SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çks

Porsuk Haber Ajansı - Çks haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çks haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: “Tarımda Çalışan Nüfus Yüzde 10,7’den Yüzde 5,23’e Geriledi” Haber

Gürer: “Tarımda Çalışan Nüfus Yüzde 10,7’den Yüzde 5,23’e Geriledi”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de tarım sektöründe çalışan nüfusun ve sigortalı çiftçi sayısının hızla düştüğünü vurgulayarak girdi maliyetleri, düşük alım fiyatları ve ithalata dayalı politikaların üreticiyi tarladan uzaklaştırdığını belirtti. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulunda yaptığı değerlendirmelerle Türkiye tarımındaki çöküşü ve gıda krizinin arka planını gözler önüne serdi. Türkiye nüfusu artarken tarımda üretim yapan ve çalışan sayısının belirgin biçimde azaldığına dikkat çeken Gürer, “Veriler gösteriyor ki tarımda hem çalışanda hem de üretende ciddi bir gerileme var” dedi. Sigortalı Çiftçi Sayısı 17 Yılda Yarı Yarıya Düştü Tarımda sigortalı çalışan çiftçilerin sayısındaki düşüşe de dikkat çeken Gürer, özellikle son 17 yıldaki değişimin dikkat çekici olduğunu belirtti. Gürer, “Sigortalı işçi ve çiftçi sayısı da on yedi yılda önemli ölçüde gerilemiş. 2009 yılında 1 milyon 14 bin olan sigortalı çiftçi sayımız şu anda 562 bin 120’ye düşmüş durumda” dedi. Bu rakamların tarım sektöründeki sorunların boyutunu açık biçimde gösterdiğini ifade eden Gürer, “Bu durumda veriler gösteriyor ki tarımda önemli ölçüde çalışanda, üretende bir gerileme var” diye konuştu. “ÇİFTÇİ KAZANIRSA İŞİNİ SÜRDÜRÜYOR” Çiftçiliğin sürdürülebilmesi için üreticinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurgulayan Gürer, çiftçinin para kazanamadığında üretimden koparak büyük kentlere yöneldiğini söyledi. Gürer, bu durumu şöyle anlattı: “Bunlar neden oluyor? Çiftçilik kişi başı yapılan bir iş. Üretici, çiftçi kazanırsa işini sürdürüyor, kazanamazsa büyük kentlere gelip orada daha zor koşullarda maaşla çalışmak için iş arıyor.” Çiftçinin karşı karşıya kaldığı temel sorunların başında yüksek girdi maliyetlerinin geldiğini belirten Gürer, üreticinin ürününü pazarlamakta da ciddi sorunlar yaşadığını dile getirdi. Gürer, “Girdi maliyetleri yüksek, ürettiği ürünü pazarlamada sorunu var, kendisine sağlanan destekler yetersiz” dedi. “BEN ÜRETİYORUM, BENDEN ALIP GİDEN PARA KAZANIYOR” Üreticinin kendi ürettiği üründen yeterli geliri elde edememesinin tarımdan kopuşu hızlandırdığını belirten Gürer, çiftçinin yaşadığı kırgınlığı şu sözlerle ifade etti: “Ürettiği üründen kendisi para kazanamazken aracının, ithalatçının para kazandığını görünce doğal olarak kırgınlıklar da yaşıyor.” Çiftçinin yaşadığı sorunu kendi sözleriyle dile getiren Gürer, “Diyor ki: ‘Ben bir yılda ürünü üretiyorum, benden alıp giden para kazanıyor, ben kazanamıyorum.’” ifadelerini kullandı. Gürer, üreticinin emeğinin karşılığını alamamasının yalnızca çiftçinin ekonomik durumunu değil, Türkiye’nin tarımsal üretim geleceğini de tehdit ettiğini vurguladı. “DÜŞÜK ALIM FİYATI ÜRETİCİYİ ÜRETİMDEN UZAKLAŞTIRIYOR” Tarım ürünlerinde açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını