SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eşitlik

Porsuk Haber Ajansı - Eşitlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eşitlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kerbela'nın Matemini Deyişler ve Dualarla Yaşattılar Haber

Kerbela'nın Matemini Deyişler ve Dualarla Yaşattılar

Muharrem ayının onuncu günü dolayısıyla düzenlenen ''10 Muharrem Kerbela Anma Programı'', duygu dolu anlara sahne oldu. Odunpazarı Belediyesi, Eskişehir Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Eskişehir Hacı Bektaş-ı Veli Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen programda, Kerbela'da yaşanan büyük acı; deyişler, ağıtlar ve konuşmalar eşliğinde anıldı. 100. Yıl Kültür Merkezi'nde düzenlenen programa Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, Eskişehir Hacı Bektaş-ı Veli Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Battal Sülük, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Program Kenan Pekgöz tarafından hazırlanırken, Teslim Abdal Ocağı'ndan Hikmet Tosun, Mehmet Koçak ve Tuğçe Yorgun, seslendirdikleri deyişler ve mersiyelerle Kerbela'nın yüzyıllardır dinmeyen yasını salona taşıdı. Salonda zaman zaman duygusal anlar yaşanırken, izleyiciler sanatçıların seslendirdiği eserleri büyük bir dikkat ve saygıyla dinledi. KERBELA'NIN EVRENSEL MESAJINA VURGU YAPILDI Anma programında konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sözlerine ''Unutmayalım, unutturmayalım'' diyerek başladı. Bugünün aynı zamanda haksızlığa karşı direnmenin simgesi olduğunu vurgulayan Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti: ''Bugün, insanlığın direnişinin mutlaka zaferle sonuçlanması gerektiğini hatırlatan bir gündür. Bu nedenle biz unutmamaya ve unutturmamaya çaba gösteriyoruz. Programa katkı sunan bütün sanatçı dostlarımıza teşekkür ediyorum. Kerbela'nın ve Hz. Hüseyin'in bizim açımızdan çok özel bir yeri var. Ben üç-dört yaşımdan beri her su içtiğimde annem ve babam, ''Hüseyin'in canına değsin.'' derdi. Bunun ne anlama geldiğini daha sonra kavradım. Siz de unutmayın; her su içtiğinizde bu duayı edin.'' Anma programında söz alan Eskişehir Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, Eskişehir Hacı Bektaş-ı Veli Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Battal Sülük ve CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Kerbela'nın yalnızca Alevi-Bektaşi toplumunun değil, insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren bir hakikat olduğunu vurguladı. Konuşmalarda, Hz. Hüseyin'in adalet, eşitlik ve zulme karşı direnişinin bugün de yol göstermeye devam ettiği ifade edildi.

CHP’de Kadın Kolları’ndan Ortak Çağrı: "Kurultay Hemen İlan Edilmeli" Haber

CHP’de Kadın Kolları’ndan Ortak Çağrı: "Kurultay Hemen İlan Edilmeli"

