SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekonomik Sıkıntılar

Porsuk Haber Ajansı - Ekonomik Sıkıntılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Sıkıntılar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emre Genç’ten Kurşunlu Külliyesi Tepkisi: “Burayı Kime Vereceksiniz?” Haber

Emre Genç’ten Kurşunlu Külliyesi Tepkisi: “Burayı Kime Vereceksiniz?”

Odunpazarı Belediyesi YENİ Parti Meclis Grup Başkanı Emre Genç, belediyenin kasım ayı meclis toplantısının ilk oturumunda yaptığı gündem dışı konuşmada Kurşunlu Külliyesi’nde yaşanan tahliye sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Hukuki sürecin henüz sonuçlanmadığını belirten Genç, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne sözleşme talebinde bulunduklarını ancak yanıt alamadıklarını söyledi. Genç, külliyenin hangi kuruma veya vakfa devredileceğinin kamuoyuna açıklanmasını isteyerek, “Bir tarafta Birlik Vakfı, bir tarafta TÜGVA. Burayı kime vereceksiniz?” diye sordu. Odunpazarı Belediyesi Kasım Ayı Meclis Toplantısı'nın 1. oturumunda gündem dışı söz alan Odunpazarı Belediyesi YEN Parti Meclis Grup Başkanı Emre Genç, Kurşunlu Külliyesi'nde yaşanan tahliye tartışmalarını gündeme taşıdı. Külliye ile ilgili hukuki sürecin devam ettiğini vurgulayan Genç, mahkemenin yürütmeyi durdurma talebini reddetmediğini, Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün savunmasının alınmasının ardından değerlendirme yapılacağını ifade etti. Mahkemenin yürütmeyi durdurma talebiyle ilgili henüz nihai bir karar vermediğini belirten Genç, sürecin devam ettiğini söyledi. Genç, “Kurşunlu Külliyesi’nde mahkeme yürütmeyi durdurmaya ret kararı vermedi. Açmış olduğumuz tahliye davası ile ilgili Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün cevabı geldikten sonra yürütmeyi durdurmayla ilgili bir değerlendirme yapacağını söyledi. O yüzden hâlâ dava devam etmekte” dedi. Belediyenin sözleşme yapmaktan kaçınmadığını, aksine Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden sözleşme talep ettiğini dile getiren Genç, 2 Şubat 2026 tarihinde Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne beş yıllık kira sözleşmesi yapılması için yazı gönderdiklerini anlattı. Söz konusu yazıya yanıt verilmediğini ve bu nedenle dava açarak haklarını aramaya çalıştıklarını belirten Genç, “Biz sözleşme yapmıyoruz demiyoruz. Aksine gelin, çıkartmış olduğunuz yönetmelik gereğince biz de sözleşme yapın diyoruz. Şartlarınızı ortaya koyun diyoruz. Vakıflar Bölge Müdürlüğü bize yanıt vermiyor, zımnen reddediyor. Biz de gidip dava açıyoruz, hakkımızı aramaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “Kurşunlu Külliyesi'ni kime vereceksiniz?” Tahliye sürecinin devam eden dava sırasında yeniden gündeme geldiğini belirten Genç, külliyenin geleceğine ilişkin belirsizliğe dikkat çekti. Birlik Vakfı ve TÜGVA isimlerini gündeme getiren Genç, külliyenin hangi kuruma verileceğinin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Genç, “Burada aslında bize yazılı cevap soracaklarsa şunu söylesinler: Burayı