SON DAKİKA
Hava Durumu

#Domates

Porsuk Haber Ajansı - Domates haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Domates haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üretici ile Market Arasında Uçurum! Bazı Ürünlerde Fiyat 5 Kata Yaklaşıyor! Haber

Üretici ile Market Arasında Uçurum! Bazı Ürünlerde Fiyat 5 Kata Yaklaşıyor!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Haziran ayında üretici ile market arasındaki fiyat makasının açılmaya devam ettiğini belirterek, girdi maliyetlerindeki son durumu ve fiyat değişimlerinin arka planını değerlendirdi. Haziran ayı verilerine göre üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 379,3 ile elmada görüldüğüne dikkat çeken Bayraktar, elmadaki bu büyük farkı sırasıyla yüzde 284,2 ile havucun, yüzde 283,5 ile çileğin, yüzde 251,3 ile yeşil fasulyenin ve yüzde 246,9 ile kirazın takip ettiğini vurguladı. Elmanın üreticide 18 lira 75 kuruş iken markette 89 lira 87 kuruşa satıldığını, havucun 22 lira 50 kuruştan 86 lira 45 kuruşa, çileğin 43 liradan 164 lira 91 kuruşa, yeşil fasulyenin 46 lira 25 kuruştan 162 lira 45 kuruşa ve kirazın 57 lira 50 kuruştan 199 lira 48 kuruşa ulaştığını belirten Bayraktar, Haziran ayında markette fiyatı en çok artan ürünün çilek, üreticide ise kabak olduğunu ifade etti. Market fiyatlarını değerlendiren Şemsi Bayraktar, Haziran ayında incelenen 38 ürünün 21’inde fiyat artışı, 17’sinde ise fiyat düşüşü yaşandığını, markette fiyatı en fazla artan ürünün yüzde 81 ile çilek olduğunu, bu ürünü yüzde 52,2 ile havuç, yüzde 32,8 ile kabak, yüzde 32,5 ile kuru soğan ve yüzde 24,7 ile patatesin izlediğini, öte yandan markette fiyatı en fazla azalan ürünün yüzde 37,8 ile domates olduğunu ve onu sırasıyla karpuz, nohut, kuru üzüm ve yumurtanın takip ettiğini söyledi. Üretici fiyatlarındaki değişimlere de değinen Bayraktar, 30 ürünün 12’sinde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü, 9’unda ise değişim olmadığını, üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 54,8 ile karpuzda, en çok fiyat artışının ise yüzde 112,5 ile kabakta görüldüğünü dile getirdi. Fiyat değişimlerinin nedenlerini analiz eden TZOB Genel Başkanı Bayraktar, sera sezonunun bitmesiyle kabak, patlıcan, sivri biber ve salatalık arzının düştüğünü, bu durumun fiyatları yukarı çektiğini; domateste ise yayla hasadının başlamasıyla arz artışı yaşandığını ve fiyatların düştüğünü ifade etti. Hasat miktarındaki artışın karpuzda fiyatı aşağı çektiğini, limonda ise talebin azaldığını söyleyen Bayraktar, ilkbahar yağışlarının uzun sürmesi nedeniyle yazlık patateste verim kayıpları ve arz sıkıntısı yaşandığını, turizm sezonuna bağlı talep artışının ise havuç fiyatlarını yükselttiğini belirtti. Tarımsal girdi maliyetlerindeki tabloyu da paylaşan Şemsi Bayraktar, Haziran ayında Mayıs ayına göre 20.20.0 kompoze gübresi ve DAP gübresinde sınırlı artışlar görülürken, ÜRE, amonyum sülfat ve amonyum nitrat gübre fiyatlarında düşüşler yaşandığını, ancak yıllık bazda bakıldığında amonyum sülfatın yüzde 77,9, amonyum nitratın yüzde 72,4 oranında artışla üreticinin belini büktüğünü vurguladı. Yıllık bazda besi yemi fiyatlarının yüzde 30,9, süt yeminin yüzde 29,2, elektrik fiyatlarının yüzde 25,1, tarım ilacı fiyatlarının yüzde 27,8 ve mazot fiyatının ise yüzde 31,5 oranında arttığına dikkat çeken Bayraktar, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için bu maliyet artışlarının yakından izlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Türkiye Pestisit Bildiriminde Dünya İkincisi Sofradaki Tehlike Büyüyor Haber

