SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eşit Vatandaşlık

Porsuk Haber Ajansı - Eşit Vatandaşlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eşit Vatandaşlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın: “Türkiye Üretim Ekonomisine Geçmeli” Haber

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın: “Türkiye Üretim Ekonomisine Geçmeli”

İYİ Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, Eskişehir’de düzenlediği basın toplantısında ekonomi politikaları, tarım, pancar alım fiyatları ve emekli maaşlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dalgın, Türkiye’nin üretim, yatırım ve istihdam odaklı bir ekonomi modeline geçmesi gerektiğini belirterek “Bolluk bereket ekonomisi” programını anlattı. İYİ Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Eskişehir’e geldi. Dalgın, İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Melih Aydın, İl Başkanı Serdar Ulucan, Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan ile ilçe başkanları ve teşkilat yöneticilerinin katılımıyla basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dalgın, üretimin artırılması, çiftçilerin desteklenmesi, enflasyonla mücadele ve gelir dağılımındaki adaletsizliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi. “Eskişehir, Anadolu’nun kalkınması için önemli bir örnek” Eskişehir’in nüfusu, ekonomisi ve üniversiteleriyle Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Burak Dalgın, kentin İYİ Parti’nin kalkınma vizyonu açısından da önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ekonomik faaliyetlerinin yalnızca İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşmaması gerektiğini dile getiren Dalgın, Anadolu şehirlerinin de üretim ve yatırım yoluyla güçlendirilmesini hedeflediklerini söyledi. Dalgın, Türkiye’nin farklı bölgelerinde güçlü şehirler oluşturulması gerektiğini belirterek kalkınmanın ülke geneline yayılmasının önemine dikkat çekti. “Türkiye üretim ekonomisine geçmeli” Türkiye’nin ekonomik geleceği açısından temel tercihin üretim ekonomisi ile mevcut ekonomik yapı arasında olduğunu savunan Dalgın, İYİ Parti’nin daha fazla üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı esas alan bir model önerdiğini kaydetti. Dalgın, “Bolluk bereket ekonomisi” olarak adlandırdıkları programla üretimin artırılmasını, enflasyonun düşürülmesini ve istihdamın genişletilmesini hedeflediklerini belirtti. Mevcut ekonomi politikalarını eleştiren Dalgın, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine yansıması gerektiğini ifade etti. Türkiye’de vatandaşların ev ve otomobil sahibi olabilme hedefinin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dalgın, ekonomik refahın az sayıda kişi ve şehirle sınırlı kalmaması gerektiğini dile getirdi. Mehmet Şimşek’in ekonomi programını eleştirdi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomi programıyla kendi önerileri arasındaki farklara değinen Dalgın, mevcut yaklaşımın talebi baskılamaya, İYİ Parti’nin önerisinin ise arzı ve üretimi artırmaya dayandığını söyledi. Dalgın, fiyatların düşürülmesi için vatandaşların tüketimini sınırlandırmak yerine üretimin artırılması gerektiğini savundu. Ekonomi politikalarının öncelikle Türkiye’deki vatandaşların ihtiyaçlarını gözetmesi gerektiğini belirten Dalgın, Eskişehir, Balıkesir, Konya ve Diyarbakır gibi şehirlerde üretim ve yatırımın desteklenmesinin önemini vurguladı. Türkiye’nin yatırım çekebilmesi için öngörülebilir ekonomi politikalarına ihtiyaç duyduğunu kaydeden Dalgın, iş dünyasının önündeki engellerin kaldırılması ve gençlerin istihdam edilebilir beceriler kazanması gerektiğini ifade etti. “Türkiye’nin üç temel riski var” Burak Dalgın, Türkiye’nin karşı karşıya olduğunu düşündüğü üç temel riski de değerlendirdi. İlk riskin toplumun etnik ve mezhepsel farklılıklar üzerinden ayrıştırılması olduğunu belirten Dalgın, Cumhuriyet’in eşit vatandaşlık ilkesinin korunması gerektiğini söyledi. İkinci riskin baskıcı bir yönetim anlayışının güçlenmesi olduğunu ifade eden Dalgın, demokratik düzenin, basın özgürlüğünün ve siyasal hakların korunmasının önemine dikkat çekti. Üçüncü