SON DAKİKA
Hava Durumu

#Doğa Koruma

Porsuk Haber Ajansı - Doğa Koruma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğa Koruma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesi'nden Dünya Literatürüne İki Yeni Endemik Tür Haber

Anadolu Üniversitesi'nden Dünya Literatürüne İki Yeni Endemik Tür

Türkiye üç farklı fitocoğrafik bölgenin kesişim noktasında yer alan benzersiz coğrafyasıyla, kıtasal ölçekte bir biyoçeşitliliğe ve büyüleyici bir endemizm oranına ev sahipliği yapıyor. Bu zengin genetik miras, Türk bilim insanlarının titiz ve kararlı çalışmalarıyla dünya literatürünü güncellemeye devam ediyor. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yavuz Bülent Köse, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim elemanı Arş. Gör. Fatmanur Tunç, Harran Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Maruf Balos ve Veysel Sonay’dan oluşan araştırma ekibi botanik dünyasında büyük ses getiren bir başarıya imza attı. Ekip Türkiye florasına dünya literatüründe daha önce hiç bilinmeyen iki yeni yabani soğan (Allium) türü kazandırdı. Uluslararası bilim dünyasının en prestijli yayın organlarından olan Q1 kategorisindeki Life ve Plants dergilerinde yayımlanarak metodolojik doğruluğu tescil edilen bu keşifler sadece bilimsel değerleriyle değil, taşıdıkları derin anlamlar ve aile öyküleriyle de dikkat çekiyor. Yeni keşfedilen türler bilimsel önemlerinin yanı sıra taşıdıkları anlamlı aile hikâyeleriyle de dikkat çekiyor. Allium kazim-kosei, Prof. Dr. Yavuz Bülent Köse tarafından Eskişehir’in Günyüzü ilçesine bağlı Kavuncu Mahallesi yakınlarındaki jipsli (alçılı) topraklarda keşfedildi. Tür adı Prof. Dr. Köse’nin merhum babası Kazım Köse’nin anısını yaşatmak amacıyla verildi. Araştırma ekibi tarafından Şanlıurfa’nın Bozova ilçesindeki Kaplandağı mevkisinde keşfedilen Allium aralii ise dik kireçtaşı kayalıkları ve meşe çalılıkları arasında bulunan yeni bir endemik tür olarak kayıt altına alındı. Kaplandağı soğanı olarak da adlandırılan tür Prof. Dr. Köse’nin oğlu Aral Köse’ye ithafen isimlendirildi. Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Köse keşiflere dair ayrıntılı bilgileri paylaştı. “Her şey henüz tam anlamıyla el değmemiş bölgelerdeki çalışmalarla başladı” Türkiye florasına kazandırılan bu iki yeni endemik Allium türünün keşif süreci nasıl başladı? Araştırma ekibiniz bu çalışmaya nasıl odaklandı? Keşif sürecimiz Türkiye'nin zengin florasını barındıran ve henüz tam anlamıyla el değmemiş lokal bölgelerinde yürüttüğümüz sistematik arazi çalışmalarıyla başladı. Araştırma ekibimizle birlikte Türkiye florası için kritik öneme sahip olan ve biyoçeşitlilik açısından yüksek potansiyel taşıyan lokaliteleri hedefledik. Arazi çalışmaları esnasında popülasyonlarından örnekler topladığımız bu bitkilerin, mevcut literatürdeki ve herbaryumlardaki diğer Allium türlerinden farklı karakterler sergilediğini fark ettik. Bu aşamadan sonra ekibimiz hem morfolojik hem de evrimsel akrabalık ilişkilerini ortaya koyabilmek adına laboratuvar ve herbaryum çalışmalarına yoğunlaşarak süreci bilimsel bir zemine taşıdı. “Bütüncül taksonomi yaklaşımı” Bu yeni türlerin belirlenmesinde hangi yöntemler ve bilimsel analizler kullanıldı? Yeni türlerin taksonomik sınırlarını tam ve doğru bir şekilde çizebilmek için entegre (bütüncül) bir taksonomi yaklaşımı benimsedik. Morfolojik ve Mikromorfolojik Analizler: Bitkilerin gövde, yaprak, çiçek ve soğan yapıları detaylıca incelendi. Ayrıca, teşhiste ayırt edici olan tohum ve polen yüzeyleri modern mikroskoplar (gerekirse SEM - Taramalı Elektron Mikroskobu) yardımıyla micromorphological düzeyde analiz edildi. Moleküler Filogenetik Analizler: Türlerin genetik olarak diğer akrabalarından ayrışıp ayrışmadığını görmek adına bitkilerden DNA ekstraksiyonu gerçekleştirildi. Filogenetik ilişkileri belirlemek amacıyla nükleer (ITS) ve kloroplast (matK) DNA bölgeleri hedef alınarak dizileme (sequencing) yapıldı. “Metodolojik doğruluk ve özgünlüğün resmi temsilcisi” Türlerin Q1 kategorisindeki uluslararası bir dergide yayımlanması, çalışmanızın