SON DAKİKA
Hava Durumu

#Denetim

Porsuk Haber Ajansı - Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

7 İşletmeye Mavi Bayrak Haber

7 İşletmeye Mavi Bayrak

Tepebaşı Belediyesi Mavi Bayrak uygulamasına katılmaya hak kazanan 7 yeni işletmeye Mavi Bayrakları takdim edildi. Uygulamaya dahil olan işletme sayısı 44’e ulaştı. Tepebaşı Belediyesi, benimsediği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından üçüncüsü olan; “Sağlık ve Kaliteli Yaşam” amacı doğrultusunda yürütülen Tepebaşı Mavi Bayrak Uygulaması kapsamında faaliyetlerini sürdürüyor. Mavi Bayrak Uygulaması ile kalite ve hijyen konusunda kent halkına sağlıklı bir ortam sunulması hedefleniyor. Farklı uzmanlık alanları olan sivil toplum kuruluşlarıyla 2000 yılından bu yana uygulanan Tepebaşı Mavi Bayraklı İşletmeler uygulamasına müracaat eden 7 işletme daha Mavi Bayrak almaya hak kazandı. İşletmeleri ziyaret eden Tepebaşı Belediyesi yetkilileri işletmecileri tebrik ederek Mavi Bayraklarını teslim etti. Mavi Bayraklı İşletme sayısı bölge genelinde 44’e ulaşmış oldu. Düzenli kontrol çalışması yapılıyor Mavi Bayrak uygulaması kapsamında işletmeler; hijyen, kalite yönetimi, çevreci kriterlere uyum çerçevesinde tüketici haklarına saygı duyarak müşteri odaklı hizmet gerçekleştiriyor. Tepebaşı Bölgesinde yaşayan vatandaşlara sağlıklı ve hijyenik koşullarda hizmet sunan Tepebaşı Mavi Bayraklı işletmeler, her yıl Tepebaşı Belediyesi önderliğinde Eskişehir Lokantacılar Odası, Eskişehir Ticaret Odası ile Eskişehir Berberler ve Kuaförler Odası temsilcilerinden oluşan denetim heyeti tarafından düzenli olarak kontrol ediliyor. Tepebaşı Belediyesi yetkilileri, Mavi Bayrak başvurularının Tepebaşı Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’ne, 0 (222) 211 40 00 / 3085-3324 numaralı telefondan yapılabildiğini iletti.

Milletvekili Bayhan’dan Soru Önergesi: "Çin Sermayesi Korunuyor, İşçi Sömürülüyor!" Haber

Milletvekili Bayhan’dan Soru Önergesi: "Çin Sermayesi Korunuyor, İşçi Sömürülüyor!"

Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Eskişehir OSB'de faaliyet gösteren Çin sermayeli Urzat Otomotiv fabrikasındaki hak gasplarını TBMM gündemine taşıdı. Bayhan, işçilerin aylardır maaş ve tazminatlarını alamadığını belirterek Çalışma Bakanlığı'nı göreve çağırdı. ​Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan Çin merkezli Shineray Group bünyesindeki SWM Motors - Urzat Otomotiv fabrikasında yaşanan işçi mağduriyetleri Meclis'e taşındı. Emek Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı İskender Bayhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na verdiği soru önergesiyle, fabrikada uygulanan ağır sömürü koşullarını ve "ücret gaspı" iddialarını sordu. ​"Türkiye, Uluslararası Sermaye İçin Sömürü Alanı Haline Getirildi" ​Milletvekili İskender Bayhan, Türkiye'nin ucuz iş gücü ve vergi avantajları nedeniyle uluslararası sermaye tarafından tercih edildiğini, ancak bu modelin bedelini işçilerin ödediğini vurguladı. SWM fabrikasının "Knock-Down (KD)" montaj modeliyle faaliyet gösterdiğini hatırlatan Bayhan, şu ifadeleri kullandı: ​"Kamu teşvikleri, vergi avantajları ve SGK destekleriyle büyütülen sermaye grupları korunurken; üretimi gerçekleştiren işçiler ücretlerini ve tazminatlarını aylardır alamamaktadır. Türkiye, uluslararası sermaye için düşük maliyetli bir sömürü alanı haline getirilmiştir." ​İşçiler Aylardır Maaş ve Tazminat Bekliyor ​Fabrikada çalışan işçilerden gelen bilgilere dayandırılan önergede, SWM fabrikasında yaşananlar şu şekilde özetlendi: Kasım 2025’te başlayan yoğun işe alımların ardından, Şubat 2026 itibarıyla kitlesel işten çıkarmalar yaşandı. 78 olan çalışan sayısı 20’ye kadar düştü. İşçilerin maaşları, ihbar tazminatları ve yemek ücretleri aylar geçmesine rağmen ödenmedi. İşçilere "haftaya yatacak" denilerek sürekli oyalama taktiği uygulandı. Günlük 10 saati aşan mesai süreleri ve yoğun mobbing nedeniyle birçok işçinin istifaya zorlandığı iddia edildi. ​Bakanlığa 7 Kritik Soru: "Teşvik Var, Denetim Yok Mu?" ​İskender Bayhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın patronların yanında saf tuttuğunu savunarak şu soruların yanıtlanmasını istedi: ​SWM (Urzat Otomotiv) fabrikasında son bir yıl içinde herhangi bir denetim yapıldı mı? ​Ücret gaspı, fazla mesai ve mobbing iddialarıyla ilgili Bakanlığa ulaşan şikayet var mı? ​Kitlesel işten çıkarmaların İş Kanunu’na uygunluğu incelendi mi? ​Çin sermayeli bu tekele sağlanan vergi indirimi, SGK desteği ve gümrük muafiyetinin kapsamı nedir? ​Kamu teşviklerinden yararlanan patronlar işçi ücretlerini ödemediğinde bir yaptırım uygulanıyor mu? ​KD montaj modeli ile çalışan işletmelerde işçi hakları için özel bir denetim mekanizması mevcut mu? ​İşçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için Bakanlık hangi adımları atacak? ​"Sermaye Korunuyor, İşçi Sınıfı Yok Sayılıyor" ​Bayhan, önergesinde Bakanlığın sessizliğini eleştirerek; patronlara teşvik yağarken işçilerin en temel hakkı olan ücretlerine el konulmasının, mevcut çalışma rejiminin kimin çıkarına olduğunu açıkça gösterdiğini belirtti.

Büyükşehir Zabıta Ekiplerinden Ortak Alanlara Denetim Haber

Büyükşehir Zabıta Ekiplerinden Ortak Alanlara Denetim

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri sorumluluk alanlarında, kent genelinde kamuya ait alanların izinsiz kullanımına karşı denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Vatandaşların ortak kullanımına açık bulvar, cadde, kaldırım ve meydanlarda düzenin sağlanması amacıyla yürütülen çalışmalarda, işgallerin önüne geçilmesi için titiz bir denetim süreci işletiliyor. Ekipler tarafından sorumluluk alanında gerçekleştirilen kontrollerde, yaya geçişini zorlaştıran masa ve sandalyeler, dubalar, reklam tabelaları ve gelişi güzel yapılan ürün teşhirleri tek tek inceleniyor. Mevzuata aykırı uygulamalara kesinlikle müsaade edilmezken, kurallara uymayan kişi ve işletmelere öncelikle uyarılarda bulunuluyor. Yapılan uyarılara rağmen aykırılığın devam etmesi durumunda ise ilgili mevzuat çerçevesinde cezai işlem uygulanıyor. Zabıta ekipleri, denetimlerin temel amacının ceza kesmekten ziyade, başta yaşlılar, engelliler ve çocuklar olmak üzere tüm vatandaşların kamusal alanlarda güvenli ve rahat bir şekilde hareket edebilmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Kamu düzeninin korunması ve şehir estetiğinin sürdürülebilirliği için çalışmaların kararlılıkla devam edeceği ifade edildi. Büyükşehir Belediyesi, kent estetiğinin korunması ve ortak kullanım alanlarının herkes için erişilebilir olması adına esnaf ve işletme sahiplerine de çağrıda bulunarak, kamuya açık alanların işgal edilmemesi konusunda daha duyarlı olunmasını istedi. Denetimlerin, daha yaşanabilir ve düzenli bir şehir hedefi doğrultusunda artarak süreceği bildirildi.

​İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici Çifteler'de Haber

​İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici Çifteler'de

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, ilçe ziyaretleri kapsamında sağlık hizmetlerini yerinde incelemeye devam ediyor. Son durağı Çifteler Devlet Hastanesi olan Bildirici, ilçedeki sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak için yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirdi. ​Çifteler’de Sağlık Hizmetlerine Kapsamlı Değerlendirme ​İl Sağlık Müdürü Bildirici’ye ziyaretinde Destek Hizmetleri Başkanı Erol Yılmaz eşlik etti. Hastane yönetimiyle bir araya gelen Bildirici, sunulan sağlık hizmetlerinin güncel durumu, hastane altyapısı ve devam eden projeler hakkında detaylı bilgi aldı. Ziyaretin odak noktasını, hizmet kalitesinin artırılması ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması oluşturdu. ​Sağlık Birimleri Yerinde İncelendi ​Ziyaret sırasında sadece masa başı değerlendirmelerle yetinilmeyerek, hastanenin tüm birimleri tek tek gezildi. Birim incelemeleri sırasında: ​Mevcut altyapı eksiklikleri tespit edildi. ​Hizmet işleyişindeki verimlilik analiz edildi. ​Gelecek dönemde planlanan iyileştirme çalışmaları üzerinde duruldu. ​Personelle Görüş Alışverişi ve Teşekkür ​Hastanede görev yapan sağlık çalışanlarıyla da bir araya gelen Doç. Dr. Yaşar Bildirici, personelin talep ve önerilerini dinledi. Sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarının önemine değinen Bildirici, şu ifadeleri kullandı: ​"Vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini daha da yükseltmek temel hedefimizdir. Bu noktada büyük bir gayretle çalışan personelimize teşekkür ediyor, çalışmalarımızdaki kararlılığımızı sürdürüyoruz." ​Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, ilçelerdeki sağlık tesislerinin standartlarını yükseltmek amacıyla bu tür denetim ve inceleme ziyaretlerinin periyodik olarak devam edeceğini bildirdi.

Eskişehir Eğitim Sendikaları Okulda Şiddet ve Güvenlik Taleplerini Açıkladı Haber