riskin ise ekonomik kaynakların dar bir kesimin elinde yoğunlaşması olduğunu savunan Dalgın, zenginliğin toplumun geneline yayılması ve orta sınıfın güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Pancar fiyatları için erken açıklama çağrısı Tarım politikalarına da değinen Dalgın, Eskişehir Şeker Fabrikası’nın 1933 yılında kurulduğunu hatırlatarak Türkiye’nin uzun yıllardır pancar fiyatlarının açıklanması konusunda sorunlar yaşamasını eleştirdi. Üreticilerin ekim dönemine başlamadan önce alım fiyatlarını bilmesi gerektiğini belirten Dalgın, taban fiyat uygulamasının bütün ürünü kapsayacak şekilde düzenlenmesi çağrısında bulundu. Dalgın, çiftçilerin yalnızca belirli miktardaki ürünlerini açıklanan fiyattan satabilmesinin üretici açısından yeterli olmadığını savunarak ürünün tamamının alınmasına yönelik güvence sağlanması gerektiğini ifade etti. Üreticilerin mazot, gübre ve tohum gibi temel girdiler için finansmana erişiminin kolaylaştırılmasını isteyen Dalgın, Ziraat Bankası’nın asli görevine dönerek çiftçilerin finansman ihtiyacını karşılaması gerektiğini söyledi. “Üretici tarlaya girmeden fiyatı bilmeli” Tarımda planlamanın önemine dikkat çeken Dalgın, uydu görüntüleri ve dronlar gibi teknolojilerden yararlanılarak üretim miktarının önceden tahmin edilebileceğini belirtti. Üretimdeki dalgalanmaların planlamayla dengelenebileceğini ifade eden Dalgın, tarım ürünlerinde fiyatların erken açıklanması, üretim maliyetlerinin finanse edilmesi ve ürün alımının güvence altına alınması gerektiğini kaydetti. Dalgın, bu adımların hem çiftçinin gelirini artırabileceğini hem de tüketicinin gıdaya daha uygun fiyatlarla ulaşmasına katkı sağlayabileceğini savundu. “Gıda fiyatlarında tedarik zinciri incelenmeli” Çiftçinin kazancıyla tüketicinin ödediği fiyat arasındaki farkın araştırılması gerektiğini belirten Dalgın, sebze ve meyve fiyatları üzerinden tedarik zincirindeki maliyetlere dikkat çekti. Pazarda ve süpermarketlerde ödenen fiyatın önemli bir bölümünün üreticiye ulaşmadığını ileri süren Dalgın, fiyatların düşürülmesi için yalnızca üretici fiyatlarına değil, aracıların ve dağıtım zincirinin maliyetlerine de odaklanılması gerektiğini söyledi. Dalgın, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, tüketicinin ise uygun fiyatlarla alışveriş yapabildiği bir sistem kurulmasının mümkün olduğunu ifade etti. Emekli maaşları ve enflasyon mesajı Emeklilerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirten Dalgın, ilk aşamada emeklilerin gelirlerinde düzeltme yapılmasının ve geçim sıkıntılarının hafifletilmesinin önemine değindi. Ancak kalıcı bir iyileşme için enflasyonun düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Dalgın, yalnızca belirli dönemlerde yapılan maaş artışlarının yeterli olmayacağını savundu. Dalgın, enflasyonun kalıcı biçimde düşürülemediği bir ortamda maaş zamlarının kısa sürede etkisini kaybedebileceğini belirterek üretim ve yatırımı artıran ekonomi politikalarının uygulanması gerektiğini söyledi. “Ekonomi pastasını hem büyüteceğiz hem adil bölüşeceğiz” İYİ Parti’nin ekonomi yaklaşımının yalnızca ücret artışlarına dayanmadığını ifade eden Dalgın, ekonomik büyüme ile gelir dağılımında adaletin birlikte sağlanması gerektiğini dile getirdi. Dalgın, “Biz ekonomi pastasını da büyüteceğiz, daha adil de bölüştüreceğiz” diyerek üretim kapasitesinin artırılmasının ve refahın toplumun geneline yayılmasının önemini vurguladı. İş dünyasının daha fazla istihdam yaratabilmesi için çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirten Dalgın, gençlerin yeni dönemin ihtiyaçlarına uygun beceriler kazanmasının da iş bulma olanaklarını artıracağını söyledi. Türkiye’nin yatırım çekebilmesi için güven veren ve öngörülebilir bir ekonomik yapıya ihtiyaç duyduğunu kaydeden Dalgın, İYİ Parti’nin “Bolluk bereket ekonomisi” programının üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı merkeze aldığını ifade etti. Dalgın, Türkiye’nin ekonomik sorunlarının çözümü için üretimin artırılması, enflasyonla mücadele edilmesi ve ekonomik refahın daha adil paylaşılması gerektiğini belirterek açıklamalarını tamamladı.

