SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekonomi

Porsuk Haber Ajansı - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uğur Yıldız: "Ekonomi İyi Masalı Anlatmayın!" Haber

Uğur Yıldız: "Ekonomi İyi Masalı Anlatmayın!"

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Uğur Yıldız, Eskişehir ekonomisindeki daralmaya dikkat çekerek iktidara yüklendi. Eskişehir Ticaret Odası’nın açıkladığı Ocak 2026 karşılıksız çek verilerini paylaşan Yıldız, karşılıksız çek tutarındaki %156’lık artışın esnaf ve tüccar için kötü bir yılın habercisi olduğunu söyledi. ​Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Uğur Yıldız, 2026 yılına ekonomik krizin gölgesinde giren esnaf ve tüccarın durumuna ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Yıldız, Eskişehir'de ticaretin durma noktasına geldiğini belirtti. ​“Yüzde 156’lık Artış Bir Yıkımdır” ​Yıldız, paylaştığı verilerle 2026 yılının sadece ilk ayında karşılıksız çek tutarının geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %156 oranında arttığını vurguladı. Yıldız yaptığı paylaşımda şunları söyledi: ​"Eskişehirli esnaf ve tüccar için yıl kötü başladı. 2026 Ocak ayında karşılıksız çek tutarı %156 arttı. Ekonomi yönetiminin başarısızlığına ve nakit krizine bakıp “ekonomi iyi” masalı anlatmayın." dedi. ​“Millet Ekmeğinden, Esnaf İşyerinden Oldu” ​Ekonomi politikalarındaki başarısızlığın faturasının doğrudan vatandaşa ve esnafa kesildiğini ifade eden Uğur Yıldız; "AKP iktidarı yüzünden millet ekmeğinden, esnaf ve tüccar işyerinden oldu." dedi. ​

İran Savaşı Devam Ederse TCMB’nin Döviz Rezervleri Yetmeyecek! Haber

İran Savaşı Devam Ederse TCMB’nin Döviz Rezervleri Yetmeyecek!

