SON DAKİKA
Hava Durumu

#Emekli

Porsuk Haber Ajansı - Emekli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emekli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Arslan: "Nefes Almak Paraya Bağlandı" Haber

CHP'li Arslan: "Nefes Almak Paraya Bağlandı"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, KOAH ve benzeri solunum yetmezliği hastalarının yaşamını doğrudan ilgilendiren oksijen cihazlarına erişimde yaşanan aylarca süren gecikmeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. CHP'li Arslan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergeleriyle, kamuoyunun yanıt beklediği temel soruyu açıkça sordu: “Parası olmayan, borçlanamayan, kredi çekemeyen yurttaş ne yapacak?” “Bu cihazlar olmadan yaşamak mümkün değil” Oksijen cihazlarının bir tedavi aracı değil, yaşamın sürdürülebilmesi için vazgeçilmez bir gereklilik olduğunu vurgulayan Arslan, kamuoyuna yansıyan yoğun şikâyetlerde bu cihazlar için aylarca süren bekleme süreleri verildiğini, bunun hastaları doğrudan hayati risklerle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Arslan’ın TBMM’ye sunduğu soru önergelerinde; hayati öneme sahip oksijen cihazları için azami bir bekleme süresi bulunup bulunmadığı, bu cihazlara zamanında erişemeyen hastalara ilişkin ölüm, acil başvuru ve hastane yatışı verilerinin tutulup tutulmadığı, ayrıca elektrik kesintilerine karşı yedek tüplü oksijen sistemlerinin neden yaygın ve erişilebilir hâle getirilmediği soruları yer aldı. “Kredi çekebilen hayatta kalıyor, ya çekemeyen?” CHP’li Arslan, SGK tarafından karşılanması gereken oksijen cihazlarının piyasa bedellerinin 20 bin TL’yi aştığını, bu tutarların emekli, asgari ücretli ve işsiz yurttaşlar açısından fiilen ulaşılamaz olduğunu vurguladı. “Bugün bazı yurttaşlar nefes alabilmek için borçlanmak zorunda kalıyor” diyen Arslan, meselenin esasen bundan ibaret olmadığını belirterek şu soruyu gündeme getirdi: “Kredi çekemeyen, borçlanacak kimsesi olmayan, cebinde beş kuruşu olmayan yurttaş ne yapacak? Devlet bu insanlara ‘nefessiz kal’ mı diyor?” “Bu bir tercih değil, devletin asli sorumluluğudur” Arslan, hayati bir tıbbi cihaza erişimin yurttaşların gelirine, borçlanma kapasitesine ya da piyasa koşullarına bırakılmasının sosyal devlet ilkesinin açık bir inkârı olduğunu ifade etti. Oksijen cihazlarına erişimde yaşanan bu tablonun artık idari bir aksaklık olarak görülemeyeceğini vurgulayan Arslan, bunun doğrudan yaşam hakkını ilgilendiren yapısal bir sorun hâline geldiğini belirtti. CHP’li Arslan, oksijen cihazlarına erişimde yaşanan sorunların tekil uygulamaların ötesinde, devletin sağlık ve sosyal güvenlik politikalarının geldiği noktayı açıkça gösterdiğini ifade etti. Arslan, hayati bir tıbbi cihaza erişimin bir tercih ya da ayrıcalık değil, devletin yurttaşına karşı vazgeçilemez bir yükümlülüğü olduğunu vurguladı.

CHP'li Gürer: ''Vatandaşın Dengesi Şaştı'' Haber

CHP'li Gürer: ''Vatandaşın Dengesi Şaştı''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılına da ekonomik sorunlarla başlandığını ve batık kredilerdeki artışın 2026 yılının ilk haftasında da devam ettiğini söyledi. Gürer, bankaların vadesinde tahsil edemediği için icra takibine aldığı batık kredilerin son haftada 7,7 milyar lira artarak 603 milyar liraya çıktığını belirtti. 2025 yılında yüzde 101 oranında artan batık kredilerde, daha yılın ilk dokuz gününde geçen yılın son haftasına göre yüzde 4’lük bir büyüme yaşanmasının gidişatın iyi olmadığını gösterdiğini ifade etti. “Vatandaşın dengesi şaştı. Gelir-gider hesabı aleyhte bozuldu. Geçim sıkıntısı katlandı. Emekli, işsiz ve asgari ücretli aç kalmadan yaşama mücadelesi veriyor. Giyim değil, alabildiği gıda ile yaşam mücadelesi sürdürülüyor.” dedi. VATANDAŞIN FİNANSAL BORCU 6,1 TRİLYON LİRA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik verilerin dar ve sabit gelirliler için zor bir yılın daha başladığını gösterdiğini ifade ederek şunları söyledi: “Açlık sınırının altında kalan emekli ve asgari ücretli gelirleri yoksullaşmayı artırdı. Vatandaş borçla yaşamaya çalışıyor; ya elden borç alıyor ya da bankalardan. Merkez Bankası’nın verilerine göre Eylül 2025 itibarıyla vatandaşların varlık yönetim şirketlerine 101 milyar lira borcu bulunuyor. Varlık yönetim şirketlerine olan borçlar dâhil edildiğinde vatandaşın toplam finansal borcu 6 trilyon 77 milyar liraya ulaşıyor.” Bankalar ve finans kuruluşlarının tüketicilerden zamanında tahsil edemediği için icra takibine aldığı bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının ise bir haftada 5,3 milyar lira daha artarak 9 Ocak itibarıyla 249,8 milyar liraya çıktığını belirtti. “Varlık yönetim şirketlerinin kontrolündeki borçların tamamının bankalar tarafından satılan batık krediler olduğu dikkate alındığında, sistemdeki batık bireysel kredi ve kredi kartı borçları 350 milyar lirayı aşmıştır. Sorunların aşılabilmesi için gelir-gider dengesinin sağlanması kadar piyasada tüketici fiyatlarının dengelenmesi de gereklidir. Bir ay içinde pazarda ve markette oluşan gıda fiyatları dahi tüketicinin sıkıntısını katlamıştır.” dedi. İCRA DAİRELERİNE 16 GÜNDE 424 BİN YENİ DOSYA GELDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, icra işlemlerinin borcunu ödeyemeyenin kapısını çaldığını, adresinde bulunmayanlara ait evraklarla muhtarlıkların icra belgeleriyle dolduğunu belirtti. Gürer, “İcra dairelerine 1–16 Ocak 2026 tarihleri arasında UYAP üzerinden gelen yeni dosya sayısı 424 bin oldu. 2025 yılının ilk 16 gününde ise icra dairelerine 445 bin yeni dosya gelmişti. Bu dönemde 381 bin dosya ya sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan toplam dosya sayısı 16 Ocak itibarıyla 24 milyon 38 bin olarak devam ediyor. Derdest dosya sayısı son bir yılda 1 milyon 752 bin adet arttı.” dedi. TARIMDA ÜRETİCİ FİYATLARI ARTTI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım ürünü üretici fiyatlarının (tarla fiyatları) geçen yıl aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 3,06 oranında arttığını, 2025 yılının tamamındaki artışın ise yüzde 36,01 olarak gerçekleştiğini belirtti. Aralık ayında aylık bazda en yüksek artışın yüzde 22,3 ile sebzeler ile kök ve yumru bitkilerde yaşandığını ifade eden Gürer, canlı hayvan fiyatlarının yüzde 7,6, çekirdekli meyve fiyatlarının yüzde 5,7, tropikal ve subtropikal meyve fiyatlarının ise yüzde 5,29 oranında arttığını söyledi. Alt gruplara göre bakıldığında 2025 yılında en yüksek artışın yüzde 125,7 ile çekirdekli meyvelerde yaşandığını belirten Gürer, sert kabuklu meyvelerin fiyatının yüzde 106, tropikal ve subtropikal meyvelerin yüzde 55,2, yağlı meyvelerin yüzde 45,3, tahılların yüzde 38,8 ve canlı hayvan fiyatlarının yüzde 39,5 oranında arttığını TÜİK’in kaydettiğini aktardı. “2026 yılının ilk döneminde ise hava koşulları ve akaryakıt fiyat artışları nedeniyle ürün fiyatlarında ciddi artışlar yaşandı. Sebze ve meyve fiyatları aralık ayına göre önemli ölçüde yükseldi. Hal fiyatlarında domates yüzde 100, salatalık yüzde 200, patlıcan yüzde 129, dolmalık biber yüzde 182, kabak ise yüzde 200’ü bulan oranlarda arttı. Gübre, tohum, mazot, su ve nakliye gibi girdi maliyetlerindeki artışlar üretim aşamasında maliyetleri olumsuz etkilemeye devam ediyor.” dedi.

