SON DAKİKA
Hava Durumu

#Esogü

Porsuk Haber Ajansı - Esogü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esogü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Keyfî Yönetim ve Mobbing Kabul Edilemez! Haber

Keyfî Yönetim ve Mobbing Kabul Edilemez!

Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalında yaşandığı iddia edilen mobbing, usulsüzlük ve eğitim hakkı ihlallerine ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Demirkol, akademiye yakışmayan keyfî tutumlar ve şeffaflıktan uzak sınav süreçleri karşısında ESOGÜ Rektörlüğünü ve ilgili dekanlığı derhal idari adım atmaya davet etti. Akademide Sistematik Mobbing ve Şikâyet Baskısı Özkan Demirkol yaptığı açıklamada, ESOGÜ Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanının 2025 yılından bu yana kişisel husumetlerini akademik ortama taşıdığını ve öğrencilere yönelik sistematik mobbing uyguladığını belirtti. Demirkol, Ana Bilim Dalı Başkanının bir öğrencinin Sosyal Bilimler Enstitüsünde doktora yapmasını engellemek için makam gücünü tehdit unsuru olarak kullandığını ifade ederek şu süreci aktardı: "Söz konusu bölüm başkanı, haksız tutumuna destek vermeyen öğretim üyelerine gözdağı vererek 'Ben burada Ana Bilim Dalı Başkanı olduğum müddetçe o öğrenci burada doktora yapabilir mi?' ifadeleriyle baskı kurmuştur. Husumetini ileri boyuta taşıyarak öğrenciyi 'silahlı terör örgütü üyeliği' iddiasıyla savcılığa şikâyet etmiş, ancak savcılık iddiaların somut dayanaktan yoksun olması sebebiyle takipsizlik kararı vermiştir. Hırsını alamayan bölüm başkanı, 2026 yılı başlarında kendisine destek vermeyen beş öğretim üyesini ve öğrenciyi kapsayan yeni bir şikâyette bulunmuştur." "Anayasal Bir Hak Olan Eğitim Hakkı Engellendi" Yaşanan tüm hukuksuz süreçlerin İlahiyat Fakültesi Dekanlığı, Sosyal Bilimler Enstitüsü ve ESOGÜ Rektörlüğüne iletilmesine rağmen yönetimin sessiz kaldığını vurgulayan Demirkol, bu pasif tutum nedeniyle ilgili öğrencinin 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Döneminde doktora programına başvuru yapamadığını ve anayasal eğitim hakkının engellendiğini belirtti. Lisansüstü Sınav Süreçlerinde Şeffaflık ve Liyakat İhlali Açıklamada, 10-11 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek Yüksek Lisans ve Doktora sınav süreçlerindeki usulsüzlüklere de dikkat çekildi. 4 Ağustos 2026 tarihinde öğretim üyelerinden sınav sorularının ve cevap anahtarlarının bir hafta önceden toplanmak istendiği; öğretim üyelerinin şeffaflık ilkeleri gereği soruların sınav sabahı komisyona teslim edilmesi yönündeki itirazlarına rağmen, Ana Bilim Dalı Başkanının 7 Ağustos’ta sınavın yalnızca belirlediği komisyonca hazırlanıp okunacağını beyan ettiği aktarıldı. Demirkol, alan öğretim üyelerini saf dışı bırakan bu yöntemin liyakati ölçmekten uzak ve art niyetli olduğunu vurguladı. Eğitim Sen’den ESOGÜ Rektörlüğüne Çağrı Eğitim Sen Eskişehir Şubesi olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade eden Özkan Demirkol, açıklamasını şu sorularla tamamladı: ESOGÜ Rektörlüğü ve İlgili Dekanlık: Yaşanan bu mobbing, usulsüzlük ve eğitim hakkı ihlallerine karşı neden hâlâ sessiz kalmaktasınız? İdari soruşturmayı başlatmak için daha neyi bekliyorsunuz? Akademik Liyakat: Sınav süreçlerinde alan öğretim üyelerini devre dışı bırakan, şeffaflığı zedeleyen bu uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir. Demirkol; kamu yararını, akademik etiği, liyakati ve öğrencilerin eğitim hakkını savunmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirterek kamuoyuna duyuruda bulundu.

