demirspor ile ilgili yaşanan sorun da çözüme kavuştu. Her iki gelişmenin de Eskişehir’imize hayırlı olmasını diliyoruz. Bugün ise Eskişehirspor Vali Hanefi Demirkol Tesisleri içerisinde Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yaptırılan altyapı binasını gündeme getiriyoruz. İnşaatı 2023 yılının ekim ayında tamamlanan bu bina yaklaşık 3 yıldır neden boş bekliyor. İnşaat öncesinde yapılan açıklamalar arşivlerde duruyor. Dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Eskişehir’e gelerek projenin müjdesini vermişti. Bina tamamlandı ancak aradan geçen zamana rağmen hizmete alınamadı. Üstelik binanın karşısında yapılan iki halı saha da kullanılmıyor. Eskişehirspor’un geleceği olacak genç futbolcular için yapılan bina ve sahalar neden çürümeye terk ediliyor. Bunun makul bir açıklaması olmalı. Basına yansıyan bilgilere göre binanın hizmete açılabilmesi için tefrişat işlemlerinin tamamlanması ve yaklaşık 40 milyon liralık kaynak bulunması gerekiyor. Bu rakamı dile getiren isimlerden biri de AK Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı ve eski Eskişehirspor Başkanı Erkan Koca. Buradan Erkan Koca’ya soruyoruz. Eskişehirspor’u yakından tanıyan ve bugün iktidar partisinde görev yapan bir isim olarak bu sorunun çözülmesi için hangi girişimlerde bulundunuz. Bu sorunu çözemeyecekseniz neden il başkan yardımcısı oldunuz. O koltukta Eskişehirspor’a destek olmak için mi oturuyorsunuz, yoksa kişisel kariyer planınız için mi. Geçtiğimiz aylarda Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ile AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu tesislerde incelemelerde bulundu. Ancak ziyaret sonrasında yaklaşık 3 yıldır açılamayan bu binayla ilgili kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadı. Açılışı yapılsa kurdele kesmek için herkes sıraya girer. Peki ortada çözülmesi gereken bir sorun varken neden kimse konuşmuyor. Bir başka soru da şudur. İhtiyaç duyulduğu belirtilen yaklaşık 40 milyon lirayı hangi kurum karşılayacak. Bize göre bu tesisin yapımını hangi kurum üstlendiyse tefeişatını tamamlamak ve binayı kullanılabilir hale getirmek de o kurumun sorumluluğundadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bu konuda ne düşündüğünü ve nasıl bir çalışma yürüttüğünü öğrenmek istiyoruz. Eskişehirspor yönetiminin siyasetten uzak durmak adına bu konuda açıklama yapmamayı tercih ettiğini düşünüyoruz. Ancak biz siyasetçilere de gerektiğinde Eskişehirspor’un ve Eskişehirspor camiasının sesi olmak düşer. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak bu binanın ve halı sahaların daha fazla bekletilmeden Eskişehirspor altyapısının kullanımına açılmasını, sorumluların ve finansman kaynağının açıklanmasını, net bir yol haritası ortaya konularak derhal harekete geçilmesini talep ediyoruz."