Kimlerin Emeklinin Mezarını Kazdığını Göreceğiz! Haber

Kimlerin Emeklinin Mezarını Kazdığını Göreceğiz!

CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, emekli maaş artışlarındaki yetersizliği protesto etmek amacıyla partisinin başlattığı TBMM Genel Kurulu’ndaki nöbet eyleminin 11’inci gününde videolu bir açıklama yaptı. AKP hükümetinin emekli maaş artışının kabul edilemeyeceğini belirten Bankoğlu, açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiğini ve 20 bin lira emekli maaşını kabul etmediklerini belirtti. Bankoğlu açıklamasında “Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği Türkiye’de asgari ücreti yüzsüzce 28 bin lira diye müjdeleyen AKP hükümeti, emeklilere de 20 bin lira reva gördü. Bu hafta burada, Meclis Genel Kurulunda yapılacak oylamada kimlerin emeklinin hayatını önemsediğini, kimlerin emeklinin mezarını kazdığını bir kez daha göreceğiz. 11 gündür burada TBMM Genel Kurulu’nda nöbetteyiz ama Cumhuriyet Halk Partisi olarak yıllardır emeklinin insanca yaşaması, ikramiye alması için çalışıyoruz. En düşük emekli maaşı asgari ücret olsun diyoruz. BU UTANÇ DÖNEMİNİ BİTİRMEK SİZİN ELİNİZDE Bankoğlu konuşmasında emeklilerin durumunu utanç dönemi olarak nitelendirirken “AKP ise emekliye düşman! Halkın sırtından düşmeyen, vatandaşı nefes aldığı her noktadan köşeye sıkıştırmayı “ekonomi politikası” diye yutturmaya çalışan bu utanç dönemini bitirmek emeklilerin ve yurttaşların elinizde. Unutmayın, her şeyin sonuna gelmiş, son kullanma tarihi çoktan geçmiş bu hükümetin tek derdi kendilerinin ve avanesinin bekasıdır! Sorun kaynak değil siyasi tercihtir. Biz bu tercihi emekliden yana değiştirmek için buradayız. Emeklilerimiz insanca yaşam hakkına kavuşana kadar mücadelemiz yurttaşlarımızla mecliste de sokakta da sürecek.” dedi.