Tepebaşılı Kadınların Deneyimi 8 Ülkeye Ulaşacak Haber

Tepebaşılı Kadınların Deneyimi 8 Ülkeye Ulaşacak

Tepebaşı Belediyesi Kadın Üretici Satış Noktaları, 8 ülkeden 13 proje ortağı ile 17 yerel pazarı bir araya getiren uluslararası BLUMI-Med Projesi’nin araştırma alanlarından biri oldu. Proje kapsamında düzenlenen ilk çalıştaya Tepebaşılı 16 kadın katılarak deneyimlerini, ihtiyaçlarını ve beklentilerini paylaştı. Tepebaşı Belediyesi tarafından kadınların üretimde güçlenmesi, emeklerinin ekonomik değere dönüşmesi ve yerel ürünlerin aracısız biçimde tüketiciye ulaşması amacıyla hayata geçirilen Kadın Üretici Satış Noktaları, uluslararası bilimsel bir araştırmaya konu oldu. Tepebaşı’nın kadın üreticileri destekleyen modeli; Akdeniz Bölgesinde Kentsel Yerel Pazarların Güçlendirilmesi anlamına gelen BLUMI-Med Projesi kapsamında, sekiz ülkede incelenen yerel pazar uygulamaları arasına girdi. PRIMA Programı’nın Tarım-Gıda Değer Zinciri çağrısı ve TÜBİTAK Uluslararası İşbirliği Daire Başkanlığı kapsamında desteklenen proje, 8 ülkeden 13 proje ortağı ile 17 yerel pazarı bir araya getiriyor. Üç yıl sürecek araştırmayla yerel pazarların ekonomik, sosyal, kurumsal ve çevresel sürdürülebilirliğinin değerlendirilmesi ve bu pazarların geliştirilmesine yönelik bilimsel yöntemler oluşturulması hedefleniyor. BLUMI-Med’in Türkiye ortağı olan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü tarafından araştırılan üç yerel pazar modelinden biri de Tepebaşı Belediyesi Kadın Üretici Satış Noktaları oldu. Başkan Ataç: “Tepebaşılı Kadınların Deneyimi Uluslararası Politikalara Katkı Sunacak” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, projenin uluslararası bir bilimsel araştırmaya konu olmasının, yıllardır kadın emeğine ve kırsal kalkınmaya verilen desteğin önemini ortaya koyduğunu belirtti. Başkan Ataç, şöyle konuştu: “2019 yılında yola çıkarken amacımız kadınların ürettiği ürünleri yalnızca bir satış tezgâhına taşımak değildi. Kadınların emeğini görünür kılan, kazanca dönüştüren, onları bilgiyle güçlendiren ve kent ile kırsal arasında doğrudan bağ kuran kalıcı bir model oluşturmak istedik. Bugün bu modelin 8 ülkeden bilim insanlarının ve kurumların yer aldığı uluslararası bir araştırmada incelenmesi bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Ancak asıl değerli olan, Tepebaşılı kadınların üretimden gelen deneyimlerinin dinlenmesi ve bu deneyimlerin Akdeniz bölgesindeki yerel pazarların geleceğine yönelik politikalara katkı sağlayacak olmasıdır. Kadınların üretimde güçlendiği, yerel üreticinin emeğinin karşılığını aldığı ve halkımızın sağlıklı gıdaya aracısız ulaşabildiği bir kent için çalışmaya devam edeceğiz.” Çalıştayda Türkiye’yi ESOGÜ Temsil Ediyor Projenin ilk çalıştayı, ESOGÜ Ziraat Fakültesi Prof. Dr. Ali Koç Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Çalıştaya katılan Tepebaşılı 16 kadın; üretim süreçlerini, geçim kaynaklarını, satış noktalarına ilişkin deneyimlerini, karşılaştıkları sorunları ve gelecekten beklentilerini anlattı. Çalıştayda Türkiye’yi temsilen projenin yürütücülüğünü yapan ESOGÜ Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Handan Giray, BLUMI-Med Projesini katılımcılara tanıttı. Giray, çalıştayın çok aktörlü yapısına dikkat çekerken; üreticiler, tüketiciler, yerel yönetimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelerek sorunlara ve çözüm yollarına yönelik farklı bakış açılarını içeren, daha bütüncül ve etkili sonuçların hedeflendiğinden bahsetti. Üç yıl sürecek projenin ilk çalıştayı aynı zamanda ortak öğrenme ve birlikte tasarlama sürecinin ilk adımını oluşturdu. ESOGÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Koyuncu da projeye ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek Tepebaşı Belediyesini örnek projesinden dolayı tebrik etti. Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar doğrultusunda politika önerileri hazırlanacak. Böylece Tepebaşılı kadınların deneyimleri, Akdeniz bölgesindeki yerel pazarların geleceğine yönelik uluslararası bilimsel çalışmalara katkı sunacak. 108 Kadın Üreticiye Ulaşıldı Tepebaşı Belediyesi Kadın Üretici Satış Noktaları, kırsal mahallelerde yaşayan kadınların talepleri doğrultusunda Temmuz 2019’da hizmete başladı. Projeden bugüne kadar yaklaşık 20 farklı mahalleden 108 kadın üretici yararlandı. Kadın üreticiler, Tepebaşı Belediyesinin sağladığı çadır ve tezgâhlarda kendi yetiştirdikleri doğal ve yerel ürünleri doğrudan tüketiciyle buluşturuyor. Satış noktaları; perşembe günleri Hoşnudiye Mahallesi Özdilek Sanat Merkezi’nde, cumartesi günleri Batıkent Mahallesi Hasan Âli Yücel Belde Evi’nde, salı günleri ise Uluönder Mahallesi Fevzi Çakmak Caddesi’nde hizmet veriyor. Tepebaşı Belediyesi Kadın Üretici Satış Noktaları Projesi kapsamında kadınlara sürdürülebilir tarım, gıda hijyeni, sağlıklı gıda hazırlama ve muhafaza yöntemleri, organik tarım, iyi tarım uygulamaları, doğru pestisit kullanımı, pazarlama, girişimcilik ve kooperatifçilik gibi alanlarda eğitimler de veriliyor.

