SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekrem İmamoğlu

Porsuk Haber Ajansı - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dava TRT'de Canlı Yayınlansın! Haber

Dava TRT'de Canlı Yayınlansın!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları, Silivri'de tutuklu bulunan CHP Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun davasının TRT'den canlı yayınlanması çağrısında bulundu. CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Oğuzhan Demir tarafından Ulus Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; "Geçtiğimiz haftalarda nihayet sunulan, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu için 23 asırdan fazla ceza öngören iftiraname, yandaş medya tarafından her gün suç unsurları aradıkları bir malzeme haline getirilmiş durumdadır. Her geçen gün medya manipülasyonlarıyla doğrular eğilmeye, gerçekler gizlenmeye çalışılmaktadır. İktidar elinde bulundurduğu medya gücüyle hakikati yalana boğdurmaya çalışmaktadır. Nedir yalan? Nedir hakikat? Valizlerde para var dediler – Jammer olduğu ortaya çıktı. 560 milyar yolsuzluk var dediler – iftiranamede 160 milyara düşürdüler. Aradaki 400 milyar unutuldu, 160 milyar ispatlanamadı. Farklı tarihlerde, farklı kişiler noktasından virgülüne bire bir aynı ifadeyi verdi. Seçim çalışması suç sayıldı. Kreş bağışları rüşvet sayıldı. Kurultayımızdaki sloganlar, pankartlar, tezahüratlar suç sayıldı. Yolsuzluk soruşturması dediler CHP’ye kapatma istemi çıktı. Tek kare fotoğraftan casusluk çıkardılar, örgüt şemasına koydular. “KİPTAŞ’tan delegelere daire verildi dediler tek bir kayda rastlanmadı. “Delegelere Iphone dağıtıldı” dediler. Bahsedilen telefon modelinin o tarihte henüz piyasaya sürülmediği ortaya çıktı. İddianamede yer almadı. “Parkelerin altından 2 milyon dolar çıktı” dediler iddianamede yer almadı. “İmamoğlu dükkanımı gasp etti” dediler, yapısı kaçak çıktı. Neydi hakikat? Örgüt dediler. Örgüt çıkmadı. Suç dediler. Suç çıkmadı. CHP Gençlik Örgütleri olarak hatırlatıyoruz: Geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çeşitli suçlardan dolayı 18 dosyadan dava açıldı. Fakat polis kapısını çalmadı, nezarete konmadı, tutuklu yargılanmadı. Kesin hüküm giymeden cezaevi nedir bilmedi. Bugün ise aynı kişi, en güçlü siyasi rakibine yönelik iddianame henüz mahkemece kabul edilmeden elinde bulundurduğu medya gücüyle Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nu peşinen suçlu ilan ettiriyor. Hakikatten bahsettik. Peki neydi yalan? Neydi kötülük? Bazı kanallar ve yayınlar maşa haline gelmiş, masumiyet karinesi ayaklar altına alınmış durumda. Utanarak izliyoruz ve görüyoruz ki asılsız, delilsiz bu kopyala-yapıştır iddianame üzerinden yorumlar yapılıyor, bol keseden hükümler dağıtılıyor. Bugün karşımızda öyle bir tablo var ki, 86 milyonun vergisiyle ayakta duran TRT, muhalefetin söylemlerine yer vermeye tenezzül dahi etmiyor bu da yetmezmiş gibi bir de muhalefete yönelik bir karşı propaganda yürütüyor. Halkın haber alma hakkını koruyan bir kurumun böyle çalışması asla ve asla kabul edilemez. 19 Mart’tan sonra yaşanan süreçte, siyasi operasyonların ekran ayağı haline gelen ve sözde dezenformasyonla mücadele içinde olduğunu söyleyen iktidarın dezenformasyon makinası TRT, her gün yaptığı haberler ve yayınlarıyla iftirayı besliyor. Bu ülkenin milyonlarca yurttaşının vergisiyle çalışan bir kurumun görevi bu mudur? Ellerindeki resmi belgede 772 bin TL yazıyor, TRT, ekranlarında bunu 772 milyon TL diye halka sunuyor. Madem öyle, gelin milletimizin gözünün içine baka baka gerçek rakamları konuşalım. 2021–2023 döneminde TRT’nin yurttaşın aldığı telefon, bilgisayar, tablet ve akıllı saatlerden topladığı bandrol geliri neredeyse 30 milyar TL… 2023 yılında kurum dışından getirilen konukların konaklaması için harcanan para 14,4 milyon TL… Dışarıdan sağlanan hizmetlere 3 milyar 420 bin 106 TL aktarıldı. Görüntü, dekor, kostüm, makyaj ve aksesuar için ödenen tutar 12 milyon 172 bin TL… Peki bu para nereden geliyor? Bunların hepsi milletin cebinden çıkan paralardır. Her ay faturalarımıza yansıyan kalemlerden… Kamu kurumlarının aktardığı bütçelerden… Her haneden, her işletmeden, her esnaftan alınan vergilerden… Kısacası, hepimizin alın terinden… TRT yerinde duruyor. Stüdyolar yerinde. Kameralar yerinde. Bu milletin ödediği vergilerle alınan tüm ekipmanlar yerinde. Bugün CHP Gençlik Örgütleri olarak; Türkiye’nin dört bir yanından duyulacak bir çağrı yapıyoruz: Mecliste yasal düzenlemeler yapılsın. Duruşmalar, TRT’den canlı yayınlansın. Bu halkın vicdanından, milletin adalet duygusundan korkmayın. Bilinsin ki karşımızda her ne kadar siyasi güçlerini öfke ve korku üzerine kuran bir iktidar olsa da bizler haklı, erdemli ve güçlü bir mücadelenin sahipleriyiz. Biz kendimize güveniyoruz. Karanlık yolları aydınlatacak adalet meşalesini her daim yanımızda taşıyoruz. 86 milyonun vicdanına, Halkın adaletine güveniyoruz. Çiğ yemedik ki karnımız ağrısın; Dezenformasyon son bulsun, masumiyet karinesi korunsun. Onlar her gün, her saat konuşuyor bir de Ekrem başkan konuşsun.Dava TRT'de Canlı Yayınlansın!"

