SON DAKİKA
Hava Durumu

#Chp Niğde Milletvekili

Porsuk Haber Ajansı - Chp Niğde Milletvekili haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp Niğde Milletvekili haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Savaşın Bedelini Çiftçi Ödüyor!" Haber

CHP'li Gürer: "Savaşın Bedelini Çiftçi Ödüyor!"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım sektörüne yansıyan etkilerini, gübre ve yem fiyatlarındaki sert artışı ve üreticinin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunları kapsamlı verilerle değerlendirdi. Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmaması durumunda hem üreticinin hem de tüketicinin çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağını vurguladı. “GÜBRE VE YEM FİYATLARI SON HAFTALARDA HIZLA ARTTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarım sektörüne doğrudan etki ettiğini belirterek, “Savaşın bölgemize olumsuz yansımaları tarım kesiminde şiddetle hissedilir hâle geldi. Özellikle gübre ve yem fiyatları son haftalarda önemli ölçüde arttı. Gübrede güncel fiyatlara bakıldığında amonyum sülfatın ton fiyatı 15 bin 750 lirayı gördü. Üre gübre 30 bin lira seviyesinde ancak satışı yok, piyasada kapalı durumda,” dedi. Üre gübrenin üretimde kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Gürer, “Üre gübre taban ve üst gübresi olarak kullanılan ve neredeyse tamamı ithal olan bir gübre. Özellikle İran’dan ticari anlamda gübre gelişi yoğun olduğundan bu süreçte onun da fiyatı arttı,” diye konuştu. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de üretilen DAP gübresinde de ciddi artış yaşandığını ifade ederek, “DAP gübre ise ülkemizde Mazıdağı fosfat madenlerinden elde edilen bir gübre ve 37 bin liraya çıkmış durumda. Son dönemdeki fiyat artışı neredeyse geçen yılın toplam artışını geçmiş durumda” dedi. “STOK VAR DENİYOR AMA ÇİFTÇİ GÜBRE BULAMIYOR” AKP İktidarının stokların yeterli olduğu yönündeki açıklamalarını da değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sahadaki durumun farklı olduğunu söyledi. Gürer, “Bakanlar bu konuda açıklamalar yapıyor, önlemlerin alındığını ve stokların yeterli olduğunu söylüyorlar. Ancak gübreyi almaya gittiğinizde ya gübre bulunamıyor ya da fiyatı katlanmış durumda,” dedi. İRAN’DAN YEM VE GÜBRE İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin İran ile olan tarımsal girdi ticaretine ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre 2025 yılında İran’dan iki farklı yem grubunda ithalat yapıldığını belirten Gürer, “Hayvan gıdası olarak kullanılan diğer bitkisel maddeler, bitkisel döküntü, artık ve yan ürünler kapsamında 2 bin 883 ton ürün ithal edildi ve bunun karşılığında 223 bin 667 dolar ödeme yapıldı. Aynı yıl 6 bin 876 ton farklı yem ürünü ithal edildi ve bunun için 12 milyon 415 bin 151 dolar İran’a ödeme yapıldı,” şeklinde konuştu. Gübre ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, “2025 yılında İran’dan 6 milyon 114 bin 98 dolar değerinde azotlu ve kimyasal gübre ithalatı yapıldı. 2026 yılında ise ilk dönemde 428 bin 255 dolar tutarında ithalat gerçekleştirildi. Bu veriler İran’ın hem yem hem gübre konusunda Türkiye’nin ithalat yaptığı ülkelerden biri olduğunu gösteriyor,” dedi. “TÜRKİYE KENDİ KENDİNE YETERLİ OLMAK ZORUNDA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarımda dışa bağımlılığın risklerini açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, “Gübre fabrikaları ve yem fabrikaları özelleştirilirken, 24 yıllık iktidar döneminde Türkiye’nin kendi kendine yeter hâle getirilmesi gerektiğini defalarca dile getirdik. Pandemiden ders çıkarılmadı, kuraklık ve don da ders alınması için yeterli olmadı,” diye konuştu. Gürer sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaş ise girdi maliyetlerini artıran ürünlerin fiyatındaki artışla birlikte Türkiye’nin kendi kendine yeterli olmasının ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdi.” “YANLIŞ TARIM POLİTİKALARI RAF FİYATLARINI DA ARTIRIYOR” Tarım politikalarındaki eksikliklerin sadece üreticiyi değil tüketiciyi de etkilediğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Tarım politikalarındaki yanlışlar ve uygulamadaki eksiklikler raftaki ürünlerin fiyatının artmasına yol açıyor. Böylece fiyatlar yükseliyor ve vatandaş her gıdaya erişemiyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye, 2002 yılının da altında hububat ve bakliyat üreten bir ülke konumuna geldi,” dedi. Girdi maliyetlerindeki artışın üretimi doğrudan etkileyeceğini belirten Gürer, “Girdi maliyetlerindeki bu artış yeterli gübrenin kullanılmasının önüne geçecek. Daha az gübre atılacak ve bu durum verim ve üretimde kayıplara yol açacak,” ifadelerini kullandı. “DESTEKLER ZAMANINDA ÖDENMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilere verilen desteklerin gecikmesinin üretimi zorlaştırdığını belirterek “2025 yılının destekleri 2026 yılında ödeniyor. Çiftçi zaten zor durumda. Desteklerin mazot ve gübre için iki taksitte verilmesi daha büyük sıkıntılar yaratacaktır. 2025’ten kalan desteklerin verilmesi yanında 2026 yılı desteklerinin de çiftçiye ulaştırılması gerekir,” dedi. “ÇİFTÇİNİN BANKA BORCU 1 TRİLYON 240 MİLYAR LİRA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin borç yükünün de üretimi zorlaştırdığını ve temel girdi kalemi olan yem ve gübre girdilerinde sübvansiyon sağlanması gerektiğini belirterek, “Çiftçilerin bankalara olan kredi borcu 1 trilyon 240 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu nedenle büyük bir zorluk yaşıyorlar. İcra ve haciz işlemleri devam ediyor. Bu süreci aşmanın yollarından biri yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon sağlanmasıdır. Çiftçilere bu anlamda destek verilmelidir. Ayrıca borç yükünün hafifletilmesi için icra işlemleri durdurulmalı, üretimi sürdürebilmeleri için ek kredi destekleri verilmelidir. Borçlar ötelenmelidir,” diye konuştu. “TÜRKİYE ÜRETMEK ZORUNDADIR” Tarımda üretimin stratejik önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye üretmek zorundadır. Üretimde yaşanacak her düşüş ülkenin sorunlarını daha da büyütecektir. Bu nedenle hem çiftçiye hem besiciye destek verilmesi gerekir,” dedi. Ömer Fethi Gürer “ Çiftçiler borçlarını ödemekte sorun yaşıyor. Mutlak surette icralar durdurulmalıdır ve üretim yapmasını sağlayacak hem kredi desteği verilmeli hem de borçlar ötelenmelidir. Bu süreç devam ettiğinde stokta ürünün varlığı fiyatının düşmesine vesile olmuyor, fiyatın daha da artmasına neden oluyor. Bu konuda 'stoklar yeterli' diye açıklama yapan bakanların niye fiyatların arttığını da açıklaması gerekiyor. Savaş İran'da oluyor, Türkiye'de stoktaki ürünün fiyatı artıyor. Doğal olarak ithalat yapanlar gittiklerinde aynı fiyatta ürün getiremeyecekleri için şimdiden fiyatı güncelleyerek kendi kayıplarının önüne geçmeye çalışıyorlar. Oysa Türkiye'de gübreyle ilgili ithalat yapan da üretim yapan da AK Parti'nin yakın iş insanları. Bunların da eğer bakanın sözü yetmiyorsa Cumhurbaşkanı tarafından uyarılması gerekir. Türkiye üretmek zorundadır. Üretimdeki her düşme Türkiye'nin sorunlarını katlar. Onun için hem çiftçiye destek verilmeli hem besiciye destek verilmeli hem üretimi sürdürülebilecek oranda ek kredi desteklerinin yolu açılmalıdır. Girdi maliyetleri mutlak surette durdurulacak, gübre ve yemde sübvanse sağlanarak destek verecek yöntemler uygulamaya geçirilmelidir. Aksi takdirde savaşın bitmesine rağmen Türkiye'de fiyatlar geriye gelmediği için maliyetler artacaktır. Bunun üstüne düşük alım fiyatı uygulanırsa çiftçi oldukça zor bir noktaya gelecektir."” dedi. LİMONDA İTHALAT ELEŞTİRİSİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, limon üretimine rağmen ithalatın sürmesini de eleştirerek, “Limonla ilgili olarak ithalat vergisinin yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldüğü görülüyor. Oysa şu anda limon hasadı sona ermiş durumda ve üreticilerin elinde ciddi miktarda ürün bulunuyor. Yanlış politikalar nedeniyle tüccarın piyasaya girmemesi sonucunda limon fiyatı 5 liraya kadar düşmüştü. Doğru bir planlama yapılmış olsaydı limonlar bahçede kalmazdı,” ifadelerini kullandı Limon ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, “2025 yılında limon ithalatı 2 bin 130 ton oldu ve bunun için 2 milyon 376 bin 276 dolar ödendi. 2024 yılında ise 2 bin 54 ton ithalat yapıldı ve 1 milyon 941 bin 609 dolar yurt dışına ödendi. Sadece bir ayda 705 ton limon ithal edildi ve bunun için 549 bin 344 dolar ödeme yapıldı,” dedi. “ÜRETİCİYİ KORUYAN POLİTİKALAR GEREKİYOR” Türkiye’nin önemli bir narenciye üreticisi olmasına rağmen üreticinin yeterince korunmadığını belirten Gürer şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye önemli bir narenciye ülkesi olmasına rağmen üreticinin yaşadığı sorunlara yeterince sahip çıkılmıyor. Stokta ürün varken ithalatın yolu açılıyor. Dengeli, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir politika izlenmediği için limon da sorunlu ürünlerden biri hâline geldi. Bu sorunun çözümü doğru planlama ve üreticiyi koruyan politikaların hayata geçirilmesidir.”

