SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekonomi

Porsuk Haber Ajansı - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur'' Haber

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur''

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın Türkiye ekonomisine öngörülebilirlik kazandırması bakımından önemli olduğunu belirten Kesikbaş; kalıcı dezenflasyon, sürdürülebilir büyüme, istihdam artışı ve cari açığın azaltılmasına yönelik hedefleri desteklediklerini ifade etti. Kesikbaş açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “İmalat sanayisi güçlü olduğunda Türkiye’nin ekonomik direnci ve dünyadaki sözünün ağırlığı da artar. Bu nedenle dış kaynaklı haksız rekabete karşı üreticimizin korunmasını, ticaret politikası araçlarının zamanında ve etkili biçimde kullanılmasını, sanayinin üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılmasını son derece önemsiyoruz. Reel sektörle istişarenin dönemsel temasların ötesine taşınarak kurumsal ve sürekli bir yapıya kavuşturulması da alınan kararların sahadaki karşılığını güçlendirecektir. OVP’de bu başlıklara yer verilmesini, üretim ekonomisinin geleceği açısından kıymetli buluyor ve uygulama sonuçlarını yakından takip ediyoruz.” “OVP’NİN UYGULAMA SÜREÇLERİNİN MERKEZİNDE SANAYİ VE ÜRETİM YER ALMALI” Açıklamasında imalatın öneminin altını çizen Kesikbaş, “Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmesi için OVP’nin merkezine sanayi ve üretim güçlü biçimde yerleştirilmelidir. Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu sürecin ekonomik ve toplumsal maliyeti üreticinin omuzlarına bırakılmamalıdır. Enflasyonla mücadele edilirken sanayimizin yatırım kabiliyeti, sermaye yapısı ve uluslararası rekabet gücü korunmalıdır. Sanayicilerimizin önünü görebileceği, kuralları belirgin ve güven veren bir ekonomik iklime ihtiyacımız var. Üreten, yatırım yapan ve ihracat gerçekleştiren firmalara uzun vadeli, uygun maliyetli ve erişilebilir finansman sağlanmalıdır. İhracatçılar ve yatırımcılar seçici teşviklerle desteklenmeli; KOBİ’lerin işletme sermayesine erişimi kolaylaştırılmalıdır. Teknolojik, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak araçlar da sanayi politikasının temel unsurları hâline getirilmelidir. OVP’nin başarısı, hedeflerin disiplinli ve üretimi gözeten bir kamu maliyesiyle desteklenmesine bağlıdır. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların enflasyon hedefleriyle uyumlu biçimde denetlenmesi, maliyet etkilerinin yakından izlenmesi ve kamu politikalarında kararlılığın korunması, programa duyulan güveni güçlendirecektir.” “ESKİŞEHİR SANAYİSİ (2027 – 2029) OVP’DEN NE BEKLİYOR?” 1. Kural Temelli ve Öngörülebilir Ekonomi 2. Üretimi Koruyan ve Destekleyen Dezenflasyon Politikası 3. Uzun Vadeli ve Uygun Maliyetli Sanayi Dönüşüm Finansmanı 4. İhracatçıya Rekabetçi Kur ve Seçici Teşvik 5. Verimli ve Düşük Karbonlu Üretim 6. Bilgiyi Teknolojiye, Yeteneği Üretime Dönüştüren Sanayi Ekosistemi 7. Yapay Zekâ ve İleri Teknoloji Odaklı Sanayi Dönüşümü 8. Erişilebilir Sanayi Alanları ve Stratejik Üretim Bölgeleri 9. Demiryolu, Liman ve Lojistik Altyapı Seferberliği 10. Takvimlendirilmiş, Ölçülebilir ve Sahada Etkin OVP Uygulaması