​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları İl Başkanları, partinin geleceğine dair kritik bir ortak açıklamaya imza attı. Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal ın destek verdiği ve 77 il başkanının katılımıyla yayınlanan bildiride, kurultay sürecinin 25 Temmuz 2026 tarihinden önce başlatılması talep edildi. ​Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları İl Başkanları, bir araya gelerek partinin izleyeceği yol haritasına dair güçlü bir mesaj verdi. "Eşitlik, Adalet ve Demokrasi" vurgusuyla yayınlanan ortak açıklamada, partinin birlik ve beraberliği ile iktidar hedefi öne çıkarıldı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; ''Eşitlik, Adalet ve Demokrasi İnancımızla: Kadınlar Kurultaya, CHP İktidara Hazır! ​Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ülkemizi karanlığa sürüklemek isteyen ceberrut iktidara karşı en güçlü mücadele hattını örenler; sokaklarda, meydanlarda ve hayatın her alanında direnen Cumhuriyet kadınlarıdır. ​Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği partimizi ve demokrasimizi felç etme girişimlerine karşı, CHP Kadın Kolları örgütü olarak tarihi bir sorumlulukla sesimizi yükseltiyoruz. ​Bizler, kurulduğu günden bu yana gücünü halktan ve parti içi demokrasiden alan asırlık çınarın kadın neferleriyiz. ​Siyaseti mahkeme salonlarına sıkıştırarak örgütümüzün iradesini ipotek altına almaya çalışan tüm oyunları bozacak iradeye sahibiz. Çözüm, yaratılmak istenen kaosta değil; partimizin en demokratik ve meşru alanı olan kurultayımızda halkın ve örgütün sesine kulak vermektir. ​Bu doğrultuda, partimizin geleceğini şekillendirecek büyük kurultay tarihinin 25 Temmuz 2026’dan önce olacak şekilde vakit kaybetmeksizin ilan edilmesi, örgütümüzün en net ve ortak talebidir. ​Açıkça ve Kararlılıkla İlan Ediyoruz: ​Bizim yürüyüşümüz, örgütün egemenliğini ve halkın değişim arzusunu iktidara taşıma yürüyüşüdür. Bu yürüyüşün öncüleri; seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’dur. ​Partimiz içinde hiçbir ayrışmaya ikiliğe ya da motivasyon kaybına tahammülümüz yoktur. Meselemiz geçim derdiyle boğuşan milyonların, yaşam hakkını savunan kadınların ve geleceğe umutla bakmak isteyen çocukların memleket meselesidir. 81 ilde, milyonlarca üyemizin ve değişim isteyen kadınların gücüyle, dayatılan bu cendereden güçlenerek çıkacağız. ​Türkiye’nin kaybedecek tek bir günü bile yoktur. Biz kadınlar, inancımız ve emeğimizle Cumhuriyet Halk Partimizi önce kurultaya, sonra da iktidara taşımaya kararlıyız. ​İrademiz Örgüt, Gücümüz Millet, Yolumuz İktidardır!''

Engelsiz Bilgi Yarışması Büyük Heyecana Sahne Oldu Haber

Engelsiz Bilgi Yarışması Büyük Heyecana Sahne Oldu

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Engelsiz Erişim Derneği iş birliğinde düzenlenen 19. Selen Özel Bilgi Yarışması, Eskişehir’de gerçekleştirildi. Büyük heyecana ve duygu dolu anlara sahne olan etkinlik, Haller Gençlik Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Engelli hakları savunucusu ve hukukçu Selen Özel’in anısını yaşatmak amacıyla her yıl organize edilen yarışma, bu yıl da farklı engel gruplarından katılımcıları bir araya getirerek dayanışma, eşitlik ve erişilebilirlik mesajı verdi. Toplam 21 takımın katıldığı organizasyonda, görme engelli bireylerin aktif olarak yer alması etkinliğe ayrı bir değer kattı. Yarışmacılar, bilgi birikimlerini ortaya koyarken izleyicilere hem heyecanlı hem de ilham veren anlar yaşattı. Yarışma sonrası Eskişehirli Patronlar birinci oldu. Farklı yaş gruplarından ve farklı engel durumlarından bireylerin bir araya geldiği yarışma, kapsayıcı yapısıyla büyük takdir topladı. Sadece bir bilgi yarışması olmanın ötesine geçen etkinlik, toplumda engelli bireylere yönelik farkındalığın artırılması açısından da önemli bir rol üstlendi. Katılımcılar, eğlenceli ve öğretici atmosferde bilgilerini paylaşırken, birlikte üretmenin ve dayanışmanın gücünü de ortaya koydu. Program sonunda dereceye giren takımlara ödülleri takdim edilirken, salonda alkışlarla kutlanan yarışmacılar unutulmaz bir gün yaşadı. Engelsiz Erişim Derneği ile Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, organizasyonun büyük başarıyla tamamlandığını belirterek, önümüzdeki yıllarda da bu anlamlı etkinliği sürdürmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Eğitim İş Eskişehir’den Milli Eğitim Önünde Oturma Eylemi Haber

