SON DAKİKA
Hava Durumu

#Erken Tanı

Porsuk Haber Ajansı - Erken Tanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erken Tanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doç. Dr. Yaşar Bildirici’den 7 Nisan Mesajı: "Önce Tedbir, Sonra Sağlık" Haber

Doç. Dr. Yaşar Bildirici’den 7 Nisan Mesajı: "Önce Tedbir, Sonra Sağlık"

7 Nisan Dünya Sağlık Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sağlıklı bir toplumun anahtarının koruyucu sağlık hizmetleri ve erken tanı olduğunu vurguladı. Bildirici, vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezlerinden ücretsiz yararlanmaya davet etti. ​Dünya Sağlık Örgütü’nün kuruluş yıl dönümü olan 7 Nisan Dünya Sağlık Günü kapsamında bir açıklama yayımlayan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sağlığın korunmasında bireysel sorumlulukların ve bilimsel bilginin önemine dikkat çekti. ​Sağlık Sadece Tedavi Değildir ​Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sağlığın yalnızca hastanelerde tedavi edilmekten ibaret olmadığını belirterek, sağlıklı yaşam kültürünün bir yaşam biçimi haline getirilmesi gerektiğini ifade etti. Bildirici, "Sağlık; risk faktörlerinin azaltılması, sağlıklı beslenme ve toplumun bilinçlendirilmesi ile bir bütündür" dedi. ​Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) Ücretsiz Hizmet Veriyor ​Hastalıklar ortaya çıkmadan önlem almanın en etkili yol olduğunu vurgulayan Bildirici, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin önemine değindi. Bu merkezlerde vatandaşlara sunulan ücretsiz hizmetleri şöyle sıraladı: ​Beslenme ve Fiziksel Aktivite: Sağlıklı beslenme danışmanlığı ve hareketli yaşam rehberliği. ​Psikolojik Destek: Ruhsal iyilik halinin korunmasına yönelik danışmanlık. ​Bağımlılıkla Mücadele: Sigara bırakma danışmanlığı. ​Erken Tanı: Ücretsiz kanser taramaları ve kronik hastalık takibi. ​Eğitim: Sağlıklı yaşam farkındalığını artırmaya yönelik toplusal eğitimler. ​Sağlıklı Yaşamın Temel Unsurları ​Açıklamada, vatandaşların daha kaliteli bir yaşam sürmeleri için dikkat etmeleri gereken temel unsurlar hatırlatıldı: ​Düzenli Kontrol: Aile hekimliği hizmetlerinden etkin yararlanma ve düzenli sağlık taramaları. ​Bağımlılıktan Uzak Durma: Tütün ve tütün ürünlerinin terk edilmesi. ​Dengeli Beslenme ve Hareket: Sağlıklı gıda tüketimi ve aktif bir yaşam. ​Aşılama: Bağışıklama uygulamalarının kesintisiz sürdürülmesi. ​Ruhsal Sağlık: Yeterli uyku ve stres yönetimi. ​"Bizim İçin En Değerli Yatırım Sağlıktır" ​Doç. Dr. Yaşar Bildirici, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: ​“Hastalık ortaya çıkmadan önce önlem almak, sağlıklı bir toplum oluşturmanın en az maliyetli ve en etkili yoludur. Tüm vatandaşlarımızı kendi sağlıkları için bu bilinçle hareket etmeye ve sunduğumuz koruyucu hizmetlerden yararlanmaya davet ediyorum.”