bilimsel değeri açısından ne ifade ediyor? Uluslararası endekslerde en üst başarı dilimini temsil eden Q1 kategorisindeki bir dergide bu çalışmaların yayımlanması, araştırmamızın küresel ölçekte en yüksek bilimsel standartlara, metodolojik doğruluğa ve özgünlüğe sahip olduğunun resmi bir tescilidir. Bu düzeydeki dergiler alanında uzman ve son derece seçici hakem heyetlerinin titiz incelemelerinden geçen çalışmaları kabul eder. Dolayısıyla bu yayın ekibimizin ürettiği bilimsel verilerin güvenilirliğini ve kalitesini dünya çapındaki botanik camiasına kanıtlamış olmakla kalmayıp ülkemizin taksonomik araştırmalardaki prestijini de yukarı taşımaktadır. “Kıtasal ölçekte bir biyoçeşitlilik ve yüksek bir endemizm” Bu keşif Türkiye'nin biyolojik çeşitliliği ve endemik bitki potansiyeli açısından nasıl bir önem taşıyor? Türkiye, Akdeniz, İran-Turan ve Avrupa-Sibirya gibi üç farklı fitocoğrafik bölgenin kesişim noktasında yer alması nedeniyle kıtasal ölçekte bir biyoçeşitliliğe ve yüksek bir endemizm oranına sahiptir. Keşfettiğimiz bu iki yeni Allium türü ülkemizin bu benzersiz genetik mirasına eklenen yeni birer halkadır. Endemik bitki potansiyelimizin bu tür keşiflerle sürekli güncellenmesi Türkiye'nin uluslararası biyoçeşitlilik sözleşmelerindeki konumunu güçlendirir ve Anadolu topraklarının flora zenginliğinin henüz keşfedilmemiş ne kadar büyük bir potansiyel barındırdığını bir kez daha gözler önüne serer. “Doğada ve insan yaşamında kritik rollere sahiptir” Allium cinsi bitkilerin ekolojik ya da ekonomik açıdan bilime katkı sağlayabilecek yönleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Allium (Sarımsak, soğan ve pırasa gibi türleri barındıran cins) hem doğada hem de insan yaşamında kritik rollere sahiptir. Ekolojik katkılarına baktığımızda doğal popülasyonlarında polinatör, böcekler için zengin birer besin kaynağı oluştururlar ve bulundukları ekosistemlerin dengesinde önemli rol oynarlar. Ekonomik ve Tıbbi Potansiyel (Farmasötik Botanik) açıdan ise sekonder metabolitler, özellikle kükürtlü bileşikler ve antioksidanlar açısından son derece zengin bir cinstir. Yeni keşfedilen endemik türlerin fitokimyasal profillerinin çıkarılması, gelecekte yeni ilaç etken maddelerinin, gıda koruyucularının veya tarımsal amaçlı doğal antimikrobiyallerin geliştirilmesine zemin hazırlayabilir. “Tanımadığınız şeyi koruyamazsınız” Bu tür çalışmaların sürdürülebilir çevre politikaları ve doğa koruma stratejilerine nasıl bir katkısı olabilir? Tanımadığınız şeyi koruyamazsınız bir canlıyı koruyabilmenin ilk ve en temel şartı onun varlığından haberdar olmaktır. Bu bilimsel çalışmalar sayesinde yeni türlerin yayılış alanları ve popülasyon yoğunlukları belirlenerek IUCN kriterlerine göre tehlike kategorileri (CR, EN, VU vb.) tespit edilir. Keşfedilen türlerin mikro-endemik (sadece çok dar bir alana özgü) olması durumunda o bölgenin acil koruma alanı ilan edilmesi veya madencilik, yapılaşma gibi faaliyetlerin sınırlandırılması için yasal çevre politikalarına bilimsel altlık oluşturulur. Türlerin tohumları ve genetik materyalleri ulusal gen bankalarında koruma altına alınarak sürdürülebilir çevre stratejileri kapsamında gelecek nesillere aktarılması güvenceye alınır. Anadolu’nun el değmemiş köşelerinden laboratuvar tezgâhlarına, oradan da uluslararası bilim dünyasının zirvesine uzanan bu keşif öyküsü adanmışlığın, metodolojik titizliğin ve doğaya duyulan derin saygının bir ürünü. Prof. Dr. Yavuz Bülent Köse ve araştırma ekibinin gerçekleştirdiği bu çalışma bizlere sadece iki yeni yabani soğan türünü tanıtmakla kalmıyor aynı zamanda üzerinde yaşadığımız toprakların keşfedilmeyi bekleyen ne denli büyük bir potansiyele sahip olduğunu da bir kez daha gözler önüne seriyor. Allium kazim-kosei ve Allium aralii türleri, bir yandan taşıdıkları aile öyküleriyle bilimin soğuk ve mesafeli sanılan yüzüne sıcak, insani ve vefalı bir dokunuş katarken diğer yandan farmasötik botanik ve tıp dünyası için yepyeni araştırma kapılarını aralıyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı-AnaHaber

