SON DAKİKA
Hava Durumu

#Emeklilik

Porsuk Haber Ajansı - Emeklilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emeklilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Lojistiğin Görünmez Kahramanları İflasın Eşiğinde Haber

Lojistiğin Görünmez Kahramanları İflasın Eşiğinde

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde nakliyeci esnafı olan tır şoförleriyle bir araya gelerek sektörün yaşadığı derin krizi yerinde dinledi. Tır ve nakliyeci şoförleri adına Süleyman Altun, Hüseyin Altun, Mustafa Barboros, Nevzat Çetin, Ahmet Bayoğlu, Uğur Cengiz ve Ahmet Kızıloğlan, yaşadıkları ekonomik sıkıntıları ve çıkmazı anlattılar. Bor’da otoparkta bağlı duran tırlar, nakliyeci esnafının içinde bulunduğu durumu adeta gözler önüne serdi. İş yapamaz hale geldiklerini söyleyen şoförler, artan maliyetler, düşen navlun fiyatları, ağır vergi yükü ve kredi borçları nedeniyle mesleği bırakma noktasına geldiklerini dile getirdi. “TIRLAR PARKTA, İŞ YOK, BORÇ ÇOK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde farklı kesimlerin sorunları artıyor. Nakliyeci esnafı da vergi, stopaj, bakım gideri, gelir dengesi bozulduğu için iş daralmasından dolayı sorunlar yaşıyor. tırlar parkta duruyor. İş yapamaz haldeler. Sıkıntılar artmış. Banka kredilerini ödeyemiyorlar. İcra gelmesiyle beraber sorun yaşayanlar var.” dedi. “BİR LASTİK 36 BİN LİRA, İSTANBUL SEFERİ 36 BİN LİRA” Şoför esnafı ise yaşadıkları zorlukları belirten Süleyman Altun , “Nakliye fiyatları aşırı derecede düşmüştür. Masraflarımız aşırıdır. Vergi yükü üzerimizde yüzde 50’lere varan bir yük var. Bunun altından kalkmamız mümkün değil. Bir lastik 36 bin lira iken biz 36 bin liraya İstanbul’a gidiyoruz. Niğde’den çıkıyorum, yükü karşıya boşaltıyorum, otoyola 4 bin 700 lira veriyorum. Bana kalan 3 bin 700 lira. Bu işi nasıl yapacağım?” dedi. Yılbaşından bu yana mazota gelen zamların, servis, muayene ve bakım ücretlerindeki artışların işleri iyice içinden çıkılmaz hale getirdiğini belirten Mustafa Barboros, “Ben 27 yıllık tırcıyım. Vergi mükellefiyetini bitirip bahçelerde elma toplamayı düşünüyorum. Bu duruma geldik. Gittiğim zaman masrafı karşılayamaz hale geldim. Hepimiz böyleyiz. Bu sektörü bitirmişler.” TAKO CEZALARI, YOL ÜSTÜNDE YENİ BİR YÜK Hüseyin Altun , TAKO uygulamasının sahadaki gerçeklerle uyuşmadığını da belirterek, “Günde 9 saat çalışıp yatmak isteriz ama Ankara’dan sonra İzmit civarında duracak yer bulamıyoruz. Mecburen devam ediyoruz, polis durduruyor, ceza yazıyor. Giderler çok ağır, altından kalkacak hal kalmadı” diye konuştu. Kendi tırını kendisi süren Nevzat Çetin , emeğinin karşılığını alamadıklarını belirterek, “Bir tırın aylık maliyeti 80-90 bin liradan aşağı değil. Bu arabalarla 90 bin lirayı kazanabilsek şapkayı göğe atacağız. Kazanamıyoruz. Hem şoförüz hem mal sahibiyiz ama anlamı kalmadı” sözleriyle yaşadıkları çaresizliği dile getirdi. GÜRER: “NAKLİYE DARALIRSA EKONOMİ DARALIR” Nakliyeci esnafının günlerce evinden, ailesinden uzak çalıştığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Nakliyeci