Eskişehir’de Esnaf Kefalet Kredileri Açıldı Haber

Eskişehir’de Esnaf Kefalet Kredileri Açıldı

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile vergi ve SGK borcu bulunan esnafa yönelik açılan Hazine faiz destekli kredileri değerlendirdi. Arnik, düzenlemenin batış eşiğindeki esnaf için hayati bir nefes borusu olduğunu vurgularken, yüksek maliyetler ve teminat şartlarına ilişkin önemli eleştiri ve çağrılarda bulundu. ​Borçlu Esnafa İki Ayrı Kredi Yolu Açıldı ​Cumhurbaşkanı Kararı ile birlikte, vadesi geçmiş vergi, SGK veya Bağ-Kur prim borcu bulunan lokanta ve kasap esnafı da belirli şartlarla Hazine destekli kredilerden yararlanabilecek. Başkan Murat Arnik, sistemin işleyişine dair şu detayları paylaştı: ​Doğrudan Borç Kapatma Seçeneği: Kredinin azami yüzde 25’ine karşılık gelen tutar (bir yıl içinde toplam 300 bin lirayı aşmamak kaydıyla) banka tarafından doğrudan vergi dairesi veya SGK hesabına aktarılabilecek. Bu seçenekte Hazine faiz indirimi yüzde 25 olacak. ​Güncel Finansman Maliyeti: Borç kapatma yöntemini tercih etmeyen esnaf ise güncel oranlar üzerinden kredi kullanabilecek. ​Arnik, borçlu esnafa yüzde 24, borcu bulunmayan veya yapılandırmasını düzenli sürdüren esnafa ise yüzde 20 faiz uygulanmasını eleştirerek, ekonomik zorluk içindeki esnafın omzuna 4 puanlık ek yük bindirilmesinin adil olmadığını ifade etti. ​"Esnaf Tefecilerin Elinden Kurtuluyor, Ancak Şartlar Kolaylaştırılmalı" ​Kredi imkânının esnafı kayıt dışı borçlanmadan ve yüksek faizli tefecilerden korumak adına çok değerli bir adım olduğunu belirten ELKO Başkanı Murat Arnik, Eskişehir'deki mevcut kooperatif uygulamalarına yönelik şu çağrılarda bulundu: ​Plasman Desteği Artırılmalı: Eskişehir'deki Esnaf Kefalet Kooperatifinde takip sayıları arttığı için mevcut 1.500.000 TL'lik limitin kâğıt üzerinde kaldığına dikkat çekildi. ​Sıralar ve Beklemeler Sona Ersin: Üç aylık kredi sıralarının kaldırılması, başvuruların 15-20 gün içinde sonuçlandırılması gerektiği vurgulandı. ​İki Kefil ve İpotek Duvarı: Karşılıklı çıkarılan iki kefil ve ipotek taleplerinin finansmana erişimi zorlaştırdığı, bu durumun şeffaf ve hızlı bir şekilde çözülmesi gerektiği ifade edildi. ​"Esnaf Krediyi Kepengini Açık Tutmak İçin İstiyor" ​Kira, elektrik, doğalgaz, stopaj, KDV, personel ücretleri ve sosyal güvenlik primleri gibi artan girdi maliyetlerinin esnafın belini büktüğünü belirten Arnik, esnafın krediyi lüks tüketim için değil; tenceresini kaynatmak, kirasını ödemek ve kepengini açık tutmak için talep ettiğini belirtti. ​ELKO olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirten Murat Arnik, düzenlemenin bir borç affı olmadığını, ancak üretime ve istihdama katkı sunan esnafın hayatta kalabilmesi için kritik bir fırsat sunduğunun altını çizdi.