Eskişehir AB Bilgi Merkezi’nden “Küçük Ellerle Yeşil Yarınlara" Etkinliği Haber

Eskişehir AB Bilgi Merkezi’nden “Küçük Ellerle Yeşil Yarınlara" Etkinliği

Eskişehir Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren Eskişehir AB Bilgi Merkezi tarafından, Avrupa Komisyonu’nun dünya genelinde yürüttüğü “For Our Planet – Gezegenimiz İçin” kampanyası kapsamında düzenlenen “Küçük Ellerle Yeşil Yarınlara” etkinliği, 4 Haziran Perşembe günü Hacı Hatice Ongurlar Ortaokulu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğe 350 öğrenci katılım sağladı. Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü ve Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen etkinliğin sabah bölümünde, Eskişehir Orman İşletme Şefi Hakan Emir ve Orman Muhafaza Memuru Volkan Şah tarafından 5. sınıf öğrencilerine yönelik çevre farkındalığı eğitimi gerçekleştirildi. Eğitimde biyolojik çeşitlilik, iklim değişikliği, sürdürülebilir ormancılık, doğal kaynakların korunması ve ekosistemlerin yaşamımızdaki önemi konuları ele alındı. Öğrencilerin büyük ilgiyle takip ettiği program, soru-cevap bölümüyle devam etti. Merak ettikleri konuları uzmanlara yöneltme fırsatı bulan öğrenciler, çevre ve doğa koruma konularındaki farkındalıklarını artırdı. Öğrenciler Sebze Fideleri ve Meyve Fidanlarını Toprakla Buluşturdu Programın öğleden sonraki bölümünde, Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Ceylan Yavuz, Eskişehir Orman İşletme Müdürü Doğan Kiras, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Programın açılışında konuşan protokol üyeleri, çevre bilincinin küçük yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çekti. Etkinlik hakkında bilgi veren Eskişehir AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Gökhan Çobansoy, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen kampanyanın bu yılki temasının “Doğanın Yeniden Kazandırılması” olduğunu belirterek, Avrupa Birliği Bilgi Merkezlerinin Türkiye genelinde bu tema doğrultusunda çeşitli çevre etkinlikleri gerçekleştirdiğini ifade etti. Çobansoy, Eskişehir’de ise çocukların doğayla bağ kurmasını sağlayacak kalıcı bir çalışma hayata geçirmek istediklerini belirtti. Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler ise öğrencilerin yalnızca teorik bilgi edinmelerinin değil, uygulamalı çalışmalarla doğayla doğrudan temas kurmalarının da büyük önem taşıdığını belirtti. Güler, okul bahçesinde oluşturulan hobi bahçeleri ve dikilen ağaçların öğrenciler tarafından sahiplenilmesinin ve korunmasının çevre bilincinin gelişmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Program kapsamında okul bahçesinde oluşturulan hobi bahçelerinde öğrenciler tarafından çilek, maydanoz, domates, salatalık, yeşilbiber, patlıcan, nane, biberiye ve lavanta ekimi gerçekleştirildi. Ayrıca erik, şeftali, kayısı, badem, vişne, kiraz, elma ve armut başta olmak üzere çeşitli meyve ağaçları öğrencilerin katılımıyla toprakla buluşturuldu. Etkinlik, Eskişehir Orman İşletme Müdürlüğü tarafından öğrencilere lavanta fidelerinin dağıtılması ile sona erdi.