ifade eden Gürer, fındık, çay ve buğday üzerinden örnek verdi. Gürer, “Bugün fındığın fiyatı açıklandı, alım fiyatı düşük, çayda fiyat düşük, buğdayda fiyat düşük” dedi. Düşük alım fiyatı politikasının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını belirten Gürer, “Düşük alım fiyat politikasıyla oluşturulan sonuç da o üretimi yapanların o işten uzaklaşmasını getiriyor” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE İTHALATÇI BİR ANLAYIŞLA YÖNETİLİYOR” Türkiye’nin tarım politikasında ithalata dayalı yaklaşımın hâkim olduğunu savunan Gürer, üreticinin desteklenmesi yerine çözümün dışarıdan ürün getirmekte arandığını söyledi. Gürer, “Türkiye bir de ithalatçı bir anlayışla yönetiliyor. Tarım politikalarıyla üreticiyi, çiftçiyi, besiciyi desteklemek yerine çözüm ithalatta aranıyor” diye konuştu. İthalatın kısa vadede raflardaki ürün miktarını artırıyor gibi görünse de vatandaşın alım gücündeki düşüş nedeniyle toplum açısından farklı bir tablo ortaya çıktığını belirten Gürer, “Görünürde rafta ürün var; gerçi vatandaşın alım gücü düşük olduğu için de istediği her ürünü alamıyor” dedi. Gürer, “Cepteki para raftaki ürünü almaya yetmediği için dolaylı bir kıtlık da gerçekleşiyor” ifadelerini kullandı. “VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ ETİ, SÜTÜ, MEYVEYİ ALMAYA YETMİYOR” Vatandaşın temel gıda ürünlerine erişiminde yaşanan sorunlara da dikkat çeken Gürer, etten süte, meyveden sebzeye kadar geniş bir alanda alım gücünün gerilediğini söyledi. Gürer, “Ette, sütte, meyvede, sebzede vatandaşın alım gücü bunu almaya yetmiyor” dedi. Üreticinin de ürününü satamadığında gelecek yıl üretim tercihlerini değiştirdiğini belirten Gürer, bunun tarımsal üretimde yeni sorunları beraberinde getirdiğini ifade etti. Gürer, “Üreten de ürettiği ürün tarlada kaldığı için ikinci yıl desen değiştiriyor. Ürün deseni değiştirince ürün az oluyor. Bu kere de raftaki ürünün fiyatı farklılaşıyor” diye konuştu. “DOĞRU TARIM POLİTİKASININ TEMELİ ÜRETİM PLANLAMASIDIR” Türkiye’nin tarımda yaşadığı sorunların çözümü için üretimden vazgeçmek yerine üreticiyi merkeze alan politikaların uygulanması gerektiğini vurgulayan Gürer, doğru tarım politikasının temel unsurlarını da sıraladı. Gürer, “Doğru bir tarım politikasının temeli; üretim planlaması, üreticinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi, sübvanse desteklerinin verilmesi, mazotta ÖTV’nin, KDV’nin kaldırılması, kooperatifçiliğin geliştirilmesi” dedi. Tarımın sürdürülebilirliği için çiftçinin üretimde kalmasının zorunlu olduğunu belirten Gürer, üreticinin desteklenmediği, girdi maliyetlerinin düşürülmediği ve emeğinin karşılığını alamadığı bir sistemin uzun vadede hem çiftçiyi hem de tüketiciyi daha büyük sorunlarla karşı karşıya bırakacağını ifade etti. Gürer’in TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı değerlendirmeler, Türkiye’de tarımda çalışan nüfusun azalması, sigortalı çiftçi sayısındaki gerileme, yüksek girdi maliyetleri, düşük ürün fiyatları, ithalata dayalı politikalar ve vatandaşın düşen alım gücünün birbirini tetikleyen sorunlar haline geldiğine dikkat çekti.