Girdi Maliyetleri Çiftçiyi Tarladan Koparıyor Haber

Girdi Maliyetleri Çiftçiyi Tarladan Koparıyor

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe yaşanan sorunlara ve 2026 üretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, 2025 yılının çiftçiler açısından son derece zor geçtiğini, ancak 2026 yılına kar yağışıyla birlikte umutla girildiğini ifade etti. 2025 yılında kuraklığın etkisiyle ciddi verim ve rekolte kayıpları yaşandığını belirten Gürer, çiftçilerin bekledikleri ürünü alamadığını söyledi. 2026 yılına ise kar yağışıyla birlikte umutlu bir başlangıç yapıldığını vurgulayan Gürer, “Bu süreç doğru yönetilirse, bu yıl üretim ve rekolte daha yüksek olabilir” dedi. BUĞDAY ÜRETİMİ GERİLEDİ Buğday üretimindeki düşüşe dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2002 yılında Türkiye’de 19 milyon 600 bin ton buğday üretildiğini hatırlatarak, “2025 yılında ise kuraklığın etkisi ve yeterli desteğin verilmemesi nedeniyle buğday üretimi 17 milyon 900 bin tona kadar düştü” ifadelerini kullandı. ÇİFTÇİ KREDİYE ULAŞAMIYOR 2026 yılı için umutlu bir tablo oluşmasına rağmen çiftçilerin ciddi finansman sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Gürer, bankaların kredi konusunda engel çıkardığını söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçiler bankaya gidip kredi almak istiyor. Bir kısmı ekimini yaptı, gübre alacak. Diğeri ekim için mazot, ilaç ve tohum alacak. Ancak banka ‘BAĞ-KUR primi borcunu yatırmadan kredi vermem’ diyor. Bu durumda çiftçiler krediye erişimde ciddi sorun yaşıyor” dedi. Çiftçiye yaklaşımın yanlış olduğunu vurgulayan Gürer, “Oysa çiftçiye ‘al krediyi, ek’ demek lazım. Çiftçiye desteği zamanında ve doğru şekilde vermek gerekiyor” diye konuştu. DESTEK YASAYA UYGUN VERİLMİYOR Tarım Kanunu’nun 21. maddesine de dikkat çeken Gürer, 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek miktarının açık olduğunu belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kanuna göre milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesi gerekiyor. Bu da 2026 yılı için 772 milyar lira demek. Ancak verilen destek sadece 168 milyar lira. İşin daha ilginci, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kendi bütçesi bile 542 milyar lira, Çiftçiden esirgenen 2026 yılında destek ise 604 milyar lira” ifadelerini kullandı. GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİYİ TARLADAN KOPARIYOR Yeterli destek sağlanmadığı takdirde üretimde yeni kayıpların kaçınılmaz olacağını vurgulayan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, gübre, mazot, ilaç ve tohum fiyatlarındaki artışın çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını söyledi. Gürer, “Yeterli destek verilmezse bu kez gübre, mazot, ilaç ve tohum maliyetleri nedeniyle çiftçi tarlasını ekmeyecek” dedi. Çiftçinin üzerindeki mali yükü sıralayan Ömer Fethi Gürer, “İlaç, tohum, gübre, mazot, tarla kirası, traktör gideri, su parası, elektrik parası derken çiftçi ciddi bir çıkmazda” ifadelerini kullandı. İTHALAT YERİNE KENDİ KENDİNE YETEN TÜRKİYE VURGUSU Çözümün üreticiyi desteklemekten geçtiğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçiye destek vererek onu tarlada üretime yönlendirmeliyiz. Aksi halde verim ve rekolte kaybı devam eder ve ithalata mahkûm oluruz. Oysa hedefimiz kendi ülkemizde, kendi kendine yeten bir tarım yapısına ulaşmak olmalıdır” diyerek açıklamalarını tamamladı.