Cumhurbaşkanı Adayımızı ve Yol Arkadaşlarını Kurban Ettirmeyeceğiz Haber

Cumhurbaşkanı Adayımızı ve Yol Arkadaşlarını Kurban Ettirmeyeceğiz

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan iddianameyi değerlendirdi. CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Bir hukukçu olarak iddianameye bakınca böyle bir iddianame olmaz diyorsunuz. Tabii iddianame henüz kabul aşamasında. 3741 sayfalık bir iddianame olmaz. Şöyle; dün açıklanması sebebiyle hızlıca göz gezdirdiğim zaman, aynı ibarelerin yer yer sürekli, iddianamenin sayfa sayısını arttırmak adına kasıtlı olarak defalarca aynı ifadelerin kullanıldığı gözüme çarptı. Burada, bildiğiniz halk bu iddianameyi okumasın diye 3741 sayfa iddianame düzenlenmiş. Yani halkın okumamasını istiyorlar. Çünkü uygun ölçülerde, uygun sayılarda, insanların okuyabileceği düzeyde, normal biz hukukçular olarak alıştığımız ölçüde bir iddianame düzenlendiğinde, bu iddianameyi okuyan insanların iddiaların ne kadar gerçeklikten uzak olduğunu anlamalarından çekiniyorlar. Yine yandaş medyaya baktığınız zaman, "3741 sayfa iddianame düzenlenmiş, 3741 sayfalık iddianamenin nasıl asılsız iddialarla yapılabileceği, böyle bir şeyin mümkün olmayacağı, 3741 sayfalık bir iddianamenin gerçek vakalara dayanmaksızın yapılamayacağı" yönünde yorumlarla karşılaşıyoruz. Onlara da 2455 sayfadan oluşan Ergenekon iddianamesini hatırlatmak isterim. Hatırlarsınız, uzun süre hem yandaş medyayı kullanarak algı operasyonlarında, elinde bulunan iktidarın bütün imkanlarını kullanarak ve kamuoyunda bu anlamda bir inandırıcılık oluşturarak, uzun süre Ergenekon gündemiyle ülke gündeminin meşgul edildiğini ifade etmek isterim. Bugün o 2455 sayfalık iddianame, bizzat iktidar tarafından ve yargı tarafından çöpe atılmıştır. Bir iddianamenin fazla sayıda sayfadan teşekkül etmesi, o iddiaların gerçek olduğu yönünde bir iddiaya delalet etmez. Örnek Ergenekon soruşturmasıdır. Ergenekon'da o bir sürü usulsüz delil, bir sürü hukuka aykırı delil, bir sürü somut olduğu iddia edilmekle birlikte aslında içi boş olan delil, bugün de bütün Türkiye kamuoyu tarafından kabul edilmekle, bu iddianame ve dosya çöpe atılmıştır. Bu itibarla, burada iddia edilen delillerin gerçekten maddi delil vasfında olup olmadığı, somut delil vasfında olup olmadığı, iddianamenin kabul edilmesi durumunda mahkeme tarafından değerlendirilecek ve tartışılacaktır. Bu anlamda olaya ilişkin somut iddialara cevap vermek adına süreç henüz çok yenidir. Ancak şu aşamada şunu ifade etmek isterim: Daha öncesinde fezleke aşamasında da takip ettiğim bir dosyydı. İddianameyi görmemizle iddiaları da bugün gördük diye bir şey yok. Fezlekeler de bizlere iletilmişti, inceleme fırsatı bulmuştuk. Fezlekelerdeki iddiaların üzerine, iddianamede inandırıcı, kamuoyunu aydınlatıcı bir ibarenin olmadığını ifade etmek isterim. İddianamede 681 kez "duyduğum" kelimesi geçmektedir, 546 kez "duydum" şeklinde ibareler geçmektedir, 495 kez "bildiğim