kime vereceksiniz? Bir tarafta Birlik Vakfı, bir tarafta TÜGVA. Burayı nereye vereceğinizi kamuoyuyla paylaşın. Öncelikle onu buradan belirteyim” diye konuştu. Odunpazarı Belediyesi'nin hiçbir kiracıyı zorla tahliye etmediğini söyleyen Genç, belediyenin gerçekleştirdiği ihalelerin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapıldığını ve tüm işlemlerin kayıt altında bulunduğunu kaydetti. “Külliyenin yaşatılması için 20 personelle çalıştık” Kurşunlu Külliyesi'nin çevresinin gezilebilir, görülebilir ve yaşanabilir bir alan olması için belediye olarak çalışmalar yürüttüklerini belirten Genç, bu kapsamda 20 personelin görev yaptığını söyledi. Tahliye sürecine rağmen umutlarını kaybetmedikleri için festival ve etkinlikleri sürdürdüklerini ifade eden Genç, külliyede faaliyet gösteren esnafın ve çalışanların da belirsizlikten etkilendiğini dile getirdi. Genç, “Biz burada hiçbir kiracıyı tahliye etmedik. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ihalelerimizi gerçekleştirdik. Her bir ihalemiz kayıt altında. İstedikleri zaman onu da paylaşıyoruz. Burada esnafımız bir faaliyet gösteriyor. Biz hâlâ umudumuzu kaybetmedik. Mücadele etmeye devam ettiğimiz için belki bu kadar sert gelmezler düşüncesiyle festivallerimize devam ettik, çalışmalarımızı sürdürdük. 20 personelimizle birlikte külliyenin çevresinin gezilebilir, görülebilir, yaşanabilir bir alan olması için çalıştık” dedi. Konuşmasında Kurşunlu Külliyesi'ndeki cam sanatları atölyesine de değinen Genç, belediye arşivlerinde yaptıkları incelemelerde atölyenin geçmişine ilişkin bilgilere ulaştıklarını söyledi. 2011 yılında cam atölyesinin bulunduğu alanda BEBKA'dan hibe desteği alındığını ve Avrupa standartlarında bir cam atölyesi oluşturulduğunu belirten Genç, geçmişte yapılan çalışmaların bugün de aynı şekilde sürdürüldüğünü ifade etti. Cam atölyesinin mevcut faaliyetlerine devam ettiğini, uluslararası cam festivallerinin düzenlendiğini ve Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin burada eğitim aldığını kaydeden Genç, kursiyerlerin de atölyeden yararlandığını söyledi. Genç, “Burhan Bey zamanında yapılmış olan cam atölyesi aynı koşullarda devam ediyor. Aynı cam festivali uluslararası anlamda devam ediyor. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin eğitim aldığı, kursiyerlerin kurs gördüğü, insanların gezip gördüğü bir cam atölyesini maalesef siyasi saiklerle kapatmak durumunda kalıyoruz. Faktörü burada kamuoyuna bırakmak gerekiyor” ifadelerini kullandı. Külliyede bulunan sanat eserlerinin geleceğine ilişkin endişelerini de dile getiren Genç, tahliye işleminin gerçekleşmesi durumunda hem eserlerin hem de burada çalışan personelin nasıl etkileneceğinin belirsiz olduğunu söyledi. Esnafın iş yerlerini kapatmak zorunda kalabileceğini ve belediyede çalışan 20 personelin işsiz kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Genç, külliyedeki eserlerin yalnızca tahta parçalarından ibaret olmadığını, uluslararası sanatçıların imzasını taşıyan çalışmalar bulunduğunu vurguladı. Külliyede