Milyonlarca Kadını Etkileyen Gizli Tehlike Haber

Milyonlarca Kadını Etkileyen Gizli Tehlike

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi, dünya genelinde kabul gören “Endometriozis Farkındalık Ayı” kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Milyonlarca kadını etkileyen ancak tanısı genellikle geciken endometriozis hastalığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, erken teşhisin ve toplumsal bilincin önemi vurgulandı. ​Etkinliğe Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ile ESOGÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. H. Mete Tanır, Prof. Dr. Melih Velipaşaoğlu ve Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz katılım sağladı. ​Endometriozis Nedir? 190 Milyon Kadını Etkileyen Gizli Tehlike ​Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz, hastalıkla ilgili çarpıcı veriler paylaştı. Endometriozisin rahmi döşeyen dokunun rahim dışında büyümesiyle karakterize, kronik ve iltihaplı bir rahatsızlık olduğunu belirten Tokgöz, hastalığın dünya genelinde yaklaşık 190 milyon, Türkiye’de ise 3 milyon kadını etkilediğini ifade etti. ​Tanı İçin Neden 10 Yıl Bekleniyor? ​Hastalığın en büyük sorununun geç tanı konulması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tokgöz, pek çok kadının doğru teşhis için ortalama 7 ila 10 yıl beklemek zorunda kaldığını söyledi. Toplumdaki "adet ağrısı normaldir" algısının bu gecikmedeki en büyük etken olduğunu belirten Tokgöz, şiddetli ağrıların sıradanlaştırılmaması gerektiğinin altını çizdi. Endometriozisin sadece fiziksel bir sorun olmadığını; kronik yorgunluk, kısırlık ve psikolojik yük ile kadınların sosyal ve iş yaşamını derinden sarstığını hatırlattı. ​Rakamlarla Endometriozis Gerçeği ​Etkinlikte paylaşılan güncel veriler, hastalığın boyutunu gözler önüne serdi: ​Üreme çağındaki her 10 kadından 1'inde görülüyor. ​Türkiye'de yaklaşık 3 milyon kadın bu hastalıkla mücadele ediyor. ​Kısırlık (infertilite) sorunu yaşayan kadınların %30-50'sinde endometriozis saptanıyor. ​Dünya genelinde etkilenen kadın sayısı 190 milyona ulaştı. ​Farkındalık Hayat Kurtarır: Erken Tanı Mümkün ​Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz, doğru yönetim ve tedavi planıyla hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini belirterek sözlerini tamamladı. Erken dönemde uzman desteği almanın önemine değinen Tokgöz, sağlık profesyonellerinin bilinçli yaklaşımı ve toplumsal farkındalıkla bu yükün azaltılabileceğini müjdeledi.

Tarama ve Koruyucu Sağlık İstasyonu Kuruldu Haber

Tarama ve Koruyucu Sağlık İstasyonu Kuruldu

Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı koordinesinde ÇEKÜS Birimi ile Kanser Birimi tarafından vatandaşların yoğun olarak bulunduğu alanda “Tarama ve Koruyucu Sağlık İstasyonu” kurularak bilgilendirme standı açıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak, koruyucu sağlık hizmetlerine yönelik farkındalığı güçlendirmek ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla yürütülen “Ramazanda Sağlık Programı” kapsamında Eskişehir’de çeşitli bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirilmeye devam ediyor. Kurulan stantta görevli sağlık personelleri tarafından vatandaşlara kanser taramalarının önemi hakkında bilgilendirme yapılırken, özellikle meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolorektal kanser taramaları hakkında detaylı bilgiler verildi. Uygun yaş grubunda bulunan vatandaşlar Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM)’e yönlendirilerek ücretsiz tarama hizmetlerinden faydalanmaları konusunda teşvik edildi. Açılan stantta ayrıca anne adayları ve kadın sağlığına yönelik hizmetler hakkında da bilgilendirmeler yapıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen “Annelik Yolculuğu Mobil Uygulaması” tanıtılarak uygulamanın gebelik sürecinde anne adaylarına sunduğu bilgilendirme ve takip imkânları anlatıldı. Kadınlara yönelik Gebe Okulu ve Sağlıklı Menopoz Okulu programları hakkında bilgi verilirken bu eğitimlere katılmak isteyen vatandaşlara kayıt ve yönlendirme desteği sağlandı. Gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetlerinde evlilik öncesi tarama programları hakkında da vatandaşlara bilgi verilerek, evlilik öncesinde yapılması gereken sağlık taramalarının önemi anlatıldı. Bununla birlikte yenidoğan, bebeklik ve çocukluk çağı tarama programları hakkında bilgilendirme yapılarak erken tanının çocuk sağlığı üzerindeki kritik rolüne dikkat çekildi. Ramazan ayı boyunca sürdürülen bu tür bilgilendirme çalışmaları ile vatandaşların koruyucu sağlık hizmetleri hakkında bilinçlendirilmesi, erken tanı ve tarama programlarına katılımın artırılması hedefleniyor. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen faaliyetlerle toplumun her kesimine ulaşılması ve sağlıklı yaşam bilincinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Kolorektal Kanser Farkındalığı İçin Stantlar Kuruldu Haber

