SON DAKİKA
Hava Durumu

#Chp Eskişehir İl Gençlik Kolları

Porsuk Haber Ajansı - Chp Eskişehir İl Gençlik Kolları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp Eskişehir İl Gençlik Kolları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Birimiz Özgür Değilsek, Hiçbirimiz Özgür Değiliz! Haber

Birimiz Özgür Değilsek, Hiçbirimiz Özgür Değiliz!

Kadıköy’de asgari ücrete karşı demokratik hakkını kullanarak sesini yükselttiği için tutuklanan Kadıköy Gençlik Kolları İlçe Yöneticisi Bilge Kağan Şarbat'a destek amacıyla 81 ilde eş zamanlı olarak bir basın açıklaması yapıldı. Bilge Kağan Şarbat'a destek amacıyla, Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanlığı önünde CHP İl Gençlik Kolları tarafından bir basın açıklaması yapıldı. CHP Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Gün Barış Sevinç tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; "Öncelikle, Yalova’da IŞİD terör örgütüne yönelik operasyonda şehit olan polislerimize Allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı, yaralı polislerimize ve bekçimize acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Son bir ayda aynı kelimeleri defalarca kez yan yana işittik. Protesto, gençler, gözaltılar ve tutuklamalar. Partimiz fark etmeksizin, ismimiz fark etmeksizin, iktidarın gençleri tehdit olarak gören anlayışına karşı büyük bir dayanışmayla aynı mücadeleyi veriyoruz. Korkmayan gençlerden korkan iktidar ise soluğunu kelepçelerde, zindanlarda, adliye koridorlarında alıyor. 27 Aralık Cumartesi günü akşam saatlerinde Kadıköy Gençlik Kollarımız “Sefalet ücreti değil insanca bir yaşam istiyoruz” diyerek açıklandığı gün açlık sınırının altında kalan asgari ücrete karşı bir yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. Arkadaşlarımız anayasal hakları olan gösteri ve yürüyüşü, demokratik ve barışçıl sınırlar içerisinde gerçekleştirdi. Ne dedi arkadaşlarımız? İşçi, emekçi sandıkta hesap soracak dedi. Sefalet ücretine hayır dedi. Kurtuluş yok tek başına dedi. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz dedi. Anayasal hakkını kullanan, demokratik bir protestoya katılan Kadıköy Gençlik Kolları Yöneticimiz Bilge Kağan Şarbat’ı bir sloganı gerekçe göstererek haksız hukuksuz bir biçimde tutukladılar. Bilge Kağan 19 yaşında, Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümü hazırlık öğrencisi. 1 ay sonra final sınavları var. O etliye sütlüye karışmadan sıcak evinde oturabilirdi. Ama o gün orada yürüyen yüzlerce insan gibi Bilge Kağan da yoksulluğa, sefalete, geleceksizliğe sessiz kalamadı. Çünkü onun da kalbi milyonlarca asgari ücretliyle birlikte atıyordu. Bilinsin ki: Bilge Kağan’ın tek suçu bu halkı çok sevmektir. Bilge Kağan’ın tek suçu yoksulluğa, sefalete, geleceksizliğe karşı çıkmaktır. Başka da hiçbir suçu yoktur. Alnı ak, başı diktir. Tertemizdir. Vicdandan, merhametten yoksun yöntemlerle gençliği susturmaya çalışan, mücadelemizi baskılamaya çalışan; bunu başaramadığını gördükçe vicdanını daha da kaybeden bir anlayışla karşı karşıyayız. On milyonlarca insana açlık sınırının altında asgari ücret reva görülmüş, Mutfaktaki yangın ülkeyi sarmış, Gençler gülmüyor, işçiler gülmüyor, emekliler ayın sonunu getiremiyor, İktidar ise bu elim tabloya gözlerini kapamış, asgari ücret protestosundan genç insanları zindana atıyor. Bu ülkede çalışan insanların %57’si asgari ücret alıyor. Yani ülkenin yarısından fazlası açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Şehirler