Sivrihisar’da 41 Ton Nohut Tohumu Dağıtıldı Haber

Sivrihisar’da 41 Ton Nohut Tohumu Dağıtıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından desteklenen "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKE)" kapsamında, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde nohut tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk uygulaması olan “Nohut Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi” çerçevesinde düzenlenen törenle, üreticilere toplam 41 ton sertifikalı nohut tohumu teslim edildi. 92 Üreticiye %50 Hibe Desteği Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen dağıtım töreninde, Sivrihisar bölgesindeki 92 üreticiye, bölge şartlarına uygunluğuyla bilinen yüksek verimli “Azkan” çeşidi nohut tohumları ulaştırıldı. Proje kapsamında tohum maliyetinin %50’si devlet hibesi olarak karşılanarak çiftçinin girdi maliyetleri önemli ölçüde hafifletildi. Hedef: Nadas Alanlarını Üretime Kazandırmak Törende konuşan Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, projenin temel amacının tek bir karış toprağın dahi boş kalmaması olduğunu vurguladı. Çil, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "TAKE Projesi ile önceliğimiz nadasa bırakılan veya çeşitli nedenlerle ekilmeyen tarım arazilerini yeniden ekonomiye kazandırmaktır. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı arazilerin en etkin şekilde kullanılması için çalışıyoruz. Ayrıca bu projede sel, dolu ve kuraklık gibi doğal afetlerden zarar gören üreticilerimiz ile şehit ve gazi yakınlarımıza pozitif ayrımcılık yaparak onları destekleme kapsamına aldık." 4.100 Dekar Alanda Üretim Planlanıyor Dağıtılan 41 ton tohumun toprakla buluşmasıyla birlikte, Sivrihisar genelinde yaklaşık 4.100 dekar alanda nohut üretimi yapılması hedefleniyor. Bu hamleyle sadece tarımsal hasılanın artırılması değil, aynı zamanda bölge üreticisinin gelir düzeyinin yükseltilmesi ve sürdürülebilir tarımsal yapının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Eskişehir genelinde atıl arazilerin değerlendirilmesine ve bitkisel üretimin artırılmasına yönelik çalışmaların 2026 yılı boyunca kararlılıkla devam edeceği bildirildi

ÇKS Kaydı İçin Son Gün 31 Aralık 2025! Haber

ÇKS Kaydı İçin Son Gün 31 Aralık 2025!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ülkede meydana gelen zirai don sebebiyle mağdur olan ve yanlış yönlendirme sonucu başvuru yapmadığı için desteklemelerden yararlanamayan çiftçilerin destekleme kapsamına alınmasıyla ilgili ve 31 Aralık 2025 tarihinde sona erecek olan Çiftçi Kayıt Sistemi başvurularına yönelik bir basın açıklaması yaptı. “Bu yıl 65 ilimizde etkili olan zirai don nedeniyle çiftçilerimizin ürünlerinde önemli ölçüde kayıplar meydana geldi” vurgusu yapan Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “14 Eylül 2025 tarihinde ‘2025 Yılında Meydana Gelen Zirai Don Nedeniyle Ürünleri Hasar Gören Çiftçilere Destekleme Ödemesi Yapılmasına İlişkin Cumhurbaşkanı Karar’ı yayımlandı. Alınan Karar’a göre sigortası olmasa da Çiftçi Kayıt Sistemi yani ÇKS’ye kayıtlı çiftçilerin girdi maliyetleri, hasar alanları ve oranları nispetinde karşılandı. Fakat birçok çiftçimiz yanlış yönlendirmeler ve bilgi eksikliği neticesinde hak etmiş olduğu bu desteklere, 24 Temmuz 2025 olarak belirlenen son başvuru tarihine kadar başvuramadı. Başvuramayan çiftçilerimiz mağdur edilmemeli ve onlar da kapsama alınmalıdır.” ÇKS kaydı için son gün 31 Aralık 2025 “1 Eylül 2025 tarihinde başlayan 2025-2026 tarımsal üretim dönemi Çiftçi Kayıt Sistemi başvuruları 31 Aralık 2025 tarihinde sona erecek” hatırlatması yapan Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti; “ÇKS yönetmeliğinde yapılan değişiklikle miras ve intikal sorunları nedeniyle kayıt yapılamayan arazilerin kayıt altına alınmasının önü açıldı ve ÇKS kayıtlılığı arttı. 2025 yılında da ÇKS yönetmeliğinde değişiklik yapılarak, kayıtlı üretim bilgilerinin güncellenmesi ve ikinci, üçüncü ekim dikim bilgilerinin bildirilmesi işlemleri, başvuru sahibinin talebi üzerine üretim yılı sonuna kadar tespit komisyonu marifeti ile yapılabilecek. Ayrıca, beyan edilen üretim bilgilerinde Bakanlık tarafından farklılık olduğunun tespiti halinde, üretim yılı boyunca re’sen düzeltmeler yapılabilecek. Yine yapılan değişiklikle hazine adına tespit ve tescil edilmiş ve/veya devletin hüküm ve tasarrufu altında olan tarım arazilerinde kira sözleşmesi bulunmaması durumunda taahhütname ile başvurabileceklerdir. Yapılan düzenlemelerle ÇKS kayıtlılık oranları artıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği arasında 9 Eylül 2024 tarihinde; ‘Çiftçi Kayıt Sistemi Başvurularının Alınması ve Veri Girişi Yetkisi Devrine İlişkin Protokol’ imzalandı. Protokol kapsamında 2024 yılında Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) veri girişleri 3 pilot ilde Ziraat Odaları tarafından yapıldı. 2025 yılında da söz konusu protokolün kapsadığı il sayısı 21’e çıkarılmış olup bu illerde ÇKS veri girişleri Ziraat Odaları tarafından yapılıyor. Önümüzdeki 2 yıl içerisinde uygulamanın 81 ili kapsayacak şekilde yaygınlaşması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Üstlendiğimiz bu görev ve sorumluluğun başarı ile yürütülmesinde emeği geçen Ziraat Odalarımıza ve bu süreçte teknik desteğini esirgemeyen Bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatı çalışanlarına teşekkür ediyorum. Birliğimizin ÇKS veri girişlerini üstlenmesi ile birlikte, Bakanlığımızın il ve ilçe müdürlüklerinde bu görevi yapan teknik personel çiftçimize daha fazla zaman ayırabilecek, çiftçimize daha iyi hizmet sunabilecektir. Çiftçi Kayıt Sistemi başvurularının bitmesine kısa bir süre kaldığı için bugünlerde yoğunluk daha da arttı. Yılsonuna kadar ÇKS işlemlerinin bitmesi için Ziraat Odalarımız büyük gayretle çalışmalarını sürdürüyor. Yaşanabilecek sorunların önlenmesi için son başvuru tarihi olan 31 Aralığa kalmadan başvuruların yapılması büyük önem taşıyor.”

