SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eylem Planı

Porsuk Haber Ajansı - Eylem Planı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eylem Planı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vali Dr. Erdinç Yılmaz: "Güçlü Toplumlar Güçlü Ailelerden Doğar" Haber

Vali Dr. Erdinç Yılmaz: "Güçlü Toplumlar Güçlü Ailelerden Doğar"

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 15-21 Mayıs Aile Haftası dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Ailenin toplumun en temel yapı taşı olduğunu vurgulayan Vali Yılmaz, Eskişehir'de ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik yürütülen ulusal eylem planı çalışmalarına dikkat çekti. ​Vali Yılmaz, toplumsal huzurun ve güçlü bir geleceğin ancak sağlıklı aile yapılarıyla mümkün olabileceğini belirtti. ​"Aile, Milletimizin En Köklü Kurumudur" ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz, mesajında ailenin birey ve toplum hayatındaki hayati önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: ​"Aile; sevginin, dayanışmanın, güvenin ve ortak geleceğin inşa edildiği kutsal bir yuva, milletimizin en köklü kurumudur. Sağlıklı bireyler, sağlıklı ailelerden; güçlü toplumlar ise güçlü ailelerden doğar. Aileyi yaşatan değerler; saygı, fedakârlık, sevgi ve sorumluluk duygusudur. Geleceğimizi şekillendirecek olan gençlerimizi bu değerlerle yetiştirmek, hepimizin ortak görevidir." ​Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı Eskişehir’de Titizlikle Uygulanıyor ​Mesajında, aile yapısını küresel ve modern risklere karşı korumak amacıyla hayata geçirilen yasal mevzuatlara da değinen Vali Yılmaz, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028) kapsamında Eskişehir'de yürütülen çalışmaları aktardı. ​Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen eylem planının Eskişehir ayağında tüm kurumların iş birliği içinde olduğunu belirten Yılmaz, planın 5 temel temasını işaret etti: Küresel riskler ve demografi, ​Ailenin refah düzeyi, ​Sosyal politika ve hizmet, Dijitalleşme, Çevre. ​Vali Yılmaz, "İlimizde bu eylem planının koordinasyon, izleme ve sekretarya süreçleri titizlikle yürütülmekte; ailemizi güçlendirmeye yönelik çalışmalar her geçen gün daha kararlı bir şekilde hayata geçirilmektedir" dedi. ​Eskişehirlilerin Aile Haftası’nı Kutladı ​Mesajının son bölümünde tüm vatandaşların Aile Haftası'nı tebrik eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, "Bu duygu ve düşüncelerle, tüm Eskişehirlilerin ve aziz milletimizin Aile Haftası'nı en içten dileklerimle kutluyor; her hanenize huzur, sağlık ve mutluluk diliyorum" ifadeleriyle iyi dileklerini paylaştı.

​Tuza Dikkat Haftası’nda Kritik Uyarı: "Fazla Tuz Sessiz Bir Tehlikedir!" Haber

​Tuza Dikkat Haftası’nda Kritik Uyarı: "Fazla Tuz Sessiz Bir Tehlikedir!"

2026 yılı "Tuza Dikkat Haftası" kapsamında önemli açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, aşırı tuz tüketiminin küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. "Fazla tuz sessiz tehlikedir" diyen Bildirici; hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve böbrek yetmezliği riskine karşı vatandaşları uyardı. ​Günlük Tuz Tüketimi Limitleri Aşılıyor ​Tuzun vücuttaki sıvı dengesi ve sinir sistemi için gerekli olduğunu belirten Doç. Dr. Yaşar Bildirici, miktar konusunda hayati bir sınır çizdi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yetişkinler için günlük tuz tüketimi 5 gramın altında olmalıdır. Ancak Türkiye'deki istatistikler, günlük tüketimin bu sınırın yaklaşık iki katı olduğunu gösteriyor. ​Hipertansiyon ve Kalp Krizi Riski ​Yüksek tuz tüketiminin doğrudan kan basıncını artırdığını ifade eden Bildirici, şu uyarıyı yaptı: ​"Hipertansiyon, kalp krizi ve felç gibi ciddi durumların en büyük tetikleyicisidir. Tuz tüketimini azaltmak, kan basıncını düşürmenin ve kalbi korumanın en maliyetsiz ve etkili yoludur." ​Kaya Tuzu ve Himalaya Tuzu Daha mı Sağlıklı? ​Halk arasında doğru bilinen yanlışlara değinen Doç. Dr. Bildirici, kaya tuzu, deniz tuzu veya Himalaya tuzu gibi ürünlerin sofra tuzundan daha sağlıklı olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmadığını belirtti. Tüm bu tuz çeşitlerinin temel bileşeninin sodyum klorür olduğunu hatırlatan Bildirici, türü ne olursa olsun tuzun ölçülü tüketilmesi gerektiğini söyledi. ​Türkiye'de Tuz Oranları Düşürülüyor ​"Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Eylem Planı" sayesinde gıda sektöründe önemli adımlar atıldığını belirten Bildirici, şu gelişmeleri hatırlattı: ​Ekmek, peynir, salça ve zeytin gibi temel gıdalardaki tuz oranları azaltıldı. ​Kamu kurumlarındaki yemekhane masalarından tuzluklar kaldırıldı. ​Okul kantinlerinde satılan gıdalara sıkı tuz kriterleri getirildi. ​Sağlıklı Bir Gelecek İçin 5 Basit Öneri ​İl Sağlık Müdürü Bildirici, vatandaşların günlük yaşamlarında uygulayabileceği pratik koruma yöntemlerini sıraladı: ​Tadına Bakmadan Eklemeyin: Yemeklerin tadına bakmadan otomatik olarak tuz ekleme alışkanlığından vazgeçin. ​Sofradan Tuzluğu Kaldırın: Göz önünde bulunan tuzluk, gereksiz tüketimi teşvik eder. ​Etiket Okuyun: Hazır gıdaların ambalajlarındaki sodyum ve tuz miktarlarını mutlaka kontrol edin. ​İşlenmiş Gıdayı Sınırlayın: Salamura, turşu ve paketli atıştırmalıkların tüketimini azaltın. ​Çocuklara Örnek Olun: Çocuklara erken yaşta az tuzlu beslenme bilinci kazandırın. ​Doç. Dr. Yaşar Bildirici, açıklamasını "Tuzu azaltmak; kalbi, damarları ve böbrekleri korumak demektir. Sağlıklı bir gelecek için hep birlikte tuzu azaltalım" diyerek sonlandırdı.