Eskişehir Eğitim Sendikaları Okulda Şiddet ve Güvenlik Taleplerini Açıkladı

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırıları, eğitim camiasını ayağa kaldırdı. Eskişehir’de bir araya gelen Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Eğitimin Gücü-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Teç-Sen, yaptıkları ortak basın açıklamasıyla eğitimdeki güvenlik zafiyetine ve sistemin çöküşüne dikkat çekti. Sendikalar adına konuşan Teç-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İsmail Sakarya, okulların "en güvensiz alanlar" haline geldiğini vurguladı. ​"Okul Koridorlarında Umut Değil, Silah Sesleri Yankılanıyor" ​Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta öğrenciler tarafından gerçekleştirilen saldırıların sadece bir asayiş vakası olarak görülemeyeceğini belirten İsmail Sakarya, meselenin yapısal bir sorun olduğunu ifade etti. Sakarya, "Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Bu sistem onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor. O öfke bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor" sözleriyle sistemin iflasını dile getirdi. ​Güvenlik Politikaları Sınıfta Kaldı ​İstanbul Çekmeköy’de hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik öğretmenin acısı tazeyken yaşanan bu son faciaların bir "çöküş" olduğunu savunan sendika temsilcileri, geçici tedbirlerin artık çözüm olmadığını belirtti. Açıklamada, okulların bilim ve aklın merkezi olması gerekirken, çocukların canını kurtarmak için pencerelerden atladığı mekanlara dönüştüğü gerçeği sert bir dille eleştirildi. ​Eğitim Sendikalarının Acil Talepleri ​Ortak açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı'na yönelik şu acil çözüm maddeleri sıralandı: ​Kadrolu Güvenlik ve Sağlık: Her okula kadrolu güvenlik görevlisi, revir ve sağlık personeli atanmalıdır.​ Denetim ve Hijyen: Okul girişlerinde etkin denetim sağlanmalı, yeterli kadrolu temizlik personeli görevlendirilmelidir.​ Sosyal Destek: Rehber öğretmen sayıları artırılmalı ve sosyal hizmetlerle güçlü bir bağ kurulmalıdır.​ Beslenme Hakkı: Her öğrenciye ücretsiz, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu sunulmalıdır. ​Baskıya Son: CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan mobbing ve baskı mekanizmaları kaldırılmalıdır.​"Okulları Güvensiz Bırakanlar Sorumluluktan Kaçamaz" ​Eğitimin bir güvenlik meselesinden ziyade en temel kamusal hak olduğunu hatırlatan İsmail Sakarya, taleplerin bir lütuf değil, zorunluluk olduğunu ifade etti. Sakarya, "Okul giriş-çıkışlarının denetimi, nitelikli personel istihdamı ve psikososyal destek artık bir tercih değil, açık bir zorunluluktur. Bu tablonun sorumluları kaçamaz; biz buradayız ve mücadeleden geri adım atmayacağız" diyerek tüm Türkiye'ye "Artık yeter" çağrısında bulundu.

Türkiye Pestisit Bildiriminde Dünya İkincisi Sofradaki Tehlike Büyüyor Haber

Türkiye Pestisit Bildiriminde Dünya İkincisi Sofradaki Tehlike Büyüyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki girdi maliyetlerinin kontrolsüz artışına ve Türkiye’nin pestisit kullanımındaki endişe verici tabloya dikkat çekti. Gürer, Türkiye'nin pestisit bildirimlerinde dünya ikincisi olduğunu vurgulayarak, "Vatandaş parasıyla zehir satın alıyor" uyarısında bulundu. ​CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, düzenlediği basın toplantısında Türkiye tarımının içinde bulunduğu krizi verilerle ortaya koydu. Mazot ve gübre fiyatlarındaki fahiş artışlar ile pestisit kullanımındaki tehlikeli boyutlar toplantının ana gündem maddeleriydi. ​Üretim Giderek İmkansızlaşıyor: Mazot 80 Liraya Dayandı ​Üretim maliyetlerinin çiftçiyi iflasın eşiğine getirdiğini belirten Ömer Fethi Gürer, girdi kalemlerindeki artışın sürdürülebilir olmadığını söyledi. Gürer, "Mazot Ocak ayında 54 liraydı, şimdi 80 liraya dayandı. Gübre, tohum ve elektrik zamları üretimi riskli kılıyor. Her gün yeni bir zam dalgasıyla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. ​İran’daki Saldırı Gübre Fiyatlarını Vurdu ​4 Nisan 2026 tarihinde İran’daki petrokimya tesislerine düzenlenen hava saldırılarının Türkiye’deki gübre piyasasını doğrudan etkilediğini ifade eden Gürer, fiyatlardaki korkunç artışı rakamlarla özetledi. 2020 yılında tonu 1.860 TL olan Üre gübresinin 33.900 TL’ye, 1.100 TL olan Amonyum sülfatın 20.300 TL’ye ve 2.140 TL olan DAP gübresinin ise 41.900 TL’ye yükseldiğini belirtti. Gübretaş’ın iştiraki olan Razi Petrochemical tesislerindeki hasar nedeniyle üretime ara verilmesinin, piyasayı daha da zora soktuğu vurgulandı. ​Pestisit Tehlikesi: Türkiye Dünya İkincisi! ​Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden (RASFF) en çok pestisit bildirimi alan ikinci ülke olduğunu hatırlatan Gürer, gıda güvenliği konusunda çarpıcı veriler paylaştı. Dünya ortalaması hektar başına 2.6 kg iken, Türkiye’nin en yoğun üretim yapılan illerinde (Konya hariç) bu oranın 9.5 kg’a kadar çıktığını açıkladı. ​Gürer, "Özellikle biber, domates ve narda kalıntı sorunu çok büyük. 2026’nın ilk üç ayında şimdiden 118 bildirim yapıldı. Avrupa’nın kapıdan çevirdiği bu zehirli ürünlerin iç piyasada tüketilip tüketilmediği derhal açıklanmalıdır" dedi. ​Çözüm Önerileri: Analiz Zorunlu Olmalı ​Vatandaşın sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için iktidara çağrıda bulunan CHP’li Gürer, acil çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı: ​Marketlerde Laboratuvar Zorunluluğu: Büyük marketlerin bünyelerinde analiz laboratuvarı kurması zorunlu hale getirilmeli ve sonuçlar müşteriye sunulmalıdır. ​Toptancı Halleri: Haller bünyesinde gelişmiş kalıntı analiz laboratuvarları kurulmalı, pestisitli ürünün şehre girişi engellenmelidir. ​Sıkı Denetim: Yasaklı ve kaçak pestisit satışı üzerindeki denetimler artırılmalı, çiftçiye doğru ilaçlama yöntemleri eğitimi verilmelidir. ​Gürer, açıklamasını şu sözlerle bitirdi: "Artan maliyetler nedeniyle her geçen gün daha pahalıya ürün alan yurttaş, bir de parasıyla zehirli ürün tüketmemelidir. Bu bir halk sağlığı meselesidir ve sorumluluk doğrudan iktidarın omuzlarındadır."