​Yolsuzluk Yapan 'Akmatik' ile Temizleniyor! Haber

​Yolsuzluk Yapan 'Akmatik' ile Temizleniyor!

Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlene haftalık basın toplantısında, ülke gündemine ve yerel sorunlara dair açıklamalarda bulunuldu. Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Tanıtım Başkanı Sercan Gözegir, "AK Parti'nin bu ülkeye bir daha iktidar olması demek, ülkenin felakete sürüklenmesi demektir" dedi. İlçe Tanıtım Başkanı Sercan Gözegir; yaklaşık 48 ilde düzenlenen çalıştayların sonuçlarını paylaşarak engelli vatandaşların sorunlarını, madenci yürüyüşlerini ve son dönemde yaşanan belediye başkanı transferlerini sert bir dille eleştirdi. ​İktidarın politikalarını "Akmatik deterjanı" benzetmesiyle eleştiren Gözegir, siyasi geçişlerin iktidarın çöküşünü engelleyemeyeceğini savundu. ​"Engelli Meselesi Yardım Değil, Eşit Vatandaşlık Meselesidir" ​Saadet Partisi olarak Türkiye genelinde geniş kapsamlı çalıştaylar düzenlediklerini belirten Sercan Gözegir, engelli vatandaşların sorunlarının görmezden gelindiğini ifade etti. İktidarın konuya yanlış bir açıdan yaklaştığını vurgulayan Gözegir, şu ifadeleri kullandı: ​"Bu mesele yardım, maaş, bakım, fotoğraf meselesi değildir. Bu mesele eşit vatandaşlık meselesidir, sürdürülebilirlik meselesidir. Genel merkezimizdeki çalıştayda milli bir sporcu kardeşimiz, engelli aracını yürütmek için aldığı scooter için devlete %80 ÖTV ödediğini söyledi. Tabii ki bu pırlanta olsaydı, yat olmamış olsaydı elbette bu %80 ÖTV olmayacaktı. İşte bu yüzden engelliler değil, engel olanlar konuşulmalı." ​Maden İşçilerinin ve MESEM Öğrencilerinin Sorunları Gündemde ​Konuşmasında Soma maden faciasının yıl dönümünü de hatırlatan Gözegir; İliç ve Kartalkaya’da yaşanan facialara değinerek işçi haklarının ve iş güvenliğinin yetersizliğine dikkat çekti. Geçtiğimiz günlerde Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen maden işçilerinin hak arayışlarına değinen Gözegir, staj yaparken hayatını kaybeden MESEM öğrencisini de unutmadı: ​"Soma'da 301 vatandaşımız hayatını kaybetti ama geldiğimiz noktada madenci işçi kardeşlerimizin sorunları hala devam etmektedir. Geçtiğimiz hafta Eskişehir'den Ankara'ya yürüyüşler yaptılar. Defalarca itelendiler, ötelendiler ama hala alın terlerinin karşılığını bulamadılar. Hatta 1 Mayıs'ta MESEM öğrencisi bir kardeşimiz staj gördüğü iş yerinde hayatını kaybetti." ​"Yolsuzluk Yapan 'Akmatik' ile Temizleniyor" ​İktidarın belediye başkanlarını kendi safına katmasını "futbol takımı transferlerine" benzeten Saadet Partili Gözegir, bu durumun milli iradeyi zedelediğini belirtti. "Ülkenin yaklaşık %60'ı, seçildiği partiden değil, transfer olduğu partiden ülkeyi yönetmeye devam ediyor" diyen Gözegir, iktidara "Akmatik deterjanı" göndermesi yaptı: ​"İktidarın milli ve yerli, kendi ürettiği bir deterjan var; Akmatik deterjanı. Şimdi siyasi bir yolsuzluk mu yaptınız, Akmatik deterjanıyla kurtuluyorsunuz. İhaleye fesat mı karıştırdınız, Akmatik deterjanıyla kurtuluyorsunuz. Bir rozet takarak hapisten kurtulup belediye başkanlığınıza AK Parti saflarında devam edebiliyorsunuz." ​"Bu Transferler Sizin Çöküşünüzü Durduramayacak" ​Ekonomik krizin, işçi ve emekçilerin geçim dertlerinin sürdürülemez bir noktaya geldiğini ifade eden Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Tanıtım Başkanı Sercan Gözegir, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: ​"Biz buradan defalarca söyledik; AK Parti'nin bu ülkeye bir daha iktidar olması demek, ülkenin felakete sürükleneceğini defalarca söyledik. Bu transferler sizin çöküşünüzü durduramayacaktır. Saadet Partisi olarak biz çalışmalarımıza devam edeceğiz, ülkemizi ferah günlere ulaştıracağız."

