SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enerji Verimliliği

Porsuk Haber Ajansı - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESÇEVDER’den Uyarı: "Fosil Yakıtlardan Derhal Uzaklaşmalıyız" Haber

ESÇEVDER’den Uyarı: "Fosil Yakıtlardan Derhal Uzaklaşmalıyız"

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER) Başkanı Sadık Yurtman, küresel ısınma ve orman yangınları arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekerek acil eylem çağrısında bulundu. Geçtiğimiz yıl Eskişehir Seyitgazi’de alevlerin arasında kalarak hayatını kaybeden 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsünü anan Yurtman, bu kayıpların durmasının ve yeşil vatanın korunmasının ancak iklim krizinin kökenine inmekle mümkün olacağını vurguladı. "Orman Yangınlarının En Büyük Katalizörü Küresel Isınma" Bilimsel verilerin iklim krizini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirten ESÇEVDER Başkanı Sadık Yurtman, yangın felaketlerini tetikleyen ana unsurun atmosferi saran fosil yakıtlar (kömür, petrol ve gaz) olduğunu ifade etti. Yurtman, yaşanabilir bir dünya için radikal adımların vakit kaybetmeden atılması gerektiğini belirtti. Fosil Yakıt Bağımlılığını Bitirecek Radikal Adımlar Yenilenebilir Enerji Dönüşümü: Kömürlü termik santraller kapatılmalı; rüzgar, güneş ve hidrolik enerji yatırımları enerji üretiminin ana omurgası haline getirilmelidir. Ulaşımda Elektrifikasyon: İçten yanmalı motorlu araçların kullanımı kademeli olarak sonlandırılmalı, toplu taşıma ve bireysel ulaşımda elektrikli sistemlere geçilmelidir. Enerji Verimliliği ve Yeşil Binalar: Sanayi ve konutlarda enerji tasarrufu sağlayan, kendi enerjisini üreten yalıtımlı yeşil bina teknolojileri zorunlu kılınmalıdır. Ormanları ve Doğayı Korumak İçin Alınması Gereken Önlemler Bütçe ve Erken Müdahale: Orman Genel Müdürlüğü bütçeleri artırılmalı, yangın emniyet şeritleri ve sıklık bakımları yangın sezonu başlamadan önce tamamlanmalıdır. Caydırıcı Yasal Yaptırımlar: Ormanlık alanlarda yangına sebebiyet veren ihmal ve kasıtlı eylemlere yönelik cezalar en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Küresel Anlaşmalara Tam Uyum: Paris İklim Anlaşması ve karbon nötr hedefleri kağıt üstünde kalmamalı, devlet politikası olarak uygulanmalıdır. "COP 31 Gündemine Taşınmalı" Başka Seyitgazi acılarının yaşanmaması ve gelecek nesillere çölleşmiş bir dünya bırakılmaması gerektiğinin altını çizen Yurtman; hükümetleri, yerel yönetimleri ve tüm insanlığı fosil yakıt bağımlılığına karşı harekete geçmeye çağırdı. Konunun uluslararası boyutta COP 31 gündemine taşınması gerektiğini belirten Yurtman, "Unutmayalım; iklim kriziyle mücadele etmek, ormanları söndürmenin tek kalıcı yoludur" diyerek sözlerini tamamladı.

MHP İl Başkan Yardımcısı Nebioğlu’ndan Eskişehir Sanayisi İçin "Ortak Akıl" Çağrısı Haber