Hayvanat Bahçesine 30 Yeni Tür Haber

Hayvanat Bahçesine 30 Yeni Tür

Eskişehir’de doğa sevgisini ve biyolojik çeşitliliği buluşturan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, yepyeni misafirleriyle zenginleşti. Türkiye’nin en dikkat çeken yaşam alanlarından biri olan hayvanat bahçesi, farklı kıtalardan gelen onlarca türü ağırlayarak ziyaretçilerine adeta dünya turu yaşatacak. Afrika’dan Güney Amerika’ya, Uzak Doğu’dan Anadolu’ya uzanan geniş bir yelpazede hayvan çeşitliliğini artıran yeni üyeler arasında; Beyaz Yüzlü Saki, tembel hayvan, marabu leyleği, alligatör timsah ve Aldabra dev kaplumbağası gibi dikkat çekici türler yer alıyor. Bunun yanı sıra gümüş yanaklı boynuzgaga, çekiç başlı leylek, kelaynak ve Filipin ördeği gibi kuş türleri ile kırmızı ayaklı kaplumbağa, Afrika mahmuzlu kaplumbağa ve timsah kapan kaplumbağası gibi sürüngenler de hayvanat bahçesine ayrı bir renk kattı. Ziyaretçilerin ilgisini çekecek diğer türler arasında yeşil ağaç pitonu ve anakonda gibi egzotik yılanlar, sitatunga ve nilgai gibi nadir memeliler, saz kedisi, sarı kuyruksüren, armadillo ve aguti gibi farklı coğrafyalardan gelen canlılar bulunuyor. Ayrıca tarantulalar ve büyük flamingolar da yeni yaşam alanlarında ziyaretçilerini bekliyor. Öte yandan hayvanat bahçesi, sadece çeşitlilik açısından değil, doğa koruma misyonu açısından da önemli bir rol üstlenmeye devam ediyor. Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) Kırmızı Listesi’nde yer alan; asker ara papağanı, gergedan boynuzgaga ve Japon turnası (hassas türler), kızıl panda (nesli tükenmekte olan), beyaz yanaklı gibon ile kırmızı yakalı ve siyah-beyaz yakalı lemurlar (kritik derecede tehlike altında) gibi türler de Eskişehir’de koruma altına alındı. Hayvanat bahçesine kazandırılan bu özel türlerin, Kocaeli Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi’nin faaliyetlerini sonlandırması sonrası gerçekleştirilen titiz bir süreçle Eskişehir’e getirildiği belirtildi. Transfer süreci, Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği (EAZA) kapsamında yürütülen EEP-ESB program koordinatörlerinin onayıyla gerçekleştirilirken, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile tam koordinasyon içinde hareket edildi ve tüm işlemler yasal mevzuata uygun şekilde tamamlandı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yeni türlerin hayvanat bahçesine kazandırılmasıyla birlikte hem ziyaretçi deneyiminin zenginleşeceğini hem de nesli tehlike altındaki türlerin korunmasına yönelik çalışmaların daha da güçleneceğini vurguladı.