Gürer: "Şap İle Et, Süt, Buzağı ve Hayvan Kayıpları Yaşandı" Haber

Gürer: "Şap İle Et, Süt, Buzağı ve Hayvan Kayıpları Yaşandı"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında hayvan hastalıklarının hayvancılık sektöründe kayıplara yol açtığını belirterek, şap hastalığının olumsuz etkilerine dikkat çekti. Gürer, hastalık nedeniyle 81 ilde hayvan pazarlarının kapandığını, et ve süt üretiminde kayıplar yaşandığını ifade etti. Gürer, şap hastalığı nedeniyle buzağısını atan ancak yoğun çabayla hayatta tutulan bir hayvan üzerinden yaşanan süreci yerinde besiciden dinledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemiz 2025 yılında hayvan hastalıkları nedeniyle önemli sıkıntılar yaşadı. Bu hastalıklar hayvan pazarlarının kapanmasına yol açtı; et ve süt kayıpları oluştu, hayvan kayıpları da bununla birlikte arttı. Şap hastalığının etkisiyle buzağısını atan ancak sonrasında kurtarılan bir hayvan olsa da bazı hayvanlar yavru attı ya da telef oldu” dedi. “HAYVANI ELLERİMİZLE BESLEYEREK HAYATTA TUTTUK” Süt İnekçiliği yapan Zülfü Ünal Şap hastalığına yakalanan hayvanın simental cinsi olduğunu belirterek, “Bu hayvan normalde minimum 650–700 kilo canlı ağırlığa ulaşmıştı. Şapa yakalandıktan sonra ölmek üzereydi. Ağzı ve dili yara olduğu için yem yiyemiyordu; biz de zorla, ellerimizle besleyerek kurtarmaya çalıştık. Yoğun bir mücadelenin ardından 15 günün sonunda hayvanı hayata döndürdük” diye konuştu. Ancak hastalığın etkilerinin bununla sınırlı kalmadığını vurgulayan Ünal, hayvanın dört aylık gebe olmasına rağmen buzağısını attığını belirterek, “Şap hastalığının etkisiyle buzağı kaybı yaşadık” dedi. ŞAP SONRASI KISIRLIK RİSKİ VE VERİM KAYBI Ünal, hastalıktan altı ay sonra aşılama yaptırmalarına rağmen hayvanın boğaya gelmediğini belirterek, “Şap hastalığının en büyük etkilerinden biri dişi hayvanları kısır bir döngüye sokmasıdır. Tohumlama zamanı gelmiyor, tohumlama yapamayınca üretim de yapılamıyor, buzağı alınamıyor” ifadelerini kullandı. Yaklaşık 1,5 ay önce yeniden aşılama yaptıklarını aktaran Ünal, “Şu anda durumu net değil. 15–20 gün sonra yeniden kontrollerini yapacağız. Gebe değilse hayvanı kesime göndermek zorunda kalacağız” dedi. Süt verimindeki düşüşe de dikkat çeken Ünal, “Hayvanımız günlük minimum 25–30 litre süt veriyor. Oysa hastalıktan önce 40 litreye ulaşmıştık. Bu simental bir hayvan. Daha önce 40 litreye yakın süt alıyorduk” diye konuştu. İşletmedeki 20 hayvanın tamamının gebe olduğunu belirten Ünal, üretimi sürdürmek için büyük çaba gösterdiklerini ve destek beklediklerini söyledi. “HASTALIK ÖNLENEMEZSE İTHALAT KAÇINILMAZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, simental ırkı bir hayvanda süt veriminin 40 litreden 25 litreye düşmesinin hayvancılıktaki yapısal sorunları gözler önüne serdiğini belirtti. Gürer, “Büyük bir mücadeleyle hayvan kurtarılmış; ancak Türkiye hayvan hastalıklarını önleyemez, buzağı ölümlerinin önüne geçemezse hayvancılıkta ithalata bağımlılık devam edecektir. Şap hastalığı ile et, süt, buzağı ve hayvan kayıpları yaşanması hayvancılıkta sorunları katladı. Şap kolay yayılan bir hastalık. Doğru ve zamanında aşılama ve gerekli önlemlerle sorun aşılabilir ” dedi. TBMM Tarım Orman Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın sürdürülebilirliği için kırsalda kamusal hizmetlerin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Hayvancılığın olduğu her köyde mutlaka veteriner, tarımın olduğu her yerde de ziraat mühendisi bulunmalıdır. Ayrıca hayvancılığı yapan kişi çiftçilik de yapmıyorsa bu işin sürdürülebilirliği risk altındadır” ifadelerini kullandı. Yem fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, yem maliyetlerinin üreticinin belini büktüğünü belirterek, “Yem almak zorunda kalan üreticinin gideri daha da artıyor. Bu nedenle hem çiftçilik hem hayvancılık birlikte yapılmak zorunda” dedi. “İNEK SAYISI ÇOK, SÜT AZ” Süt verimliliğinin ülkenin milli gelirine doğrudan etki ettiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, Türkiye ile Fransa’yı karşılaştırarak, “Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var, Türkiye’de ise 6,5 milyon. Ancak Fransa bizden daha fazla süt üretiyor. Bunun nedeni hayvan refahının ve hayvan beslenmesine yönelik gerekli desteğin sağlanmaması. Türkiye, Fransa’dan fazla ineğe sahip olup Fransa’dan fazla süt ürettiği gün bu sorunlarını aşacaktır” değerlendirmesinde bulundu. “DİNLEYEN VAR, İCRAAT YOK” Üretici Zülfü Ünal ise çiftçilik ve hayvancılığın birlikte yapılmasının zorunluluk olduğunu belirterek, “Benim 350–400 dönüm arazim var. Hayvanlarım için arpa, fiğ, yonca ekiyorum. Bunun yanında buğday üretip una destek olmak, ekmek fabrikalarına göndermek istiyoruz” dedi. Kuraklık ve kıtlık dönemlerinde çiftçilerin borç batağına sürüklendiğini ifade eden Ünal, “Çiftçi tarım kredi ve bankalarla çalışmak zorunda kalıyor; herkes borçlu. Mahsul alamadığında mecburen tarlasını, hayvanını, arabasını satmaya çalışıyor. Borç ertelemesi yok, herhangi bir destek yok” diye konuştu. 2024 yılında ÇKS kaydı yaptırmalarına rağmen bazı destekleri hâlâ alamadıklarını belirten Ünal, şap hastalığından kaynaklanan süt kaybı için de herhangi bir destek verilmediğini söyledi. Ünal, “tarım müdürlüklerine gidiyoruz, derdimizi anlatıyoruz. Herkes ‘tamam’ diyor ama kimse dönüp bakmıyor. Dinliyorlar ama icraata gelince ortada kimse yok. Biz icraat bekliyoruz, yardım bekliyoruz, destek bekliyoruz” diyerek çağrıda bulundu.