kadarıyla", 247 kez "düşünüyorum", 145 kez "tahmin ediyorum", 101 kez "duyum", 56 kez "düşünmekteyim", 40 kez "tahminimce", 38 kez "duymuştum", 5 kez "emin olmamakla", 4 kez "ahtapot" kelimeleri geçmektedir. Bu itibarla, duyuma dayalı, bazı vaatlerle, tutuklamama yönündeki tehditlerle ifadelerini aldıkları gizli tanıkların, ikna ettikleri bazı gizli tanıkların ifadeleriyle, hatta onların ifadelerinde bile az önce ifade ettiğim gibi "duyduğum", "duydum" gibi görgüye, bilgiye dayalı olmayan ibareler üzerine kurulu, soyut iddialardan, delil vasfı olmayan iddialardan oluşmuş bir iddianameden bahsediyoruz. Kamuoyunu sürecin başından itibaren ikna edemediler. Bugün tüm Türkiye, Ekrem İmamoğlu'nun, Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısındaki en güçlü aday olması sebebiyle, 15,5 milyon insanın oy vermesi suretiyle Cumhurbaşkanı adayı olması, dört kez Türkiye'yi "İstanbul'u alan, Türkiye'yi alır" şeklindeki Sayın Cumhurbaşkanı'nın sözlerine rağmen yine İstanbul'u aldığı için, yani bir türlü bileğini bükemedikleri, bir türlü yenemedikleri Ekrem İmamoğlu'nu bertaraf etmek için bu iddianamenin düzenlendiğini bütün kamuoyu düşünmekte ve bilmektedir. Bu iddianame de bu konuyu değiştirme vasfından son derece uzaktır. Bu itibarla sürecin takipçisi olacağımızı, hem bir hukukçu gözüyle hem bir İl Başkanı ve örgütümüz gözüyle sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, hiçbir soyut iddiaya, hiçbir delil vasfı olmayan iddiaya bu değerli insanları, Cumhurbaşkanı adayımızı ve onun yol arkadaşlarını kurban ettirmeyeceğimizi buradan açıkça ifade etmek istiyorum. Yargılamanın TRT'den canlı yayınlanması yönünde hem Ekrem İmamoğlu'nun hem de Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in talebi açıktır. Bu, kendimize duyduğumuz güveni, iddialara yönelik her şeye cevabımızın olduğunu, alnımızın açık, başımızın dik olduğunun en önemli göstergesidir. Sayın Bahçeli de bu hususta bir açıklama yapmıştı. Bunun olmasında herhangi bir beisin olmayacağını ifade etmişti. Bu husustaki talebimizi bizler de yineliyoruz. Şunu da açıkça ifade etmek isteriz: Burada sadece Ekrem Başkan ve İstanbul'la ilgili süreç değil, aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliği de tartışılmakta ve ona yönelik de ciddi bir tehdit oluşturulmaktadır. İddianame kullanılarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin kapatılmasına varıncaya kadar bazı girişimlerin olduğu yönünde iddialar söz konusudur. Bunu kesinlikle kabul edebilmemiz mümkün değildir. Burada saldırıya uğrayan Cumhuriyet Halk Partisi değil, Türkiye'nin çok partili demokratik geçmişi ve varlığıdır. Bunun da farkındayız. Hem partimizi hem de partimizin neferi olarak çeşitli görevlerde görev alan değerli yoldaşlarımızın yanında olacağımızı, süreci itinayla takip edeceğimizi, partimize yönelik bu saldırılarda geçmişte olduğu gibi bugün de, yarın da sonuna kadar mücadeleye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum."

