SON DAKİKA
Hava Durumu

#Esogü

Porsuk Haber Ajansı - Esogü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esogü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESOGÜ'de ''Study in Eskişehir'' Temalı Uluslararası Personel Eğitimi Düzenlendi Haber

ESOGÜ'de ''Study in Eskişehir'' Temalı Uluslararası Personel Eğitimi Düzenlendi

ESOGÜ'de ''Study in Eskişehir'' Temalı Uluslararası Personel Eğitimi Düzenlendi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi tarafından ortaklaşa düzenlenen Uluslararası Personel Eğitimi Haftası etkinlikleri başladı. Bu kapsamda ESOGÜ ev sahipliğinde düzenlenen ve Erasmus program ortaklarından gelen toplam 67 akademik personelin katıldığı ''Study in Eskişehir'' temalı uluslararası personel eğitimi ise ESOGÜ Otel’de gerçekleştirildi. Etkinliğe ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy da katıldı. Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak, etkinliğe katılmak üzere ESOGÜ’ye gelen Filistin Hebron Üniversitesi ekibini makamında ağırlarken, ziyarette uluslararası ilişkilerden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Mahmut Sami İşlek ve Erasmus ICM program sorumlusu Dr. Emrah Orakcıoğlu da bulundu. Toplantıda Filistin'den gelen konuklar ile akademik işbirliklerinin daha da ileriye götürülmesi için atılacak adımlar görüşülürken, Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak ziyaretten duyduğu memnuniyeti ve Filistin’e desteklerini dile getirdi. Hebron Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Dr. Ahmad Ghayyada'nin liderlik ettiği ekip ise ESOGÜ ile derin bir ortaklık kurulduğunu, bu etkinliğin Filistin-Türkiye dostluğuna kıymetli katkılarda bulunduğunu ifade etti. Dr. Ahmad Ghayyada aynı zamanda işgalden dolayı Filistin'de yaşanan zorluklar ve seyahat sırasındaki sıkıntılarını da dile getirdi. Toplantı ikramlar ve hediye takdimleri ile sona erdi.

Trafik Sorunu Önümüzdeki 5-10 Yılda Daha da Katlanacak! Haber

Trafik Sorunu Önümüzdeki 5-10 Yılda Daha da Katlanacak!

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Karacasu, kent içi ulaşımda yaşanan sorunları ve çözüm yollarını değerlendirdi. Türkiye’deki araç sahipliği oranının Avrupa ve ABD'nin gerisinde olmasına rağmen trafik sıkışıklığının had safhada olduğunu belirten Karacasu, "Gelecek 10 yıl çok daha zorlu geçecek" dedi. Özel Araç Kullanımı Toplu Taşımadan 10 Kat Fazla Yer İşgal Ediyor ESOGÜ Gündem programına konuk olan Prof. Dr. Murat Karacasu, ulaşım planlamasında en büyük engelin "insan alışkanlıkları" olduğunu vurguladı. Vatandaşların kapısının önünden gideceği dükkanın önüne kadar özel aracıyla gitme isteğinin trafiği kilitlediğini belirten Karacasu, şu çarpıcı rakamları paylaştı:"Bir otomobilde 2 kişi olduğunda kişi başına 5 metrekare yer işgal edilirken, 60 kişilik bir otobüste bu oran kişi başı 0,5 metrekareye düşüyor. Yani özel araçlar toplu taşımaya göre yolları 10 kat daha fazla işgal ediyor." "Sorunlarımız Henüz Tam Anlamıyla Başlamadı" Türkiye'deki araç sahipliği istatistiklerini küresel verilerle kıyaslayan Karacasu, trafik sorununun derinleşeceği konusunda uyardı: ABD: 1000 kişiye 850 araç. Avrupa: 1000 kişiye 700 araç. Eskişehir/Türkiye: 1000 kişiye yaklaşık 400 araç. Karacasu, araç sayısının artış eğiliminde olduğunu ve mevcut altyapı-planlama anlayışı değişmezse 5-10 yıl içinde şehirlerin yaşanmaz hale gelebileceğini ifade etti. Çözüm Önerisi: Uydu Kentler ve Alternatif Merkezler Şehir merkezlerindeki yoğunluğu (Merkezi İş Alanları - CBD) azaltmanın tek yolunun "Uydu Kentler" kurmak olduğunu belirten Karacasu, şu önerilerde bulundu: Kendi Kendine Yeten Bölgeler: İnsanların okul, banka, market ve eğlence ihtiyaçlarını şehir merkezine gelmeden karşılayabileceği merkezler oluşturulmalı. Önce Altyapı: Yerleşim yerleri kurulmadan önce ulaşım altyapısı ve yollar planlanmalı. Uzun Vadeli Planlama: Günübirlik çözümler yerine, ulaştırma planlamasında en az 20 ile 40 yıllık projeksiyonlar yapılmalı. Bisiklet Yolları ve Yaya Saygısı Gelişmişlik Göstergesidir Bisiklet yollarının sadece birer yol değil, birer medeniyet göstergesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Karacasu, Eskişehir özelindeki bisiklet yolu tartışmalarına da değindi. Sürücülerin bisiklet yollarına park etmesi nedeniyle sert tedbirler ve yüksek bariyerler uygulanmak zorunda kalındığını hatırlatan Karacasu, sürücülere seslendi: "Bir aracın fren mesafesi santimetrelerle ölçülürken, bir insanın tek bir adımı 70 santimetredir. Lütfen yaya geçitlerinde ve bisiklet yollarında daha kontrollü olalım, önceliği yayaya ve bisikletliye verelim."