Tarsim Var Ama Şartlı Destek Var! Haber

Tarsim Var Ama Şartlı Destek Var!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,2025 yılında yaşanan zirai don, kuraklık ve TARSİM uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çiftçiler TARSİM sigortası yaptırmalarına rağmen zararlarının karşılanmadığı yönünde şikayetler aldığını belirten Ömer Fethi Gürer, mevcut sistemin yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmesinin ihtiyaç olduğunu söyledi. “ZİRAİ DONU VE KURAKLIK ÇİFTÇİYİ VURDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklığın Türkiye genelinde büyük zarara yol açtığını belirterek, TBMM Zirai Don Komisyonu üyesi olarak 20 ilde incelemelerde bulunduklarını ve özellikle bahçe ürünlerinde ciddi kayıplar yaşandığını yerinde tespit ettiklerini belirtti. Gürer, kamuoyuna destek açıklamaları yapılmasına rağmen uygulamada sorunların 8 aydır çözülemediğini söyledi. TÜM ÇİFTÇİLERİN ZARARI KARŞILANMADI TARSİM’in koyduğu kurallar nedeniyle sigortası bulunan çiftçilerin dahi zararlarının tamamının karşılanmadığını vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, ceviz üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti örnek gösterdi. Ağaçların yaşı gerekçe gösterilerek “ürün vermiyor” denildiğini ve bu nedenle üreticilerin destekten yararlanamadığını aktardı. ÇKS kaydı olan çiftçilere de sınırlı destekler verildiğini, ÇKS’si olmayan üreticilerin ise tamamen sistem dışında bırakıldığını ifade etti. ÇİFTÇİ: “TARSİM YAPTIRDIK, DON VE KURAKLIKTA TEK KURUŞ ALAMADIK” Çiftçilerle görüşe. Gürer’e çiftçiler her yıl TARSİM yaptırmalarına rağmen yaşadıkları zararın karşılanmadığını anlattılar. Çiftçiler, “Geçen sene don oldu, ardından kuraklık yaşandı ama hiçbir destek alamadık. Köyümüzde TARSİM var ama kuraklık desteği de verilmedi. Kamudan sigortadan bir kurumdan gelip ödeme yapan olmadı. ÇKS’si olan da alamadı. 2026 yılına geldik, hâlâ bu destek verilmedi,” dediler. “TARSİM ÇİFTÇİYE DÜZGÜN ANLATILMIYOR” Çiftçi Zülfü Ünal ise TARSİM sürecinin çiftçiye şeffaf şekilde anlatılmadığını belirterek, sigortanın çoğu zaman sadece imza attırılarak geçiştirildiğini söyledi. Ünal, “Sonra ‘kuraklık yaptırmadınız’, ‘sel sigortası var ama bu kapsama girmiyor’ deniliyor. Ama kamuoyuna ‘zirai dondan zarar görene destek veriyoruz’ diye açıklama yapılıyor” diyerek yaşanan çelişkiye dikkat çekti. “ÇKS OLMAYAN ÇİFTÇİNİN TAMAMI KAPSAM DIŞI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TARSİM’in destek verdiğini açıklamasına rağmen bunun yalnızca belirli sigorta türleriyle sınırlı kaldığını vurguladı. “TARSİM olsa bile çiftçinin bütün zararı karşılanmıyor” diyen Gürer, sistemin çiftçiyi yeterli oranda korumadığını ifade etti. “VERİM KAYBI VAR AMA..” Çiftçi Zülfü Ünal, sigorta yaptırmasına rağmen zararının karşılanmadığını belirterek, “400 kilo üzerinden sigorta yaptırdım ama ‘kuraklık sigortası yok’ denilerek ödeme yapılmadı. Sel sigortası var ama kuraklık olmadığı için kapsam dışı sayıldık” dedi. TARSİM YENİDEN YAPILANDIRILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TARSİM’in yeniden yapılandırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdiklerini belirterek, sigorta primlerinin yüksek olduğunu ve TARSİM’in çiftçinin ortağı gibi davranarak üretimin %10’una el koyduğunu söyledi. Don priminin yüzde 70 olacağı açıklanmasına rağmen yüzde 60’larda kaldığını ifade eden Gürer, iklim değişikliği nedeniyle bütüncül bir sisteme geçilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. “HAYVAN ÖLÜYOR, SİGORTA ÖDEMİYOR” Zülfü Ünal, hayvancılıkta da benzer sorunlar yaşandığını belirterek, kredi kullanımı sırasında zorunlu sigorta yaptırmalarına rağmen hayvan kayıplarında “full sigorta yok” gerekçesiyle ödeme yapılmadığını söyledi. Ünal, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak sigorta sistemine tepki gösterdi. “ZARAR VAR, ÇÖZÜM YOK” Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenen Ömer Fethi Gürer, “Ortada zarar var ama bu zararı giderecek bir mekanizma yok. ‘Sözleşmede ne yazıyorsa o’ anlayışı çiftçiyi korumaz” dedi. Gürer, ÇKS’si olmayan üreticilerin de destek kapsamına alınması gerektiğini vurguladı. “TRAKTÖRE, HAYVANA HACİZ VAR” Borçların üç yıl ötelenmesi, ek kredi desteği sağlanması ve icraların durdurulması için kanun teklifleri verdiklerini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçmişte çiftçinin üretim araçlarının haczedilemediğini, bugün ise traktörden hayvana kadar icraların yaygınlaştığını söyledi. “TOPRAĞINI SEVEN VATANINI SEVER” Gürer: “Biz bu ülkeyi seviyoruz. Vatanını sevenin asli görevi toprağını sevmektir. Çiftçi eli öpülesi insandır. Çok zor şartlarda üretim yapıyorsunuz. Çiftçiliği bırakmadan toprağı ekmeye devam edelim. Her zorluğu aşarak üretimi sürdürmeliyiz” dedi.