MHP İl Başkan Yardımcısı Nebioğlu’ndan Eskişehir Sanayisi İçin "Ortak Akıl" Çağrısı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Nebioğlu, Eskişehir’in sanayi ve endüstri vizyonuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Nebioğlu, şehrin üretim ve mühendislik potansiyelini artırmak adına tüm paydaşlarla ortak akıl çerçevesinde çalışmaya hazır olduklarını vurguladı. Eskişehir’in köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı, nitelikli iş gücü ve mühendislik birikimiyle Türkiye’nin en stratejik sanayi merkezlerinden biri olduğunu belirten MHP Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Nebioğlu, bu potansiyelin geliştirilmesinin şehrin tüm dinamiklerinin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. "MHP Olarak Elimizi Taşın Altına Koymaya Hazırız" MHP Eskişehir İl Başkanlığı olarak kentin sanayi ve endüstriyel gelişimine katkı sunmayı asli bir görev kabullendiklerini belirten Nebioğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Üretimin, mühendisliğin, teknolojinin ve Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi adına üzerimize düşen sorumluluğu almaya ve elimizi taşın altına koymaya hazırız. Üniversitelerimiz, sanayi kuruluşlarımız, meslek odalarımız, organize sanayi bölgelerimiz ve kamu kurumlarımızla birlikte oluşturulacak ortak akıl; Eskişehir’in geleceğine yön verecek en önemli güç olacaktır." Sanayide Dijital Dönüşüm ve Nitelikli İstihdam Vurgusu Sanayide dönüşümün ve katma değerli üretimin önemine dikkat çeken Nebioğlu; dijital dönüşüm, enerji verimliliği, yerli üretim, yüksek katma değerli imalat, mesleki eğitim ve nitelikli istihdam alanlarında geliştirilecek projelerin Eskişehir’in ekonomik gücünü ve uluslararası rekabet kabiliyetini artıracağını kaydetti. "Amacımız Eleştirmek Değil, Çözüm Üretmek" Siyaset anlayışlarının yapıcı ve çözüm odaklı olduğunu vurgulayan MHP İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Nebioğlu, konuşmasını şöyle tamamladı: "Amacımız eleştirmek değil; çözüm üretmek, fikir geliştirmek ve ortak çalışmalarla Eskişehir’in sanayi vizyonuna katkı sunmaktır. Çünkü inanıyoruz ki güçlü sanayi, güçlü ekonomi; güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye’nin temelidir. Bu anlayışla MHP Eskişehir İl Başkanlığı olarak mühendislik aklını, bilimsel yaklaşımı ve ortak istişare kültürünü esas alan her çalışmanın destekçisi olmaya devam edeceğiz. Eskişehir’in üreten, geliştiren ve teknoloji üreten şehir kimliğini daha ileri taşımak için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmaya hazırız."

ESO Başkanı Kesikbaş: "Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye'ye Sahip Çıkmaktır" Haber

ESO Başkanı Kesikbaş: "Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye'ye Sahip Çıkmaktır"

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, Türkiye’nin sanayileşme sürecini tamamlamadan üretimden uzaklaşmasının ekonomik ve toplumsal açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek erken sanayisizleşme riskine karşı kapsamlı bir sanayi politikası çağrısında bulundu. Fabrikaların Işığı Sönerse Şehirlerin Umudu da Azalır Sanayinin ekonomi içindeki payının gerilemesinin basit bir rakamsal değişim olmadığını vurgulayan Kesikbaş, “Üretimin azalması; ihracatın, nitelikli istihdamın, teknolojik gelişmenin ve toplumsal refahın zayıflaması demektir. Sanayileşmesini tamamlamadan hizmet sektörüne yönelen bir ekonomi; düşük verimlilik, dışa bağımlılık ve kırılgan büyüme riskiyle karşılaşır. Hizmet sektörü elbette değerlidir ancak üretimden kopuk bir hizmet ekonomisi sürdürülebilir değildir. Eskişehir’in havacılık, savunma, raylı sistemler, makine, otomotiv, beyaz eşya, madencilik, seramik ve gıda üretimindeki birikimini korumalıyız” dedi. Gençlerimizi Fabrikalardan ve Üretimden Uzaklaştırmayalım Sanayinin gençler tarafından yorucu, riskli ve geleceği belirsiz bir alan olarak görülmesinin önemli bir sorun olduğunu belirten Kesikbaş, “Gençlerimize sanayinin makinelerden ibaret olmadığını anlatmalıyız. Bugünün fabrikalarında yapay zekâ, robotik, yazılım, tasarım ve ileri malzeme teknolojileri konuşuluyor. Gençlerimizi sanayiyle buluşturamazsak, kuşaklar boyunca oluşan üretim kültürümüzü de kaybederiz. Üretim kültürünün zayıflaması; çalışma hayatından toplumsal dayanışmaya kadar uzanan derin sosyolojik sonuçlar doğurur. Mesleki eğitimi güçlendirmeli, gençlerimize güvenli çalışma ortamı, kariyer imkânı ve güçlü bir gelecek sunmalıyız” ifadelerini kullandı. Sanayici Üretiyor Ama Emeğinin Karşılığını Alamıyor Zayıf talep, artan enerji ve işçilik maliyetleri ile yüksek finansman giderlerinin sanayide kârlılığı ciddi biçimde aşındırdığını kaydeden Kesikbaş, “Sanayicimiz bir yandan siparişlerdeki daralmayla mücadele ederken diğer yandan üretimi ve istihdamı korumaya çalışıyor. İşletme sermayesi ihtiyacı büyüyor, finansman giderleri faaliyet kârını tüketiyor. Kârlılık zayıfladığında yatırım, teknoloji yenileme ve istihdam kapasitesi de azalıyor. Dezenflasyonun yükü yalnızca üreticinin omuzlarına bırakılmamalıdır” dedi. Üreten Eskişehir için Cesur Bir Yol Haritası Eskişehir’in yüksek katma değerli üretimde öncü olabilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Kesikbaş, “İhracat, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği yatırımlarına uzun vadeli, uygun maliyetli finansman sağlamalıyız. Üniversite-sanayi iş birliğini ticarileşme ve patent odaklı geliştirmeli, kritik ara mallarında yerlileşmeyi artırmalıyız. Biz Eskişehir’in fabrikalarına, mühendislerine, emekçilerine ve gençlerine inanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki üretimin olduğu yerde umut, kalkınma ve güçlü bir gelecek vardır” diye konuştu.

