SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eğitim Emekçileri

Porsuk Haber Ajansı - Eğitim Emekçileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim Emekçileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de 24 Saatlik "Yaşam Nöbeti" Sona Erdi Haber

Eskişehir’de 24 Saatlik "Yaşam Nöbeti" Sona Erdi

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen şiddet eylemlerine tepki göstermek amacıyla Eğitim Sen Eskişehir Şubesi tarafından başlatılan 24 saatlik "Yaşam Nöbeti" tamamlandı. Yediler Parkı’nda bir araya gelen eğitim emekçileri, okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanı’nı istifaya davet etti. ​"Okullar Şiddetin Hedefi Haline Geldi" ​Nöbetin sona ermesinin ardından açıklamalarda bulunan Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, eğitim kurumlarının en güvenli alanlar olması gerekirken şiddetle anılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Siverek ve Kahramanmaraş’taki saldırıların eğitim sistemindeki "vahim tabloyu" gözler önüne serdiğini belirten Demirkol, şu ifadeleri kullandı: ​"Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin bulunması gereken en güvenli alanlar olan okulların artık şiddetin hedefi haline gelmesi kabul edilemez bir durumdur. Bu saldırılar münferit değildir; eğitimde şiddeti büyüten ve kamusal sorumluluğu yerine getirmeyen anlayışın doğrudan sonucudur." ​Milli Eğitim Bakanı'na İstifa Çağrısı ​Şiddet olaylarının sorumlusunun gerekli önlemleri almayan Bakanlık olduğunu savunan Demirkol, geçici tedbirlerle sorunun çözülemeyeceğini ifade etti. Açıklamasında doğrudan istifa çağrısında bulunan Demirkol, "Eğitim alanında ortaya çıkan bu ağır tablo karşısında çözüm üretmeyen hiçbir yönetim anlayışı meşru değildir. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanı derhal istifa etmelidir," dedi. ​"Mücadele Yeni Bir Aşamaya Taşınıyor" ​Yediler Parkı’ndaki 24 saatlik eylemin bir son değil, başlangıç olduğunu belirten Eğitim Sen Eskişehir Şubesi, talepler karşılanana kadar seslerini yükseltmeye devam edeceklerini duyurdu. ​Açıklama, "Güvenli olmayan okullarda eğitim olmaz. Yaşam hakkının olmadığı yerde eğitimden söz edilemez. Eğitim Sen olarak susmayacağız, çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin yaşamı için mücadele etmeye devam edeceğiz" sözleriyle noktalandı.

Eğitim İş Eskişehir’den Milli Eğitim Önünde Oturma Eylemi Haber

Eğitim İş Eskişehir’den Milli Eğitim Önünde Oturma Eylemi

Eğitim İş Eskişehir Şubesi, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan kanlı saldırılara tepki göstermek amacıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması ve oturma eylemi başlattı. Şube Başkanı Fadime Arslan, "Okullar güvensiz hale geldi, yaşam hakkımız tehdit altında" diyerek sendikalara ortak mücadele çağrısı yaptı. ​Eskişehir’de Eğitim Emekçilerinden Sessiz Protesto ​Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta eğitimcilerin ve öğrencilerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan saldırılar, Eskişehir’de büyük bir tepkiyle karşılandı. Eğitim İş Eskişehir Şubesi, Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapılmak istenen yürüyüşün engellenmesini ve okullardaki şiddet sarmalını protesto etmek için Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya geldi. ​"Hak Arama Özgürlüğü Engellenemez" ​Basın açıklamasında konuşan Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, Ankara’da yaşanan barikat engeline değinerek, "Eğitimde şiddeti protesto etmek isteyen eğitim emekçileri 9 saat boyunca alanda bekletilmiştir. Bu durum hak arama özgürlüğünün engellenmesidir" dedi. Arslan, saldırılarda hayatını kaybeden meslektaşları ve öğrenciler için taziye dileklerini iletti. ​Çözüm Önerisi: "Köy Enstitüleri Modeli" ​Eğitimdeki güvenlik sorununun sadece polisiye önlemlerle çözülemeyeceğini savunan Arslan, tarihi bir referans vererek Köy Enstitüleri modelini işaret etti: ​"Köy Enstitüleri, güvenliğin dışsal önlemlerle değil; aidiyet, üretim ve eşitlik temelinde nasıl kurulabileceğini göstermiştir. O kurumlarda okul toplumdan kopuk değildi, öğrenciler okulunu sahipleniyordu. Güvenlik, dışarıdan dayatılan bir önlem değil, içeriden kurulan bir düzendi." ​Sendikalara Ortak Mücadele Çağrısı ​Fadime Arslan, eğitimde şiddet konusunun siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayarak tüm eğitim sendikalarına şu çağrıda bulundu: ​Birlik Mesajı: "Eğitimde şiddet karşısında ayrı gayrı olmaz. Bu mesele hepimizin meselesidir." ​Ortak Ses: "Tüm sendikaları birlikte mücadele etmeye, ortak ses çıkarmaya davet ediyoruz." ​Sessiz Eylem: "İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde saat 17.00’ye kadar sürecek olan sessiz oturma eylemimiz, bu ortak mücadelenin çağrısıdır." ​"Bilimsel ve Kamusal Eğitim Şart" ​Eğitim sisteminin piyasacı ve güvencesiz yapısının değişmesi gerektiğini belirten Eğitim İş, çözümün hakçı, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışında olduğunu vurguladı. Açıklama, "Eğitim emekçileri susmayacak, çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin yaşam hakkı için mücadeleye devam edeceğiz" sözleriyle noktalandı.