Ekrem İmamoğlu’nun Mektubunu İl Başkanı Yalaz Okudu Haber

Ekrem İmamoğlu’nun Mektubunu İl Başkanı Yalaz Okudu

Cumhuriyet Halk Partisi Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi Genel Başkan Özgür Özel'in katılımıyla Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Eskişehir’de düzenlenen mitinge bir mektup gönderdi. Mektubu okuyan İl Başkanı Talat Yalaz Ekrem İmamoğlu'nun şu sözlerine yer verdi; "Canımdan kıymetli çok sevgili vatandaşlarım, kıymetli Eskişehirliler, Değerli hanımefendiler, beyefendiler, kıymetli büyüklerim, sevgili gençler, canım çocuklar, Sizleri saygıyla sevgiyle selamlıyorum, her birinizi hasretle, özlemle kucaklıyorum. Silivri’den Eskişehir’e kocaman bir merhaba! Eskişehir, ülkemizin en genç, en dinamik, en üretken şehirlerinden biridir. Tarihin ve modernliğin iç içe geçtiği, müstesna bir coğrafyadır. Eskişehir, dayanışmadır, umuttur, inançtır. Burası, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı belediyeciliğinin en özel örneklerinin hayata geçtiği şehirdir. Bu vesileyle, Eskişehir’in kaderini değiştiren, milletimizin gönlünde taht kurmuş, çok değerli Yılmaz Büyükerşen hocamıza saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum, teşekkür ediyorum. Büyükerşen Hocamızın yolunda gayretle ilerleyen, Eskişehirimize canla başla hizmet eden kıymetli başkanım Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ediyorum, kolaylıklar diliyorum. Eskişehir İl Kongresinde örgütümüzün güçlü iradesiyle yeniden il başkanı olarak seçilen, yol arkadaşım Talat Yalaz’ı tebrik ediyor, yürüttüğü kararlı mücadele için, kendisinin şahsında tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum. Sevgili dostlarım, kardeşlerim; 19 Mart’tan bu yana, yargı eliyle milli iradeyi gasp etmeyi hedefleyen, çok büyük bir siyasi operasyonla karşı karşıyayız. Milletin özgür iradesiyle seçip görev verdiği belediye başkanları ve yöneticileri iftiralarla, kumpaslarla hapsediliyor. Tutuksuz ve adil yargılanma hakları ellerinden alınıyor. Bir avuç insan, koltuklarını kaybetmemek için, önümüzdeki seçimleri bugünden baskıyla, zorbalıkla şekillendirmeye çalışıyor. Milletin iradesini yargı eliyle baskı altına almaya uğraşıyor. Bütün devlet imkanlarıyla karşıma dikildikleri 3 seçimde de onları yenip, hemşerilerimin helal oylarıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmamı hazmedemeyenler 2019’dan bu yana bir gün boş durmadılar. Her gün yeni iftiralar, soruşturmalar, davalarla benden kurtulmaya çalışıyorlar. Yargıyı alet ettikleri kumpaslarla, tehdit ve şantajlarla, mafyatik yöntemlerle Ekrem İmamoğlu’nu milletin gönlünden silmeye uğraşıyorlar. Hırs ve kinden o kadar kontrollerini kaybettiler ki şimdi de 2019 İstanbul seçimlerinde İstanbulluların iki kere ortaya koyduğu iradeyi bir casusluk faaliyetinin neticesi gibi göstermeye çalışıyorlar. 