Eğitim İş Eskişehir’den Milli Eğitim Önünde Oturma Eylemi

Eğitim İş Eskişehir Şubesi, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan kanlı saldırılara tepki göstermek amacıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması ve oturma eylemi başlattı. Şube Başkanı Fadime Arslan, "Okullar güvensiz hale geldi, yaşam hakkımız tehdit altında" diyerek sendikalara ortak mücadele çağrısı yaptı. ​Eskişehir’de Eğitim Emekçilerinden Sessiz Protesto ​Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta eğitimcilerin ve öğrencilerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan saldırılar, Eskişehir’de büyük bir tepkiyle karşılandı. Eğitim İş Eskişehir Şubesi, Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapılmak istenen yürüyüşün engellenmesini ve okullardaki şiddet sarmalını protesto etmek için Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya geldi. ​"Hak Arama Özgürlüğü Engellenemez" ​Basın açıklamasında konuşan Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, Ankara’da yaşanan barikat engeline değinerek, "Eğitimde şiddeti protesto etmek isteyen eğitim emekçileri 9 saat boyunca alanda bekletilmiştir. Bu durum hak arama özgürlüğünün engellenmesidir" dedi. Arslan, saldırılarda hayatını kaybeden meslektaşları ve öğrenciler için taziye dileklerini iletti. ​Çözüm Önerisi: "Köy Enstitüleri Modeli" ​Eğitimdeki güvenlik sorununun sadece polisiye önlemlerle çözülemeyeceğini savunan Arslan, tarihi bir referans vererek Köy Enstitüleri modelini işaret etti: ​"Köy Enstitüleri, güvenliğin dışsal önlemlerle değil; aidiyet, üretim ve eşitlik temelinde nasıl kurulabileceğini göstermiştir. O kurumlarda okul toplumdan kopuk değildi, öğrenciler okulunu sahipleniyordu. Güvenlik, dışarıdan dayatılan bir önlem değil, içeriden kurulan bir düzendi." ​Sendikalara Ortak Mücadele Çağrısı ​Fadime Arslan, eğitimde şiddet konusunun siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayarak tüm eğitim sendikalarına şu çağrıda bulundu: ​Birlik Mesajı: "Eğitimde şiddet karşısında ayrı gayrı olmaz. Bu mesele hepimizin meselesidir." ​Ortak Ses: "Tüm sendikaları birlikte mücadele etmeye, ortak ses çıkarmaya davet ediyoruz." ​Sessiz Eylem: "İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde saat 17.00’ye kadar sürecek olan sessiz oturma eylemimiz, bu ortak mücadelenin çağrısıdır." ​"Bilimsel ve Kamusal Eğitim Şart" ​Eğitim sisteminin piyasacı ve güvencesiz yapısının değişmesi gerektiğini belirten Eğitim İş, çözümün hakçı, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışında olduğunu vurguladı. Açıklama, "Eğitim emekçileri susmayacak, çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin yaşam hakkı için mücadeleye devam edeceğiz" sözleriyle noktalandı.

AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Bandırma: "Meclis Kürsüsü Susturulamaz!" Haber

AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Bandırma: "Meclis Kürsüsü Susturulamaz!"

​AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Mustafa Kemal Bandırma, Odunpazarı Belediye Meclisi'nde yaşanan son gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, meclis yönetimini demokratik usullere davet etti. Bandırma, AK Parti grubunun ifade özgürlüğünün kısıtlandığını savundu. ​"Yerel Demokrasi Adına Üzüntü Verici" ​Meclis toplantısında AK Parti grubuna yönelik sergilenen tutumun demokratik teamüllerle bağdaşmadığını belirten Bandırma, belediyenin tüm vatandaşlara eşit mesafede durması gerektiğini vurguladı. Meclis kürsüsünün 431 bin Odunpazarlının sesi olduğunu hatırlatan Bandırma, şu ifadeleri kullandı: ​"AK Parti Grubumuzun görüşlerini ifade etme noktasında çeşitli kesintilere maruz kalması, meclisin temel işleyiş prensipleriyle örtüşmemektedir. Düşüncelerimizi özgürce ifade edebilmek en doğal hakkımızdır." ​Faaliyet Raporuna Şeffaflık Eleştirisi ​Belediye Başkanı Kazım Kurt ve yönetimine seslenen Bandırma, hazırlanan faaliyet raporlarının içeriğine dair beklentilerini de sıraladı. Raporun daha detaylı ve kamuoyunun sorularına yanıt verecek nitelikte olması gerektiğini belirten Bandırma, hangi projelerin hayata geçirildiğinin veya neden iptal edildiğinin şeffaf bir şekilde açıklanmasını istedi. ​Meclis Yönetimine Tarafsızlık Çağrısı ​Oturumu yöneten Meclis Başkanvekili Nihat Çuhadar’a da çağrıda bulunan AK Parti İlçe Başkanı, meclis yönetiminde eşitlik vurgusu yaptı: ​Eşit Yaklaşım: Tüm siyasi gruplara tarafsız davranılmalıdır. ​Özenli Üslup: Birleştirici bir dil kullanılması meclis verimliliğini artıracaktır. ​Çoğulculuk: Meclis çoğunluğuna sahip olmak, farklı görüşleri sınırlama hakkı vermez. ​"Yapıcı Muhalefetimiz Sürecek" ​AK Parti Grubu olarak Odunpazarı halkının menfaatlerini korumaya devam edeceklerini belirten Mustafa Kemal Bandırma, meclisin bir istişare ve ortak akıl zemini olması gerektiğini hatırlattı. Bandırma, tüm tarafları sağduyulu ve yapıcı bir tutum sergilemeye davet ederek açıklamasını noktaladı.

Eşit Temsil Mücadelesini Yerelde Büyütüyoruz Haber

Eşit Temsil Mücadelesini Yerelde Büyütüyoruz

CHP Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı ve Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Sibel Yeşildal, kadınların belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını kazanmasının 96. yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir mesaj yayımladı. Yeşildal, kadınların siyasetteki temsil gücünün Cumhuriyet’in temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. ​Atatürk’ün Öncülüğünde Eşit Yurttaşlık İlkesi ​Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin kadınlara verdiği öneme dikkat çeken Yeşildal, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde atılan bu adımın sadece bir siyasal hak değil, tam anlamıyla bir eşit yurttaşlık ilkesi olduğunu belirtti. Yeşildal, bu kazanımın demokratik toplum yapısının en güçlü temellerinden biri olarak bugün de yollarını aydınlattığını ifade etti. ​"Hedefimiz %50 Cinsiyet Kotası ve Tam Eşitlik" ​Kadınların karar alma mekanizmalarındaki yerinin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Sibel Yeşildal, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bu konudaki iradesine dikkat çekti. Yeşildal, şunları kaydetti:​"Partimizde halihazırda uygulanan cinsiyet kotasının kademeli olarak yüzde 50’ye çıkarılması ve eşit temsile ulaşılması yönündeki kararlılık, kadınların siyasette hak ettikleri yeri alması açısından tarihi bir dönüm noktasıdır." ​Yerelde Eşitlik Mücadelesi: Odunpazarı’ndan Mesaj Var ​Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi olarak görev yapmanın bir onur olduğunu belirten Yeşildal, bu görevin kendisine Cumhuriyet tarafından yüklenen bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Kadınların yerel yönetimlerde daha fazla söz sahibi olması için çalışmaya devam edeceklerini belirten Yeşildal, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: ​"Bugün Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi sıfatıyla görev yapıyor olmak; benim için yalnızca bir temsil görevi değil, Cumhuriyet’in bizlere yüklediği eşitlik mücadelesini yerelde büyütme sorumluluğudur." ​Minnet ve Şükranla: Atatürk ve Öncü Kadınlar​yıl dönümü vesilesiyle bir anma mesajı da paylaşan Yeşildal; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını kazandıran ve bu uğurda mücadele eden tüm öncü isimleri saygı ve minnetle andıklarını dile getirdi.