güvenli değil, adalet terazisi yerinde değil; eğitim eşit değil, sağlık erişilebilir değil. Toplumun her kesimini içine çeken yoksulluğu görmezden geliyorlar. Bu ülkede 70 yaşında, 80 yaşında insanlar çalışmak zorundalar. Lise çağındaki çocuklar, ceplerine bir miktar para girebilsin diye MESEM gibi sömürü projelerinde can veriyorlar. Milyonlarca öğrenci, şanslılarsa burs, değillerse kredi olarak aldıkları KYK bursuyla geçinmeye çalışıyorlar. Yani günlük 100 TL ile. Günlük 100 TL ile karnınızı doyuramaz, bir kahve bile içemezsiniz. Bu ülkenin gençlerine günlük 100 TL’yi, bir de zindanları reva görüyorlar. Biz bu hazin çırpınışların sebebini biliyoruz. 19 Mart’tan bu yana yüzlerce arkadaşımız hapsedildi. Yatarı olmayan, neden suç olduğu dahi belli olmayan garabetlerle sayısızbgencin ömründen haftalar, aylar çalındı. Hepsi alnı ak, başları dik bir şekilde tahliye oldular. Bu kararları alanların aklındaki düşünceyi biliyoruz. Biz bu gençleri tutuklayalım, tutuklayalım ki bir daha haklarını aramasınlar. Adaleti, demokrasiyi savunmasınlar. İşçinin, emekçinin, yetimin hakkını savunmasınlar. Gençlik Kolları Genel Başkanımız Cem Aydın dün ifade etti bizler de tekrar edelim: Erdoğan nasıl ki Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’e “Ankara merkezli siyaset yap” diyorsa bu tutuklamayla bize CHP Gençlik Örgütleri’ne biz gençlere de diyor ki “Siyaset yapmayın, asgari ücreti konuşmayın, KYK burslarını genç yoksulluğunu konuşmayın, çocuk işçiliği MESEM’lerde katledilen çocukları konuşmayın, ataması yapılmayan öğretmenlerden bahsetmeyin kaderinize razı olun” diyor. Çizdiğiniz ve çizeceğiniz sınırlara bedeli ne olursa olsun hapsolmayacağız. Bize kader diye dayattığınız geleceksizliğe razı olmayacağız. Bu ülkenin pırıl pırıl gençlerinin, arkadaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. İşçilerle, emekçilerle, kadınlarla dayanışma içinde olmaya; onların sorunlarını kendi sorunumuz bilmeye devam edeceğiz. Neyi konuşmamızı istemiyorsanız bilin ki bugünden sonra daha çok konuşacağız. Ne Bilge Kağan’ı ne de baskılarınızla yıldırmaya çalıştığınız tek bir arkadaşımızı yalnız bırakmayacağız. Bizi böyle durdurabileceğini sananlar, tıpkı sandıktan demokrasi darbeleriyle kaçabileceklerini düşünenler gibi yanılgı içindedir. Geçim mücadelesi veren gençler tehdit değildir. Yüzü gülmeyen insanlardır tehdit olan. Yoksulluğu yönetmektir. Bir gün dolu, bir gün boş kalan tencerelerdir tehdit. Etrafında biriken artık sebzelerin toplandığı Pazar tezgahlarıdır. Ne kiraya, ne dolaba yetmeyen asgari ücrettir tehdit. Elini kolunu sallaya sallaya gezen suç baronları, uyuşturucu baronlarıdır. Hukuku baskı aracı olarak kullanan, devletin verdiği yetkileri siyasi saiklerle istismar eden, görevini kötüye kullananlardır bu millete tehdit olan. Defalarca söyledik. Slogan atan, demokrasiyi, adaleti savunan gencecik insanlardan suç yaratamazsınız. Suçlu yaratamazsınız. 19 yaşında bir gencin hak arayışından korkarak ülke yönetemezsiniz. CHP Gençlik Örgütlerini, bizleri baskılarla, yasaklarla, hukuksuzluklarınızla sindiremezsiniz. İstanbul Gençlik Örgütlerimizin sesine kulak veriyor, bizler de ifade ediyoruz: Birimiz özgür değilsek, hiçbirimiz özgür değiliz. Açıklandığı gün açlık sınırı altında kalan asgari ücrete, sefalet ücretine karşı çıktığı için tutuklanan Kadıköy Gençlik Kolları Yöneticimiz Bilge Kağan Şarbat yalnız değildir. Arkadaşımız serbest bırakılmalıdır."