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi Üyesi ve Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Merkez Bankası rezervleri ile ilgili bir açıklama yaparak uyarılarda bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "İran Savaşı sonu ne zaman geleceği belli olmayan bir enerji şoku ile ülkemizi karşı karşıya bırakmıştır. Yaşan şokla hızla ülkemizi terk etmeye başlayan sıcak para sonucu oluşan döviz talebini, TCMB yasada tanımlanan görevi gereği kur istikrarını sağlamak için döviz rezervlerinden karşılamaktadır. Kullanılabilir döviz rezervlerindeki sert düşüş ise İran Savaşı’nın devam etmesi halinde TCMB kaynaklarının yetmeyeceğini yansıtmaktadır. Mevcut iktidar siyasi kumpas kurmak yerine Sn. Ekrem İmamoğlu ile demokratik zeminde Cumhurbaşkanlığı için rekabet etmeyi tercih edecek gücü kendinde görseydi, İran Savaşına rağmen bugün karşı karşıya olduğumuz kırılgan ekonomik yapı içinde olmazdık. Sayılar ortadadır: Savaşın çıktığı 28 Şubat 2026 tarihinden bu yana TCMB’nin döviz satışları 25,5 milyar dolar olmuştur. Devam eden jeopolitik gerginlik sonucu savaşın daha ikinci haftası sonunda bu satışın 30 milyar dolara varması beklenmektedir. Savaşın devam etmesiyle döviz talebi de artarak devam edecektir. Doğal gaz ve petrol fiyatlarında izlediğimiz sert tırmanış sonucu cari açığın da hızla genişlemesi kaçınılmazdır. Döviz talebi ve artan cari açık bir arada değerlendirildiğinde merkez bankasının kullanılabilir rezervi çok daha fazla önem kazanmaktadır. İran Savaşı başlamadan hemen önce TCMB’nin nakde çevrilemeyen IMF-SDR hesaplarındaki 7,6 milyar dolar hariç döviz talebini karşılamakta kullanılabileceği “döviz likiditesi” 33,1 milyar dolardı. Savaşın ilk iki haftasında TCMB’nin döviz rezervlerinden 25,5 milyar doları piyasaya satmasının ardından döviz likiditesinin 7,6 milyar dolar gibi kritik bir seviyeye düşeceğini gören TCMB, bugün açıklanan 6 Mart tarihli bilançosuna göre elindeki tahvil stokunun yaklaşık yarısına karşılık gelen 12 milyar dolarlık tahvil satarak döviz likiditesi miktarını acilen yükseltmeye çalışmıştır. Şubat sonunda elinde bulunan 26,7 milyar dolar tahvil stoku 6 Mart’ta 14,3 milyar dolara inmiştir. 6 Mart tarihli bilançoda görünen kullanılabilir döviz seviyesi 20 milyar dolardadır. Elinde kalan 14,3 milyar dolarlık tahvil stokunun hepsini satarak likit döviz gücünü artırsa dahi bu rakamın devam edecek döviz talebini karşılamaya yetmeyeceği açıktır. Özetle: 28 Şubat’tan 13 Mart’a savaşın ilk iki haftasında oluşan yaklaşık 30 milyar dolarlık döviz talebine karşılık TCMB’nin 6 Mart itibarıyla potansiyel kullanılabilir döviz rezervi 34,3 milyar dolardır. Savaş ortamında bu seviyenin yetersizliği nettir. Mevcut iktidar TCMB rezervlerine ve yüksek faizine yaslanarak Sn. Ekrem İmamoğlu’na siyasi kumpas kurmak yerine demokratik zeminde en güçlü rakibiyle mücadele edecek mertlikte olsaydı, TCMB’nin nakit döviz rezervleri bugün en az 70-80 milyar dolar gibi Türkiye ekonomisini koruyabilecek bir seviyede olacaktı. Bir sonraki adım olarak elindeki 134,7 milyar dolarlık yüksek altın stokunu miktarsal sınırı dahilinde swap yaparak döviz nakdine çevirmesi halindeyse ödeyeceği yüksek faiz kuşkusuz tüm Türkiye vatandaşlarının ödeyeceği bir bedel olacaktır. Ak Parti dönemi boyunca bilinçli politikalarla kamu kurumlarının kapasitesi eksiltilmiştir. Bugün en çok ihtiyacımız olduğu bir dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz kasasının sağlam olmayışını likidite yönetimini doğru yapamayan üst yönetimin liyakat eksiliği ve Banka’nın siyasi araç haline dönüşmesinden bağımsız düşünemeyiz. Ancak TCMB döviz rezervlerini milletin zor günü için kasasında biriktirmek yerine, bundan neredeyse tam bir yıl önce iktidarın siyasi saiklerle Cumhurbaşkanı adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Sn. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına destek olmak amacıyla kullanmıştır. Siyasi amaçlara alet olan TCMB’nin kurumsal güvenilirliğini zedelemesi ayrı bir tartışma konusu da olabilir; olmalıdır da. Bugünün tartışma konusu TCMB’nin esas görevi olan finansal istikrarı güçlendirmek yerine rezervlerini siyasi kumpas kuranların yarattığı finansal şoku yumuşatmak için ölçüsüzce harcayarak İran savaşı ortamında Türkiye ekonomisini kırılgan, korumasız bıraktığı gerçeğidir."

