SON DAKİKA
Hava Durumu

#Emep Eskişehir İl Başkanı

Porsuk Haber Ajansı - Emep Eskişehir İl Başkanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emep Eskişehir İl Başkanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Baskılar Gerçeklerin Halka Ulaştırılması Engelleyemeyecek Haber

Baskılar Gerçeklerin Halka Ulaştırılması Engelleyemeyecek

Emek Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe'nin gözaltında katledilmesinin yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. EMEP İl Başkanı Ceren Kökoğlu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; ''Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe’nin, Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen iki devrimci tutuklunun Alibeyköy’deki cenaze törenini izlerken 8 Ocak 1996 günü polislerce gözaltına alınıp, götürüldüğü Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda dövülerek katledilmesinin üzerinden otuz yıl geçti. Dönemin yetkililerinin ‘gözaltına alınmadı’, ‘duvardan düştü’ gibi açıklamalarla üzerini örtmeye giriştikleri Metin Göktepe davası, başta onunla sokakta haber izlerken sık sık polis şiddetine maruz kalan meslektaşları olmak üzere geniş kesimlerin sahip çıkmasıyla, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı mücadelesinin sembolüne dönüştü. Gözlerden ırak olması için davanın ilden ile sürülmesi, örgütlü takipteki ısrarla boşa çıkarılırken, ilk kez bir gazeteciyi öldüren kamu görevlilerinin yargılanarak hapsedilmesi sağlandı. Metin’in, haberleriyle üzerine gittiği dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar’ın yargılanıp ceza alması ise dönemin iktidarı tarafından engellendi. Aradan geçen zamanda pek çok genç, Metin’in yaptığı gazetecilikten ve yaşadıklarından etkilenerek gazeteci oldu. Metin’in haberini yaptığı işçi ve emekçiler onu örgütlü mücadelelerinde yaşatırken, çocuklarına onun adını koydular. Genç gazetecileri, halkın haber alma ve doğru bilgilenme ilkesine bağlı bir gazetecilik doğrultusunda teşvik etmek için düzenlenen ve en son 28’incisi gerçekleşmiş olan Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri de onunla özdeşleşmiş namuslu gazeteciliğin kürsüsü ve mirasının yaşatıldığı yer olmaya devam ediyor. Basın üzerindeki baskıların hız kesmeden devam ettiği bir dönemdeyiz. Bitmeyen gazeteci yargılamaları, tutuklamalar, televizyon kanallarına kayyım atanması ve resmi ilan yasaklarıyla mali olarak boğma girişimleri Saray iktidarının baskı yöntemleri olarak devrede. Ancak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da baskılar, Türkiye’de gerçeklerin halka ulaştırılması mücadelesini engelleyemeyecektir. Metin’i ve onun şahsında bugüne kadar halkın haber alma hakkı mücadelesinde yitirdiğimiz bütün basın emekçilerini sevgi ve saygıyla anıyoruz. Onları mücadelemizde yaşatmaya devam edeceğiz!''

