SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çin

Porsuk Haber Ajansı - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uluslararası Gürer Aykal Orkestra Şefliği Yarışması’na Büyük İlgi Haber

Uluslararası Gürer Aykal Orkestra Şefliği Yarışması’na Büyük İlgi

Türkiye’nin kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunmayı amaçlayan Eskişehir Uluslararası Gürer Aykal Orkestra Şefliği Yarışması’nın başvuru süreci tamamlandı. Duayen orkestra şefi Gürer Aykal’a saygı niteliğinde düzenlenen yarışmaya dünyanın dört bir yanından genç ve yetenekli orkestra şefleri büyük ilgi gösterdi. Çin, Rusya, Japonya, İtalya, Polonya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Tunus, Kolombiya, Fas, İrlanda ve Romanya başta olmak üzere birçok ülkeden adaylar yarışmaya başvuruda bulundu. Uluslararası ölçekte yoğun katılımın gerçekleştiği yarışma, Eskişehir’in sanat alanındaki küresel görünürlüğünü bir kez daha ortaya koydu. Sanat yönetmenliğini Rengim Gökmen’in üstlendiği yarışma genç şeflere kendilerini uluslararası bir platformda gösterme fırsatı sunarken, aynı zamanda klasik müzik dünyasında yeni yeteneklerin keşfedilmesine de katkı sağlamayı hedefliyor. Yarışmanın ön eleme sürecini geçen adaylar, 1 Nisan 2026 tarihinde kamuoyuna duyurulacak. Değerlendirme sürecinin ardından seçilen finalistler, 8-15 Haziran tarihleri arasında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası’nı yöneterek performanslarını sergileme fırsatı bulacak. Genç orkestra şefleri, klasik müzik dünyasının saygın ve önde gelen isimlerinden oluşan uluslararası jüri tarafından değerlendirilecek. Türkiye’nin kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, bu yıl ilk kez düzenlediği bu yarışmayla sanatın evrensel dilini güçlendirmeye devam ediyor. Eskişehir dinamik kültürel yapısı, köklü sanat kurumları ve genç nüfusuyla öne çıkarken, Türkiye’de klasik müzik alanında düzenlenen ilk uluslararası müzik organizasyonuna ev sahipliği yapıyor. Bu yarışmanın Eskişehir’den başlayarak Türkiye’nin uluslararası alandaki sanatsal tanınırlığına güçlü bir katkı sağlaması hedefleniyor.

Dünyada Sağlık Sorunu Yarattığı İddia Edilen Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor? Haber

Dünyada Sağlık Sorunu Yarattığı İddia Edilen Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor?