özgürlük, barış ve adalet temalı eserlerin yanı sıra 2025 yılında doğa temasıyla hazırlanan çalışmaların da bulunduğunu anlatan Genç, Koreli bir sanatçının Kore geleneklerine uygun olarak kötülüklerden korunma temasını işleyen eserine de dikkat çekti. Söz konusu eserlerin bazı çevreler tarafından “ucube” olarak nitelendirildiğini belirten Genç, bu değerlendirmelerin eserlerin niteliği ve anlamı bilinmeden yapıldığını savundu. Külliyede geçtiğimiz hafta uluslararası kore etkinliği gerçekleştirildiğini ve alanda her gün yaklaşık 60 kursiyerin faaliyetlere katıldığını söyleyen Genç, sanatçıların da Eskişehir ve Odunpazarı'nda düzenlenen festivalleri kendi sosyal medya hesaplarından paylaşarak kentin tanıtımına katkı sunduklarını ifade etti. “Külliyenin giderlerini de belediye karşılıyor” Kurşunlu Külliyesi'nin yalnızca etkinliklerin düzenlendiği bir alan olmadığını, bakım ve işletme giderlerinin de belediye tarafından karşılandığını belirten Genç, kira gelirleri ve personel giderleri üzerinden yapılan tartışmalara yanıt verdi. Külliyede 20 personelin çalıştığını, yakıt giderinin yaklaşık 600 bin lira seviyesinde olduğunu söyleyen Genç, bakım ve çevre düzenlemesi çalışmalarının da Odunpazarı Belediyesi tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti. Genç, külliyenin mevcut faaliyetleriyle yaşatılması için belediyenin önemli bir emek ve kaynak harcadığını dile getirdi. Eti Göç Müzesi ve Kanlıpınar Göleti'ni örnek gösterdi Konuşmasında geçmiş dönemlerde belediyenin kullanımında olan bazı alanları da gündeme getiren Genç, Eti Göç Müzesi'ne bağışlanan eserlerin nerede olduğunun bilinmediğini öne sürdü. İnsanların müzeye güvenerek eşyalarını bağışladığını ifade eden Genç, “Eti Göç Müzesi'ndeki eserler ne oldu? İnsanlar özellikle Eti Göç Müzesi'ne eşyalarını bıraktılar, bağışladılar. Şu anda eserler nerede? Hiç kimse bilmiyor” dedi. Kanlıpınar Göleti'nin de geçmişte mesire alanı olarak kullanıldığını hatırlatan Genç, alanın Devlet Su İşleri tarafından belediyeye verildiğini, daha sonra belediyenin kullanımından alındığını söyledi. Devlet Su İşleri'nin bir süre sonra alanın temizlenmesi için belediyeyle iletişime geçtiğini belirten Genç, bugün bölgeye kaç kişinin gittiğinin de sorgulanması gerektiğini ifade etti. Dede Korkut Parkı'na ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Genç, parkın Adalet ve Kalkınma Partisi'nin etkinlik alanına dönüştüğünü savundu. “Fuar konusunda yapılan eleştiriler çelişkili” Genç, Odunpazarı Belediyesi'nin düzenlediği fuar ve festivaller üzerinden esnafın mağdur edildiği yönünde eleştiriler yapıldığını ancak benzer etkinliklerin farklı kurumlar tarafından düzenlenmesinin eleştirilmediğini söyledi. Erzurum Günleri adı altında düzenlenen yeme içme fuarını örnek gösteren Genç, belediyenin etkinliklerine yönelik eleştirilerle diğer organizasyonlara gösterilen yaklaşım arasında çelişki bulunduğunu savundu. Kurşunlu Külliyesi'nin de benzer bir sürecin içine sürüklendiğini ileri süren Genç, belediyenin elindeki alanın hangi kuruma verileceğinin