ERBALDER Başkanı Neziha Bilen’den Kızılinler Çağrısı Haber

ERBALDER Başkanı Neziha Bilen’den Kızılinler Çağrısı

Eskişehir Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği (ERBALDER) Başkanı Neziha Bilen, Kızılinler Mahallesi’ndeki termal potansiyelin yıllardır atıl kaldığına dikkat çekerek ERİAD’ın hazırladığı termal projenin hayata geçirilmesi için çağrıda bulundu. Zengin termal kaynakları, Balkan kültürünün yaşatıldığı özgün dokusu ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Odunpazarı ilçesine bağlı Kızılinler Mahallesi, turizm hamlesi bekliyor. Eskişehir Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Neziha Bilen, Kızılinler’in yıllardır kendi kaderine terk edildiğini vurgulayarak, bölgenin kaderini değiştirecek termal yatırım için kamuoyuna seslendi. "Yer Altındaki Zenginlik İstihdama Dönüşmeli" Kızılinler’in sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda canlı bir kültür mirası olduğunu ifade eden Neziha Bilen, yeraltı kaynaklarının bölge halkının refahına sunulması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Kızılinler’in altında muazzam bir termal zenginlik var ancak üzerindeki insanlar yıllardır bu değerin hayata geçmesini bekliyor. Bizler inanıyoruz ki Kızılinler’in sıcak suyu, yerel kalkınmanın en güçlü motoru olmalıdır. Bölgenin önünün açılması; turizmin canlanması, yeni yatırımların gelmesi ve gençlerimiz için iş imkânlarının yaratılması anlamına geliyor." ERBALDER’den ERİAD’ın Termal Projesine Güçlü Destek Eskişehir Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ERİAD) tarafından yürütülen Kızılinler Termal Tesis Projesi’nin şehir için kaçırılmayacak bir fırsat olduğunun altını çizen Bilen, projenin arkasında olduklarını belirtti. ERİAD Başkanı Rüştü Şentuna ve yatırımcı ekibin gösterdiği kararlılığı takdir ettiklerini dile getiren ERBALDER Başkanı; sağlık, turizm ve ekonomi eksenli bu hamlenin Eskişehir'in marka değerini artıracağını vurguladı. "Bir Proje Çok Şeyi Değiştirebilir" Bölgesel kalkınmanın yerelden başladığına dikkat çeken Bilen, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "Bir mahallenin gelişimi, bir şehrin; bir şehrin kalkınması ise tüm ülkenin ivme kazanması demektir. Kızılinler’in sahip olduğu miras ve termal potansiyel daha fazla zaman kaybedilmeden geleceğe taşınmalıdır. Sürecin bürokratik engellere takılmadan tamamlanmasını istiyoruz. Çünkü bir proje gerçekten çok şeyi değiştirebilir ve Kızılinler artık beklememeli."

