SON DAKİKA
Hava Durumu

#Diplomasi

Porsuk Haber Ajansı - Diplomasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diplomasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yıl Dönümünde Ortak Çağrı Haber

Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yıl Dönümünde Ortak Çağrı

Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Eğitim-İş Eskişehir şubeleri, Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü dolayısıyla Hicri Sezen Meydanı'nda bulunan Lozan Anıtı önünde ortak bir basın açıklaması yaptı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından yapılan açıklamada, Lozan'ın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş belgesi ve ulusal egemenliğin hukuki güvencesi olduğu vurgulanarak, 24 Temmuz'un "Lozan Bağımsızlık Bayramı" olarak yasal güvence altına alınması istendi. ​"Lozan, Emperyalizmin Hesaplarını Bozan Büyük Türk Zaferidir" ​Eskişehir’deki sivil toplum kuruluşları ve sendika şubelerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği açıklamada, 24 Temmuz 1923 tarihinin sadece bir antlaşma günü olmadığına dikkat çekilerek şu ifadeler yer aldı: ​"Bu tarih; Türk milletinin diz çökmeyeceğini bütün dünyaya ilan ettiği, Sevr'i tarihin çöplüğüne gömdüğü, bağımsızlığını ve egemenliğini uluslararası hukuk önünde tescil ettirdiği gündür. ​Lozan, emperyalizmin Anadolu üzerindeki hesaplarını bozan büyük Türk zaferidir. Lozan, işgal ordularının silahla yenildiği kadar, diplomasi masasında da dize getirildiği tarihî dönüm noktasıdır. ​Bu büyük destanın başında Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardır. Lozan masasındaki sarsılmaz iradenin adı ise İsmet İnönü'dür." ​"Türk Milleti Esir Edilemez" ​İsmet Paşa’nın dünyanın en güçlü devletlerinin temsilcileri karşısında "Türk milleti esir edilemez" gerçeğini savunduğunu belirten açıklamada, "Aylar süren zorlu görüşmeler boyunca hiçbir tehdide, hiçbir baskıya, hiçbir dayatmaya boyun eğmemiş; Kurtuluş Savaşı'nın cephede kazanılan zaferini diplomasi masasında ölümsüzleştirmiştir" denildi. ​"Lozan'a Sahip Çıkmak; Cumhuriyet'e ve Laikliğe Sahip Çıkmaktır" ​Açıklamada, Cumhuriyet'in temel kazanımlarını ve Lozan'ı hedef alan çevrelerin söylemlerine de şu sözlerle tepki gösterildi: ​"Lozan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş belgesidir. Lozan, ulusal egemenliğimizin hukuki güvencesidir. Lozan, tam bağımsızlığımızın dünyaya kabul ettirilmiş adıdır. Lozan, Türk Milletinin namusudur. ​İşte tam da bu nedenle, Cumhuriyet'in temel kazanımlarını tartışmaya açan çevrelerin hedefinde yıllardır Lozan vardır. Lozan'ı küçümseyenler ya da değersiz göstermeye çalışanlar, eleştirilerini farklı gerekçelerle dile getirebilir; ancak bu tartışmaların Cumhuriyet'in kuruluş süreciyle ilgili daha geniş değerlendirmelerin parçası olduğu açıktır. ​Biz biliyoruz ki; Lozan varsa Cumhuriyet vardır. Lozan varsa ulusal egemenlik vardır. Lozan varsa tam bağımsız Türkiye vardır." ​Ortak Çağrı: "24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı İlan Edilsin" ​Lozan'a sahip çıkmanın vatanın bölünmez bütünlüğüne, üniter devlet yapısına, sosyal hukuk devletine ve laikliğe sahip çıkmak anlamına geldiğinin altı çizilen bildiride, şu somut talep dile getirildi: ​"Bu nedenle çağrımız açık ve nettir: 24 Temmuz, Türk milletinin bağımsızlığının uluslararası hukukta tescil edildiği gündür. ​Bu tarih artık yalnızca anma günü olarak değil; '24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı' olarak yasal güvence altına alınmalı ve her yıl bütün yurtta resmî törenlerle kutlanmalıdır. ​Çünkü milletler, yalnızca savaş meydanlarında kazandıkları zaferlerle değil; o zaferleri hukuk önünde kabul ettirdikleri günlerle de tarih yazarlar. 24 Temmuz işte böyle bir gündür." ​"Hiçbir Güç Bizleri Lozan'dan Koparamayacak" ​Bildirinin sonunda, Atatürk'ün emanetlerine ve tam bağımsızlık idealine olan bağlılık şu kararlı vurguyla yinelendi: ​"Bugün bize düşen görev; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine, İsmet İnönü'nün kararlılığına, Lozan Heyetinin dirayetine, Millî Mücadele kahramanlarının ve Kurtuluş Savaşımızda şehit düşen ve gazi olan atalarımızın fedakârlığına layık olmaktır. ​Cumhuriyetimizi, laik ve demokratik hukuk devletini, ulusal egemenliği ve tam bağımsız Türkiye idealini sonsuza kadar savunacağız. ​Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Eskişehir şubeleri olarak sesleniyoruz; ​Hiçbir güç bizleri Lozan'dan, Cumhuriyet'ten ve Atatürk devrimlerinden koparamayacaktır. ​Yaşasın Lozan! Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye! ​24 Temmuz Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü kutlu olsun! ​24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı ilan edilsin!"