ESO Başkanı Kesikbaş, “Eskişehir Sanayisi Vizyon 2030” Raporunu Paylaştı Haber

ESO Başkanı Kesikbaş, “Eskişehir Sanayisi Vizyon 2030” Raporunu Paylaştı

​Eskişehir Sanayi Odası (ESO), kentin güçlü üretim altyapısını teknoloji, nitelikli insan kaynağı ve yenilikçi yatırımlarla geleceğe taşıyacak olan “Eskişehir Sanayisi Vizyon 2030” raporunu düzenlenen kapsamlı bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, kentin geleceğe yönelik stratejik hedefleri, sanayicilerin güncel sorunları ve teknoloji odaklı dönüşüm projeleri paylaşıldı. ​Klasik Sanayi Şehrinden Küresel Teknoloji Merkezine ​Eskişehir’in köklü üretim kültürünü koruyarak yeni bir sıçrama yapması gerektiğinin altını çizen ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, kentin gelecekteki konumunu şu sözlerle özetledi: ​"Bir hayalimiz var. Eskişehir’in köklü üretim mirasını teknolojiyle, sürdürülebilirlikle ve nitelikli insan gücüyle geleceğe taşımak; gökyüzünden raylara uzanan gücümüzü dünyaya teknoloji ihraç eden bir yapıyla taçlandırmak istiyoruz." ​Vizyon 2030 ile gençlerin kariyerlerini ve geleceklerini kendi şehirlerinde kurmaları, teknoloji şirketleri ile Ar-Ge yatırımlarının Eskişehir’de artması hedefleniyor. ​Sanayinin Güncel Sorunları ve Çözüm Arayışları ​Gelecek hedefleri ortaya konulurken sanayinin bugünkü gerçeklerinin de göz ardı edilmediğini belirten Kesikbaş; yüksek finansman, iş gücü, enerji, ham madde maliyetleri ve ihracattaki rekabet baskısının sanayicinin üzerindeki yükü artırdığına dikkat çekti. ​Zorluklara rağmen üreticilerin istihdamdan ve ihracattan vazgeçmediğini vurgulayan Kesikbaş, sürdürülebilir bir büyüme için üretimin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve teknolojik dönüşümün desteklenmesi gerektiğini belirtti. ​ESO: Bir Proje Fabrikası ve Dönüşüm Üssü ​Son yıllarda hayata geçirilen yapılarla ESO’nun çözüm üreten bir kuruma dönüştüğünü ifade eden Kesikbaş, Vizyon 2030’un en güçlü altyapısının bu yapılarla kurulduğunu söyledi: ​Eskişehir Model Fabrika ve Dijital Dönüşüm Merkezi: Yalın, verimli ve dijital üretim altyapısı. ​Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi: Karbon yönetimi ve yeşil dönüşüm çalışmaları. ​İhracat Destek ve İstihbarat Merkezi: Yeni pazarlara açılma ve uluslararasılaşma hamleleri. ​ESO Akademi: Sanayinin ihtiyaç duyduğu yeni nesil yetkinliklerin kazandırılması. ​Eskişehir’in Tamamı Bir Teknoloji Kampüsü Olacak ​Vizyon 2030; 10 stratejik eksen üzerine inşa edilerek Eskişehir’i bilginin üretildiği ve teknolojinin geliştirildiği büyük bir ekosistem olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda öne çıkan amiral projeler şunlardır: ​Eskişehir İleri Teknoloji ve İnovasyon Vadisi ​Eskişehir Şehir Fonu ve Yüksek Teknoloji Serbest Bölgesi ​Teknoloji Yaşam Bölgesi ve Akıllı Fabrika Uygulama Merkezi ​Ortak Karbon Yönetim Merkezi ​Havacılık ve Raylı Sistemler Mühendislik ve Test Merkezleri ile Endüstriyel Veri Merkezi ​Celalettin Kesikbaş, sanayi, üniversiteler, kamu ve yerel yönetimlerin ortak projelerde buluşacağı Eskişehir Teknoloji Dönüşüm Platformu'nun kurulacağını da müjdeleyerek sözlerini şöyle tamamladı: ​"Hedefimiz; bilgiyi ürüne, teknolojiyi ihracata, girişimciliği yatırıma ve sanayideki büyümeyi toplumsal refaha dönüştürmek."

Yeni Partili Arslan:"Riskli Alan İlan Ettiniz, Neden Gereğini Yapmıyorsunuz!" Haber

Yeni Partili Arslan:"Riskli Alan İlan Ettiniz, Neden Gereğini Yapmıyorsunuz!"