Park ve Spor Alanlarındaki Aydınlatmalar Yenileniyor Haber

Park ve Spor Alanlarındaki Aydınlatmalar Yenileniyor

Tepebaşı Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelindeki sorumluluk alanlarında bakım ve yenileme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Vatandaşların park ve açık alanlardan daha güvenli ve konforlu şekilde yararlanabilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, kullanım ömrünü tamamlayan ve arızalanan aydınlatma sistemleri modern LED armatürlerle yenileniyor. Ekipler, hem enerji verimliliğini artırmak hem de gece saatlerinde park ve spor alanlarının daha aydınlık hâle gelmesini sağlamak amacıyla çalışmalarını kentin farklı noktalarında sürdürüyor. Bu kapsamda Ediz Bahtiyaroğlu Halı Sahası'nda aydınlatma sistemleri tamamen yenilenirken Rasim Kara Parkı'nda çalışmayan aydınlatmalar da yeni nesil LED armatürlerle değiştirildi. Gerçekleştirilen yenileme çalışmalarıyla birlikte park ve spor alanlarında aydınlatma kalitesi artırılırken enerji tasarrufu sağlayan LED teknolojisi sayesinde elektrik tüketiminin azaltılması da hedefleniyor. Böylece hem vatandaşların akşam saatlerinde alanları güvenle kullanabilmesi sağlanıyor hem de belediyenin enerji verimliliği çalışmaları desteklenmiş oluyor. Tepebaşı Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri; kent genelindeki park, yeşil alan ve sosyal yaşam alanlarında bakım, onarım ve yenileme çalışmalarını program dâhilinde sürdürmeye devam ediyor.