Türkiye Pestisit Bildiriminde Dünya İkincisi Sofradaki Tehlike Büyüyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki girdi maliyetlerinin kontrolsüz artışına ve Türkiye’nin pestisit kullanımındaki endişe verici tabloya dikkat çekti. Gürer, Türkiye'nin pestisit bildirimlerinde dünya ikincisi olduğunu vurgulayarak, "Vatandaş parasıyla zehir satın alıyor" uyarısında bulundu. ​CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, düzenlediği basın toplantısında Türkiye tarımının içinde bulunduğu krizi verilerle ortaya koydu. Mazot ve gübre fiyatlarındaki fahiş artışlar ile pestisit kullanımındaki tehlikeli boyutlar toplantının ana gündem maddeleriydi. ​Üretim Giderek İmkansızlaşıyor: Mazot 80 Liraya Dayandı ​Üretim maliyetlerinin çiftçiyi iflasın eşiğine getirdiğini belirten Ömer Fethi Gürer, girdi kalemlerindeki artışın sürdürülebilir olmadığını söyledi. Gürer, "Mazot Ocak ayında 54 liraydı, şimdi 80 liraya dayandı. Gübre, tohum ve elektrik zamları üretimi riskli kılıyor. Her gün yeni bir zam dalgasıyla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. ​İran’daki Saldırı Gübre Fiyatlarını Vurdu ​4 Nisan 2026 tarihinde İran’daki petrokimya tesislerine düzenlenen hava saldırılarının Türkiye’deki gübre piyasasını doğrudan etkilediğini ifade eden Gürer, fiyatlardaki korkunç artışı rakamlarla özetledi. 2020 yılında tonu 1.860 TL olan Üre gübresinin 33.900 TL’ye, 1.100 TL olan Amonyum sülfatın 20.300 TL’ye ve 2.140 TL olan DAP gübresinin ise 41.900 TL’ye yükseldiğini belirtti. Gübretaş’ın iştiraki olan Razi Petrochemical tesislerindeki hasar nedeniyle üretime ara verilmesinin, piyasayı daha da zora soktuğu vurgulandı. ​Pestisit Tehlikesi: Türkiye Dünya İkincisi! ​Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden (RASFF) en çok pestisit bildirimi alan ikinci ülke olduğunu hatırlatan Gürer, gıda güvenliği konusunda çarpıcı veriler paylaştı. Dünya ortalaması hektar başına 2.6 kg iken, Türkiye’nin en yoğun üretim yapılan illerinde (Konya hariç) bu oranın 9.5 kg’a kadar çıktığını açıkladı. ​Gürer, "Özellikle biber, domates ve narda kalıntı sorunu çok büyük. 2026’nın ilk üç ayında şimdiden 118 bildirim yapıldı. Avrupa’nın kapıdan çevirdiği bu zehirli ürünlerin iç piyasada tüketilip tüketilmediği derhal açıklanmalıdır" dedi. ​Çözüm Önerileri: Analiz Zorunlu Olmalı ​Vatandaşın sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için iktidara çağrıda bulunan CHP’li Gürer, acil çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı: ​Marketlerde Laboratuvar Zorunluluğu: Büyük marketlerin bünyelerinde analiz laboratuvarı kurması zorunlu hale getirilmeli ve sonuçlar müşteriye sunulmalıdır. ​Toptancı Halleri: Haller bünyesinde gelişmiş kalıntı analiz laboratuvarları kurulmalı, pestisitli ürünün şehre girişi engellenmelidir. ​Sıkı Denetim: Yasaklı ve kaçak pestisit satışı üzerindeki denetimler artırılmalı, çiftçiye doğru ilaçlama yöntemleri eğitimi verilmelidir. ​Gürer, açıklamasını şu sözlerle bitirdi: "Artan maliyetler nedeniyle her geçen gün daha pahalıya ürün alan yurttaş, bir de parasıyla zehirli ürün tüketmemelidir. Bu bir halk sağlığı meselesidir ve sorumluluk doğrudan iktidarın omuzlarındadır."