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıldönümünün hemen ardından Yeni Parti Eskişehir Milletvekili ve PM Üyesi İbrahim Arslan, Eskişehir’de yıllardır sonuçlandırılmayan iki önemli kentsel dönüşüm dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Gündoğdu Mahallesi’nin 2013’te, Küçük Sanayi Bölgesi’nin ise 2017’de “riskli alan” ilan edildiğini hatırlatan Arslan, aradan geçen 13 ve 9 yılı aşkın süreye rağmen dönüşümün tamamlanmamasına tepki gösterdi. Her iki konuyu 2023’ten bu yana soru önergeleriyle TBMM gündeminde tutan Arslan, son olarak Gündoğdu ve Küçük Sanayi’yi birbirinden ayırarak iki yeni yazılı soru önergesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a sordu. Arslan, “17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti. Ardından 6 Şubat’ta on binlerce canımızı yitirdiğimiz büyük bir yıkım daha yaşadık. Hâlâ ‘riskli alan’ ilan edilmiş yerlerde yıllardır gereğini yapmıyorsak, bu büyük acılardan hangi dersi çıkardığımızı sorgulamak zorundayız.” dedi. 13 YIL VE 9 YILI AŞKIN BEKLEYİŞ Gündoğdu Mahallesi’nde 774 binayı ve yaklaşık 4 bin 500 yurttaşı kapsayan 27 hektarlık alan, 26 Temmuz 2013’te yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile “riskli alan” ilan edildi. Gündoğdu, Emek, Yenidoğan ve Erenköy mahalleleri sınırlarındaki yaklaşık 66 hektarlık Küçük Sanayi Bölgesi de 11 Mart 2017’de Bakanlar Kurulu Kararı ile aynı statüye alındı. Arslan, konuyu ilk kez 19 Ekim 2023’te TBMM gündemine taşıdı. İlk önergesinin süresinde cevaplanmaması üzerine 2024’te sorularını yeniledi; sonuç alınamayınca 25 Aralık 2024’te bir kez daha Bakanlığa başvurdu. BAKANLIK: “RİSK BERTARAF EDİLMEDEN SÜREÇ SONLANDIRILAMAZ” Bakanlığın 29 Ocak ve 17 Nisan 2025 tarihlerinde verdiği cevaplarda mevzuat hükümleri anlatıldı ancak dönüşümün ne zaman başlayacağı ve tamamlanacağına ilişkin somut bir takvim ortaya konulmadı. Bakanlık buna karşılık, “alandaki risk durumu bertaraf edilmeden riskli alan sürecinin sonlandırılmasının mümkün olmadığını” bildirdi. Arslan, Bakanlığın bu cevabına dikkat çekerek: “Bakanlık riskin bertaraf edilmediğini söylüyor. Öyleyse Gündoğdu neden 13 yıldır, Küçük Sanayi neden 9 yılı aşkın süredir bekliyor? Risk devam ediyorsa yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğini yıllardır belirsizlik içinde bırakmanın sorumluluğunu kim taşıyor?” diye sordu. ÖNCE “BAKANLIĞIN UHDESİNDE” DENİLDİ, ŞİMDİ BELEDİYE İŞARET EDİLİYOR Bakanlığın son cevabından yalnızca 11 gün sonra, 28 Nisan 2025’te AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Gündoğdu ve Küçük Sanayi için “Bakanlığın uhdesinde olan yerlerin çalışmasını yapıyoruz. Yakın zamanda orayla ilgili projeleri açıklayacağız” açıklamasını yaptı. Aradan yaklaşık 16 ay geçti. Son olarak 10 Ağustos 2026’da Küçük Sanayi esnafını ziyaret eden AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ise bu kez Odunpazarı Belediyesi’ni eleştirerek yerel yönetime “mazeret üretmeden hizmet üretme” çağrısında bulundu. Arslan, iktidar kanadından gelen açıklamalar arasındaki çelişkiye dikkat çekti: “Bir yıl önce iktidar milletvekili ‘Bakanlığın uhdesinde, projeleri yakında açıklayacağız’ diyor; bugün iktidarın il başkanı belediyeyi işaret ediyor. Sorumluluğu birbirine atmanın kimseye faydası yok. Eskişehir polemik değil, çözüm bekliyor. Proje nerede? Kaynak nerede? Uygulama nerede? Takvim nerede?” İKİ YENİ ÖNERGE: “ARTIK SOMUT TAKVİMİ AÇIKLAYIN” Aradan geçen yıllara, Bakanlığın cevaplarına ve yapılan açıklamalara rağmen sonuç alınamaması üzerine Arslan, Gündoğdu ve Küçük Sanayi için iki ayrı yeni soru önergesi verdi. Bakan Kurum’a; bugüne kadar hangi somut çalışmaların yapıldığı, dönüşüm için ne kadar kaynak ayrıldığı, TOKİ veya ilgili idarelere yetki devri yapılıp yapılmadığı, risk analizlerinin güncellenip güncellenmediği ve yurttaşların can ve mal güvenliği için hangi tedbirlerin alındığı soruldu. Arslan, Bakanlıktan her iki bölge için de uygulama, finansman ve tamamlanma takvimini açıklamasını istedi. Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “17 Ağustos’u anmak yetmez; gereğini yapmak zorundayız. Depremden ders çıkarmak, tespit edilen riskleri yıllarca bekletmemektir. Gündoğdu 13 yıldır, Küçük Sanayi 9 yılı aşkın süredir bekliyor. Artık yeni söz değil; proje, kaynak ve takvim istiyoruz. İnsan hayatı siyasi polemiklerle, vaatlerle ve bürokratik gerekçelerle ertelenemez. Bakanlık sorumluluğunu yerine getirmeli, yıllardır bekleyen dönüşüm artık başlamalıdır. Bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız.”

ETO Başkanı Güler: ''Finansmana Erişim Kolaylaştırılmalı!'' Haber

ETO Başkanı Güler: ''Finansmana Erişim Kolaylaştırılmalı!''

Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, tüccar ve sanayicinin finansman sorununun altını çizerek, ekonomideki çarkların dönmesi; üretimin sürdürülebilmesi, rekabetçi ticaretin ve istihdamın devam edebilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğine dikkat çekti. Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler, tüccar ve sanayicinin yaşadığı finansman sorunu hakkında değerlendirmede bulundu. 2023 yılından bu yana sıkı para politikasının devam ettiğini hatırlatan ETO Başkanı Metin Güler, mevcut ekonomi şartlarında tüccar ve sanayicinin ayakta kalabilmesi için finansman desteğinin şart olduğunu kaydetti. Yaklaşık üç yıldır fiyat istikrarını sağlamak amacıyla sıkı para politikasının uygulandığını belirten ETO Başkanı Metin Güler, bu süreçte reel sektörün hem yüksek finansman maliyetleri ve hem de krediye erişimde yaşadığı güçlükler sebebiyle zorlandığını dile getirdi. Yüksek faiz işletme maliyetlerini de artırıyor Finansman desteğinin üretim yapan, istihdam sağlayan ve katma değer oluşturan işletmeler için bir zorunluluk olduğunu belirten Güler, yüksek faiz politikasının yatırım kararlarının ertelenmesine, işletme sermayelerinin erimesine, rekabet gücünün azalmasına sebep olduğunu söyledi. Finansman maliyetlerinin artmasının üretim ve işletme maliyetlerini de artırdığını kaydeden ETO Başkanı Metin Güler, ticaretin sürdürülebilirliği için kamu bankaları ve özel bankaların da inisiyatif kullanarak, tüccar ve sanayiciye uygun koşullarda finansman sağlaması gerektiğine dikkat çekti. Bugün tüccar ve sanayiciye sağlanacak desteğin yarın ülkemiz için üretim, istihdam ve ihracat olarak geri döneceğini belirten Güler, ticari kredi faizlerinin makul seviyelere çekilmesi gerektiğinin altını çizdi. Reel sektörün desteklenmesi stratejik önem taşıyor Bankacılık sektörünün reel sektörün ihtiyaçlarını dikkate alarak üretimi desteklemesinin önemine dikkat çeken ETO Başkanı Metin Güler, reel sektörün güçlenmesinin ekonominin de istihdamın da güçlenmesi anlamına geldiğini kaydetti. KOBİ’lerin ve orta ölçekli işletmelerin ülkemiz ekonomisinin bel kemiği olduğunu hatırlatan ETO Başkanı Metin Güler, işletmelerin desteklenmesinin, finansman ihtiyacının giderilmesinin ülkemizin ekonomik geleceği açısından da stratejik öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan'dan "Üretim Yavaşlıyor" Uyarısı Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan'dan "Üretim Yavaşlıyor" Uyarısı

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, sanayideki yavaşlamaya dikkat çekerek acil ekonomik tedbirler alınması çağrısında bulundu. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan yaptığı açıklamada sanayi sektörünün karşı karşıya olduğu kronikleşen sorunlara dikkat çekti. Yüksek faiz politikaları, daralan iç talep ve katlanan üretim maliyetlerinin işletmeleri kapasite düşürmeye zorladığını belirten açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir, Türkiye'nin lokomotif sanayi kentlerinden biridir. Organize sanayi bölgeleri, ihracat yapan işletmeleri ve binlerce emekçisiyle ülkemizin üretim gücüne önemli katkı sağlamaktadır. Ancak bugün gelinen noktada; yüksek enflasyon, ağır vergi yükü, yüksek faiz politikaları, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve daralan iç talep nedeniyle sanayimiz ciddi bir baskı altındadır. Sanayicimiz yatırım yapamaz hâle gelmiş, üretim maliyetleri katlanmış, birçok işletme kapasite kullanımını yeniden gözden geçirmek zorunda kalmıştır. Üretimde yaşanan yavaşlama; çalışanlarımızı, ailelerini, esnafımızı ve tüm şehir ekonomisini doğrudan etkilemektedir. Ekonomide güvenin yeniden tesis edilmesi, üretimin ve yatırımın önünün açılması artık ertelenemez bir zorunluluktur. İYİ Parti olarak çağrımız nettir: Üreten sanayicinin üzerindeki finansman yükü hafifletilmelidir. KOBİ'lere uygun koşullarda kredi imkânı sağlanmalıdır. Üretim ve ihracatı destekleyen kalıcı ekonomik politikalar uygulanmalıdır. Vergi ve enerji maliyetleri gözden geçirilmeli, üretimi teşvik eden adımlar atılmalıdır. İstihdamı koruyacak ve yeni yatırımları özendirecek reformlar gecikmeden hayata geçirilmelidir. Eskişehir'in gücü üretimdir. Üretimin, yatırımın ve istihdamın güçlendiği bir ekonomi; yalnızca sanayiciyi değil, tüm toplumu kalkındıracaktır. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin ve emekçimizin yanında olmaya; üreten, kazanan ve güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz."