Bir Litre Süt İle Bir Kilo Yem Alınamayacak Noktaya Gelindi Haber

Bir Litre Süt İle Bir Kilo Yem Alınamayacak Noktaya Gelindi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Haymana ilçesinde Culuk Köyünde hayvancılıkla uğraşan üreticilerle bir araya geldi. Artan yem maliyetleri, yetersiz süt fiyatları, boşalan ahırlar ve ithalata dayalı politikalar sahada açıkça ortaya konulurken, üreticiler mevcut koşullarda hayvancılığın sürdürülemez hale geldiğini dile getirdi. “HAYVANCILIK 24 SAAT EMEK İSTİYOR AMA KARŞILIĞI YOK” CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç ile Haymana’da hayvancılığın geldiği noktayı yerinde inceledi. Hayvancılığın büyük fedakârlık gerektirdiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, üreticilerin tatilsiz, aralıksız bir emek verdiğini ancak bunun karşılığını alamadığını ifade etti. Gürer, “Hayvancılık zor bir iş. Yirmi dört saat hayvanla ilgilenmek zorundasınız. Cumartesi yok, pazar yok, tatil yok. Eğer hayvana yem verirseniz o hayvan da size et verir, süt verir. Ülkemizde mera hayvancılığı da bitmek üzere. On iki ay boyunca bu hayvanlar ahırda yemle besleniyor. Ama yem fiyatları düzenli olarak artıyor. Elli kiloluk süt yemi şu an ülkemizde 9 lirayı bulmuş durumda. Yonca, saman, küspe arttıkça hayvanların maliyetleri de artıyor. Ancak bu maliyete göre satış yapılamayınca çoğu ahır boşalmış durumda,” dedi. “ÇÖZÜM İTHALATTA ARANIYOR, YERLİ BESİCİ DESTEKLENMİYOR” Türkiye’de hayvancılıkta yaşanan sorunların çözümünün ithalatla aranmasını eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında 654 bin baş hayvan ithal edildiğini hatırlattı. buzağı ölümleri ve hayvan hastalıklarının önüne geçilemediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, asıl sorunun yerinde çözülmediğine belirterek, “2025 yılında ülkemiz 654 bin baş hayvan ithal etti. Çözüm ithalatta aranıyor. Oysa 400-500 bin aralığında buzağı ölüyor, hayvan hastalıklarının önüne geçilemiyor. Sorunlar yerinde çözülmüyor, kendi besicimiz desteklenmiyor,” diye konuştu. ÜRETİCİ ZÜLFÜ ÜNAL: “HAYVANI KESTİĞİMDE YERİNE KOYAMIYORUM” Hayvancılık yapan üretici Zülfü Ünal, üretimin neden sürdürülemediğini yaşadığı deneyimlerle anlattı. Ünal, hem et hem süt üretiminde maliyetlerin kontrol edilemez hale geldiğini belirterek, “Ülkemizde üretim kıtlığı var. Çiftçimiz, besicimiz bu işi teker teker bıraktı. 2026 yılına geldiğimizde rakamlar ortada. Et hayvanı ürettiğim zaman hayvanı pahalıya alıyorum, yemi pahalıya alıyorum, hayvanımı kestirdiğim zaman tekrar yerine koyamıyorum. Kendi geçimimi sağlamakta zorlanıyorum,” dedi. “BİR LİTRE SÜTLE İKİ KİLO YEM ALAMIYORUZ” Süt fiyatlarının üreticiyi kurtarmadığını vurgulayan Ünal, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyatların sahada karşılık bulmadığını dile getirdi. Ünal, süt-yem paritesinin hızla bozulduğunu şu sözlerle anlattı: “Süt fiyatlarına baktığımızda, yılbaşından sonra geçerli olan fiyat 22 lira. Bu fiyat bizi kurtarmıyor. Minimum, en kötü fiyatın şu an 30 lira olmasını talep ediyoruz. Bir litre sütle iki kilo yem alamıyoruz. Yakında bu bir kiloya düşecek. Yarın yem de alamayacağız, süt de üretemeyeceğiz. Elektriği, faturaları, giderleri, hayvanların ilaç masraflarını, veteriner ücretlerini ödemekte zorlanıyorum.” “AHIRLAR BOŞ, KÖYDE ÜRETİM KALMADI” Haymana’daki köylerde hayvan sayısının hızla azaldığını belirten Ünal, üretimin neredeyse durma noktasına geldiğini söyledi. Bölgenin verimli olmasına rağmen hayvancılığın sürdürülemediğini belirterek, “Köyde hayvan kalmadı, azalmayı da geçti. Şu an hayvan sayısına baksanız çoğu ahır boş. Köyümüzde üretim yok. Biz Haymana’nın ve Ankara’nın en büyük köyüyüz. Arazi olarak da son derece verimli bir bölgeyiz. Ancak bu şartlar altında hayvancılığı sürdüremeyiz. Önceki yıllara göre daha da daraldık. Enflasyonla birlikte paramız iyice eridi, pul oldu,” şeklinde konuştu. KOÇ: “AÇIKLANAN FİYAT SAHADA UYGULANMIYOR” CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da üreticilerin yaşadığı fiyat sorununa dikkat çekti. Açıklanan süt fiyatı ile fiili satış fiyatı arasındaki farkın üreticiyi daha da mağdur ettiğini belirten Koç, “Köyde açıklanan fiyat 22 lira ama üretici fiilen 19 liraya satıyor. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı 22 liralık fiyat üreticiyi kurtarmıyor. Vatandaşların hepsi sıkıntıda. Tarımın ve hayvancılığın tamamen bittiği bir noktadayız,” dedi. “HAYVANCILIKTAKİ GERİLEME DAHA FAZLA İTHALAT DEMEKTİR” Hayvancılığın gerilemesinin ithalat bağımlılığını artıracağını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidara açık çağrıda bulundu. Köyde üretimin sürdürülebilirliği için acil adımlar atılması gerektiğini belirten Gürer, şu ifadeleri kullandı: “Hayvancılıkta ülkenin geriye düşmesi daha fazla ithalat demektir, yabancı besiciye destek demektir. Oysa kendi besicimizi desteklemek gerekiyor. Köyde tarımın sürdürülebilirliği ve çiftçinin, besicinin, üreticinin geleceğini planlayabilmesi için mutlaka yapılması gerekenler var. Bu konuda iktidara çağrıda bulunuyoruz. Gerekli adımlar bir an önce atılmazsa sorunlar giderek büyüyecek. Hayvancılık yapan herkes bu şartlarda bu işin sürdürülemeyeceğini söylüyor.” “İTHALATA VERİLEN PARA ÇİFTÇİYE DESTEK OLSA BU NOKTAYA GELMEZDİK” Üretici Zülfü Ünal ise ithalat politikalarına tepki göstererek, “Ben üretim yapmaya çalışıyorum, memleketim için katkı sağlamaya çalışıyorum. Biz vatansever insanlarız. Bir tane hayvan üretelim, insanlara ulaştıralım diye uğraşıyoruz. Ama ne yazık ki şartlar buna el vermiyor. Yarın bir gün bunu bırakmak zorunda kalacağız. Ben yapmayacağım, o yapmayacak; sürekli ithalat, ithalat, ithalat. İthalata vereceğiniz parayı bizim çiftçimize, besicimize destek olarak verseniz çok daha iyi noktada oluruz. Hiçbir destek almıyorum. Desteksiz yapmaya çalışıyorum. Parasız, pulsuz geziyoruz ama yine de gidip bir çuval yem alıp hayvanın önüne döküyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz, bize de destek yapılmasını talep ediyoruz,” diye konuştu. HAYVAN VARLIĞINDA BÜYÜK KAYIP: MİLYONLARCA BAŞ HAYVAN YOK OLDU Türkiye genelindeki hayvan varlığındaki düşüşe de dikkat çeken CHP’li Gürer, geçmişten bugüne yaşanan kaybı rakamlarla ortaya koydu. Gürer, “1980 yılında ülkemizde büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı 88 milyondu. Bugün bu sayı 71 milyona geriledi. Daha vahimi, 2025 yılında şap hastalığının 81 ilde hayvan pazarlarını kapattıracak boyuta ulaşmasından sonra ne kadar hayvan kaybettiğimiz bilinmiyor,” dedi. Uluslararası raporlara da değinen Gürer, büyükbaş hayvan sayısındaki gerilemeyi şöyle aktardı: “2026 yılı raporunda Amerika Tarım Bakanlığı, Türkiye’de büyükbaş hayvan varlığının 14 milyon 100 bine düşeceğini açıkladı. Oysa ülkemizin resmi verilerine göre 2025 yılında 16 milyon 900 bin büyükbaş hayvan vardı. Birlik verilerine göre ise bu sayı 13 milyon 685 bine düştü. Yani 4 milyon 279 bin baş hayvanı kaybetmiş durumdayız,” dedi. “GENÇ ÜRETİCİ YOK, GELECEK BELİRSİZ” Üretici Zülfü Ünal, hayvancılığın geleceğine ilişkin en büyük endişeyi dile getirdi. Gençlerin üretimden tamamen koptuğunu söyleyen Ünal, “Genç üretici kalmadı, hepsi 60 yaşın üzerinde. On yıl sonra sütü, eti, peyniri kim üretecek? Hepsini ithal mi edeceğiz? Balkanlardan mı getireceğiz, Çin’den mi, Ukrayna’dan mı? Benim sütümü, peynirimi kim üretecek?” diye sordu.