Uluslararası İlişkilerin Nabzı Odunpazarı’nda Attı Haber

Uluslararası İlişkilerin Nabzı Odunpazarı’nda Attı

Odunpazarı Belediyesi ile Uluslararası İlişkiler Konseyi iş birliğinde düzenlenen 11. Uluslararası İlişkiler Çalışmaları ve Eğitimi Kongresi, üç gün süren yoğun programın ardından sona erdi. 7, 8 ve 9 Mayıs tarihlerinde Odunpazarı 100. Yıl Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kongre, Türkiye’nin dört bir yanından akademisyenleri, araştırmacıları ve uluslararası ilişkiler alanının önemli isimlerini Eskişehir’de bir araya getirdi. Uluslararası ilişkiler alanında Türkiye’nin en kapsamlı akademik organizasyonlarından biri olarak gösterilen kongrede, küresel sistemde yaşanan dönüşümden bölgesel krizlere, değişen güç dengelerinden Türkiye’nin stratejik konumuna kadar pek çok başlık masaya yatırıldı. 72 üniversite ve 11 farklı kurumdan toplam 189 akademisyen ve uzmanın katıldığı kongrede, üç gün boyunca 50 panel düzenlenirken 179 akademik sunum gerçekleştirildi. SON GÜNÜN DİKKAT ÇEKEN İSMİ: NAMIK TAN Kongrenin son günü ise hem içerik hem de katılım açısından dikkat çekici oturumlara sahne oldu. CHP Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, “İktisadi Kalkınma Vakfı Paneli”ne konuşmacı olarak katıldı. Türkiye’nin deneyimli diplomatları arasında yer alan Namık Tan’ın katılımı, kongrenin akademik ve diplomatik niteliğini güçlendiren başlıklar arasında öne çıktı. Dış politika, Avrupa Birliği ilişkileri ve küresel diplomasi üzerine değerlendirmelerin yapıldığı panel, akademisyenler ve katılımcılar tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Paneli izleyenler arasında Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da yer aldı. Başkan Kurt, kongrenin son günündeki oturumları takip ederek akademisyenler ve katılımcılarla bir araya geldi. KÜRESEL GÜNDEM ESKİŞEHİR’DE TARTIŞILDI Uluslararası ilişkiler alanında Türkiye’nin en kapsamlı akademik organizasyonlarından biri olarak gösterilen kongrede; küresel sistemde yaşanan dönüşümden bölgesel krizlere, güvenlik politikalarından Avrupa Birliği’nin geleceğine kadar pek çok başlık masaya yatırıldı. Kongrenin son gününde düzenlenen oturumlarda uluslararası ilişkilerin farklı boyutları ele alındı. “Ontolojik Güvenlik: Kimlik, Hafıza ve Kurumlar” panelinde devletlerin güvenlik politikaları ile toplumsal hafıza arasındaki ilişki değerlendirilirken, “Realizm, Tehdit ve Büyük Strateji” oturumunda küresel güç mücadeleleri tartışıldı. “Terörizm, Sınır Aşan Suçlar ve Güvenliğin Dönüşümü” başlıklı panelde değişen tehdit algıları ele alınırken, “Uluslararası İlişkilerde Yapay Zeka: Tartışmalar ve Uygulamalar” oturumunda teknolojinin diplomasi ve güvenlik alanına etkileri konuşuldu. İklim krizi ve güvenlik ilişkisi “İklim, Tarım ve Gıda Güvenliği” ile “Yerelden Küresele Çevre ve İklim Güvenliği” panellerinde değerlendirilirken, “Savunma Teknolojileri, İHA’lar ve Yeni Güvenlik Dinamikleri” oturumunda savunma sanayiindeki dönüşüm masaya yatırıldı. “Türkiye-Rusya İlişkileri: Rekabet, İşbirliği ve Kriz Yönetimi” panelinde iki ülke arasındaki ilişkilerin bölgesel etkileri ele alınırken, “Göç ve Sınır Yönetişimi” oturumunda düzensiz göç ve sınır politikaları tartışıldı. Avrupa Birliği’nin geleceği ve Avrupa siyaseti de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. “Avrupa Günü’nde Avrupa’yı Tartışmak-II: Avrupa Siyaseti ve Güvenlik” ile “Avrupa Günü’nde Avrupa’yı Tartışmak-III: Avrupa Birliği’nde Yönetişim, Stratejik Otonomi ve Dış İlişkiler” başlıklı panellerde Avrupa’nın değişen güvenlik yaklaşımı ve dış politika stratejileri değerlendirildi. “Kale Grubu ve Global İlişkiler Forumu Paneli”, “Eleştirel Dış Politika: Kimlik, Anlatı ve Öznellik” ve “Ontolojik Güvenlik Teorisine Araftan Bakmak” başlıklı oturumlarda ise uluslararası ilişkiler teorileri ve küresel siyaset farklı perspektiflerden ele alındı. Kongrede ayrıca “Türk Dış Politikası’nın Yüzyılı (1923-2023): Tematik ve Kavramsal Değerlendirmeler” başlıklı oturumda Türkiye’nin yüz yıllık dış politika birikimi değerlendirildi. Üç gün süren kongre, “Kapanış Oturumu: Genel Değerlendirme ve Gelecek Planlaması” ile sona erdi.