Cumhuriyeti ve Değerlerini Hedef Alan Hiçbir Söylemi Kabul Etmiyoruz Haber

Cumhuriyeti ve Değerlerini Hedef Alan Hiçbir Söylemi Kabul Etmiyoruz

Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın yaptığı açıklamaya sert tepki gösterdi. Şube Başkanı Fadime Arslan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Ali Yalçın tarafından dile getirilen “100 yıllık narkoz” ifadesi cumhuriyetin tarihsel kazanımlarını yok sayan, toplumsal hafızayı hedef alan asla kabul edilemez bir söylemdir. Türkiye Cumhuriyeti bir “narkoz” değil; emperyalizme karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin, halk egemenliğinin ve çağdaşlaşma iradesinin somutlaşmış halidir. Cumhuriyet kulluktan yurttaşlığa geçişin, aklın ve bilimin rehberliğinde kurulan aydınlık bir geleceğin adıdır. Bu ülkenin eğitim sistemi laik, bilimsel ve kamusal niteliğiyle cumhuriyetin en temel kazanımlarından biridir. Bu kazanımları değersizleştiren her yaklaşım, yalnızca geçmişe değil; çocuklarımızın geleceğine de zarar vermektedir. Toplumu ayrıştıran, farklı yaşam biçimlerini hedef gösteren, yurttaşları ötekileştiren bir dil ne sendikal sorumlulukla ne de kamu vicdanıyla bağdaşır. Eğitim emekçilerinin temsil iddiasında olanların görevi ayrıştırmak değil birleştirmek, ideolojik kutuplaşma yaratmak değil, eğitimin niteliğini yükseltmektir. Unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti, farklı kimlik ve yaşam biçimlerine sahip yurttaşların eşitliği üzerine kuruludur. Bu eşitlik, demokratik ve laik yapının temelidir. Buradan o sendikaya üye eğitim emekçilerine de açık bir çağrımız var: Cumhuriyetin kazanımlarını hedef alan, toplumu ayrıştıran bu dile sessiz kalmayın. Sendikal aidiyet, hiçbir zaman aklın, bilimin ve laik eğitimin önüne geçmemelidir. Mesleki onurunuz ve öğrencilerimizin geleceği için bu anlayışa itiraz edin. Eğitim İş olarak altını çiziyoruz: Gerçek uyanış geçmişi inkâr etmek değil; onu anlayıp daha ileriye taşımaktır. Bu topraklarda uyanış 100 yıl önce başlamış ve aynı kararlılıkla sürmektedir. Cumhuriyeti ve onun aydınlık değerlerini hedef alan hiçbir söylemi kabul etmiyoruz. Bilimin, aklın ve laik eğitimin ışığında eşitlikten, laiklikten, demokrasiden ve emekten yana mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

Anadolu Üniversitesi, Down Sendromu Farkındalık Günü’nde Eğitime Dikkat Çekti Haber