esnafı kolay kolay şikâyet etmez. Kamyon onun hem yatma yeridir, hem iş alanıdır, hem para kazanma noktasıdır. Bıçak kemiğe dayanırsa derdini anlatır. Şu anda tırlar otoparkta bağlı. Böyle giderse ödeme güçlüğüyle çoğu sektörden çekilecek. Nakliyenin daralması, ekonominin ne kadar sıkıştığını da gösterir. İş olsa her koşulda çalışacaklar. Ama iş yok, gider çok, vergi çok, mazot artıyor, gelir-gider dengesi bozuluyor. Yetkililerin bu sesi duyması gerekiyor,” şeklinde konuştu. “KDV’NİN KDV’Sİ VAR, VERGİ BELİMİZİ BÜKTÜ” Şoför esnafı Uğur Cengiz , vergi sisteminin sektörü adeta kilitlediğini ifade ederek, “KDV’nin KDV’si var. KDV 1, KDV 2 derken üç ayda bir yeni yük geliyor. Senede dört sefer KDV alınıyor. Bir tırcı yılın başında sigorta, kasko, vergi, harç derken 400 bin lira borçla başlıyor. Sigorta ve kasko 150 bin liranın altında değil,” dedi. Deprem döneminde lojistiğin bel kemiğini kendilerinin oluşturduğunu hatırlatan Ahmet Kızılbuğa , “Televizyonda gördüğünüz tırcılar lojistik ağababaları değil, biziz. Bu ülkenin yükünü çeken biziz ama görünmüyoruz” diyerek tepkilerini dile getirdi. “SATILIK TIR ÇOK, ALAN YOK” Navlun fiyatlarındaki adaletsizliğe de dikkat çeken şoförler, büyük firmaların yüksek fiyat yazabildiğini, küçük esnafın ise çok daha düşük bedellere çalışmak zorunda kaldığını söyleyen Ahmet Bayoğlu, “4 milyona aldığımız tırlar 2,5 milyona düştü, alan yok. Esnaf kefalete borcu olan var. Ödeyemezlerse ya hesaba el koyacaklar ya araca haciz gelecek. Ne yapacağız? Emeklilik için prim gün sayısı düşecekti. Düşürülmedi. Emeklilik içinde sigorta primi ödeyemez duruma düştük” dedi. Bor ilçesinde binlerce tır bulunduğunu vurgulayan esnaflar , “Tır demek sadece bir kişi değil, ailesiyle binlerce insan demek. Lastikçiden tamirciye, devlete kadar herkes bu sektörden kazanırdı. Ama artık ayakta duramıyoruz. Böyle giderse tırcıların yüzde 70’i batacak” sözleriyle uyardı. ŞOFÖRÜN DERDİ ÇOK Niğde Şoförler Esnaf Oda Başkanı Halil İbrahim Kızıltan ve Bor Şoförler Odası Başkanı H. Hüseyin Cengiz’i ziyaret ederek sorunları da görüştü. Gürer, “Türkiye genelinde Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri vasıtasıyla verilen 1.000.000 TL kredilerden yararlanabilmek için SGK, Bağ-Kur ve vergi dairelerinden ‘borcu yoktur’ belgesi istenmektedir. Hâlbuki esnafın durumu içler acısı; borcunu ödeyecek durumu yoktur. Nakliyeci esnaflarımızın dertleri, taşıdıkları yük kadar fazladır. Akaryakıt, lastik, otoyol ve köprü ücretleri, yedek parça, sanayi işçilikleri, trafik sigortası, kasko poliçeleri, Ulaştırma Bakanlığından alınan belge ücretleri, peşin vergi, KDV, stopaj, gelir vergisi, trafik cezaları, muhasebe ücretleri, Bağ-Kur primleri gibi yüksek maliyetler karşısında ezilmektedirler. Şoför esnaflarımız ne yapacağını bilmeden, tek geçim kaynağı şoförlük olduğu için bu işi zararına da olsa yapmaktadır. Kısacası şoför esnafının durumu hiç de iyi değil. Devlet büyüklerimizden şoför esnaflarının sesini duymalarını ve çözüm üretmelerini bekliyoruz.” dedi.