net olmadığını söyledi. “Mevlevihane ve diğer kültürel faaliyetler devam ediyor” Külliye içerisindeki diğer kültürel faaliyetlerin sürdüğünü belirten Genç, Mevlevihane'nin kapanmadığını, faaliyetlerinin ve fotoğraf müzesinin çalışmalarına devam ettiğini ifade etti. Külliyenin tamamının belediyenin elinden alınmasına yönelik girişimlerin siyasi amaçlar taşıdığını savunan Genç, yargı süreci henüz sonuçlanmadan tahliye işlemlerinin gerçekleştirilmek istenmesine tepki gösterdi. Belediyenin eserleri sergilemek için alternatif alanlarının bulunduğunu da belirten Genç, Odunpazarı'nda çağdaş sanatlar galerisi, sanat merkezi ve cam müzesi gibi farklı mekânların olduğunu söyledi. Ancak asıl amaçlarının yalnızca eserleri başka bir yere taşımak olmadığını, Kurşunlu Külliyesi'nin mevcut işleviyle yaşamaya devam etmesini istediklerini vurguladı. Tahliye işleminin gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkabilecek sonuçlara dikkat çeken Genç, esnafın iş yerlerini kapatabileceğini, çalışanların işsiz kalabileceğini ve sanat eserlerinin geleceğinin belirsizleşeceğini söyledi. Kaymakamlığın daha önce aldığı kararı da değerlendiren Genç, kararın hukuki ve idari süreçler açısından yerinde olduğunu düşündüklerini ifade etti. Tahliye işleminin telafisi güç ve imkânsız zararlar doğurabileceğini belirten Genç, belediyenin hukuka güvendiğini ve mücadelesini sürdüreceğini kaydetti. Tahliye gerekçeleri arasında külliyenin aşevi olarak kullanılmasının gösterilmesine de tepki gösteren Genç, Odunpazarı Belediyesi'nin zaten bir aşevinin bulunduğunu hatırlattı. Ekonomik koşullar nedeniyle aşevlerine duyulan ihtiyacın arttığını belirten Genç, “Tahliye gerekçelerinin bir tanesinde burayı aşevi yapacağız diyorlar. Ya el insaf. Odunpazarı Belediyesi'nin de bir aşevi var. Gönül ister ki kimse gelip de aşevinden faydalanmasın. Ekonomik refah seviyesinde olalım, biz de bu aşevini kapatalım diyelim. Ama ekonomi o kadar kötü ki, zihniyet o kadar net ki, aşevi yapacağız diyorlar” diye konuştu. “Eskişehir'in gerçek gündemi ekonomik sıkıntılar” Konuşmasının son bölümünde Eskişehir'in gündeminin yalnızca Kurşunlu Külliyesi üzerinden şekillenmemesi gerektiğini belirten Genç, kentte ekonomik sıkıntılar yaşayan vatandaşların, işçilerin ve çocukların sorunlarına dikkat çekti. Külliye tartışmalarının kent gündeminde bu kadar geniş yer tutmasına tepki gösteren Genç, siyasi aktörlerin Eskişehir'in ihtiyaç duyduğu projelere ve vatandaşların yaşadığı ekonomik sorunlara odaklanması gerektiğini söyledi. AK Parti İl Başkanı'na da seslenen Genç, külliyenin tahliyesi konusunda gösterilen çabanın kentteki ekonomik sorunların çözümü için de gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasının sonunda AK Parti Meclis Grup Başkanı Mehmet Kepez'e seslenen Emre Genç, Kurşunlu Külliyesi'nin geleceğine ilişkin sorusunu yineledi. Genç, “Sayın Kepez, net olarak, samimi bir şekilde ben buradan soruyorum, konunun da takipçisi olacağız. Burayı kime vereceksiniz?” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