Kadınlar Toplumsal Hayatın ve Ekonominin En Güçlü Taşıyıcılarından Biridir Haber

Kadınlar Toplumsal Hayatın ve Ekonominin En Güçlü Taşıyıcılarından Biridir

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda kadınların toplumsal hayatın ve ekonominin en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu vurguladı. Kesikbaş mesajında, kalkınmanın yalnızca fabrikalarla, makinelerle ya da yatırımlarla ölçülemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bir toplumun gerçek gücü, kadınlarının hayatın içinde ne kadar özgür, üretken ve görünür olduğuyla ölçülür. Kadınların emeği iş gücünün ötesinde sabrın, merhametin ve dayanışmanın hayat bulmuş halidir. Evde, atölyede, fabrikada, ofiste ya da laboratuvarda, kadınların dokunduğu her yerde üretimin ruhu ve toplumsal vicdan güç kazanır.” Sanayinin dönüşümünden ekonomik gelişime kadar her alanda kadınların katkısının belirleyici olduğunu vurgulayan Kesikbaş, fırsat eşitliğinin güçlenmesinin hem ekonomi hem de toplum için hayati önem taşıdığını ifade etti. “Daha güçlü bir ekonomi, daha adil bir toplum ve daha umutlu bir gelecek için kadınların üretimden yönetime kadar her alanda daha fazla yer aldığı bir dünyaya ihtiyacımız var. Eşitlik, saygı ve hoşgörü; sürdürülebilir kalkınmanın da toplumsal barışın da temelidir.” Kesikbaş mesajını şu sözlerle tamamladı: “Hayatın yükünü omuzlayan, emeğiyle geleceği şekillendiren, bilgisi ve cesaretiyle topluma yön veren tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü içtenlikle kutluyor; daha eşit ve daha adil bir dünya için birlikte yürümeye devam edeceğimize inanıyorum.”

Seyitgazi'de Yangın Sonrası Ağaçlandırma Çalışmaları Başladı Haber

Seyitgazi'de Yangın Sonrası Ağaçlandırma Çalışmaları Başladı

Seyitgazi ilçesi Fethiye Mahallesi yakınlarında geçtiğimiz yaz meydana gelen yangın sonrası başlatılan rehabilitasyon çalışmaları aralıksız sürüyor. "Yanan alanların bir yıl içinde ağaçlandırılması" kanunu gereğince hareket eden ekipler, 2026 yılında da sahada tam kadro mesai harcıyor. ​Hem Ekonomi Kazanıyor Hem Doğa ​Proje kapsamında ilk olarak yangında zarar gören ağaçlar sahadan tahliye edilerek ekonomiye kazandırıldı. Ardından uzman ekipler tarafından arazinin topografik yapısı, toprak özellikleri ve iklim şartları analiz edilerek kapsamlı bir ağaçlandırma planı hazırlandı. ​Bölge Müdüründen Yenilikçi Dokunuş: Tohum Ekim Aparatı ​Çalışmaları yerinde incelemek üzere sahaya giden Eskişehir Orman Bölge Müdürü İsmail Çetin, beraberindeki heyetle birlikte tohum ekim faaliyetlerine katıldı. İşçilere uygulamalı eğitim veren Çetin, ağaçlandırma hızını ve verimini artırmak amacıyla kendi tasarımı olan yenilikçi tohum ekim aparatını tanıttı. Bu aparatın, başarı sağlanması halinde fidanlıklardaki ekim yastıklarında da kullanılması hedefleniyor. ​%47 Yapraklı Türlerle Biyoçeşitlilik Korunuyor ​Yeni oluşturulan orman yapısında çeşitlilik ön planda tutuluyor. Dikilecek fidanların dağılımı şu şekilde planlandı: ​%53 İbreli Türler: Çam ve ardıç.​%47 Yapraklı Türler: Mahlep, dişbudak, akçaağaç, ahlat, alıç, yalancı akasya, kızılcık, yabani elma, dağ muşmulası ve meşe. ​İş makinelerinin giremediği sarp alanlarda ise badem ve karaçam tohumları toprakla buluşturularak doğanın kendi döngüsü destekleniyor. ​Vefa Ormanı Unutulmadı: 2025 yılı sonbaharında, yangınla mücadele ederken şehit düşen personel ve gönüllüler anısına oluşturulan hatıra ormanları, projenin en anlamlı parçasını oluşturuyor. ​Hedef: Bir Yıl İçinde Tam Yeşil ​Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri, 2026 yılı ilkbahar ve sonbahar dikimlerinin tamamlanmasıyla sahanın tamamen ağaçlandırılmış olacağını belirtti. Önümüzdeki yıllarda yapılacak düzenli takiplerle, kuruyan fidanların yerine yenileri dikilerek bölgenin tam bir orman ekosistemine dönüşmesi garanti altına alınacak.

Kaynak Faize, Sabır Emekliye! Haber

Kaynak Faize, Sabır Emekliye!