Kazım Kurt’tan Eğitim Sen’in Yaşam Nöbetine Destek Haber

Kazım Kurt’tan Eğitim Sen’in Yaşam Nöbetine Destek

KESK’e bağlı Eğitim Sen Eskişehir Şubesi’nin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki katliamları protesto etmek amacıyla Yediler Parkı’nda başlattığı 24 saatlik yaşam nöbetine destek büyüyor. Basın açıklamasıyla başlayan nöbete, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da katılarak eğitim emekçilerine destek verdi. Yediler Parkı’nda eğitim emekçileri ile bir araya gelen Başkan Kurt, basın açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Okullar insanların güvenle gidebileceği, çocuklarını emanet edebileceği alanlar olması gerekirken ne yazık ki son dönemlerdeki eğitimdeki olumsuz gelişmeler okulları böyle tehlikeli hale getirdi. Özellikle Maraş ve Urfa'daki saldırılar insanların okullardan uzaklaşmasına neden oldu. Aileler çocuklarını güvenle okula gönderemedi. Öğretmenler kendi güvenliklerinin sağlanması garantisi olmadığı için okula gidemedi. Bugün de burada öğretmenlerimizin iş bırakması ya da bir eylem içine girmesi çok doğal ve beklenen bir gelişme. Ben de onlara manevi anlamda destek olsun diye geldim. Demokratik, laik ve bilimsel bir eğitimi terk ettikçe okullarda bu tür sorunlarla karşılaşmak her zaman mümkün olacak gibi duruyor. Okullarda güvenlik önlemi yeterli olmamış ki bu olaylar var. Belki duymadığımız pek çok olay da var. Güvenlik, bir kere tabii bu uzun vadede eğitimle öğretimle çözülecek bir iş. Polisiye önlemler hangisine yetişecek, nasıl çözecek; çok kolay değil. İş, öğretmenlerimizin özgürce eğitim hakkını kullanmasından geçer diye düşünüyorum.”

Okullarda Şiddet Artık Yeter! Haber

Okullarda Şiddet Artık Yeter!

Eğitim Sen Eskişehir Şubesi ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubesi tarafından İstanbul'da bir öğretmenin okulda öğrencisi tarafından öldürülmesi ile ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. Bir günlük iş bırakma eylemi yapan öğretmenler Uğur Mumcu Parkı’nda toplanarak Milli Eğitim Müdürlüğü binası önüne yürüyerek bir basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Eskişehir Şubesi ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubesi adına açıklamayı yapan Emre Sarıkaş şu ifadelere yer verdi; "2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan Fatma Nur Çelik tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Eğitim Emekçileri olarak burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir. Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir. Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır. Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz: Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. o Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. o Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. o Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. o Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. o Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. o Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer olayların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.