İl Başkanı Çağlar Ölce: "Parklar Hepimizin, Annelerimizin Yanındayız" Haber

İl Başkanı Çağlar Ölce: "Parklar Hepimizin, Annelerimizin Yanındayız"

Dede Korkut Parkı’nda bebekleriyle spor yapan 75 annenin "izinsiz etkinlik" gerekçesiyle alanın dışına çıkarılmasına Anahtar Parti'den sert tepki geldi. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, yaptığı açıklamada "Devletin görevi annelerin önüne engel koymak değil, onların hayatını kolaylaştırmaktır" ifadelerini kullandı. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce Dede Korkut Parkı önünde yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir’de 75 anne, bebekleriyle birlikte biraz hareket etmek, spor yapmak ve güzel vakit geçirmek için Dede Korkut Parkı’na gitti. Ancak bu anneler, izin almadan etkinlik yaptıkları gerekçesiyle parktan çıkarıldı. Evet, yanlış duymadınız. Şehrimizde gerçekten böyle üzücü ve bir o kadar da tuhaf bir olay yaşandı. Anne Bebek Hareket Kulübü üyesi kadınlar, bebekleriyle birlikte spor yapmak istedikleri için parkın dışına çıkarıldı. Şimdi sormak istiyoruz. Bir annenin bebeğiyle parka gitmesi, yürüyüş yapması, spor yapması neden sorun olsun? Parklar bunun için değil mi? Annelerimiz ve çocuklarımız bu parkları kullanamayacaksa kim kullanacak? Üstelik bu olay, Cumhurbaşkanımızın oğlu Bilal Erdoğan’ın Eskişehir’de anne ve çocuğun öneminden söz etmesinden sadece bir gün sonra yaşandı. Bir tarafta annelerin ve çocukların ne kadar değerli olduğu anlatılıyor, diğer tarafta bebekleriyle spor yapmak isteyen anneler parkın dışına çıkarılıyor. Biz bu çelişkiyi anlamakta gerçekten zorlanıyoruz. Daha da ilginç olanı var. İktidar partisinin Eskişehir İl Başkanı, yaklaşık 40 gün önce, "Dede Korkut Parkı Eskişehirlilerindir. Dolayısıyla tüm Eskişehirlileri buraya davet ediyoruz." demişti. Peki, ne oldu? O davet artık geçerli değil mi? Bu anneler Eskişehirli değil mi? Bu bebekler bizim çocuklarımız değil mi? Madem Dede Korkut Parkı Eskişehirlilerin, o zaman bu anneler neden parkın dışına çıkarıldı? Buradan açıkça soruyoruz. Siz insanları parklara davet ederken gerçekten bütün Eskişehirlileri mi kastediyorsunuz, yoksa yalnızca sizin uygun gördüğünüz kişileri mi? Bu parkı kendi partinizin arka bahçesi gibi kullanmayı biliyorsunuz. Ama konu bebekleriyle spor yapmak isteyen anneler olunca karşımıza izin meselesini çıkarıyorsunuz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Devletin görevi annelerin önüne engel koymak değil, onların hayatını kolaylaştırmaktır. Bir annenin bebeğiyle güven içinde vakit geçirebildiği, rahatça yürüyebildiği ve spor yapabildiği parklar istiyoruz. Bugün ülkemizde çocuk sahibi olmak istediği hâlde ekonomik sıkıntılar nedeniyle bu hayalini erteleyen çok sayıda kadın var. Hayat pahalılığı, bebek bezinden mamaya kadar her şeyin fiyatını artırmış durumda. Aileler çocuk büyütmenin maddi yükünü her geçen gün daha fazla hissediyor. Böyle bir dönemde annelerimizin yanında olmak, onları desteklemek hepimizin görevidir. Ama görüyoruz ki annelerimiz ekonomik sıkıntılarla mücadele ederken bir de parkta spor yapabilmek için mücadele etmek zorunda bırakılıyor. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak annelerimize ve kadınlarımıza gösterilen bu tavrı kınıyoruz. Biz annelerimizin yanındayız. Bugün de yanlarındayız, yarın da yanlarında olacağız. Ve buradan bir söz veriyoruz. İktidara geleceğiz. Ekonomiyi düzelteceğiz. Çocuk sahibi olmak isteyen ailelerin geleceğe daha güvenle bakabildiği, annelerin ve çocukların hak ettikleri değeri gördüğü bir Türkiye için çalışacağız. Çünkü biz, bir annenin bebeğiyle parkta spor yapmasının tartışma konusu bile olmaması gerektiğine inanıyoruz. Parklar hepimizin. Eskişehir hepimizin. Annelerimiz ve çocuklarımız da bu şehrin en değerli parçalarıdır."

Kılık Kıyafet Suni Gündem, Gerçek Sorunlar Maskeleniyor! Haber

Kılık Kıyafet Suni Gündem, Gerçek Sorunlar Maskeleniyor!

Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı Kamuran Arıkan, eğitim camiasının gündemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Son günlerde yeniden tartışmaya açılan öğretmenlerin kılık kıyafet konusunu değerlendiren Arıkan, bu durumun Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından suni bir gündem oluşturma çabası olduğunu savundu. Öğretmenler arasında kıyafet konusunda ciddi bir problem yaşanmadığını vurgulayan Arıkan, asıl odaklanılması gereken konuların eğitim sistemindeki yapısal krizler, ekonomik sıkıntılar ve liyakat eksikliği olduğunu dile getirdi. "Kılık Kıyafet Suni Gündemdir, Gerçek Sorunlar Maskeleniyor" Saha gözlemlerine dayanarak öğretmenlerin mesleki sorumluluk bilinciyle giyindiğini belirten Kamuran Arıkan, münferit vakaların tüm eğitim camiasına mal edilerek sistemin temel sorunu gibi sunulmasını eleştirdi. Arıkan, "Öğretmenlerin kılık kıyafeti tartışmaya açılarak kamuoyunun dikkati eğitimdeki gerçek ve derin krizlerden uzaklaştırılıyor" ifadelerini kullandı. Türk Eğitim-Sen'e Göre Eğitimin Çözüm Bekleyen Temel Sorunları Başkan Arıkan, eğitim sisteminde ivedilikle çözülmesi gereken başlıca başlıkları şu şekilde sıraladı. Öğretmenlik mesleğinin itibar kaybına uğradığını belirten Arıkan, Eğitim Fakültesi tercihlerindeki ve üniversite sınavındaki başarı sıralamalarındaki düşüşe dikkat çekti. Eş durumu tayini bekleyen öğretmenlerin aile bütünlüğünün korunamadığını ifade eden Arıkan, asker ve polislere tanınan il emri hakkının diğer kamu görevlilerine de verilmesi gerektiğini vurguladı. Okullara yeterli ödenek ayrılmadığını, İŞKUR personeliyle yürütülen geçici çözümlerin yetersiz kaldığını ve okulların hijyenik açıdan göreve hazır olmadığını belirtti. Atamalardaki mülakat sistemini eleştiren Arıkan, geçmişte mağdur olan 1611 öğretmenin haklarının sendikal mücadeleyle iade edilmesine rağmen 3 yıldır atanamadıklarına ve proje okullarındaki seçilim adaletsizliğine değindi. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamalarının devam ettiğini hatırlatan Arıkan, haftada 30 saat derse giren ücretli öğretmenlerin asgari ücretin dahi altında gelir elde ettiğini söyledi. Fiziki şartları yetersiz, yıkım kararı bulunan veya ikili eğitim yapan okulların durumuna işaret ederek, 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin ve sınav modelinin sil baştan ele alınması gerektiğini beyan etti. Öğretmenlerin hem veli hem öğrenci karşısında otoritesini kaybettiğini, öğrenciye kılık kıyafet uyarısında bulunan bir öğretmenin dahi haksız disiplin cezalarıyla karşılaşabildiğini aktardı. Yüksek kayıt ücretleri, okul kantinlerindeki fahiş fiyatlar nedeniyle öğrencilerin bir tosta erişmekte zorlandığını, çalışan ailelerin ise kreş ve bakım desteğinden yoksun olduğunu vurguladı. Emeklilik Sistemi Kilitlendi: Eskişehir Örneği Öğretmenlerin özlük hakları ve emeklilik koşullarına ilişkin somut rakamlar paylaşan Arıkan, Eskişehir'deki çarpıcı değişimi şu verilerle aktardı: "Eskişehir’de geçmiş yıllarda yılda ortalama 400 ile 650 arasında öğretmen emekli oluyordu. Bu durum, genç öğretmenlerin sisteme dahil olmasını sağlıyordu. Ancak bugün bu sayı yıllık 60-70 civarına kadar düştü." Emekli maaşlarındaki sert düşüşün bu durumu tetiklediğini belirten Arıkan, seyyanen zamların ve başöğretmenlik/uzman öğretmenlik tazminatlarının emekliliğe yansıtılmaması nedeniyle öğretmenlerin çalışırken aldıkları maaşın yarısından bile azına mahkûm edildiklerini, bu yüzden 65 yaşına kadar çalışmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bu kilitlenmenin sonucunda ise okullarda norm kadro fazlası öğretmen sorununun baş gösterdiğini kaydetti.