ETO Başkanı Güler'den Eskişehir Hizmet Sektörü İçin Kritik Çağrı Haber

ETO Başkanı Güler'den Eskişehir Hizmet Sektörü İçin Kritik Çağrı

ETO Başkanı Metin Güler, Mart olağan meclis toplantısında yaptığı değerlendirmede, üyelerin iş yerlerinde bulunan pergola, açılır ve kapanır sistemler sebebiyle yaptırım tehdidiyle karşı karşıya kaldığını; doğalgaz, su, elektrik hizmetlerinden men edilme riski yaşadığını belirterek, bu soruna Eskişehir’in hizmet sektörünün felaketine yol açmadan çözüm beklediklerini kaydetti. Eskişehir Ticaret Odası’nın (ETO) Mart ayı meclis olağan toplantısı gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Halil İbrahim Ara’nın açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda gündem maddeleri karara bağlandı. Toplantıda konuşan ETO Başkanı Metin Güler, Eskişehir’de girişimci sayısını artırmak ve şehre yeni markalar kazandırmak için çaba gösterdiklerini ve bu hedef doğrultusunda Kampüsten Ticarete: Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi projesini başlattıklarını kaydetti. Girişimci gençlere ETO desteği Proje kapsamında iş fikri olan, Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ ve ESTÜ’de öğrenim gören öğrencilerin hayallerini gerçeğe dönüştürebileceğini belirten Güler, yapılan değerlendirmeyle ilk üçe giren girişimci gençlere 450-250 ve 150 bin TL tutarlarında da destek verileceğini kaydetti. Ayrıca dereceye giren girişimci gençlere ETO Hizmet Binası’nda ofis desteği sağlanacağını belirten Güler, projenin hayata geçmesine katkı sağlayan ETO meclis üyelerine teşekkür etti. Üyelerin sorunları Ankara’da dile getirildi ETO olarak üyelerin sorunlarını dile getirmek için Eskişehir’in yanı sıra Ankara’da da girişimlerde bulunduklarını kaydeden Güler, son olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu ziyaret ederek, üyelerin taleplerini ilettiklerini söyledi. Bu ziyarette üyelerin son zamanlarda yaşadığı en önemli sorunlardan biri olan iş yerlerindeki açılır kapanır alanlarla ilgili talepte bulunduklarını belirten Güler, bu sorunun yalnızca Eskişehir’de değil tüm ülke genelinde yaşandığını kaydetti. Pergola ve açılır kapanır sistemler sorunu işletmeler kapanma noktasına gelmeden çözülmeli Eskişehir ekonomisinin ağırlık merkezinin hizmet sektörü olduğunu ve hizmet sektöründeki ETO üyelerinin iş yerlerinde yer alan açılır kapanır alanlar ve pergola sistemleri nedeniyle Odunpazarı ve Tepebaşı belediyeleriyle sorunlar yaşadığını belirten Güler, sorunu çözmek için belediyelerle irtibata geçtiklerini kaydetti. İş yerlerinde bulunan açılır kapanır alanlar ve pergola sistemleri için üyelerin yaptırım riskiyle; elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinden men edilme sorunuyla karşı karşıya kaldığını belirten Güler, sorunun çözümü için kurum ve kuruluşlarla temas kurmaya devam ettiklerini kaydetti. Sorunun ETO üyelerinin zarar görmeyeceği ve işletmelerinin kapanma noktasına gelmeyeceği şekilde çözüme kavuşturulmasını beklediklerini belirten Güler, Eskişehir ekonomisinin can damarı olan hizmet sektörüne çözümcül bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini dile getirdi. Sorunun Eskişehir’in hizmet sektörünün felaketine sebep olmadan çözüme kavuşturulması gerektiğinin altını çizen Güler, Eskişehir’in tüm yerel aktörlerinin katkısıyla bu sorunun ortadan kaldırılmasını umduğunu vurguladı. Faizlerde artış ihtimalini düşünmek bile istemiyoruz Ülke ekonomisindeki gelişmeler hakkında da değerlendirmede bulunan ETO Başkanı Metin Güler, enflasyondaki yükseliş riski sebebiyle politika faizinin sabit kaldığını belirterek, faizlerde artış olma ihtimalini düşünmek bile istemediklerini kaydetti. ABD-İran-İsrail arasındaki savaşın enerji ve emtia fiyatlarını da tetiklediğini belirten Güler, bu artışın hem girdi maliyetlerini hem de raftaki fiyatları olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Küresel riskler sebebiyle tüccar ve sanayici desteklenmeli Akaryakıttaki artışın üretici enflasyonunu ve TÜFE’yi daha çok artırmasından endişe ettiklerini belirten Güler, tüccarın yaşadığı finansman sorununun devam etmesinden kaygı duyduklarını söyledi. Yüksek faizin konkordato ve iflas kararlarını artırdığını, jeopolitik etkenler sebebiyle tüccar ve sanayicinin daha çok desteklenmesi gerektiğini belirten ETO Başkanı Metin Güler, küresel riskler nedeniyle hem iç piyasada hem de uluslararası ticarette arz ve talebin azaldığını sözlerine ekledi.