Okullarda Can Güvenliği Kalmadı, Milli Yas İlan Edilsin! Haber

Okullarda Can Güvenliği Kalmadı, Milli Yas İlan Edilsin!

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen silahlı saldırılar ve can kayıpları üzerine bir açıklama yaptı. Hükümeti ve Milli Eğitim Bakanlığı’nı sert bir dille eleştiren Demir, "1 günlük milli yas" ve "okulların hafta sonuna kadar tatil edilmesi" çağrısında bulundu. ​"Bu Bir Psikolojik Buhran Değil, Sistemin İflasıdır" ​Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş Onikişubat’ta yaşanan, 36 vatandaşın yaralandığı ve can kayıplarının olduğu olayları "katliam" olarak nitelendiren Hasan Demir, bu şiddet sarmalının münferit bir olay olmadığını savundu. Demir, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: ​"Karşı karşıya olduğumuz tablo; adaletsizliğin sıradanlaştığı, suçluların sokaklarda gezdiği tek adama dayalı Saray Rejimi’nin iflasıdır. Gelecek umudunu yitiren, uyuşturucu ve kumar batağına itilen gençler üzerinden okullara sıçrayan bu şiddet, göz göre göre gelmiştir." ​Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e İstifa Çağrısı ​Eğitim sistemindeki güvenlik zafiyetine dikkat çeken Demir, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i hedef aldı. Medyanın saldırganları değil, sorumluları haber yapması gerektiğini vurgulayan İl Başkanı Demir: "Okulların kapısından giren canların güvenliğini sağlayamayan Bakan derhal istifa etmelidir. Hak arayan öğretmen polis şiddetiyle bastırılırken, okullarda can güvenliği kalmamıştır. Saldırganların yöntemlerini ifşa ederek yeni trajedileri tetiklemeyin. ​İl Başkanı Hasan Demir, yaşanan toplumsal travmanın atlatılması ve şiddet dalgasının durdurulması için acil eylem planı açıkladı. Zafer Partisi'nin talepleri şunlar: Tüm yurtta 1 günlük milli yas ilan edilmelidir.​ Güvenlik tedbirlerinin gözden geçirilmesi için okullar hafta sonuna kadar tatil edilmelidir.​ Tüm okullarda profesyonel güvenlik görevlisi istihdamı zorunlu hale getirilmelidir. Gençleri hedef alan zehirli ekosistemle kökten mücadele edilmelidir.​ "Vatanımızı ve Ailemizi Birlikte Savunacağız" ​Açıklamasını Atatürk çizgisindeki milliyetçilik vurgusuyla bitiren Hasan Demir, Türk gençliğinin ve öğretmeninin sahipsiz olmadığını belirtti. Demir, "Bu çürümüş düzende ihmali olan tüm yetkililerden hesap sorulana dek sürecin takipçisi olacağız" dedi.

Okullarda Şiddet Artık Yeter! Haber

Okullarda Şiddet Artık Yeter!

Eğitim Sen Eskişehir Şubesi ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubesi tarafından İstanbul'da bir öğretmenin okulda öğrencisi tarafından öldürülmesi ile ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. Bir günlük iş bırakma eylemi yapan öğretmenler Uğur Mumcu Parkı’nda toplanarak Milli Eğitim Müdürlüğü binası önüne yürüyerek bir basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Eskişehir Şubesi ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubesi adına açıklamayı yapan Emre Sarıkaş şu ifadelere yer verdi; "2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan Fatma Nur Çelik tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Eğitim Emekçileri olarak burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir. Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir. Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır. Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz: Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. o Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. o Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. o Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. o Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. o Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. o Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer olayların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.