Şiddetsiz Bir Yaşam İçin Kadınların Tek Güvencesi Örgütlü Mücadele Haber

Şiddetsiz Bir Yaşam İçin Kadınların Tek Güvencesi Örgütlü Mücadele

Emek Partisi Eskişehir İl Başkanı Ceren Kökoğlu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. EMEP Eskişehir İl Başkanı Kökoğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türkiye bugün, Saray rejiminin içeride sömürü ve baskıyı derinleştirdiği, dışarıda ise emperyalist güçlerin savaş politikalarına eklemlendiği yeni bir dönemeçten geçiyor. Emperyalist saldırganlığın bütün bölgede büyüttüğü savaş, yoksulluk ve zorbalık politikaları; Türkiye’de tekelci sermayenin çıkarları için faşist bir rejimin inşasıyla birleşiyor. Bu koşulların yarattığı en ağır yük ise işçi sınıfının, emekçilerin ve özellikle de kadınların omuzlarına yıkılıyor. Yoksulluk ve güvencesizlik, “aile” ve “ahlak” adı altında yürütülen gerici politikalarla perçinleniyor; kadınlar hem ucuz işgücü olarak çalışma yaşamında hem de toplumsal yaşamın her alanında sömürü, şiddet yoksullukla karşı karşıya kalıyor. 2025 yılı, “aile yılı” ilanıyla başladı. Kadınlar yine ve yeniden “ailenin taşıyıcısı” ve “çocuk doğurarak” sermayeye ucuz işçi üreten bir varlık olarak tariflendi. Erken evlilik ısrarı yeniden üretildi, LGBT’ler düşmanlaştırıldı, kadınların, çocukların yaşam hakkını ve varoluşunu hedef alan yeni yargı düzenlemeleri gündeme getirildi. Aynı dönemde Diyanet, kadınların miras hakkını yok sayan açıklamalar yaparak, eşitlik anlayışının iktidar nezdinde nasıl reddedildiğini açıkça ortaya koydu. Kadınlara tüm yıl boyunca “aile yaşamı ile uyumlu iş” vaat edildi. Ancak bu vaatlerin gerçeği; yarı zamanlı, esnek, güvencesiz, düşük ücretli ve emeklilik hakkı olmayan bir çalışma rejimiydi. Hayatın her alanında örgütlenen bu güvencesizlik, işçi ve emekçi kadınlara şiddet olarak geri döndü. Devlet failleri kolluyor 2024 yılında 394 kadın öldürüldü, 258 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. 2025’in ilk 10 ayında 235 kadın cinayeti gerçekleşti. Koruma kararlarına rağmen öldürülen, “intihar” denilerek kapatılmak istenen, faillerin devlet mekanizmaları tarafından korunup kollandığı kadın cinayetleri her gün artıyor. Kadınları şiddete karşı koruyacak mekanizmalar, gerek tasarruf tedbirleriyle gerek “aileyi koruma” bahanesiyle işletilmiyor. Koruma kararlarına rağmen katledilen kadınların, neden devlet tarafından korunmadığı soruşturulmuyor; sorumlular aynı ihmal politikalarını sürdürüyor. Çocuk işçiliği artıyor, çocuk işçiler iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyor; fakat hükümet çocukların açlığına, eğitimden kopuşuna, güvenli yaşama erişimine ilişkin tek bir ciddi adım atmıyor. Tersine MESEM gibi uygulamalarla sermaye için ucuz çocuk işçi devşirmenin peşinde düşüyor. Kadın işçiler en düşük ücretleri alıyor, en güvencesiz alanlarda çalıştırılıyor, mobbing ve taciz patronların kâr hırsının bir aracı haline getiriliyor. Denetimsizlik, taşeronlaştırma, esnek çalışma ve performans baskısı; kadınları iş cinayetlerine, meslek hastalıklarına ve şiddete sürüklüyor. Tıpkı Dilovası’nda iş cinayetinde katledilen 3 kız çocuğu, 3 kadın işçinin göz göre göre katledilmesi gibi Tıpkı Digel işçisi kadınların, Tokat Şık Makas direnişçisi kadınların ve daha nice işçinin yaşadıkları gibi… Tıpkı üniversiteli genç kadınların yurtlarda, kampüslerde ve güvencesiz işlerde maruz bırakıldıkları gibi… Kadınlar hem emeğiyle sömürülüyor hem de şiddetle terbiye edilmeye çalışılıyor. Savaşlar şiddeti derinleştiriyor Dünyanın dört bir yanında savaşların ve işgallerin bedelini en ağır şekilde kadınlar ve çocuklar ödüyor. Filistin’de aylardır süren soykırım, açlık, bombardıman ve toplu imha saldırılarında en çok kadınlar ve çocuklar yaşamını yitiriyor. Kadınlara yönelik her türlü şiddet, emperyalistlerin bir savaş aracı haline getiriliyor. Bu tablo, emperyalist sistemin insanlığa sunduğu geleceğin apaçık göstergesidir. Dünya ölçeğinde yürütülen saldırganlık, içeride kadın düşmanı politikalarla birleştiğinde hem yoksulluğu hem şiddeti derinleştirmektedir. Şiddetsiz, eşit ve insanca bir yaşam için 25 Kasım’da alanlara! Kapitalist düzen kadınların emeğini ucuzlaştırmakta, yaşamını güvencesizleştirmekte, şiddeti sistematik hale getirmekte ve kadına yönelik şiddeti bir yönetim aracı olarak sürekli üretmektedir. Bu düzen çocukların geleceğini, kadınların özgürlüğünü, emekçilerin yaşamını yok sayarak sermayenin çıkarlarını büyütmektedir. Ancak bu zinciri kırabilecek olan ise ancak işçi ve emekçi kadınların örgütlü mücadelesidir. Bugün ülkenin dört bir yanında kadınlar yan yana geliyor, örgütleniyor, sendikalara üye oluyor, iş yerlerinde mücadeleyi büyütüyor. Direnişin sesi, Digel işçisi kadınların kararlı duruşunda yankılanıyor. Tokat Şık Makas’taki kadın işçilerin örgütlü iradesi karanlığı yarıyor. Temel Conta işçisi kadınlar onurlu bir yaşam için sendikal haklarına sahip çıkıyor. Genç kadınlar, kaybedilen ve katledilen kadınlar için adalet mücadelesini büyütüyor. Demokrasi ve özgürlük talep eden kadınlar, meydanları doldurarak faşizme karşı ses çıkarıyor. Bugün kadınların attığı her adım, her direniş, her örgütlenme çabası demokrasi mücadelesinin de temel dayanaklarından biridir. Şimdi yan yana gelme, örgütlenme, sokağa çıkma, itiraz etme zamanıdır. Yönetenlerin kadınlara reva gördüğü hayata değil, insanca yaşam hakkına sahip çıkma zamanıdır. Esnek, güvencesiz çalışmayı aile masalıyla süslemeye çalışanlara karşı, “ahlak” adı altında şiddeti meşrulaştıranlara, kadınları koruma, güçlendirme mekanizmalarını işletmeyip kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin arşa varmasına sebep olanlara karşı bir araya gelmek bugün, her zamankinden daha önemlidir. Patron baskısına maruz kalıp susan, ev içi angarya yüzünden rahat bir nefes dahi alamayan, güvencesizlik yüzünden şiddet döngüsüne mahkum edilen, “dayanmak zorundayım” diyen hiçbir kadın yalnız değildir. Sorunlar nasıl birlikte yaşanıyorsa, mücadele de ancak birlikte gerçekleştirilebilir. Şiddetsiz, eşit ve özgür bir yaşamın güvencesi, kadınların birlikte mücadelesidir. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde, böyle bir yaşamı kurmak üzere mücadeleyi büyütelim!"