Milyonlarca Kadını Etkileyen Gizli Tehlike Haber

Milyonlarca Kadını Etkileyen Gizli Tehlike

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi, dünya genelinde kabul gören “Endometriozis Farkındalık Ayı” kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Milyonlarca kadını etkileyen ancak tanısı genellikle geciken endometriozis hastalığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, erken teşhisin ve toplumsal bilincin önemi vurgulandı. ​Etkinliğe Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ile ESOGÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. H. Mete Tanır, Prof. Dr. Melih Velipaşaoğlu ve Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz katılım sağladı. ​Endometriozis Nedir? 190 Milyon Kadını Etkileyen Gizli Tehlike ​Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz, hastalıkla ilgili çarpıcı veriler paylaştı. Endometriozisin rahmi döşeyen dokunun rahim dışında büyümesiyle karakterize, kronik ve iltihaplı bir rahatsızlık olduğunu belirten Tokgöz, hastalığın dünya genelinde yaklaşık 190 milyon, Türkiye’de ise 3 milyon kadını etkilediğini ifade etti. ​Tanı İçin Neden 10 Yıl Bekleniyor? ​Hastalığın en büyük sorununun geç tanı konulması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tokgöz, pek çok kadının doğru teşhis için ortalama 7 ila 10 yıl beklemek zorunda kaldığını söyledi. Toplumdaki "adet ağrısı normaldir" algısının bu gecikmedeki en büyük etken olduğunu belirten Tokgöz, şiddetli ağrıların sıradanlaştırılmaması gerektiğinin altını çizdi. Endometriozisin sadece fiziksel bir sorun olmadığını; kronik yorgunluk, kısırlık ve psikolojik yük ile kadınların sosyal ve iş yaşamını derinden sarstığını hatırlattı. ​Rakamlarla Endometriozis Gerçeği ​Etkinlikte paylaşılan güncel veriler, hastalığın boyutunu gözler önüne serdi: ​Üreme çağındaki her 10 kadından 1'inde görülüyor. ​Türkiye'de yaklaşık 3 milyon kadın bu hastalıkla mücadele ediyor. ​Kısırlık (infertilite) sorunu yaşayan kadınların %30-50'sinde endometriozis saptanıyor. ​Dünya genelinde etkilenen kadın sayısı 190 milyona ulaştı. ​Farkındalık Hayat Kurtarır: Erken Tanı Mümkün ​Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz, doğru yönetim ve tedavi planıyla hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini belirterek sözlerini tamamladı. Erken dönemde uzman desteği almanın önemine değinen Tokgöz, sağlık profesyonellerinin bilinçli yaklaşımı ve toplumsal farkındalıkla bu yükün azaltılabileceğini müjdeledi.

