SON DAKİKA
Hava Durumu

#Faaliyet Raporu

Porsuk Haber Ajansı - Faaliyet Raporu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Faaliyet Raporu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Entok: "Eskişehirspor Sönmeyecek Kadar Güçlü Bir Ateştir" Haber

Başkan Entok: "Eskişehirspor Sönmeyecek Kadar Güçlü Bir Ateştir"

Eskişehirspor'un her yıl gerçekleştirdiği Olağan Mali Genel Kurulu Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Divan Başkanlığını Orhan Kesikoğlu, Divan üyeliklerini ise Ufuk Uysal ve Çetin Aslanboğa'nın yaptığı Mali Genel Kurula Eskişehirspor Başkanı Ulaş Entok, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal ile delegeler katıldı. Kulübün 2025-2026 sezonu Faaliyet Raporu, Mali ve İdari Raporu ile Tahmini Bütçelerinin konuşulduğu ve oy birliğiyle ibra edildiği Mali Genel Kurulda Eskişehirspor'un borcu 618 Milyon 939 Bin 409 TL olarak açıklandı. Eskişehirspor Kulüp Başkanı Ulaş Entok Mali Genel Kurulda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Değerli Divan Kurulu üyeleri, Sayın Belediye Başkanlarımız, saygıdeğer parti il başkanlarımız, değerli kongre üyelerimiz, camiamızın saygıdeğer büyükleri, değerli taraftarımız, Eskişehirspor'a gönül vermiş kıymetli misafirlerimiz ve basın mensupları, hepiniz hoş geldiniz. ​Söze son yıllarda kaybettiğimiz değerleri anarak başlamak istiyorum. Fethi Heper, Nihat Atacan, Doğan Şenolu, Ömer Kaner, Süreyya Özkefe, Riva Ali Güngör'düğü, tribünlerimizin efsane ismi Amigo Orhan'ı, yıllarca kulübümüze emek vermiş Sedat abimizi, Hasan ustamızı, denetim kurulumuzun değerli üyesi Zafer Mandacı'yı, emniyet teşkilatımızın kıymetli mensubu Fatih Terzi'yi, genç yaşta kaybettiğimiz taraftarımız Gökberk Dağlı'yı ve hepimizin Ati babası Atilla Gezmen'i saygıyla anıyorum. Aslında isim saymak da istemezdim çünkü sayarken birini unutmak hata olacak. Bu yüzden kulübe gönül vermiş, ardında bir sevda bırakıp ebediyete uğurladığımız herkesi rahmetle anıyorum. Onların sevdası bu sahalarda, bu tribünlerde ve kulüp hafızamızda yaşamaya devam edecektir. Bugün buraya bir aile olarak toplandık. İzninizle bir soruyla başlamak istiyorum sözlerime: "Biz kim kimiz?" "Biz 40 kişiyiz, birbirimizi biliriz" derler. Biz aynı sevdanın insanlarıyız. Bu kulüp şahısların değildir, kongre üyelerinindir, taraftarındır. Zaten hepimiz önce taraftar, sonra kongre üyesiyiz. Benim ve yönetimdeki arkadaşlarımın tek farkı taşıdığımız sorumluluğun daha ağır olmasıdır. Unutmayalım ki bu kulüp hepimizindir. ​Başta şunu söylemek istiyorum: Kongrelerimizi daha etkili kullanmalıyız. Burası el kaldırıp indirdiğimiz bir salon değil, hesap sorduğumuz, geçmişten ders çıkardığımız bir salon olmalıdır. Kongre ne kadar canlı, ne kadar hedef odaklı geçerse bu kulüp o kadar güçlenir. Burası kulübün evidir. Biliyorsunuz göreve geldiğimiz ilk kongrede de, bu kongre öncesinde de açık bir çağrı yaptık. Yönetime talip, güçlü ve programlı bir ekip çıksaydı seçimli kongre kararını ivedilikle alır, görevi seve seve devrederdik. Somut bir talep gelmedi ve o süreç geride kaldı. ​Söylemek istediğim şu: Eskişehirspor için çalışmaktan onur ve gurur duyuyoruz. Tek önceliğimiz bu kulübün geleceğidir. Sezonu ikinci sırada tamamladık ve Play-off grup finalinde elendik. Net