Anadolu Üniversitesi, Down Sendromu Farkındalık Günü’nde Eğitime Dikkat Çekti

21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü, toplumda farkındalık yaratmak ve özel gereksinimli bireylerin eğitim haklarına dikkat çekmek için önemli bir gün olarak kabul ediliyor. Anadolu Üniversitesi, özel eğitim alanındaki akademik birikimi, kapsayıcı öğretmen yetiştirme politikaları ve topluma yönelik projeleri ile bu alanda öncü bir rol üstleniyor. Eğitim Fakültesi, öğretmen adaylarını kapsayıcı eğitim anlayışıyla yetiştirirken, Down sendromlu bireylerin toplumsal yaşama etkin katılımını destekleyen projeler geliştirmeye devam ediyor. Bu özel gün kapsamında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken; özel eğitim, kapsayıcı öğretmen yetiştirme ve Down sendromlu bireylerin eğitimine yönelik yürütülen çalışmaları anlattı. “Üniversitede gerçekleştirilen çalışmalar kuramsal bilgi üretmekle kalmayıp, uygulamaya dönük çözümler geliştirmeye odaklanıyor” Anadolu Üniversitesi, özel eğitim alanında önemli akademik çalışmalara sahip bir kurum. Üniversitenin bu alandaki akademik birikimini ve yürütülen çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Anadolu Üniversitesi, özel eğitim alanında Türkiye’de öncü kurumlardan biri olarak güçlü ve köklü bir akademik birikime sahip. Uzun yıllara dayanan araştırma geleneği, nitelikli akademik kadrosu ve ulusal–uluslararası düzeyde yürütülen projeleriyle bu alanda önemli bir referans noktası oluşturuyor. Üniversitede gerçekleştirilen çalışmalar yalnızca kuramsal bilgi üretmekle kalmayıp, aynı zamanda uygulamaya dönük çözümler geliştirmeye odaklanıyor. Bu yönüyle Anadolu Üniversitesi’nin özel eğitim alanındaki katkıları, hem bilimsel literatüre hem de eğitim uygulamalarına doğrudan yansıyor. “Öğretmen adaylarının saha deneyimi kazanmalarını sağlayan uygulama temelli eğitim süreçleri önemli bir yer tutuyor” Eğitim Fakültesi bünyesinde özel gereksinimli bireylerin eğitimine yönelik yürütülen araştırmalar, projeler veya uygulamalar hakkında bilgi verebilir misiniz? Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde özel gereksinimli bireylerin eğitimine yönelik çok boyutlu çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmalar arasında erken müdahale programları, bireyselleştirilmiş öğretim uygulamaları, aile eğitim programları ve teknoloji destekli öğretim projeleri yer alıyor. Ayrıca öğretmen adaylarının saha deneyimi kazanmalarını sağlayan uygulama temelli eğitim süreçleri de önemli bir yer tutuyor. Bu projeler, bilimsel bilgi ile uygulamayı bütünleştirerek özel gereksinimli bireylerin eğitim kalitesini artırmayı hedefliyor. “Özel gereksinimli bireylerin özelliklerini tanıma, kapsayıcı sınıf ortamları oluşturma, farklılaştırılmış öğretim stratejileri geliştirme ve eğitimde eşitlik ilkesini uygulama konularında donanım kazanıyor” Anadolu Üniversitesi’nin öğretmen adaylarını kapsayıcı eğitim anlayışıyla yetiştirme konusunda nasıl bir yaklaşımı bulunuyor? Anadolu Üniversitesi’nde öğretmen yetiştirme sürecinde kapsayıcı eğitim temel bir yaklaşım olarak benimseniyor. Öğretmen adayları, farklı gelişim özelliklerine sahip öğrencilerin ihtiyaçlarını anlayabilecek ve bu ihtiyaçlara uygun öğretim stratejileri geliştirebilecek şekilde yetiştiriliyor. Bu süreçte teorik derslerin yanı sıra uygulama ağırlıklı eğitimler, okul deneyimleri ve saha çalışmaları önemli bir yer tutuyor. Böylece öğretmen adaylarının mezun olduklarında kapsayıcı ve eşitlikçi öğrenme ortamları oluşturabilecek yeterliklere sahip olmaları hedefleniyor. Anadolu Üniversitesi’nde öğretmen yetiştirme politikalarının kapsayıcı eğitim anlayışını esas aldığının en önemli kanıtı, tüm öğretmenlik programlarında zorunlu olarak yer alan “ÖMB221 Kapsayıcı Eğitim ve Özel Gereksinimli Bireyler” dersidir. Bu ders öğretmen adaylarının bu alandaki bilgi ve farkındalıklarını geliştirmede önemli bir rol oynuyor. Ders kapsamında öğretmen adayları; özel gereksinimli bireylerin özelliklerini tanıma, kapsayıcı sınıf ortamları oluşturma, farklılaştırılmış öğretim stratejileri geliştirme ve eğitimde eşitlik ilkesini uygulama konularında donanım kazanıyor. Bunun yanı sıra teorik bilgilerin uygulama ile desteklendiği süreçler, öğretmen adaylarının gerçek sınıf ortamlarına daha hazırlıklı olmalarını sağlıyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde Anadolu Üniversitesi, öğretmen adaylarını yalnızca akademik açıdan değil, aynı zamanda kapsayıcı ve duyarlı bir eğitim anlayışıyla yetiştirmeyi hedefliyor. “Üniversiteler, bilimsel bilgi üretiminin yanı sıra toplumsal dönüşümün de önemli aktörleri arasında yer alıyor” Üniversitelerin özel eğitim alanındaki bilimsel üretimi, toplumda farkındalık oluşturma ve eğitim politikalarına katkı