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, gıda ürünlerinde yaygın olarak kullanılan monosodyum glutamat (MSG) katkı maddesi dünyada tartışılırken ülkemizde ithalatının neden devam ettiğini sordu. Gürer, özellikle hazır gıdalarda kullanılan ve “Çin tuzu” olarak da bilinen MSG’nin ithalat verilerine dikkat çekti. İnsan sağlığı açısından dünyada süren tartışmaların görmezden gelindiğini ifade etti. “Bazı ülkeler yasaklamış, bazı ülkeler kısıtlamış, bazı ülkelerde ise tartışmalar sürüyor; buna rağmen ülkemize ithalatı devam ediyor.” dedi. Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de E621 koduyla kullanılan MSG’nin özellikle paketli ve işlenmiş gıdalarda bulunduğunu, ancak tüketicilerin bu konuda yeterince bilgilendirilmediğini belirtti. “GIDALARDA BEŞİNCİ TAT: UMAMİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın teknik olarak glutamik asidin sodyum tuzu olduğunu ve gıdalarda tat artırıcı olarak kullanıldığını söyledi. MSG’nin yiyeceklere “umami” olarak adlandırılan beşinci temel tadı verdiğini ifade eden Gürer, bu tadın etsi, yoğun ve doyurucu bir lezzet hissi oluşturduğunu söyledi. Gürer, bilimsel araştırmalarda gıda sanayisinin ürünü daha cazip hale getirmesi için kullanılan bir araç hâline geldiğinin belirtildiğini ifade etti. Gürer, “Lezzet artırıcı adı altında kullanılan bu katkı maddesi, özellikle bazı hazır ve işlenmiş gıdalarda yer alıyor. İştah açması yanında bağımlılıkta yaptığı ifade edilen ürünü tüketicinin çoğu zaman neyi tükettiğinin farkında bile olmuyor.” dedi. HAZIR GIDALARDA KULLANIM CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın çok farklı gıda ürünlerinde yer aldığını, tüketicinin özellikle paketli gıda ve hazır gıdalarda içeriğini irdelemesinin sağlığı için önemli olduğunun farkına varmalıdır” dedi. “DÜNYADA TARTIŞMALI BİR KATKI MADDESİ” Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın dünyada uzun süredir tartışılan bir katkı maddesi olduğunu belirterek bazı ülkelerde farklı uygulamaların bulunduğunu ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Türkiye dahil 50’den fazla ülkede bebek mamalarında MSG kullanımı yasak. Tayland ve Vietnam gibi ülkelerde kullanım yaygın olsa da hükümetler aşırı tüketim konusunda kamuoyu uyarıları yapıyor. Bazı ülkelerde okul kantinleri gibi alanlarda yerel kısıtlamalar uygulanıyor. Pakistan’ın 2018 yılında MSG’yi tamamen yasakladı. Bir ülke bu maddenin sağlık riskleri nedeniyle satışını, ithalatını ve ihracatını yasaklarken, tonlarca ithalat yapıyoruz” diye konuştu. BİLİMSEL TARTIŞMALAR Dünya genelinde bazı sağlık kurumları makul miktarlarda tüketildiğinde MSG’nin ciddi bir tehdit oluşturmadığı yönünde değerlendirmesine karşın bazı bilim insanlarının katkı ürünün olumsuz etkilerini tartıştığını belirten Ömer Fethi Gürer, bazı araştırmalarda yüksek doz tüketimin çeşitli sağlık sorunlarına neden olduğu ifade ediliyor.MSG Semptom Kompleksi Bazı bireylerde MSG tüketiminin ardından baş ağrısı, çarpıntı, terleme, halsizlik ve mide bulantısı gibi belirtiler görülebiliyor. Bu durum halk arasında “Çin restoranı sendromu” olarak biliniyor.” Dedi. TÜRKİYE’DE MSG İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2026 yılı itibarıyla monosodyum glutamat ithalatı üç ülkeden gerçekleştirildi. Brezilya’dan 100 ton ithalat karşılığında 112 bin 73 dolar, Endonezya’dan 21 ton karşılığında 35 bin 490 dolar, Çin’den 664 ton karşılığında 572 bin 863 dolar, toplamda 785 ton MSG ithalatı için 720 bin 426 dolar ödeme yapıldı. 2025 yılı boyunca Türkiye’nin MSG ithalatının yaklaşık 6 bin 866 ton olduğunu ve bunun için 7 milyon 280 bin 281 dolar ödendi” dedi. “GIDA GÜVENLİĞİ POLİTİKALARI TARTIŞILMALI” Gürer, “Bir yandan halk sağlığı konuşuluyor, diğer yandan tartışmalı katkı maddeleri tonlarca ithal edilip gıda zincirine giriyor.” diyen Gürer, MSG’nin kullanımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. MSG İTHALATININ YASAKLANMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu tartışmaların ardından monosodyum glutamatın Türkiye’ye ithalatının yasaklanmasına yönelik bir kanun teklifi hazırlayarak TBMM Başkanlığı’na sunduğunu da açıkladı. Gürer, “Gıda güvenliği yalnızca üretim miktarıyla değil, tüketilen ürünlerin sağlıklı olmasıyla da ilgilidir. Halkın sağlığını önceleyen bir gıda politikası önemlidir” diye konuştu.

