SON DAKİKA
Hava Durumu

#Emekli

Porsuk Haber Ajansı - Emekli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emekli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İl Başkanı Demir: ''Türk Toplumu Hiçbir Şart Altında Fakirliği ve Yoksulluğu Hak Etmiyor'' Haber

İl Başkanı Demir: ''Türk Toplumu Hiçbir Şart Altında Fakirliği ve Yoksulluğu Hak Etmiyor''

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında ekonomi politikalarına, özelleştirme kararlarına ve ekonomik verilere yönelik sert eleştirilerde bulundu. Son yayımlanan kararname ile 13 otoyol ve 2 köprünün özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösteren Demir, kamu varlıklarının ve milli değerlerin korunması amacıyla Türkiye genelinde imza kampanyası başlattıklarını duyurdu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin daha önce otoyol ve köprü özelleştirmelerine ilişkin iddiaları yalanladığını hatırlatan Hasan Demir, gelinen noktada bu kamu varlıklarının 30 yıllığına devredilmesinin önünün açıldığını vurguladı.İl Başkanı Demir yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Yaklaşık 6 ay önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin bir haberle ilgili müdahalesi olmuştu. O dönemde yurt dışı menşeli bir firmaya otoyollar, köprüler ve benzeri kamu varlıklarıyla ilgili bir fizibilite çalışması yaptırılmış ve bu çalışma siz basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna yansımıştı. Ancak ilgili birim, çalışmanın kamuoyuna yansıtıldığı şekilde olmadığını belirterek söz konusu haberlerin önüne geçmeye çalışmıştı. Cuma gecesini cumartesiye bağlayan saatlerde ise gördük ki maalesef bu çalışmalar, karşımıza ciddi sıkıntılar çıkaracak şekilde somutlaşmaya başlamış durumda. Şuradaki tabloyu göstermek istiyorum. Son kararnameyle özelleştirme kapsamına alınan 13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarımızın, Türk milletinin elinden 30 yıllığına alınmasının önü açılıyor. Bu varlıkların 30 yıl boyunca kamu hizmeti vermesi halinde sağlayacağı gelirin çok daha altında rakamlarla devredileceğini düşünüyoruz. Toplumun dişiyle tırnağıyla meydana getirdiği varlıklar maalesef tek tek pazarlanıyor, peşkeş çekiliyor. Biz bu tabloyu 2007'den bu yana Türk milleti olarak yaşıyoruz. Hatırlarsınız, kamu iktisadi teşekküllerinin peyderpey özelleştirilmeye başlandığı dönemde de itirazlarımızı toplumla paylaşmıştık. O zaman da şunu söylemiştik: Kamu iktisadi teşekkülleri, bu ülkenin kuruluşundan itibaren atalarımızın büyük fedakârlıklarla meydana getirdiği kuruluşlardır. Bunlar yalnızca kâr amacı taşıyan işletmeler değildir. Aynı zamanda piyasayı düzenleyen, piyasada ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı denge sağlayabilecek fabrikalar ve üretim tesisleridir. Maalesef bunları çok düşük rakamlarla elden çıkardık. Bugün bunun sonuçlarını enflasyon verileriyle açık bir şekilde yaşadığımızı düşünüyoruz. Bugün "Elde avuçta ne kaldı?" diye baktığımızda birkaç kuruluşumuz, topraklarımız, kamuya ait arsalarımız, arazilerimiz, otoyollarımız ve köprülerimiz kaldığını görüyoruz. Şimdi bunların da aynı tablo içerisinde karşımıza çıktığını görüyoruz. Ülke, Züğürt Ağa filminde olduğu gibi parça parça peşkeş çekiliyor arkadaşlar. Biz bu sürecin önüne geçmek ve Türk toplumuna ait olan her unsuru yeniden Türk toplumuna kazandırmak zorundayız. Geleceğimizi doğru şekillendirmek ve Türk toplumunun yaşam kalitesini yükseltmek istiyorsak bunu yapmakla mükellefiz. Şimdi sizinle bir tablo daha paylaşacağım. Bu tabloda an itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bulunuyor ancak mesele yalnızca Mehmet Şimşek meselesi değildir. Burada Mehmet Şimşek'in 2023 yılında yeniden Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine gelmesinden bugüne kadar yaşanan bazı ekonomik gelişmeler gösteriliyor. Döviz kurlarının, akaryakıt fiyatlarının ve asgari ücretin yaklaşık üç yıllık süreçte geldiği nokta bu tabloda yer alıyor. Tabloda da görüyorsunuz. Mehmet Şimşek göreve geldiğinde dolar 20 lira 96 kuruş seviyesindeymiş. Şu anda 48 lira 49 kuruş. Yani üç yıl