olalım, Eskişehirspor'un genetiğinde şampiyonluk dışında hiçbir sonuç başarı değildir ve biz de bu tabloyu bir başarı hikayesi olarak sunmuyoruz. Ancak gerçekleri de doğru okumak zorundayız. Amatör seviyeden yeni çıkmış bir takımın bu lig rekabetinde doğrudan uyum sağlaması göründüğünden çok daha ağır şartlar barındırıyor. Çok yüksek bütçeli kadrolar kurmalarına rağmen bu ligde yıllarca takılı kalan köklü kulüplerin varlığı ortadayken biz mücadeleyi son maça kadar taşıdık ve şampiyonluğu maalesef kıl payı kaçırdık. ​Geçmişin muhasebesini cebimize koyduk, şimdi tamamen geleceğe odaklanıyoruz. Bu sezon tek bir amacımız var: Bir üst lig. Eskişehirspor attığı her adımda sadece zirveyi hedeflemeye devam edecektir. Bir şeyin altını özellikle çizeyim: Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana hiçbir futbolcumuzun, hiçbir çalışanımızın geciktirilmiş bir alacağı olmadı. Maaşlar, sigortalar, yan haklar belki kulüp tarihinde ilk kez bir gün bile aksamadan ödendi. Bugün tesislerimizde huzur var ve güven var. Emekleri için futbolcularımıza, teknik eğitimimize, altyapı antrenörlerimize ve her kademedeki çalışanlarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum. ​Değerli üyelerimiz, biz yalnızca sahada değil, uluslararası arenada da bu şehrin yüzünü artmaya çalışıyoruz. Çocuklarımızı, öğretmenlerimizi, velilerimizi ve derneklerimizi kucaklayan geniş bir toplumsal ağ ördük. Gururla söylüyorum: Bu sayede Avrupa Birliği'nde temsil edilen ilk Türk futbol kulübü Eskişehirspor oldu. Başta İspanya olmak üzere tüm dünyada günlerce o muhteşem tribünlerimizi konuştular. Bu bir gövde gösterisi değil, gerçek bir dönüşümün basamağıdır. Çünkü kalıcı kurumsallık taraftarıyla, sivil toplumuyla, çocuklarıyla kurulan bu zeminde yükselir. Bugün markamızı büyütmek, yarın buraya gelecek sponsora, yatırımcıya güven vermenin ön koşuludur. Yakın zamanda açıklanacak, yine çok prestijli ve anlamlı bir işbirliği olan YUNSEF projesine daha imza atacak olmamız da bunun en somut kanıtlarından biridir. ​Bu kulüp kimsenin tekelinde değildir ama bu şehirde yaşayan herkese lazımdır. Asıl gücümüz tüm farklılıkları aynı siyah kırmızı sevdada buluşturabilmektedir. Mali tablolarımız ve faaliyet raporumuz detaylı biçimde okunacaktır, ama ben birkaç başlığa değinmek istiyorum. Bu sezon yaklaşık 185 milyon lira gelirle tamamlandı. En büyük destekçilerimiz de sponsorlarımızdı. Sponsorlarımız bu kulübün yalnızca destekçisi değil, yoldaşıdır. Başta şehrimizin ve ülkemizin gururu ETİ, kulübümüzle ETİ arasındaki bağ bütün ülkenin diline pelesenk olacak kadar güçlüdür. ETİ 73 milyon lirayı aşan desteğiyle toplam gelirimizin neredeyse %40'ını tek başına karşıladı. Başta Firuzan Kanatlı beyefendiye ve tüm ETİ ailesine camiamız adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü ihracat şampiyonlarımızdan Europen 9.5 milyon lirayla Türkiye'nin devlerinden Türknet 7 milyon lirayla yanımızdaydı. Geçen yılki şampiyonluk yolundaki en büyük destekçilerimizden Sayın Mehmet Eren'in yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü DM panel ve SLN grup bu yılda 5 milyon lirayla yanımızdaydı. Şort sponsorumuz Medicana ve MBA okulları maddi desteğin yanında sosyal sorumluluk projelerimizde de bizimle yürüdü. Şehrimizle özdeşleşen