Çevreci Atık Su Yönetimi Anlayışımızla Eskişehir’i Geleceğe Taşıyoruz Haber

Çevreci Atık Su Yönetimi Anlayışımızla Eskişehir’i Geleceğe Taşıyoruz

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ), sürdürülebilir altyapı yatırımları ve iklim dostu uygulamalarıyla atık su yönetiminde çevreye duyarlı üretim modelini başarıyla sürdürüyor. Arıtma sürecinde ortaya çıkan atık su çamurları biyogaza dönüştürülerek elektrik enerjisine çevriliyor; böylece hem doğal kaynaklar korunuyor hem de enerji verimliliği artırılıyor. Alpu Yolu üzerinde hizmet veren ESKİ Atık Su Arıtma Tesisi ile ilçe arıtma tesislerinde 2025 yılı boyunca toplam 50 milyon 763 bin metreküp atık su çevre mevzuatına uygun şekilde arıtıldı. Arıtma sürecinde oluşan çamurlar ise döngüsel ekonomi anlayışı doğrultusunda değerlendirilerek çevreci enerji üretiminin önemli bir kaynağına dönüştürüldü. Çöktürme havuzlarında oluşan arıtma çamurları, anaerobik çürütme sistemiyle biyogaza dönüştürülüyor. Elde edilen biyogaz, tesis bünyesinde bulunan ve her biri 1 MW kurulu güce sahip iki kojenerasyon ünitesinde elektrik ve ısı enerjisi üretiminde kullanılıyor. Üretilen ısı enerjisi çamur çürütme prosesinin devamlılığını sağlarken, tesis binalarının ısıtılmasında da değerlendirilerek enerji kaynaklarından en yüksek verim elde ediliyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, çevreyi koruyan ve kaynakları verimli kullanan yatırımların kentin geleceği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, ''Sürdürülebilir bir kent inşa etmek yalnızca bugünü değil, yarını da düşünmeyi gerektiriyor. ESKİ'nin atık su çamurlarını biyogaza dönüştürerek enerji üretmesi, çevreci belediyecilik anlayışımızın en somut örneklerinden biri. Bir yandan doğal kaynaklarımızı korurken diğer yandan kendi enerjimizi üreterek kamu kaynaklarını daha verimli kullanıyoruz. 2025 yılında arıtma tesisimizin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 48'ini kendi ürettiğimiz enerjiyle karşılamış olmamız, doğru yatırımların ve planlı çalışmaların önemli bir sonucudur. İklim değişikliğiyle mücadelede çevre dostu uygulamalarımızı artırarak Eskişehir'i daha dirençli ve sürdürülebilir bir geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz.'' dedi. Bu çevreci üretim modeli sayesinde ESKİ, 2025 yılında biyogazdan 7 milyon 333 bin kWh elektrik enerjisi üreterek arıtma tesisinin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 48’ini kendi kaynaklarından karşıladı. Böylece enerji maliyetleri azaltılırken karbon salımının düşürülmesine ve iklim değişikliğiyle mücadeleye de önemli katkı sağlandı. Atığı yeniden kaynağa dönüştüren çevreci uygulamalarını kararlılıkla sürdüren ESKİ Genel Müdürlüğü, enerji verimliliğini artıran, doğal kaynakları koruyan ve sürdürülebilir altyapıyı güçlendiren yatırımlarıyla Eskişehir'i iklim değişikliğine dirençli bir geleceğe hazırlamaya devam ediyor.

Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği ve Çevre Sempozyumu Tamamlandı Haber

Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği ve Çevre Sempozyumu Tamamlandı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ve uluslararası düzeyde önemli bilim insanlarını, akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini ve sektör paydaşlarını bir araya getiren Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği ve Çevre Sempozyumu, iki gün süren yoğun programın ardından başarıyla tamamlandı. ÜNLÜ AKADEMİSYENLER ESKİŞEHİR’DE BULUŞTU Küresel iklim krizine karşı farkındalığın artırılması, bilimsel bilgi paylaşımının güçlendirilmesi ve çözüm odaklı iş birliklerinin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen sempozyumda, iklim değişikliği, çevre politikaları, sürdürülebilir kentler, atık yönetimi, enerji dönüşümü, su kaynakları ve biyoçeşitlilik gibi birçok önemli konu uzman isimler tarafından ele alındı. Sempozyumun açılışında konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, iklim değişikliğinin artık geleceğin değil, bugünün en önemli sorunlarından biri olduğuna dikkat çekti. Ünlüce’nin konuşmasının ardından sempozyum, birbirinden önemli oturumlarla devam etti. İki gün boyunca iklim değişikliğiyle mücadele konusunda bilimsel bilgi, deneyim ve iyi uygulama örneklerinin paylaşıldığı sempozyum; akademi, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesine de önemli katkı sundu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle mücadelede bilimsel veriler ışığında çalışmalarını sürdürmeye ve sürdürülebilir bir gelecek için paydaşları bir araya getirmeye devam edeceğini belirtti. ÇEŞİTLİ OTURUMLAR DÜZELENDİ İlk günün ilk oturumunda “Karmaşık Problemlerden Gerçekçi Çözümlere: Sistemler ve Sektörler Arası İklim Dirençliliği” başlığı ele alındı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Volodymyr V. Tarabara’nın üstlendiği oturumda Prof. Dr. Bora Çetin, Prof. Dr. Kristen Çetin ve Prof. Dr. Douglas K. Hartman konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda iklim değişikliğine karşı dirençli sistemlerin oluşturulması, sektörler arası iş birlikleri ve sürdürülebilir çözüm modelleri değerlendirildi. “Çevresel Sürdürülebilirlikte Uluslararası İş Birlikleri” başlıklı ikinci oturumda, uluslararası ortaklıkların çevresel sorunların çözümündeki rolü masaya yatırıldı. Daiva Matoniene moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Prof. Dr. Volodymyr V. Tarabara güncel araştırma ve eğitim projelerinden elde edilen deneyimleri paylaşırken, Doç. Dr. Serap Erdal Chicago’da kurulan sensör tabanlı hava kalitesi veri ağının iklim politikalarına katkılarını anlattı. Prof. Dr. Pınar Yıldız ise iklim krizi ve bütüncül sağlık ilişkisini değerlendirdi. Üçüncü oturumda “Uluslararası Ağlar ve Yerel Hedefler: İklim Yönetişiminde Çok Seviyeli Yaklaşım” konusu ele alındı. Prof. Dr. Bora Çetin’in moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda Daiva Matoniene, Nida Bilgen ve Tuğçe Üzümoğlu; küresel iklim hedeflerinin yerel yönetimlere yansımaları, iklim yatırımları, çok seviyeli yönetişim modelleri ve paydaş katılımı üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Günün son oturumunda ise biyoçeşitlilik konusu tüm yönleriyle değerlendirildi. Prof. Dr. D. Ümit Şirin moderatörlüğündeki oturumda Prof. Dr. Ali Dönmez bitkilerin, Prof. Dr. Mustafa Sözen hayvanların iklim değişikliği karşısındaki durumunu aktarırken, Dr. Öğr. Üyesi Hakan Çalışkan biyoçeşitlilik müzelerinin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Cengiz Türe ise COP31 gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. SEMPOZYUMUN İKİNCİ GÜNÜNDE DE DİKKAT ÇEKTİ Sempozyumun ikinci günü de yoğun katılım ve ilgiyle devam etti. “Kentlerin Görünmeyen Altyapısı: Atık Yönetimi” başlıklı ilk oturumda Türkiye’de evsel atık yönetiminin mevcut durumu ve geleceğe yönelik yol haritaları ele alındı. Prof. Dr. Osman Atilla Arıkan biyometanizasyon ve anaerobik çürütme teknolojilerini anlatırken, TAKK Kurucusu Pınar Akıskalıoğlu atıksız bir ekosistem için ortak sorumluluğun önemine dikkat çekti. “İklim Krizi Çağında Atık ve Su Yönetimi” başlıklı ikinci oturumda ise su ve atık su yönetiminden geri kazanım teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede sunumlar gerçekleştirildi. Mehmet Ali Nalçacıoğlu döngüsel ekonomi temelli entegre kaynak geri kazanım modelini aktarırken, Ömer Benli plastik ve geri dönüşüm teknolojileri, mikroplastik kirliliği, kimyasal geri dönüşüm ve elektronik atıkların yönetimi konularında değerlendirmelerde bulundu. Öğleden sonra gerçekleştirilen “İklim Değişikliği Bağlamında Su ve Sulak Alan Ekosistemleri” oturumunda su kaynaklarının korunması ve sulak alanların iklim değişikliği karşısındaki önemi ele alındı. Prof. Dr. Erdoğan Kaya, Eskişehir Seydi Çayı örneği üzerinden akarsu farkındalığını anlatırken, Dr. Başak Avcıoğlu Çokçalışkan ve Güler Bozok sulak alanların korunması, restorasyonu ve doğa temelli çözümler üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Prof. Dr. Özgür Emiroğlu ise iklim değişikliğinin sucul fauna üzerindeki etkilerini değerlendirdi. “Enerji Dönüşümü ve Hedefler: Verimlilik, Politika ve Teknoloji” başlıklı dördüncü oturumda enerji verimliliği, Türkiye’nin enerji politikaları ve nükleer enerji konusu iklim krizi perspektifinden ele alındı. Murat Gümüşel enerji verimliliği odaklı büyümeyi, Emre Fidan enerji politikalarının iklim değişikliği açısından değerlendirilmesini, Prof. Dr. Latife Berrin Erbay ise nükleer enerjinin iklim krizi bağlamındaki yerini anlattı. Sempozyumun son oturumu olan “İklime Dayanıklı Geleceğin Kentleri: Yerel Akademiden Çözümler ve Sivil Katılım” başlığında ise kentlerin geleceğine ilişkin bilimsel çözüm önerileri paylaşıldı. Prof. Dr. Semra Günay kent çeperlerindeki tarım alanlarının korunmasının önemini vurgularken, Prof. Dr. Uğur Avdan kentsel ısı adaları ve yeşil alan ilişkisini değerlendirdi. Dr. Öğretim Üyesi Hakan Uyguçgil yerel ölçekte iklim dirençliliğinde coğrafi bilgi sistemleri ve sivil katılımın rolünü aktarırken, Prof. Dr. Atila Ocak kentsel planlamada biyoçeşitliliğin önemine dikkat çekti. BAŞKAN ÜNLÜCE’YE TEŞEKKÜR Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği ve Çevre Sempozyumu’nun ardından, sempozyuma katkı sunan akademisyenler Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yi makamında ziyaret etti. Ziyarete Büyükşehir Belediyesi danışmanlarından Prof. Dr. Ahmet Çabuk, Michigan State Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bora Çetin, Prof. Dr. Douglas Hartman, Prof. Dr. Volodymyr Tarabara ve Prof. Dr. Kristen Çetin’in yanı sıra Litvanya’dan Daiva Matoniene ile ICLEI (Sürdürülebilirlik için Yerel Yönetimler Ağı) temsilcisi Nida Bilgen katıldı. Görüşmede Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Aytaç Ünverdi de hazır bulundu. Gerçekleştirilen nezaket ziyaretinde, sempozyumun bilimsel içeriği ve organizasyon başarısından duydukları memnuniyeti dile getiren akademisyenler, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ortaya koyduğu vizyoner yaklaşım ve ev sahipliği için Başkan Ünlüce’ye teşekkürlerini sundu.

Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği Ve Çevre Sempozyumu Başladı Haber

Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği Ve Çevre Sempozyumu Başladı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği ve Çevre Sempozyumu’nun ilk günü gerçekleştirildi. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, iklim değişikliğiyle mücadelenin tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, “İklim krizi; ülkelerin, şehirlerin ya da kurumların tek başına çözebileceği bir mesele değildir. Bu sorun, uluslararası iş birliği ve ortak akıl gerektirmektedir.” dedi. Küresel iklim krizine karşı farkındalığın artırılması, bilimsel bilgi paylaşımının güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği ve Çevre Sempozyumu, ilk gün programıyla başladı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyum, Tarihi Odunpazarı Bölgesi’nde bulunan Genco Erkal Sahnesi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Akademisyenler, yerel yönetim temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve çevre alanında çalışmalar yürüten uzmanları bir araya getiren sempozyum, iklim krizine yönelik çözüm arayışlarının tartışıldığı önemli bir platform oldu. Sempozyumun açılışında konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, iklim değişikliğinin artık geleceğin değil, bugünün en önemli sorunlarından biri olduğuna dikkat çekerek, yerel yönetimlerin bu mücadelede üstlendiği sorumluluklara vurgu yaptı. Ünlüce, sürdürülebilir kent politikalarının geliştirilmesi ve çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılması konusunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Başkan Ünlüce konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada bulunmamıza vesile olan hikâyenin başlangıcı aslında kardeş şehrimiz Lansing’e yaptığımız bir ziyaret sırasında oldu. Kardeş şehir protokolünü imzalamak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne gittiğimizde, Michigan Üniversitesi’nde görev yapan değerli hocamız Prof. Dr. Bora Çetin ile bir araya geldik. Eskişehir’den geldiğimizi duyunca büyük bir heyecanla bizleri karşıladı ve şehrimize olan bağlılığını bir kez daha gösterdi. O gün yaptığımız sohbetlerde ele aldığımız en önemli konulardan biri de iklim kriziydi. Dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri iklim krizidir. Uzun yıllardır Wisconsin Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren hocamızın, ‘Eskişehir için neler yapabilirim?’ duyarlılığı ve Eskişehir’e olan aidiyet duygusu, bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu sempozyumun temelini oluşturdu. Daha sonra üniversitelerimizden ve dünyanın farklı ülkelerinden ilişkide olduğumuz değerli akademisyenlerle bir araya gelerek, hem dünyanın hem de ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan iklim krizini kapsamlı biçimde ele alacak bu organizasyonu hayata geçirdik. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'nın (COP) bu yıl Türkiye’de gerçekleştirilecek olması da bu sempozyumu daha anlamlı hale getiriyor. Bugün burada bulunan değerli bilim insanlarının ortaya koyacağı görüş ve önerilerin COP31 sürecine de katkı sağlayacağına, hem şehrimiz hem de ülkemiz adına önemli sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Elbette iklim krizi; ülkelerin, şehirlerin ya da kurumların tek başına çözebileceği bir mesele değildir. Bu sorun, uluslararası iş birliği ve ortak akıl gerektirmektedir. Bu nedenle bugün burada gerçekleştirdiğimiz buluşmayı son derece değerli buluyorum. Sempozyumumuzun başarılı ve verimli geçmesini diliyor, hepinize bir kez daha hoş geldiniz diyorum.” Başkan Ünlüce’nin ardından, eğitim teknolojileri ve okuryazarlık alanında dünya çapında tanınan isimlerden biri olan Michigan Devlet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Teknoloji ve İnsani Öğrenme ile Öğretmen Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Douglas K. Hartman katılımcılara hitap etti. Hartman, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda eğitimsel ve toplumsal boyutlarına da dikkat çekerek disiplinler arası iş birliğinin önemini vurguladı. Konuşmaların ardından Başkan Ayşe Ünlüce, böylesine önemli bir uluslararası organizasyona Eskişehir’in ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek sempozyuma katkı sunan katılımcılara plaketlerini takdim etti. Sempozyumun ilk günü, “Karmaşık Problemlerden Gerçekçi Çözümlere: Sistemler ve Sektörler Arası İklim Dirençliliği” başlıklı oturumla devam etti. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Volodymyr V. Tarabara’nın üstlendiği oturumda Prof. Dr. Bora Çetin, Prof. Dr. Kristen Çetin ve Prof. Dr. Douglas K. Hartman konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda iklim değişikliğine karşı dirençli sistemlerin oluşturulması, sektörler arası iş birlikleri ve sürdürülebilir çözüm modelleri ele alındı. İki gün sürecek sempozyum kapsamında iklim değişikliği, çevresel sürdürülebilirlik, enerji dönüşümü, su ve atık yönetimi, biyoçeşitlilik, sulak alan ekosistemleri, iklim yönetişimi ve kentlerin iklim direnci gibi güncel başlıklar kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Farklı ülkelerden gelen uzmanlar tarafından bilimsel çalışmaların paylaşılacağı sempozyumda, çevre ve iklim alanındaki güncel gelişmeler masaya yatırılacak; yerel ve uluslararası ölçekte yürütülen başarılı uygulamalar katılımcılarla paylaşılacak. Oturumlarda iklim krizinin çevresel, ekonomik ve toplumsal etkileri ele alınırken, sürdürülebilir kentler, enerji verimliliği, doğal kaynakların korunması ve iklime uyum politikalarına ilişkin çözüm önerileri de tartışılacak.