Sanatın Evrensel Dili Türkiye ve Çin'i Eskişehir’de Buluşturdu Haber

Sanatın Evrensel Dili Türkiye ve Çin'i Eskişehir’de Buluşturdu

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55’inci yıl dönümü kapsamında düzenlenen “Diyalog ve Bütünleşme” adlı sergiye ev sahipliği yaptı. Muhteşem bir törenle kapılarını açan sergiden konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Sanatın evrensel diliyle kurulan bu buluşma; farklı kültürlerin diyalogla nasıl bütünleşebileceğini, ortak değerlerin nasıl çoğaltılabileceğini bir kez daha gösteriyor.” dedi. Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen sergi, sanatın evrensel diliyle iki ülke arasındaki kültürel bağları görünür kıldı. Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Changzhou Teknoloji Enstitüsü (CIT) ve Anadolu Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen serginin açılış törenine; Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Jiang Xuebin, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Changzhou Teknoloji Enstitüsü Başkan Yardımcısı Prof. Gan Fangqun, akademisyenler, sanatçılar ve çok sayıda sanatsever katıldı. Açılışta konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, serginin iki ülke arasındaki kültürel etkileşime önemli katkılar sunduğunu vurgulayarak, “Farklı disiplinlerden sanatçılar, geçmişten gelen sembolik mirası günümüzün ifade biçimleriyle yeniden yorumluyor. Her eser, Türkiye ile Çin arasındaki kültürel temasın güncel bir izini taşıyor. Bu tür buluşmalar, karşılıklı anlayışı güçlendiren ve kalıcı bağlar kuran çok kıymetli adımlardır.” dedi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin ise kültürün iki halkı birbirine bağlayan en güçlü unsurlardan biri olduğuna dikkat çekti. Türk ve Çin kültürleri arasında birçok ortak nokta bulunduğunu ifade eden Büyükelçi Xuebin, kültür diplomasisinin ikili ilişkilerde vazgeçilmez bir rol üstlendiğini belirterek, bu serginin diplomatik ilişkilerin 55’inci yılında önemli bir anlam taşıdığını söyledi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de konuşmasında, serginin sanat yoluyla kurulan güçlü bir diyalog örneği olduğunu vurguladı. Ünlüce, “Anadolu Üniversitesi ile kardeş şehrimiz Changzhou Teknoloji Enstitüsü sanatçılarının eserlerine ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sanatın evrensel diliyle kurulan bu buluşma, farklı kültürlerin diyalogla nasıl bütünleşebileceğini ve ortak değerlerin nasıl çoğaltılabileceğini bir kez daha gösteriyor.” ifadelerini kullandı. Açılışta ayrıca Türkiye–Çin diplomatik ilişkilerinin 55’inci yılı için hazırlanan logo tasarımının sahibi Ma Haishan ve sanatçılara sertifika takdim edildi. Konuşmaların ardından müzik dinletisi ve dans gösterisiyle program devam etti. Davetliler, açılışın ardından sanatçılar eşliğinde sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi aldı. “Diyalog ve Bütünleşme” sergisi, iki ülke arasında sanat aracılığıyla kurulan dostluğun ve kültürel etkileşimin güçlü bir yansıması olarak sanatseverlerden yoğun ilgi görürken, 13 Şubat’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.

"Diyalog–Bütünleşme" Sergisi Kapsamında Çinli Heyetten Ziyaret Haber

"Diyalog–Bütünleşme" Sergisi Kapsamında Çinli Heyetten Ziyaret

Türkiye–Çin diplomatik ilişkilerinin 55. yılı kutlamaları kapsamında düzenlenen “Diyalog–Bütünleşme” başlıklı sergi çerçevesinde, Çin Büyükelçiliği, Changzhou Teknoloji Enstitüsü (CIT) ve Anadolu Üniversitesi sanatçılarının yer aldığı ortak sergiye katkı sunan Çinli heyet, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’i makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarete; CIT Başkan Yardımcısı Prof. Gan Fangqun, Sanat ve Tasarım Okulu Dekanı Prof. Dr. Xu Yin, Sanat ve Tasarım Okulu Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Peng Wei, Sanat ve Tasarım Okulu öğretim Üyesi Doç. Liu Yifei ile Uluslararası Değişim ve İşbirliği Ofisi Şefi Bi Zheng katılırken, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi Prof. Duygu Kahraman da ziyarette yer aldı. Ziyaret sırasında, “Diyalog–Bütünleşme” sergisinin taşıdığı sanatsal ve kültürel anlamın yanı sıra, Türkiye ve Çin arasındaki akademik ve sanatsal iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Serginin, iki ülke arasındaki kültürel diyaloğu güçlendirmesi ve sanat yoluyla karşılıklı anlayışı artırması açısından önemli bir platform sunduğu vurgulandı. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Anadolu Üniversitesi’nin uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda sanat ve kültür temelli iş birliklerine büyük önem verdiğini ifade etti. Prof. Dr. Adıgüzel, bu tür ortak projelerin üniversiteler arası ilişkileri güçlendirdiğini ve kültürler arası etkileşime değerli katkılar sunduğunu belirtti.

