SON DAKİKA
Hava Durumu

#Farkındalık Günü

Porsuk Haber Ajansı - Farkındalık Günü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Farkındalık Günü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

14 Mayıs Eczacılık Mesleği Açısından Bir Farkındalık Günü Haber

14 Mayıs Eczacılık Mesleği Açısından Bir Farkındalık Günü

14 Mayıs Eczacılık Günü, Türkiye’de modern eczacılık eğitiminin başlangıcını simgelemesinin yanı sıra eczacıların sağlık sistemindeki kritik rolünü yeniden hatırlatması açısından da önemli bir farkındalık günü olarak öne çıkıyor. Usta-çırak ilişkisine dayalı geleneksel yapının yerini bilimsel ve akademik temelli bir meslek anlayışına bırakmasıyla birlikte eczacılık; ilaç danışmanlığından halk sağlığına, klinik uygulamalardan ilaç geliştirme süreçlerine kadar geniş bir çalışma alanına yayıldı. Günümüzde ise yapay zekâ destekli teknolojiler, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları ve dijital sağlık uygulamaları mesleğin dönüşümünü hızlandırırken; eğitim standartları, istihdam olanakları ve mesleki sürdürülebilirlik gibi konular da gündemdeki yerini koruyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinem Ilgın, eczacılık mesleğinin dönüşümünü, eğitim süreçlerini, eczacıların sağlık sistemindeki yerini ve geleceğe yönelik beklentileri anlattı. 14 Mayıs Eczacılık mesleği açısından bir farkındalık günü 14 Mayıs Eczacılık Günü’nün tarihsel ve mesleki açıdan önemi nedir? 14 Mayıs 1839’da Türkiye’de resmi olarak ilk eczacılık eğitimi verilmeye başlandı. Eczacılık artık usta-çırak ilişkisinden çıkıp akademik ve bilim temelli bir meslek eğitimi hâline geldi. Ülkemizde 14 Mayıs, 1968 yılından bu yana kutlanıyor. Bu kapsamda hem mesleğimizin sağlık sistemindeki kritik rolünü vurgulamaya çalışıyoruz hem de mesleki sorunlar ve beklentiler dile getiriliyor. Aslında eczacılık mesleği açısından önemli bir farkındalık günü. Eczacılar hasta odaklı bir yaklaşımla mesleklerini icra ediyor Eczacılık mesleğinin günümüzdeki rolü sizce nasıl değişti? Geleneksel eczacılıktan bugüne nasıl bir dönüşüm yaşandı? Özellikle 2000’li yıllardan sonra eczacılık mesleğinde önemli bir değişim yaşandı. Geleneksel eczacılık anlayışında eczacı daha çok ilacı hazırlayan ve sunan bir sağlık profesyoneli konumundaydı. Sağlık sistemi daha çok hekim merkezli ilerliyordu. Günümüze kıyasla hastayla iletişim de daha sınırlıydı. Artık eczacılar hasta odaklı bir yaklaşımla mesleklerini icra ediyor. Bu kapsamda ilaç danışmanlığı hizmeti veriyor, halk sağlığına katkıda bulunuyor ve hastayla iletişimi çok daha güçlü bir noktada ilerliyor. Eczacılık mesleği bilimsel temellere dayanıyor. Bilimsel bilgiler yenilenip değiştikçe bu durum doğal olarak mesleğe de yansıyor. Özellikle son yıllarda kişiselleştirilmiş tedaviler, farmakogenetik yaklaşımlar ve yapay zekâ uygulamalarının getirdiği bilimsel ve teknolojik yeniliklerle mesleğimizdeki dönüşümün önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini düşünüyorum. Fakültelerde Mesleki Yeterlilikleri Destekleyecek Bir Müfredat Oluşturuyoruz Türkiye’de eczacılık eğitiminin mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkemizde eczacılık eğitiminin standartları Ulusal Eczacılık Çekirdek Eğitim Programı tarafından belirlenmiş durumda. Bu program sayesinde mezunların mesleki yeterlilikleri tanımlanıyor. Bizler de fakültelerde bu yeterlilikleri destekleyecek bir müfredat oluşturuyoruz. Dolayısıyla standartlarımız belli. Ancak burada önemli bir sorun var. 2000’li yıllardan sonra ülkemizdeki fakülte sayıları arttı. Bugün 63 eczacılık fakültesi bulunuyor ve bunların 54’ü