Gürer: "Çiftçi Çekle, Besici Yemle Uğraşıyor" Haber

Gürer: "Çiftçi Çekle, Besici Yemle Uğraşıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, basın toplantısında çiftçilerden ve besicilerden gelen mektupları kamuoyuyla paylaştı, kanatlı et ihracatının durdurulmasına yönelik kararı ve tarım politikalarını değerlendirdi. Gürer, “Üretici de tüketici de mağdur. Girdi maliyetleri düşürülmeden raftaki fiyat düşmez” dedi. “BOĞAZIM DÜĞÜMLENİYOR” Basın toplantısında sözlerine kendisine iletilen mektupları okuyarak başlayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domates üreticisinin çığlığını dile getirdi. Gürer, Niğde’de kasaba ve köye gidip sorunları paylaşıyorum. Bu kere İç Anadolu illerinden gelen mektuplardan birkaç örnek paylaşacağım,” dedi. İç Anadolu’da üç ayrı ilden gelen mektuplarda üretici, üç yıldır girdi fiyatlarının “tavan yaptığını”, buna karşın ürün fiyatlarının yalnızca işçilik maliyetine denk geldiğini belirtti. Gürer, üreticinin şu yazdıklarını aktardı: “Yazacağım her satırda içim içimi yiyor, boğazım düğümleniyor. İlimizin en büyük domates üreticilerindendik. Üç yıldır girdi fiyatları tavan yaparken, sattığımız ürünlerin fiyatı sadece işçi parasına eşdeğer kaldı. Böylelikle babamızın 30 yıllık emeğine mi üzülelim, itibarsızlaşan kimliğimize mi, yoksa sattığımız tarlalardaki ayak izlerimizin silinmesine mi? Ya da şöyle söyleyeyim; üç yıldır mahsulü para etmeyen bir üretici olarak, yazdığımız çekler nedeniyle cezaevine girecek olmanın derdine mi düşelim? Bu memlekette en namuslu, en şerefli insan üretici ve çiftçidir; ancak ne yazık ki düştüğümüz pozisyon budur. İnanın, derdimizi kime anlatacağımızı bilmiyoruz. Bazı zamanlar insan intiharı bile düşünebiliyor; çünkü hiçbir emek karşılıksız kalmamalı. Bırakın verdiğimiz emeği, ben ve ailem şu an açıkta kalmış, kuru ekmeğe muhtaç hale gelmiş durumdayız. Sesimiz olsanız, en azından çiftçilerin yazdığı çekler nedeniyle ceza almaması için 12. Yargı Paketi’nde siz de sesimizi duyursanız… Cezaevine girerek borç nasıl ödenir? Gerçekten çok çaresiziz.” Ömer Fethi Gürer üretici durumunu bildiğimiz için 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklık nedeniyle çiftçi borçlarının üç yıl ertelenmesi, faizlerin silinmesi ve ek kredi verilmesine ilişkin kanun teklifini daha önce Meclis gündemine taşıdık” dedi. “YEM %100 ARTTI, MALIMIZIN YÜZÜNE BAKAN YOK” Bir başka ilden gelen mektupta sürü sahibi hayvancıların durumunun “kan ağladığını” belirten Ömer Fethi Gürer, yem fiyatlarının bir yılda yüzde 100 arttığını, buna karşın et kesim fiyatlarının giderleri karşılamadığını ifade etti. Mektupta yer alan ifadeleri paylaşan Gürer, “Dolandırıcı bulsak ona dahi mal verecek duruma düştük. Canlı kilo alan da yok, kesen de yok. Girdiler artarken gelirimiz düşüyor” sözlerinin, besicinin içinde bulunduğu çıkmazı ortaya koyduğunu söyledi. 