Sanayi Çöküyor, Ekonomik Düzen Çin'e Teslim! Haber

Sanayi Çöküyor, Ekonomik Düzen Çin'e Teslim!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye’de hızla büyüyen e-ticaret sektörünün Çinli şirketlerin kontrolüne geçtiğini belirterek hükümetin bu alandaki düzenlemeleri yabancı devlerin lehine değiştirdiğini söyledi. Karabat, “Sanayimiz çöküyor, ekonomi Çin’e teslim ediliyor” diyerek sert uyarılarda bulundu. E-TİCARETTE ÇİN HAKİMİYETİ Karabat’ın paylaştığı verilere göre Türkiye’de e-ticaret hacmi 2024’te %61,7 artışla 3 trilyon TL’nin üzerine çıktı; 2025’te bu rakamın 5 trilyon TL’ye ulaşması bekleniyor. E-ticaretin genel ticaret içindeki payı %20’ye yaklaşırken, bu alanda Çinli şirketlerin etkisi belirgin biçimde büyüyor. Alibaba’nın sahibi olduğu Trendyol’un sektördeki işlemlerin yaklaşık dörtte birini tek başına gerçekleştirdiğini hatırlatan Karabat, “Türkiye’de artık meydanlarda değil, elektronik pazaryerlerinde rekabet yaşanıyor. O pazaryerlerinin de hâkimiyeti Çinli şirketlerde” dedi. LİSANS ÜCRETLERİ ŞEFFAF DEĞİL, DENETİM ZAYIF E-ticaret sektöründe tekelleşmenin önüne geçmek amacıyla çıkarılan yasaya rağmen, yapılan düzenlemelerin Trendyol lehine sürekli değiştirildiğini belirten Karabat, ihracat ve yatırım tutarlarının işlem hacminden düşürülerek lisans ücretlerinin azaltıldığını ifade etti. Mart ayında ödenen ilk lisans bedellerinin kamuoyuyla paylaşılmadığını söyleyen Karabat, “Hesaplamalar şirket beyanlarına göre yapılıyor. Kamu denetimi yok, şeffaflık yok. Kamu çıkarı korunuyor mu bilinmiyor” ifadelerini kullandı. REKLAM VE İNDİRİM OYUNLARI REKABETİ BOZUYOR Karabat, büyük ölçekli şirketlerin aşırı reklam ve zararına indirimlerle küçük satıcıları ezmelerini önlemek için getirilen sınırlamaların sponsorlu reklamlar üzerinden delindiğini ve indirim limitlerinin yeterince denetlenmediğini söyledi. “Rekabeti korumak için çıkarılan düzenlemeler kâğıt üzerinde kaldı. Hakim oyuncular limitleri dolanıyor, küçük işletmeler ise piyasadan siliniyor” dedi. TEMU UYARISI: ‘YÜZ MİLYONLARCA DOLAR DIŞARI AKIYOR’ Çinli TEMU platformunun piyasaya verdiği zarara da dikkat çeken Karabat, bu platform üzerinden satılan ucuz, kalitesiz ve sağlıksız ürünlerin Türkiye’deki yoksullaşmayı derinleştirdiğini söyledi. “Halkı yoksulluğa mahkûm eden iktidar, TEMU ürünlerinin ülkeye girişine göz yumuyor. Yüz milyonlarca dolar bu platforma gidiyor” ifadeleriyle sert eleştiriler yöneltti. ‘ÇİN, TÜRK EKONOMİSİNİ ELE GEÇİRİYOR’ Karabat, Türkiye’nin geçtiğimiz yıl Çin’e 42 milyar dolar dış ticaret açığı verdiğini hatırlatarak özellikle tekstil ve hazır giyim gibi kritik sanayi kollarının hızla küçüldüğüne dikkat çekti. “Üretmiyoruz, hazırını Çin’den alıyoruz. Çin, Türkiye’de tedarik zincirlerini, e-ticaret piyasasını ele geçiriyor. Ne fabrika açıyorlar ne de teknolojik bilgi getiriyorlar. Böyle devam ederse Türkiye’nin GSYH’sinin en az %20’si Çin kontrolü altına girecek” dedi. ‘ERDOĞAN VE ŞİMŞEK İTHALAT ARTIŞINDAN RAHATSIZ DEĞİL’ Hükümetin Çin’den yapılan ithalatın ekonomiye verdiği zararla ilgilenmediğini belirten Karabat, “Erdoğan’ın veya Mehmet Şimşek’in Çin’den ithalat konusunda bir kez bile rahatsızlık duyduğunu gördünüz mü? Yapılan düzenlemeler Çinli firmalara çıkar sağlıyor, yerli firmalarımız oyundan düşüyor” dedi. ‘ASIL BEKA MESELESİ EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞIN YOK OLUŞUDUR’ Türkiye’nin iktisadi ve diplomatik bağımsızlığının tehlikede olduğunu vurgulayan Karabat, açıklamasını şöyle tamamladı: “AKP, kendi ikbali için Türkiye’nin ekonomik potansiyelini ABD’ye, Çin’e, Rusya’ya pazarlık konusu yapıyor. Asıl beka meselesi budur. Devletin görevi, hem müşterileri hem de satıcıları Çinli pazaryerlerinin insafına terk etmemektir. Şeffaf denetim, güçlü kurallar ve dengeli bir rekabet ortamı sağlanmazsa Türk sanayisi geri dönülemez bir yok oluş sürecine girecek.”