Emekliyle Ne Alıp Veremediğiniz Var! Haber

Emekliyle Ne Alıp Veremediğiniz Var!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Plan ve Bütçe komisyonunda yaptığı konuşmada emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğa dikkat çekerek iktidarın emeklilik politikalarını eleştirdi. Gürer, AKP iktidarı döneminde emeklilerin haklarının sistemli biçimde budandığını belirterek, “Emeklilerin yaşam koşullarını kötüleştirmek için ne gerekiyorsa yaptınız” dedi. “2008 DÜZENLEMESİYLE EMEKLİ AYLIK BAĞLAMA ORANI YÜZDE 70’TEN YÜZDE 30’A DÜŞÜRÜLDÜ” AKP’nin sık sık “Eski Türkiye” vurgusu yaptığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eski Türkiye’de emekli aylık bağlama oranı yüzde 70’ti. Siz 2008’de yaptığınız düzenlemeyle bu oranı yüzde 30’a düşürdünüz. Eğer o düzenleme yapılmasaydı bugün en düşük emekli maaşı 40 bin lira olacaktı” ifadelerini kullandı. Gürer, emeklilerin yıllar içinde haklarının gasp edilerek bugünkü tabloya gelindiğini vurguladı. “EMEKLİ ÜÇ PARÇAYA BÖLÜNDÜ, MAAŞLAR KUŞA DÖNDÜ” Mevcut sistemde emeklilerin üç ayrı döneme göre maaş aldığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2000 öncesi, 2008’e kadar olan dönem ve 2008 sonrası… Bu karmaşık sistemle emeklinin maaşı kuşa çevrildi” dedi. Türkiye’de her beş kişiden birinin emekli olduğunu hatırlatan Gürer, “Herkesin ailesinde bir emekli var. Ananız, babanız, halanız, dayınız… Bir sorun, bu maaşla nasıl yaşadıklarını” çağrısında bulundu. “AÇLIK SINIRININ ALTINDA MAAŞ, VİCDANINIZ NASIL ALIYOR?” Emeklilerin büyük bölümünün açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakıldığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Açlık sınırının altında bir maaşı emekliye nasıl reva görüyorsunuz? En basitinden ilaç katkı payını bile kaldırmadınız. Suriyelilere tanıdığınız hakkı kendi emeklinize vermediniz” diyerek iktidarın uygulamalarını eleştirdi. SEYYANEN ZAM, İNTİBAK VE ASGARİ ÜCRETE ENDEKS TALEBİ Emeklilerin yaşadığı kayıpların telafisi için somut öneriler sunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: Emeklilere tümünü kapsayan seyyanen zamyapılmalıİntibak düzenlemesi mutlaka hayata geçirilmeliEn düşük emekli maaşı asgari ücrete endekslenmeliBayram ikramiyeleri, alım gücü dikkate alınarak asgari ücret seviyesine çıkarılmalıEvi olmayan emekliye kira yardımı,Doğalgaz kullanamayan emekliye yakacak yardımı sağlanmalı “EMEKLİ KAHVEYE GİDİP ÇAY İÇEMEZ HALE GELDİ” Emeklilerin günlük yaşamdan dahi koparıldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, “İnsanlar kahveye gidip bir çay içemez hale geldi. Günde üç öğün yemek yiyenler iki öğüne düştü, sofralarından tabak eksiltti. Simit bile emekliye lüks oldu” dedi. Bazı emeklilerin battaniye altında ısınmaya çalıştığını, bazılarının ise yardımlarla ayakta kalmaya mecbur bırakıldığını söyledi. “EMEKLİLİĞİ DE, EMEKLİ GİBİ YAŞAMAYI DA ZORLAŞTIRDINIZ” EYT düzenlemesinin ardından kademeli emeklilikte yeni mağduriyetler oluştuğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu kesimlerin taleplerinin de görmezden gelindiğini belirtti. “Emekli olmak zorlaştı, emekli yaşamak ise imkânsız hale getirildi” diyen Gürer, yeni bir düzenlemenin artık zorunlu olduğunu ifade etti. “EMEKLİLER YILI İLAN EDİP, ALAY EDER GİBİ ÖNERİLER SUNULDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın geçtiğimiz yılı “Emekliler Yılı” ilan etmesini de eleştirerek, “Emekliye ‘Tatil bölgelerinde bedava kalın’ dediniz ama adam yol parasını bulamıyor. ‘Yurtlarda kalın’ dediniz, ranzalı yerlere emeklinin gidecek hâli yok. Gerçekçi, işe yarayan çözümler üretin” diye konuştu. “16 MİLYON EMEKLİ OY VERSE İKTİDAR DEĞİŞİR” Türkiye’de yaklaşık 16 milyon emekli bulunduğunu hatırlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Emekliler tek başına bir partiye oy verse iktidar değişir. Buna rağmen yıllardır yaşadıkları zulme karşın verdikleri oylarla bu iktidarın ayakta kalmasını sağladılar” dedi. “CHP VAR, ÇÖZÜM VAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, CHP’nin emekliler, işçiler, dar gelirliler ve ekonomik sıkıntı yaşayan tüm kesimler için çözüm adresi olduğunu belirterek, “Bu ülkenin her kesiminin yaşadığı mağduriyeti biliyoruz. Emekliye de, işçiye de, esnafa da, çiftçiye de çare olmak için biz varız” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda tarım ve çiftçi politikalarına da değinen Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi de bırakmadınız ki esnafa da ‘9000 gün prim 7200’e inecek’ diye müjde veriyorsunuz ama ortada çiftçi esnaf kalmadı” diyerek AKP iktidarının politikalarını eleştirdi.

Çakırözer: "Emekliye, Dar Gelirliye Bunu Reva Görenlere Yazıklar Olsun!" Haber

Çakırözer: "Emekliye, Dar Gelirliye Bunu Reva Görenlere Yazıklar Olsun!"