sağlama açısından nasıl bir rol oynuyor? Üniversiteler, özel eğitim alanında ürettikleri bilimsel bilgi aracılığıyla hem toplumsal farkındalığın artmasına hem de eğitim politikalarının şekillenmesine önemli katkılar sunuyor. Araştırmalar yoluyla elde edilen bulgular, karar vericilere veri temelli öneriler sunarken, aynı zamanda toplumun özel gereksinimli bireylere yönelik bakış açısını da dönüştürüyor. Bu bağlamda üniversiteler, bilimsel bilgi üretiminin yanı sıra toplumsal dönüşümün de önemli aktörleri arasında yer alıyor. “Programın ebeveynlerin çocuklarıyla olan etkileşimlerini güçlendirmeyi ebeveynlere kendi doğal ortamlarında ortaya çıkan fırsatları anlamlı öğrenme fırsatlarına dönüştürmeye yardımcı olmayı amaçlıyor” Down sendromlu bireylerin eğitimine yönelik olarak üniversite–toplum iş birliği kapsamında yürütülen ya da planlanan çalışmalar bulunuyor mu? Üniversite–toplum iş birliği kapsamında Down sendromlu bireylerin eğitsel desteklenmesine yönelik önemli çalışmalar bulunuyor. Bu bağlamda, Sabancı Vakfı Hibe programları desteğiyle, Down Sendromu Derneği ve Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Zihin Engellilerin Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı ve öğretim görevlilerinin iş birliğiyle gerçekleştirilen “Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum” projesi, Down sendromlu bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını, bağımsızlık becerilerinin gelişimini ve istihdam odaklı destek süreçlerini güçlendirmesi bakımından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Bunun yanı sıra, ben ve Doç. Dr. Gözde Tomris tarafından hazırlanmış ve tüm içeriğinin Down Türkiye’ye hibe edildiği “DÖDEM (Doğal Öğretime Dayalı Erken Müdahale) Programı” da aile temelli erken müdahale yaklaşımı açısından oldukça değerli bir örnek. DÖDEM, çocuğu Down sendromlu olan ebeveynlere yönelik hazırlanmış, aile merkezli ya da aile uygulamalı bir erken müdahale programı sunuyor. Programın temel amacı; ebeveynlerin çocuklarıyla olan etkileşimlerini güçlendirmek, ebeveynlere kendi doğal ortamlarında ortaya çıkan fırsatları anlamlı öğrenme fırsatlarına dönüştürmeye yardımcı olacak strateji ve teknikleri öğretmek ve bu yolla çocukların gelişimlerini desteklemek. Bu tür örnekler, üniversitelerin bilimsel uzmanlığını toplumsal gereksinimlerle bir araya getirerek Down sendromlu bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesine doğrudan katkı sunuyor. “Bu özel gün, toplumun farklı kesimlerinde farkındalık oluşturmak ve Down sendromlu bireylerin eğitim haklarına dikkat çekmek için önemli bir fırsat sunuyor” 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü’nün eğitim alanında farkındalık oluşturma açısından önemini nasıl değerlendiriyorsunuz? 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü, eğitimde kapsayıcılık ve eşitlik ilkelerinin vurgulanması açısından son derece önemli bir gün. Bu özel gün, toplumun farklı kesimlerinde farkındalık oluşturmak, önyargıları azaltmak ve Down sendromlu bireylerin eğitim haklarına dikkat çekmek için önemli bir fırsat sunuyor. Aynı zamanda eğitim kurumlarının bu konudaki sorumluluklarını yeniden değerlendirmelerine de katkı sağlıyor. “Öğretmenlerin kapsayıcı eğitim konusunda bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi gerekiyor” Down sendromlu bireylerin eğitim süreçlerine etkin katılımı için okullarda ve öğretmen eğitiminde hangi yaklaşımlar ön plana çıkmalı? Down sendromlu bireylerin eğitim süreçlerine etkin katılımı için bireyselleştirilmiş eğitim programları, farklılaştırılmış öğretim yöntemleri ve destekleyici öğrenme ortamları büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra öğretmenlerin kapsayıcı eğitim konusunda bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi gerekiyor. Öğretmen eğitiminde uygulama temelli yaklaşımların artırılması ve sürekli mesleki gelişim olanaklarının sunulması, bu sürecin başarısı açısından kritik bir rol oynuyor. “Medya, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde yürütülecek projeler, farkındalığın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor” Toplumda Down sendromlu bireylere yönelik farkındalığın artırılması için üniversiteler ve eğitim kurumları sizce hangi sorumlulukları üstlenmeli? Üniversiteler ve eğitim kurumları, Down sendromlu bireylere yönelik farkındalığın artırılmasında aktif rol üstleniyor. Bu kapsamda bilimsel araştırmaların yaygınlaştırılması, topluma yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılması ve kapsayıcı eğitim uygulamalarının desteklenmesi önem taşıyor. Ayrıca medya, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde yürütülecek projeler, farkındalığın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor. Kaynak: AnaHaber