Modern Bakımevi Kapılarını Açtı Haber

Modern Bakımevi Kapılarını Açtı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Sarısungur Mahallesi’nde hayata geçirilen Türkiye’ye örnek Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı’nı ziyaret ederek incelemelerde bulundu. 10 bin metrekarelik devasa bir alana yayılan tesis, sokak hayvanları için umut ışığı oldu. ​Protokolden Can Dostlara Tam Destek ​Ziyaret sırasında Vali Dr. Erdinç Yılmaz ve Başkan Ayşe Ünlüce’ye, Vali Yardımcısı Adem Keleş, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü Mehmet Sait Kanar ve belediye bürokratları eşlik etti. Heyet; idari bina, kedi bakım ünitesi, modern operasyon salonları ve mama üretim merkezi gibi kritik birimleri tek tek gezerek teknik personelden bilgi aldı. ​Vali Yılmaz: "Sokak Hayvanlarını Korumak Toplumsal Sorumluluktur" ​Tesisin modern altyapısına dikkat çeken Vali Dr. Erdinç Yılmaz, sokak hayvanlarının yaşam kalitesinin artırılması gerektiğini vurguladı. Yılmaz, yaptığı açıklamada şunları söyledi: ​"Can dostlarımızın sağlıklı ve güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdürebilmeleri büyük önem taşıyor. Bu tesis, bu sorumluluğun en somut göstergelerinden biridir." ​Başkan Ünlüce: "Türkiye’ye Örnek Bir Tesis Kurduk" ​Başkan Ayşe Ünlüce ise Eskişehir’in hayvan hakları konusundaki vizyonunu ortaya koyduklarını belirterek, Vali Yılmaz’a verdiği desteklerden dolayı teşekkür etti. Ünlüce, tesisin sadece bir barınak değil, tam teşekküllü bir rehabilitasyon merkezi olduğunu ifade etti. ​Sarısungur Hayvan Bakımevi’nin Teknik Özellikleri ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından Seyitgazi yolu üzerinde inşa edilen merkez, sunduğu imkanlarla dikkat çekiyor: ​Kapasite: Aynı anda 300 köpek ve 100 kedi konaklayabiliyor. ​Alan: 10 bin metrekare toplam alan, 3 bin metrekare kapalı alan. ​Özel Birimler: Anneli-yavrulu köpek bölümleri, özel ırk alanları ve karantina binaları. ​Üretim: Tesis bünyesinde yer alan mama üretim merkezi ile can dostların beslenme ihtiyacı sürdürülebilir şekilde karşılanıyor. ​Eskişehir’de Yeni Bir Yaşam Alanı ​Daha önce hizmete giren Doğal Yaşam Alanı Etap-1 ve Etap-2 projeleriyle entegre edilen bu yeni bakımevi, bölgeyi sokak hayvanları için devasa bir kompleks haline getirdi. Modern tıbbi donanımıyla tedavi süreçlerini hızlandıracak olan merkez, sahiplendirme bölümleriyle de hayvanseverleri can dostlarıyla buluşturmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.