ESOGÜ'de Beyin Farkındalığı Haftası Etkinlikleri Düzenlendi Haber

ESOGÜ'de Beyin Farkındalığı Haftası Etkinlikleri Düzenlendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde her yıl mart ayında dünya ile eş zamanlı olarak kutlanan Beyin Farkındalığı Haftası etkinlikleri bu yıl da başarıyla düzenlendi. Beyin Farkındalığı Haftası 2026 etkinlikleri; Tıp Fakültesi emekli öğretim üyesi ve 1999 yılında bu etkinlikleri ESOGÜ’de başlatan Prof. Dr. Ferhan Esen’in yanı sıra ESOGÜ Hastanesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ve Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Zehra Uysal Kocabaş koordinasyonunda gerçekleştirildi. ESOGÜ’de Beyin Farkındalığı Haftası 2026 kapsamında, toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı hedefleyen bilimsel ve sosyal faaliyetler gerçekleştirildi. Bu kapsamda Eskişehir'in Sivrihisar ilçesine bağlı Kaymaz İlkokulu ve Ortaokulu ziyaret edilerek öğrencilerle bir araya gelindi ve çocuklara beynin temel işlevleri, beyin sağlığının korunması ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında bilgilendirici sunumlar yapıldı. Prof. Dr. Ferhan Esen, Prof. Dr. Pınar Yıldız ve Dr. Öğr. Üyesi Zehra Uysal Kocabaş ile birlikte Tıp Fakültesi Dönem 4 öğrencilerinin katıldığı bu ziyaret ile erken yaşta farkındalık oluşturulması hedeflendi. 25 Mart 2026 Çarşamba günü ESOGÜ’de düzenlenen sempozyum ise Prof. Dr. Kubilay Uzuner ve Prof. Dr. Ferhan Esen'in oturum başkanlığında gerçekleştirildi. Sempozyumda Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalından emekli Prof. Dr. Hilmi Uysal'ın ''Homonkulus: Beynimizde Duysal Temsilin Kökeni Üzerine Bir Çalışma'' başlıklı sunumu büyük ilgi ve heyecanla izlendi. Bilimsel içeriğiyle aydınlatıcı ve zengin bir paylaşım olan sempozyuma Tıp Fakültesi akademisyen ve öğrencileri ile lise öğrencileri ve halktan da katılım gerçekleşti. Beynin işlevleri, beyin sağlığının korunması ve nörobilim alanındaki gelişmeler hakkında toplumda farkındalık oluşturmayı amaçlayan bu uluslararası kampanya, ilk olarak 1996 yılında ABD’de başlatılmış, 1998 yılından itibaren uluslararası bir boyut kazanmıştır. Günümüzde ise Dana Foundation koordinatörlüğünde yürütülmektedir.