Kalıcı Barış Adalet ve Demokrasiyle Sağlanır Haber

Kalıcı Barış Adalet ve Demokrasiyle Sağlanır

Saadet Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı Eğitim Başkanı Nihat Çelik, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" süreciyle ilgili basın açıklaması düzenledi. Açıklamada toplumsal barış, kardeşlik ve ortak akıl vurgusu yapılırken, ekonomiden adalete ülkenin temel sorunlarına da dikkat çekildi. ​"Süreçte Emeği Geçenlere Teşekkür Ediyoruz" ​Saadet Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı'nda gerçekleştirilen basın açıklamasını Eğitim Başkanı Nihat Çelik yaptı. Konuşmasına kanunun kabulü yönünde irade ortaya koyan Saadet Partisi milletvekillerine ve Genel Başkan Mahmut Arıkan'a teşekkür ederek başlayan Çelik, farklı siyasi partilerden "kabul" oyu vererek sürecin Meclis zemininde ilerlemesine katkı sunan tüm milletvekillerine ve genel başkanlara minnettarlıklarını iletti. ​"Endişeler Dikkate Alınmalı, Değerlendirmeler Gerçek Hükümler Üzerinden Yapılmalı" ​Bunun daha büyük bir sorumluluğun başlangıcı olduğunun altını çizen Çelik, Saadet Partisi’nin genel yaklaşımının ‘Hayra motor, şerre fren olmak’ düsturuyla şekillendiğini belirtti. Çelik, süreçle ilgili kaygı taşıyan vatandaşların endişelerinin dikkate alınmasının elzem olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: ​"Hiç kimsenin soru işaretleri veya itirazları nedeniyle suçlanmaması gerekli ve önemlidir. Değerlendirmelerin söylentiler ve siyasi yorumlar üzerinden değil, yasanın gerçek hükümleri ile Türkiye’nin güvenliği açısından ortaya koyduğu imkân ve riskler üzerinden yapılması çok kıymetli olacaktır." ​"Kalıcı Barış Yalnızca Güvenlik Politikalarıyla Sağlanamaz" ​Kalıcı ve sürdürülebilir bir barışın sadece güvenlik politikalarıyla tesis edilemeyeceğini belirten Nihat Çelik; adalet, hukuk, demokrasi, ekonomik kalkınma, istihdam, eğitim ve sosyal dayanışmanın da sürecin ayrılmaz parçaları olduğuna dikkat çekti. ​Çelik, Türkiye'nin kucaklayıcı vizyonunu şu sözlerle özetledi: ​Eşit ve Onurlu Vatandaşlık: Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkes’iyle; doğusuyla, batısıyla bütün vatandaşların kendisini bu ülkenin eşit ve onurlu bir parçası olarak gördüğü bir Türkiye isteniyor. ​Ortak Kazanım: Barışın bir tarafın diğerine üstün gelmesi anlamına gelmediğini, asıl hedefin kardeşliğin güçlenmesi ve Türkiye’nin tamamının kazanması olduğu ifade edildi. ​"Çocuklarımızın Geleceğini Geçmişin Acılarına Mahkûm Etmemeliyiz" ​Bir evladın daha toprağa düşmemesi, annelerin evlat acısı yaşamaması ve gençlerin silahların değil eğitim ile üretimin peşinden gitmesi için bu imkânın değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Çelik, bu hedefe ulaşmanın yolunun düşmanlaştırmadan, istişare, sağduyu, samimi diyalog ve ortak akıldan geçtiğini belirterek, Meclis’te ortaya çıkan iradenin toplumsal mutabakata dönüştürülmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. ​"Türkiye Yeni Bir Siyasi ve Toplumsal Dile İhtiyaç Duyuyor" ​Öfke yerine sükûnet, çatışma yerine diyalog, intikam yerine adalet, ayrışma yerine kardeşlik, korku yerine güven ve kutuplaşma yerine istişarenin hayati önem taşıdığını dile getiren Çelik, Saadet Partisi'nin bu anlayışın takipçisi olmaya devam edeceğini belirtti: ​"Amacımız herhangi bir siyasi partinin başarısı değil, Türkiye’nin başarısıdır. İktidar ve muhalefetin üzerinde milletin hakkını ve Türkiye’nin geleceğini gözetmeye devam edeceğiz. Doğru gördüklerimizi destekleyecek, yanlış gördüklerimizi ise açıkça ifade etmekten çekinmeyeceğiz." ​Açıklama, ekonomi, adalet, eğitim, tarım, genç işsizliği ve yoksulluk başta olmak üzere ülkenin çözüm bekleyen diğer kronik sorunlarında da sorumluluk almaya devam edileceği mesajıyla sona erdi.

ETO Başkanı Güler: ''Finansmana Erişim Kolaylaştırılmalı!'' Haber

ETO Başkanı Güler: ''Finansmana Erişim Kolaylaştırılmalı!''

Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, tüccar ve sanayicinin finansman sorununun altını çizerek, ekonomideki çarkların dönmesi; üretimin sürdürülebilmesi, rekabetçi ticaretin ve istihdamın devam edebilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğine dikkat çekti. Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler, tüccar ve sanayicinin yaşadığı finansman sorunu hakkında değerlendirmede bulundu. 2023 yılından bu yana sıkı para politikasının devam ettiğini hatırlatan ETO Başkanı Metin Güler, mevcut ekonomi şartlarında tüccar ve sanayicinin ayakta kalabilmesi için finansman desteğinin şart olduğunu kaydetti. Yaklaşık üç yıldır fiyat istikrarını sağlamak amacıyla sıkı para politikasının uygulandığını belirten ETO Başkanı Metin Güler, bu süreçte reel sektörün hem yüksek finansman maliyetleri ve hem de krediye erişimde yaşadığı güçlükler sebebiyle zorlandığını dile getirdi. Yüksek faiz işletme maliyetlerini de artırıyor Finansman desteğinin üretim yapan, istihdam sağlayan ve katma değer oluşturan işletmeler için bir zorunluluk olduğunu belirten Güler, yüksek faiz politikasının yatırım kararlarının ertelenmesine, işletme sermayelerinin erimesine, rekabet gücünün azalmasına sebep olduğunu söyledi. Finansman maliyetlerinin artmasının üretim ve işletme maliyetlerini de artırdığını kaydeden ETO Başkanı Metin Güler, ticaretin sürdürülebilirliği için kamu bankaları ve özel bankaların da inisiyatif kullanarak, tüccar ve sanayiciye uygun koşullarda finansman sağlaması gerektiğine dikkat çekti. Bugün tüccar ve sanayiciye sağlanacak desteğin yarın ülkemiz için üretim, istihdam ve ihracat olarak geri döneceğini belirten Güler, ticari kredi faizlerinin makul seviyelere çekilmesi gerektiğinin altını çizdi. Reel sektörün desteklenmesi stratejik önem taşıyor Bankacılık sektörünün reel sektörün ihtiyaçlarını dikkate alarak üretimi desteklemesinin önemine dikkat çeken ETO Başkanı Metin Güler, reel sektörün güçlenmesinin ekonominin de istihdamın da güçlenmesi anlamına geldiğini kaydetti. KOBİ’lerin ve orta ölçekli işletmelerin ülkemiz ekonomisinin bel kemiği olduğunu hatırlatan ETO Başkanı Metin Güler, işletmelerin desteklenmesinin, finansman ihtiyacının giderilmesinin ülkemizin ekonomik geleceği açısından da stratejik öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.