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, TÜİK’in açıkladığı Şubat ayı enflasyon verilerine ilişkin bir açıklama yaptı. Taşcıer yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "TÜİK’in açıkladığı Şubat ayı verileriyle birlikte iki aylık enflasyon oranı yüzde 7,94’e ulaştı. Resmî tabloda rakamlar teknik bir veri olarak sunuluyor olabilir. Ancak hayatın gerçek muhasebesi istatistik bültenlerinde değil; pazarda, faturada, mutfakta tutuluyor. Ekonomi yönetiminin söylemlerine bakıldığında her şey kontrol altında görünmektedir. Oysa sahadaki tablo bunun tam tersini göstermektedir. 2026’nın ilk altı ayı için memura verilen yüzde 11’lik toplu sözleşme zammının yaklaşık yüzde 8’i iki ayda erimiştir. Memur emeklisine yapılan yüzde 18,60 oranındaki artışın neredeyse yarısı daha yılın başında enflasyon karşısında aşınmıştır. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine verilen yüzde 12,11’lik artışın ise üçte ikisi şimdiden buharlaşmıştır. Bugün temel sorun yalnızca zam oranlarının yetersizliği değildir. Asıl sorun, yapılan artışların kalıcı bir refah sağlamaması; kısa süreli bir pansumana dönüşmesidir. Maaş artışları birkaç ay içinde etkisini kaybetmekte, gelir artışı ile fiyat artışı arasındaki makas her geçen gün daha da açılmaktadır. Sabit gelirli yurttaşlarımız her sabah aynı maaşla uyanmakta; ancak her akşam daha düşük alım gücüyle günü tamamlamaktadır. Çünkü maaşlar nominal olarak artarken, hayatın maliyeti reel olarak çok daha hızlı yükselmektedir. Çarşı ve pazar TÜİK verilerine göre fiyat belirlememektedir. Elektrik, doğalgaz ve kira faturaları istatistik hesaplamalarına göre düşmemektedir. “Enflasyon farkı” adı verilen uygulama ise, fiyat artışları gerçekleştikten sonra yapılan gecikmeli bir telafi mekanizmasıdır. Bu yaklaşım, yangın çıktıktan sonra hortum aramaya benzemektedir. Sosyal devlet anlayışı, vatandaşının gelirini enflasyon karşısında koruyabilme kapasitesiyle ölçülür. Eğer maaş artışları iki ay içinde eriyorsa, ortada yapısal bir sorun vardır. Bugün bütçeden faize saniyede 176 bin lira kaynak ayırabilen bir yönetim anlayışının, konu emekli ve memur olduğunda “imkânlar sınırlı” söylemine sığınması tercih meselesidir. Bu bir kaynak yokluğu değil, öncelik meselesidir. Fedakârlık sürekli aynı kesimlerden beklenemez. Enflasyonun maliyeti sürekli sabit gelirli kesimlere yüklenemez. Bu düzen ekonomik açıdan da sosyal açıdan da sürdürülebilir değildir. Ekonomide güven, adaletle başlar. Gelir dağılımında adalet sağlanmadan, fiyat istikrarı kalıcı hale gelmeden ve bütçe öncelikleri toplumsal ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmeden gerçek bir istikrar mümkün değildir. Milletle birlikte, milletin emrinde; gelir adaletini önceleyen, emeği koruyan ve vatandaşını enflasyona ezdirmeyen bir ekonomik düzeni hep birlikte kuracağız."

Başkan Ünlüce, "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" Buluşmasına Katıldı Haber