Büyükşehir Belediyesi Ücretsiz Toprak Analizine Başladı Haber

Büyükşehir Belediyesi Ücretsiz Toprak Analizine Başladı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, çiftçilere destek olmaya devam ediyor. Çiftçilerin tarımda verimli ekim yapması için ücretsiz “Mobil Cihaz ile Toprak Analizi” hizmeti ilk olarak Mahmudiye ilçesinde başladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, seçim vaatlerinden biri olan “Mobil Cihaz ile Toprak Analizi” projesini hayata geçirdi. Üreticinin tarımsal üretimden önce doğru gübre kullanımına teşvik etmek, yanlış gübrelemenin önüne geçmek ve çiftçilerin gübre maliyetini düşürmek amacıyla “Mobil Cihaz ile Toprak Analizi” projesi ilk olarak Mahmudiye ilçesinde başladı. Mahmudiye ilçesinde başlayan proje kapsamında çiftçiler, güncel Çiftçi Kayıt Sistemi’nden (ÇKS) veya Ziraat Odasından aldıkları Çiftçi Belgesi ile başvuru yaptılar. Çiftçilerin, ürün verimliliğini artırmak ve doğru gübre kullanımına teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen projeye Mahmudiyeli üreticiler yoğun ilgi gösterdi. Başvuru yapan üreticiler için Mobil Toprak Analiz ekipleri, üreticinin tarla, bahçe ve seralarından alınan toprak numunelerinin ücretsiz olarak analinizi gerçekleştirdi. Yapılan analizler ile çiftçilerin tarım alanlarında verimli ekim yapması ve çiftçinin yüksek verimli ürün elde etmesinin hedeflendiği proje kapsamında analiz sonucunda toprakta bulunan elementlerin değerleri ölçüldü. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekiplerinin çalışmasıyla hem gübrelemenin daha bilinçli yapılması sağlanıyor hem de çiftçilerin doğru gübreleme konusunda önerilerde bulunuluyor.