içerisinde döviz kurunda yüzde 131'lik bir artışla karşı karşıyayız. Akaryakıt fiyatlarına baktığımızda motorinde yüzde 358, benzinde ise yüzde 262'lik bir artış olduğunu görüyoruz. Aynı dönemde asgari ücretteki artış ise yüzde 230 seviyesinde. Peki bütün bunlar yaşanırken Türk toplumunun çalıştığından ve kazandığından ne kadar vergi çıktı? Bunu da aynı tabloda görüyoruz. Üç yıllık süre içerisinde Türk toplumunun cebinden 29,34 trilyon lira vergi toplandı. Yaklaşık 30 trilyon lira vatandaşın cebinden devletin hazinesine ve bütçesine aktarıldı. Buna karşılık yaşadığımız ekonomik değişim de biraz önce gösterdiğim tabloda açıkça görülüyor. Bugün esnaf kan ağlıyor. İşçi kan ağlıyor. Emekli kan ağlıyor. Herkes mevcut ekonomik durumdan muzdarip. Cezalar almış başını gidiyor. Üç yıldır Mehmet Şimşek yönetimindeki maliye politikaları kapsamında esnaf üzerinde ciddi bir baskı olduğunu düşünüyoruz. Kuruşun dahi kaçmaması anlayışıyla hesaplar bloke ediliyor ve esnafın çalışma imkânları sınırlandırılıyor. Zaman zaman birtakım kolaylıklar getiriliyor ve bunlar "af" olarak kamuoyuna sunuluyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada esnafımızın, çalışanımızın, emeklimizin ve hemen hemen bütün sektörlerde faaliyet gösteren vatandaşlarımızın büyük ekonomik sıkıntılar yaşadığını görüyoruz. Biz ilk günden beri bunu söylüyoruz. 2001 ekonomik krizinin ardından, 2002 yılında yaşanan hükümet değişikliğinden bugüne geçen 24 yıllık süreçte mevcut iktidarın Türk toplumunu üretimden giderek uzaklaştırdığını düşünüyoruz. Türkiye'nin üretimden uzaklaştırılması, ülkemizi dışarıya daha bağımlı hale getiriyor. Toplumun yaşam kalitesi her geçen gün biraz daha aşağıya çekiliyor. İnsanlar artık zorunlu ihtiyaçları dışında harcama yapmamak için hayatlarını yeniden şekillendirmek zorunda kalıyor. Buradan bir kez daha hükümetimize ve devletimize sesleniyoruz: Bu toplumun yaşadığı ekonomik yaraları, insanları sosyal yardımlara bağımlı hale getirerek çözemezsiniz. Bugün ülkede 13 milyonun üzerinde insanın sosyal yardımlarla geçimini sağlamaya çalıştığını ifade ediyoruz. Ortaya çıkan tablo, giderek sosyal yardımlara bağımlı hale getirilen bir toplum yapısını beraberinde getiriyor. Biz Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak bu sürecin karşısında durmaya devam edeceğiz. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine taşıyana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Eskişehir'de de yaklaşık iki ay önce yine özelleştirme kapsamında bazı sağlık kuruluşlarına ait araziler gündeme gelmişti. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı tarafından bu özelleştirme kararları iptal edildi. Amiyane tabirle vatandaşa önce eşeği kaybettirip ardından eşeği bulmanın sevincini yaşatıyorlar. Biz aynı sonucu biraz önce paylaştığım tabloda yer alan kamu varlıkları konusunda da görmek istiyoruz. Çünkü bu tabloda ülkenin geleceği açısından doğru bir sonuç görmüyoruz. Bizim açımızdan bu tablo, bu ülkenin ve milletin kazanımlarının birilerinin cebine aktarılması anlamına geliyor. Buna müsaade etmemek adına Zafer Partisi İl Başkanlığı olarak tüm Türk milletini sağduyuya ve harekete davet ediyoruz. Bu kapsamda Zafer Partisi olarak imza kampanyamızı başlattık. Kamu iktisadi teşekkülleri başta olmak üzere köprülerin, otoyolların ve kamuya ait bütün yapıların kamuda kalması amacıyla bir çalışma yürüteceğiz. Topladığımız imzaları başta valilerimize, ardından devletimizin ilgili makamlarına sunacağız. Türk toplumu hiçbir şart altında fakirliği ve yoksulluğu hak etmiyor. Ancak 24 yıldır yaşananların sonucunda, tabiri caizse, emdiğimiz süt burnumuzdan geliyor. Artık yeter. Toplumun da yaşananları gördüğünü düşünüyoruz. Önümüze konulacak ilk sandıkta bunun sonucunun açık bir şekilde görüleceğine inanıyoruz. Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz. Kurulacak ilk millî hükümette Zafer Partisi, liyakat ve adalet anlayışıyla ülkenin yeniden tesis edilmesi için üzerine düşeni yapacak ve Cumhuriyetin yeniden Türk milletinin iradesiyle yönetilmesi için mücadele edecektir."

