SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

Porsuk Haber Ajansı - Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadına Yönelik Dijital Şiddete Cezasızlık Devam mı Edecek? Haber

Kadına Yönelik Dijital Şiddete Cezasızlık Devam mı Edecek?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde yaşanan kadın öğrencilerin 2001’den bu yana verilerinin çalınması ve bir internet sitesinde yayınlanması hakkında yazılı bir açıklama yaptı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde 2001 yılından bu yana kayıtlı kadın öğrencilere ait kişisel verilerin sızdırıldığı ortaya çıktı. Kadın öğrencilere ait kişisel verilerin izinsiz şekilde ele geçirilerek, taciz amacı ile oluşturulan bir internet sitesinde kullanıldığı öğrenildi. Söz konusu internet sitesinde kadın öğrenciler “hangisi daha seksi” gibi ifadelerle oylamaya açıldı, “en iyi 50-en kötü 50” gibi listeler oluşturularak aşağılayıcı ve cinsiyetçi paylaşımlar yapıldı. Sosyal medyada tepkilerin büyümesinin ardından üniversite yönetimi suç duyurusunda bulunurken internet sitesi kapatıldı. Site kapatılmadan önce siteden “Kırdıysam, bilmeden incittiysem veya üzerinizde bir hakkım kalmışsa; niyetim her zaman iyilikten yanaydı” ifadeleri kullanılarak özür ve veda mesajı yayımlayarak “helallik” istedi. Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Gökçen’in açıklaması şu şekilde: “Kadına yönelik dijital şiddet veri hırsızlığıyla sınırlı da değil. Son günlerde yapay zeka kullanılarak kadınların ve kız çocuklarının hedef alınması, şiddetin ve çürümenin boyutunu ortaya çıkardı. Dijital şiddet artık gizli saklı değil, cezasızlıktan alınan güçle sergilenir durumda. Ancak iktidar için kadınların ve çocukların bu şekilde hedef alınmasından daha önemli bir öncelik var: muhaliflerin hesaplarını kapattırmak. İktidar, eleştiriden rahatsız olduğu kadar tacizcilerden rahatsız değil.” Gökçen, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a konuya ilişkin cevaplaması istemi ile soru önergesi verdi. Gökçen, Tunç’a şunları sordu: "İzmir Ekonomi Üniversitesi’ni kapsayan bu ağır veri ihlali ve dijital taciz olayıyla ilgili başlatılan adli soruşturmanın akıbeti nedir? Şu ana kadar kaç kişi hakkında işlem yapılmıştır? İnternet sitesini kuran ve yöneten kişi veya kişilerin kimlikleri tespit edilmiş midir? Haklarında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Kadın öğrencilere ait verilerin nasıl, kimler tarafından hangi yollarla ele geçirildiğine ilişkin teknik inceleme yapılmış mıdır? Son beş yıl içerisinde veri ihlali nedeni ile işlem yapılan üniversite sayısı kaçtır? Kaçı için soruşturma başlatılmış ve yaptırım uygulanmıştır? Kadına yönelik dijital şiddet ve kişisel verilerin izinsiz kullanımı konusunda yeni yasal düzenleme planlanmakta mıdır, yoksa mevcut cezasızlık politikası mı devam ettirilecektir?"

CHP'li Gökçen, Barış Akademisyenlerinin Durumunu Sordu Haber

CHP'li Gökçen, Barış Akademisyenlerinin Durumunu Sordu

Barış bildirisine imza attıkları gerekçesiyle 2016’dan bu yana üniversitelerden ihraç edilen yaklaşık 400 akademisyenin yargı süreci, aradan geçen 10 yıla rağmen büyük ölçüde sonuçlandırılamadı. Bugüne kadar yalnızca 4 akademisyen hakkında verilen göreve iade kararı kesinleşti.Barışı savundukları için ihraç edilen akademisyenlerin davalarında idari yargıdan peş peşe ret kararları çıkması ve yargılamaların uzaması dikkat çekiyor. Anayasa Mahkemesi’nin Füsun Üstel ve diğerleri kararında ifade özgürlüğü ihlali tespiti yapmasına rağmen, söz konusu kararın idari yargı ve Danıştay nezdinde yeterince uygulanmadığı, bazı dosyalarda ise fiilen yok sayıldığı belirtiliyor. Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, konuya ilişkin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi. Gökçen, Tunç’a şunları sordu: "Barış bildirisine imza attıkları gerekçesiyle üniversitelerden ihraç edilen akademisyenlere ilişkin olarak, 2016–2025 yılları arasında idare mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri, Danıştay ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde açılan dava sayısı kaçtır? Bu davaların kaçı ret, kaçı kabul edilmiştir? Anayasa Mahkemesi’nin Füsun Üstel ve diğerleri kararında tespit edilen ifade özgürlüğü ihlaline rağmen, idari yargı mercilerinin göreve iade taleplerini reddetmeye devam etmesinin gerekçesi nedir? Anayasa’nın 153’üncü maddesi uyarınca AYM kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlayıcı olmasına rağmen, bu kararın idari yargı ve Danıştay içtihatlarına yansımamasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun denetimi ve incelemesi olacak mıdır? Yargı sürecinin yıllarca sürüncemede bırakılması ve iade kararlarının istisna düzeyinde kalması nedeniyle, barış bildirisine imza atan akademisyenlerin maddi ve manevi kayıplarına ilişkin herhangi bir telafi öngörülmekte midir?"