Millî Mücadele’nin Kırılma Noktası Haber

Millî Mücadele’nin Kırılma Noktası

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Elemanı Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, I. ve II. İnönü Muharebelerinin askerî, siyasi ve toplumsal etkilerini çarpıcı detaylarla analiz etti. Düzenli Orduya Geçiş: Kuva-yi Milliye’den Disiplinli Güce Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası ordunun terhis edilmesiyle başlayan işgal sürecinde, vatanseverlerin bireysel direnişiyle kurulan Kuva-yi Milliye birlikleri düşmanı yavaşlatmada kritik bir rol üstlendi. Ancak Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, modern bir ordu karşısında düzenli yapının kaçınılmaz olduğunu vurguluyor: “1920 yılının son aylarında atılan adımlarla milis güçlerin yerini disiplinli ve düzenli bir ordu yapısı almaya başladı. Bu hamle, TBMM’nin meşruiyetini pekiştiren en stratejik karardı.” I. İnönü Zaferi: İç ve Dış Tehdide Karşı İlk Büyük Sınav 6–10 Ocak 1921 tarihlerinde gerçekleşen I. İnönü Muharebesi, Türk ordusunun yalnızca Yunanlılarla değil, aynı zamanda Çerkez Ethem isyanı gibi iç tehditlerle de mücadele ettiği bir dönemde kazanıldı. Albay İsmet Bey komutasındaki birliklerin sergilediği kararlılık, yeni kurulan düzenli ordunun ilk resmî başarısı olarak tarihe geçti ve halka büyük bir moral kaynağı oldu. II. İnönü: "Milletin Makûs Talihinin Yenildiği Yer" 1 Nisan 1921’de kazanılan II. İnönü Zaferi, Türk tarafının istihbarat ve hazırlık gücünü ortaya koydu. Dr. Aykanat, Metristepe’nin stratejik önemine dikkat çekerek Mustafa Kemal Paşa’nın İsmet Paşa’ya gönderdiği tarihi telgrafı hatırlatıyor: "Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz." Bu zafer, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’a giden yolun psikolojik ve askerî temelini oluşturdu. Uluslararası Siyasette TBMM’nin Yükselişi İnönü Zaferleri, yalnızca cephede değil, diplomasi masasında da büyük kazanımlar sağladı. Dr. Aykanat’a göre bu başarıların küresel yansımaları şunlardır: Londra Konferansı: TBMM hükümetinin İtilaf Devletleri tarafından hukuken tanınması. Moskova Antlaşması: Sovyetler Birliği ile stratejik iş birliği. İşgalin Sarsılması: Fransızların Zonguldak’tan, İtalyanların ise Güneybatı Anadolu’dan çekilme sürecinin başlaması. Eskişehir’in Destansı Direnişi: Lojistik Kalp ve Kurtuluş Bayramı Savaşın merkez üssü olan Eskişehir, halkıyla birlikte devleşen bir şehir oldu. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, Eskişehir halkının fedakârlıklarını şu sözlerle özetliyor: “Demiryolu işçilerinin topladığı yardımlar, orduya gönderilen sıcak ekmekler ve sağlık malzemeleri... Eskişehir bu zaferi ‘Kurtuluş Bayramı’ olarak üç gün üç gece kutladı. Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi; bu şehir Millî Mücadele’nin lojistik kalbiydi.” Sonuç: Bağımsızlık İnancının Mirası İnönü Zaferleri, bir milletin kaderine boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya kanıtladığı bir "kırılma noktası"dır. Bugün sahip olduğumuz istiklal, Metristepe’de verilen o sarsılmaz mücadelenin ve tükenmeyen umudun bir mirasıdır.