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan:"Bu, Yönetilemeyen Bir Ekonomik Krizdir" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan:"Bu, Yönetilemeyen Bir Ekonomik Krizdir"

​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, akaryakıt piyasasındaki ani fiyat değişimleri ve derinleşen ekonomik kriz hakkında bir basın açıklaması yaptı. Günü kurtaran politikalara tepki gösteren Ulucan, ekonomik belirsizliklerin faturasının vatandaşa kesildiğini belirtti. İl Başkanı Serdar Ulucan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Akaryakıt piyasasında yaşanan son gelişmeler, Türkiye ekonomisinin hangi noktaya sürüklendiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Motorinin litre başına 7,74 TL’lik ÖTV’sinin sıfırlanmasıyla pompa fiyatlarında yaklaşık 9,25 TL’lik düşüş yaşanırken, daha bu indirimin üzerinden saatler geçmeden 7-8 TL civarında yeni bir zam beklentisinin ortaya çıkması, vatandaşın aklıyla doğrudan alay etmektir. Milletimiz artık şunu sormaktadır: Bir gecede indirim, ertesi gece zam… Bu ülkenin ekonomisi hangi akılla, hangi planla yönetiliyor? Daha önce döviz ve altında da benzer bir anlayışa şahit olduk. Dolar, Euro ve altın üzerinden yapılan ekonomik müdahaleler ve alınan kararlarla piyasalarda büyük dalgalanmalar yaşanırken, ortaya çıkan belirsizliğin ve maliyetin yükünü yine milyonlarca vatandaş taşıdı. Birileri servetini büyütürken, vatandaşın alım gücü her geçen gün eridi. Bugün akaryakıtta yaşanan tablo da bu durumun devamıdır. İndirim mi var, zam mı geliyor, ÖTV mi sıfırlandı, gece yarısı hangi fiyat değişecek? Vatandaş artık markete, akaryakıt istasyonuna veya pazara giderken neyle karşılaşacağını bilmiyor. Çünkü ekonomi yönetimi güven vermiyor. Akaryakıt yalnızca araç sahiplerini ilgilendiren bir konu değildir. Mazot zamlandığında çiftçinin maliyeti artar, nakliye pahalanır, market rafındaki ürün zamlanır, üretim maliyeti yükselir. Yani akaryakıttaki her artış, doğrudan iğneden ipliğe hayat pahalılığı olarak vatandaşın sofrasına yansır. Bugün emekli geçinemiyorsa, asgari ücretli ay sonunu getiremiyorsa, çiftçi ürettiğinden para kazanamıyorsa, esnaf siftah yapmadan kepenk kapatıyorsa bunun adı artık geçici ekonomik sıkıntı değildir. Bu, yönetilemeyen bir ekonomi krizidir. İYİ Parti olarak açıkça söylüyoruz: Vatandaşın cebinden alınan vergilerle günü kurtaran, bir gün indirim açıklayıp ertesi gün zam haberleriyle milleti şaşkına çeviren ekonomi anlayışından vazgeçilmelidir. Milletin ihtiyacı algı yönetimi değil, doğru ekonomi yönetimidir. İhtiyacımız olan; öngörülebilir, şeffaf, üretimi destekleyen, Türk lirasına güveni yeniden tesis eden ve vatandaşın alın terini koruyan bir ekonomik düzendir. Buradan hükümete soruyoruz: Millet daha ne kadar bu ekonomik belirsizliğin bedelini ödeyecek? Artık günü kurtarma politikalarını bırakın. Milletin cebini, üreticiyi, emekliyi, emekçiyi ve esnafı düşünün. Çünkü Türkiye’nin ekonomisi rakamlardan ibaret değildir. Ekonomi, vatandaşın mutfağıdır. Ekonomi, çiftçinin tarlasıdır. Ekonomi, esnafın kepengidir. Ekonomi, emeklinin aldığı maaştır. Ve bugün bu alanların tamamında vatandaşımız ağır bir geçim mücadelesi vermektedir. Artık bıçak kemiğe dayanmış, tuz kokmuştur. Milletin sabrı tükenmiştir. Türkiye’nin daha fazla belirsizliğe, günü kurtaran politikalara ve vatandaşın sırtına yüklenen yeni maliyetlere tahammülü yoktur."

Anahtar Parti'den Ekonomi Çıkışı: "Vatandaş Geçim Derdiyle Bayramı Karşılıyor" Haber

Anahtar Parti'den Ekonomi Çıkışı: "Vatandaş Geçim Derdiyle Bayramı Karşılıyor"

Anahtar Parti Eskişehir İl Teşkilatı, Kurban Bayramı dolayısıyla düzenlediği bayramlaşma töreninde Türkiye’nin güncel ekonomik tablosunu masaya yatırdı. İl Başkanı Çağlar Ölce'nin şehir dışında olması dolayısıyla açıklama yapan İl Teşkilat Başkanı Ali Baştürk, vatandaşın mutfağındaki yangına ve derinleşen geçim sıkıntısına dikkat çekerek "Artık bu düzen değişmeli" mesajı verdi. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Teşkilatı, bayram coşkusunun ekonomik krizin gölgesinde kaldığına vurgu yaparak, halkın gerçek gündeminin "ekonomi" olduğunu bir kez daha yineledi. İl ve ilçe yöneticilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen programda, emekliden çiftçiye, esnaftan gence kadar toplumun tüm kesimlerinin yaşadığı mağduriyetler dile getirildi. ​"Emekli İkramiyeye, Vatandaş Bayram Sofrasına Hasret" ​Basın açıklamasında konuşan Anahtar Parti Eskişehir İl Teşkilat Başkanı Ali Baştürk, yüksek enflasyonun bayram heyecanını sildiğini belirterek çarpıcı veriler paylaştı: "Ülkemize bayram geldi ama vatandaşın sofrasına uğramadı. 30 bin liranın altındaki kurban fiyatları karşısında, 20 bin lira emekli maaşına mahkûm edilen milyonlarca vatandaşımız bayram sevincini yaşayamıyor. Eskişehir’de kiralık ev bulmanın imkansız hale geldiğini ifade eden Baştürk, "İnsanlar maaşını kiraya mı versin, mutfağa mı harcasın? Vatandaşımız ya açlık ya da sokakta kalma tehlikesiyle karşı karşıya" dedi. Çiftçinin borç batağında olduğunu, esnafın kan ağladığını ve gençlerin gelecek umudunu yurt dışında aradığını belirten Baştürk, "Biz bu düzenin değişmesi gerektiğine inanıyoruz; hedefimiz, vatandaşın emeğinin karşılığını aldığı bir Türkiye’dir" ifadelerini kullandı. ​İl Başkanı Çağlar Ölce: "Sahada Sadece Ekonomi Var" ​Canlı bağlantı ile törene katılan Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, siyasi gündemdeki suni tartışmalara değil, vatandaşın mutfağına odaklandıklarını vurguladı. ​Ölce şunları kaydetti: ​"Siyasetin yaz aylarında soğuduğu bir dönemde biz sahadayız. Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nun talimatlarıyla vatandaşımızın nabzını tutuyoruz. Sahada gördüğümüz tek bir gerçek var; o da ekonomi. Seçim dönemlerinde hatırlanan bir siyaset anlayışı yerine, halkımızla sürekli temas halinde kalarak çözüm önerilerimizi paylaşıyor ve onların dertlerini dinliyoruz." ​"Haziran İtibariyle Seçim Otobüsüne Bindik" ​Anahtar Parti’nin teşkilatlanma çalışmalarını hız kesmeden sürdüreceğinin altını çizen İl Başkanı Ölce, "Biz artık seçime hazırlanan bir teşkilatız. Haziran ayı itibarıyla seçim otobüsümüze bindik. İnşallah ülkemizi yönetme nöbetini devralacak, milletimizin refaha kavuştuğu o günleri göreceğiz" diyerek kararlılık mesajı verdi.