200 BAŞ SINIRI TEPKİSİ Et ve Süt Kurumu’nun uygulamalarına da değinen Ömer Fethi Gürer, 200 başın altında hayvanı olan işletmelere kesim zorunluluğu getirilmesini besicilerin tepkisini mesajla ilettiklerini belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “200 baş altında ithal hayvan alanlar Et ve Süt kurumunda hayvan kesme zorunluluğu getirilirken daha çok hayvan alan bu kesimden muaf tutulması küçük besici için dezavantaj olarak ifade ediliyor” dedi. Gürer” 200 üzerinde ithal hayvan alan için böyle bir zorunluluk yok. Kurumun daha düşük fiyatla kesim yapması küçük aile işletmelerini daha az kazanca mahkûm ediyor” diye konuştu. Gürer, uygulamanın küçük üreticiyi zora soktuğunun belirtildiğini ifade etti. SULAMA BİRLİKLERİ VE AKKAYA BARAJI UYARISI İktidar tarafından Sulama birliklerinin elinden kanunla alındığını hatırlatan Gürer yeni bir düzenleme ile gölet işletmelerinin kiralandığı yönünde gönderlerde geldiğini ifade etti. Devlet Su İşleri tarafından sulama birliklerinin yapısının değiştirilmesini ve göletlerin farklı işletmecilere devrine yönelik düzenlemeleri de eleştirildiğini belirten Gürer, çiftçilerin işletmelerin muhtarlar, belediyeler ve sulama kooperatiflerine verilmesini talep ettiğini aktardı. BARAJ KİRLENDİ Niğde Bor’daki Akkaya Barajı’nda yaşanan koku ve köpürme sorununa da dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yapılan temizliğe rağmen riskin sürdüğünü belirtti. “KÖYLER BOŞALIYOR, AHIRLAR KAPANIYOR” Sahadaki gözlemlerini de paylaşan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, küçük aile tipi işletmelerde ahırların boşaldığını, köylerde okulların kapandığını ve kırsalda yaşamın durma noktasına geldiğini söyledi. “Hayvancılıkta ithalatçı politika Türkiye’nin hayvan varlığını tartışmalı hale getirdi. Hayvan hastalıkları, buzağı ölümleri ve ithal hayvanlarda çözüm üretilememesi sorunu büyütüyor” diyen Gürer, yerli üreticinin desteklenmesinin zorunlu olduğunu kaydetti. KANATLI ETTE İHRACAT YASAĞI TARTIŞMASI Ticaret Bakanlığı’nın 9 Şubat 2026’da kanatlı et ihracatını durdurma kararını da değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, benzer kararların geçmişte zeytinyağı ve salça için de alındığını hatırlattı. Türkiye’nin yaklaşık 2,8 milyon ton beyaz et ürettiğini ve bunun yüzde 15-20’sini ihraç ettiğini belirten Gürer, 2022’de 705 bin ton, 2023’te 526 bin ton, 2024’te 451 bin ton, 2025’te ise 547 bin ton ihracat yapıldığını aktardı. “İhracat durduruldu ama markette fiyat düşmedi. Ramazan öncesi et fiyatlarındaki artışı önleyemeyen iktidar, beyaz et fiyatını sabitlemek için ihracatı aniden durdurdu. Bu karar iç piyasada fiyatı düşürmediği gibi dış pazarda pay kaybına yol açacaktır” dedi. Gürer, ani ve öngörüsüz kararların Türkiye’nin rakipleri olan Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Brezilya’nın pazar payını artırabileceğini söyledi. “SORUNUN KAYNAĞI GİRDİ MALİYETLERİ” Kanatlı sektöründeki fiyat artışının temel nedeninin yem maliyetleri olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, özellikle soya ve mısırda dışa bağımlılığın artığını soyada yüzde 90’a ulaştığını belirtti. Döviz bazlı maliyet artışlarının üretimi olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, “Yem sübvanse edilmeden, üretim alanlarındaki girdi maliyetleri düşürülmeden raftaki fiyat düşmez” dedi. “ÜRETİCİ DE TÜKETİCİ DE FİYAT ARTIŞI İSTEMİYOR” Sahada görüştüğü üreticilerin ortak talebini de aktaran Ömer Fethi Gürer, “Besici diyor ki Biz de tüketiciyiz. Fiyatlar artsın istemiyoruz. Girdi maliyetlerimiz düşsün ki raftaki fiyat artmasın” sözlerini paylaştı. Gürer, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Geçici ve plansız çözümler ne üreticiye ne tüketiciye fayda sağlıyor. Kamucu, planlamacı, öngörülebilir; girdi maliyetlerini düşüren, üreticiyi ve tüketiciyi aynı anda koruyan gerçekçi politikalara ihtiyaç var.”