gururumuz Donas, tozluk sponsorumuz olarak yer aldı. Diğer tüm kalemlerde bizi yalnız bırakmayan tüm sponsorlarımıza ve reklam verenlerimize de ayrıca teşekkür ediyorum. Bizlere devletimizin güven veren yüzünü, büyüklüğünü ve sıcaklığını her fırsatta hissettiren mülki amirlerimize de içten bir teşekkür borçlusunuz. Hem Eskişehir'de görev süresi dolan Sayın Valimiz Hüseyin Aksoy'a hem de göreve geldiği ilk günden itibaren bizi yalnız bırakmayan Sayın Valimiz Doktor Erdinç Yılmaz'a ve bizimle çalışan tüm kamu personeline de yürekten teşekkür ediyoruz. Tabii bu süreçte gece gündüz demeden tabiri caiz, başını çok ağrıttığımız Gençlik Spor İl Müdürümüz Hasan Kalın'a ve Gençlik Spor personeline, Emniyet Müdürümüz Tolga Yılmaz ve Emniyet personeline de ayrıca teşekkür ediyorum. ​Eskişehirspor'u sezon boyunca tüm deplasman maliyetlerini karşılayan Büyükşehir Belediyemize, başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce nezdinde tüm belediye kadrolarına teşekkürlerimizi sunarız. Yıl boyunca kulübümüzün taleplerine samimiyetle yaklaşarak, desteğini esirgemeyen bizi hiçbir zaman kırmayan Odunpazarı Belediye Başkanımız Sayın Kazım Kurt ve Odunpazarı belediyemize sağladığı destekler için teşekkür ederim. Süre gelen personel desteğiyle bize katkılar sunan Tepebaşı belediyemize ve belediye başkanımız Ahmet Ataç'a ve Tepebaşı belediyesine de ayrıca teşekkür ediyorum. Evet gelirimizin önemli bir kısmı sponsorlarımızdan geldi. Bununla birlikte maddi büyüklüğünün ötesinde manevi ağırlığı ve anlamı bizim için bambaşka bir gelir, doğrudan taraftarımızdan geldi. 36 milyon lirası maç günü hasılatından gelen kombin ve loca gelirleri ile birlikte edilen toplam 51 milyon lira sıradan bir rakam değildir. Bu kapalı gişeler bir şehrin takımına sahip çıkışıdır. Bizi yalnız bırakmayan taraftarlarımıza da sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. ​Bir noktaya açıklık getirelim, kamuoyunda zaman zaman transfer bütçesiyle, geçmişin hukuki dosyaları aynı teraziye konuluyor. Açık söyleyeyim: Sportif rekabet ile idari temizlik birbirinin alternatifi değildir. İkisi de bu kulübü yaşatmak için aynı anda yürür. Şampiyonluk gelmedi diye, mali çabayı çöpe giden para saymak bu armayı yere düşürmemek için gecesini gündüzüne katan herkese haksızlıktır. Bizim için bir delikli kuruş bile çok önemlidir. FIFA dosyaları da ilkemiz hep aynı oldu, sessizlik ciddiyet ve sorumluluk. Christian Tanase dosyası tamamen kapatıldı. Jery Akaminko dosyası bu sezon içerisinde protokole bağlandı. Ama bunu bir kez olsun kahramanlık hikayesine çevirmedik. Çünkü bizim işimiz konuşmak değil, çözmek, çözemiyorsak ise idare edilebilir bir hale getirmektir. Biz bu adımları atarken kimseye mesaj verme, propaganda yapma peşinde olmadık. Çünkü eski dosyaları sürekli yüksek sesle konuşmak, o icralı lisans yasağı yaşadığı riskli belirsizlik iklimini yeniden tetikler. Bizim amacımız kulübü o dalgalı yapıdan çıkarıp planlı, öngörülebilir ve korunaklı bir mali düzene taşımaktır. Bugün taşıdığımız borcun ezici çoğunluğu geçmiş yıllardan icraya ve senede bağlanmış eski alacaklardan oluşuyor. Denetim kurulumuzun raporu birazdan okunacaktır. Kayıtlarımız belgelerimiz yasaya uygundur. Hesabını veremeyeceğimiz tek bir faaliyetimiz yoktur. Kısacası