Çiftçilere Ödenecek Bitkisel Üretim Destekleri Belli Oldu Haber

Çiftçilere Ödenecek Bitkisel Üretim Destekleri Belli Oldu

Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) dahil olan çiftçilere bu yıl için ödenecek bitkisel üretim destekleri belli oldu. 2024 yılında yapılacak bitkisel üretime yönelik desteklemeler ile diğer bazı tarımsal desteklemelere ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, verim ve kalitenin yükseltilmesi, çevreci yaklaşımların benimsenmesi ve uygulanan politikaların etkinliğinin artırılması amacıyla çiftçilere destek sağlanacak. Arpa, aspir, buğday, çavdar, tritikale, kuru fasulye, yulaf için dekar başına 123 lirası mazot ve 62 lirası gübre olmak üzere 185 lira, çeltik için 300 lirası mazot ve 62 lirası gübre olmak üzere 362 lira, dane mısır, fındık, kuru soğan, patates, yaş çay, zeytin için 103 lirası mazot ve 35 lirası gübre olmak üzere 138 lira, mercimek, nohut için 123 lirası mazot ve 35 lirası gübre olmak üzere 158 lira destek verilecek. Kütlü pamuk için 410 lirası mazot ve 62 lirası gübre olmak üzere 472 lira, soya için 205 lirası mazot ve 62 lirası gübre olmak üzere 267 lira, yağlık ayçiçeği, kolza (kanola) için 144 lirası mazot ve 62 lirası gübre olmak üzere 206 lira, yem bitkileri için 103 lirası mazot ve 62 lirası gübre olmak üzere 165 lira ve diğer ürünler için 103 lirası mazot ödemesi ve 35 lirası gübre olmak üzere 138 lira destek sağlanacak. Ayrıca nadas için de 50 lira mazot desteği ödemesi yapılacak. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş Toprak Analiz laboratuvarlarına asgari 50 dekar ve üzeri arazilerde, her 50 dekar araziye kadar bir analiz için destek ödemesi 50 lira olacak. ORGANİK BAL YETİŞTİRİCİLERİNE KOVAN BAŞINA 50 LİRA DESTEK Arıcılık Kayıt Sistemi ve Organik Tarım Bilgi Sistemi'ne kayıtlı, organik statüde bulunan kovanlar için arı yetiştiriciliği yapan çiftçilere organik tarım için kategorilerine göre kovan başına 50 ila 270 lira destek verilecek. İyi tarım uygulamaları desteği kategorilerine göre dekar başına destek, 50 ile 400 lira arasında değişecek. Küçük aile işletmelerinin desteklenmesi uygulamalarında dekara 200 lira ödenecek. Fındık üreticilerine alan bazlı gelir desteği, belirlenen yerlerde yapılan üretimde dekara 170 lira olarak ödenecek. Katı organik-organomineral gübre desteği kapsamında dekar başına 40 lira destekleme ödemesi yapılacak. Geleneksel zeytin bahçelerinin rehabilitasyonu desteği kapsamında dekara 200 lira destek verilecek. HAVZALARDA YETİŞTİRİLEN ÜRÜNLERE DESTEKLER Fark ödemeleri kapsamında belirlenen havzalarda yetiştirilecek ürünler için verilecek destekler de tespit edildi. Bu kapsamda kilogram başına buğdaya 175 kuruş, arpa, çavdar, nohut, tritikale, yulafa 75 kuruş, dane mısıra 10 kuruş, aspire 70 kuruş, çeltiğe 30 kuruş, dane zeytine 20 kuruş, kolzaya (kanola) 110 kuruş, kuru fasulye, mercimeğe 100 kuruş, kütlü pamuğa 160 kuruş, soyaya 80 kuruş, yağlık ayçiçeğine 225 kuruş, yaş çaya 200 kuruş ve zeytinyağına 100 kuruş destek sağlanacak. Su kısıtı olan bölgelerde nohut, mercimek ekenlere ilave yüzde 50 destek ödenecek. Damlama sulama ile sulanan alanlar hariç dane mısıra destekleme ödemesi yapılmayacak. DESTEKLEMELERDEN ÇKS'YE KAYITLI GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLER YARARLANACAK Desteklemelerden, ÇKS'de özlük, ürün, arazi bilgileri kayıtlı olan ve belirlenen havzalarda yer alan, arazilerde desteklemeye esas ürünleri ürettiği Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe müdürlüklerince tespit edilen ve belirlenecek yasal süre içerisinde destekleme başvurularını yapan kamu kurum ve kuruluşları hariç gerçek