Kolorektal Kanser Farkındalığı İçin Stantlar Kuruldu

Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 1–31 Mart Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı kapsamında vatandaşların kanser taramaları hakkında bilinçlenmesini sağlamak amacıyla şehrin farklı noktalarında bilgilendirme stantları kuruldu. Kurulan stantlarda görev alan sağlık çalışanları vatandaşlarla birebir görüşerek kolorektal kanser hakkında bilgilendirmelerde bulunuyor. Erken Tanının Önemi Anlatılıyor Stantlarda görev alan sağlık çalışanları tarafından kolorektal kanserin belirtileri, risk faktörleri ve erken tanının önemi hakkında kapsamlı bilgiler paylaşılıyor. Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, uzun süren karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı ve dışkıda kan görülmesi gibi belirtiler konusunda vatandaşların dikkatli olması gerektiği ifade ediliyor. Ücretsiz Tarama Hizmetleri Hakkında Bilgilendirme Bilgilendirme çalışmaları kapsamında özellikle 50–70 yaş aralığındaki vatandaşlara yönelik ücretsiz kolorektal kanser taramaları hakkında da bilgi veriliyor. Sağlık çalışanları, vatandaşları hastanelerimizde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde sunulan kanser tarama hizmetlerinden yararlanmaya davet ederek gerekli yönlendirmeleri yapıyor. İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Erken Tanı Vurgusu Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, kanserle mücadelede farkındalık çalışmalarının önemine dikkat çekti. Bildirici, kolorektal kanserin erken evrede tespit edilmesi durumunda tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu belirterek vatandaşların tarama programlarına katılımının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bildirici ayrıca, Eskişehir’de vatandaşların kanser taramalarına kolay erişim sağlayabilmesi için hastanelerimizin yanı sıra Sağlıklı Hayat Merkezlerinde de ücretsiz tarama hizmetlerinin sunulduğunu belirterek düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Broşürler Dağıtılıyor, Sorular Yanıtlanıyor Kurulan stantlarda vatandaşlara kolorektal kanser hakkında hazırlanan bilgilendirici broşürler dağıtılırken merak edilen sorular da sağlık çalışanları tarafından yanıtlanıyor. Eskişehir genelinde yürütülen bilgilendirme faaliyetlerinin Mart ayı boyunca devam edeceği ve toplumda erken tanı bilincinin güçlendirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.