ESOGÜ'de Siber Suçlar Farkındalık Paneli Düzenlendi Haber

ESOGÜ'de Siber Suçlar Farkındalık Paneli Düzenlendi

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörlüğü iş birliği ile düzenlenen, üniversite öğrencilerini bilgilendirmeye yönelik “Siber Suçlar Farkındalık Paneli” ESOGÜ Prof. Dr. Fazıl Tekin Konferans Salonu’nda düzenlendi. Panele Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah ve ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak da katıldı. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, özellikle bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarının, toplumumuzun birçok kesimini etkileyen önemli bir sorun haline geldiğini belirtti. Üzeyir Karakülah bu süreçte dikkat çekmek istedikleri konulardan birinin ise banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılması veya kiralanması olduğunu kaydetti. Özellikle gençler ve üniversite öğrencilerinin bazen kolay kazanç vaadiyle, bazen de farkında olmadan banka hesaplarını başkalarına kullandırabilmekte ya da kiralayabilmekte olduğunu dile getiren Üzeyir Karakülah, bu tür davranışların sadece etik açıdan değil, hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurmakta olduğunun bilinmesi gerektiğini vurguladı. Hesabını kullandıran kişinin, dolandırıcılık suçunun doğrudan faili olmasa bile suça iştirak eden ya da suç gelirinin aklanmasına aracılık eden kişi olarak yargılanabilmekte olduğuna dikkat çeken Üzeyir Karakülah, bu durumun da telafisi güç mağduriyetlere yol açtığını söyledi. Öğrencilere seslenerek hiçbir maddi kazanç vaadinin geleceklerini riske atmaya değmeyeceğini hatırlatan Üzeyir Karakülah, banka hesaplarının kişiye özel olduğunu ve hukuken sorumluluğunun da tamamen hesap sahibine ait olduğunu söyledi. Üzeyir Karakülah “Sadece hesabını kullanacağız”, “Kısa süreliğine lazım”, “Hiçbir sorumluluğun olmayacak” gibi ifadelerin çoğu zaman suç organizasyonlarının kullandığı yanıltıcı söylemler olduğunu dile getirdi. Toplumun bilinçlendirilmesi, gençlerin hukuki riskler konusunda doğru şekilde bilgilendirilmesi ve suçla mücadelede önleyici hukuk yaklaşımının güçlendirilmesinin büyük önem taşımakta olduğunu belirten Üzeyir Karakülah, hukukun sadece yaptırım değil, aynı zamanda koruyucu ve bilinçlendirici bir işlevi olduğunun da unutulmaması gerektiğini kaydetti. Kendilerinin yargı mensupları olarak suçla mücadele ederken aynı zamanda vatandaşlarımızın mağdur olmaması için bilgilendirme çalışmalarına da önem verdiklerini belirten Üzeyir Karakülah, amaçlarının cezalandırmaktan önce koruma bilinci oluşturmak ve özellikle gençlerimizi bu tür risklerden uzak tutmak olduğunu ifade etti. Hukuka uygun davranmanın yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda bireyin kendisine ve topluma karşı sorumluluğu olduğunu belirten Üzeyir Karakülah, bilinçli bireyler oldukça bu tür suçların azalacağına ve toplumumuzun daha güvenli bir yapıya kavuşacağına inandığını söyledi. Üzeyir Karakülah başlattıkları bu anlamlı farkındalık çalışmasına destek veren tüm üniversite ve kurumlara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Açılış konuşmasının moderatörlüğünü Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Savaş Kılıç’ın yaptığı; Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Argun Demir Kandemir ile Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Köksal Sekmen’in konuşmacı oldukları panele geçildi. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Savaş Kılıç panelin girişinde yaptığı konuşmada, son yıllarda özellikle üniversite öğrencilerinin sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve çeşitli ilan platformları üzerinden çeşitli söylemlerle kandırılmaya çalışıldığını söyledi. Banka hesabının kişiye özel olduğunu ve hesap üzerinden yapılan her işlemden hesap sahibinin sorumlu olduğunu belirten Savaş Kılıç, internette atılan her adım ve bankada yapılan her işlemin kişi için dijital mühür niteliğinde olduğunu ve aradan yıllar geçse de kişinin karşısına çıkabileceğini vurgulayarak, “Hesabınızı kullandırdığınız anda zincirin en zayıf halkası olmuyorsunuz, bizzat o zincirin kendisi oluyorsunuz ve sorumluluğunuz başlıyor” sözleriyle gençlere uyarıda bulundu. Sonrasında Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Argun Demir Kandemir ile Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Köksal Sekmen ise konunun teknik yönü ile ilgili bilgilendirmede bulundular. Panel soru-cevap bölümü ile sona erdi.