15,5 milyon oyla Cumhurbaşkanlığına aday olmamdan casusluk hikayeleri uydurmaya kalkıyorlar. Bu casusluk hikayelerini özgür medyayı yok etmek, Merdan Yanardağ gibi ülkesini seven, muhalif aydınları, gazetecileri susturmak için kullanıyorlar. Kim onlar? Koltuklarını korumak için milletten alamadıkları meşruiyeti yabancı güçlerden dilenenler. Kendi çıkarları uğruna ülkemizin stratejik avantajlarını, doğal kaynaklarını, nadir elementlerini yabancılara peşkeş çekenler. Kim bir başkasını kendi çıkarları için iftiralarla, kumpaslarla casus ilan ediyorsa, asıl o milleti ve devleti aleyhine çalışıyordur. Kim siyasi rakibini ortadan kaldırmaya, milletin iradesini baskı altına almaya çalışıyorsa, asıl o ülkesine, milletine düşmanlık ediyordur. Bu iftiraları kurgulayanlar, bu iftiralarına yargıyı alet edenler, bu iftiralara yargıda, medyada alet olanlar günü gelecek, bu yaptıklarının hesabını hem hukuk önünde hem milletin karşısında ödeyecekler. Hem bu dünyada hem ahirette hesap verecekler. Kötülükleri, zalimlikleri beyhudedir. Ne yaparlarsa yapsınlar başaramayacaklar. Milletin büyüklüğü ve kudreti karşısında yenilmeye mahkumlar. Ekonomiyi batırıp ülkeyi bitmeyen bir krizin içine düşürenler; milletin yargıya güvenini yerle bir edenler; eğitimde, sağlıkta büyük başarısızlıklara, yolsuzluklara, adaletsizliklere imza atanlar, yolun sonuna geldiler. İktidarda kalabilmek için uluslararası güçlere her türlü tavizi verenler, ormanlarımızı, derelerimizi, madenlerimizi yabancılara peşkeş çekenler, şimdi de Eskişehir’in nadir element rezervlerine gözlerini dikenler, yolun sonuna geldiler. Kazandığı parayla geçinemeyen, borçlanmadan yaşayamayan on milyonlarca dar gelirlinin, işçinin, esnafın, çiftçinin, emeklinin ahını alanlar, yolun sonuna geldiler. Ülkesinden umudu kesip yönünü yurtdışına çeviren gençlerin ahını alanlar, yolun sonuna geldiler. Ekonomik ve toplumsal hayattan dışlanan, şiddet karşısında çaresiz bırakılan, maruz kaldıkları eşitsizlikleri sorgusuz sualsiz kabul etmeleri beklenen kadınların ahını alanlar yolun sonuna geldiler. Onlar yolun sonunda, ama biz yolun başındayız. Onlar sandıktan, milletten köşe bucak kaçıyor, biz ise sandığa, millete koşuyoruz. Hep birlikte, canla başla, umutla cesaretle, yılmadan hedefe yürüyoruz. Çünkü bu yolun sonunda sadece iki seçenek var: Ya hep birlikte, omuz omuza vereceğiz, cumhuriyetimize, demokrasimize, hak ve hürriyetlerimize sahip çıkacağız, ya da her geçen gün daha da artan, herkesi hedef alan bir büyük zulüm ve istibdat altında kalacağız. Ya milletin kanını emen bir avuç insanı evlerine gönderip huzura ve refaha, bolluğa ve berekete kavuşacağız ya da yokluk ve yoksulluğa, haksızlık ve adaletsizliğe mahkûm kalacağız. Bunun orta yolu yoktur. Sadece iki seçeneğimiz var: Ya adalet ya sefalet…. Ya adalet ya esaret… Her birimiz, tarafımızı seçmek ve harekete geçmek zorundayız. Eskişehir, tarafını seçmiştir. Milletimiz, tarafını seçmiştir. Şimdi dönün ve içinde olduğunuz o büyük, o kudretli kalabalığa bir bakın. İşte o gördüğünüz azim ve kararlılık ülkemizin geleceğidir. Bizler, her türlü ayrımı geride bırakmış, sadece cumhuriyet ve demokrasi, adalet ve hürriyet, refah ve kardeşlik için bir araya gelmiş on milyonlarız. Hep bir arada ve omuz omuzayız. Sabredeceğiz, gayret edeceğiz, cesaret edeceğiz. Ve mutlaka başaracağız. Her şey çok güzel olacak."