Türkiye bunu da gördü! Maaşları açlık sınırı altında kalan emekliler, dar gelirliler Eskişehir de dahil 4 şehirde şubesi bulunan bir zincir markette tavsiye edilen son tüketim tarihi geçmiş ürünleri yüzde 60’a varan indirimle satın almaya başladı. CHP Milletvekili Utku Çakırözer ve DİSK Emekli Sen Şube Başkanı Hatice Kılıç Eskişehir’de de şubesi bulunan markete giderek, skandalı yerinde gözler önüne serdi. Çakırözer marketten aldığı ürünleri sıralayarak, “Son tüketim tarihi aylar öncesinden geçmiş ürünler raflarda. Közlenmiş patlıcan, doğranmış domates, domates püresi, nohut, mayonez. Bu beşinin de tavsiye edilen tüketim tarihleri geçmiş. Bu 5 ürüne toplam 213 lira ödedik. Türkiye’de emekliler, dar gelirliler işte bu şekilde alışveriş yapmak zorunda bırakılıyor!” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi olarak emekli maaşları iyileştirilene dek mücadeleyi sürdüreceklerini söyleyen Çakırözer, “16 milyon emekliye bu maaşları sunanlara ve buralardan alışveriş yapmak zorunda bırakanlara yazıklar olsun! Bu maaşlarla geçinilmez, bu maaşlarla yaşanmaz. En düşük emekli maaşlı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. Bunun için sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi. “SON TÜKETİM TARİHİ AYLAR ÖNCESİNDE BİTMİŞ” Hayat pahalılığı, gıda enflasyonundaki yükseliş emekliyi, dar gelirliyi tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ucuz ürünlerin satıldığı marketlere yönlendirmeye başladı. Binlerce dar gelirli, emekli karnını doyurmak için riski kendisi alarak tavsiye edilen son tüketim tarihi geçmiş ürünleri tüketmeye başladı. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve Disk Emekli Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç tavsiye edilen son tüketim tarihi geçmiş ürünlerin satıldığı zincir marketi ziyaret ederek, marketteki etiketleri inceledi. Çakırözer’in incelediği ürünlerin birçoğunun tavsiye edilen son tüketim tarihlerinin aylar öncesinde bitmiş olduğu dikkat çekti. Market raflarındaki ürünleri inceleyen Çakırözer, aldığı ürünlerin son tüketim tarihlerini paylaşırken, aldığı 5 ürüne 213 lira ödedi. “EMEKLİ KARNI DOYSUN DİYE RİSKİ KENDİ ALIYOR” Çakırözer’in marketten aldığı ürünleri ve ürünlerin tavsiye edilen tüketim tarihlerini şöyle sıraladı: “İşte aldığımız közlenmiş patlıcan, doğranmış domates, domates püresi, nohut, mayonez! Bu 5’inin de tavsiye edilen tüketim tarihleri geçmiş. Bu 5 ürüne 213 lira ödedik. Neden buraya geldik? Çünkü Türkiye’de emekliler bu marketlere muhtaç edilmiş durumda. Aldığı para başka yerden alışveriş yapmaya yetmiyor. Emekliler, öğrenciler buranın en temel müşterileri. Çünkü alım gücü yok, çünkü maaşlarıyla alışveriş yapamıyor. Biz de bunu göstermek için buraya geldik. Bayat ekmek satılıyor bakkallarda, askıda simit satılıyor simitçilerde, emekliler gün bitiminde çürüğe çıkmış sebze ve meyveyi almak zorunda kalıyor. Şimdi de bu marketten son tüketim tarihi geçmiş ürünleri alarak hayatını idame ettirmek zorunda kalıyor. Riski emekli, öğrenci üstleniyor. Satan market, denetime gelenler üstlenmiyor. Emekli, öğrenci ucuz diye buradan almak zorunda kalıyor!” “VATANDAŞI BU MARKETLERE MUHTAÇ EDENLERE YAZIKLAR OLSUN” “16 milyon emekliye bu maaşları sunanlara ve buralardan alışveriş yapmak zorunda bırakanlara yazıklar olsun! Emekliler meydanlarda, biz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak Meclis’te direnişteyiz. Milyonların sesi olmaya devam edeceğiz. Bu maaşlarla geçinilmez, bu maaşlarla yaşanmaz. Bir an önce en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. Bunun iççin sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi. “ARTIK YETER, SESİMİZİ DUYUN!” Çakırözer ile markete giden Disk Emekli Sen Şube Başkanı Hatice Kılıç ise, iktidara seslenerek emeklilere reva görülenlere isyan etti. Kılıç şunları söyledi: “Bizleri yönetenlere sesleniyorum! Sizler bizlere bunları layık görüyorsunuz. Sizler bizim oylarımızla oraya gelmiş insanlarsınız. Vergilerimizle orada oturuyorsunuz. Artık gözlerinizle görün, kulağınızla duyun! Emekli ölüyor, emekli aç, emekli yoksul! Emekli artık geçinemiyorum diye inliyor. Sokaklara dökülecek insanlar evlerinde ölüyor. İsyanlardayız, artık yeter duyun bizi!”

Sarayın Sefalet Ücretini Kabul Etmiyoruz! Haber

Sarayın Sefalet Ücretini Kabul Etmiyoruz!