Tayfun Kahraman Derhal Serbest Bırakılmalıdır! Haber

Tayfun Kahraman Derhal Serbest Bırakılmalıdır!

Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Tayfun Kahraman’ın sağlık durumu ve yaşanan hukuksuzluğa ilişkin yazılı açıklama yaptı. Tayfun Kahraman, MS atağı geçirerek hastaneye kaldırıldı. Eşi Meriç Demir Kahraman yaptığı paylaşımda Tayfun Kahraman’ın gün boyu dar ve havasız ring aracıyla farklı merkezlere götürüldüğünü, koğuşa döndüğünde ise ilaç dağıtım saati geçtiği için kullanmak zorunda olduğu ilacını alamadığını belirtti. Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Gökçen’in açıklaması şu şekilde: “Anayasa Mahkemesi’nin Tayfun Kahraman kararı, açık bir haksızlığı tespit ederek gün yüzüne çıkardı: Tayfun Kahraman, hakkında herhangi bir suç iddiası bile olmadan yıllardır hapsediliyor. Tayfun Kahraman’ın Gezi’yi organize ettiğine dair ne bir telefon konuşması, ne bir irtibat var. Forumlarla suçlanıyor, bu forumlarda hangi yasadışı kararlar alınmış, buna ilişkin bir iddia bile dosyada yok. Gerekçesiz ve hukuk dışı bir kararla cezaevinde tutulan, hepimizin yerine hapiste olan Tayfun Kahraman, şimdi ağır bir hastalıkla mücadele ediyor. MS hastalığı bulunan Tayfun Kahraman’ın ilaçlarının geciktirilmesi ve cezaevi koşulları hastalığı daha da ağırlaştırıyor. Yaşanan çok açık: Tayfun Kahraman’ın özgürlük hakkıyla birlikte sağlık hakkı da ciddi bir şekilde ihlal ediliyor. Anayasa Mahkemesi kararının uygulanması için daha ne bekleniyor? Tayfun Kahraman derhal serbest bırakılmalı, anayasaya yapılan darbe bir an önce sonlanmalıdır.”

Mansur Yavaş Ankara'da Talan Düzenini Bitirdiği İçin Hedef Alınıyor Haber

Mansur Yavaş Ankara'da Talan Düzenini Bitirdiği İçin Hedef Alınıyor

Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Mansur Yavaş hakkında soruşturma başlatılmasına dair yazılı açıklama yaptı. Genel Başkan Yardımcısı Gökçen’in açıklaması şu şekilde: “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş hakkında rantla mücadele ettiği için soruşturma izni verildi. Mansur Yavaş, Dodurga bölgesinde usülsüz imar artışına engel oldu, mevzuatta dayanağı olan veto yetkisini kullandı. Melih Gökçek’in istifası ve Mustafa Tuna’nın göreve gelmesi döneminde usulsüz imar artışları ve yarattığı sorunlar gündeme gelmişti. O döneme geri gidelim. Erdoğan’ın MYK üyelerine “İstanbul ve Ankara belediye başkanlarını uyardım. Haklısınız efendim demek dışında br şey yapmadılar. Şimdi yeni gelen belediye başkanlarını uyardım. Takipçisi olacağım. Bakalım Mustafa Tuna ne yapacak?” dediği basına yansımıştı. Bunun üzerine Mustafa Tuna’nın komisyonda “Bu şehrin katili olamayız” dediği de basına yansımış, imar artışlarını ABB’nin AKP’li belediye meclis üyeleriyle birlikte durdurmuştu. Şimdi Mansur Yavaş başkanımız hakkında soruşturma izni, hem Ankara’ya büyük zarar verecek hem de dengesiz bir trafik sıkışıklığı yaratacak imar artışlarını veto ettiği için, yani şehrin katili olmayı reddettiği için verilmiştir. Nasıl bir tesadüfse Mansur Yavaş hakkında verilen soruşturma izinleriyle ilişkisi olan mülkiye müfettişi hep aynı kişidir ve Melih Gökçek’le görüştüğü iddiaları da yalanlanmamıştır. Mansur Yavaş, Ankara’da talan düzenini bitirdiği için hedef alınmaktadır. Burada hedef alınan Mansur Yavaş’ın şahsında tüm Ankaralılar ve temiz, dürüst siyasete özlem duyan tüm yurttaşlarımızdır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.