Emekliye 5 Bin TL Yakacak, %50 Kira Desteği Teklifi Haber

Emekliye 5 Bin TL Yakacak, %50 Kira Desteği Teklifi

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilerin yaşadığı derin ekonomik krize karşı TBMM’ye kapsamlı bir kanun teklifi sundu. Teklifle; emeklilere kış aylarında aylık 5 bin TL yakacak yardımı ve kirada oturanlara asgari ücretin yarısı kadar kira desteği verilmesi öngörülüyor. ​CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilerin barınma ve ısınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sundu. Gürer, "Emekli olmak da emekli yaşamak da artık imkansız hale geldi" diyerek, sosyal devlet ilkesinin acilen işletilmesi çağrısında bulundu. ​KIŞ AYLARINDA 5 BİN TL YAKACAK DESTEĞİ ​Gürer’in sunduğu kanun teklifinde, emeklilerin kış yükünü hafifletmek adına somut adımlar yer alıyor. Teklif yasalaşırsa: ​Her yıl Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında emeklilere aylık 5 bin TL yakacak yardımı yapılacak.​Bu tutar, her yıl yeniden değerleme oranından az olmamak kaydıyla artırılacak.​KİRACI EMEKLİYE ASGARİ ÜCRETİN YARISI KADAR DESTEK ​Barınma krizine de değinen Gürer, üzerine kayıtlı evi olmayan ve kirada oturduğunu belgeleyen emekliler için net asgari ücretin yüzde 50’si oranında kira desteği talep etti. Gürer, "Battaniyeyle ısınan, sofrasından öğün eksilen emeklilerimiz var. Bu bir yardım değil, gasbedilen hakların iadesidir" dedi. ​"5510 SAYILI KANUN EMEKLİYİ YOKSULLAŞTIRDI" ​Maaşlardaki erimenin ana nedeninin 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı kanun olduğunu hatırlatan Gürer, şu verileri paylaştı: ​"Aylık bağlama oranları yüzde 70’lerden yüzde 28-30 bandına çekildi. Büyümeden alınan pay ise yüzde 100’den yüzde 30’a düşürüldü. Emekli, ülkenin refah artışının tamamen dışına itildi. Bugün en düşük emekli aylığı açlık sınırının çok altında kalmıştır." ​KADEMELİ EMEKLİLİK VE İNTİBAK ÇAĞRISI ​Gürer, sadece maddi desteklerin değil, sistemsel sorunların da çözülmesi gerektiğini vurgulayarak taleplerini sıraladı: ​En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır.​Tüm emeklilere seyyanen zam ve intibak düzenlemesi yapılmalıdır.​Bayram ikramiyeleri asgari ücret düzeyine yükseltilmelidir.​EYT sonrası ortaya çıkan kademe sorunu (1 günle 17 yıl kaybedenler) çözülmelidir.​Emeklilerden alınan ilaç katkı payı kaldırılmalıdır. ​Gürer, emeklilerin insanca yaşam şartlarına kavuşana kadar bu mücadelenin takipçisi olacağını belirterek sözlerini tamamladı.