MHP Eskişehir’de Ayhan Sezer'in Yönetim Kurulu Belli Oldu Haber

MHP Eskişehir’de Ayhan Sezer'in Yönetim Kurulu Belli Oldu

Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Başkanlığı görevine getirilen Ayhan Sezer'in yeni yönetim kurulu listesi belli oldu. MHP Genel Merkezi tarafından atanan İl Başkanı Ayhan Sezer, kentin sosyal ve ekonomik dinamiklerini yansıtan yeni isimlerden oluşan yönetim kurulunu açıkladı. MHP Eskişehir İl Yönetim Kurulu’nda Kimler Var? ​Ayhan Sezer başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda yer alan isimler ve uzmanlık alanları şu şekilde sıralandı: ​Ahmet Biricik (Güvenlik Şirketi), Ahmet Urfalı (Emekli Milli Eğitim Müdürü), Ali Kayalı (Müteahhit), Alper Turgut (Doktor), Alperen Karakaya (Avukat), Anıl Yılmaz (İş İnsanı), Asuman Cihan (Ev Hanımı), Bilal Temen (Sendikacı), Cihat Sadıkoğlu (Sanayici), Doğukan Çakıroğlu (Sanayici), Emin Yurtyapan (Mobilya), Emre Karabacak (Avukat), Enbiya Kumaş (Müteahhit), Ercan Arıyürek (Kuyumcu), Erdem Konakçı (İş İnsanı), Erdoğan Deliktaş (Esnaf), Erkan Ceylan (İş İnsanı), Ersoy Okyay (Tekniker), Ertuğrul Nazlı (İş İnsanı), Eyyüp Yılmaz (Sanayici). ​Gökhan Yıldırım (Mühendis), Hasret Dalmış (Hastane Halkla İlişkiler), Harun Kök (Esnaf), Hatice Baysal (Tercüman), Hilmi Kodaz (Doktor), Hümmet Asker (İş İnsanı), Hüseyin Seçgin (Doktor), Hüseyin Şenyel (Özel Okul), Kadriye Alkan (Sivil Toplum), Kadir Özenen (Sanayici), Leman Sivri (Emekli Emniyet), Mehmet Emin Öksüz (İşçi), Mesut Sarıbadak (Üst Düzey Yönetici), Metin Demircan (Mühendis - Çiftçi), Muammer Kılıç (İşçi), Murat Emeksiz (İş İnsanı - Emekli), Murat Yurtyapan (İşçi), Murathan Güven (İnşaat), Musa Demir (Esnaf), Mustafa Ünal (Teknik Personel). ​Muhsin Doğan (Sanayici), Nazım Bilge (İş İnsanı), Nihal Elgün (Halkla İlişkiler), Oğuzhan Nebioğlu (Mühendis), Oğuzhan Ünal (Avukat), Olcay Değirmenci (Mali Müşavir), Ozan Köroğlu (Diş Hekimi), Ömer Faruk Tuncer (Emekli Okul Müdürü), Öykü Nur Koyuncu (Avukat), Seyfettin Keser (Emekli), Sinan Güler (Özel Okul), Şinasi Yurtseven (Sanayici), Turgay Türker (Diş Hekimi), Yahya Ünaldı (Avukat), Yasin Yumrukaya (İş İnsanı), Yasin Yiğit (Sanayici), Yunus Aslanbaş (Sanayici), Yusuf Cengiz (Turizmci), Yusuf Karayuluk (Mühendis) ve Zeki Sarı (Tarım).

TÜED Eskişehir Şube Başkanı Dilbaz: "Emekliye Ara Zam Bir Aldatmacadır!" Haber

TÜED Eskişehir Şube Başkanı Dilbaz: "Emekliye Ara Zam Bir Aldatmacadır!"

Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, son günlerde kamuoyunda tartışılan emekli ve asgari ücretliye ara zam iddialarına yanıt verdi. Hükümetin bayram ikramiyelerinde bile artış yapamadığını hatırlatan Dilbaz, ara zam söylemlerinin emeklinin tansiyonunu düşürmeye yönelik bir strateji olduğunu savundu. ​"Bayram İkramiyesini Artıramayanlar Ara Zam Yapamaz" ​Muhsin Dilbaz, emeklilerin beklentilerinin boşa çıkarıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: ​"Yine hayal satıyorlar. Emekliler için ara zam mümkün değil. Daha bir ay önce bayram ikramiyesini müjde olarak açıklayan hükümet, 4 bin lirayı bile artıramadı. Güçleri buna yetmedi. Ara zam yapılsa bile bu rakamlar komik kalacaktır. Eğer niyet olsaydı, bu artış bayram ikramiyelerinde yapılırdı." ​"Enflasyon Rakamlarıyla Oynanıyor" ​Açıklanan enflasyon verilerine de tepki gösteren Dilbaz, rakamların gerçeği yansıtmadığını iddia etti. 1.94 olarak açıklanan enflasyonun, emekliye daha az pay vermek için bilinçli olarak düşük tutulduğunu savunan Dilbaz, "Sırf emekliye fazla para ödemeyelim diye rakamları aşağı çekiyorlar" dedi. ​Maaşlardaki Eşitsizlik Dikkat Çekiyor ​Emekliler arasındaki maaş adaletsizliğine değinen Dilbaz, son düzenlemelerle birlikte uçurumun derinleştiğini belirtti: ​En düşük emekli aylığı zammı: %18.49 ​Diğer emeklilerin zam oranı: %12.19 ​Sonuç: Derinleşen eşitsizlik ve mağduriyet. ​"Biz Bu Maaşların Bedelini Peşin Ödedik" ​Hükümetin "Emekliye kaynak aktardık" söylemlerini eleştiren Dilbaz, emekli maaşlarının bir lütuf değil, ödenen primlerin karşılığı olduğunu hatırlattı: "Hükümetler ödenen primlerin ekonomisini doğru yönetemediler. Biz maaşlarımızın bedelini yıllarca prim ödeyerek peşin verdik. Şimdi 'kaynak aktardık' diyerek bizleri kandırmaya çalışıyorlar. Bu bir aldatmacadır." ​Tek Kurtuluş: 506 Sayılı Yasa ​Emeklinin refaha kavuşması için sistemin kökten değişmesi gerektiğini savunan TÜED Eskişehir Şube Başkanı, çözüm önerisini şu sözlerle noktaladı: "Emeklinin tek kurtuluşu yasanın değiştirilmesidir. Yasa hazırlanırken emekli temsilcileri masada olmalıdır. Birinin iki dudağı arasından çıkacak maaşları kabul etmiyoruz. 506 sayılı Yasamızı geri istiyoruz. Mücadelemiz kararlılıkla sürecektir."

İYİ Parti Tepebaşı'ndan Sert Eleştiri: "Tepebaşı Bir Adalet Krizinin İçinde!" Haber

İYİ Parti Tepebaşı'ndan Sert Eleştiri: "Tepebaşı Bir Adalet Krizinin İçinde!"

​İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan, Tepebaşı bölgesinde yaşanan ulaşım, altyapı ve sosyal donatı eksikliklerine dikkat çekerek yerel yönetime yüklendi. Küçükerkan; Kumlubel’e pazar yeri, ulaşımda nakit Eskart dolum noktaları ve Birlik Caddesi’ndeki trafik cezası sorunları için acil çözüm çağrısında bulundu. ​İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı, ilçedeki kronikleşen sorunları gündeme taşımak amacıyla kapsamlı bir açıklama yayımladı. İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan imzasını taşıyan açıklamada; ulaşımda dijitalleşmenin getirdiği mağduriyetler, bakımsız kalan parklar ve esnafın yaşadığı otopark çilesi sert bir dille eleştirildi. ​"Ulaşımda Dijital Duvar: Sosyal Belediyecilik mi, Dijital Ayrımcılık mı?" ​Büyükşehir Belediyesi iştirakı Estram tarafından hayata geçirilen dijital uygulamaların vatandaşları mağdur ettiğini belirten Küçükerkan, özellikle emekli ve dar gelirli vatandaşların ulaşım hakkının engellendiğini savundu. ​Küçükerkan, "Akıllı telefonu olmayan emeklimiz kart yüklemek için kilometrelerce yürüyor. İnterneti olmayan öğrencimiz durakta çaresiz kalıyor. Hizmeti sadece dijital dünyaya hapsetmek sosyal belediyecilik değil, dijital ayrımcılıktır. Her mahalleye nakit işlem yapılabilen Eskart dolum noktaları kurulmalıdır" dedi. ​Kumlubel’in "Pazar Yeri" Hasreti ​Tepebaşı’nın en büyük mahallelerinden biri olan Kumlubel’de hala modern bir pazar yeri bulunmamasını "belediyecilik ayıbı" olarak nitelendiren Küçükerkan, mahallelinin zincir marketlerin insafına terk edildiğini ifade etti: ​"Kumlubel halkı tozun toprağın içinde, derme çatma tezgahlarda alışverişe mahkum edilmiştir. On binlerce vatandaşımız modern, hijyenik ve kapalı bir pazar yerini hak etmiyor mu?" ​Birlik Caddesi Esnafı Trafik Cezası Kıskacında ​Çamlıca Mahallesi’nin en önemli ticari aksı olan Birlik Caddesi’ndeki otopark sorununa da değinen İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı, belediyenin ruhsat verip harç topladığı esnafı korumadığını belirtti. Otopark yeri gösterilmediği için hem vatandaşın hem de esnafın sürekli trafik cezalarıyla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Küçükerkan, "Belediye, denetimi sadece ceza yazmak sanıyor. Bu sistemli bir mağduriyettir" ifadelerini kullandı. ​Anıtpark’ın Bakımsızlığı ve Güvenlik Sorunu ​Eskişehir’in hafızasında önemli bir yere sahip olan Anıtpark’ın mevcut durumuna da tepki gösteren Küçükerkan, parkın aydınlatma yetersizliği ve güvenlik zafiyetleri nedeniyle huzur alanı olmaktan çıktığını ve kaderine terk edildiğini dile getirdi. ​"Fildişi Kulelerinden İnin" ​Belediye yönetimine halkın arasına karışma çağrısı yapan Reşat Küçükerkan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Güneş Tepebaşı üzerine daha parlak doğana dek doğruları söylemekten vazgeçmeyeceğiz. Tepebaşı sahipsiz, Eskişehir çaresiz değildir." ​Açıklamanın sonunda ayrıca, Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluş yıl dönümü vesilesiyle emniyet mensuplarının Polis Günü kutlandı.