Gürer: ''Mazota Gelen Her Zam, Tarladan Sofraya Zam Demektir'' Haber

Gürer: ''Mazota Gelen Her Zam, Tarladan Sofraya Zam Demektir''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında akaryakıta gelen zamların tarım, taşımacılık ve gıda başta olmak üzere tüm sektörleri doğrudan etkilediğini söyledi. Gürer, yılbaşından bu yana mazota gelen artışın litre başına 3,5 lirayı bulduğunu belirterek, bu artışın çiftçinin üretim gücünü zayıflattığını, vatandaşın ise gıdaya erişimini zorlaştırdığını ifade etti. “MAZOT ZAMLARI ZİNCİRLEME ETKİ YARATIYOR” Mazota gelen son 1 liralık zammın yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, üretimden nakliyeye kadar tüm maliyetleri artırdığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mazota gelen her zam, tarımdan taşımacılığa, sanayiden gıdaya kadar her alanda zincirleme bir etki yaratıyor. Çiftçi tarlasına traktörünü soktuğunda, nakliyeci kontağı çevirdiğinde daha yüksek maliyetle karşı karşıya kalıyor. Bunun sonucu da kaçınılmaz olarak tarladan sofraya zam olarak yansıyor” dedi. “CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİYLE MAZOT 9 KAT ARTTI” Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin başladığı 9 Temmuz 2018’de mazotun litre fiyatının 6 lira 26 kuruş olduğunu hatırlatan CHP’li Gürer, bugün mazotun litre fiyatının 57 lira 81 kuruşa yükseldiğini belirtti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu süreçte mazotta yüzde 790, benzinde ise yüzde 683 oranında artış yaşandı. Benzin 7,5 kat, mazot ise yaklaşık 9 kat arttı. ‘Her şey ucuzlayacak’ denilen bir sistemde, yurttaş zam üstüne zamla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİ ARTIK NASIL ÜRETECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mazotun yanı sıra gübre, tohum, ilaç, elektrik, su, işçilik ve tarla kirasındaki artışların üretimi sürdürülemez hale getirdiğini vurguladı. Gürer, “Çiftçi bugün üretim yapmayı değil, bu maliyetlerle nasıl ayakta kalacağını düşünüyor” dedi. “DESTEKLER DAHA ÇİFTÇİNİN CEBİNE GİRMEDEN GERİ ALINIYOR” Tarım desteklerine de değinen Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre çiftçiye milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesi gerektiğini, bunun da 772 milyar liraya karşılık geldiğini hatırlattı. Buna karşın 2026 bütçesinde ayrılan desteğin yalnızca 168 milyar lira olduğuna dikkat çeken Gürer, “Üstelik mazot ve gübre destekleri, gelen zamlar nedeniyle çiftçinin cebine girmeden geri alınıyor. Destek var deniliyor ama çiftçi o desteği fiilen kullanamıyor” diye konuştu. DON VE KURAKLIK UYARISI: “ÖNLEM YETERSİZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son dönemde yaşanan don olayları ve kuraklık riskine de dikkat çekerek, özellikle Çukurova’da erkenci ürünler açısından ciddi tehlike bulunduğunu ifade etti. Donla mücadelede kullanılan pervanelerin mazot ve elektrikle çalıştığını hatırlatan Gürer, “Donla mücadelede bile mazot ve elektrik gideri çiftçiye ek yük getiriyor. Zirai don ve kuraklıkla ilgili komisyon raporları bile Meclis’e sunulmadı. Yeterli önlemler alınmış değil” dedi. “MAZOTTA VERGİ, ÜRÜN FİYATIYLA YARIŞIYOR” Akaryakıt üzerindeki vergi yüküne de tepki gösteren Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV neredeyse ürünün kendi fiyatıyla yarışıyor. Sürekli ‘petrol bulduk’ deniyor ama petrol bulundukça fiyatlar düşeceğine artıyor” ifadelerini kullandı. NAKLİYECİ DE DERTLİ: “DEPO 37 BİN LİRAYA DOLUYOR” Basın toplantısında nakliyecilerin yaşadığı sorunlara da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bir tır şoförüyle yaptığı görüşmeyi aktararak, “Bir tırın deposu bugün yaklaşık 650 litre mazot alıyor ve bu da 37 bin lirayı buluyor. Nakliye ücretleri aynı oranda artırılamadığı için sektör ciddi bir çıkmazda” dedi. “SEBZE FİYATLARI BİR AYDA KATLANDI” CHP’li Gürer, akaryakıt zamlarının gıda fiyatlarını da hızla artırdığını belirterek, “Antalya hallerinde bir ayda domates yüzde 100, salatalık yüzde 257 zamlandı. Bu artışlar raflara yansıyor. Emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaş sebze ve meyveyi artık sadece bakıp geçiyor” diye konuştu. “BAĞ-KUR BORCU ÇİFTÇİYİ ÜRETİMDEN KOPARIYOR” BAĞ-KUR prim borcu nedeniyle çiftçilerin krediye erişemediğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bankalar, ‘Önce borcunu öde’ diyerek çiftçiyi kapıdan çeviriyor. Bu anlayış çiftçiyi üretimden koparır, tarlayı boş bırakır. Kredi borçları ötelenmeli, BAĞ-KUR borcu gerekçe gösterilerek çiftçi kredisiz bırakılmamalı” dedi. “TARIM BU ANLAYIŞLA DÜZELMEZ” Gübre fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Gürer, üre ve DAP gübrenin ton fiyatlarının son yıllarda katlandığını hatırlatarak, “Hem yeterli destek vermeyeceksiniz, hem girdi maliyetlerine göz yumacaksınız, hem de çiftçinin ürününü düşük alım fiyatlarıyla baskılayacaksınız. Sonra da ‘tarımın sorunlarını çözüyoruz’ diyeceksiniz. Tarım bu anlayışla düzelmez” ifadelerini kullandı. “BU ZAM YAĞMURUNDAN ÇIKIŞ SANDIKTIR” Konuşmasının sonunda art arda gelen zamların toplumun tüm kesimlerini çıkmaza sürüklediğini belirten Gürer, “Mazota gelen zamla birlikte iğneden ipliğe her şeye zam geleceği açıktır. Vatandaşın bu zam yağmurundan kurtulabilmesi için tek çıkış yolu sandıktır” diyerek basın toplantısını tamamladı.