aktif olarak öğrenci alıyor. Ancak bu 54 fakültenin yalnızca 16’sı akredite durumda. Bu da temel müfredatın büyük ölçüde benzer olmasına rağmen altyapı, akademik kadro ve uygulama olanaklarının fakülteler arasında farklılık gösterdiği anlamına geliyor. Bu durum mezunların donanım açısından heterojen bir yapıya sahip olmasına neden oluyor. Bunu eğitim açısından önemli bir dezavantaj olarak değerlendirebiliriz. Modüler Eğitim Programını Türkiye’de Uygulayan Tek Fakülteyiz Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin eğitim yaklaşımı ve öne çıkan yönleri nelerdir? Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 1968 yılında kurulmuş bir fakülte. Yaklaşık 60 yıldır öğrenci alıyor ve mezun veriyor. Bu nedenle oldukça güçlü bir akademik kadroya sahibiz. Araştırma altyapımız, öğrenci laboratuvarlarımız ve öğrencilere sunulan imkânlar oldukça üst düzeyde. Bu da bizi öne çıkaran unsurlardan biri. Bir diğer önemli özelliğimiz ise 2017-2018 eğitim-öğretim yılından itibaren modüler eğitim programını uyguluyor olmamız. Türkiye’de bu sistemi uygulayan tek fakülteyiz. Modüler eğitim programı, ders içeriklerini birbirinden bağımsız olmaktan çıkararak belirli bir tema etrafında şekillendiriyor. Bu sayede öğrenciler hem temel bilgileri hem de mesleki uygulamaları birlikte değerlendirerek daha bütünleşik bir yaklaşım kazanıyor. Böylece öğrenmenin daha kolay ve kalıcı hâle geldiği bir sistem ortaya çıkıyor. Fakültemizin öne çıkan yönlerinden biri de Yunus Emre Kampüsü’nün sunduğu sosyal ve kültürel imkânlar. Anadolu Üniversitesi öğrencilerine sosyal ve kültürel anlamda pek çok fırsat sunuyor. Ayrıca Eskişehir’in güvenli ve genç nüfusun yoğun olduğu bir şehir olması da fakültemizi tercih edilir kılan unsurlar arasında yer alıyor. Eczacı, ilacın keşfinden hastaya ulaşana kadarki süreçte kritik rol oynayan bir sağlık profesyonelidir Eczacıların sağlık sistemindeki yeri ve önemi hakkında neler söylemek istersiniz? Eczacılar sağlık sisteminin farklı noktalarında çok kritik roller üstleniyor. Bunun halk tarafından en bilinen yönü serbest eczaneler, yani toplum eczacılığıdır. Serbest eczacılığa eczane eczacılığı da diyebiliriz. Bu alanlarda ilaç danışmanlığı hizmetiyle tedavinin hastalar açısından güvenli ve etkili şekilde yürütülmesine katkı sağlanıyor. Eczacılar kritik bir öneme sahip çünkü ilaçların yan etkileri, ilaç etkileşimleri ve hastanın tedaviye uyumu tedavinin başarısında belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Serbest eczacılar en hızlı ve en kolay ulaşılabilen sağlık profesyonelleri arasında bulunuyor. Ancak çalışma alanlarımız yalnızca serbest eczanelerle sınırlı değil. Hastane eczacılığı da önemli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. Burada da ilaçların akılcı ve güvenli kullanımında eczacılar önemli rol oynuyor. Endüstride görev yapan eczacılar ise ilaç araştırma-geliştirme süreçlerinde, ruhsatlandırma çalışmalarında ve farmakovijilans uygulamalarında aktif görev alabiliyor. Kısacası eczacı, ilacın keşfinden hastaya ulaşana kadarki tüm süreçte kritik rol oynayan bir sağlık profesyonelidir. Yapay zekâ uygulamaları eczacının destekçisi olarak sürece katkı sağlayabilir Yapay zekâ ve dijitalleşme eczacılık mesleğini nasıl etkiliyor? Bu alanda ne gibi değişimler bekliyorsunuz? Ülkemizde e-reçete, Medulla ve ilaç takip sistemleri gibi dijital uygulamalar yaygın şekilde kullanılıyor. Ancak yapay zekâ uygulamaları henüz çok yaygınlaşmış değil. Önümüzdeki yıllarda klinik değerlendirme süreçlerinde, büyük veri analizlerinde ve ilaç geliştirme çalışmalarında yapay zekâdan daha fazla