Bizlere Düşen Görev O Büyük Direnişin Mirasını Yaşatmak Haber

Bizlere Düşen Görev O Büyük Direnişin Mirasını Yaşatmak

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 111’nci yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı. Mesajında 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri zafer olmadığının altını çizen Başkan Kurt, bu tarihin bağımsızlık iradesinin, halkın örgütlü gücünün ve vatan sevgisinin tarih sahnesine kazındığı anlamlı bir gün olduğunu vurguladı. Başkan Kurt, mesajına şu sözlerle devam etti: “Çanakkale Zaferi, emperyalizme karşı verilen onurlu mücadelenin en güçlü simgelerinden biri olmuş; bu topraklarda özgür ve eşit bir yaşamın mümkün olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Bizlere düşen görev; o büyük direnişin mirasını yaşatmak, Cumhuriyetimizin temel değerlerine, demokrasiye, laikliğe ve halk egemenliğine kararlılıkla sahip çıkmaktır. Çanakkale’de yakılan bağımsızlık meşalesi, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Çanakkale ruhu; yokluklar içinde dahi dayanışmanın, fedakârlığın ve ortak aklın neleri başarabileceğinin en somut göstergesidir. Bugün ülkemizin karşı karşıya olduğu her türlü zorlukta, aynı birlik ve beraberlik anlayışını büyütmek; adalet, eşitlik ve özgürlük temelinde güçlü bir gelecek inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu bilinçle hareket ederek, geçmişten aldığımız güçle yarınlara umutla yürümeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve özlemle anıyorum. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü kutlu olsun.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.