ESOGÜ Ziraat Fakültesi’nde Uluslararası BLUMI-Med Projesi İçin İlk Çalıştay Gerçekleştirildi Haber

ESOGÜ Ziraat Fakültesi’nde Uluslararası BLUMI-Med Projesi İçin İlk Çalıştay Gerçekleştirildi

Akdeniz bölgesindeki yerel üretici pazarlarının sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi hedefleyen BLUMI-Med projesinin ilk çok aktörlü çalıştayı, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Ziraat Fakültesi’nin ev sahipliğinde düzenlendi. ​Akdeniz ülkelerindeki yerel üretici pazarlarının geleceğine ışık tutacak önemli bir uluslararası projede ilk adım atıldı. PRIMA Programı ve TÜBİTAK UİDB desteğiyle yürütülen BLUMI-Med (125N126) projesi kapsamında gerçekleştirilen ilk çok aktörlü çalıştay, tarım, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarını aynı masada buluşturdu. ​Yerel Pazarlar İçin Uluslararası İş Birliği ​ESOGÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Koyuncu ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın açılış konuşmalarıyla başlayan çalıştayda, projenin kapsamı ve hedefleri detaylıca paylaşıldı. ​Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı ve Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Handan Giray, projenin uluslararası boyutuna dikkat çekerek şu bilgileri aktardı: ​"BLUMI-Med, 8 ülkeden 13 proje ortağını ve 16 yerel pazarı bir araya getiren uluslararası bir araştırma projesidir. Temel amacımız; kentsel yerel pazarların sürdürülebilirlik performansını değerlendirmeye yönelik IMSA (Integrated Market Sustainability Assessment) çerçevesini geliştirmek ve bu pazarların daha dirençli, kapsayıcı ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlamaktır." ​Türkiye'de Üç Farklı Üretici Pazarında Yürütülüyor ​Türkiye’deki proje çalışmaları, ESOGÜ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü liderliğinde çok disiplinli bir ekip tarafından yürütülüyor. Araştırma ve saha çalışmaları kapsamında Türkiye'de şu üç önemli pazar odak noktası olarak belirlendi: ​Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Kadın Üretici Ürün Satış Noktası ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Üretici Marketleri ​İzmir Foça Yeryüzü Pazarı ​Pazarların yalnızca birer alışveriş alanı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Handan Giray, "BLUMI-Med, pazarı ekonomik, sosyal ve kurumsal ilişkilerin şekillendiği bir yaşam alanı olarak ele almaktadır. Bu nedenle projenin en önemli bileşenlerinden biri, farklı aktörlerin aynı masa etrafında buluşarak sorunları birlikte tanımlaması ve çözüm yollarını birlikte geliştirmesidir" dedi. ​Ortak Akıl ile Sürdürülebilir Bir Gelecek ​Çalıştayın değerlendirme aşamasında konuşan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Selma Güder, üretici kadınların ve kurumsal paydaşların bir araya gelmesinin önemine değindi: ​"Şehrimizin üç farklı üretici pazarlarındaki kadınlarımız ve kurum/kuruluş yetkililerimizle bir araya gelerek kadın pazarlarının mevcut durumunu, temel sorunlarını, çözüm yollarını ve önceliklerini görüştük. Farklı bakış açılarının buluştuğu verimli bir toplantının ilk adımını attık. Yerel üretici pazarlarının geleceğini, yine bu pazarların aktörleriyle birlikte şekillendireceğimize inanıyorum." ​Çalıştay, katılımcıların görüş ve önerilerini paylaşması, üretici kadınların beklentilerini dile getirmesi ve ilerleyen süreçte atılacak ortak adımların planlanmasıyla sona erdi.

ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi 2026 Mezunlarını Verdi Haber

ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi 2026 Mezunlarını Verdi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Diş Hekimliği Fakültesi 2026 yılı mezunlarını ESOGÜ Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen törenle verdi. Törene ESOGÜ Yönetimi ve öğretim üyelerinin yanı sıra mezun aileleri de katıldı. Törende mezun öğrenciler adına konuşan dönem birincisi Diş Hekimi İrem Öykü İlgör, fakülte kapısından ilk kez içeri girerken hissettikleri heyecanın, yerini mezun olmanın ve diplomalarını ellerine almanın gururuna bıraktığını kaydetti. Emek ve destekleri için ailesine ve genç diş hekimleri olarak yetişmelerine emek veren tüm hocalarına teşekkür eden İrem Öykü İlgör, mezunlar olarak önlerinde bilgiyle, emekle ve sabırla yürüyecekleri uzun bir meslek hayatının bulunduğunu belirtti ve meslektaşlarına başarılar diledi. ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Batu Can Yaman, fakültelerinin kuruluşundan bu yana gösterdiği gelişme ivmesi, güçlü akademik kadrosu, çağdaş teknolojik altyapısı ve nitelikli eğitim anlayışı sayesinde ülkemizin saygın diş hekimliği fakültelerini arasında önemli bir konuma yükseldiğini belirterek, YKS Öğrenci tercihlerinde ve DUS sınavlarında elde ettiği başarıların bunun en güzel göstergesi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Batu Can Yaman, bilimsel çalışmalarıyla ülkemize ve dünyaya katkı sağlayan, kendini sürekli geliştiren, bilgi ve tecrübelerini öğrencilerine büyük bir özveriyle aktaran ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyeleri ile birlikte, fakültelerinin kuruluşunun 17. ve ilk öğrencilerinin gelişinin 14. Yılında, 10. dönem mezunlarını uğurlamanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Mezun ailelerine de seslenen Prof. Dr. Yaman, yapmış oldukları fedakarlıklar ve verdikleri emeklerle bugün bu mutlu ve gurur verici tabloyu aslında onların oluşturduğunu belirtti ve artık birer diş hekimi olan çocuklarıyla ne kadar gururlanıp övünseler az olduğunu söyledi. Konuşmasının son bölümünde yeni mezun genç diş hekimlerine seslenen Prof. Dr. Batu Can Yaman şunları söyledi: “Bugün beş yıllık yoğun ve zorlu eğitim sürecini başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorsunuz. Sizleri yürekten kutluyorum. Ancak bugün aslında bir son değil, meslek hayatınızın başlangıcıdır. Diş Hekimliği sürekli gelişen, kendini yenilemeyi zorunlu kılan bir bilim dalıdır. Mesleğiniz boyunca yeni teknolojileri takip etmeli, bilimsel gelişmeleri yakından izlemeli ve kendinizi sürekli geliştirmelisiniz. Otuz iki yılı bitiren bir hekim ve akademisyen olarak şunu söyleyebilirim ki bu yol zaman zaman yorucu olacak, bazen sabrınızı zorlayacaktır. Ancak karşılığında sizleri daha donanımlı, daha başarılı ve daha saygın bir hekim haline getirecektir. Bu nedenle hiçbir zaman öğrenmekten ve çalışmaktan vazgeçmeyin. İyi bir hekim olmanın yolu yalnızca iyi eğitim almaktan geçmez. Aynı zamanda iyi bir insan olmak, vicdan sahibi olmak, etik değerlere bağlı kalmak ve insan sevmek gerekir. Bizlerin sizlerden beklentisi; aklı hür, vicdanı güçlü, etik değerlere bağlı, hastasına ailesi gibi yaklaşan, ülkesini seven, mesleğini onurla temsil eden hekimler olmanızdır. Ve asla unutmayın ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi her zaman sizin temel yuvanızdır ve hayatınız boyunca ihtiyaç duyduğunuz her an açık kapınız olacaktır. Sevgili diş hekimi meslektaşlarım, bu duygu ve düşüncelerle mezuniyetinizi şahsım, tüm öğretim üyelerimiz ve fakülte çalışanlarımız adına yürekten kutluyor meslek hayatınız boyunca sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.” ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ise konuşmasında şunları söyledi: “Bugün ESOGÜ’de aldıkları zorlu eğitimin ardından Türkiye’nin dört bir yanında mesleklerini icra etmeye hazır olan genç diş hekimlerimizin mezuniyet heyecanını paylaşmak üzere bir araya geldik. Burada mezunlarımızın yaşadığı heyecanı ve gururu görmek bizlerin geleceğe olan inancını güçlendirmektedir. Eğitimdeki yarım asırlık tecrübesiyle ESOGÜ; bir yandan sahip olduğu fakülte, yüksekokul, meslek yüksekokulu, enstitü ve bilimsel araştırma merkezlerinde eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütürken, diğer yandan bünyesinde yer alan Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hastanesi ile bölgesel sağlık hizmeti vermektedir. Üniversitemiz kampüsünde binlerce vatandaşımız eğitim-öğretim dışında sağlık ve sosyal alanlarda hizmet almaktadır. Bu kapasite ESOGÜ ailesi olarak bizleri gururlandırmaktadır. Diş hekimliği, çağın gereklerine ve teknolojik gelişmelere göre kendini yenilemeyi, güncel ve dinamik bir bilgi birikimine sahip olmayı zorunlu kılan bir meslektir. Sizlerin bu hassasiyetle meslek hayatınız boyunca bilim ve teknolojinin rehberliğinde kendinizi yenileyerek, mesleğinizi en iyi şekilde icra edeceğinize inanıyoruz. Sizler üniversitemizde almış olduğunuz eğitim- öğretime güveniniz. Çünkü üniversite olarak sizlerin; düşünen, sorgulayan, araştıran ve kendini geliştiren mezunlar olmanız için emek harcadık. Bu vesileyle siz genç diş hekimlerimizin iyi yetişmelerine özveriyle katkıda bulunan tüm üniversitemiz öğretim üyelerine ve öğretim elemanlarına teşekkürlerimi sunuyorum. Sevgili mezunlarımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk istiklal ve Cumhuriyetimizi sizlere emanet etmiştir. Bugün, bizlerin de sizden en büyük beklentisi bu emanete sahip çıkarken, vatanına ve milletine gönülden bağlı; diline, tarihine, kültürüne ve manevi değerlerine sahip çıkan, vizyon sahibi bireyler olarak toplumdaki yerlerinizi almanızdır. Kıymetli anne ve babalar, en kıymetli varlıklarınız olan evlatlarınızı büyük bir özveriyle yetiştirip bizlere emanet ettiniz. Bugün fedakarlıklarınıza layık olmak için ellerinden geleni yapan ve karşılığını almayı hak eden genç mezunlarımızla bizler de en az sizin kadar gurur duyuyoruz. Mezunlarımız bundan sonraki mesleki ve sosyal yaşamlarında da siz anne ve babaların ve bizlerin verdiği değerleri koruyup; çevreleriyle uyumlu, karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan ilişkiler kuracak ve başarılı olacaklardır. Buna inancımız tamdır. Sevgili gençler, hayatta hedeflerinize ulaşmak yolunda kendinize güvenin ve önünüze çıkan engeller sizi asla umutsuzluğa düşürmesin. İlerleyen dönemlerde karşılaşacağınız zorlukları aşarken, aldığınız eğitimin ışığı her zaman yolunuzu aydınlatsın. Sizlerle gurur duyuyor, hepinize sağlık, mutluluk ve başarılarla dolu bir hayat diliyorum. Yolunuz bahtınız açık olsun.” Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak dönem birincisi Diş Hekimi İrem Öykü İlgör’e mezuniyet belgesini verdi. Sonrasında dönem birincisi Diş Hekimi İrem Öykü İlgör mezuniyet kütüğüne dönem plaketini çaktı. Daha sonra sırasıyla okullarını dereceyle bitiren mezunlara ve tüm mezunlara mezuniyet belgeleri verildi. Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Canan Akay tarafından mezunlara Diş Hekimliği Andının okutulmasının ardından, keplerin topluca havaya atılmasıyla tören sona erdi.