Emeklilik Sadaka Değil, Alın Terinin Karşılığıdır Haber

Emeklilik Sadaka Değil, Alın Terinin Karşılığıdır

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, dün Başakşehir’de gerçekleştirilen 'Emekli Buluşması'nda emeklilerle bir araya geldi. Salonu dolduran emekliler, yaşadıkları ağır ekonomik tabloyu dile getirirken, sorunlarının bu denli güçlü ve açık biçimde gündeme taşınmasından duydukları memnuniyeti ifade etti. “Emeklilik sadaka değil, alın terinin karşılığıdır” Buluşmada konuşan Karabat, emekliliğin bir lütuf ya da sadaka değil, yıllarca ödenen primlerin ve dökülen alın terinin karşılığı olduğunu vurguladı. Emekliliğin Türkiye’de sistemli biçimde yoksullukla eş anlamlı hale getirildiğini belirten Karabat, ortaya çıkan tablonun tesadüf olmadığını söyledi: “Bu bir kader değil, bilinçli bir yoksulluk düzenidir. Emekliyi açlığa mahkûm eden bu anlayış, siyasi ve ekonomik bir tercihin sonucudur.” “Kaynak var, tercih emekliden yana değil” Konuşmasında bütçe politikalarına dikkat çeken Karabat, faize ve ranta aktarılan kaynaklara rağmen emeklilere “kaynak yok” denilmesini sert sözlerle eleştirdi. Sorunun para değil, bütçenin kimler için harcandığı olduğunu vurgulayan Karabat, CHP’nin yaklaşımını net bir dille ortaya koydu: “Emekli bu ülkenin yükü değil, onurudur.” Emekliler kürsüde: Hayat pahalılığı, sağlık ve ulaşım çıkmazı Buluşmada söz alan emekli yurttaşlar ve emekçiler; düşük maaşlar, artan hayat pahalılığı, sağlık ve ulaşım giderleri nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları CHP’nin yetkili isimlerine doğrudan aktardı. Emekliler, yıllardır biriken sorunların nihayet güçlü biçimde dile getirilmesinden ve seslerinin duyulmasından duydukları memnuniyeti özellikle vurguladı. “Yerelde başardık, Türkiye’de de başaracağız” CHP’li belediyelerin hayata geçirdiği kent lokantaları, sosyal tesisler ve emeklilere yönelik destekleri hatırlatan Karabat, bu anlayışın Türkiye geneline yayılacağını belirtti. Emeklilerin insanca yaşam hakkını savunmanın CHP’nin temel sorumluluğu olduğunu ifade eden Karabat, mücadelenin kararlılıkla süreceğini söyledi.

Emeği Yok Sayan Bu Düzen Değişecek! Haber

Emeği Yok Sayan Bu Düzen Değişecek!

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, yıllardır hak arayışını sürdüren milyonlarca “staj ve çıraklık mağdurunun” sesi oldu. Arslan, erken yaşta çalışma hayatına katılarak ülke ekonomisine katkı sunan ancak sigorta başlangıçları yok sayıldığı için emeklilik hakkından mahrum bırakılan yurttaşların mağduriyetinin giderilmesi amacıyla hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Hazırlanan “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, stajyer, çırak ve meslek lisesi öğrencilerinin fiilen işe başladıkları tarihin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini ve bu sürelerin borçlanılabilir hale getirilmesini öngörüyor. Bu düzenlemeyle, erken yaşta üretime katılan milyonlarca yurttaşın emeğinin sosyal güvenlik sisteminde karşılık bulması hedefleniyor. “Bu düzenleme sosyal adaletin, emeğin ve eşitliğin gereğidir” Arslan, teklifin gerekçesinde mevcut sistemin yıllardır genç emekçileri görmezden geldiğini vurguladı: “Meslek lisesinde, atölyede, fabrikada, işyerinde alın teri döken milyonlarca gencimiz üretimin bir parçası olmuş, ülkenin büyümesine katkı sunmuştur. Ancak sosyal güvenlik sistemi bu emeği yok saymıştır. Bu bir haksızlıktır, bu bir adaletsizliktir! Fiilen işe başlanılan tarih, sigorta başlangıcı olarak kabul edilmelidir.” “CHP, emeğin ve adaletin yanında olmaya devam edecek” Arslan, söz konusu teklifin sadece teknik bir düzenleme değil, emeğe saygının, sosyal adaletin ve devletin sorumluluğunun bir gereği olduğunu belirterek şunları söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi olarak emeğiyle yaşayan, alın teriyle hayatını kazanan herkesin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Bu kanun teklifi, erken yaşta çalışmaya başlayan gençlerimizin gasp edilen haklarının iadesidir. Sosyal devlet anlayışı bunu gerektirir; biz bu anlayışın temsilcisiyiz.” “Bu mücadele sonuç verene kadar sürecek” CHP’li Arslan, yıllardır sosyal medyada, meydanlarda ve sivil toplum örgütlerinde dile getirilen “Fiilen işe başladığımız tarih sigorta başlangıcımız olsun!” çağrısını Meclis’e taşıdıklarını belirterek, “Bu haksızlık artık son bulmalı. Milyonlarca yurttaşın emeğini yok sayan bu düzen değişecek. Bu mücadele sonuç verene kadar sürecek; biz emeğin, adaletin ve hakkın yanında olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.” dedi.