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Gücümüz Birliğimiz! Haber

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Gücümüz Birliğimiz!

Emek Partisi Eskişehir İl Başkanı Aleyna Ceren Kökoğlu son günlerde üst üste meydana gelen kadına yönelik şiddet olaylarına ilişkin bir basın açıklaması yaptı. İl başkanı Kökoğlu yazılı yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; ''Ağustos ayının ilk iki haftasında en az 18 kadın öldürüldü. Geçtiğimiz hafta sadece bir günde 3 kadın, boşanmaya çalıştığı, evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. İktidarın sürekli tekrar ettiği “şiddete sıfır tolerans” sözlerinin ve “kadına yönelik şiddet azaldı” iddiasının gerçekliği yansıtmadığı her yeni kadın cinayetinde, kadına yönelik şiddete yapılan her ihmalde bir kere daha ortaya çıkıyor. İstanbul Sözleşmesi’nden tek adamın imzasıyla çıkılan yıl 2021’de toplam 280 kadın cinayeti işlenmişken 2022’de bu sayı 334’e, 2023’te ise 315’e çıktı. 2024’ün ilk 7 ayında ise en az 249 kadın cinayeti gerçekleşti. Kadına yönelik şiddetin boyutlarının da cezasızlığın da arttığı bu noktaya adım adım gelindi. Geçtiğimiz günlerde AKP, kuruluşunun 23. yılını kutladı. 22 yıllık AKP iktidarının kadınlara ilişkin yaptıklarının karnesi ise şunlarla dolu: emeği ucuzlaştırma, güvencesizleştirme, yoksullaştırma, kamusal hizmete erişimin önünü kesme, bakım yükünü kadınların sırtına yükleme, kadınları ve çocukları şiddetten koruyan yasalara saldırma, şiddeti önleme mekanizmalarını etkin çalıştırmama, kadına yönelik şiddette ihmali olan kamu personellerini şiddete, cinayete açık hale getirme ve korumasız bırakma... Yaptıkları yapacaklarının teminatı. ŞİDDETİ ÖNLEYECEK TÜM MEKANİZMALAR HEDEFTE! 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, etkin uygulanmıyor; hatta kanun doğrudan cemaat ve tarikatlar tarafından hedef alınıyor, iktidarın bir pazarlık malzemesine dönüştürülüyor. Kadınları şiddete karşı koruyan tüm kanunlar ve politikalar “aile birliğini bozuyor” denilerek hedefe alınıyor. Medeni Kanun sil baştan kadının eşitsiz, şiddete açık bir hale daha çok getirilmesinin önünü açacak şekilde değiştirilmek isteniyor. Kadınlar boşanmak istedikleri için öldürülürken boşanmaları engellemek, kadınları şiddet dolu evliliklere mahkûm edecek aile arabuluculuğu iktidar sözcülerinin dilinden düşmüyor. Şiddetle burun buruna kalan kadınlar koruma kararı aldırmak için kendisini hırpalarken iktidarın kolluk kuvvetlerinden mahkemelerine kadar şiddet görmezden geliniyor. Kadınlar şiddetle, öldürülme tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarında şikâyetleri hakkında “kovuşturmaya yer yoktur” kararları veriliyor, verilen koruma kararlarının uygulanmaması ise kadınların ölümlerine sebep oluyor. Asgari ücretin açlık sınırının altında kalması, kadınların kayıt dışı çalıştırılmasının yaygınlaşması, esnek çalışmanın teşviki, yeteri düzeyde sığınma evinin olmaması gibi faktörler; kendisi, çocukları için güvenli bir yaşam kurmak isteyen kadınların önüne koyulan engellerden. HAKLARIMIZ VE HAYATLARIMIZ İÇİN MÜCADELEYE! Bunların karşısında bir araya gelen kadınlar ise gerek bir sokak röportajında özgürlük istediği için, gerek bir grevde onurlu çalışma koşulları talep ettiği için, gerek şiddeti körükleyecek politikalara karşı çıktığı için tek adam iktidarı ve onun kolluk kuvvetlerini karşısında buluyor. Kadına yönelik şiddetin önünü açan, önleyici mekanizmaların etkin çalışmasını engelleyen, kadınların kazanılmış haklarını hedefe koyan tek adam iktidarına karşı gücümüz birliğimiz!   Sığınma evlerinin sayısı artırılsın, şiddete uğrayan kadınlar tam güvenceye alınsın.   Cezasızlık politikaları son bulsun, faillere caydırıcı cezalar verilsin.   6284 sayılı Kanun etkin uygulansın.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.