ESOGÜ'de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı Düzenlendi Haber

ESOGÜ'de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı Düzenlendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) bünyesinde düzenlenen “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” anma programında, vatanımız ve bayrağımız için canlarını feda eden 15 Temmuz şehitleri anıldı. Program, ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen anma töreni ile başladı. Töreye, ESOGÜ yönetimi ile üniversitenin akademik ve idari personeli katılım sağladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başlayan anma töreni, 15 Temmuz konulu video gösterimi ile devam etti. Sonrasında ESOGÜ İlahiyat Fakültesi öğrencisi Muhammet Emin Deniz, “Kahramanlık Türküsü” başlıklı şiiri seslendirdi. Daha sonra ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak; ülkemize, demokrasimize, milli iradeye ve millet egemenliğine kasteden hain FETÖ kalkışmasına karşı milletimizin bağımsızlığına ve demokrasisine sahip çıktığı günün onuncu yıl dönümünü konu alan bir konuşma yaptı. Prof. Dr. Kamil Çolak, konuşmasında şunları söyledi: “Hain FETÖ’cü kalkışmanın üzerinden 10 yıl geçmiştir. 15 Temmuz 2016 günü milli iradeyi yok sayarak demokrasimizi yıkmak için darbe girişiminde bulunan FETÖ ihanet şebekesi; Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni, vatanına, milletine ve devletine bağlı asker ve polislerimize ait karargâhları alçakça bombalamış ve hainler, darbeye karşı koyan sivil vatandaşlarımızı şehit edecek kadar ileri gitmişlerdir. Milletimizin dik ve kararlı duruşu ve birliktelik şuuruyla durdurulan bu ihanet, bizlere emperyalizmin kirli hedeflerine ulaşmak için nelere cüret edebileceğini göstermesi açısından da ibret verici olmuştur. 15 Temmuz’da durumun vahametini gören aziz milletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımız’ın da çağrıları ile sokaklara dökülmüş, bedenini siper ederek ülkemizi karanlığa sürüklemeyi hedefleyen kanlı darbe girişimini durdurmuş ve tüm dünyaya Türk milletinin özgürlüğü ve demokrasisinden asla ödün vermeyeceğini açıkça göstermiştir. Milletimiz, vatanını koruma ve bağımsızlığına sahip çıkma konusundaki kararlılığını, 15 Temmuz’u takip eden süreçte de tuttuğu demokrasi nöbetleriyle perçinlemiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin emperyalizmin kontrolüne girmesini sağlamak ve Anadolu’yu Türk yurdu olmaktan çıkarmak için dün 15 Temmuz darbe girişiminde bulunanlar, yarın başka oyunlar, yol ve yöntemlerle bunu yine deneyebilirler. Bunlara karşı uyanık olmak, birlik ve beraberliğimizi bozmadan dik durmak milletçe en başta gelen görevimiz ve tavrımız olmalıdır. Bilinmelidir ki 15 Temmuz’da iradesini bağımsızlıktan ve demokrasiden yana koyan aziz milletimiz, bu tür hain emel ve hedeflere asla geçit vermeyecektir. Birliğimize kastetmeyi planlayan karanlık odaklar, bundan sonra da milletimizi karşılarında tam bir birliktelik şuuruyla kenetlenmiş olarak bulacaklarını ve bu aziz milletin dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de nice Ömer Halisdemirler yetiştireceğini kesinlikle bilmelidirler. Ülkemiz artık 15 Temmuz öncesinden daha güçlüdür. Milletimiz geleceğe daha güvenle bakmaktadır. Devletimizin içine sızarak zafiyet yaratan FETÖ unsurları büyük ölçüde temizlenmiştir, temizlenmeye de devam etmektedir. Bugün bizlere düşen ise 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananları ve bunların arkasındakileri çok iyi bilmek, asla unutmamak ve gelecek nesillere de tüm yönleriyle aktararak gençlerimize bayrak, vatan ve millet sevgisini aşılamaktır. Bu duygu ve düşüncelerle milletimizin zafer günü olan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutluyor, hain kalkışmaya karşı koyarken yaralanan gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyor; bayrağımız, vatanımız ve bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.” Anma töreni, davetli konuşmacı Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sıtkı Yıldız’ın “15 Temmuz Milletin Şanlı Direnişi” başlıklı konferansı ile tamamlandı. Anma töreninin ardından ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi fuaye alanında, “15 Temmuz Şehitleri Anısına Fotoğraf Sergi”sinin açılışı gerçekleştirildi. Sergi, 17 Temmuz 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak: "15 Temmuz Ruhunu Gelecek Nesillere Aktarmalıyız" Haber