17 Bin Kilometre Öteden Et İthalatı! Haber

17 Bin Kilometre Öteden Et İthalatı!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık ve et ithalatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, iktidarın yıllardır sürdürdüğü ithalat politikalarının ne üreticiyi ne de tüketiciyi rahatlattığını vurguladı. Gürer, Türkiye’nin koyun etini 17 bin kilometre uzaklıktaki Yeni Zelanda ve Avustralya’dan ithal etmesini eleştirerek, “Okyanus ötesinden et getiriliyor ama vatandaş hâlâ ete ulaşamıyor” dedi. Gürer, sürecin başlangıcına dikkat çekerek, “AKP iktidarları döneminde, 2010 yılında hayvan ve et ithalatı başladı. O günden bugüne 11 milyon hayvan ithal edildi, yaklaşık 12 milyar dolar döviz yurt dışına gitti. Buna rağmen sorun çözülmedi,” dedi. Her değişen bakanın ithalatın biteceğini söylediğini hatırlatan Gürer, “2025 yılında bakan, hayvan varlığımızın arttığını açıkladı. Ama buna rağmen ithalat devam ediyor,” ifadelerini kullandı. “İTHALAT ARTIYOR, ÇELİŞKİ BÜYÜYOR” Rakamlarla durumu ortaya koyan Gürer, “2025 yılında 739 bin hayvan ithal edildi. 2026 yılı için 500 bin hayvan ithalatı planlandı. Yılbaşından bu yana da 85 bin 561 hayvan ithalatı gerçekleşti,” dedi. Et ithalatının da hız kesmediğini belirten Gürer, “2025 yılında 695 ton koyun eti ithal edildi, karşılığında 9 milyon 392 bin dolar ödendi. Büyükbaşta ise 65 bin 707 ton et ithalatına 537 milyon 356 bin dolar verildi,” diye konuştu. 2026 yılında da ithalatın sürdüğünü vurgulayan Gürer, “Yılın ilk aylarında 37 ton koyun eti ithal edildi, 557 bin 274 dolar ödendi. Büyükbaşta ise 3 bin 117 ton ithalat için yaklaşık 29 milyon 942 bin dolar yurt dışına gitti,” dedi. “17 BİN KİLOMETREDEN ET GETİRİYORUZ” İthalatın kaynağına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan koyun eti ithal ediyoruz. 17 bin kilometre öteden, aktarmalı uçuşla bir kişi yaklaşık 30 saatlik yolculukla bu ülkelere gidebiliyor. Bu gidişle Mars’ta yaşam bulunsa oradan da ithalat yapılacak.” İktidarın yerli üreticiyi desteklemek yerine ithalata yöneldiğini söyleyen Gürer, “Kendi üreticimizi, besicimizi desteklemek yerine ithalata sarılıyorlar. Bir yandan ‘koyun eti tüketin’ diyorlar, diğer yandan okyanus ötesinden koyun eti getiriyorlar. Bu ne yaman çelişkidir?” dedi. “UCUZA ALINIYOR, PAHALIYA SATILIYOR” İthal etin fiyat politikalarını da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mezbahanede kesim fiyatı 600 lira civarında ama rafta fiyat 1000 liranın altına düşmüyor,” dedi. “İthalat piyasayı dengelemek için yapılır ama burada tam tersi oluyor,” diyen Gürer, “Yurt dışından ucuza alınan ürünler Türkiye’de pahalıya satılıyor,” ifadelerini kullandı. “BESİCİ AYAKTA KALAMIYOR” Üreticinin içinde bulunduğu durumu da anlatan Gürer, “Besicinin yem fiyatı, ahır gideri, veteriner ve aşı maliyetleri sürekli artıyor. Bu şartlarda hayvancılık sürdürülemez hale geliyor,” dedi. “17 bin kilometre öteden et taşınması sorun görülmüyor ama yerli üreticinin yaşadığı sorunlar görmezden geliniyor,” diyen Gürer, mevcut politikanın sürdürülebilir olmadığını vurguladı. “ÇÖZÜM YERLİ ÜRETİMDE” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mutlaka yem sübvanse edilmeli. Ahır giderleri düşürülmeli. Hayvancılık ithalata değil, yerli üretime dayalı olarak geliştirilmelidir. Hayvan varlığı arttı denilen bir ülkede neden Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan et ithal edilir? Bunun cevabı verilmelidir,” dedi. “SURİYE’DEN KOYUN ALIYORSANIZ, OKYANUS AŞMANIN ANLAMI NE?” İthalat politikalarındaki çelişkiye dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Suriye’den 400 koyun ithal edilmiş. Madem çevre ülkelerden hayvan alınabiliyor, o zaman neden 17 bin kilometre öteden ithalat yapılıyor?” diye sordu. “Çevre ülkeleri aştınız, yetmedi okyanusu geçtiniz. Bunun mantığı nedir?” ifadelerini kullandı. “VATANDAŞ ET ALAMIYOR” Son olarak tüketicinin durumuna dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Yapılan ithalata rağmen vatandaş ete erişemiyor. Emekli, asgari ücretli, dar gelirli et almakta zorlanıyor,” dedi. “Besici kazanamıyor, üretici kazanamıyor ama aradaki aracılar kazanıyor,” diyen Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “İthalat yapıyorsunuz, bari bunun vatandaşa faydası olsun. Ama yok. Fiyatlar rafta artıyor, birçok vatandaşın evine artık et girmiyor.”