Türk İhracatçıları Çin’de Z Kuşağını Hedefliyor Haber

Türk İhracatçıları Çin’de Z Kuşağını Hedefliyor

Dünya’nın en büyük ithalat fuarı ve Çin’in en prestijli fuarlarından biri olan Çin Uluslararası İthalat Fuarı (CIIE), 2025 yılında da önemli iş bağlantılarına sahne oldu. Türkiye Milli Katılım organizasyonu, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) liderliğinde 5-10 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilirken, Türkiye’den 18 firma fuara katılım sağladı. CIIE’de 83,5 milyar dolarlık ticari anlaşmaya imza atıldı. Ertan: “Çin’de Z kuşağının taleplerine odaklanacağız” Çin Uluslararası İthalat Fuarının, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından bizzat planlanan, önerilen ve teşvik edilen önemli bir etkinlik olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Çin-Türkiye arasında dengeli bir dış ticaret hedefiyle 8. kez katıldıklarını belirtti. İki ülke arasındaki dış ticaret verilerini paylaşan Ertan; “Çin’den yıllık 43 milyar dolar ithalat yaparken ihracatımız 3,4 milyar dolar seviyesinde. Çin ithalat yapmak için uzak değilse, ihracat yapmak içinde uzak değil. Yıllık 2,6 trilyon dolar ithalat yapan Çin’le daha dengeli bir dış ticaret hedefliyoruz. Bu amaçla 2025 yılında Çin’e 4 tane büyük organizasyon gerçekleştirdik. 2026 yılında Çin pazarında kendimizi daha fazla göstereceğiz” dedi. Çin’de alım gücü Avrupalı tüketiciler seviyesinde 300 milyon insan yaşadığının altını çizen Ertan, Çin'in Z kuşağı tüketicilerine kişiselleştirilmiş ve niş ürünlerle ulaşabileceklerini, Türk firmalarını Çince ambalajları olan Z kuşağının taleplerine uygun ürün gamıyla Çin pazarında yer almak için yatırım yapmaya davet etti. Ertan, sözlerini şöyle tamamladı: “Çin’de Uluslararası İthalat Fuarı’nda gül içerikli doğal kozmetik ürünlerine çok yoğun bir talep gözlemledik. Türkiye’de bu sektörde üretim yapan firmalarımızı 2026 yılındaki CIIE’ye özellikle davet ediyoruz. Çinli turistler ve yatırımcıların bilhassa İzmir ve Ege Bölgesi’ne ilgileri artmış durumda. Kamu kurumlarımız ve yerel yönetimlerimizle bu konuda çalışmalara yoğunlaşmalıyız. Bu sayede, Çinlilerle yeni iş birliklere zemin hazırlamış oluruz.” Işık: “2026 Çin - Türkiye diplomatik ilişkilerinin kurulmasının 55. Yılı” Çin’de organik sektörünün son 6 yılda 1,6 kat büyüyerek 15 milyar dolar seviyesine ulaştığını dillendiren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Çin Uluslararası İthalat Fuarı 2025 katılımcıları tarafından, bir önceki yıla göre yüzde 4,2 artışla, toplamda 83,49 milyar dolar değerinde iş bağlantısı gerçekleştirildiğini, bu rakamla CIIE’nin 2018'de başlamasından bu yana yeni bir rekor kırıldığını kaydetti. 2026 yılının, Türkiye ile Çin arasındaki resmi diplomatik ilişkilerinin tam 55. yılına denk geldiğini dillendiren Işık, şöyle devam etti: “Her iki ülke de bu durumu bir fırsat olarak görüp ilişkilerini yeni bir seviyeye taşımayı umuyor. Bu nedenle önümüzdeki yıl gerçekleştirmeyi planladığımız Çin ithalat fuarına, edindiğimiz deneyimleri de göz önünde bulundurarak çok daha önce hazırlıklarına başlayıp ülkemizden daha fazla firmanın katılımıyla ülke pavyonumuzu öne çıkarmayı planlıyoruz. Ayrıca 2026 yılında ülkelerin tanıtımlarının yapıldığı holde, ülkemizin en iyi şekilde temsil edilmesi için Türkiye standı olarak yer almak istiyoruz. Bu konuda gerekli görüşmeleri yapacağız” Çin Uluslararası İthalat Fuarı kapsamında 8 Kasım 2025 tarihinde Çinli ve Türk iş insanlarının katılımıyla network etkinliği yaptıkları bilgisini paylaşan Işık, “Networking etkinliğimize 15 Çinli firma katılım sağladı. Firmalarımız başarılı görüşmeler gerçekleştirdi. Etkinliğe Şangay Ticaret Ataşesi Sayın Tuğçe Terzi katılım sağlayarak bilgilendirme yaptı. Çinliler, Amerika Birleşik Devletleri’yle son dönemde yaşadıkları gümrük vergisi sorunu nedeniyle yeni ortaklıklar arayışındalar. Türkiye’de Çinlilerle yeni ortaklıklar gündeme gelebileceği izlenimini edindik. Çin’e ihracatımızı uzun vadede 12 milyar dolara çıkarmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Girit: “Su ürünlerinde Çin pazarında katlanarak büyüyeceğiz” Türkiye ile Çin arasında su ürünleri sektöründe 15 Ekim 2025 tarihinde yeni bir anlaşma imzalandığını müjdeleyen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin üretim ve ihracatında güçlü olduğu levrek, çipura, alabalık, Türk somonu gibi ürünlerde Çin’e ihracatımızın önümüzdeki süreçte başlamasını ve katlanarak artmasını beklediklerini ifade etti. Çin ile Türkiye arasında su ürünleri alanında imzalanan protokolle Türk su ürünleri sektörünün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artıracağına da işaret eden Girit, “İhracatımızın çeşitlenmesine ve yeni pazarlara erişime önemli katkı sağlayacak. Çin İthalat Fuarı sırasında, Türkiye’den Çin’e kanatlı sektörünün ihracat izninin çıkarılması için de görüşmeler gerçekleştirdik. Türkiye, kuş gribinden ari üretim yaptığını ispatladı. Önümüzdeki süreçte kanatlı sektörüyle ilgili de anlaşmanın imzalanmasını bekliyoruz” dedi. Öztürk: “Çin’e gıda ihracatında lider sektörüz” Türkiye’den Çin’e hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatlarının 2025 yılının ocak – ekim döneminde yüzde 24’lük artışla 58 milyon dolardan 72 milyon dolara yükseldiği bilgisini veren Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Çin’e gıda ihracatında lider sektör olduklarını belirtti. “Çin’e ihracatta kısa vadede 100 milyon doları, orta vadede 200 milyon doları görebiliriz” diyen Öztürk, “Çin İthalat Fuarı’nda Türkiye’nin gastronomi zenginlikleri kuru meyveler, zeytinyağı, zeytin, su ürünleri, hububat bakliyat ürünlerimizin yer aldığı tadım etkinlikleriyle Çinlilere gösterdik” dedi. Çin pazarında Türk şekerli mamullerine olan ilginin her sene arttığını vurgulayan Öztürk, “Bu yıl fuara katılan firmalarımız, ürünlerine gösterilen yoğun talepten son derece memnun kaldı. Önümüzdeki dönemde şekerli mamuller ihracatımızın da bu pozitif ivmeyle büyümesini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. Zandar: “Wechatte firmalarımızın Çin pazarında tanıtımlarını yapıyoruz” Çin’de sosyal medya kullanımının çok yaygın olduğunu ve Çinlilerin tüketim tercihlerinde etkili olduğunu belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, Çin pazarında Türk ihracatçı firmalarının tanıtımı için Çin’in sosyal medya platformu WeChat’te EİB adına hesaplar açtıklarını ve hazırladıkları içeriklerle Türk markalarının değerini Çinli alıcılar ile buluşturmayı hedeflediklerini vurguladı. WeChat’teki tanıtımlarının uzun soluklu süreceğini dillendiren Zandar şöyle devam etti; “Çin Uluslararası İthalat Fuarı sırasında da Çinli yayınlara konuk olduk. Türkiye’nin potansiyelini yansıttık. Türkiye’nin ihracatı Çin pazarında katlanarak artabilir.” Sertbaş: “Ev tekstilinde yeni iş birlikleri arayışındayız” Türkiye’den Çin’e tekstil ve konfeksiyon sektörlerinde 2025 yılının ocak – ekim döneminde yüzde 27’lik artışla 170 milyon dolar ihracat yaptıkları bilgisini veren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, ev tekstili alanında Çin’e ihracatta potansiyel gördüklerini dile getirdi. Türkiye tekstili olarak yer aldığımız standımızda, Türk tekstilinin tanıtımı yapılarak, olası iş birlikleri için görüşmeler gerçekleştirildi diyen Sertbaş, “Fuar esnasında yapılan görüşmelerde Çin pazarının büyüklüğü ve potansiyeli değerlendirilerek özellikle gelen talepler üzerine ev tekstili sektörü için yeni iş birlikleri görüşüldü. 2026 yılındaki Çin İthalat Fuarı’nda ev tekstili firmalarımızla da yer almak için çalışmalara başlayacağız” diye konuştu. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na Ege İhracatçı Birlikleri’ni temsilen, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demir dışı Metaller İhracatçıları Birliği Yalçın Ertan, Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanımız Mehmet Ali Işık, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit ve Yönetim Kurulu Üyeleri Keskin Keskinoğlu ve Nedim Kalpaklıoğlu katıldı.

