SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fatma Nur Çelik

Porsuk Haber Ajansı - Fatma Nur Çelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fatma Nur Çelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kozkayı İlkokulu'nda Yaşanan Saldırı ve Tehdit Olayını Kınıyoruz! Haber

Kozkayı İlkokulu'nda Yaşanan Saldırı ve Tehdit Olayını Kınıyoruz!

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, Kozkayı Mahallesi’nde bulunan Kozkayı İlkokulu'nda görev yapan iki kadın öğretmene yönelik saldırı ve tehdit olayına tepki gösterdi. Şube binasında bir basın açıklaması yapan Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar şu ifadeleri kullandı; "Kozkayı İlkokulu’nda görev yapan iki kadın öğretmenimize yönelik yaşanan saldırı ve tehdit olayları bizleri derinden endişelendirmiştir. Geçtiğimiz günlerde bir öğrenci velisinin, çocuklar arasında yaşanan bir tartışmayı gerekçe göstererek okula elinde sopayla girdiği, öğrencilere ve öğretmenlere yönelik tehditlerde bulunduğu tarafımıza iletilmiştir. Bu vahim olayın ardından bugün de öğretmenlerimizi hedef alan, tehdit içerikli yazılı bir not okul kapısına bırakılmıştır. Notu bırakan kişi henüz tespit edilememiştir. Eğitim kurumları; şiddetin, tehdidin ve korkunun değil, güvenin, huzurun ve eğitimin mekânıdır. Öğretmenlerimiz, devletimizin kendilerine tevdi ettiği kutsal görevi yerine getirirken can güvenliği endişesi taşımamalıdır. Hiçbir öğretmenimiz tehdit altında görev yapmak zorunda değildir ve olamaz. İstanbul’da öğrencisi tarafından katledilen Fatma Nur Çelik öğretmenimizin yüreğimizdeki acısı daha dinmemişken, eğitim camiası olarak yeni üzüntüler, yeni acılar yaşamak istemiyoruz. Bir öğretmenimizin daha adının bir şiddet vakasıyla anılmasına tahammülümüz yoktur. Bu acı tecrübeler bizlere göstermiştir ki, tehdidi hafife almak; telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilmektedir. Yaşanan bu olaylar sadece ilgili öğretmenlerimizi değil, tüm eğitim camiamızı ve velilerimizi tedirgin etmektedir. Öğretmene yönelen her tehdit, doğrudan doğruya eğitime ve toplumun geleceğine yönelmiş bir tehdittir. Konuya ilişkin gerekli idari ve adli başvurular yapılmış olup sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz. Ancak burada en temel beklentimiz; öğretmenlerimizin güvenli bir ortamda görev yapabilmesi için gerekli tüm güvenlik tedbirlerinin okullarda ivedilikle alınmasıdır. Yetkilileri; Olayın faillerinin bir an önce tespit edilmesi, Okul güvenliğinin artırılması, Benzer olayların tekrar yaşanmaması için kalıcı ve caydırıcı tedbirlerin hayata geçirilmesi hususunda acil göreve almaya davet ediyoruz. Öğretmene yönelik her türlü şiddetin ve tehdidin karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor, Kozkayı İlkokulu’nda görev yapan öğretmenlerimizin ve tüm eğitim çalışanlarımızın yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Bu Çığlığı Duyması İçin Ne Yapmalıydı? Haber

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Bu Çığlığı Duyması İçin Ne Yapmalıydı?

İstanbul Çekmeköy’de bir lisede uzaklaştırılması istenen öğrenci tarafından katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik’in ardından CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya zehir zemberek açıklamalarda bulundu. Kaya, "Öğretmenimiz 'sıradaki biz olabiliriz' diyerek katilinin adını bir yıl önce bildirmiş. Fatma Nur öğretmen Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu çığlığı duyması için daha ne yapmalıydı" dedi. Asu Kaya’nın açıklaması şöyle: ‘’İstanbul Çekmeköy’de bir lisede yaşanan vahşi saldırı sonucu öğretmenimiz Fatma Nur Çelik hayatını kaybetti. Bir öğretmen daha görev yaptığı okulda, korunması gereken bir mekânda yaşamdan koparıldı. Daha acısı ne biliyor musunuz? Bu cinayet geliyorum demiştir. Fatma Nur Çelik geçen yıl yaşanan bıçaklama olayının ardından “Can güvenliğimiz yok, sıradaki biz olabiliriz” demiştir. Riskli görülen öğrencilerin isimleri disiplin kuruluna bildirilmiştir. Yani tehlike bilinmektedir. Uyarı yapılmıştır. Alarm verilmiştir. Peki ne yapılmıştır? Bir öğretmen daha ne kadar açık konuşmalıydı? Bir kadın daha ne kadar görünür bir tehlikeyi anlatmalıydı? Bir insanın yaşam hakkı neden ciddiye alınmadı? Okullar şiddetin değil bilimin yuvasıdır. Öğretmenler derse girerken ölüm korkusu yaşamamalıdır. Eğer bir eğitimci, görev yaptığı kurumda “Can güvenliğimiz yok” diyorsa ve buna rağmen önlem alınmıyorsa, burada ağır bir ihmal vardır. Öğretmenlerimizin canı, mülki amirlerin ve bakanlığın insafına terk edilemez. Okullarımız Bilim yuvası olmaktan çıkmış, savunmasız öğretmenlerin hedef alındığı birer 'güvenliksiz alana' dönüşmüştür. 17 yaşındaki bir çocuk elinde bıçakla okula nasıl girebiliyor? Disiplin yönetmelikleri neden sadece kağıt üzerinde kalıyor?’’ Kaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Fatma Nur öğretmenin çığlığını sümen altı edenler, o risk raporlarını ciddiye almayanlar en az saldırgan kadar suçludur. CHP Kadın Kolları olarak bu davanın takipçisi olacağız. Ne bir öğretmenimizi ne de bir çocuğumuzu bu karanlık düzene kurban vermeyeceğiz. Fatma Nur Çelik’in ailesine ve eğitim camiasına başsağlığı diliyor, sorumluları derhal hesap vermeye çağırıyorum."

Okullarda Şiddet Artık Yeter! Haber

Okullarda Şiddet Artık Yeter!

Eğitim Sen Eskişehir Şubesi ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubesi tarafından İstanbul'da bir öğretmenin okulda öğrencisi tarafından öldürülmesi ile ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. Bir günlük iş bırakma eylemi yapan öğretmenler Uğur Mumcu Parkı’nda toplanarak Milli Eğitim Müdürlüğü binası önüne yürüyerek bir basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Eskişehir Şubesi ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubesi adına açıklamayı yapan Emre Sarıkaş şu ifadelere yer verdi; "2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan Fatma Nur Çelik tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Eğitim Emekçileri olarak burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir. Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir. Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır. Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz: Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. o Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. o Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. o Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. o Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. o Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. o Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer olayların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.