Sanat ve Diplomasi Leyla Gencer’in Anısına Düzenlenen Gecede Buluştu Haber

Sanat ve Diplomasi Leyla Gencer’in Anısına Düzenlenen Gecede Buluştu

Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu tarafından, Türk opera sanatının önemli isimlerinden Leyla Gencer’in eserlerine ithaf edilen müzik gecesi İstanbul’da gerçekleştirildi. Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Alexander Kalachev’in ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Leyla Gencer hakkında kaleme aldığı “Tutkunun Romanı” adlı eserin yazarı Zeynep Oral, İstanbul Kültür Sanat Vakfı Genel Müdürü Yeşim Gürer Oymak ve çok sayıda davetli katıldı. Rektör Adıgüzel: “Sanatın farklı coğrafyaları ve kültürleri bir araya getiren köprülerden biri olduğuna inanıyoruz” Leyla Gencer’in sanatıyla yalnızca sahnelerde değil aynı zamanda kültürler arasında kurduğu bağla iz bıraktığına dikkat çeken Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Leyla Gencer, opera sanatının evrensel dilini dünyaya taşıyan çok kıymetli bir sanatçımızdır. Milano’daki La Scala başta olmak üzere dünyanın en seçkin opera sahnelerinde sergilediği performanslarla Türk sanatının uluslararası alandaki en güçlü temsilcilerinden biri olmuştur. Anadolu Üniversitesi olarak sanatın farklı coğrafyaları ve kültürleri bir araya getiren en güçlü köprülerden biri olduğuna inanıyor; bu anlayışla öğrencilerimizin sanatsal ve akademik yolculuklarına katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu anlamlı gecede Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Bölümü öğrencilerinin katkıda bulunmaları bizim için gurur verici. Leyla Gencer’in sanat mirasının yeni nesil sanatçılar tarafından yaşatılmaya devam edeceğine yürekten inanıyor, bu anlamlı anma gecesinin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” Müzik gecesinde Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü Opera Anasanat Dalı öğretim elemanı Öğr. Gör. Başak Büyükuğurlu’nun öğrencileri Nil Aslan, Ecem Sude Ergül ve Muhammed Gökberk Duru sahne aldı. Genç sanatçılara piyanoda İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Fügen Yiğitgil eşlik etti. Konserde seslendirilen eserler, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim elemanı Öğr. Gör. Amina Aygistova tarafından tanıtıldı. Klasik müziğin seçkin eserlerinin icra edildiği program, sanatın evrensel dili aracılığıyla kültürel etkileşime katkı sağladı. Sanat ve diplomasi çevrelerini bir araya getiren etkinlik, kültürel ilişkilerin güçlendirilmesine de önemli katkı sundu. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.