Milli Parklar Ranta Açılıyor, Halk Yoksulluğa Mahkum Ediliyor Haber

Milli Parklar Ranta Açılıyor, Halk Yoksulluğa Mahkum Ediliyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, AK parti genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emekli için verdiği müjdeyi değerlendirdi. Gürer” Sayın Cumhurbaşkanı üç yıl önce bir "tweet" attı "BAĞ-KUR primleri 9000 günden 7200 güne düşecek, müjde!" dedi. Müjdeden bu yana üç sene geçti, bu gerçekleşmedi ama bugün bir müjde daha verdi. Emekliler de yılbaşında aldıkları maaşın enflasyonla erimesi nedeniyle kendilerine bir artı ücret zammı yapılacağını tahmin etti ya da bayram ikramiyesinin 4 bin liradan daha yukarı çıkarılacağını beklerken meğerse hak ettikleri parayı on beş gün önce alacaklarmış; müjde bu.” Çıktı “diye konuştu. ESAS MÜJDE YANDAŞA CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer TBMM ‘de görülüp gece Cumhur ittifakı oyları ile kabul edilen Milli Parklar Kanun değişikliğinin “esas” müjdeyi yandaşa veren bir düzenleme olduğuna işaret etti.Ömer Fethi Gürer”Tabii, esas müjde bu kanunun içinde var ya da getirilen çoğu kanun teklifinde var. Bu millî parklar burada ranta açılıyor. Nasıl oluyor? Milli Parklar Kanun Teklifi'yle korunan alanlardaki her türlü altyapı, üstyapı ve diğer tesislerin Bakanlıkça işletilmesi zorunluluğu ortadan kaldırılıyor, böylece millî parklar yağmaya açıyor; işte, müjde bu. Gene yandaşa kayırmacı, birilerine rant sağlayacak bir kanun teklifinin görüşmelerini yapıyoruz. Kanunun özü iki tane ana ayağa dayanıyor; biri, millî parklar ranta açılıyor; diğerinde de Bakanlığın elindeki yetkiler alınıp bir Genel Müdürlüğe devrediliyor.Yine, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüştüğümüz bir kanun teklifi vardı, o da önümüzdeki günlerde Meclise gelecek. Orada da 230 tane arazinin "kupon arazi" dediğimiz arazinin satışı gerçekleşiyor. limanları sattınız, enerji santrallerini sattınız, fabrikaları sattınız, hazine arazilerini sattınız, vatandaşlık sattınız, elde avuçta ne varsa satıyorsunuz, birileri buradan çıkar sağlıyor ama bu ülkenin emeklisini, asgari ücretlisini, dar ve sabit gelirlisini yoksulluğa mahkûm ediyorsunuz.” Dedi. YENİ BAHANE SAVAŞ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ülkenin ekonomik durumuna vatandaş tarafından bakalım dedi ve rakamları paylaştı.Gürer” bugünkü var olan ekonomik verilere dayalı rakamları paylaşmak istiyorum. Neden? Geçen yıl kuraklık oldu, don oldu; ondan önce deprem oldu; şimdi de savaş çıktı. İyi, ne demek bu? Yani ne oluyorsa oradan da kaynaklanıyor, bizden kaynaklanmıyor. Peki, ülkenin durumu ne? Bireysel kredi kartları borçları 3 trilyon lirayken bireysel kredi borçları da 3 trilyon lira. Varlık yönetim şirketlerine olan borçlarıyla birlikte vatandaşın toplam finansal borcu 6 trilyon 336 milyar lira. Bankalar ve finans kuruluşlarının tüketicilerinin zamanında tahsil edemediği için icra takibine aldıkları bireysel kredi ve kredi kartları alacakları 271 milyar 800 milyon lira, batık bireysel kredi ve kredi kartı borçları 373 milyar lira, bireysel krediler ve kredi kartları için vatandaşın bankalara ödediği faiz 118 milyar lira, KOBİ'lerin bankalara borcu 6 trilyon 548 milyar lira, sektörün vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alınan krediler ise 214 milyar 200 milyon lira. Bankalarda KOBİ'lere ait toplam 4 milyon 983 bin kredi hesabı bulunuyor, 304 bini takipte tutuluyor. Tarım sektörünün bankalara borcu da 1 trilyon 297 milyar lira; 1 trilyon lirası kamu bankalarından kullandığı, 265 milyar lirası özel sermayeli bankalardan kullandığı kredilerden oluşuyor. Bu piyasaya, bunlara çiftçilerin olduğu borçlar dâhil değil. Piyasa borçlarıyla da çiftçiler tarihin en büyük borçlanma dönemini yaşıyor. Tarım sektöründe zamanında ödenemediği için bankalar tarafından takibe alınan kredi kartları borçları ise 17 milyar 600 milyon lira. İcra dairelerinde UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan toplam dosya sayısı 24 milyon 364 bin, derdest dosya sayısı son bir yılda 1 milyon 700 bin adet artmış. Muhtarlıklara giderseniz tebliğlerle dolu. “ dedi. YILBAŞINDAN BERİ MAAŞLAR ERİDİ. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Maaşlarda durum nedir diye baktığınızda, 2026 yılı başında işçi ve bağımsız çalışanların, emeklilerin aylıklarına yüzde 12,19 zam yapıldı. 20 bin liraya çıkarılan en düşük emekli aylığının yaklaşık 1.600 lirası daha yıl başından bu yana elinden geri alındı, 61.890 lira olan en düşük memur aylığının 4.920 lirası cepten geri alındı, 28.075 lira olan asgari ücretin de 2.232 lirası ilk iki ayda enflasyonunla geri alındı. Emekli ve asgari ücretlinin aldığı maaş açlık sınırının altında, memur maaşları yoksulluk sınırının altında; 12 milyon işsiz var, 10 milyona yakın sosyal yardımla yaşayan yurttaş var, 50 milyon yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Arkadaşlar, ülkenin gerçeği bunlar. Bunların yaşadığı sorunları görmek, bunlara çözüm üretmek gerekiyor.” Diye konuştu. KANUN TEKLİFLERİ RANTA DAYALi Ömer Fethi Gürer “Biz burada gelen kanun tekliflerine baktığımız zaman hepsinin içinde ranta dayalı kayırmacı bir anlayışla oluşturulmuş maddelerin gizlendiği görüyoruz, bunlar ülkenin değerlerinin peşkeş çekilmesi ama ülkenin geniş kesimlerinin içine düşürüldüğü yoksulluk, yokluk, onların yaşadığı ızdıraplı yaşamı da Meclis olarak hissetmek durumundayız.Sistem olarak Cumhurbaşkanlığı sistemine geçtik. Herkes de biliyor ki Mecliste 1’inci parti eliyle kanun tekliflerini görüşüyoruz, onları da bakanlık bürokrasisi hazırlıyor. Teknik konuları dışında, bu tür satışa kaynak yaratan yani mevcutları satılarak elde edilecek rant olan maddelerin dışında biraz da halkın sorunlarına eğilen kanun teklifleri Meclise gelsin, burada elbirliğiyle o kanunları çıkaralım, ülkenin geleceğini aydınlık kılalım, yoksa ülkemiz iyi bir noktaya doğru gitmiyor diyorum” dedi.