Başkan Ünlüce, "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" Buluşmasına Katıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından kurulan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinin çalışmalarını tanıttığı “Milletle Birlikte, Milletin Emrinde” başlıklı buluşmaya katıldı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) tarafından organize edilen toplantıda, partinin hazırladığı somut vaatler ve çözüm önerileri kamuoyuyla paylaşıldı. CHP genel merkez binasında gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını CAO Genel Koordinatörü Bülent Tezcan yaptı. Ardından Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin bugüne kadar yürüttüğü çalışmaları içeren tanıtım filmi izletildi. Film gösteriminin ardından CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke kürsüye çıkarak adalet ve eşitlik temelinde, toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir yönetim anlayışı hedeflediklerini vurguladı. Toplantıya mesaj gönderen Ekrem İmamoğlu ise “Türkiye gerçek bir yol ayrımında” ifadeleriyle değişim çağrısında bulundu. Programın son bölümünde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, demokrasi, ekonomi, dış politika, savunma sanayi, tarım, sosyal devlet, eğitim ve sağlık başta olmak üzere birçok alanda partinin kapsamlı vizyonunu anlattı. Özel, kadınlar ve gençlere yönelik politikaların da öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirtti. Toplantı sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Başkan Ayşe Ünlüce, “Milletle Birlikte, Milletin Emrinde buluşmamızı büyük bir inanç ve kararlılıkla gerçekleştirdik. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Özgür Özel’in öncülüğünde, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun ortaya koyduğu değişim iradesiyle; halkın söz sahibi olduğu bir Türkiye için güçlü bir başlangıca imza attık. Milletin umudunu büyüten, yarınlara güvenle bakan bir yürüyüşü hep birlikte başlatıyoruz. Çünkü biz gücümüzü milletten alıyor, yolumuzu milletle birlikte yürüyoruz.” ifadelerini kullandı. 8 MART HAZIRLIKLARI MASAYA YATIRILDI Programın ardından Başkan Ünlüce; CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü ile birlikte CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kayayı ziyaret etti. Görüşmede, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla Eskişehir’de düzenlenecek 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü programları ele alındı. Başkan Ünlüce, “8 Mart’ta Eskişehir’den güçlü bir dayanışma mesajı verecek, kadınların emeğini ve eşitlik mücadelesini daha da yükselteceğiz.” dedi. ÇAKIRÖZER VE ARSLAN’A ÖNEMLİ GÖREV Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi bünyesinde CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer Dışişleri Politika Kurulu’nda, İbrahim Arslan ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu’nda görev alacak.

Eskişehir Defterdarlığı'ndan EOSB'ye Vergi Haftası Ziyareti Haber

Eskişehir Defterdarlığı'ndan EOSB'ye Vergi Haftası Ziyareti

Vergi Haftası dolayısıyla Eskişehir OSB’yi ziyaret eden Eskişehir İl Defterdarı Cemil Müsevitoğlu, üretim ve ihracat yapan işletmelerin düzenli ve şeffaf vergi ödeme konusundaki hassasiyetinin kamu maliyesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Küpeli ise, sanayicilerin ülkenin kalkınmasına katkı sağlarken, mali yükümlülüklerini yerine getirme konusunda da yüksek bir sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini aktardı. Eskişehir İl Defterdarı Cemil Müsevitoğlu, defterdar yardımcıları ile birlikte 23 Şubat–1 Mart tarihleri arasında kutlanan 37. Vergi Haftası dolayısıyla, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli’yi ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette Eskişehir OSB Başkan Vekili Metin Saraç, Yönetim Kurulu Üyeleri Yavuz Ayva, Erol Öz, Mustafa Gönenli ile Denetim Kurulu Üyeleri Hasan Hakan Bayar ve Hamit Alper Çelebi de hazır bulundu. Ziyarette İl Defterdarı Cemil Müsevitoğlu, 37. Vergi Haftası kapsamında hafta boyunca yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgi verdi. Vergi Haftası’nın yalnızca sembolik bir kutlama olmadığını, aynı zamanda toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik önemli bir bilinçlendirme süreci olduğunu ifade eden Müsevitoğlu, “Vergi, kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin en temel unsurudur. Eğitimden sağlığa, güvenlikten altyapı yatırımlarına kadar devletin sunduğu tüm hizmetlerin arkasında güçlü bir vergi sistemi bulunmaktadır. Bu nedenle Vergi Haftası boyunca iş dünyamızla ve kamu kurumlarımızla bir araya gelerek hem verginin önemini anlatıyor hem de mükelleflerimizin görüş ve önerilerini dinliyoruz. Amacımız yalnızca tahsilat değil; gönüllü uyumu artırmak, vergiye olan güveni pekiştirmek ve kayıtlı ekonominin güçlenmesine katkı sunmaktır” dedi. Sanayicilerin ülke ekonomisine sağladığı katkıya da değinen Müsevitoğlu, üretim ve ihracat yapan işletmelerin düzenli ve şeffaf vergi ödeme konusundaki hassasiyetinin kamu maliyesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. “Sanayicimiz hem üretiyor hem sorumluluk alıyor” Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Vergi Haftası’nın vergi bilincinin toplumun tüm kesimlerinde güçlenmesi açısından değerli bir fırsat olduğunu ifade etti. Küpeli, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Eskişehir OSB olarak bünyemizde faaliyet gösteren sanayicilerimiz, üretim, istihdam ve ihracatla ülkemizin kalkınmasına katkı sağlarken, mali yükümlülüklerini yerine getirme konusunda da yüksek bir sorumluluk bilinciyle hareket etmektedir. Güçlü bir ekonomi, ancak güçlü ve adil bir vergi sistemiyle mümkündür. Bu noktada kamu ile sanayi arasında kurulan sağlıklı iletişim büyük önem taşımaktadır.” Vergi bilincinin artırılmasına yönelik yapılan çalışmaları önemsediklerini belirten Küpeli, kayıtlı ekonominin güçlenmesinin hem kamu maliyesine hem de iş dünyasına uzun vadede istikrar sağlayacağını ifade etti.