Gürer: "Gübre ve Yem Fiyat Artışı Durdurulmalıdır" Haber

Gürer: "Gübre ve Yem Fiyat Artışı Durdurulmalıdır"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en büyük sorunun girdi maliyetleri artış ve aracılık sistemi ile ithalatın sürmesi olduğunu belirterek, yemden gübreye, mazottan elektriğe kadar tüm kalemlerde yaşanan fiyat artışlarının hem üreticiyi hem de tüketiciye etkidiğini söyledi. Gürer, “Tarımın en büyük sorunlarından biri girdi maliyetleri. Yem fiyatı artıyor, gübre fiyatı artıyor, tohum fiyatı artıyor, mazot artıyor, işçilik artıyor. Traktörün, biçerdöverin gideri artıyor. Elektrik ve su parası katlıyor.Ürün daha toprağa ekilirken fiyatlar tırmanıyor ” dedi. “MALİYET ARTIŞI ÜRÜNE, ÜRÜN ARTIŞI RAFA KATLANARAK YANSIYOR” Artan girdi maliyetlerinin doğrudan ürün maliyetine yansıdığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticiden çıkan ürünün sofraya ulaşana kadar en az dört el değiştirdiğini ve fiyatların katlanarak arttığını vurguladı. Gürer, “Ürün üreticiden çıktıktan sonra en az dört el değiştiriyor. Rafa varıncaya kadar fiyatlar katlana katlana gidiyor. Üreten ürettiğinden mutlu olamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor” diye konuştu. Bu tablonun siyasi iktidarın sorumluluğunda olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “Bununla ilgili düzenleme yapması siyasi iktidarın görevidir” dedi. “YEM VE GÜBRE MUTLAKA SÜBVANSE EDİLMELİ, TABAN FİYATA DÖNÜLMELİ” Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, yem ve gübrede sübvansiyon uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, çiftçiler için yeniden taban fiyat uygulamasına geçilmesi gerektiğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi bir yıl önceden hangi üründen ne kazanacağını bilmeli. Alım garantili üretim yapması sağlanmalı” ifadelerini kullandı. “GÜBRE FİYATLARI BİR YILDA UÇTU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre fiyatlarındaki artışı son rakamlarla ortaya koydu. Amonyum sülfat gübresinin 2025 yılı Ocak ayında ton başına 9 bin 500 liradan satıldığını, 2026 yılı Ocak ayında ise 12 bin 100 liraya çıktığını belirten Gürer, üre gübresinin de geçen yıl bayilerde tonu 17.400 Tl fiyattan satılırken bugün ton fiyatı 26.000 ton ulaştığını söyledi. Çiftçilerin yoğun kullandığı 15-15-15 gübresinin bir yıl önce tonu 16 bin 750 lira olduğunu hatırlatan Gürer, “Şu anda bu gübre tonu 23 bin 400 liraya çıktı. 20-20 gübre Ocak 2025 tarihinde tonu 15.700 Tl iken Ocak 2026’da ton fiyatı 23.200 Tl çıktı.DAP gübresi geçen yıl Ocak ayında 24 bin 700 liraydı, bugün 34 bin 750 lira. Daha yılın başında gübre bu fiyat” dedi. “TOHUM, İLAÇ, MAZOT… HEPSİ ARTTI” Sadece gübrede değil, tohumda ve ilaçta da ciddi fiyat artışları yaşandığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, mazotun litresinin 50 lirayı aştığını belirterek, “Mazot 50 liraya üzerinden satılıyor. Üreticilerin yaşadığı sorunlar katlanıyor. Doğal olarak bunlar ürün fiyatlarına yansıyor” diye konuştu. “HALDE FİYATLAR EL YAKIYOR, EMEKLİ BU ÜRÜNÜ NASIL ALACAK?” Gürer, Antalya’nın Kumluca ilçesindeki hal fiyatlarını örnek göstererek gelinen noktaya dikkat çekti. Gürer, “Cuma günü Kumluca halinde yuvarlak domatesin kilosu 60 lira. Çarli biber 50 lira, kılçık sivri biber 110 lira, cin biber 110 lira. Salatalık 50 lira, patlıcan 56 lira, kabak 66 lira, fasulye 100 lira” dedi. Bu fiyatların hal çıkış fiyatları olduğunu vurgulayan Gürer, “Bu ürünler Ankara’ya, İstanbul’a gelinceye kadar nakliye de ekleniyor. Rafa girdiğinde emekli, asgari ücretli bu ürünleri nasıl alacak?” diye sordu. “ÇÖZÜM İŞİN BAŞINDA: GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ” Sorunun çözümünün üretimin başında olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “İşin başını doğru biçimde kanalize etmek, düzenlemek gerekiyor. O da girdi maliyetlerinin düşürülmesiyle olur” dedi. Gürer, yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon uygulanması gerektiğini vurgulayarak, çiftçinin ürettiği ürünün israf olmadan alım garantisiyle satın alınmasının sağlanması çağrısında bulundu. “MAZOTTA ÖTV VE KDV ÇİFTÇİ İÇİN KALDIRILMALI” Mazot fiyatlarının çiftçi için artık karşılanamaz hale geldiğini söyleyen TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV çiftçi için mutlaka kaldırılmalı. Çiftçi mazotun fiyatına yetişemiyor. Tarlayı traktörle sürecek, mazot koyacak, yarım depo mazotu bile zor alıyor” dedi. “İCRALAR ÇİFTÇİNİN BELİNİ KIRIYOR” Geçtiğimiz yılın çiftçiler için “kara bir yıl” olduğunu ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin yeterli kazanç elde edemediğini ve desteklerin de yetersiz kaldığını belirtti. Gürer, “Bu nedenle çiftçilerin çoğu icralık oldu. Tarlasına, hayvanına, traktörüne, hayvanına icra geliyor” dedi. Bu icraların durdurulması gerektiğini vurgulayan Gürer, konuyla ilgili kanun teklifleri verdiklerini hatırlatarak, “Bir an önce icralar durdurulmalı, çiftçiye kredi desteği sağlanmalı, yem ve gübre sübvanse edilmeli” çağrısında bulundu. “HAYVANCILIK ALARM VERİYOR” Hayvancılıktaki gerilemeye de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amerika Tarım Bakanlığı’nın verilerine atıfta bulunarak, “Bu yıl Türkiye’de 14 milyon 300 bin büyükbaş hayvan kalacağı ifade ediliyor. Bu, Türkiye’nin neredeyse son 50 yılının en düşük büyükbaş hayvan varlığı” dedi. “GIDA YOKSA BAĞIMSIZLIK DA YOK” Açıklamasının sonunda bir uyarıda bulunan Ömer Fethi Gürer, siyasi iktidarın çiftçinin, üreticinin ve besicinin yanında duran gerçekçi çözümler üretmek zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu ülke gıdasız kalırsa sorunlarımız artar, sıkıntılarımız katlanır. İleriki aşamada birilerinin sömürgesi haline geliriz. Onun için çiftçimizin, üreticimizin, besicimizin yanında duran bir anlayış şarttır.” Dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer rafta gıda fiyatları artarken emekli ve asgari ücretlinin düşük ücretleri ile her istediği gıda ürünü alamadığını, yoksulluğun gıdaya raf fiyatları artış nedeni sağlıklı beslenemediğini de belirtti. Gıda fiyat artışının engellenmesi girdi maliyetleri düşürmekle başlar” dedi. Vatandaş et ve süt ile mamul ürünleri alamadığı gibi sebze ve meyvede de önemli kısıntıya gittiğine de dikkat çekti. “Çözüm var ancak siyasi iktidar sorunları çözme becerisini yitirdi” dedi. Ürün Grubu Ürün Adı Başlangıç Fiyatı (TL) Bitiş Fiyatı (TL) Net Artış (TL) Yüzdesel Artış (%) Domatesler Domates 24 48 24 100 Domatesler Yuvarlak Domates 30 60 30 100 Domatesler Oval Domates 33 60 27 82 Salatalıklar Salatalık 14 50 36 257 Salatalıklar Silor 16 75 59 369 Salatalıklar Dikenli Salatalık 12 50 38 317 Biberler Çarli Biber 15 50 35 233 Biberler Sivri Biber 13 35 22 169 Biberler Kıl Sivri Biber 35 80 45 129 Biberler Kılçık Sivri Biber 45 110 65 144 Biberler Üçburun (Köy) Biberi 24 62 38 158 Biberler Dolma Biber 22 62 40 182 Biberler Kapya Biber 50 60 10 20 Biberler Şili (Kırmızı) Biber 45 70 25 56 Biberler Şili (Yeşil) Biber 50 75 25 50 Biberler Jalapeno Biber 35 85 50 143 Biberler Yeşil Kapya Biber 40 70 30 75 Biberler Çin Biberi 80 110 30 38 Patlıcanlar Patlıcan 15 55 40 267 Patlıcanlar Oval Patlıcan 35 80 45 129 Kabaklar Kabak 17 65 48 282