bu kulüpte kapımızda, defterimizde herkese açıktır. ​Finansal hiçbir konuda kafanızda soru işareti bırakmamaya çalıştık ve bundan sonraki çalışmalarımızda bunun üzerine olacaktır. Başka bir konuya daha değinmek istiyorum Sayın Hazirun; bu kulübe katkı vermiş, emek vermiş değerli vekilimiz Nebi Hatipoğlu gibi kulüp tarihine geçmiş, her sezon destek sunan isimlerin görüş, öneri ve eleştirileri başımızın üstünedir. Bunu asla siyasi olarak algılamayız. Nitekim Kazım Kurt başkanımız gibi, yine desteklerini bizden hiç sakınmamış bir büyüğümüzün eleştirileri de bizim için nimettir. Bu eleştirileri dinler, değerlendirir ve eksiklerimizi tamamlamaya çalışırız. Buradan kaos, ayrıştırıcı bir tavır, kişisel kırgınlık bekleyenler maalesef bizden istediğini alamayacaklardır. Arkadaşlar, izninizle birkaç şey isteyeceğim. Bu kulüp hepimizin. Yükünü de birlikte taşıyacağız. Önce kombinelerimize sahip çıkalım. Bu şehirde bir kombine kültürü kuralım. Kombine, hem tribünlerimizi dolduran hem de kulübü ayakta tutan en sağlam gelir kaynağıdır. Esnafımızı, sanayicimizi, iş insanlarımızı da sponsorluk ve reklam alanlarımızda yer almaya davet ediyoruz. Bu şehrin tüm iş insanları başımızın tacıdır, onları küstürmeyelim. ​Son bir ricam; artık geçmişin yıpratıcı gündemlerini geride bırakalım. Krizleri, maaş problemlerini, icra dosyalarını değil, bu kulübün yarınını konuşalım. Kavgayı, sığ polemikleri, yapay ayrışmaları değil, bu armayı büyütecek projeleri konuşalım. Ve baştaki soruya tekrar dönüyorum: "Biz kim kimiz?" Biz Eskişehirspor'un iyiliğini isteyen, derdiyle dertlenen herkesiz. Bu kulüp ne bir başkanın ne bir yönetiminindir, bu şehrinindir, bu tribününündür, bu şehrin çocuklarınındır, hepimizindir. Bugün 2 yıl önce söylediğim gibi kenetlenme zamanıdır. Çünkü bu kulübün kurtuluşu ayrışmada değil, birleşmede saklıdır. ​Öyle bir Eskişehirspor kültürü inşa edelim ki, bir zamanlar kırılmış, küskün kalmış büyüklerimiz dahi dönüp baktığında göğsü kabarsın. Bu takımı sokaklarında siyah kırmızı formayla koşan çocukların en büyük sevinci yapalım. Bu formayı hak ettiği liglere birlikte taşıyalım. Eskişehirspor sönmeyecek kadar güçlü bir ateştir. Yaşasın Eskişehirspor, yaşasın şerefli kavgamız"

Hayali Rakamlar Üretip, Her Şey Yolundaymış Algısıyla Yönetmeye Çalışıyorsunuz Haber

Hayali Rakamlar Üretip, Her Şey Yolundaymış Algısıyla Yönetmeye Çalışıyorsunuz

Odunpazarı Belediyesi Meclis Toplantısı’nda 2025 yılı bütçe kesin hesabı ve taşınır kesin hesabı görüşüldü. CHP Grubu adına söz alan Meclis Üyesi Uğur Yıldız, belediyenin ekonomik kriz ve yüksek enflasyona rağmen mali disiplini koruyarak 2025 yılını 294 milyon 812 bin TL bütçe fazlası ile kapattığını duyurdu. ​Mali Sürdürülebilirlik ve Güçlü Disiplin ​Uğur Yıldız, belediyenin bütçe yönetimindeki başarısını rakamlarla özetledi. 4 milyar 250 milyon TL olarak tahmin edilen gider bütçesinin 2 milyar 836 milyon TL olarak gerçekleştiğini belirten Yıldız, harcama yetkisinin verimli kullanıldığına dikkat çekti. Yıldız yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Belediyemizin 2025 mali yılı bütçe kesin hesabı ve taşınır kesin hesabı üzerine söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle sizleri, toplantımızı takip eden basın mensuplarını ve hemşerilerimizi saygıyla selamlıyorum. Belediyemizin 2025 mali yılı bütçe kesin hesabı; geçen ay meclisimizde görüştüğümüz faaliyet raporunun rakamsal karşılığını, bütçeyle tahmin edilen gelirlerin tahakkukunu, tahsilini ve giderlerin ne olduğunu gösteren kesinleşmiş sonuçlarıdır. 