ESOGÜ Hastanesi’nde Glokom Haftası Etkinliği Düzenlendi Haber

ESOGÜ Hastanesi’nde Glokom Haftası Etkinliği Düzenlendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde “Glokom Haftası” dolayısıyla, glokom hastalığı hakkında farkındalık yaratmak amaçlı etkinlik düzenlendi. ESOGÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Glokom Birimi tarafından düzenlenen etkinliğe; Hastane Başhekimi ve Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy, Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ve öğretim üyeleri katıldı. Etkinlik kapsamında hastalar ve hasta yakınlarına göz içi basıncı ölçümü yapılırken, Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Tülay Şimşek glokom ile ilgili bilgilendirici bir açıklamada bulundu. Prof. Dr. Tülay Şimşek yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Ciddi bir halk sağlığı problemi haline gelen glokom, tüm dünyada 80 milyondan fazla kişiyi etkilemekte ve bunların yaklaşık 12 milyonunda kalıcı görme kaybı geliştiği düşünülmektedir. Bu kadar çok insanı etkilemiş olmasına rağmen, araştırmalar gelişmekte olan ülkelerdeki glokom hastalarının %90’a yakınının hastalıklarının farkında olmadığını göstermiştir. Bu nedenle, önlenebilir körlüğün en önemli nedenlerinden birisi olan glokom hakkında farkındalığı artırmak ve toplumu bilinçlendirmek üzere, her yıl Mart ayının 2. haftasında Dünya Glokom Haftası olarak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli aktiviteler düzenlenmektedir. Bu yılki etkinlikler 9-15 Mart tarihleri arasında yapılacaktır. ESOGÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Glokom Kliniği ekibi olarak biz de bu önemli hastalık konusunda toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla, her yıl Dünya Glokom Haftası kapsamında halkı bilgilendirme çalışmaları ve glokoma yönelik taramalar yapıyoruz. Glokom, retina gangliyon hücrelerinde kayıp ve karakteristik görme alanı defektleri ile karakterize bir optik nöropatidir. Normal göz içi basıncı 10-21 mmHg olup yüksek göz içi basıncı (GİB) glokom gelişiminde en önemli risk faktörüdür. Ancak GİB 21mmHg altında olduğu halde glokom gelişen hastalar (normal basınçlı glokom) olduğu gibi çok yüksek GİB’e rağmen glokomatöz hasar gelişmeyen hastalar da bulunmaktadır (oküler hipertansiyon). Hastalık ileri dönemlere kadar herhangi bir belirti vermeyebildiği için hastalar son döneme kadar görmelerinde bir farklılık hissetmezler. Genellikle rutin göz muayenesi sırasında saptanır. Bu nedenle birçok hastada, glokom geç dönemde teşhis edildiği için ciddi görme ve görme alanı kaybı, hatta körlük gelişir. Glokoma bağlı gelişen görme kaybı geri döndürülemediğinden hastalığın erken tanısı ve tedavisi çok önemlidir. Bunun için düzenli olarak tam bir göz muayenesi yapılması gerekir. Glokom taraması için sadece GİB ölçülmesi glokomun saptanması için yeterli bir yöntem değildir. Çünkü GİB gün içinde varyasyon gösterir Ayrıca GİB’in normal sınırlarda olduğu glokom türleri olduğu gibi yüksek GİB’e rağmen glokom gelişmeyen hastalar da vardır. Göz içi basıncı ölçülmesi yanında kornea kalınlığı ölçümü, ön kamara açısı muayenesi, görme siniri ve görme alanı muayeneleri yapılarak tanı konulmalıdır. Bu nedenle 40 yaş üzerinde düzenli göz muayenesi yaptırmak büyük önem taşımaktadır. Aile hekimlerinin hastaları bu konuda bilgilendirerek göz muayenesine yollaması önemli bir halk sağlığı problemi olan glokomun erken tanınmasını mümkün kılacaktır. Glokom için risk taşıyan kişilerin daha sık göz kontrolü yaptırması gerekir. Glokom gelişimi için risk faktörleri nelerdir? Aile öyküsü; birinci derecede akrabalarında glokom olan kişilerde glokom gelişme riski olmayanlara göre daha fazladır. Irk; siyah ırk ve İspanyollarda primer açık açılı glokom daha fazla görülür ve daha agresif seyirlidir. Çinlilerde, Eskimolarda ve Uzakdoğu ırkında primer açı kapanması glokomu daha yaygındır. İleri yaş; 40 yaşından itibaren glokom prevalansı giderek artmaktadır. 40-50 yaş arasında prevalans %1 iken 75 yaşından sonra bu oran %11-23 e kadar çıkmaktadır. Bunların dışında diyabet, miyopi (primer açık açılı glokom), hipermetropi (primer açı kapanması glokomu, korneanın ince olması, göz yaralanmaları, uzun süre kortizon kullanımı, kan basıncının yüksek olması, nokturnal hipotansiyon ve diyastolik perfüzyon basıncının düşük olması, migren gibi glokom gelişiminde bazı risk faktörleri bulunmaktadır. Bu risk faktörlerinden 1 veya daha fazlasını taşıyan kişiler, özellikle ailesinde glokom olanlar daha çok risk altındadırlar. Glokom gelişimini önlemek mümkün değildir ama glokoma bağlı gelişecek görme kaybı, erken teşhis ve uygun tedavi ile önlenebilir ve görme sağlığı korunabilir. Glokom tanısı konduktan sonra tedavi için göz damlaları, laser veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Ayrıca glokom hastalarının günlük yaşamında dikkat etmesi gereken önemli noktalar şu şekildedir: 1. Düzenli egzersiz 2. Günde 5 porsiyon meyve sebze (özellikle yeşil sebzeler, havuç, şeftali) 3. Omega-3 ve 6 alımı 4. Kolesterol seviyesi düşürülmeli 5. Kilo sağlıklı düzeyde olmalı 6. Horlama, uyku apnesi varsa tedavi edilmeli 7. Sigara içilmemeli 8. 15 dakika içinde 200 ml üzerinde su içilmemeli 9. Fazla miktarda kahve tüketilmemeli 10. Kan basıncının özellikle gece aşırı düşük olmasından kaçınılmalı 11. Aşırı ağırlık kaldırmamalı 12. Baş aşağı yoga pozisyonları yapılmamalı, sıkı kravat ve papyon takılmamalı 13. Aşırı nefes gerektiren üflemeli çalgı kullanılmamalı 14. Uyurken baş biraz yüksek olmalı, glokomatöz hasarın fazla olduğu tarafa yatılmamalı. Sonuç olarak, glokomun mümkün olan en erken evrede tanınabilmesi için herkesin düzenli göz muayenesi olması konusunda çok dikkatli olması gerekmektedir. Glokom tanısı aldıktan sonra da doktorun önermiş olduğu tedaviyi aksatmadan kullanmak, düzenli kontrollere gitmek ve sağlıklı yaşam önerilerine uymak görsel fonksiyonların uzun süre korunmasını sağlayacaktır. Düzenli göz muayenesi olarak ‘görmenin sessiz hırsızı’ glokoma dur demek elimizde.”