ETO Üyeleri Fuar İçin Uzakdoğu'da Haber

ETO Üyeleri Fuar İçin Uzakdoğu'da

Eskişehir Ticaret Odası üyeleri dünyanın en çok ziyaret edilen fuarlarından biri olan Hong Kong Elektronik Fuarı’nı ziyaret etti. Eskişehir Ticaret Odası (ETO) üyeleri, küresel elektrik ve elektronik sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan Hong Kong Elektronik Fuarı’nı ziyaret etti. 13-16 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan fuarın ilk gününde ETO üyeleri; enerji verimliliği, akıllı ev sistemleri, yenilenebilir enerji çözümleri ve ileri teknoloji alanda üretim yapan ve hizmet sağlayan firmaların stantlarını ziyaret etti. ETO üyeleri fuarda ayrıca farklı ülkelerden gelen sektör temsilcileriyle iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. ETO üyeleri Hong Kong’dan sonra Çin’de fuar ziyaret edecek ETO üyeleri Hong Kong Elektronik Fuarı’nın ardından Çin’e geçerek, Guangzhou kentinde düzenlenen ve dünyanın en büyük ticaret fuarlarından biri olan Canton (Kanton) İthalat ve İhracat Fuarı’nı ziyaret edecek. On binlerce firmanın ürünlerini sergileyeceği Canton İthalat ve İhracat Fuarı’nda, ETO üyeleri yeni iş bağlantıları kurmak için zemin arayacak ve sektörlerindeki yenilikleri takip edecek. ETO Eskişehir’in uluslararası ticaretine katkı sağlamaya devam edecek ETO üyelerinin Hong Kong ve Çin’deki fuar ziyaretleri hakkında değerlendirmede bulunan Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, üyelerin küresel pazarlardaki gelişmeleri yerinde ve yakından takip edebilmeleri için hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki fuar organizasyonlarına özen gösterdiklerini söyledi. Fuar ziyaretleri ve fuarda stant açan firmalarla gerçekleştirilen temaslarla hem üyelerin hem de Eskişehir’in uluslararası ticaretinde yeni pencereler açıldığını belirten Güler, Eskişehir’in ticaret ve sanayisinin gelişimine katkı sağlamaya devam edeceklerinin altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.