Kanserle Mücadelede Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor Haber

Kanserle Mücadelede Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Uluslararası Kanser Kontrol Birliği (UICC) tarafından, 2000 yılında başlatılan Dünya Kanser Günü, 26 yıldır sağlık kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve medya aracılığıyla yürütülen kampanyalarla öne çıkarılıyor. Her yıl 4 Şubat’ta, dünya genelinde kanser farkındalığını artırmak, kanserden korunma ve erken teşhis konularında kamuyu bilgilendirmek için birçok etkinlik düzenleniyor. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülşen Akalın Çiftçi, 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında, kanserle mücadelede erken tanının önemi, bilimsel gelişmeler ve toplumsal farkındalığa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “4 Şubat Dünya Kanser Günü, evrensel bir bilinçlenme çağrısıdır” 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nün toplum ve sağlık profesyonelleri açısından önemine değinen Prof. Dr. Çiftçi, bugünün yalnızca takvimde yer alan bir tarih olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Çiftçi, şu ifadeleri kullandı: “4 Şubat Dünya Kanser Günü, takvimde yalnızca bir gün olarak değil; toplumdaki her bireyin bu konuda bilinçlenmesi gerektiğini hatırlatan evrensel bir çağrı olarak değerlendirilmelidir. Hem toplumsal olarak hem de sağlık profesyonelleri olarak bu noktada hepimize önemli görevler düşmektedir.” Kanserin toplumda genellikle ölümcül bir hastalık olarak algılandığını belirten Çiftçi, bu algının korkuya neden olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Toplum genelinde kanser genellikle ölümcül bir hastalık olarak bilinmekte ve bu nedenle insanlar büyük bir korku duymaktadır. İşte bugünün asıl anlamı, bu korkunun yenilmesini sağlamak ve bunu bilinçlenme ile mümkün kılmaktır.” Erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilinçlenmenin en önemli hedefi, erken tanının öneminin vurgulanmasıdır. Çünkü erken tanı hayat kurtarır. Bununla birlikte, hastalığın belirtilerinin tanınması ve bireylerin kanser tarama programlarına yönlendirilmesi de bu süreçte son derece önemlidir. Sigara kullanımı, alkol tüketimi, stresli yaşam biçimi, bazı kanserojen maddelere ve UV ışınlarına maruz kalma gibi risk faktörleri göz ardı edilmemelidir. Bilimsel olarak gösterilmiştir ki bu risk faktörleri kişinin yaşamından uzaklaştırıldığında kanserlerin yüzde 30 ila 50’sinin önlenmesi mümkündür.” “Laboratuvar bulgularının asıl değeri, hastaların yararına kullanılabildiği ölçüde ortaya çıkar” Kanserle mücadelede bilim insanlarının sorumluluklarına değinen Prof. Dr. Çiftçi, akademik çalışmaların yalnızca bilimsel değil, toplumsal boyutuyla da ele alınması gerektiğini belirtti: “Bizler bilim insanları olarak laboratuvarlarda elde edilen verileri yalnızca bilimsel açıdan değil; etik ve toplumsal boyutlarıyla birlikte değerlendirmekle yükümlüyüz.” Bilimsel verilerin klinik uygulamaya dönüşmesinin önemine vurgu yapan Çiftçi, şu ifadeleri kullandı: “Laboratuvar çalışmalarında çok sayıda molekül tanımlanmakta ve çeşitli moleküler mekanizmalar ortaya konmaktadır. Ancak bu bulguların asıl değeri, hastaların yararına kullanılabildiği ölçüde anlam kazanmaktadır. Negatif sonuçların da bilim dünyasıyla paylaşılması, gereksiz zaman ve kaynak kaybının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.” Multidisipliner yaklaşımın önemine değinen Çiftçi, sözlerine şöyle devam etti: “Kanser gibi karmaşık hastalıkların yalnızca tek bir disiplin tarafından ele alınması yerine, multidisipliner bir yaklaşım benimsenmesi tedavi süreçlerini daha etkili ve sürdürülebilir hâle getirecektir. Psikoloji ve diyetisyenlik gibi destekleyici disiplinlerin de sürece dahil edilmesi, hastaların hem fiziksel hem de psikososyal iyilik hâline katkı sağlar.” “Asıl problem, kanser hücrelerinin vücudun farklı bölgelerine yayılmasıdır” Kanserin biyokimyasal oluşum sürecini değerlendiren Prof. Dr. Çiftçi, hastalığın temel mekanizmasını şu sözlerle anlattı: “Kanser, normal hücrelerin büyüme ve çoğalma kontrolünü kaybederek sınırsız şekilde bölünmesi sonucunda ortaya çıkan kötücül bir hastalıktır.” Kanser gelişiminin üç aşamada değerlendirildiğini belirten Çiftçi, süreci şöyle özetledi: “Kanser gelişimi başlama (inisiyasyon), ilerleme (promosyon) ve yayılma (metastaz) aşamalarından oluşur. Başlama aşamasında DNA hasarı meydana gelir, ilerleme aşamasında hücreler kontrolsüz şekilde çoğalır. Asıl problem, kanser hücrelerinin bu hızlı ve kontrolsüz çalışmasının yanı sıra, bulundukları dokudan kan dolaşımı veya lenf sistemi aracılığıyla vücudun farklı bölgelerine taşınmalarıdır. Tedavi edilemediği takdirde bu süreç, yaşamı tehdit eder ve ölümcül sonuçlara yol açabilmektedir.” “Biyokimyasal veriler, klinik karar süreçlerinde yol göstericidir” Biyokimya alanındaki gelişmelerin erken tanı ve tedavi izlemine katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Çiftçi, sıvı biyopsi yöntemine dikkat çekti: “Biyokimyanın kanser tanı ve tedavi süreçlerindeki rolü geçmişten günümüze giderek artmıştır. Sıvı biyopsi yöntemiyle kandan alınan örneklerde, kanserli hücrelerin kana saldığı mutasyona uğramış DNA’lar tespit edilebilmektedir.” Bu yöntemin tedavi sürecindeki önemini ise şu sözlerle açıkladı: “Tedavi sonrasında ctDNA miktarının azalması, uygulanan tedavinin etkili olduğunu gösterirken; artması, kanser hücrelerinin ilaca direnç geliştirdiğine işaret eder. Bu durumda farklı bir tedavi seçeneğine geçilmesi gerektiği anlaşılır.” “Kanser alanı, eczacılık öğrencileri için çok yönlü çalışma imkânı sunuyor” Eczacılık Fakültesi öğrencilerine önerilerde bulunan Prof. Dr. Çiftçi, kemoterapinin günümüzde hâlâ temel tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirtti: “Kanser tedavisinde kemoterapi, günümüzde hâlâ en sık başvurulan tedavi yöntemlerinden biridir. Ancak artık hedefe yönelik ve biyoteknolojik tedavilerle birlikte uygulanmaktadır.” Öğrencilerin yönelmesi gereken alanlara ilişkin ise şu ifadeleri kullandı: “Klinik onkoloji eczacılığı, farmakogenomik, immünoterapi, farmasötik kimya, biyoteknoloji, nanopartikül ve ilaç taşıyıcı sistemler günümüzde büyük önem taşımaktadır. Öğrenciler ilgi ve yetkinlikleri doğrultusunda bu alanlara yönelerek kanser araştırmalarına önemli katkılar sağlayabilir.” “Erken tanı, destek ve dayanışma ile kanseri yenebiliriz” 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında hem hastalara hem de hasta yakınlarına mesaj veren Prof. Dr. Gülşen Akalın Çiftçi, sözlerini şu ifadeyle tamamladı: “Erken tanı, destek ve dayanışma ile kanseri yenebiliriz.” Kanser farkındalığını artırmayı amaçlayan bu özel günde gerçekleştirilen röportaj, kanserin bilimsel ve akademik açıdan ele alınmasına katkı sunarken biyokimya alanındaki gelişmelerin erken tanı ve tedavi süreçlerindeki önemine de dikkat çekiyor. Uzman görüşleri, toplumun bilinçlenmesi ile destek ve dayanışmanın bu süreçteki rolünü bir kez daha ortaya koyuyor. Kaynak: AnaHaber