Emekliyle Ne Alıp Veremediğiniz Var! Haber

Emekliyle Ne Alıp Veremediğiniz Var!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Plan ve Bütçe komisyonunda yaptığı konuşmada emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğa dikkat çekerek iktidarın emeklilik politikalarını eleştirdi. Gürer, AKP iktidarı döneminde emeklilerin haklarının sistemli biçimde budandığını belirterek, “Emeklilerin yaşam koşullarını kötüleştirmek için ne gerekiyorsa yaptınız” dedi. “2008 DÜZENLEMESİYLE EMEKLİ AYLIK BAĞLAMA ORANI YÜZDE 70’TEN YÜZDE 30’A DÜŞÜRÜLDÜ” AKP’nin sık sık “Eski Türkiye” vurgusu yaptığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eski Türkiye’de emekli aylık bağlama oranı yüzde 70’ti. Siz 2008’de yaptığınız düzenlemeyle bu oranı yüzde 30’a düşürdünüz. Eğer o düzenleme yapılmasaydı bugün en düşük emekli maaşı 40 bin lira olacaktı” ifadelerini kullandı. Gürer, emeklilerin yıllar içinde haklarının gasp edilerek bugünkü tabloya gelindiğini vurguladı. “EMEKLİ ÜÇ PARÇAYA BÖLÜNDÜ, MAAŞLAR KUŞA DÖNDÜ” Mevcut sistemde emeklilerin üç ayrı döneme göre maaş aldığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2000 öncesi, 2008’e kadar olan dönem ve 2008 sonrası… Bu karmaşık sistemle emeklinin maaşı kuşa çevrildi” dedi. Türkiye’de her beş kişiden birinin emekli olduğunu hatırlatan Gürer, “Herkesin ailesinde bir emekli var. Ananız, babanız, halanız, dayınız… Bir sorun, bu maaşla nasıl yaşadıklarını” çağrısında bulundu. “AÇLIK SINIRININ ALTINDA MAAŞ, VİCDANINIZ NASIL ALIYOR?” Emeklilerin büyük bölümünün açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakıldığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Açlık sınırının altında bir maaşı emekliye nasıl reva görüyorsunuz? En basitinden ilaç katkı payını bile kaldırmadınız. Suriyelilere tanıdığınız hakkı kendi emeklinize vermediniz” diyerek iktidarın uygulamalarını eleştirdi. SEYYANEN ZAM, İNTİBAK VE ASGARİ ÜCRETE ENDEKS TALEBİ Emeklilerin yaşadığı kayıpların telafisi için somut öneriler sunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: Emeklilere tümünü kapsayan seyyanen zamyapılmalıİntibak düzenlemesi mutlaka hayata geçirilmeliEn düşük emekli maaşı asgari ücrete endekslenmeliBayram ikramiyeleri, alım gücü dikkate alınarak asgari ücret seviyesine çıkarılmalıEvi olmayan emekliye kira yardımı,Doğalgaz kullanamayan emekliye yakacak yardımı sağlanmalı “EMEKLİ KAHVEYE GİDİP ÇAY İÇEMEZ HALE GELDİ” Emeklilerin günlük yaşamdan dahi koparıldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, “İnsanlar kahveye gidip bir çay içemez hale geldi. Günde üç öğün yemek yiyenler iki öğüne düştü, sofralarından tabak eksiltti. Simit bile emekliye lüks oldu” dedi. Bazı emeklilerin battaniye altında ısınmaya çalıştığını, bazılarının ise yardımlarla ayakta kalmaya mecbur bırakıldığını söyledi. “EMEKLİLİĞİ DE, EMEKLİ GİBİ YAŞAMAYI DA ZORLAŞTIRDINIZ” EYT düzenlemesinin ardından kademeli emeklilikte yeni mağduriyetler oluştuğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu kesimlerin taleplerinin de görmezden gelindiğini belirtti. “Emekli olmak zorlaştı, emekli yaşamak ise imkânsız hale getirildi” diyen Gürer, yeni bir düzenlemenin artık zorunlu olduğunu ifade etti. “EMEKLİLER YILI İLAN EDİP, ALAY EDER GİBİ ÖNERİLER SUNULDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın geçtiğimiz yılı “Emekliler Yılı” ilan etmesini de eleştirerek, “Emekliye ‘Tatil bölgelerinde bedava kalın’ dediniz ama adam yol parasını bulamıyor. ‘Yurtlarda kalın’ dediniz, ranzalı yerlere emeklinin gidecek hâli yok. Gerçekçi, işe yarayan çözümler üretin” diye konuştu. “16 MİLYON EMEKLİ OY VERSE İKTİDAR DEĞİŞİR” Türkiye’de yaklaşık 16 milyon emekli bulunduğunu hatırlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Emekliler tek başına bir partiye oy verse iktidar değişir. Buna rağmen yıllardır yaşadıkları zulme karşın verdikleri oylarla bu iktidarın ayakta kalmasını sağladılar” dedi. “CHP VAR, ÇÖZÜM VAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, CHP’nin emekliler, işçiler, dar gelirliler ve ekonomik sıkıntı yaşayan tüm kesimler için çözüm adresi olduğunu belirterek, “Bu ülkenin her kesiminin yaşadığı mağduriyeti biliyoruz. Emekliye de, işçiye de, esnafa da, çiftçiye de çare olmak için biz varız” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda tarım ve çiftçi politikalarına da değinen Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi de bırakmadınız ki esnafa da ‘9000 gün prim 7200’e inecek’ diye müjde veriyorsunuz ama ortada çiftçi esnaf kalmadı” diyerek AKP iktidarının politikalarını eleştirdi.