Büyükşehir ve ETO'dan Her Ayın 26'sında İndirim Çağrısı Haber

Büyükşehir ve ETO'dan Her Ayın 26'sında İndirim Çağrısı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Eskişehir Ticaret Odası (ETO), 2026’nın “Eskişehir Yılı” ilan edilmesinin ardından anlamlı bir iş birliğine imza attı. Kentte ekonomik hareketliliği artırmak ve 2026 heyecanını tüm şehre yaymak amacıyla her ayın 26’sında indirim kampanyası düzenlenmesi için çağrı yapıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin 2026 yılını “Eskişehir Yılı” ilan ederek tüm kurumları, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşları bu sürece ortak olmaya davet etmesi kentte geniş yankı uyandırdı. Bu çağrıya kayıtsız kalmayan ETO Başkanı Metin Güler ve yönetimi, tüm üyelerini yıl boyunca her ayın 26’sında indirim yapmaya davet etti. HER AYIN 26’SI EKONOMİK HAREKETLİLİK GÜNÜ Planlanan uygulamayla birlikte, Eskişehir’de faaliyet gösteren işletmeler her ayın 26’sında kendi belirleyecekleri oranlarda indirim yaparak kampanyaya katılabilecek. Amaç yalnızca satışları artırmak değil; şehirde ortak bir heyecan oluşturmak, yerel alışveriş kültürünü güçlendirmek ve 2026 vizyonunu tüm kesimlere yaymak. Büyükşehir Belediyesi de, her ayın 26’sında iştiraklerinden olan Belkent işletmelerinde yüzde 15 indirim yaparak projeye öncülük ediyor. GÜLER’DEN DESTEK MESAJI ETO Başkanı Güler, kampanyanın hem ticari canlılığa katkı sağlayacağını hem de şehir içi dayanışmayı güçlendireceğini vurguladı. Güler, 2026 vizyonuna güçlü destek verdiklerini belirterek, “2026 Eskişehir yılını şehrimize yakışan bir şekilde kutlamak, bereketle ve keyifle yaşamak için biz de varız. Tüm üyelerimizi 2026 Eskişehir yılına destek vermeye, yıl boyunca her ayın 26. gününde indirim yapmaya davet ediyorum. Siz destek verirseniz, 2026 Eskişehir yılını en güzel şekilde kutlarız.” dedi. BAŞKAN ÜNLÜCE: “ÖNEMLİ OLAN BİRLİK RUHU Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise iş birliği için ETO’ya teşekkür ederek dayanışma mesajı verdi. Ünlüce, 2026 hedefinin yalnızca etkinlik takvimiyle sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “2026 Eskişehir Yılı’nı sadece projelerle ve etkinliklerle değil, şehrimizin ekonomisine, dayanışmasına ve ortak heyecanına da yansıtarak büyütmek istiyoruz. Çünkü inanıyoruz ki Eskişehir’i güçlü kılan; birlikte hareket edebilme kültürüdür. Bu anlayışla, Eskişehir Ticaret Odamız ile birlikte çok anlamlı bir çağrıda bulunuyoruz. 2026 Eskişehir Yılı kapsamında, her ayın 26’sında esnafımızın kendi belirleyeceği oranlarda indirim yaparak bu özel yılın bir parçası olmasını arzu ediyoruz. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak ilk adımı atarak belediyemize ait kafe ve hediyelik eşya satış noktalarımızda bu ay itibarıyla her ayın 26’sında %15 indirim uygulamasını başlattık. Esnafımızdan beklentimiz; imkânları ölçüsünde belirleyeceği bir indirim oranı ile bu dayanışma ruhuna katılmasıdır. Önemli olan oran değil; önemli olan birlikte hareket etmemiz, 2026 heyecanını şehrin dört bir yanına yaymamızdır. Bu anlamlı iş birliği için Eskişehir Ticaret Odamıza gönülden teşekkür ediyorum. Aynı çağrıyı tüm esnaf odalarımıza da yapıyorum: Gelin, 2026 Eskişehir Yılı’nı hep birlikte sahiplenelim. Her ayın 26’sını Eskişehir’e yakışır bir dayanışma ve hareketlilik gününe dönüştürelim.” ORTAK HEYECAN, GÜÇLÜ EKONOMİ Uygulamanın, özellikle yerel esnafı desteklemesi ve vatandaşları şehir içi alışverişe teşvik etmesi bekleniyor. 2026 yılı boyunca her ayın 26’sının “Eskişehir Günü” havasında geçmesi, alışverişten sosyal yaşama kadar pek çok alanda hareketlilik oluşturması amaçlanıyor. Kentte hem ekonomik canlılığı artırması hem de ortak aidiyet duygusunu güçlendirmesi beklenen uygulama ile 2026 boyunca her ayın 26’sı, Eskişehir’de dayanışma ve alışveriş günü olarak yaşanacak.