Uluslararası Eskişehir İklim ve Çevre Sempozyumu 11-12 Haziran'da Haber

Uluslararası Eskişehir İklim ve Çevre Sempozyumu 11-12 Haziran'da

Eskişehir, iklim değişikliğine karşı küresel ölçekte önemli bir buluşmaya hazırlanıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek Uluslararası Eskişehir İklim ve Çevre Sempozyumu’nda, farklı ülkelerden uzmanlar sürdürülebilir gelecek için çözüm önerilerini ele alacak. Küresel iklim krizine karşı bilimsel iş birliği ve sürdürülebilir gelecek hedefiyle düzenlenecek Uluslararası Eskişehir İklim ve Çevre Sempozyumu, 11-12 Haziran 2026 tarihlerinde Eskişehir’de gerçekleştirilecek. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenecek sempozyum, Tarihi Odunpazarı Bölgesi Sanat Sokağı’nda bulunan Genco Erkal Sahnesi’nde gerçekleştirilecek. İklim değişikliğiyle mücadele, çevresel sürdürülebilirlik ve kentlerin iklim direncinin artırılması amacıyla düzenlenecek organizasyonda; akademisyenler, yerel yönetim temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve çevre alanında uzman isimler bir araya gelecek. İki gün sürecek sempozyumda enerji dönüşümü, su ve atık yönetimi, biyoçeşitlilik, sulak alan ekosistemleri, iklim yönetişimi ve sürdürülebilir kent uygulamaları başta olmak üzere çevre gündeminin önemli başlıkları ele alınacak. Farklı ülkelerden katılım sağlayacak uzmanlar tarafından bilimsel çalışmaların paylaşılacağı sempozyumda, iklim krizinin çevresel, ekonomik ve toplumsal etkileri değerlendirilecek. Ayrıca doğal kaynakların korunması, enerji verimliliği ve iklime uyum politikalarına ilişkin çözüm önerileri tartışılacak. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin iklim değişikliğiyle mücadele ve çevrenin korunması hedefleri doğrultusunda düzenlediği sempozyum, bilimsel çalışmalar ile yerel uygulamaları buluşturacak. Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği ve Çevre Sempozyumu programı, oturum detayları ve konuşmacı bilgilerine https://www.eskisehir.bel.tr/iklim/sempozyum/ adresinden ulaşılabilecek.