Emekli Bayramda Torununa Harçlık Veremeyecek Hale Getirildi Haber

Emekli Bayramda Torununa Harçlık Veremeyecek Hale Getirildi

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, AKP’nin emeklileri harçlık veremedikleri torunlarına bile mahcup hale getirdiğine dikkat çekti. Başevirgen, “Bu ülkenin emeklisi yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye hizmet etti. Ama bugün geldiğimiz noktada emekli iktidar tarafından bayramda torununa harçlık veremeyecek hale getirildi. İnsanlar çocuklarının, torunlarının yüzüne bakmaya utanıyor. Verilen ikramiye emekli bir çiftin memleketlerine gidip gelebilmeleri için otobüs bileti almalarına bile yetmiyor. Birde dalga geçer gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan 4 bin liralık ikramiyeyi erken yatırmayı ‘müjde’ olarak sunuyor. Emeklilerimizin bayramı bayram gibi yaşayabilmeleri için en düşük emekli maaşı en az asgari ücret kadar olmalı ve bayram ikramiyeleri de bir maaş oranına yükseltilmelidir. Çünkü emeklilerimiz sadaka değil, hakkını istiyor” dedi. Milyonlarca emeklinin alım gücünün her geçen gün daha da düştüğüne dikkat çeken CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, 4 bin liralık emekli ikramiyesinin erken yatacak olmasının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ‘müjde’ olarak duyurulmasına da tepki gösterdi. Açlık sınırı altında yaşayan emeklilere, bayram ikramiyesi olarak verilecek 4 bin liralının emeklinin hiçbir ihtiyacını karşılamaya yetmeyeceğini ifade eden Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “BAYRAMDA MİSAFİRLERE İKRAMLIK ALABİLMEK ARTIK EMEKLİNİN HAYALLERİNİ SÜSLÜYOR” İktidarın ekonomik krizin yükünü emeklilerin omuzlarına bıraktığını belirten Başevirgen, “Milyonlarca emekli açlık sınırının altındaki maaşlarıyla yaşam mücadelesi veriyor. Buna rağmen iktidar bayram ikramiyesinde bile artış yapmıyor. AKP’nin emekliyi gözden çıkardığı artık saklanamaz bir gerçek. Emeklinin yaşadığı hayat pahalılığını görmezden geldikleri yetmezmiş gibi birde dalga geçer gibi 4 bin liralık ikramiyeyi erken yatırmayı ‘müjde’ olarak sunuyorlar” dedi. Başevirgen, 4 bin liralık ikramiyenin marketlerde, pazarda hiçbir karşılığının kalmadığını vurgulayarak, “Bugün sıradan bir market alışverişi bile binlerce lirayı bulmuş durumda. Bu ikramiyeyle emeklinin bayram alışverişi yapması mümkün değil. Bayramda misafirlere ikramlık alabilmek ise artık emeklinin hayallerini süslüyor” dedi. “EMEKLİLERİMİZ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR” Emeklilerin artık bayram harçlığı veremedikleri torunlarına bile mahcup hale geldiğini dile getiren Başevirgen, “Bu ülkenin emeklisi yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye hizmet etti. Ama bugün geldiğimiz noktada emekli bayramda torununa harçlık veremeyecek hale getirildi. İnsanlar çocuklarının, torunlarının yüzüne bakmaya utanıyor. Verilen ikramiye emekli bir çiftin memleketlerine gidip gelebilmeleri için otobüs bileti almalarına bile yetmiyor. Emeklilerimizin bayramı bayram gibi yaşayabilmeleri için en düşük emekli maaşı en az asgari ücret kadar olmalı ve bayram ikramiyeleri de bir maaş oranına yükseltilmelidir. Çünkü emeklilerimiz sadaka değil, hakkını istiyor” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.