Türkiye Kuru Domates İhracatında Dünya İkincisi Oldu Haber

Türkiye Kuru Domates İhracatında Dünya İkincisi Oldu

Anadolu coğrafyasının bereketli topraklarında yetişen kan kırmızı domatesler, binbir emekle güneşte kurutulduktan sonra 98 ülkeye ihraç edildi. Türkiye, 2025 yılının 10 aylık döneminde 108 milyon dolarlık kuru domates ihraç etti ve İtalya’nın ardından dünya ikincisi oldu. Akdeniz mutfağının en önemli lezzetlerinden kuru domateste, Türkiye’nin ihracatının yüzde 94’ünü Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçılar gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar, 101 milyon dolarlık kuru domates ihracatına imza attı. Kuru domates ihracatında dünya ikincisiyiz Türkiye’nin kuru domates ihracatında İtalya’nın ardından dünya ikincisi olduğu bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, miktar bazında yüzde 11’lik azalışla 34 bin 419 ton kuru domates ihraç edildiğini, kuru domates ihraç fiyatında dolar bazında yakalanan yüzde 12’lik artış sayesinde ihracat gelirinin 2024 yılındaki seviyesini koruduğunu dile getirdi. Avrupa Birliği’ne kuru domates ihracatında kotanın kaldırılmasını istiyoruz Türkiye’den Avrupa Birliği’ne kuru domates ihracatında 8 bin 900 ton kota olduğuna işaret eden Uçak, “İhracatçılarımız bu kotayı her sene ocak ayında dolduruyorlar. AB’ne kuru domates ihracatında kotanın kaldırılmasını, kota kaldırılmazsa da Türkiye’nin potansiyelini yansıtacak seviyeye çıkarılmasını istiyoruz. Kota kaldırıldığı ya da artırıldığı takdirde kuru domates ihracatımız 200 milyon dolara ulaşacak potansiyele sahip” şeklinde konuştu. Kuru domatesin başlı başına bir lezzet ve şifa deposu olduğunun altını çizen Başkan Uçak, “Kuru domates makarnalardan salatalara, kahvaltılardan çorbalara, etli yemeklerden balığa, tavuktan pizzalara kada geniş bir yelpazedeki yemeklere lezzet katıyor. Anadolu topraklarında yetişen 15 milyon ton taze domateslerden elde edilen kuru domatesleri ABD’den İtalya’ya, Kanada’dan Almanya’ya, Brezilya’dan Japonya’ya 98 ülkeye ihraç ettik. 2025 yılı sonunda 125 milyon dolara ulaşacağız. 2026 yılında hedefimiz kuru domates ihracatımızı 150 milyon doların üzerine çıkarmak olacak” ifadelerini kullandı. ABD, İtalya, İngiltere ve Almanya ihracatta öne çıktılar Türkiye’nin kuru domates ihracatında ortalama ihraç fiyatının 2,8 dolardan 3,16 dolara çıktığını da paylaşan Başkan Uçak ihracatta öne çıkan ülkeleri şöyle özetledi: “Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatımız yüzde 24’lük artışla 26,2 milyon dolara ulaştı ve ABD zirvedeki yerini korudu. İhracatımızın yüzde 20 arttığı İtalya’ya 19,5 milyon dolarlık kuru domates gönderdik. İngiltere ve Almanya 8,7 milyon dolarlık Türk kuru domatesi talebiyle üçüncülüğü paylaştılar.” Kuru domates şifa deposu Minerallerden zengin olan kuru domates, kalp sağlığını ve kemik dokusunu korurken, karaciğeri temizliyor, bağışıklığı güçlendiriyor. A, K ve C vitamini deposu olan kuru domates, kanser savaşçısı antioksidan zengini, göz sağlığını korurken, demir yetersizliğine bağlı kansızlığı ve anemiyi önleme kabiliyetine sahip.