Başkan Ataç “Çevreyi Korumak Bir Tercih Değil, Devlet Politikası Olmalıdır” Haber

Başkan Ataç “Çevreyi Korumak Bir Tercih Değil, Devlet Politikası Olmalıdır”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, iklim krizi, çevre tahribatı, vahşi madencilik, plansız kentleşme ve doğal yaşam alanlarının yok edilmesine dikkat çekerek, çevre mücadelesinin yalnızca yerel yönetimlerin çabasıyla sınırlı kalamayacağını vurguladı. Başkan Ataç, çevre sorununu yalnızca belediyelerin imkânlarıyla çözülebilecek bir mesele olmadığının altını çizerek “Türkiye’de çevrenin korunması, ertelenebilir ya da dönemsel bir gündem olmaktan çıkarılmalı; kalıcı, bilimsel, katılımcı ve bağlayıcı bir devlet politikası haline getirilmelidir. Unutulmamalıdır ki doğayı korumak, geleceği korumaktır. Çevreyi savunmak, yaşam hakkını savunmaktır.” dedi. Vahşi Madenciliğe İzin Verilmemeli Başkan Ataç, “merkezi iktidarın görevi; ormanları, dereleri, meraları, tarım alanlarını, su havzalarını ve doğal yaşam alanlarını korumaktır. Kamuoyunda çevre katliamı olarak nitelendirilen projelere, vahşi madencilik uygulamalarına, ekolojik dengeyi bozan rant odaklı yatırımlara ve bilimsellikten uzak girişimlere izin verilmemelidir. Doğayı yok eden hiçbir proje kalkınma olarak sunulamaz. Gerçek kalkınma; toprağı, suyu, havayı, ormanı, canlı yaşamını ve insan sağlığını koruyarak mümkündür. Bugün ülkemizin ihtiyacı olan şey, doğayı rantın karşısında savunan güçlü bir çevre politikasıdır. Çocuklarımızın geleceğini korumak istiyorsak, çevreyi yalnızca kriz anlarında hatırlayan değil, her alanda önceleyen bir yönetim anlayışını egemen kılmak zorundayız.” Diye konuştu. En Çok Kırılgan Kesim Etkileniyor Başkan Ataç çevre sorunlarından herkesin aynı ölçüde etkilenmediğini vurgulayarak “Çevre krizinin en ağır sonuçlarını çoğu zaman kırılgan kesimler, çocuklar, yaşlılar, engelliler, kadınlar, düşük gelirli yurttaşlar ve sosyo-ekonomik açıdan daha dezavantajlı gruplar yaşamaktadır. Çevre sorunu aynı zamanda bir sosyal adalet meselesidir. Bu nedenle çevre mücadelesi, yalnızca doğayı koruma mücadelesi değil; aynı zamanda eşit, adil ve insanca yaşam hakkı mücadelesidir.” dedi. Çevreye Duyarlı ve İnsan Odaklı Projeler Geliştiriyoruz Başkan Ataç, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Tepebaşı Belediyesi olarak bizler, bu sorumluluk bilinciyle uzun yıllardır çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve insan odaklı bir kent anlayışıyla çalışıyoruz. Enerji verimliliği projelerinden yenilenebilir enerji uygulamalarına, geri dönüşüm çalışmalarından atık yönetimine, yeşil alanların korunmasından çevre eğitimlerine, çocuklarımızda doğa bilinci oluşturacak projelerden Yeryüzü Ekoloji Okulu gibi örnek çalışmalara kadar pek çok alanda kararlılıkla hareket ediyoruz. Tepebaşı’nda hayata geçirdiğimiz çevreci uygulamalarla yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir kent bırakmayı hedefliyoruz. Bizim yerel yönetim anlayışımızda çevre, tali bir başlık değil; kent politikalarının, sosyal politikaların ve yaşam hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.