Devrimci Emekliler Sendikası Eskişehir Şubesi TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamları sonrası yapılan emekli maaş zamlarına yönelik tepkisini sürdürüyor. CHP Milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde başlattığı emekliler için oturma eylemine destek veren ve Taşbaşı'nda bir basın açıklaması yapan Devrimci Emekliler Sendikası Eskişehir Şubesi'ne Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve CHP İl Başkanı Talat Yalaz'da katılarak destek verdi. Basın açıklamasını yapan Hatice Kılıç şu ifadelere yer verdi; "Değerli Basın Emekçileri, Yıllarca Bu Ülkenin Tuğlasına Harç Koyan Emekli Kardeşlerimiz, Dostlar! Yeni bir yıla, yeni umutlarla girmek isterdik. Ancak 2026’nın ilk haftalarında gördük ki; takvim yaprakları değişse de iktidarın emekçiye, emekliye ve yoksul halka bakışı değişmemiştir. Bu coğrafyanın "Noel Babası" yine sadece zenginlerin bacasından girmiş; sermayeye, yandaşa ve patronlara hediye dağıtırken, halkın payına yine yoksulluk, yine sefalet düşmüştür. Açlık sınırının 30 bin TL’ye, yoksulluk sınırının 100 bin TL’ye dayandığı bir ülkede, bizlere dayatılan bu sefalet tablosuna sessiz kalmak, sadece kendimize değil, çocuklarımızın geleceğine ve bu halka ihanettir! "KAYNAK YOK" YALANI ARTIK TUTMUYOR! BU BİR TERCİHTİR, BU BİR SINIFSAL SALDIRIDIR! Bize yıllardır "Bütçede kaynak yok", "Kemer sıkın" masallarını anlatanlara sesleniyoruz: Yalan söylüyorsunuz! Kaynak var, ama bu kaynak emekliye değil, bir avuç ranta ve faiz lobisine akıtılıyor. Rakamlar ortadadır ve bu rakamlar iktidarın utanç vesikasıdır: 2026 Bütçesinden faiz lobisine ayrılan pay tam 2 Trilyon 742 Milyar TL (%14,5) iken; Bu ülkenin emektarı 16,5 milyon emeklinin aylığı ve sağlığı için ayrılan pay sadece 1 Trilyon 872 Milyar TL (%9,9)'dir! En düşük emekli aylığını Hazine desteğiyle 20 bin TL’ye tamamlamak için ayrılan kaynak ise sadece 69 Milyar TL’dir. Yani faiz lobisine aktardığınızın zekatı bile değildir! SERMAYEYE VERGİ AFFI, EMEKLİYE SEFALET ZAMMI! Hafızamız diri, öfkemiz tazedir. 2013-2025 yılları arasındaki 11 yılda; yandaş şirketlerin, sermaye gruplarının tam 8 Milyar 900 Milyon TL tutarındaki vergi borcunu ve cezasını bir kalemde sildiniz! Zengine gelince "Affettim" diyenler, iş emekliye gelince "Kasada para yok" diyemez! 15 OCAK GÜNÜ PLANLANAN "SADAKA TİYATROSUNU" REDDEDİYORUZ! AKP iktidarı, 15 Ocak 2026 Perşembe günü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, emekliye reva gördüğü 1.062 TL’lik utanç zammını, bir "müjde" gibi sunmaya hazırlanmaktadır. Şimdiden ilan ediyoruz: Bu 1.062 TL’lik artış bir zam değil, emeklinin aklıyla alay etmektir! Meclis'te "Dediğim dedik, çaldığım düdük" anlayışıyla el kaldırıp indirecek vekillere sesleniyoruz: O elleriniz, milyonlarca emeklinin açlığına onay vermek için kalkacaktır! Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin, emekli aylıklarının sefalet ücretine dönüşmesine karşı Meclis'te başlattığı nöbet eylemini, Devrimci Emekliler Sendikası olarak tüm şubelerimizde destekliyor ve selamlıyoruz. Ancak sadece Meclis'te değil, sokakta da bu ateşi harlayacağız! BİZDEN ÇALINANLARI GERİ İSTİYORUZ! Sarayın iddia edilen günlük 58 milyon liralık harcaması, geçiş garantili köprüler, uçak inmeyen hayalet havalimanları, ballı ihaleler ve "Beşli Çete"lerin kursağına giden milyarlar halkın cebinde kalsa; bugün hiç kimse çöpten ekmek toplayacak hale gelmezdi. Çalışma Bakanı çıkmış, "Emekliye aylığını gününde ödüyoruz" diye övünüyor. Sayın Bakan! Biz sizden lütuf beklemiyoruz, sadaka istemiyoruz. Biz, yıllarca maaşımızdan peşin peşin kesilen primlerin, döktüğümüz alın terinin karşılığını istiyoruz. Halkın parasının halka dönmesini istiyoruz! En düşük emekli maaşına harçlık verir gibi 1.000 TL zam yaparak mutfaktaki bu yangını söndüremezsiniz. O yangın sizi de yakar! TALEPLERİMİZ NETTİR, PAZARLIĞA KAPALIDIR: En düşük emekli maaşı derhal asgari ücret seviyesine yükseltilmeli ve asgari ücret açlık sınırının altında olmamalıdır. Tüm emeklilere acilen, kayıplarını telafi edecek seyyanen zam yapılmalıdır. Aylık Bağlama Oranları ve katsayılar derhal 2008 öncesi sisteme döndürülmelidir. Sağlıkta "katkı payı" adı altında yapılan soygun durdurulmalı, sağlık tamamen ücretsiz olmalıdır. Bayram ikramiyeleri sembolik değil, en az bir asgari ücret tutarında olmalıdır. Evi olmayan kiracı emeklilere acilen kira ve yakacak yardımı bağlanmalıdır. Kısacası; emekliler, insan onuruna yakışır bir yaşam standardına kavuşmalıdır. Sevgili dostlar, mücadele arkadaşlarımız; Bizler bir kilo peynirin hesabını yaparken, "Size müze ve ören yerlerini bedava yaptık" diyerek bizimle dalga geçenlere hakkımızı helal etmiyoruz! Halkın bütçesini sermayeye peşkeş çekenlere hakkımıı helaletmiyoruz! Kamu adına görev yaparken, aldığı maaşın binlerce katı servet edinen, kaynağı belirsiz zenginleşen siyasilere ve bürokratlara hakkımızı helal etmiyoruz! Bizim gençlerimiz işsizlikten kırılırken, liyakatsiz yandaşlarını, 3-5 yerden maaşa bağlayanlara hakkımızı helaletmiyoruz! Sanmasınlar ki susacağız! Emekliyi, emekçiyi açlığa ve sefalete mahkûm eden bu kara düzene, AKP iktidarının yarattığı bu enkaz düzenine karşı, o "sürüngen kölelik" zincirlerini tek tek, halka halka kıracağız! "Elmanın sapı, üzümün çöpü" deme vakti geçmiştir. Gün; yan yana gelme, omuz omuza durma günüdür. Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere emeklilerin üretimden gelen ve sokağa taşan gücünü göstermek zorundayız. Açlık, sefalet emeklinin kaderi değildir! Bu hesabı soracağız! Buradan ülkeyi yönetenlere net bir mesaj veriyoruz: Emeklinin sabrını acizlik sanmayın! Bizleri; köşesine çekilmiş, sesini çıkaramayan, üç kuruşa tamah edecek kitleler olarak görenler, tarihin en büyük yanılgısını yaşayacaklardır. Bu ülkenin her karışında emeği, her tuğlasında harcı olan bizler; hakkımız olanı lütuf gibi sunmanıza artık izin vermeyeceğiz. O masalarda hakkımızı teslim etmezseniz, biz o hakkı örgütlü gücümüzle, meydanlarda almasını biliriz! 15 Ocak’ta o Meclis’ten yine sefalet kararı çıkarsa, sanmayın ki susup evimize döneceğiz. Aksine, o meydanları emeklinin haklı öfkesiyle dolduracağız. Bu ses sadece bir uyarı değil, yaklaşan fırtınanın ayak sesleridir. Hodri meydan!"