Gürer: ''Bu Zulümden Vazgeçilsin, Sabit Saat Uygulaması Sona Erdirilsin'' Haber

Gürer: ''Bu Zulümden Vazgeçilsin, Sabit Saat Uygulaması Sona Erdirilsin''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında iki başlık altında iktidara eleştiriler yöneltti. Gürer, sabit saat uygulamasının toplum üzerinde yarattığı psikolojik, sosyal ve güvenlik risklerine dikkat çekerken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıklamalarına da rakamlar ve yasal düzenlemeler üzerinden yanıt verdi. “ÖĞRENCİLER, KADINLAR, ÇALIŞANLAR KARANLIKTA YOLLARA DÜŞÜYOR” Konuşmasına sabit saat uygulamasıyla başlayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, uygulamanın özellikle kış aylarında ciddi riskler yarattığını vurgulayarak şunları söyledi: “Öncelikle sabit saat uygulaması nedeniyle saat 8’den önce gün aydınlanmadığı için öğrencilerimiz de kadınlarımız da yollarda karanlıkta önemli ölçüde sorunlu, psikolojik olarak da etkilendikleri bir süreç yaşıyor.” Sabit saat uygulamasının yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda hayati riskler doğurduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, don olaylarına ve trafik kazalarına dikkat çekerek, “Kış koşullarında bu sabit saat uygulamasının yarattığı önemli bir risk ve tehlike var. Sabah gün ağarmadığı için don olayları yollarda daha yüksek. Gün ışığıyla birlikte normalde bir çözülme olurdu, bundan da mahrum kalıyoruz. Çoğu bölgede trafik kazalarının bu sabit saat uygulamasıyla arttığı görülüyor,” diye konuştu. “BU UYGULAMA SADECE ENERJİ ŞİRKETLERİNE YARIYOR” Uygulamanın kamu yararı gözetilmeden sürdürüldüğünü ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu uygulama yalnızca enerji şirketlerinin kazançlarını artırıyor. Ne öğrenciyi, ne kadını, ne de insanların psikolojik durumunu dikkate alan bir anlayış var,” dedi. Kendi deneyimini de paylaşan Gürer, sabit saatin enerji tüketimini artırdığını belirterek şöyle konuştu: “Ben buraya Meclis’e sabah 7 buçuk gibi geliyorum, hava hâlâ karanlık. Odanın lambalarını yakıyorum. Böylece enerji şirketlerine biz de dolaylı katkıda bulunuyoruz. Ama bu katkı vatandaşın yaşamını iyileştirmek için kullanılmalı.” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sabit saat uygulamasının kaldırılması çağrısını yineleyerek, “Kalkıp ‘İTÜ’den rapor aldık’ dediler ama İTÜ’nün böyle bir biriminin dahi olmadığı ortaya çıktı. Bu zulümden vazgeçilsin. Sabit saat uygulaması sona erdirilsin,” şeklinde konuştu. “EMEKLİNİN, İŞÇİNİN YOKSULLUĞUNUN SORUMLUSU SİYASİ İKTİDARDIR” Basın toplantısının ikinci bölümünde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıklamalarına yanıt veren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 24 yıllık AKP iktidarının sonuçlarına dikkat çekti: “Sayın Bakan ‘uzun vadeli politikalar yürütüyoruz’ diyor. 24 yıldır iktidardasınız. Bu uzun vadeli politikaların bugüne yansıması yokluk ve yoksulluktur. 2008 yılında emeklilerin aylık bağlama katsayısını yüzde 70’ten yüzde 30’a düşürmeseydiniz bugün en düşük emekli maaşı 40 bin lira olacaktı. Neyin şovundan bahsediyorsunuz?” “TAŞERON KALDIRILIYOR DENİRKEN TAŞERONUN TAŞERONU YARATILDI” Belediye şirket işçileri üzerinden yapılan eleştirilere de yanıt veren Ömer Fethi Gürer, 696 sayılı KHK’yı hatırlatarak, “Belediye şirket işçilerinin tayin hakkı yok, terfi hakkı yok. Ücret ve özlük haklarını daraltan siyasi iktidardır. Belediye şirketçiliğini CHP mi yarattı? Hayır. 696 sayılı KHK ile yaratıldı. Bu insanlar kendilerini kadroya alındı sandı ama norm kadroda değiller. Şirket kapatılırsa yarın hepsi dolaylı taşeron. Taşeronu kaldırıyorum derken taşeronun taşeronunu oluşturdunuz,” dedi. “HODRİ MEYDAN: TÜM TAŞERON İŞÇİLERİ KADROYA ALIN” AKP İktidarına açık çağrıda bulunan Ömer Fethi Gürer, Meclis’te reddedilen yasa tekliflerini hatırlatarak şöyle konuştu: “Taşeron modeli köleliktir. Tüm taşeron işçiler kamuya kadrolu alınsın dedik, teklifimiz reddedildi. Hodri meydan. Tüm taşerona kadro verin.” “YOKSULLUK TOPLUMSAL ÇÖKÜŞÜ DERİNLEŞTİRİYOR” Gürer yoksulluğun toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bugün hastanelere gittiğinizde çalışanların önemli bir bölümü psikolojik ilaç kullanıyor. Aileler dağılıyor, mutsuzluk madde bağımlılığını besliyor. Bunların hepsi yokluğun ve yoksulluğun sonucu,” diye konuştu. AKP iktidara seslenen Gürer, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “24 yıl oldu. Daha ne kadar uzun vadeli politika yürüteceksiniz? Biraz halkın yaşadığı acıları görün. Sorunlara sahip çıkın, çözüm üretin.”

Vatandaş Sofrasını Kredi Kartı İle Kuruyor Haber

Vatandaş Sofrasını Kredi Kartı İle Kuruyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, BDDK ve TCMB verilerine dayanarak 2026 yılının ilk haftasında kredi kartı harcamalarının, 2025 yılının aynı dönemine göre önemli ölçüde arttığını belirtti. Bir yıl içinde kartlı harcamaların yüzde 54 yükseldiğine dikkat çeken Gürer, artışın en yoğun yaşandığı alanların yemek, market ve gıda harcamaları olduğunu vurguladı. Gürer, “AKP iktidarı sabit ve dar gelirliyi enflasyon karşısında ezerek açlık sınırının altına mahkûm ediyor. Vatandaş da hayatta kalabilmek için borçlanmak zorunda bırakılıyor. Bugün insanlar açlık sınırında yaşamını sürdürürken, geleceğini kredi kartı borçlarıyla ipotek altına alıyor,” ifadelerini kullandı. TOPLAM HARCAMADA BİR YILDA YÜZDE 54 ARTIŞ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2025 yılının Ocak ayının ilk haftasında kredi kartı ve banka kartı ile yapılan toplam harcama 382 milyar 754 milyon 507 bin TL olarak kayıtlara geçti. 2026 yılının aynı döneminde ise bu rakam 589 milyar 130 milyon 299 bin TL’ye yükseldi. Bir yıl içinde toplam kartlı harcamalarda yaklaşık yüzde 54’lük artış yaşandı,” dedi. 2026’DA MUTFAK HARCAMASI 178 MİLYAR LİRAYI AŞTI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 Ocak ayının ilk haftasında yemek harcamaları 31 milyar 742 milyon 107 bin TL’ye, market harcamaları 108 milyar 787 milyon 846 bin TL’ye, çeşitli gıda harcamaları ise 38 milyar 22 milyon 434 bin TL’ye çıktı. Böylece yalnızca bu üç kalemde yapılan harcama 178 milyar 552 milyon TL’yi aştı. Bu rakam, toplam harcamaların yaklaşık yüzde 30’una karşılık geldi,” diye konuştu. ARTIŞ LÜKSTE DEĞİL, TEMEL İHTİYAÇTA Bir yıllık karşılaştırmaya bakıldığında yemek harcamalarının yaklaşık yüzde 45, market harcamaları yüzde 54, çeşitli gıda harcamalarının ise yüzde 42 oranında arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Veriler, harcama artışının lüks tüketimden değil, doğrudan temel ihtiyaçlardan kaynaklandığını ortaya koydu. Kredi kartının artık tatil, elektronik ya da lüks harcama aracı olmaktan çıktığını gösterdi. Geliri gıda enflasyonu karşısında eriyen vatandaş, sofrasını borçlanarak kurmak zorunda kaldı. Yemek, market ve gıda harcamalarının kartlı harcamalar içindeki ağırlığı bu durumu net biçimde ortaya koydu,” şeklinde konuştu. KART SAYISI ARTTI, BORÇ YAYGINLAŞTI CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2025 yılının başında Türkiye’de 38 milyon 800 bin kişi kredi kartı kullanırken, toplam kart sayısı 130 milyon 185 bin olarak kaydedildi. 2026 yılına gelindiğinde kredi kartı kullanan kişi sayısı 40 milyon 300 bine, kredi kartı sayısı ise 142 milyon 272 bin 843’e yükseldi.. Bir yıl içinde kredi kartı sayısı 12 milyon 87 bin 112 adet arttı. 2025 yılının başında kişi başına düşen kart sayısı yaklaşık 3,35 olarak hesaplandı. 2026 yılı başında ise kişi başına düşen kredi kartı sayısı 3,53’e ulaştı. Bir yıl içinde kişi başına düşen kart sayısındaki artış, vatandaşın harcamalarını tek kartla değil, birden fazla kartla ve çoğu zaman borcu borçla kapatarak sürdürdüğünü ortaya koydu. Bir yıl içinde milyonlarca yeni kartın devreye girmesi, borçlanmanın sıradanlaştığını gösterdi,” dedi. RAKAMLAR GEÇİM KRİZİNİ DOĞRULADI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2025’ten 2026’ya uzanan süreçte kartlı harcamalardaki artış, refah artışını değil, geçim sıkıntısını işaret etti. Açıklanan veriler, vatandaşın artık karnını doyurabilmek için kredi kartına yüklenmek zorunda kaldığını ve geçim sorunun rakamlara da açık şekilde yansıdığını ortaya koydu,” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.