ESKİ’den Dev Altyapı Hamlesi Haber

ESKİ’den Dev Altyapı Hamlesi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ), kent genelinde kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarında gerçekleştirdiği temizlik ve görüntüleme çalışmalarıyla altyapıyı modernize ediyor. 2025 yılında 57 bin metre hattı temizleyen ekipler, 2026 yılında yüksek teknolojili kameralarla denetimleri sıkılaştırdı. ​Altyapıda Dijital Denetim: 360 Derece Kamera Sistemi ​ESKİ Genel Müdürlüğü, altyapı hatlarındaki arıza risklerini minimuma indirmek için teknolojik imkanları seferber ediyor. 2025 yılı boyunca 50 bin metre kanalizasyon ve 7 bin metre yağmur suyu hattı olmak üzere toplamda 57 bin metre altyapı hattında temizlik çalışması yapıldı. Ayrıca şehir genelinde 10 bin 454 adet ızgara temizlenerek olası su taşkınlarının önüne geçildi. ​2026 yılı itibarıyla saha faaliyetlerini artıran ekipler, şu yöntemleri kullanıyor: ​Kombine Kanal Açma Araçları: Hat içi birikintiler güçlü vakum sistemleriyle temizleniyor. ​Yüksek Çözünürlüklü Kameralar: 360 derece dönebilen kamera sistemleriyle boru içindeki kırık, çatlak ve deformasyonlar erkenden tespit ediliyor. ​Planlı Onarım: Görüntüleme sonuçlarına göre altyapı ömrünü uzatacak onarım süreçleri devreye alınıyor. ​ESKİ’den Kritik Uyarı: "Islak Mendiller Altyapıyı Tehdit Ediyor!" ​Altyapı temizliği sürerken, ESKİ Genel Müdürlüğü vatandaşları atık su sistemini tıkayan evsel atıklar konusunda uyardı. Yapılan incelemelerde, arıtma tesislerindeki en büyük tıkanıklık nedeninin ıslak mendiller olduğu belirlendi. ​Tuvalet Kağıdı Gibi Parçalanmıyor! ​ESKİ yetkilileri, ıslak mendil ve hijyenik pedlerin yapısı gereği suda çözünmediğine dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu: ​"Islak mendiller ve hijyenik ürünler, yüksek lif içerikleri nedeniyle boru hatlarında birikerek zincirleme tıkanıklıklara yol açıyor. Bu atıklar kesinlikle tuvalete değil, çöp kutusuna atılmalıdır. Altyapı sistemlerinin sağlıklı işleyişi için vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyoruz." ​Periyodik Bakım ile Kesintisiz Hizmet ​Sürdürülen bu titiz çalışmalar sayesinde Eskişehir’de taşkın riskleri azaltılırken, çevresel olumsuzlukların da önüne geçiliyor. ESKİ, altyapı sistemlerinin ömrünü uzatmak ve kesintisiz hizmet sunmak için 2026 yılı boyunca denetimlerine aralıksız devam edecek.