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak: "15 Temmuz Ruhunu Gelecek Nesillere Aktarmalıyız"

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle anlamlı bir anma mesajı yayımladı. Rektör Çolak mesajında, 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen hain darbe girişimine karşı Türk milletinin ortaya koyduğu şanlı direnişi vurgularken, üniversite ve eğitim camiasına düşen sorumlulukların altını çizdi. "Emperyalizmin Kirli Amaçlarına Türk Milleti Dur Dedi" Hain darbe girişiminin hedef aldığı noktaları ve yapılan alçakça saldırıları hatırlatan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ’cü hainler, emperyalizmin kirli amaçları doğrultusunda milli iradeyi yok sayarak demokrasimizi yıkmak için darbe girişiminde bulunmuşlardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni; vatanına, milletine ve devletine bağlı asker ve polislerimize ait karargâhları alçakça bombalayan hainler, darbeye karşı koyan sivil vatandaşlarımızı da şehit etmişlerdir." "Cumhurbaşkanımızın Liderliğinde Şanlı Bir Direniş Sergilendi" Karanlık planların milletin azmiyle boşa çıkarıldığını ifade eden Çolak, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin sarsılmaz olduğunu belirtti: "Ülkemizi karanlığa sürükleyerek yıllarca geriye götürebilecek bu hain girişim, demokrasisine ve özgürlüğüne yürekten bağlı milletimizin kararlılığı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sergilenen şanlı direnişle durdurulmuş ve Türk milletinin böyle hain emel ve hedeltelere asla geçit vermeyeceği tüm dünyaya gösterilmiştir. 15 Temmuz’da iradesini demokrasiden yana koyan aziz milletimiz, birliğimize kastetmeyi planlayan karanlık odaklara, bundan sonra da karşılarında tam bir birliktelik şuuruyla kenetlenmiş olarak bulunacağının mesajını açıkça vermiştir." "Gençlerimize Bayrak ve Vatan Sevgisini Aşılamalıyız" Bugünün nesillerine düşen en büyük görevin bu tarihi hafızayı diri tutmak olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kamil Çolak, mesajını şu anlamlı sözlerle tamamladı: "Today bizlere düşen ise 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananları ve bunların arkasındakileri çok iyi bilmek, asla unutmamak ve gelecek nesillere de tüm yönleriyle aktararak gençlerimize bayrak, vatan ve millet sevgisini aşılamaktır. Bu duygu ve düşüncelerle milletimizin zafer günü olan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutluyor, hain kalkışmaya karşı koyarken yaralanan gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyor; bayrağımız, vatanımız ve bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum."