Domatesi Toplamamak Daha Karlı Oldu Haber

Domatesi Toplamamak Daha Karlı Oldu

Niğde’nin Altunhisar ilçesinde domates tarlalarında kalan ürünü yerinde gören CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Vicdanı olan bu manzara karşısında acı duyar” diye konuştu. TÜİK verilerine göre ülkemizde bu yıl bitkisel üretimde domateste % 10.1 artış öngörüldüğünü ve bu artışın tüketiciye daha uygun fiyatlı ürün olarak yansıması beklenirken bunun gerçekleşmediğini ifade eden Ömer Fethi Gürer “İktidarın iş bilmez yönetim anlayışı, üretilen ürünlerin değer kazanmasını engelleyerek, maalesef çöpe gitmelerine yol açtı.” dedi. TARLALARDA ÜRETİCİ İLE KONUŞTU CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Domates bu yıl üreticide para etmedi; tarlada kaldı, çürüdü ve binlerce ton domates ne yazık ki boşa gitti. TÜİK verilerine göre bu yıl domateste bir artış bekleniyordu ancak bu artış tüketiciye yansımadı. Tarlada domatesin kilosu 1.5-2 liradan dahi satılamadı. Markette ise 10 liranın altına inmedi. Üreticinin ürününün değer kazanmaması ve tüketicinin alım gücüne göre raflardaki ürünlerin pahalı olması, piyasayı düzenlemesi gereken siyasi iktidarın yetersiz politikalarının bir sonucudur.” dedi.  Ömer Fethi Gürer, salçalık domates alımı yapan tüccarın ve salça fabrikalarının üreticiyi zor durumda bıraktığını belirtti. Gürer, üreticinin sahipsiz kaldığını ve ürünlerin tarlada hayvan yemine dönüştüğünü ifade etti. Binlerce ton ürünün toplanmadığını vurgulayan Gürer, düşük alım fiyatlarının domateslerin tarlada kalmasına neden olduğunu ve çiftçilerin büyük bir zararla karşı karşıya olduğunu söyledi. ÜRETİCİ UĞUR TEKELİ’NİN DRAMI: “TARLAYI TOPLAMAMAK DAHA KÂRLI OLDU” Altunhisar’da domates üreticisi Uğur Tekeli, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’e bu yıl domates üretiminde yaşadığı sorunları anlattı. Tekeli, “Geçen sene de domates para etmemişti. Bu sene şansımızı bir kez daha denedik, fakat yine zarar ettik. Dekara 35 bin TL maliyeti var. Ancak fabrikaların aldığı kilo fiyat sadece 2 lira. Bunun 1 lirası işçilik, 40 kuruşu nakliye, kalan 60 kuruş ise fabrika payı. Üstelik kamyonlara yüklenen domatesin yarısına red veriyorlar, bu durumda nakliye ücreti de cebimizden çıkıyor. Tarlayı toplamadan bırakmak bizim için daha kârlı hale geldi.” diye konuştu. “MİLLİ SERVET TARLADA ÇÜRÜDÜ” Domates üreticisi Uğur Tekeli, tarlalarda çürümeye terk edilen domateslerin milli servet kaybına yol açtığını vurguladı. Tekeli, “Bu tarlanın 600 ton domatesi vardı ama maalesef hepsi tarlada kaldı.” diyerek yaşanan zararın boyutlarını dile getirdi. Yükselen maliyetlerin ve bankalardan alınan yüksek faizli kredilerin üreticiyi çıkmaza soktuğunu belirten Tekeli, “Borçlarımız var; özel bankalar %60 faiz uyguluyor, biz de mecburen alıp ilaççının borcunu ödeyeceğiz. Seneye ne yapacağız bilmiyorum,” ifadeleriyle geleceğe dair endişesini paylaştı. ÜRÜN TARLADA ÇÜRÜRKEN MARKET FİYATLARI EL YAKIYOR Tarlalarda para etmeyen domates, büyük kent merkezlerinde ise yüksek fiyatlarla tüketicinin elini yaktığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Tarlada üretici perişan olurken, şehirlerde salçalık domates 10 liradan satılıyor. Üreten kazanamıyor, tüketen ise pahalı ürün alıyor. Bu durum iktidarın plansızlığının sonucu ve sistemin yaratığı durum “dedi. UĞUR TEKELİ: “EMEĞİMİZİN KARŞILIĞI YOK” Üretici Uğur Tekeli, tarımsal faaliyetlerdeki plansızlığa vurgu yaparak, “Biz çalışıyoruz ama kime çalışıyoruz bilmiyoruz. 60 dekar domates ektik ama emeğimizin karşılığını alamadık. Biz kimi düşünüyoruz, kime çalışıyoruz; çalıştığımız kişiler de belli değil.” şeklinde konuştu.  “ÜRETİCİ DESTEKLENMİYOR, ÜRÜN ZİYAN OLUYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakanlık, ‘Çiftçiyi destekliyoruz’ diyor ancak çiftçinin ürününün durumu ortada. Tarlada çürüyen bu domatesler hayvan yemi dahi olamayacak durumda. Oysa ki bu ürün salça olarak değerlendirilebilir, kurutularak satılabilirdi. Ancak destek verilmediği için tarlada çöp oldu.” sözleriyle tarımsal planlama eksikliğini eleştirdi. “BOZ TOPRAK KIRMIZIYA ÇALDI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bölgedeki üreticilerin ekonomik anlamda mutlaka desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Niğde’nin Altunhisar ilçesindeyiz. Bu yıl domates üreticisi büyük zarar etti. Domates tarlasının boz toprağı kırmızıya çaldı çünkü domates tarlada kaldı. Üstelik ekim dönemi gelmesine rağmen tarlayı sürüp yeni ürün ekemiyorlar. 60 dekarlık alan bu yıl ziyan oldu, 600 ton domates çöpe gitti. Çiftçi bu yıl kara bir yıl yaşadı ve umduğunu bulamadı.” dedi.