2025 mali yılında gelir-gider farkının 294 milyon 812 bin lira bütçe fazlası vererek sonuçlandığını ve bütçe gelirlerinde toplam tahakkukun net tahsilata oranının ise %90 olduğunu görmekteyiz. Bütçe giderleri; 4 milyar 250 milyon tahmin edilmiş, gerçekleşme 2 milyar 836 milyon olmuş ve 2024 yılına göre %43 oranında artmıştır. Belediyelerin bütçesi, tahmin yöntemiyle hazırlanmaktadır. Meclis tarafından onaylanan bütçe, belediyenin harcama limitini ifade etmektedir. Başka bir ifadeyle; meclis tarafından verilen 4 milyar 250 milyonluk harcama yetkisinin 2 milyar 836 milyonu kullanılmış, geriye kalan 1 milyar 400 milyon tutarındaki ödenek mevzuat gereği iptal edilmiştir. Yani önceki mecliste ifade edildiği gibi, sanki var olan 1 milyar 400 milyonluk bir tutarın harcamalarda kullanılmaması söz konusu değildir. Belediyemiz 550 milyon borçlanma yetkisine rağmen bunun yalnızca 100 milyonunu kullanmıştır. Yine burada da gider bütçesiyle aynı esas üzerinden hareketle; 550 milyonluk finansman öngörüsünde bulunulmuş ancak 100 milyonluk borçlanmaya gidilmiştir. Belediyemizin borçlanmadan, gelirine göre harcama yaptığını ve tasarruf ederek kamu hizmetlerini yerine getirdiğini görüyoruz. Gider bütçesinin gelir bütçesinden az ve borçlanmanın düşük olması, mali disiplinin güçlü olduğunu ve mali sürdürülebilirlik açısından belediyemizin başarılı bir yönetim sergilediğini göstermektedir. Bütçe giderlerini oluşturan kalemlere baktığımızda; Mal ve hizmet alım giderlerinde 2 milyar 156 milyon harcama tahmin edilmiş, 1 milyar 797 milyon harcama yapılmış ve gerçekleşme oranı %83 olmuştur. Bu gider kalemini artıran en önemli faktör, ülkemizin içinde bulunduğu bitirilmeyen ekonomik kriz ve düşürülmeyen enflasyondur. Halkımızın tamamı krizin ve enflasyonun farkındadır; ancak farkında olmayan sadece AKP’li siyasilerdir. AKP’nin uyguladığı ekonomi modeli ülkenin her sathını yoksulluğa ve pahalılığa sürüklemiştir. Aslında sadece ekonomik değil; siyasal, sosyal ve hukuki krizler de yaratmıştır. Çünkü dert, bu krizleri çözmek değil; çözümsüz kılacak politikaları sürdürmek ve siyasi iktidarını ne olursa olsun devam ettirmektir. Hükümet olarak 2026 yılı enflasyon hedefini %16 olarak açıkladınız. Daha senenin ilk üç ayında bu rakama ulaştınız ve şubat ayının sonunda hedef puanı yukarı yönlü revize ettiniz. Şu anda emekliye verilmeyen bayram ikramiyesi zammının sebebi olarak gösterilen savaşın tarafı olan ülkelerde bile enflasyon bizden daha düşüktür. Ukrayna’ya, Rusya’ya, İsrail’e, Lübnan’a ve dünyaya baktığımızda; bütün ülkelerden daha yüksek gıda enflasyonuna sahip olmamız açıklanabilir bir durum değildir. Her şeyi pahalıya alıyor, pahalıya yiyor, pahalıya giyiniyoruz. Aslında bunu çok fazla anlatmaya gerek yok; çünkü herkes çarşıya pazara çıkıyor. Herkes et, domates, biber, benzin alıyor. Çocuğunun okul masrafını ödüyor. Herkes bu pahalılığı hayatının her alanında hissediyor. Bu hâle gelmemize kim ya da ne sebep oldu? Bu yoksulluk düzeninin