Kazım Kurt, Avrupalı Belediye Başkanları ile İmamoğlu Ziyaretinde Haber

Kazım Kurt, Avrupalı Belediye Başkanları ile İmamoğlu Ziyaretinde

Eurocities Genel Sekreteri André Sobczak, Barselona, Sofya, Zagreb, Atina, Utrecht, Budapeşte, Timișoara belediye başkanları ile Paris ve Madrid Belediye Başkan Yardımcılarından oluşan Eurocities heyeti, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na dayanışma ziyareti gerçekleştirdi. Ziyarete, Eurocities üyesi olan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da katıldı. Heyet, Ekrem İmamoğlu’na destek vermek ve kendisine demokrasi ödülünü takdim etmek üzere İstanbul’da bir araya geldi. Ziyaret, aynı zamanda Eurocities ile B40 Balkan Şehirleri Ağı’nın ortak dayanışma adımı olarak dikkat çekti. Tüm toplantılarda yer alan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ziyareti şu sözlerle değerlendirdi: “Eurocities ailesinin bir üyesi olarak dostlarımızla birlikte İstanbul’dayız. Ekrem İmamoğlu’na verilen bu destek ve takdim edilen demokrasi ödülü, yalnızca bir jest değil; demokrasinin, özgürlüklerin, insan haklarının ve hukukun üstünlüğünün evrensel değerler olduğunun altını çizen güçlü bir mesajdır. Yerel yönetimler, halkın iradesini temsil eden en demokratik kurumlardır. Bu nedenle seçimlerin özgür iradeyle yapılması, yargının bağımsız olması ve temel hakların güvence altına alınması, demokrasinin vazgeçilmez şartlarıdır. İstanbul’da verilen bu dayanışma mesajı, yalnızca Türkiye için değil, tüm Avrupa için de önemlidir. Bizler, özgürlükleri kısıtlayan, halkın iradesini yok sayan anlayışların karşısında, eşitlikten, adaletten ve demokrasiden yana olmaya devam edeceğiz. Eurocities ve B40’ın bu ortak iradesi, yerel yönetimlerin demokrasi mücadelesinde ne kadar güçlü bir aktör olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.”

Kazım Kurt’tan Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na Ziyaret Haber