Ümit Özlale: ''Emekli Sayısı Değişiyor, Oran Değişmiyor'' Haber

Ümit Özlale: ''Emekli Sayısı Değişiyor, Oran Değişmiyor''

CHP milletvekili Ümit Özlale, Emekli aylığının açlık sınırı üzerinden tartışılmasının utanç verici olduğunu belirterek iktidarı eleştirdi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor. Emekli aylığı ödemelerinin milli gelire oranının 15 yıldır değişmediğini dile getiren CHP İzmir milletvekili Prof. Dr. Ümit Özlale, “Emekli aylığı ödemelerinin millî gelire oranı devamlı yüzde 6 seviyesinde. Yani öyle bir şey yapmışız ki biz ''Biz millî gelirin yüzde 6'sını emeklilere ayıralım, 15 milyon emekli de olsa, 20 milyon emekli de olsa onlar bunu bölüşsünler. Ortaya da o zaman bir bölüşüm krizi çıkıyor” dedi. EMEKLİ AYLIĞININ KİŞİ BAŞI MİLLÎ GELİRE ORANI YÜZDE 60'KEN ŞİMDİ BU ORAN YÜZDE 33'E DÜŞTÜ Özlale, iktidara yönelik eleştirilerde bulunarak, “Demografik fırsat penceresini, hiçbir şekilde doğru istihdam politikaları izlemediğiniz için kaçırdık ve ondan sonra baktığınız zaman, millî gelirden emeklilere ayrılan pay aynı ama emeklilerin sayısı artıyor. O zaman da ne oluyor? Bundan çok değil on beş sene önce ortalama emekli aylığının kişi başı millî gelire oranı yüzde 60'ken şimdi bu oran yüzde 33'e düşüyor. Çok ciddi bir bölüşüm krizi var, ilk önce bunu adreslememiz lazım” İfadelerini kullandı. “NEDEN EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞIYLA İLGİLİ BİR DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ DUYUYORUZ?” CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale konuşmasında, 2019’dan beri her sene en düşük emekli maaşıyla ilgili bir düzenleme yapıldığını belirtti. “Biz neden en düşük emekli maaşıyla ilgili bir düzenlemeye ihtiyaç duyuyoruz?” diye soran Özlale konuşamasına “Çünkü bir, enflasyonu yanlış hesaplıyoruz; enflasyon yanlış hesapladığınız için, özellikle gıda endeksine, açlık sınırına, yoksulluk sınırına göre baktığınız zaman emekli maaşları bir süre sonra hakça, insanca yaşanabilir bir seviyenin altına düşüyor” diye devam etti. ULUSLARARASI EMEKLİLİK ENDEKSİNDE TÜRKİYE 44 ÜLKE ARASINDA 42’NCİ SIRADA Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın kişi başına milli gelirin 18 bin dolara yaklaşacağını belirterek, “Son 23 yılda Türkiye alt orta gelir grubundan üst orta gelir grubuna çıktı. Bu yılki gelişmeler bu şekilde devam ederse ilk defa yüksek gelirli ülkeler ligine adım atmış olacağız” ifadelerine atıfta bulunan Özlale, “Türkiye bu sene yüksek gelirli ülke statüsüne geliyor, Sayın Cevdet Yılmaz burada söyledi; hiçbir yüksek gelirli ülke duydunuz mu ki emekli maaşı ile asgari ücreti açlık sınırı üzerinden tartışsın? İlk önce burada sistemsel bir hata var ve bu, AK Parti'nin yanlış politikalarının ürünü. Altın ya da simit hesabını bırakalım, onlarda inanmıyorsunuz, dünyaya bakalım yani Türkiye'de ki emeklilik sistemi dünyanın neresinde? Bu işle ilgili olan herkes bilir ki iki tane endeks vardır, Mercer ile Natixis. Arkadaşlar, biz burada bir tanesinde Hindistan'ın bir üstündeyiz; Çin'den, Brezilya'dan daha kötü durumdayız, bir tanesinde de Kolombiya ile Hindistan'ın ötesindeyiz. 44 ülke arasında emeklilerin mali durumunda 42'nci sıradayız. Yani altın, simit hesabını bırak Kolombiya'yla aynı seviyedesin, Çin'den, Brezilya'dan daha kötü durumdasın; sen bu hâlinle nasıl yüksek gelirli bir ülke olursun?” dedi. İŞVERENE ASGARİ ÜCRET DESTEĞİ OLARAK ÖNERİLEN GÜNLÜK 42 LİRA İLE Mİ İSTİHDAMI ARTIRACAKSINIZ? Türkiye’nin istihdam oranın dünya ortalamasının çok altında olduğunun altını çizen Özlale, İstihdam yaratmak için işverene verilen asgari ücret desteği olarak günlük 42 liraya çıkarılmasının önerildiğini dile getirdi. Tek çözümün istihdamı artırmak ifade eden Özlale, iktidarı “İşverene asgari ücret desteği olarak günlük 42 lira önermişsiniz. Ya, böyle mi istihdamı artırmayı düşünüyorsunuz? 33 liradan 42 liraya çıkmış. Ya, 2 tane simit parası değil” sözleriyle eleştirdi. Özlale, konuşmasında çözüm önerilerini şöyle dile getirdi: “Buradan çıkış yolu ne? Biraz önce Sayın Usta, EPDK yolsuzluğundan örnek verdi, Trendyol örneği olsun hepsine katılıyorum ama orta, uzun dönemde başka yapmamız gereken bir şey var arkadaşlar, çalışan sayısını artırmamız lazım. Bakın, bugün pasif dosya sayısındaki artış aktif sigorta sayısındaki artışın tam 10 katı. Hiçbir şey yapmazsak bu sorun devam edecek ve biz seneye yine, emeklilerden gelen daha artan bir şikâyetle tekrardan en düşük emekli maaşını konuşmak zorunda kalacağız. Bunun kaynağı ne? diye soruyorsanız kaynak burada, Türkiye'nin en büyük kaynağı insan kaynağı. Arkadaşlar, bizim ülkemizin üçte 1'i çalışıyor. Tekrar söyleyeyim: Bizim ülkemizin üçte 1'i çalışıyor, bu çalışanların da yarıya yakını açlık sınırının altında kalan asgari ücret alıyor. Bizim bu yapısal problemden, bu sistemsel problemden çıkmamızın tek yolu istihdam yaratmak. İstihdam oranımız dünya ortalamasının altında değil, çok altında. Peki, nasıl yaratacağız? Burada sizin oylarınızla kabul edilen bütçeye baktığımız zaman, işsizlikle mücadeleye bütçenin üstünde bir pay ayırdınız mı? Hayır. Yaşam boyu öğrenmeye ayırdınız mı? Ona da hayır. İşsizlikle mücadele için bütçeden pay ayırmadan, işsizlikle doğru bir şekilde mücadele etmeden, yeni bir beceri politikası geliştirmeden siz istihdam sayısını artıramazsınız. Burada yine maddelerde tartışacağız. İşverene asgari ücret desteği olarak günlük 42 lira önermişsiniz. Ya, böyle mi istihdamı artırmayı düşünüyorsunuz? 33 liradan 42 liraya çıkmış. Ya, 2 tane simit parası değil, simit hesabı yapmayalım diyoruz ama eğer siz ekstradan bir istihdam yaratmak istiyorsanız sizin devlet olarak işverene verdiğiniz günlük destek 42 lira arkadaşlar ve onu da yanlış bir şekilde İşsizlik Sigortası Fonu'ndan alıyorsunuz. İşsizlik Sigortası Fonu işsiz duruma düşmüş ve yeniden iş hayatına kazandırılmak için işsiz dururken o kişiye verilmesi gereken paradır. Siz çalışan birisinin -ne derler- asgari ücret desteğini İşsizlik Sigortası Fonu'ndan veremezsiniz, Fonu amacı dışında kullanamazsınız. Bakın, bizim bu istihdam problemini çözmemiz için 1,1 milyon erkeğe ve 4,9 milyon kadına istihdam yaratmamız lazım. Bunu yaratmadığınız sürece biz her sene burada emeklilerimizin durumunu konuşuruz. Hem sadece en düşük emekli maaşını değil bütün emeklilerin, bütün emekçilerin problemini konuşuruz.”