ESOGÜ'den 1,6 Milyon Avroluk AB Projesi Haber

ESOGÜ'den 1,6 Milyon Avroluk AB Projesi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Avrupa Birliği İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü Yükseköğretim Girişimi (EIT Higher Education Initiative)’nin 2025 Teklif Çağrısı kapsamında büyük bir başarıya imza attı. ESOGÜ’nün, ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Birimi’nin girişimleriyle konsorsiyum ortağı olarak yer aldığı INNO-STEM BRIDGE projesi, 1,6 milyon Avroluk bütçe ile desteklenmeye layık görüldü. ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Mahmut Sami İşlek ve Erasmus+ ICM Programı sorumlusu Öğr. Gör. Dr. Emrah Orakçıoğlu, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ı makamında ziyaret ederek projeyle ilgili bilgilendirmede bulundu. Avrupa Birliği Ufuk Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamında ESOGÜ’nün ilk defa başvurduğu ve destek almaya hak kazandığı bu projeyle birlikte ESOGÜ, Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü bünyesinde EIT Yükseköğretim Girişimi’nin bir üyesi haline geldi. “STEM Alanında Sürdürülebilir İnovasyon Ekosistemleri İnşası ve Derin Teknoloji Girişimci Yetenekleri Geliştirilmesi” başlığını taşıyan proje; STEM alanındaki yeteneklerin, araştırma çıktılarının ve yenilikçi fikirlerin gerçek piyasa ve toplumsal değere dönüştürülmesini hedefliyor. Ukrayna, İsveç, Kuzey Makedonya ve Türkiye’den 8 kurumun yer aldığı uluslararası konsorsiyum, üniversitelerin bilgi üretme kapasitesini inovasyon, girişimcilik ve teknoloji transferi ekseninde daha güçlü bir etkiye dönüştürmeyi amaçlıyor. Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü (EIT) Yükseköğretim Girişimi'nin 2025 çağrısına 138 proje teklifi sunulurken, bunlardan yalnızca 35'i desteklenmeye hak kazandı. INNO-STEM BRIDGE projesiyle STEM eğitimi, prototipleme, teknoloji transferi, girişimcilik ve pazara erişimi kapsayan “Laboratuvardan Piyasaya” odaklı güçlü bir yol haritası oluşturulacak. ESOGÜ projede Uluslararası İlişkiler Birimi aracılığıyla ilgili iş paketinin yönetim ve koordinasyonunu üstlenirken, ESOGÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ETTOM) ise TTO/BTO profesyonellerine yönelik özel eğitimlerin tasarlanması ve uygulanmasında aktif rol alacak. Proje koordinatörlüğünü ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Mahmut Sami İşlek’in yürüteceği projede ayrıca Öğr. Gör. Dr. Emrah Orakçıoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay, Öğr. Gör. Ali Başçiftçi, Gülbin Çolak ve Fatih Şengül görev alacak.

Uluslararası Erasmus+ Projesi Sonuçları Paylaşıldı Haber

Uluslararası Erasmus+ Projesi Sonuçları Paylaşıldı

Avrupa Birliği Erasmus+ Programı Ana Eylem 2 Yükseköğretim Alanında İş Birliği Ortaklıkları (KA220-HED) kapsamında desteklenen, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ)’nin proje koordinatörü olduğu “Innovative Tools to Digitize the East and West Cultural Heritage: A Digital Game Design Methodology Guide” başlıklı uluslararası projenin çoğaltıcı tanıtım toplantısı çevrim içi olarak gerçekleştirildi. ESOGÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşen Çelen Öztürk yürütücülüğünde, yaklaşık 400 bin avro bütçeyle, 30 ay süresince yürütülen projenin final toplantısının Mayıs ayında tamamlanmasının ardından düzenlenen çevrim içi etkinlikte, proje süreci boyunca geliştirilen yöntemler, elde edilen çıktılar ve hazırlanan eğitim materyalleri kamuoyu ile paylaşıldı. Toplantıya Bahçeşehir Üniversitesi, ESOGÜ ve Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ)’nden akademisyenler ve öğrencilerin yanı sıra, dijital oyun tasarımı, kültürel mirasın korunması ve dijitalleştirilmesi alanlarında çalışan meslek profesyonelleri yoğun ilgi gösterdi. Doğu ve Batı kültürel mirasının dijital ortamda korunması ve aktarılması amacıyla yürütülen projede, disiplinlerarası ve uluslararası iş birliği temelinde dijital oyun tasarım süreçlerine yönelik örnek bir metodoloji ve rehber geliştirildi. Hazırlanan rehberin kültürel miras, eğitim teknolojileri ve oyun tasarımı alanlarında yürütülecek yeni çalışmalara katkı sağlaması hedefleniyor. Projenin uluslararası ortaklığını ESOGÜ, ESTÜ, Bahçeşehir Üniversitesi, Università degli Studi di Firenze (İtalya), Polytechnic University of Catalonia (İspanya), Azerbaijan University of Architecture and Construction (Azerbaycan), Non Formal Education for Youth Association (Ukrayna) ile Fırsat Eşitliği ve Sürdürülebilir Gelecek Derneği (Türkiye) oluşturdu. Çevrim içi gerçekleştirilen çoğaltıcı tanıtım toplantısında, proje ortakları geliştirilen dijital oyun tasarımı metodolojisini, eğitim içeriklerini ve proje kapsamında elde edilen çıktıları katılımcılarla paylaşırken, kültürel mirasın korunması ve dijital teknolojiler aracılığıyla gelecek nesillere aktarılmasına yönelik uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekildi. Projenin sonuçlarının, kültürel mirasın dijitalleştirilmesi alanında yeni araştırma ve uygulamalara yol göstermesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.