İl Sağlık Müdürü Bildirici'den Dünya Kanser Günü Mesajı Haber

İl Sağlık Müdürü Bildirici'den Dünya Kanser Günü Mesajı

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici Dünya Kanser Günü ile ilgili bir mesaj yayınladı. 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Dünya Kanser Günü’nün kanser konusunda farkındalığı artırmayı, toplumu bilinçlendirmeyi ve önlenebilir ölümlerin önüne geçmeyi amaçlayan küresel bir kampanya olduğunu belirtti. 2025–2027 Dünya Kanser Günü temasının “Benzersizliğimizle Biriz” olarak belirlendiğini ifade eden Bildirici, her bireyin kanserle mücadelesinin farklı ve kendine özgü olduğunu, ancak bu farklılıkların insanları ortak duygular, dayanıklılık ve umut etrafında birleştirdiğini vurguladı. Bu temanın, bireysel hikâyelerin empati ve toplumsal dayanışma yarattığını ortaya koyduğunu söyledi. Kanserin; tütün kullanımı, obezite, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik ve alkol tüketimi gibi başlıca risk faktörleriyle ilişkili olduğunu belirten Bildirici, günümüzde kanserlerin yaklaşık üçte birinin bu risklerden kaçınılarak önlenebilir durumda olduğunu ifade etti. Ayrıca erken tanı konulan ve uygun şekilde tedavi edilen birçok kanser türünde iyileşme olasılığının yüksek olduğuna dikkat çekti. Kanserin hem dünyada hem de ülkemizde ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer aldığını belirten Doç. Dr. Bildirici, Türkiye’de her yıl yaklaşık 223 bin kişiye kanser tanısı konulduğunu, erkeklerde kanser görülme sıklığının kadınlara göre daha yüksek olduğunu aktardı. Ülkemizde Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında; meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanserleri için toplum tabanlı tarama programlarının yürütüldüğünü belirten Bildirici, vatandaşların kanser taramalarını KETEM, İlçe Sağlık Müdürlükleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yaptırabileceklerini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.