CHP'li Taşcıer: ''Emekliye Bin Lira Zam Çözüm Değil!'' Haber

CHP'li Taşcıer: ''Emekliye Bin Lira Zam Çözüm Değil!''

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada iktidarın ekonomi ve sosyal politika uygulamalarını sert sözlerle eleştirdi. Taşcıer, “24 yıl boyunca ülkeyi yönetip işçiyi, memuru, emekçiyi açlıkta eşitlediniz. Türkiye’yi çalışarak fakirleşen bir ülke haline getirdiniz” dedi. Taşcıer, son günlerde kamuoyunda tartışma yaratan, son kullanma tarihi geçmiş ya da geçmesine çok kısa süre kalmış ürünlerin düşük fiyatla satıldığı “Yenir Market” uygulaması üzerinden yoksulluğun geldiği noktaya dikkat çekti. Yurttaşların zehirlenme riskini bile bile bu ürünlere yönelmek zorunda bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Gamze Taşcıer, bu durumun iktidar tarafından “normal” gibi sunulmasına sert tepki gösterdi. AKP’li vekillerin, “bilimsel” demesi üzerinde CHP’li Gamze Taşcıer, “Siz alır mısınız? Kendi evladınıza son tüketim tarihi geçmiş ürünü yedirir misiniz? Yedirmezsiniz. Normal mi diyorsunuz? Siz kendiniz yiyorsanız o zaman sorun yok. O ürünü kendiniz çocuğunuza, eşinize yediririm diyorsanız gerçekten diyecek bir şeyim yok. Ben kendi çocuğuma yedirtmem. Ben kendi çocuğuma — eğer ihtiyacım varsa böyle bir duruma düşmek istemem — eğer bu ülkede iktidar sahibiysem bu ülkede yaşayan hiçbir yurttaşımın da çocuğuna o ürünleri yedirtmesini istemem. ‘Üzüldük, sorumluluk hissediyoruz’ demeniz gerekirken bunu normalleştirmeye çalışıyor olmanız gerçekten çok ilginç, gerçekten yazık.” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Albert Camus’dan alıntı yapan Taşcıer, “Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız insanların nasıl öldüğüne bakarsınız” sözünü hatırlatarak, “Bu ülkede insanlar barınamadığı için, ısınamadığı için, beslenemediği için ölüyor” dedi. “Emekli ve Memur Yoksulluk Sınırının Çok Altında” Ülkedeki gelir düzeylerine ilişkin çarpıcı veriler paylaşan ve en düşük emekli memur aylığının yoksulluk sınırının yüzde 72 altında olduğunu belirten CHP’li Taşcıer, en düşük memur maaşının ise yoksulluk sınırının yüzde 37 altında kaldığını söyledi. Ortalama emekli aylığının 23 bin lira seviyesinde olduğunu vurgulayan Taşcıer, “Emekliler açlığa mahkûm ediliyor, asgari ücret ilk açıklandığında dahi açlık sınırının altında kalıyor. Bu ülkede her gün bir iş cinayeti yaşanıyor, çocuk işçilik sürüyor” diye konuştu. “Bakan, CHP’yi Şovla Suçluyor Ama 20 Bin Lirayı Nasıl Verdiklerini Açıklayamıyor” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın açıklamalarını da eleştiren Taşcıer, “Alın terinden bahsedecek en son kişi çıkıp CHP’yi şov yapmakla suçluyor. Keşke gelip burada siyaseten 20 bin lirayı nasıl verdiklerini anlatma cesaretini gösterebilseydi” dedi. Billboard Tepkisi ve Seçim Çağrısı İstanbul’daki billboard kampanyalarına da değinen Taşcıer, “24 yıldır ülkeyi enflasyonda, işsizlikte, yoksullukta, gelir adaletsizliğinde adeta dünya şampiyonu yaptınız. Sadece bugünün değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın hayatından gidiyor. Tutuklu belediye başkanımız üzerinden propaganda yapıyorsunuz” ifadelerini kullandı. İktidara “sandık” çağrısı yapan Taşcıer, “Eğer birilerinin hayatından gittiğini düşünüyorsanız hodri meydan, seçimleri yenileyin. Kimsenin hayatından gitmesin, herkes kendi geleceğiyle ilgili tercihini yapsın” dedi. “Emekliye Sadakayı Bile Çok Gördünüz” Taşcıer, emekli maaş artışlarını da eleştirerek, “Diyanet bütçesi yüzde 33 artırıldı. Aynı oran emekli maaşına yansıtılsaydı emekli bugün 22 bin 500 lira alacaktı. Emekliye sadakayı bile çok gördünüz” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda çözümün siyasi olduğunu vurgulayan Taşcıer, “Çözüm önerilerimiz var. En temel çözüm, sizin bir an önce iktidardan gitmenizdir” dedi.