Kazım Kurt’tan Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na Ziyaret

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt Silivri'de tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, millet iradesinin gasp edildiği 19 Mart darbesiyle haksız yere tutuklanan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu bugün Silivri Cezaevi’nde ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Kazım Kurt, İmamoğlu’nun tutuklanmasının sadece bir siyasi şahsiyete değil, doğrudan halkın iradesine vurulmuş bir darbe olduğunu söyledi. Kurt, “Türkiye, hukuk ve demokrasi sınavından geçiyor. Sandıkta yenemediklerini kumpaslarla, yargı oyunlarıyla susturabileceklerini sananlar büyük bir yanılgı içerisindedir. Millet iradesi, hiçbir karanlık gücün esiri olamaz.” dedi. Ekrem İmamoğlu’nun dimdik, güçlü ve kararlı duruşuna şahit olduğunu belirten Başkan Kurt, “Bugün Sayın İmamoğlu’nun gözlerinde halkımızın umudunu, direncini ve geleceğe dair kararlılığını gördüm. Bütün bu hukuksuzluklara rağmen halkın iradesi kazanacak. Demokrasiye pranga vurmak isteyenler, tarihin çöplüğünde kaybolacaktır.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin içinde bulunduğu baskı ortamını aşacak yegane gücün halkın birlik ve beraberliği olduğunu vurgulayan Kurt, “Umudumuzu asla yitirmeyeceğiz. Hep birlikte mücadele ederek, çocuklarımıza özgür, adil, huzurlu ve aydınlık bir Türkiye bırakacağız. Gün gelecek, bu ülke yeniden demokrasiyle nefes alacak. Ve biz o gün geldiğinde çok daha güçlü olacağız. Çünkü her şey, ama her şey çok güzel olacak.” sözleriyle açıklamasını tamamladı. Ekrem İmamoğlu’ndan Eskişehirlilere mesaj Ziyaret sırasında Eskişehirlileri de unutmayan Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu kendi el yazısı ile kaleme aldığı mesajında şu ifadelere yer verdi: “Eskişehir'e Odunpazarı ilçemize, hemşehrilerim ve dostlarıma içten selam, saygılarımı iletiyorum. Türkiyemiz için tarihi sorumluluklar içerisindeyiz. Çok yönlü birikmiş, problemlerin çözümlerini milletçe bulmalıyız. Aziz milletimizin karakteri, kabiliyeti, kararlılığı ve deneyimi bütün sorunları çözmeye yeterlidir. Milletimizin önünü kesen mevcut anti demokratik, hukukun üstünlüğünü yerle bir eden absürt sistemi tarihin derinliklerine göndererek çocuklarımıza ve gençlerimize aydınlık bir geleceği huzur, güven, barış içerisinde müreffeh Türkiye’yi hazırlamak mecburiyetindeyiz. Mucizeleri gerçekleştirmeyi Eskişehir halkı çok iyi bilir. Sizleri hasretle selamlıyorum, özgür günlerde çok yakında buluşmak dileğiyle. Her şey çok güzel olacak!”

Çakırözer ve Süllü’den Silivri’de Tutuklu Belediye Başkanlarına Ziyaret Haber

Çakırözer ve Süllü’den Silivri’de Tutuklu Belediye Başkanlarına Ziyaret

CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü Silivri Cezaevi’nde tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tutuklu belediye başkanları, bürokratlar ve gazetecileri ziyaret etti. Ziyaretleri sonrasında cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Çakırözer ve Süllü, adaletsizliklerin bir an önce sona erdirilerek cezaevindeki haksız hukuksuz tutuklu belediye başkanları, bürokrat ve gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi. Çakırözer ve Süllü, ziyaretlerinde Ekrem İmamoğlu ve Zeydan Karalar’ın Eskişehirlilere mesajlarını da paylaştı. Başkanlar mesajlarında demokrasi mücadelesine devam edecekleri vurgusu yaparken, Eskişehirlilere selam ve saygılarını iletti. “BAŞKANLARIMIZI SERBEST BIRAKIN” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Silivri Cezaevi’nde tutuklu belediye başkanları, bürokratlar ve gazetecileri ziyaret etti. Çakırözer ve Süllü ziyaretleri sonrasında cezaevi önünde açıklamalarda bulunurken, İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın Eskişehirlilere mesajını paylaştı. Çakırözer ve Süllü şu açıklamaları yaptı: “Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar, ilçe belediye başkanlarımız ile bürokratları ziyaret ettik. Hepsinin güçleri, motivasyonları yerinde ama kendilerine yapılan hukuksuzluktan son derece tepkililer. Bir an önce hakim karşısına geçerek kendilerinin masumiyetini ispat etme niyetindeler. İddianamelerinin bir an önce yayınlanması ve karşı karşıya kaldıkları iftiralara yanıt vermek için bekliyorlar. Buradan çağrımız bir an önce bu hukuksuzlukların sona ermesi ve başkanlarımızın, bürokratların serbest bırakılması. Yargılama yapılacaksa da bu yargılamaların tutuksuz yapılması. Başkanlarımızın ve bürokratlarımızın yanındayız. İktidara gelip bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi, barışı, hak ve hukukun üstünlüğünü getirene dek mücadelemizden bizi kimse yıldıramayacak.” “MİLLETÇE KAZANACAĞIMIZ GÜNLER YAKINDIR” Çakırözer ve Süllü, tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan karaların Eskişehirlilere mesajını da paylaştı. Ekrem İmamoğlu Eskişehirlilere gönderdiği mesajda şunları söyledi: “Eskişehirli hemşehrilerimize çok sevgi ve selamlarımı iletiyorum. Adalet mücadelemiz çok önemlidir ve tarihlidir. Demokrasi mücadelemiz Türkiye için çok önemlidir. Hep birlikte milletçe kazanacağımız günler yakındır. Millet büyüktür, Azim ve kararlılıkla İfade ediyorum; Her şey çok güzel olacak!” “MÜCADELEMİZ İLE ESENLİĞE KAVUŞACAĞIZ” Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise, Eskişehirlilere selam ve saygılarını göndererek şu mesajı verdi; “Sevgili Eskişehirliler, Yılmaz abimizin bozkırın ortasında vaha olan bu yeri modern hâle getirdiği güzel şehrimiz, güzel şehrimizin güzel insanları, iki vekilimiz ziyarete geldi. Jale hanım, Utku Bey’e çok teşekkür ediyorum. Bu vesileyle çok sevdiğim şehrin saygın insanlarına buradan bir selam, sevgi göndereyim dedim. Bu günler geçer hepimiz mücadelemiz sonucunda esenliğe kavuşacağız. Dik durmaya devam. Saygılarımla”