Toprağa Değer Katan Üreticilerimizin Daima Yanındayız Haber

Toprağa Değer Katan Üreticilerimizin Daima Yanındayız

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, tarım alanlarını ziyaret ederek üreticiler ile bir araya gelmeye devam ediyor. Tarım emekçileri ile tarlalarında buluşan Başkan Ataç, “Tarıma ve çiftçilerimize destek vermeye devam edeceğiz. Eskişehir’in toprağına değer katan üreticilerimizin daima yanındayız” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, tarım üreticileri ile bir araya gelmeyi sürdürüyor. Başkan Ataç son olarak Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç ile birlikte, Fevziçakmak Mahallesi’nde bulunan tarım alanlarını ziyaret etti. Üreticiler ve tarım emekçileri ile bir araya gelen Başkan Ataç, tarlalarda hasadı yapılan ürünler hakkında bilgiler aldı. “Ahmet Başkan her zaman yanımızda” Tarla gezisinde Başkan Ataç’a eşlik eden Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç, “Ahmet Başkanımız her zaman yanımızda. Birliğimize bağlı üreticiler olarak daima irtibat halindeyiz. Bünyesinde 285 üyenin olduğu ve ürettiği domatesi, dolmalık biberi Eskişehir’in ihyacını karşıladıktan sonra 12-13 vilayete gönderen bir birliğiz. Bugün de Ahmet Başkanımızı tarlalarımızda ağırlamaktan son derece mutluyuz. Üretici olarak karşılaştığımız sorunları ne zaman Ahmet Başkan ile paylaşsak, yakın ilgi gösterdi. Her zaman olduğu gibi üreticilerin yanında yer aldığı ve sorunların çözümü için çaba gösterdiğinden ötürü teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Başkan Ataç: Kalkınmanın yolu üretimden geçiyor Eskişehir’de faaliyet gösteren üreticileri her zaman desteklediğini ve yanlarında olmaya devam edeceğini vurgulayan Başkan Ataç da “Ben de tarımla uğraşan bir aileden geliyorum. Tarımsal faaliyetlerin ne kadar önemli olduğunu her fırsatta dile getiriyorum. Kırsal alanda yapılan tarımsal ve hayvansal üretimin, ülke ekonomisindeki rolü göz ardı edilemez. Kalkınmanın yolu üretimden geçiyor. Bu sebeple de bölgemiz üreticilerinin her türlü sorununun çözüme ulaştırılması, mümkün olduğunca desteklenmesi gerekiyor. Her zaman üreticimizin emeğinin karşılığını alması gerektiğine inandım. Üreticilerin sattığı fiyat ile vatandaşın aldığı fiyat arasındaki uçurumun kapanması gerekiyor. Bu durum hem üreticimize hem de vatandaşımıza zarar veriyor. Bu uçurumu kapatmanın yolu üreticimizi desteklemekten geçiyor. Bu doğrultuda bölgemizde faaliyet gösteren üreticilerin hizmetine kazandırdığımız 2 soğuk hava deposunun yanı sıra Tarımsal Üretimde Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri Projesi ile üreticilerimize katkı sağlıyoruz. Tarıma ve çiftçilerimize destek vermeye devam edeceğiz. Eskişehir’in toprağına değer katan üreticilerimizin daima yanındayız” diye konuştu. Tepebaşı Belediye Başkan Yardımcısı Seyit Yıldızhan’ın eşlik ettiği Başkan Ataç, domates hasadı yapan tarım emekçileri ile de sohbet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.