Eşel Mobil Sistemi Yürürlüğe Girdi Haber

Eşel Mobil Sistemi Yürürlüğe Girdi

CHP’li Ümit Özlale, Plan ve Bütçe Komisyonunda enerji fiyatlarındaki artış riskine karşı yaptığı değerlendirmede Eşel Mobil Sistemi çağrısında bulunmuştu. Düzenleme gece yarsı Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Şans ve bahis reklam giderlerinin matrahtan düşülmesinin sonlandırılması, vakıf üniversitesi hastanelerinin vergi muafiyetinin kaldırılması, bazı kıymetli taşların ÖTV kapsamına alınması, kripto varlıkların vergilendirilmesi, KDV istisnalarının daraltılması, bedelli askerlik tutarının artırılması ve deprem bölgesindeki hak sahiplerine peşin ödemede indirim sağlanmasını öngören kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Komisyonda konuşan CHP İzmir Milletvekili ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Politika Kurulu Başkanı Ümit Özlale, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından enerji fiyatlarında yaşanabilecek artışların Türkiye ekonomisine etkilerine dikkat çekti. Enerji maliyetlerindeki artışın ilk etkisinin sanayi değil tarım sektöründe görüleceğini belirten Özlale, mazot ve nakliye maliyetlerindeki artışın gıda fiyatları üzerinden enflasyonu hızla yukarı taşıyabileceğini söyledi. Bu nedenle eşel mobil sisteminin yeniden uygulanması gerektiğini ifade eden Özlale, konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Enerji fiyatlarındaki artışın ilk darbesini sanayi değil tarım sektörü alacak. Eğer ÖTV ve KDV’de gerekli vergi esnekliği sağlanmazsa hem tarım hem sanayi ciddi maliyet baskısıyla karşı karşıya kalacak. Eşel Mobil Sistemi geri getirilmezse bunun tarıma ve sanayiye vereceği tahribat, maliyetinden çok daha büyük olur.” Özlale konuşmasında uygulamanın maliyetinin de yönetilebilir olduğunu belirterek, üç aylık bir eşel mobil uygulamasının yaklaşık 70 milyar lira, yıl sonuna kadar uygulanması hâlinde ise maliyetin 200 milyar liranın biraz üzerine çıkacağını ifade etmişti. Özlale’nin bu çağrısının ardından eşel mobil sistemine ilişkin düzenleme Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. “YANLIŞ SÜBVANSİYON POLİTİKASI BOTAŞ’I ZARAR ETTİRİYOR” BOTAŞ’ın kamuya olan borçlarının, Hazine’den alacağı “görevlendirme bedelleri” ile mahsuplaştırılması ve bu yolla borçların silinmesini de içeren kanun teklifine ilişkin değerlendirmede bulunan Özlale, BOTAŞ’ın sürekli zarar etmesinin temel nedeninin yanlış sübvansiyon politikaları olduğunu söyledi. Elektrik ve doğalgaz faturalarında uygulanan genel sübvansiyon sisteminin hem kamu maliyesi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu hem de dar gelirli vatandaşları yeterince korumadığını belirten Özlale, mevcut destek modelinin gelir durumuna bakılmaksızın uygulandığını ifade etti. Enerji yoksulluğuyla mücadele için sübvansiyon sisteminin değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Özlale, desteklerin doğrudan dar gelirli hanelere yönlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Özlale, “Gerçekten ihtiyacı olan haneleri tespit edip belirli bir kilovatsaate kadar ücretsiz elektrik ya da doğalgaz desteği verilebilir. Böylece hem BOTAŞ ve EÜAŞ üzerindeki görev zararları azalır hem de dar gelirli vatandaşların ısınma ve aydınlanma sorunu daha etkili şekilde çözülür” ifadelerini kullandı. “BAYRAM İKRAMİYELERİ ENFLASYONA GÖRE DEĞİL SEÇİM TAKVİMİNE GÖRE ARTIRILIYOR” CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki konuşmasında emeklilere verilen bayram ikramiyelerine de değindi. İkramiyelerin yıllar içindeki artışına dikkat çeken Özlale, artışların enflasyon yerine seçim dönemlerine göre belirlendiğini söyledi. Özlale, “2018’de bin lira olarak başlayan bayram ikramiyesi 2019, 2020 ve 2021 yıllarında yaklaşık bin 100 lira civarında kaldı. 2023 seçim döneminde 3 bin liraya çıkarıldı, bugün 4 bin lira seviyesine getiriliyor. Tahmin ediyorum seçim yılında yine bir artış gelecek. Dolayısıyla burada artışların enflasyona göre değil başkanlık seçimlerine göre yapıldığını hepimiz görüyoruz” ifadelerini kullandı. “İŞLEM ÜZERİNDEN AYRICA VERGİ ALMAK VERGİ İLKESİNE AYKIRIDIR” Komisyondaki konuşmasında torba yasa teklifindeki başka düzenlemelere de değinen Özlale, işlem vergisi ile kazanç vergisinin birlikte uygulanmasının vergi ilkeleri açısından sorunlu olduğunu söyledi. Özlale, “Bir yatırımcı bitcoin’den tether’a geçtiğinde herhangi bir kazanç elde etmese bile işlem vergisi ödeyecek. Oysa verginin mantığı kazanç üzerinden alınmasıdır. Eğer ortada bir kazanç varsa zaten onun vergisini ödüyorsunuz. İşlem üzerinden ayrıca vergi almak vergi ilkesine aykırıdır” dedi. Kripto varlık piyasasına yönelik düzenlemelerde hedefin net olması gerektiğini vurgulayan Özlale, “Amaç yerli kripto borsalarını ve blok zinciri teknolojisini geliştirmekse farklı bir yaklaşım gerekir. Eğer öncelik sadece vergilendirme ise o zaman da bunun sonuçlarının iyi hesaplanması gerekir” dedi. Özlale, yüksek vergilendirmenin sektöre zarar verebileceğine işaret ederek Hindistan’da uygulanan yüzde 30’luk kripto vergisinin piyasayı ciddi şekilde daralttığını hatırlattı. “BEDELLİ ASKERLİK EŞİT VATANDAŞLIK İLKESİNİ ZEDELİYOR” Özlale, torba yasa görüşmeleri sırasında bedelli askerlik düzenlemesi hakkında da konuştu. Düzenlemenin eşit vatandaşlık ilkesini zedelediğini söyleyen Özlale, “Bugün yaklaşık 400 bin lira ödeyen bir genç bir ay askerlik yapıyor, ödeyemeyen altı ay askerlik yapıyor. Bu durum gençler arasında eşitsizlik hissi yaratıyor. Vatandaşın vatandaşla olan güvenini zedeleyen bir tablo ortaya çıkıyor” dedi. Bedelli askerlik uygulamasına maddi imkânı olmayan gençler için de erişimin kolaylaştırılması gerektiğini belirten Özlale, kamu bankaları aracılığıyla sıfır faizli ya da çok düşük faizli kredi imkânı sağlanabileceğini söyledi. Özlale, “Aksi takdirde bu uygulama gençler arasında eşitsizlik duygusunu derinleştirir” ifadelerini ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.