5. Doğan Avcıoğlu Ödülleri İçin Başvurular Başladı Haber

5. Doğan Avcıoğlu Ödülleri İçin Başvurular Başladı

Odunpazarı Belediyesi ve Tekin Yayınevi iş birliğiyle bu yıl 5’incisi düzenlenecek Doğan Avcıoğlu Ödülleri için başvurular başladı. Tarih, ekonomi, politika, kalkınma ve sosyoloji alanlarında bilimsel araştırma ölçütlerine uygun olarak hazırlanan eserlerin değerlendirileceği ödüllerde, üç çalışma ödüle değer bulunacak. Türkiye’nin düşünce ve aydınlanma tarihinde önemli bir yere sahip olan Doğan Avcıoğlu’nun adını, eserlerini ve dünya görüşünü yaşatmak amacıyla düzenlenen Doğan Avcıoğlu Ödülleri, beşinci yılında da bilimsel üretimi desteklemeyi sürdürüyor. Odunpazarı Belediyesi ve Tekin Yayınevi iş birliğiyle gerçekleştirilen ödül programı, Avcıoğlu’nun düşünsel mirasını genç kuşaklarla buluşturmayı ve bu doğrultuda yeni bilimsel çalışmaların geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Kitapları ile kurucusu ve yazarı olduğu Yön ve Devrim dergilerindeki çalışmalarıyla Türkiye’nin tarihsel, siyasal ve ekonomik meselelerine ilişkin önemli değerlendirmeler ortaya koyan Doğan Avcıoğlu, bağımsızlık, kalkınma ve toplumsal dönüşüm üzerine düşünceleriyle Türkiye’nin aydın hareketinin önde gelen isimleri arasında yer alıyor. Ödüller de bu düşünsel mirasın yeni çalışmalarla yaşatılmasını hedefliyor. BEŞ FARKLI ALANDA ESERLER DEĞERLENDİRİLECEK Doğan Avcıoğlu Ödülleri’ne yayımlanmış veya yayımlanmamış eserlerle başvuru yapılabilecek. Yayımlanmış eserler için, eserin ilk baskısının 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında yapılmış olması şartı aranacak. Ödüle; tarih, ekonomi, politika, kalkınma veya sosyoloji alanlarından birinde hazırlanmış, araştırma-inceleme niteliği taşıyan ve bilimsel araştırma ölçütlerine uygun eserler katılabilecek. Ödül dallarında herhangi bir alt konu sınırlaması bulunmayacak. Eserlerin Türkiye Türkçesiyle kaleme alınmış olması gerekecek. Daha önce herhangi bir yarışmada ödül almış eserlerle başvuru yapılamayacak. Bir eser, yazarı dışında başka kişi veya kurumlar tarafından da aday gösterilebilecek. Ancak başkasının aday göstereceği eserlerin yayımlanmış ve bandrollü olması zorunlu olacak. HER ESER İÇİN AYRI BAŞVURU YAPILACAK Ödüle başvuracak veya aday gösterilecek eserin 7 kopyasının, yazarın özgeçmişi ve iletişim bilgileriyle birlikte hazırlanması gerekiyor. Gönderilecek zarf ya da paketin üzerine eserin hangi dala ait olduğunun mutlaka yazılması gerekiyor. Kendi eseriyle yarışmaya katılan adayların, eserin bütünüyle kendilerine ait olduğunu, daha önce herhangi bir ödül almadığını ve Doğan Avcıoğlu Ödülleri şartnamesini eksiksiz kabul ettiklerini belirten EK-1 belgesini yazılı ve imzalı olarak sunmaları gerekiyor. Birden fazla eserle başvuran adayların ise her eser için ayrı EK-1 belgesi hazırlaması gerekiyor. Başvuru sırasında adayların gerçek ad, adres ve telefon bilgilerini belirtmesi zorunlu olacak. Bununla birlikte yazarın talep etmesi halinde ad ve adres bilgileri kamuoyundan gizli tutulabilecek. Başvuru için gönderilen eserler adaylara iade edilmeyecek. Odunpazarı Belediyesi’nin resmi web sitesinde yayınlanan şartname koşullarından herhangi birine aykırılığı tespit edilen eserler ise değerlendirme dışı bırakılacak. Seçici Kurul üyeleri de ödüle başvuramayacak. DOKTORA TEZLERİ ELEKTRONİK ORTAMDA GÖNDERİLEBİLECEK Ödüle katılacak dosyaların adayların kendileri veya yakınları tarafından elden ya da taahhütlü posta yoluyla Tekin Yayın Dağıtım San. Tic. Ltd. Şti., Mimar Sinan Mahallesi Atlas Çıkmazı Sok. No: 7, 34672 Üsküdar/İstanbul adresine ulaştırılması gerekiyor. Yalnızca onaylanmış doktora tezleri, info@tekinyayinevi.com.tr e-posta adresi üzerinden elektronik olarak gönderilebilecek. Başvuruların 15 Eylül 2026 Salı günü mesai bitimine, yani saat 17.00’ye kadar belirtilen adrese ulaştırılması gerekiyor. Bu tarihten sonra ulaşan eserler değerlendirmeye alınmayacak. Gerekli görülmesi halinde Seçici Kurul kararıyla başvuru süresi, son başvuru tarihinden en az 15 gün önce kamuoyuna duyurulmak koşuluyla uzatılabilecek. ÜÇ ESERE 10 BİN TL ÖDÜL Doğan Avcıoğlu Ödülleri, Odunpazarı Belediyesi ve Tekin Yayınevi’nin davetiyle oluşturulan bağımsız Seçici Kurul tarafından değerlendirilecek. Kurulda Gökhan Atılgan, Gamze Yücesan, Mustafa Kemal Bayırbağ, Çağdaş Sümer, Tülay Gencer, Fatma Eda Çelik ve Elif Akkaya yer alıyor. Seçici Kurul tarafından başarılı bulunan 3 eserin yazarlarına Ödül Belgesi, Ödül Plaketi ve 10 bin TL para ödülü verilecek. Ödüle değer görülen eser yayımlanmamış bir dosya ise ve yazarının talebi bulunuyorsa, eserin kitap olarak yayımlanması konusunda Tekin Yayınevi tarafından destek sağlanacak. Kazanan eserler, ödül töreninden 15 gün önce kamuoyuna açıklanacak. 5. Doğan Avcıoğlu Ödülleri’nin ödül töreni ise 4 Kasım 2026 tarihinde Odunpazarı Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek. DOĞAN AVCIOĞLU KİMDİR? Avcıoğlu bugün iki açıdan ülke ve aydın hareketi için önemlidir: Birincisi, ülke üzerine düşünmek, analiz yapmak isteyen herkesin yolu mutlaka Doğan Avcıoğlu ile kesişir. Türkiye’nin Düzeni’ni veya Milli Kurtuluş Savaşı Tarihi’ni okumadan bu süreci ilerletmek neredeyse imkânsızdır. İkincisi, Avcıoğlu’nun bu uçsuz bucaksız araştırmaları ile oluşturduğu “devrim teorisi” bugün hâlâ günceldir. Avcıoğlu, Cumhuriyet’in ilerici birikimlerinin bir temsilcisiydi. Sosyalistti. Kapitalizme ve emperyalizme karşı ekonomik bağımsızlığı savunuyordu. Gericiliğin Türkiye’deki egemen sınıfların temel tercihlerinden biri olduğunu her fırsatta söylüyor, yazıyordu. Şöyle diyordu: “Atatürk devrimleri hızını kaybettiğinden beri, Türkiye’yi, başta bulunanlar kim olursa olsun, toplumun en muhafazakâr kuvvetleri idare etmektedir. İsmine ister kasaba eşrafı deyin, ister toprak ve sermaye ağası deyin, mutlu azınlık deyin, bu kuvvet siyasi hayatımıza hâkim.” Yarının Türkiye’si, işte bu bilinçten çıkacak. Avcıoğlu düne olduğu kadar yarına da ışık tutmaya devam edecek.