müsebbibi 23 yıldır ülkeyi yöneten iktidar değil midir? Muhakkak ki bütün bu sorunların kaynağı; her sene bakanlarını ve politikalarını değiştiren, Merkez Bankası’nın bağımsızlığını elinden alıp faizi siyasallaştıran, ekonomi bilimine tamamen ters politika tercihleri sonucunda ülkeyi deneme-yanılma tahtasına çeviren ve 23 yıldır her şeyi elinde tutan AKP iktidarıdır. Faaliyet raporu görüşmelerinde ödenen 90 milyon faizle ilgili eleştiriler yapıldı. “Şimdi bu kadar faiz mi olur?” dediniz. Politika faizi %37 deniyor ama bankalarda %50’den aşağı kredi bulunamıyor. 23 yıldır iktidarsınız; ekonomi 23 yıldır sizin elinizde. İstediğiniz zaman istediğiniz bakanı, Merkez Bankası başkanını kendi politikanıza göre değiştirdiniz. Bir bakan getirdiniz, “nas” var dediniz, faizi indirdiniz; başka bir bakan getirdiniz, “pas” dediniz, faizi yükselttiniz. Daha geçen sene esnafın kullandığı ve ödemesine devam ettiği kredinin faizini bir gecede yükseltmediniz mi? Eleştiriyi yapan meclis üyemize sormak istiyorum: Düşünün Fahri Bey; bir esnaf kredi kullanırken kendisine yüzde 9 faiz denilmiş. Bu esnaf malını almış, maliyet hesabını yapmış, ticaretini yürütüyor. Gece uyuyor, sabah uyanıyor; faiz oranı çıkmış yüzde 30’a. Mali müşaviri de dönüp “Faiz ödemen çok yüksek” diyor. Böyle bir çelişki içerisinde savruluyoruz. Kaç aydır insanlar faizler düşecek diye kredi kullanmıyor. Şimdi geldiğimiz noktada ise faizin düşeceğine dair bir umutta kalmadı. Belediyemizin ödediği faiz, gider bütçesinin %3’üne denk gelmektedir. Ama ülkece ödediğimiz faize baktığımızda, Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin üçte biri, yani 2 trilyon 700 milyar faize gitmektedir. Tüm dünya faiz artırırken siz inadına indirdiniz; herkes rasyonel politikaları izleyip günün sonunda faizi düşürürken siz düşüremediniz ve bu krizi kendi ellerinizle yaratıp milletin kucağına bıraktınız. Belediyenin kadrolu memur ve işçi çalışanlarının iş gücü maliyeti 417 milyon olarak gerçekleşmiştir. Bu çalışan maliyetleri de eleştiri konusu oldu; ancak ülkemizde istihdam giderlerinin yüksek olmadığı hiçbir sektör kalmamıştır. Düşük maliyetli iş gücü nedeniyle tekstilciler Mısır’a, sanayiciler Balkanlar’a ve diğer ülkelere üretim faaliyetlerini taşımaktadır. Yabancı yatırımcının ülkemize gelmemesindeki temel etkenlerden biri de maliyet avantajlı iş gücünün olmamasıdır. Biz de Odunpazarı Belediyesi olarak başka bir yerde yaşamıyoruz ki; biz de bu ülkede yaşıyoruz. Çalışanlarımızın çocukları aynı okula gidiyor, aynı marketlerden alışveriş yapıyor. Herkes gibi geçimini sağlamaya çalışıyor. Alım gücü artmadıkça, ihracat ve üretim yükselmedikçe yapılan zamların ve ödenen yüksek ücretlerin hiçbir anlamı kalmamaktadır. Bütün olumsuzlukların yan yana gelmesiyle görüyoruz ki; ülkemizde borçluluk sarmalı toplumun her kesimini kuşatmış, bireysel ya da kurumsal olmaktan çıkmış, yapısal bir sorun hâline gelmiştir. Temel ihtiyaçlarımız için bile krediye ihtiyaç duyuyoruz. 