Gürer: ''Bu Zulümden Vazgeçilsin, Sabit Saat Uygulaması Sona Erdirilsin'' Haber

Gürer: ''Bu Zulümden Vazgeçilsin, Sabit Saat Uygulaması Sona Erdirilsin''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında iki başlık altında iktidara eleştiriler yöneltti. Gürer, sabit saat uygulamasının toplum üzerinde yarattığı psikolojik, sosyal ve güvenlik risklerine dikkat çekerken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıklamalarına da rakamlar ve yasal düzenlemeler üzerinden yanıt verdi. “ÖĞRENCİLER, KADINLAR, ÇALIŞANLAR KARANLIKTA YOLLARA DÜŞÜYOR” Konuşmasına sabit saat uygulamasıyla başlayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, uygulamanın özellikle kış aylarında ciddi riskler yarattığını vurgulayarak şunları söyledi: “Öncelikle sabit saat uygulaması nedeniyle saat 8’den önce gün aydınlanmadığı için öğrencilerimiz de kadınlarımız da yollarda karanlıkta önemli ölçüde sorunlu, psikolojik olarak da etkilendikleri bir süreç yaşıyor.” Sabit saat uygulamasının yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda hayati riskler doğurduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, don olaylarına ve trafik kazalarına dikkat çekerek, “Kış koşullarında bu sabit saat uygulamasının yarattığı önemli bir risk ve tehlike var. Sabah gün ağarmadığı için don olayları yollarda daha yüksek. Gün ışığıyla birlikte normalde bir çözülme olurdu, bundan da mahrum kalıyoruz. Çoğu bölgede trafik kazalarının bu sabit saat uygulamasıyla arttığı görülüyor,” diye konuştu. “BU UYGULAMA SADECE ENERJİ ŞİRKETLERİNE YARIYOR” Uygulamanın kamu yararı gözetilmeden sürdürüldüğünü ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu uygulama yalnızca enerji şirketlerinin kazançlarını artırıyor. Ne öğrenciyi, ne kadını, ne de insanların psikolojik durumunu dikkate alan bir anlayış var,” dedi. Kendi deneyimini de paylaşan Gürer, sabit saatin enerji tüketimini artırdığını belirterek şöyle konuştu: “Ben buraya Meclis’e sabah 7 buçuk gibi geliyorum, hava hâlâ karanlık. Odanın lambalarını yakıyorum. Böylece enerji şirketlerine biz de dolaylı katkıda bulunuyoruz. Ama bu katkı vatandaşın yaşamını iyileştirmek için kullanılmalı.” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sabit saat uygulamasının kaldırılması çağrısını yineleyerek, “Kalkıp ‘İTÜ’den rapor aldık’ dediler ama İTÜ’nün böyle bir biriminin dahi olmadığı ortaya çıktı. Bu zulümden vazgeçilsin. Sabit saat uygulaması sona erdirilsin,” şeklinde konuştu. “EMEKLİNİN, İŞÇİNİN YOKSULLUĞUNUN SORUMLUSU SİYASİ İKTİDARDIR” Basın toplantısının ikinci bölümünde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıklamalarına yanıt veren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 24 yıllık AKP iktidarının sonuçlarına dikkat çekti: “Sayın Bakan ‘uzun vadeli politikalar yürütüyoruz’ diyor. 24 yıldır iktidardasınız. Bu uzun vadeli politikaların bugüne yansıması yokluk ve yoksulluktur. 2008 yılında emeklilerin aylık bağlama katsayısını yüzde 70’ten yüzde 30’a düşürmeseydiniz bugün en düşük emekli maaşı 40 bin lira olacaktı. Neyin şovundan bahsediyorsunuz?” “TAŞERON KALDIRILIYOR DENİRKEN TAŞERONUN TAŞERONU YARATILDI” Belediye şirket işçileri üzerinden yapılan eleştirilere de yanıt veren Ömer Fethi Gürer, 696 sayılı KHK’yı hatırlatarak, “Belediye şirket işçilerinin tayin hakkı yok, terfi hakkı yok. Ücret ve özlük haklarını daraltan siyasi iktidardır. Belediye şirketçiliğini CHP mi yarattı? Hayır. 696 sayılı KHK ile yaratıldı. Bu insanlar kendilerini kadroya alındı sandı ama norm kadroda değiller. Şirket kapatılırsa yarın hepsi dolaylı taşeron. Taşeronu kaldırıyorum derken taşeronun taşeronunu oluşturdunuz,” dedi. “HODRİ MEYDAN: TÜM TAŞERON İŞÇİLERİ KADROYA ALIN” AKP İktidarına açık çağrıda bulunan Ömer Fethi Gürer, Meclis’te reddedilen yasa tekliflerini hatırlatarak şöyle konuştu: “Taşeron modeli köleliktir. Tüm taşeron işçiler kamuya kadrolu alınsın dedik, teklifimiz reddedildi. Hodri meydan. Tüm taşerona kadro verin.” “YOKSULLUK TOPLUMSAL ÇÖKÜŞÜ DERİNLEŞTİRİYOR” Gürer yoksulluğun toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bugün hastanelere gittiğinizde çalışanların önemli bir bölümü psikolojik ilaç kullanıyor. Aileler dağılıyor, mutsuzluk madde bağımlılığını besliyor. Bunların hepsi yokluğun ve yoksulluğun sonucu,” diye konuştu. AKP iktidara seslenen Gürer, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “24 yıl oldu. Daha ne kadar uzun vadeli politika yürüteceksiniz? Biraz halkın yaşadığı acıları görün. Sorunlara sahip çıkın, çözüm üretin.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.