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi İle Kıdem Tazminatına mı Göz Dikiliyor? Haber

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi İle Kıdem Tazminatına mı Göz Dikiliyor?

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, hükümetin 2025 yılı bütçe gerekçesinde yer alan ve yılın son çeyreğinde yasal düzenleme yapılması öngörülen “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi” ile ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı soru önergesi verdi. Arslan, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın yayımladığı 2025 Merkezi Yönetim Bütçe Gerekçesi’nde, “Otomatik Katılım Sistemi işveren katkısının da dahil edilmesiyle ikinci basamak emeklilik sistemine dönüştürülecek; tamamlayıcı emeklilik sistemi kurulacaktır” ifadelerine dikkat çekerek, bunun zorunlu bir modele dönüşme ihtimaline karşı kamuoyunda ciddi endişeler doğurduğunu vurguladı. “Kamuoyu aydınlatılmalı” Arslan, hükümetin daha önce de gündeme getirdiği ancak sendikaların ve kamuoyunun yoğun tepkisiyle geri çekmek zorunda kaldığı Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ile kıdem tazminatının da tartışmalara dahil edilmesinin kaygı verici olduğunu belirtti. CHP’li Arslan, çalışanların hak ve güvencelerinin hangi ölçüde etkileneceğinin açıkça ortaya konulmasının zorunlu olduğunun altını çizdi. Arslan’ın Bakan Işıkhan’a yönelttiği kritik sorulardan bazıları şunlar: • 2025 bütçe gerekçesinde yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ile kastedilen model nedir? • Otomatik Katılım Sistemi, işveren katkısıyla birlikte zorunlu ikinci basamak emeklilik sistemine mi dönüştürülecek? • Bu düzenlemenin teknik ve hukuki hazırlıkları hangi aşamadadır? • Çalışanların kıdem tazminatları bu sisteme aktarılacak mı? • Fonların kamu açıklarını finanse etmek amacıyla kullanılması yönünde bir risk söz konusu mudur? • BES ve OKS’de birikimi bulunan yurttaşların hakları nasıl korunacaktır? “Çalışanların hakları pazarlık konusu yapılamaz” CHP’li Arslan, çalışanların kıdem tazminatı haklarını ve sosyal güvencelerini doğrudan etkileyecek bu tür yapısal değişikliklerin, mutlaka işçi sendikaları, meslek örgütleri ve kamuoyuyla şeffaf bir şekilde tartışılması gerektiğini vurguladı. Arslan, “Emekçilerin alın teri olan kıdem tazminatına göz dikilmesine asla izin verilemez. Hükümetin bu girişimi, çalışanların geleceğini ipotek altına alabilecek, emekçilerin güvence ve hak kayıplarını beraberinde getirebilecektir” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.