yararlanılacağını düşünüyorum. Ancak burada özellikle vurgulamak istediğim bir nokta var: Yapay zekâ, eczacının yerini alabilecek bir uygulama değil. Bunun yerine eczacıya klinik değerlendirme ve veri analizi gibi alanlarda destek sunabilecek bir yapı olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü hasta iletişimi, mesleki sorumluluklar ve etik değerler her zaman insan odaklı olmaya devam edecek. Bu nedenle yapay zekâ uygulamalarının eczacının destekleyicisi olarak sürece katkı sağlayacağını düşünüyorum. Mesleğimizde çok farklı istihdam olanakları mevcuttur Mezun olan eczacıların kariyer olanakları hakkında bilgi verebilir misiniz? En yaygın çalışma alanı serbest eczacılık, yani toplum eczacılığıdır. Eczacılar ilaç danışmanlığı hizmetlerini kendi eczanelerinde sunabiliyor. Bunun dışında hastane eczacılığı ve klinik eczacılık alanlarında da görev alabiliyorlar. Endüstride ise araştırma-geliştirme, ruhsatlandırma ve medikal departmanlar başta olmak üzere pek çok alanda aktif rol üstlenebiliyorlar. Ayrıca akademisyen olarak üniversitelerde görev yapabiliyor, bilimsel araştırmalar gerçekleştirebiliyor ve yeni eczacıların yetişmesine katkı sunabiliyorlar. Bunun yanında Sağlık Bakanlığı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu gibi kamu kurumlarında da çalışma imkânı bulunuyor. Dolayısıyla mesleğimiz çok farklı istihdam olanakları sunuyor. Eczacıların sağlık sistemindeki kritik rolüne yönelik farkındalık yeterli düzeyde değil Türkiye’de eczacıların karşılaştığı temel sorunlar nelerdir? Bu sorunlara yönelik çözüm önerileriniz neler olur? Hem mesleki uygulamalar hem de ekonomik açıdan birtakım zorluklar bulunuyor. Bunlardan biri, yıllar içerisinde fakülte ve mezun sayılarındaki artış. Bu noktada Yükseköğretim Kurulu kontenjanların azaltılmasına yönelik yeniden değerlendirme yaptı ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda güncellemelerde bulundu. Eczacılık mesleğinin uygulama alanı çoğunlukla serbest eczaneler olarak görülüyor. Ancak biz genç mezunlarımızı ve meslektaşlarımızı endüstri, hastane eczacılığı ve klinik eczacılık gibi alanlara yönlendirebiliriz. Bunun mezun istihdamına katkı sağlayacağını düşünüyorum. Öte yandan serbest eczaneler üzerinde artan işletme maliyetleri ve ilaç fiyat politikaları gibi ekonomik baskılar da bulunuyor. Bu konuların Sağlık Bakanlığı ile Türk Eczacıları Birliği’nin ortak çalışmalarıyla çözülebileceğini düşünüyorum. Ayrıca eczacıların toplumdaki ve sağlık sistemindeki kritik rolüne yönelik farkındalığın yeterli düzeyde olmadığını düşünüyorum. Bu noktada eczacılara da önemli görevler düşüyor. Hastaların en iyi danışmanlık hizmetini aldığı eczaneleri tercih etmesi, bu farkındalığın hem toplumda hem de meslek içerisinde artmasına katkı sağlayacaktır. 14 Mayıs Eczacılık Günü kapsamında fakülte olarak planladığınız etkinlikler nelerdir? Biz de hem sosyal hem de bilimsel etkinlikler düzenliyoruz. İlk olarak 12 Mayıs Salı günü uzman eczacı Hülya Kayhan’ı ağırlayacağız. Hülya Kayhan, ülkemizde aromaterapi alanında öne çıkan isimlerden biri. 14 Mayıs’ta ise Atabay İlaç Medikal Direktörü Uzman Doktor Murat Yaycı’yı konuk edeceğiz. Atabay İlaç, etken madde üretimine önemli katkılar sunan ve endüstri-akademi iş birliğine yakın duran değerli bir ilaç firması. Sunumun ardından fakültemizin ön kısmındaki alanda 14 Mayıs Eczacılık Günü Şenliği düzenleyeceğiz. Burada meslektaşlarımız, öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz bir araya gelerek 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutlayacak. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