ESOGÜ'de Kadın Girişimciler Zirvesi Düzenlendi Haber

ESOGÜ'de Kadın Girişimciler Zirvesi Düzenlendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ETTOM) tarafından, kadın girişimciliğini desteklemek ve girişimcilik ekosisteminde kadınların rolünü güçlendirmek amacıyla “Kadın Girişimciler Zirvesi” düzenlendi. Tüm gün süren etkinlikte girişimcilik yolculuğunun farklı aşamaları, alanında uzman konuşmacılar tarafından ele alındı. Zirve açılışına ESOGÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ve Prof. Dr. Hakan Demiral da katıldı. Programın açılış konuşmaları ETTOM Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay, KOSGEB Eskişehir İl Müdürü Tarık Yılmaz, Eskişehir Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Dilek Çamursoy ve ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy tarafından gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarında kadınların girişimcilik ekosisteminde daha fazla yer almasının önemine vurgu yapıldı. Girişimcilik alanında farkındalık oluşturmayı ve kadınların girişimcilik ekosisteminde daha aktif rol almalarını teşvik etmeyi amaçlayan zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda girişimcilik sürecinin farklı aşamaları ele alındı. Prof. Dr. Canan Akay moderatörlüğünde düzenlenen ilk oturumda TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak ve Doç. Dr. Gamze Karanfil Kaçmaz girişimcilik deneyimlerini paylaştı. Doç. Dr. Figen Çalışkan moderatörlüğündeki ikinci oturumda Çiğdem Micozkadıoğlu ve Burcu Bilaç Ete girişim fikrinin hayata geçirilmesi sürecini katılımcılarla paylaştı. Prof. Dr. Meryem Uluskan moderatörlüğünde gerçekleştirilen üçüncü oturumda ATAP A.Ş. Genel Müdürü Duygu Yalnızoğlu ve Prof. Dr. Zehra Kamışlı Öztürk girişimcilere sunulan destek mekanizmaları hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Arzum Erken Çelik moderatörlüğündeki oturumda ise Mehtap Yıldız ve KOSGEB’i temsilen Kezban Çelik finansman ve destek programlarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Zirvenin ilerleyen oturumlarında Prof. Dr. Güldane Araz Ay moderatörlüğünde Hande Özer Gürbüz ve Gayenur İğdeci, girişimcilikte karşılaşılan zorluklar ve başarısızlık deneyimleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Son oturumda ise Prof. Dr. Elif Gürsoy moderatörlüğünde Nezihe Hanecioğlu, Duygu Eryaşar ve Dr. Dilek Turan girişimciliğin toplumsal etkisi ve sosyal katkıları üzerine konuştu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen Kadın Girişimciler Zirvesi, katılımcıların soru-cevap bölümleri ve deneyim paylaşımları ile tamamlandı. Etkinlik toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