Bu Ülkenin Hikayesini Yeniden Yazacağız! Haber

Bu Ülkenin Hikayesini Yeniden Yazacağız!

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Adana Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Adana Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ı ziyaret etti. Ziyaret sonrası yaptığı açıklamada Arslan, içerideki morallerin yüksek olduğunu ve umutlarının diri olduğunu vurguladı. “Her birinin morali çok yüksek” Ziyaretin ardından değerlendirmede bulunan CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, şu ifadeleri kullandı: “Bugün Silivri’deyiz. Silivri Cezaevlerinde Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu, Adana Seyhan Belediye Başkanımız Oya Tekin ve Adana Ceyhan Belediye Başkanımız Sevgili Kadir Başkanımızı ziyaret ettik. Her birinin morali çok yüksek. Her biri bütün Türkiye’deki arkadaşlarımıza selam ve sevgilerini, mücadele selamlarını iletiyorlar.” “Silivri zindanlarında camın ötesi soğuk” *Arslan, cezaevi koşullarına ve İmamoğlu’nun duruşuna da dikkat çekerek şunları söyledi:* “Silivri zindanlarında camın ötesi soğuk. Silivri’nin adı, fiziksel yapısı soğuk ama Ekrem Başkanımızın bakışları öylesine sıcak ki Türkiye’nin bütün meydanlarını ısıtıyor.” “Kazanmanın ötesinde inancımızı kaybetmemek var” Ziyaretin sadece bir dayanışma mesajı değil, aynı zamanda toplumsal mücadeleye dair kararlılığı yansıttığını belirten Arslan, şöyle devam etti: “Kazanmak elbette önemli ama kazanmaktan çok daha güçlü bir şey varsa o da inancımızı kaybetmemektir. Ve mesele bir şehri savunmaktan öte bir ülkeyi ayağa kaldırmaktır.” “Kalpler ona açık, duvarlar değil” İmamoğlu’nun halkın gönlündeki yerinin dört duvarla sınırlanamayacağını vurgulayan Arslan, şu değerlendirmeyi yaptı: “Ekrem Başkanımız, ülkemizdeki milyonlarca yurttaşımızın kalbinde yer edinerek bu dört duvar arasında sıkıştırılmak isterse bile Türkiye’nin bütün meydanlarında, bütün sokaklarında, bütün kapıların, bütün kalplerin ona açık olduğunu biliyoruz. Ama bize bu zulmü yaşatanların dışarıda özgür gibi görünseler de özgür olmadıklarını da biliyoruz.” “Bu ülkenin hikayesini yeniden yazacağız” CHP’li Arslan, açıklamasının sonunda toplumsal değişim iradesini şöyle dile getirdi: “İşte buradan hareketle de Ekrem Başkanımızla birlikte milyonlarca yurttaşımızla önümüz dönemde çok büyük bir hikayeyi yazıp çok kısa süre içerisinde tekrar hukuk devletini, anayasal devleti, demokrasiyi, temel insan hak ve özgürlüklerini tekrar tesis edeceğiz. Ve bu ülkede milyonlarca yurttaşımızla özgürlük türkülerinin söylendiği güzel mutlu günleri göreceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.