İsmail Kumru: "Halkın Gerçek Sorunlarını Çözen Bir Anlayış Şart!" Haber

İsmail Kumru: "Halkın Gerçek Sorunlarını Çözen Bir Anlayış Şart!"

Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru, yapay gündemler ve siyasi operasyonlarla halkın gerçek sorunlarının gölgede bırakıldığını belirterek, "Önceliğimiz geçim sıkıntısı, eğitim ve halkın iradesidir" dedi. ​Türkiye’nin son dönemde yapay gündemler ve yerel yönetimlere yönelik siyasi müdahalelerle meşgul edildiğini vurgulayan Odunpazarı Kent Konseyi, milyonlarca vatandaşın, esnafın ve emekçinin her geçen gün ağırlaşan yaşam koşullarına dikkat çekti. Konsey, ülkenin ve şehirlerin asli gündeminin mutfaktaki yangın, geçim sıkıntısı ve geleceğe umutla bakmakta zorlanan gençler olduğunu belirtti. ​"Ülkenin Asli Gündemi Geçim ve Gelecektir" ​Odunpazarı Kent Konseyi tarafından yayımlanan basın açıklamasında, vatandaşların öncelikli meselesinin siyasi rekabetler değil bir hayatta kalma mücadelesi olduğunun altı çizildi. Açıklamada öne çıkan başlıklar şu şekilde; ​Emeklilerin temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığı, asgari ücretle geçinen milyonların ise enflasyon karşısında her gün eriyen gelirleriyle baş başa bırakıldığı ifade edildi. ​Yaklaşan yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde velilerin kırtasiye masrafları, okul kayıt ücretleri ve artan giderler nedeniyle yaşadığı çaresizliğe dikkat çekilerek, eğitimin bir lüks değil anayasal hak olduğu vurgulandı. ​Yüksek vergiler, artan kira ve enerji maliyetleri altında ezilen esnafın kepenk kapatma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu, işçilerin ve emekçilerin ise emeğinin karşılığını alamadığı belirtildi. ​"Yerel Yönetimler ve Demokrasi Hedef Alınıyor" ​Yerel yönetimlerin halkın iradesinin doğrudan tecelli ettiği en temel demokratik yapılar olduğuna işaret eden açıklamada, bu alanlara yönelik her türlü müdahalenin vatandaşın iradesine yapılmış bir saldırı olduğu ifade edildi. ​Başkan İsmail Kumru, siyasi operasyonlarla yerel yönetimlerin çalışmalarının engellenmek istendiğini belirterek, "Bizler Odunpazarı Kent Konseyi olarak, halkın iradesine ve yerel demokrasinin tüm değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Gündemimiz operasyonlar değil, halkımızın refahı ve adalettir" dedi. ​"Asli Gündemimize Dönelim" Çağrısı ​Yetkililere ve tüm siyasi aktörlere seslenilen açıklamada, ülkenin enerjisinin yapay krizlerle tüketilmemesi gerektiği ifade edildi. Odunpazarı Kent Konseyi, halkın gözünün içine bakılarak ekonomi, eğitim, işsizlik, esnaf ve emeklinin feryadının görülmesi çağrısında bulundu. ​Açıklama, "Odunpazarı Kent Konseyi olarak; halkımızın yanında olmaya, kentimizin ve ülkemizin gerçek sorunlarını yüksek sesle dile getirmeye ve çözüm üretilmesi için üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz" ifadeleriyle son buldu.

