SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çocuk İşçiliği

Porsuk Haber Ajansı - Çocuk İşçiliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk İşçiliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocukların Elinde Çalışma Araçları Değil, Kitaplar Olmalı! Haber

Çocukların Elinde Çalışma Araçları Değil, Kitaplar Olmalı!

Anahtar Parti Eskişehir Aile ve Sosyal Politikalardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Meral Öztürk, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında bir basın açıklaması yayımladı. Çocukların erken yaşta iş hayatına atılmasının toplumsal bir yara olduğunu vurgulayan Öztürk, Türkiye’nin yarınları için kararlılık mesajı verdi. "Çocukların Yeri Çalışma Hayatı Değil, Okul Sıralarıdır" Çocukların sağlıklı ve güvenli ortamlarda büyümesi gerektiğinin altını çizen Meral Öztürk, yaptığı açıklamada şu çarpıcı ifadelere yer verdi: "Çocuklarımızın yeri çalışma hayatı değil; okul sıraları, oyun alanları, sanat ve spor alanları ile güven içinde büyüyebilecekleri sosyal ortamlardır. 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü vesilesiyle bir kez daha vurguluyoruz ki; hiçbir çocuk yoksulluk, eşitsizlik veya başka herhangi bir nedenle eğitim hakkından, sağlıklı gelişim imkanlarından ve çocukluğunu yaşama hakkından mahrum bırakılmamalıdır." "Çocuk İşçiliği Sadece Ekonomik Bir Sorun Değildir" Çocuk işçiliğinin çok boyutlu bir problem olduğuna dikkat çeken Öztürk, bu durumun bireysel gelişim üzerindeki yıkıcı etkilerini şu sözlerle aktardı: "Çocuk işçiliği yalnızca ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda eğitim, sosyal adalet, çocuk hakları ve toplumsal kalkınma meselesidir. Çocukların erken yaşta çalışma hayatına itilmesi, onların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerini olumsuz etkilemekte; geleceğe dair fırsatlarını sınırlandırmaktadır. Bir toplumun gerçek gücü, çocuklarına sunduğu imkanlarla ölçülür. Bu nedenle çocuklarımızın eğitimden kopmadığı, güvenli ve destekleyici ortamlarda büyüdüğü, hayallerini özgürce kurabildiği bir gelecek inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur." "Umutlar ve Hayaller İçin Mücadeleye Devam" Çocuk işçiliğiyle mücadelenin, aslında Türkiye’nin geleceğini kurtarma mücadelesi olduğunu söyleyen Anahtar Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Meral Öztürk, açıklamasını şu güçlü ve anlamlı vizyonla noktaladı: "Çocuk işçiliğiyle mücadele; çocuklarımızın bugününü korumanın yanı sıra ülkemizin yarınlarına sahip çıkma mücadelesidir. Her çocuğun nitelikli eğitime erişebildiği, sosyal hayata eşit şekilde katılabildiği ve potansiyelini gerçekleştirebildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki çocuklerin ellerine verilmesi gereken şey çalışma araçları değil; kitaplar, oyuncaklar, umutlar ve hayallerdir."

ADD, ÇYDD ve Eğitim-İş El Ele: 23 Nisan Ruhuyla Geleceği Savunuyoruz Haber

ADD, ÇYDD ve Eğitim-İş El Ele: 23 Nisan Ruhuyla Geleceği Savunuyoruz

ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim-İş Eskişehir Şubesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Valilik Meydanı’ndan ortak ses yükseltti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının 106’ncı yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Eskişehir’de anlamlı bir törenle kutlandı. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) tarafından düzenlenen çelenk sunma töreninde, çocuk hakları ve laik eğitim vurgusu yapıldı. ​Eskişehir Valilik Meydanı’nda Milli Egemenlik Vurgusu ​Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende, kurumlar adına ortak açıklamayı Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan gerçekleştirdi. Arslan, 23 Nisan’ın sadece bir kutlama değil, egemenliğin saraydan alınıp millete devredildiği bir halk devrimi olduğunu hatırlattı. ​"Çocuklarımız Sistematik Hak İhlalleriyle Karşı Karşıya" Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı ​Fadime Arslan tarafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla egemenlik saraydan alınarak koşulsuz şartsız millete devredilmiştir. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, cumhuriyetimizin temelini oluşturan bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi asla bir tesadüf değildir. Başöğretmenimiz, “Ey yükselen nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.” sözleriyle bu ülkenin ve cumhuriyetimizin asıl sahiplerinin çocuklar olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Ancak bugün, ulusal egemenliğimizi ve çocuk bayramımızı kutlarken cumhuriyetin asıl sahipleri olan çocuklarımızın yaşam, sağlık, eğitim, barınma ve beslenme gibi en temel hakları dahi sistematik şekilde ihlal ediliyor. Biliyoruz ki gerçek bir egemenlikten söz edebilmenin en temel koşulu, her çocuğumuzun özgür doğduğu, kamusal haklara erişebildiği ve güvenle büyüyebildiği bir ülkeyi inşa etmektir. Ülkesinin kurucusu tarafından kendilerine armağan edilen bir günde milyonlarca çocuğumuz derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk, laik ve bilimsel niteliği aşındırılan eğitim sistemiyle karşı karşıyadır. Ailelerin beslenme çantası maliyeti altında ezildiği, okullarında açlıktan bayılan çocukların olduğu bir ülkede, “en az bir öğün ücretsiz yemek” talebinin görmezden gelinmesi asla kabul edilemez. Çocuklarımızın en temel ihtiyaçlarını dahi ‘maliyet kalemi’ olarak gören bu zihniyet aydınlanma yuvası olan okulları sermayenin arka bahçesine dönüştürme gayretindedir. Eğitim sistemi kamusal bir hak olmaktan çıkarılmış, MESEM gibi uygulamalar eliyle sermayeye ucuz ve güvencesiz iş gücü sağlayan bir yapıya dönüştürülmüştür. Yüz binlerce çocuğumuz örgün eğitimden koparılmakta, “mesleki eğitim ve staj” kılıfı altında çocuk işçiliği devlet eliyle meşrulaştırılmaktadır. 2025 yılında sadece MESEM’e kayıtlı en az 85 çocuk, iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Gencecik bedenler iş cinayetlerine kurban giderken çocuk yoksulluğu sistematik olarak kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Bedenleri sömürülen çocuklarımızın zihinleri de dogmalarla kuşatılmak istenmektedir. Eleştirel düşünceden uzak, biat eden nesiller yetiştirme hedefi doğrultusunda, ideolojik tahakküm aracı olarak kullanılan tarikat ve cemaat uzantılı yapılar türlü protokollerle okullara sokuluyor. Eğitimin laik ve bilimsel niteliği gerici ve piyasacı kuşatmalarla aşındırılırken çocuklarımız aydınlanmadan ve pedagojik ilkelerden uzak müfredatlarla geleceksizliğe mahkûm ediliyor. Tüm bu tablonun çıktısı ise yapısal bir şiddet sarmalıdır. Güvencesizlik, geleceksizlik, yoksulluk ve öğretmenin değersizleştirilmesinin birleşimiyle çocuklarımız; fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak bu yapısal şiddetin en savunmasız hedefi ve doğrudan mağduru haline gelmektedir. Verdiğimiz laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelesi, yalnızca bugünü değil; 23 Nisan’ın gerçek ruhuna sahip çıkarak çocuklarımızın geleceğini aydınlatma kavgasıdır. Başta aydınlık yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımız olmak üzere tüm halkımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bugünü çocuklarımız için gerçek anlamıyla bir bayram haline getirene dek laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ilan ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.