2026 yılının ilk üç aylık döneminde bireysel kredi kartı borcu 3 trilyon 32 milyar, kredili mevduat hesapları 833 milyar, ihtiyaç kredileri ise 1 trilyon 550 milyar oldu. Takipteki, yani batık bireysel krediler ise son bir yılda %88 artarak 277 milyara yükseldi. Anlaşılacağı üzere yüce Türk milleti refahı, mutluluğu unutmuş ve umudunu tüketmiş haldedir. Yatırım bütçesi harcama tutarı ise 280 milyon gerçekleşmiştir. Kısaca bütçe gelirlerine de bakacak olursak; bütçe geliri 3 milyar 700 milyon tahmin edilmiş, 3 milyar 131 milyon gelir elde edilmiş ve belediyemizin gelirleri bir önceki yıla göre %79 artmıştır. Vergi gelirlerinde 372 milyon net tahsilat yapılmış; 2024 yılında %60 olan gerçekleşme oranı, 2025 yılında %71 olmuştur. Teşebbüs ve mülkiyet gelirlerinde 387 milyon, bağış ve yardımlardan ise 464 bin lira gelir elde edilmiştir. Merkezi idare vergi gelirlerinden alınan pay 1 milyar 660 milyondur ve gelir bütçesinin %53’üne tekabül etmektedir. Sermaye gelirleri kalemine baktığımızda 316 milyon gelir elde edildiğini görmekteyiz. Son günlerde gündemde tutulmaya çalışılan ve sanki burada gizli saklı satışlar yapılıyormuş gibi bir algıyla eleştirilen bu gelirlerde en yüksek pay, aylık 34 bin lira kira getirisi ve 2039 yılına kadar sözleşmesi bulunan otelden elde edilen gelirdir. Bu satışı geçen sene, yine kesin hesabı görüştüğümüz toplantıda oylamış ve karara bağlamıştık. O oturumda ilgili komisyon üyeleri, satışın neden yapılması gerektiğini net veriler ve gerekçelerle açıklamıştı. Bu satışların yapılmasındaki en temel unsur SGK borçları ve sermaye artırımıdır. Belediyeler her gün SGK borçları nedeniyle köşeye sıkıştırılırken, belediyemiz elindeki imkânları ve varlıkları kullanarak bu baskıdan kurtulmuştur. Bu borçlar üzerinden silkelenmeye meydan vermemiş, bu yükü başının üzerinde kılıç gibi sallandırmamış; önlemini erken alarak borcunu ödemiş ve sermayesini artırmıştır. Örneğin maaş ödemesi yapılacağı sırada İller Bankası’ndan gelen payın kesintiye uğraması sonucu “maaş bile ödeyemediler” denmesine fırsat vermemiştir. Bu anlamda yapılan satışları doğru bulduğumuzu belirtmek istiyorum. Sayın Başkanım, değerli meclis üyeleri; Özelleştirmeler; borçlanmaya gitmemek ve bütçe imkânlarının yeterli gelmeyeceği durumlarda, sağlayacağı fayda ve kaynağın nerede kullanılacağı açıkça belirtilerek yapılır. Belediyemiz de amaçlarını ve sağlayacağı faydayı baştan belirleyerek bu işleri yapmaktadır. Satışlarını da yatırımlarını da alımlarını da net, ölçülebilir ve şeffaf şekilde gerçekleştirmektedir. Örneğin araç alımlarını yapıp kiralama işini bitirdikten sonra bakımları kendi bünyesinde gerçekleştirmiş; ne kadar tasarruf ettiğini, bunun sonucunda hangi yatırımları yaptığını ve hangi yeni araçları aldığını net bir biçimde ortaya koymuştur. Satışlarını da AKP modeline uydurup “ticari sır” adı altında gizlememekte, şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşmaktadır. 23 yıldır iktidarda olan, trilyonlarca dolar vergi toplamış, 60 milyar dolar özelleştirme yapmış, sadece 2025 yılında 20 milyar taşınmaz satışı gerçekleştirmiş, Merkez Bankası’nı 3 yılda 3 trilyon zarara uğratmış, bu kadar satış ve özelleştirmeye rağmen üstüne bir de 500 milyar dolar borç yapmış AKP iktidarı, elde ettiği bu kadar özelleştirme gelirine rağmen en azından bizi örnek alıp borçlanma yapmasaydı. AKP döneminde “babalar gibi satılarak” yapılan özelleştirmelerin tamamından elde edilen 60 milyar dolar, güncel kurla yaklaşık 2 trilyon 700 milyar liradır; bu da sadece 2026 yılının faiz ödemesine denk