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Ülke Kuruluş Felsefesine Tekrar Dönsün" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Ülke Kuruluş Felsefesine Tekrar Dönsün"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, parti binasında düzenlediği basın toplantısında ülke ekonomisinden anayasa tartışmalarına, iç politika gelişmelerinden yerel ve ulusal gündeme kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin mevcut yönetim anlayışıyla ciddi bir ekonomik ve siyasi buhran yaşadığını belirten Demir, iktidara ve muhalefete yönelik sert eleştirilerde bulundu. ​Enflasyon Verileri ve Halkın Yaşadığı Gerçekler ​Basın açıklamasının ekonomi bölümünde Temmuz ayı enflasyon verilerini değerlendiren İl Başkanı Hasan Demir, TÜİK ile ENAG rakamları arasındaki uçuruma dikkat çekti. TÜİK'e göre aylık enflasyonun yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75; ENAG verilerine göre ise aylık yüzde 3,07, yıllık yüzde 50,49 olduğunu hatırlatan Demir, iki kurum arasındaki bu farkın halkın yaşamını doğrudan etkilediğini vurguladı. ​Hasan Demir, "Halkın içerisine girdiğiniz zaman bu verileri çok daha rahat, hatta iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Çünkü dün 5 liraya aldığınız bir ürünü bugün 5 liraya alamıyorsunuz. Bunlar gerçek ve bu gerçeklerle yüzleşmek istemeyen hükümet, sürekli para politikalarıyla ülkeyi yönetme telaşında, üretimden uzaklaşmış durumda. Ülke fiili olarak ekonomik bir ambargonun içerisinde" ifadelerini kullandı. ​Alım Gücü ve Küresel Sıralamalar Geriliyor ​Türkiye'nin uluslararası alandaki ekonomik konumunu 2002, 2015 ve günümüz kıyaslamalarıyla aktaran Demir, ülkenin her geçen yıl geriye gittiğini şu verilerle paylaştı: ​Alım Gücü: 2002 yılında dünyada 78. sırada olan Türkiye, 2015'te 68. sıraya yükselmişken; 2017 Başkanlık Referandumu sonrasında 90. sıraya geriledi. ​Gıda ve Beslenme: 2002'de 75. sıradayken, 2015'te 62. sıraya çıkıldı; günümüzde ise 95. sıraya düşüldü. ​Barınma: 72. sıradan 110. sıraya gerileme yaşandı. ​Akaryakıt: 2002'de 82. sırada yer alan Türkiye, mazot fiyatlarının 84 TL'yi bulduğu günümüzde 87. sıraya geriledi. Brüt asgari ücretle sadece 446 litre dizel yakıta ulaşılabildiğini belirten Demir, iktidarın "Türkiye uçuyor" söylemlerinin gerçekleri yansıtmadığını dile getirdi. ​Sektörel bazda esnafın maliye baskısı ve fahiş kiralarla, çalışanların gıda enflasyonuyla, tarımsal üreticilerin girdi maliyetleriyle, sanayicilerin ise enerji ve rekabet sorunlarıyla boğuştuğunu belirten Demir, ekonomik yozlaşmanın aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir çöküşü tetiklediğini söyledi. ​"Sözde Terörsüz Türkiye" ve Anayasa Tartışmaları ​Konuşmasının ikinci bölümünde "Terörsüz Türkiye" söylemiyle yürütülen süreçleri eleştiren Hasan Demir, Ekim 2024'ten bu yana gündeme getirilen anayasa değişikliklerini ve çerçeve yasa tartışmalarını eleştirdi. İmralı ile yürütülen temaslara ve yeni paradigmalar üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösteren Demir, anayasanın ilk dört maddesi ile özellikle üniter yapıyı koruyan kritik maddelerin hedef alındığını vurguladı: ​Madde 10 (Eşitlik İlkesi): Herkesin kanun önünde eşit olduğunu belirten bu maddenin, son yıllarda muhalif kadrolara karşı araçsalize edildiğini ifade etti. ​Madde 42 (Eğitim ve Öğretim Hakkı): Türkçeden başka hiçbir dilin eğitim ve öğretim kurumlarında ana dil olarak okutulamayacağını, dilin en büyük birleştirici unsur olduğunu hatırlattı. ​Madde 66 (Vatandaşlık Hukuku): "Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşlığı olan herkes Türktür" ilkesinin ve milli üniter yapının hedef alındığını dile getirdi. ​Türk milletinin ferasetiyle bu oyunları boşa çıkaracağını belirten Demir, geçen hafta Şanlıurfa'da bir aşiret düğününde takıların tamamının gazi, şehit ve korucu ailelerine bağışlanmasını örnek göstererek Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhunu her daim koruyacağını ifade etti. ​Siyasette Güven Krizi ve Yeni Siyasi Gelişmeler ​Siyaset kurumuna olan güvenin son yıllarda ciddi bir erozyona uğradığını belirten Hasan Demir, bireysel menfaatler uğruna yapılan siyasi transferleri ve ilkesiz ittifakları eleştirdi. Eskişehir'de Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılarak yeni bir siyasi hareket başlatanların açıklamalarına da değinen Demir, Zafer Partisi olarak Atatürk, Cumhuriyet ve İstiklal Harbi çizgisinden taviz vermediklerini vurguladı. ​Hasan Demir sözlerini şu çağrıyla tamamladı: ​"Biz istiyoruz ki bu ülke gerçekten kuruluş felsefesine tekrar dönsün. Biz, bu felsefeyle ülkenin ne gibi ivmeler kazanacağını bilen yegane siyasi parti olarak başta Genel Başkanımız Ümit Özdağ olmak üzere tüm kadrolarımızla Cumhuriyete ve milli üretim yapısına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hep birlikte Türk milletini tekrar müreffeh seviyeye ulaştıracağız."