Odunpazarı Kent Konseyi'nden Esnaf Odalarına Ziyaret Haber

Odunpazarı Kent Konseyi'nden Esnaf Odalarına Ziyaret

Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru, Vadişehir Mahallesi Muhtarı ve Yürütme Kurulu Üyesi Aynur Öngel ile Kurtuluş Mahallesi Muhtarı ve Yürütme Kurulu Üyesi Akın Günyüzü, Eskişehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ni (ESESOB) ziyaret etti. Birlik Başkanlığı görevine yeni seçilen Adnan Karamanlı ve yönetimi ile bir araya gelinen ziyarette, kentin esnafının karşı karşıya kaldığı ekonomik sıkıntılar ve çözüm önerileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Ziyarette son dönemde derinleşen ekonomik krizin esnaf üzerindeki olumsuz etkileri detaylıca masaya yatırıldı. Toplantıda ayrıca Eskişehir’in uzun süredir çözüm bekleyen Kuzey ve Güney çevre yolu projelerinin gecikmesinden kaynaklanan ulaşım ve lojistik sorunları ile kent merkezinde yer alan AVM’lerin yerel esnafa verdiği zararlar başlıkları ön plana çıktı. Ziyaret sırasında değerlendirmelerde bulunan Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru, sivil toplum kuruluşlarının ve esnaf odalarının güç birliği yapmasının Eskişehir için hayati önem taşıdığını belirtti. Kentin tüm dinamiklerinin esnafın yaşadığı sıkıntılara karşı ortak akıl ve dayanışma içinde çözüm üretmesi gerektiğinin altını çizen Kumru, yeni seçilen Birlik Başkanı Adnan Karamanlı ve yönetimine başarı dileklerini iletti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren ESESOB Başkanı Adnan Karamanlı ise Odunpazarı Kent Konseyi’nin çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve önemsediklerini ifade ederek, esnafın sorunlarının çözümünde sivil toplum kuruluşlarıyla omuz omuza çalışmaya hazır olduklarını vurguladı. Karşılıklı fikir alışverişinin yapıldığı ziyaret, Eskişehir’e ve kentin emektar esnafına değer katacak ortak çalışmalar yürütülmesi yönündeki kararlılık mesajlarıyla sona erdi

İYİ Parti Odunpazarı Aysun Yılancı: "Hemşirelerin Sorunları Ertelenemez Bir İhtiyaçtır" Haber

İYİ Parti Odunpazarı Aysun Yılancı: "Hemşirelerin Sorunları Ertelenemez Bir İhtiyaçtır"

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Kadın Politikaları Başkanı Aysun Yılancı, 12-18 Mayıs Dünya Hemşireler Haftası dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Hemşirelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara, sağlıkta şiddete ve mobbinge dikkat çeken Yılancı, "Güçlü sağlık sistemi, mutlu sağlık çalışanıyla mümkündür" dedi. ​Safiye Hüseyin Elbi’nin İzinde Fedakâr Görev ​Açıklamasına Türk modern hemşireliğinin öncüsü Safiye Hüseyin Elbi’yi anarak başlayan Aysun Yılancı, hemşirelerin vatanın her köşesinde büyük bir inançla görev yaptığını vurguladı. Yılancı, "Cephede, dağda, yolda; her yerde millet aşkıyla çalışan hemşirelerimiz, sağlık sisteminin en önemli yapı taşıdır" ifadelerini kullandı. ​Hemşirelerin Çözüm Bekleyen 3 Temel Sorunu ​Başkan Yılancı, hemşirelerin kutsal görevlerini yerine getirirken boğuştuğu sorunları üç ana başlıkta topladı: ​Ekonomik Sıkıntılar ve Adaletsiz Ücretler: Düşük maaşlar ve yetersiz nöbet ücretlerinin yaşam standartlarını düşürdüğünü belirten Yılancı, artan hayat pahalılığı karşısında hemşirelerin emeklerinin karşılığını alamadığını ifade etti. ​Sağlıkta Şiddet: Hastanelerde güvenli çalışma ortamının bir zorunluluk olduğunu hatırlatan Yılancı, "Sağlık emekçilerine yönelik sözlü ve fiziksel şiddet kabul edilemez. Caydırıcı yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir" dedi. ​Psikolojik Baskı ve Mobbing: İş yerinde yaşanan psikolojik yıldırma ve adaletsiz uygulamaların çalışma barışını bozduğunu, bunun da sağlık hizmetinin kalitesini etkilediğini dile getirdi. ​"Atatürk’ün Çizdiği Yolda Hizmete Devam" ​Açıklamasının sonunda hemşirelerin özlük haklarının iyileştirilmesinin ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu savunan Yılancı, şu sözlerle veda etti: ​"Dün Çanakkale’de, Sakarya’da nasıl milletimizin yanındaysak, bugün de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda vatanımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Tüm hemşirelerimizin 12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü kutlu olsun."