ETO, Türkiye–AB İş Dünyası Diyaloğu Kapsamında Fransa’da Haber

ETO, Türkiye–AB İş Dünyası Diyaloğu Kapsamında Fransa’da

Eskişehir Ticaret Odası bir ilke daha imza atarak, Türkiye–AB İş Dünyası Diyaloğu kapsamında Fransa’da temsil edildi. Eskişehir Ticaret Odası (ETO), TEBD II (Türkiye–AB İş Dünyası Diyaloğu) Programı kapsamında Türkiye’den belirlenen 12 kişilik heyette yer alma başarısı göstererek, Fransa’da Eskişehir’i temsil etti. Program kapsamında Eskişehir Ticaret Odası’ndan Uluslararası İlişkiler Temsilcisi Yasemin Sarıca, Fransa’da Paris Ticaret ve Sanayi Odası Genel Başkanı Nicolas Bonnet ile gerçekleştirilen görüşmelere katılarak, Eskişehir Ticaret Odası’nın uluslararası iş birlikleri ve Eskişehir ekonomisi hakkında bilgi verdi. Fransa’daki ekonomi kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirildi Fransa’nın Nantes şehrindeki işletmelere yön veren CCI Pays de la Loire ile temaslarda bulunan Eskişehir Ticaret Odası Uluslararası İlişkiler Temsilci Yasemin Sarıca, Nantes CCI Başkanı Jean-François Reynouard ile bir araya geldi. T.C. Nant Başkonsolosu Burcu Bumin Tibet’in de yer aldığı görüşmelerde, KOBİ’lerin desteklenmesi, yeşil ve dijital dönüşüm süreçleri ile ortak projelerin hayata geçirilmesine yönelik iş birliği imkanları değerlendirildi. Fransa ve AB ekonomisine yönelik inceleme ziyaretleri yapıldı Eskişehir Ticaret Odası’ndan temsilcinin de yer aldığı heyet, Fransa temasları kapsamında Avrupa Birliği kurumlarının işleyişi ve AB politikalarına ilişkin bilgilendirme merkezi olan Europa Experience’yi de ziyaret ederek bilgi aldı. Heyet Saint-Nazaire Limanı’nı ziyaret ederek bölgenin lojistik kapasitesi ve denizcilik altyapısı hakkında bilgi edindi. Heyet ayrıca Endüstriyel üretim ve geleceğin mesleklerine yönelik eğitim modellerinin incelendiği ziyaretlerde Jules Verne Manufacturing Academy (Jules Verne Üretim Akademisi) ve Fab Academy’de incelemelerde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.