ETO Girişimcilik Akademisi Yapılan Toplantıyla Başladı Haber

ETO Girişimcilik Akademisi Yapılan Toplantıyla Başladı

ETO, iş fikri olan üniversiteli gençlerin projelerini hayata geçirmek, yeni markalar yaratmak ve girişimciliğe destek olmak amacıyla başlattığı Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi projesini, Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ ve ESTÜ’nün kulüp başkanlarına tanıttı. Eskişehir Ticaret Odası (ETO) şehrin geleceğine değer katacak bir projeye daha başladı. ETO, üniversitelerde öğrenim gören gençlerin iş fikirlerini gerçeğe dönüştürmek, şehre yeni markalar kazandırmak ve girişimciliği cesaretlendirmek amacıyla başlattığı Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi projesini tanıttı. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi öğrencilerinin dahil olacağı projenin ön bilgilendirme toplantısı ETO Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ ve ESTÜ öğrenci kulübü başkanlarının, TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak ve ETO meclis üyelerinin katıldığı toplantıda, projenin detaylarını anlatan sunum ve film gösterimi de gerçekleştirildi. Üniversiteli gençler proje ile hayallerine kavuşacak Tanıtım toplantısında konuşan Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Emre Demir, Eskişehir’in en büyük zenginliğinin nitelikli yetişmiş gençleri olduğunu belirterek, geleceğin şirketlerini ortaya çıkarmak, iş fikri olan gençleri şirket hayallerine kavuşturmak ve şehre yeni markalar kazandırmak için Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi projesini başlattıklarını kaydetti. Eskişehir’deki üniversitelerde öğrenim gören ve iş fikri olan gençlerin Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi’ne başvuru yapacağını belirten Demir, bu kapsamda başvuru yapan tüm gençlere girişimcilik eğitimi verileceğini kaydetti. İlk üçe girenlere sermaye, ofis ve mentorluk desteği Girişimcilik akademisi için iş fikriyle seçilen gençlere eğitim verileceğini belirten ETO Yönetim Kurulu Üyesi Emre Demir, tüm bu aşamaların ardından yapılacak değerlendirmede ilk üçe giren gençlere para ödülü, ofis imkanı, mentörlük eğitimi sağlanacağını kaydetti. Birinci olan projeye 400 bin TL, ikinci olan projeye 250 bin TL, üçüncüye ise 150 bin TL sermaye sağlanacağını ve ETO hizmet binasında bir yıl boyunca ofis hizmeti verileceğini belirten Demir, ayrıca gençlerin şirketlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak için mentörlük ve danışmanlık desteği de verileceğini kaydetti. Üniversite yönetimlerine iş birliği teşekkürü İş fikri olan Eskişehir’deki tüm üniversite öğrencilerinin Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi’ne başvuru yapmasını beklediklerini belirten Demir, Eskişehir’e yeni markalar kazandırmak, gençleri iş hayatına hazırlamak ve girişimci gençleri motive etmek için her türlü alt yapı ve desteği Eskişehir Ticaret Odası’nın sağlayacağını kaydetti. Demir ayrıca projeye destek veren Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi yönetimlerine iş birliği için teşekkür etti. Toplantının ardından soru ve cevap kısmına geçilerek, öğrenci kulübü başkanlarına detaylı olarak bilgi verildi. Başvurular 10 Nisan’da sona erecek Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi’ne başvurular, 10 Nisan 2026 tarihine kadar https://forms.gle/4Gs6ELYktDhjd2cP6 adresinden yapılabilecek. Başvurular neticesinde projesi seçilen adaylara eğitim verilecek. Eğitim ve fizibilite sürecinin ardından, eğitimini tamamlayan girişimci adayları iş planlarını sunacak. Eylül 2026’da gerçekleştirilecek büyük final ve ödül töreni ile ilk üçe giren adaylar belirlenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.