CHP'li Çakırözer, Depremzede Üniversite Öğrencileri İle Buluştu Haber

CHP'li Çakırözer, Depremzede Üniversite Öğrencileri İle Buluştu

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Eskişehir’de deprem felaketinden etkilenen üniversite öğrencileriyle buluştu. Hatay ve Adıyaman’dan Eskişehir’e üniversite eğitimi almaya gelen öğrenciler aradan geçen üç yılda yaşadıklarını anlattı. Öğrencileri dinleyen CHP’li Çakırözer, “ 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. Üç yıldır acılar dinmedi. Hem deprem bölgelerinde hem de başka şehirlerde depremden etkilenen yurttaşlarımızın yaşama tutunma mücadelesi sürüyor. Onlarla dayanışmayı hep birlikte büyütmeliyiz” çağrısını yaptı. DEPREMZEDE ÖĞRENCİLERİ DİNLEDİ Türkiye’yi yasa boğan 6 Şubat depremlerinin ardından üç yıl geride kaldı. 11 ili etkileyen depremlerde on binlerce yurttaş yaşamını yitirirken, deprem bölgelerinde barınmadan sağlık ve eğitim hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar ile milyonların adalet arayışındaki ihmal ve eksiklikler sürüyor. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Eskişehir’deki üniversitelerde eğitim gören depremzede üniversite öğrencileri ile buluştu. Aradan geçen üç yılda öğrencilerin hem bulundukları şehirlerde hem de deprem bölgelerinde yaşadığı sorunları dinleyen Çakırözer, sorunların çözümü konusunda öğrencilerin kamu kurumları ile TBMM’den beklentilerini dinledi. “HALA KONTEYNERLERDE YAŞAYAN AİLELER VAR” Anadolu Üniversitesi ile Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi’ndeki çeşitli fakültelerde eğitim gören öğrenciler, deprem bölgelerinde ailelerinin yaşadığı sıkıntıları da anlattı. Hatay ve Adıyaman’da ailelerinin hala konteynerlerde yaşamaya devam ettiğini aktaran öğrenciler, “Aradan üç yıl geçti ama bölgede hala konteynerlerde yaşam mücadelesi veren ailelerimiz, akrabalarımız var. Özellikle kış döneminde büyük sıkıntılar devam ediyor. Elektrik kesiliyor, ısınma sorunu yaşanıyor. Ekonomik sıkıntılar devam ediyor. Kuradan TOKİ çıktığı halde ödemeye yapamayacağı için hakkını devreden insanlar var. Üç yıl geçti ama deprem bölgelerinde göçebe yaşamlar devam ediyor” dedi. “OKUMAK İÇİN ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ” Ailelerinin ekonomik sıkıntıları nedeniyle çalışmak zorunda kaldıklarını da söyleyen öğrenciler, “Ailelerimiz zaten orada çok zor durumdalar. Bizim dışımızda üniversitede, ortaokulda okuyan kardeşlerimiz var. Hem onların durumu hem bizim durumumuz ailelerimizi zorluyor. Bizler de burada derslerimizden arta kalan zamanlarda çalışmak zorunda kalıyoruz. Çünkü okumak zorundayız” şeklinde yaşadıkları durumu anlattı. “OTOBÜS BİLETİ ALIRKEN BİLE DÜŞÜNÜYORUZ” Öğrenciler memleketlerine gitmek istediklerinde de büyük sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını anlatırken bir öğrenci, “Ben Adıyamanlıyım bayram gelecek Adıyaman’a gitmek istediğimde sadece gidiş bileti 2 bin lira. Gidiş dönüş 4 bin lira. Bu parayı veremeyeceğim için gidemiyorum. En azından böyle zamanlarda devlet bize destek sağlayabilir” dedi. “DAYANIŞMAYI BÜYÜTMELİYİZ” Öğrencileri dinleyen CHP’li Çakırözer, “Depremin ardından hem Eskişehir’imizde hem de Türkiye’nin diğer illerinde yaşama tutunmaya çalışan yurttaşlarımız birçok sorunla karşı karşıya. Özellikle öğrenciler hem ekonomik hem psikolojik zorluklar yaşıyor. 86 milyon hep birlikte dayanışmayı büyüterek bu yaraları saracağız. Meclis’te ve yerelde depremzede yurttaşlarımızın sorunlarının çözümü için çalışacağız” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.