Çocuklar Ölürken Değil, Uyurken Susulur! Haber

Çocuklar Ölürken Değil, Uyurken Susulur!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları tarafından, MESEM uygulamasına karşı basın açıklaması yapan 16 TİP’li öğrencilerin tutuklanması nedeniyle bir basın açıklaması yapıldı. CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Oğuzhan Demir tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Bugün sesi kısılanlara ses olmak için, sözü yarıda kesilenlerin bıraktıkları yerden sözlerini sürdürebilmek için ülkemizin dört bir yanında meydanlardayız. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Gençliği olarak bu ülkenin vicdanlı evlatlarıyız. Zalimliğe susamayız. Sömürüye susamayız. Çünkü biliyoruz ki çocuklar ölürken değil, uyurken susulur. AKP iktidarının her geçen yıl parça parça dağıtıp bir kenara attığı eğitim sistemiyle çocuklar işçileştiriliyor, gençler geleceksizleştiriliyor. Sonuç ne? Artan çocuk ölümleri, suça sürüklenen çocuklar, işsiz gençler, madde bağımlılığı, sonu gelmez depresyonlar ve intihar eden gençler… Bunların hiçbiri kendiliğinden olmuyor. Yaşadığımız tüm bu kötülük bir kara düzenin sonucudur. Bu kara düzenin bugünkü görüntüsü ise MESEM’lerdir. Nedir MESEM? İktidara göre Mesleki Eğitim Merkezleri. Bize göre düzenin kirli çarkları arasında eriyip, giden; okul çağında işçileştirilen yitip giden çocuklar demek. Bu sistemde çocuklar eğitim almıyor, geleceğe hazırlanmıyor. Ucuz iş gücü olarak görülüyor ve sömürülüyor. Eğitim Reformu Girişimi'nin (ERG) 2025 Eğitim İzleme Raporu'na göre, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında MESEM'e devam eden 392 bin 887 öğrenci var. Bu sistem yüzünden yüzbinlerce çocuğun okulla bağı kesiliyor. Bu ülkede yaşayan milyonlara soruyoruz: Lise çağındaki bir çocuğun haftada 1 gün okula, 4 gün atölyeye, sanayiye, fabrikaya gittiği bir düzene mesleki eğitim denebilir mi? Okulda olması gereken çocukların atölyede, sanayide, fabrikada ucuz iş gücü yapıldığı bir düzende iş güvenliğinden nasıl bahsedilebilir? İnsan canının kıymetli olduğu nasıl söylenebilir? Böyle bir düzende çocukların geleceğe hazırlandığından, eğitim gördüğünden nasıl söz edilebilir? Açıkça ifade etmek isteriz ki MESEM çocukların doğrudan işçileştirildiği, yasalarla sömürüldüğü bir AKP projesidir. Ve bizler CHP Gençlik Kolları olarak ucuz iş gücü olarak görülen çocukların eğitim haklarından mahrum bırakılarak, doğrudan işçileştirildiği bu düzenin tam karşısında duruyoruz. Sermayenin iş gücü ihtiyacı olabilir. Ülkemizde her 4 gençten 1’i ne eğitimde ne istihdamda. Genç işsizliği her geçen gün katlanarak artıyor. Çalışmaya, üretmeye hazır büyük bir genç nüfusa sahipken devlet eliyle çocukların işçileştirildiği, kamu kaynaklarının düzenin çarkları işlesin diye sermayeye aktarıldığı MESEM düzenini kabul etmemiz mümkün değildir. Çünkü bu düzenin kirli çarklarında çocukların hayatları yitip gidiyor. 2025 yılında bu ülkede 86 çocuk işçi katledildi. Sayın Bakan’ın bakanlık yaptığı dönem içerisinde MESEM’lerde hayatını kaybeden çocuk sayısı 16. Bu iktidar için yalnızca bir sayı olabilir. Ama bizim için değil. Onlar bizim her sabah aynı güneşe uyandığımız, aynı sokaklarda yürüdüğümüz, aynı hayalleri paylaştığımız kardeşlerimiz. Muhammed Kendirci bizim kardeşimizdir. Alperen Enes Ural bizim kardeşimizdir. Murat Can Eryılmaz bizim kardeşimizdir. Erol Can Yavuz bizim kardeşimizdir. Arda Tonbul bizim kardeşimizdir. Ömer Çakar bizim kardeşimizdir. Zekai Dikici bizim kardeşimizdir. Ulaş Dumlu bizim kardeşimizdir. Alperen Kocayavuz bizim kardeşimizdir. Eren Dağ bizim kardeşimizdir. Burada adına sayamadığımız iş cinayetine kurban giden tüm kardeşlerimiz için onların acılı aileleri için ses çıkarmak zorundayız. Okulda olması gereken çocukların atölyelerde emeği sömürülmesin, çocuklar iş cinayetlerine kurban gitmesin diye mücadele etmek bu ülkede yaşayan biz gençlerin, boynumuzun borcudur. Bizim durduğumuz yer son derece nettir. Tıpkı bizler gibi ses yükselten iktidarın bu kirli düzenini, MESEM uygulamasını protesto ettiği için hukuksuzca tutuklanan Türkiye İşçi Partili 16 arkadaşımızla dayanışma içerisinde olduğumuzu da buradan açıkça ifade etmek istiyoruz. Arkadaşlarımızın yarım bırakmaya çalıştığınız sözleri bize emanettir. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Gençliği olarak çocuklar eğitim hakkından mahrum kalmasın, atölyelerde can vermesin istiyoruz. Parasız, bilimsel, demokratik eğitim istiyoruz. Biz gençlere dayatılan işsizliğe, geleceksizliğe ve baskılara karşı ses yükseltiyoruz. Geleceğimizde umut, hanemizde iş, soframızda ekmek, ülkemizde özgürlük istiyoruz."