ve tüzel kişiler yararlanacak. Yurt içinde üretilip sertifikalandırılan fidan, çilek fidesi veya standart fidan kullanarak desteklenen türler ile ÇKS'ye kayıtlı arazilerde 2024 üretim yılında meyve bahçesi tesis edilmesi halinde, dekarda asma ve diğer meyve türleri (nar ve muz hariç) standart fidanlara 400 lira ve sertifikalı fidanlara 1000 lira, sertifikalı çilek fidesine ise 1000 lira kullanım desteği sağlanacak. Yurt içi sertifikalı tohum üretim desteği çerçevesinde arpa, buğday, çavdar ve patatesin de yer aldığı 19 üründe kilogram başına 8 kuruşla 4 lira arasında sertifikalı tohum üretim desteği verilecek. Sertifikalı aşılı fidan başına 0,5 lira, aşısız fidan başına ise 0,25 lira destek sağlanacak. Doğal polinasyonu sağlamak amacıyla Örtüaltı Kayıt Sistemi'ne kayıtlı örtüaltı ünitelerinde bombus arısı kullanan çiftçilere koloni başına 100 lira ödenecek. Bitkisel üretimde kimyasal ilaç kullanımının azaltılması ve kalıntının önlenmesi, bitkisel ürünlere arız olan zararlı organizmalara karşı biyolojik veya biyoteknik mücadelenin yaygınlaştırılması amacıyla dekar başına 2 bin 550 lira örtüaltı, 870 lira açıkta biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği verilecek. LİSANSLI DEPOLARDA DA KİRA DESTEĞİ SAĞLANACAK Lisans alarak faaliyet gösteren depolarda muhafaza edilmesi halinde buğday, arpa, yulaf gibi 18 üründe Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen kira ücret tarifesinin yüzde 60'ı kadar, nakliyede ton başına 100 ila 300 lira, analizde ise söz konusu bakanlıkça belirlenen analiz ücret tarifesinin yüzde 50'si kadar destek ödemesi yapılacak. Çiftçilerin lisanslı depo işletmelerinde muhafaza ettikleri söz konusu ürünler için en fazla 6 ay kira desteği uygulanacak. ÇKS'ye kayıtlı arazilerde kaba yem üretmek amacıyla çok yıllık ve tek yıllık yem bitkileri ekilişi yapan çiftçilere ürünü hasat etmeleri kaydıyla dekar başına 180 lira ila 300 lira arasında destek sağlanacak. Yeraltı sularının yetersiz seviyede ve su kısıtı olduğunun Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tespit edildiği havzalarda ekilen yem bezelyesi, fiğ, macar fiği, burçak ve mürdümük ürünleri için yem bitkisi desteğine ilave yüzde 50 ödeme yapılacak. Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu tarafından süt havzası olarak bilinen Amasya, Bingöl, Bitlis, Çorum, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Muş, Tokat ve Tunceli'de yem bitkisi desteğine ilave yüzde 50 ödeme gerçekleştirilecek. Çiftlik Muhasebe Veri Ağı Sistemi'ne dahil olan ve 2023 yılında kayıt altına alınan işletmelere işletme başına 1000 lira ödenecek. Söz konusu karar, 1 Ocak 2024'ten geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. Kararın hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı yürütecek. “ÇİFTÇİLERİMİZ HANGİ ÜRÜNE, NE KADAR DESTEK ALACAĞINI ÖNCEDEN BİLECEK" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, karara ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. Kararın, çiftçi ve üreticilere hayırlı olmasını temenni eden Yumaklı, şunları kaydetti: “Çiftçilerimizin 2024 yılındaki üretimleri için vereceğimiz bu destekler, bitkisel üretim planlaması öncesinde eski modele göre açıkladığımız son destek kararımızdır. Bitkisel üretimde planlamaya 2024-2025 üretim dönemiyle başlayacağız. Bundan sonra uygulayacağımız yeni modelde çiftçilerimiz, üretim dönemi başlamadan önce hangi ürüne, ne kadar destek alacağını önceden bilecek. Çiftçilerimizin 2025 yılındaki üretimlerini kapsayacak desteklerimizi de önümüzdeki günlerde açıklayacağız. Çiftçilerimize bereketli bir üretim dönemi diliyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.