gelmektedir. Bütçe, faaliyet raporu ve kesin hesap görüşülürken yapılan eleştiriler muhakkak ki çok önemlidir. Eksik ya da gözden kaçan bir taraf varsa düzeltilir; bilinmeyen bir husus varsa öğrenilir. Ama bizi eleştirdiğiniz noktalara baktığımızda, aslında bunların sizin çözmeniz gereken meseleler olduğunu görüyoruz. Esasında cevaplar, eleştirilerinizin ve sorduğunuz soruların içinde gizlidir. “Faiz ödemen niye yüksek?” Çünkü devletin politika faizi, bankaların kredi faizi yüksek. Bu nedenle bizim faiz ödememiz de yüksek. “Mal alımlarınızın bedeli çok yüksek.” Çünkü enflasyon yüksek. Enflasyonu düşürün, siz hiçbir şeye zam yapmayın, biz de pahalıya almayalım. “Mali tablolar şöyle olmalı.” O zaman Mali İdareler Detaylı Hesap Planı’nı değiştirin. Bunun yetkisi de sizde. “Ulaşım pahalı.” Mazot fiyatı arşa çıkmış, akaryakıtta vergi yükü %60’lara dayanmış. Siz bunu düşürün ki ulaşıma zam yapılmasın. Bu noktada ise şunu yapıyorsunuz: Hayali rakamlar üretip, her şey yolundaymış algısıyla yönetmeye çalışıyorsunuz. Sizin hayaliniz de düşük enflasyon, düşük faiz, değerli Türk lirası ve yüksek alım gücüydü. Ama yapamadınız, yapamıyorsunuz. Bu yüzden herkes bir beklenti içinde. Piyasa ve sanayici seçimi bekliyor, vatandaş kurtuluş reçetesini, esnaf ise işler artar umuduyla bayramı bekliyor. Hep bir beklenti üzerine kurulu bir ekonomi düzeni oluşmuş durumda. Bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün düzelecek diye vatandaşın avunmasını bekliyorsunuz. Hatırlayınız; eski damat bakan Berat Albayrak ne diyordu? “Mart, Şubat’tan; Nisan, Mart’tan; Mayıs, Nisan’dan daha iyi olacak. Haziran zaten Mayıs’tan iyi olacak, Temmuz’da uçacağız.” Ama olmadı. Çözüm bulunamadı. Düzelmediği gibi her şey daha da kötüye gitti ve gidiyor. Ve geldiğimiz noktada ise iki kez ikna edemeyip üçüncüde göreve getirdiğiniz Mehmet Şimşek’in politikaları da artık sorgulanıyor. Çünkü kriz bitmiyor, enflasyon düşmüyor, millet nefes alamıyor. Kadrolar değişse de sorunlar çözülmüyor. Kim gelirse gelsin, zihniyet değişmeden; 23 yıldır değişmeyen kim varsa o değişmeden bu işlerin düzelmeyeceği de ortadadır. Bu yüzden sandık gelsin istiyoruz. Ne olacaksa olsun ama bir an önce olsun, herkes yoluna baksın istiyoruz. Biz erken seçimi millet adına, millet için istiyoruz. Getirin sandığı, millet versin kararı ve bu çıkmazdan kurtulalım istiyoruz. Son olarak; kesin hesabı, faaliyet raporunu oluşturan hizmetlerle birlikte değerlendirdiğimizde görüyoruz ki Bu kesin hesabın içerisinde; Gelir ve gider arasında dengeyi sağlayıp bütçesini makul kullanan; hizmetten geri kalmayan ama bunu tasarruf ederek yapan, ekonomik tedbirlerini alan, kamunun malını doğru yöneten, denetimlerden başarıyla çıkan ve örnek olan bir yönetim modeli vardır. Bu kesin hesabın içerisinde; Çalışanın emeğinin karşılığı, dezavantajlı grupların önceliği vardır. İnsanı merkeze alan bir yönetim anlayışı, kimsesiz bırakılmayan hemşerilerimize insan onuruna yakışır biçimde ulaştırılan sosyal yardımlar vardır. Bu düşüncelerle sözlerimi bitirirken; kesin hesabın hazırlanmasında emeği geçen tüm birim çalışanlarına ve değerli başkanım sizlere teşekkür ediyor, yüce meclise de beni dinledikleri için saygılarımı sunuyor, teşekkür ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.