Odunpazarı Belediye Meclisi’nden Anlamlı Mesaj Haber

Odunpazarı Belediye Meclisi’nden Anlamlı Mesaj

Odunpazarı Belediyesi, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında örnek bir uygulamaya imza attı. Belediye Başkanı Kazım Kurt ve meclis üyeleri, Nisan ayı toplantısına otizm farkındalık rozetleriyle katılarak toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu. ​Meclis Salonunda "Mavi" Farkındalık ​Eskişehir Odunpazarı Belediyesi, otizmli bireylerin sosyal yaşamda daha fazla kabul görmesi ve farkındalık oluşturulması amacıyla sembolik ama güçlü bir adım attı. 1 Nisan’da gerçekleştirilen meclis toplantısında, Belediye Başkanı Kazım Kurt ve tüm meclis üyeleri yakalarına otizm farkındalığını simgeleyen rozetleri takarak sağduyu mesajı verdi. ​Toplantı salonundaki bu görsel dayanışma, otizmin bir hastalık değil, genetik bir farklılık ve gelişimsel bir çeşitlilik olduğuna dikkat çekmeyi amaçladı. ​CHP Grup Başkan Vekili Emre Genç: "Farkındalığın Farkında Olmalıyız" ​Toplantıda söz alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkan Vekili Emre Genç, otizmli bireylerin toplumsal hayata entegrasyonunun önemine değindi. Genç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: ​"Otizmin bir hastalık değil, sadece farklı bir bakış açısı olduğunu vurgulamak istiyoruz. Yerel yönetimler olarak bizim görevimiz, bu farkındalığın toplumun her kesimine yayılmasını sağlamaktır. Önemli olan bu farkındalığın farkına varabilmek ve engelleri birlikte aşmaktır." ​Uzmanlar Yerel Yönetimlerin Rolüne Dikkat Çekiyor ​Eğitimci ve uzmanlar, yerel yönetimlerin bu tür sembolik adımlarının toplumsal bilinci tetiklediğini ifade ediyor. Odunpazarı Belediyesi'nin bu girişimi, otizmli bireylerin sosyal haklarının korunması ve günlük yaşamda karşılaştıkları ön yargıların kırılması adına uzun vadeli bir stratejinin parçası olarak görülüyor. ​Belediye, sadece farkındalık günlerinde değil, yıl boyunca sürdürdüğü sosyal projelerle de otizmli bireylerin ve ailelerinin yanında olmaya devam edeceğini belirtti.

Prof. Dr. Gürcan’dan Nevruz ve Down Sendromu Farkındalık Günü Mesajı Haber

Prof. Dr. Gürcan’dan Nevruz ve Down Sendromu Farkındalık Günü Mesajı

AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü ve Nevruz Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Prof. Dr. Gürcan mesajında, farklılıkların bir arada oluşturduğu ahengin toplumun en kıymetli gücü olduğunu vurgulayarak, her bireyin eşit fırsatlarla, onurlu ve aktif bir şekilde hayatın içinde yer almasının daha adil ve kapsayıcı bir geleceğin temelini oluşturduğunu ifade etti. Sevginin engel tanımayan dili, anlayışın birleştirici gücü ve dayanışmanın sıcaklığıyla farkındalığı büyütmeye ve gönüller arasında köprüler kurmaya devam ettiklerini belirten Gürcan, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü’nün toplumsal bilinç ve duyarlılığın artmasına vesile olmasını temenni etti. Hayatımıza neşe ve umut katan özel bireylere ve onların her daim yanında olan kıymetli ailelerine sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir ömür diledi. Nevruz Bayramı’na ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Gürcan, toprağın dirilişiyle hayatın yeniden yeşerdiğini, Nevruz’un getirdiği umut ve yenilenme ruhunun gönülleri kuşattığını ifade etti. Asırlardır süregelen bu kadim geleneğin; birlik, beraberlik, kardeşlik ve ortak geleceğe olan inancın en güçlü simgelerinden biri olduğunu belirtti. Gürcan, Nevruz Bayramı’nın milletimize sağlık, huzur ve bereket; tüm insanlığa ise barış ve esenlik getirmesini temenni ederek, Nevruz Bayramı’nı kutladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.