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan'dan "Üretim Yavaşlıyor" Uyarısı Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan'dan "Üretim Yavaşlıyor" Uyarısı

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, sanayideki yavaşlamaya dikkat çekerek acil ekonomik tedbirler alınması çağrısında bulundu. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan yaptığı açıklamada sanayi sektörünün karşı karşıya olduğu kronikleşen sorunlara dikkat çekti. Yüksek faiz politikaları, daralan iç talep ve katlanan üretim maliyetlerinin işletmeleri kapasite düşürmeye zorladığını belirten açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir, Türkiye'nin lokomotif sanayi kentlerinden biridir. Organize sanayi bölgeleri, ihracat yapan işletmeleri ve binlerce emekçisiyle ülkemizin üretim gücüne önemli katkı sağlamaktadır. Ancak bugün gelinen noktada; yüksek enflasyon, ağır vergi yükü, yüksek faiz politikaları, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve daralan iç talep nedeniyle sanayimiz ciddi bir baskı altındadır. Sanayicimiz yatırım yapamaz hâle gelmiş, üretim maliyetleri katlanmış, birçok işletme kapasite kullanımını yeniden gözden geçirmek zorunda kalmıştır. Üretimde yaşanan yavaşlama; çalışanlarımızı, ailelerini, esnafımızı ve tüm şehir ekonomisini doğrudan etkilemektedir. Ekonomide güvenin yeniden tesis edilmesi, üretimin ve yatırımın önünün açılması artık ertelenemez bir zorunluluktur. İYİ Parti olarak çağrımız nettir: Üreten sanayicinin üzerindeki finansman yükü hafifletilmelidir. KOBİ'lere uygun koşullarda kredi imkânı sağlanmalıdır. Üretim ve ihracatı destekleyen kalıcı ekonomik politikalar uygulanmalıdır. Vergi ve enerji maliyetleri gözden geçirilmeli, üretimi teşvik eden adımlar atılmalıdır. İstihdamı koruyacak ve yeni yatırımları özendirecek reformlar gecikmeden hayata geçirilmelidir. Eskişehir'in gücü üretimdir. Üretimin, yatırımın ve istihdamın güçlendiği bir ekonomi; yalnızca sanayiciyi değil, tüm toplumu kalkındıracaktır. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin ve emekçimizin yanında olmaya; üreten, kazanan ve güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.