ESO Başkanı Kesikbaş: "Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye'ye Sahip Çıkmaktır" Haber

ESO Başkanı Kesikbaş: "Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye'ye Sahip Çıkmaktır"

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, Türkiye’nin sanayileşme sürecini tamamlamadan üretimden uzaklaşmasının ekonomik ve toplumsal açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek erken sanayisizleşme riskine karşı kapsamlı bir sanayi politikası çağrısında bulundu. Fabrikaların Işığı Sönerse Şehirlerin Umudu da Azalır Sanayinin ekonomi içindeki payının gerilemesinin basit bir rakamsal değişim olmadığını vurgulayan Kesikbaş, “Üretimin azalması; ihracatın, nitelikli istihdamın, teknolojik gelişmenin ve toplumsal refahın zayıflaması demektir. Sanayileşmesini tamamlamadan hizmet sektörüne yönelen bir ekonomi; düşük verimlilik, dışa bağımlılık ve kırılgan büyüme riskiyle karşılaşır. Hizmet sektörü elbette değerlidir ancak üretimden kopuk bir hizmet ekonomisi sürdürülebilir değildir. Eskişehir’in havacılık, savunma, raylı sistemler, makine, otomotiv, beyaz eşya, madencilik, seramik ve gıda üretimindeki birikimini korumalıyız” dedi. Gençlerimizi Fabrikalardan ve Üretimden Uzaklaştırmayalım Sanayinin gençler tarafından yorucu, riskli ve geleceği belirsiz bir alan olarak görülmesinin önemli bir sorun olduğunu belirten Kesikbaş, “Gençlerimize sanayinin makinelerden ibaret olmadığını anlatmalıyız. Bugünün fabrikalarında yapay zekâ, robotik, yazılım, tasarım ve ileri malzeme teknolojileri konuşuluyor. Gençlerimizi sanayiyle buluşturamazsak, kuşaklar boyunca oluşan üretim kültürümüzü de kaybederiz. Üretim kültürünün zayıflaması; çalışma hayatından toplumsal dayanışmaya kadar uzanan derin sosyolojik sonuçlar doğurur. Mesleki eğitimi güçlendirmeli, gençlerimize güvenli çalışma ortamı, kariyer imkânı ve güçlü bir gelecek sunmalıyız” ifadelerini kullandı. Sanayici Üretiyor Ama Emeğinin Karşılığını Alamıyor Zayıf talep, artan enerji ve işçilik maliyetleri ile yüksek finansman giderlerinin sanayide kârlılığı ciddi biçimde aşındırdığını kaydeden Kesikbaş, “Sanayicimiz bir yandan siparişlerdeki daralmayla mücadele ederken diğer yandan üretimi ve istihdamı korumaya çalışıyor. İşletme sermayesi ihtiyacı büyüyor, finansman giderleri faaliyet kârını tüketiyor. Kârlılık zayıfladığında yatırım, teknoloji yenileme ve istihdam kapasitesi de azalıyor. Dezenflasyonun yükü yalnızca üreticinin omuzlarına bırakılmamalıdır” dedi. Üreten Eskişehir için Cesur Bir Yol Haritası Eskişehir’in yüksek katma değerli üretimde öncü olabilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Kesikbaş, “İhracat, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği yatırımlarına uzun vadeli, uygun maliyetli finansman sağlamalıyız. Üniversite-sanayi iş birliğini ticarileşme ve patent odaklı geliştirmeli, kritik ara mallarında yerlileşmeyi artırmalıyız. Biz Eskişehir’in fabrikalarına, mühendislerine, emekçilerine ve gençlerine inanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki üretimin olduğu yerde umut, kalkınma ve güçlü bir gelecek vardır” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.