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda! Haber

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda!

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Eskişehir Şubesi, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, su kaynaklarının üzerindeki baskının kritik seviyeye ulaştığını vurguladı. Bilimsel veriler ışığında yapılan uyarıda, Eskişehir’in yeraltı su rezervlerinin yanlış kullanım ve iklim krizi nedeniyle büyük risk altında olduğu belirtildi. ​TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında bir basın açıklaması yayımlayarak su yönetiminde bilimsel temelli bir yaklaşımın aciliyetine dikkat çekti. Açıklamada, suyun ticari bir meta değil, temel bir yaşam hakkı olduğunun altı çizilirken; "Vahşi sulama", "kaçak kuyular" ve "plansız kentleşme" konularında sert uyarılarda bulunuldu. ​"Eskişehir'in Yeraltı Suları Risk Altında" ​Jeoloji mühendisliğinin yeraltı sularının korunmasındaki stratejik rolüne değinilen açıklamada, Eskişehir havzasındaki duruma dikkat çekildi. Şehrin önemli bir yeraltı suyu havzası üzerinde yer aldığı ancak bilinçsiz tüketimin bu mirası tükettiği ifade edildi: ​"Şehrimiz, yeraltı suyu açısından zengin bir havzada bulunmasına rağmen; tarımsal sulamadaki yanlış yöntemler ve kontrolsüz çekimler nedeniyle su seviyelerinde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. Yeraltı suları sanıldığı gibi sınırsız değildir." ​Bilimsel Planlama ve Denetim Çağrısı ​JMO Eskişehir Şubesi, su krizinin derinleşmemesi için 5 temel çözüm önerisini kamuoyuyla paylaştı: ​Hidrojeolojik Etüt Şart: Su yönetimi mutlaka bilimsel planlamaya dayanmalı. ​Kaçak Kuyulara Son: Denetimler sıkılaştırılmalı, kaçak kuyu açılması engellenmelidir. ​Modern Sulama: Tarımda 'vahşi sulama' terk edilerek modern tekniklere geçilmelidir. ​Ürün Deseni Planlaması: Şehrin tarımsal ürün seçimi, su rezervlerine göre yapılmalıdır. ​Bütüncül Politika: Kentleşme ve sanayi planlarında yeraltı su rezervleri ana kriter olmalıdır. ​"Su Bir Kamu Hakkıdır" ​Açıklamada iklim krizinin yağış rejimlerini değiştirdiği ve kuraklık riskini artırdığı hatırlatılırken, suyun yönetiminde kamu yararının gözetilmesi gerektiği vurgulandı. "Su, ticari bir meta değil; herkes için eşit ve adil erişilmesi gereken bir haktır" denilen metinde, özelleştirme ve rant odaklı yaklaşımlardan uzak durulması gerektiği belirtildi. ​"Geleceğimizi Korumak İçin Ortak Akıl" ​Son olarak, tüm paydaşları ortak akılla hareket etmeye davet eden JMO Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, "Suyun olmadığı bir dünyada yaşamak düşünülemez. Su kaynaklarını korumak, geleceğimizi korumaktır" ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.