Dava TRT'de Canlı Yayınlansın! Haber

Dava TRT'de Canlı Yayınlansın!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları, Silivri'de tutuklu bulunan CHP Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun davasının TRT'den canlı yayınlanması çağrısında bulundu. CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Oğuzhan Demir tarafından Ulus Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; "Geçtiğimiz haftalarda nihayet sunulan, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu için 23 asırdan fazla ceza öngören iftiraname, yandaş medya tarafından her gün suç unsurları aradıkları bir malzeme haline getirilmiş durumdadır. Her geçen gün medya manipülasyonlarıyla doğrular eğilmeye, gerçekler gizlenmeye çalışılmaktadır. İktidar elinde bulundurduğu medya gücüyle hakikati yalana boğdurmaya çalışmaktadır. Nedir yalan? Nedir hakikat? Valizlerde para var dediler – Jammer olduğu ortaya çıktı. 560 milyar yolsuzluk var dediler – iftiranamede 160 milyara düşürdüler. Aradaki 400 milyar unutuldu, 160 milyar ispatlanamadı. Farklı tarihlerde, farklı kişiler noktasından virgülüne bire bir aynı ifadeyi verdi. Seçim çalışması suç sayıldı. Kreş bağışları rüşvet sayıldı. Kurultayımızdaki sloganlar, pankartlar, tezahüratlar suç sayıldı. Yolsuzluk soruşturması dediler CHP’ye kapatma istemi çıktı. Tek kare fotoğraftan casusluk çıkardılar, örgüt şemasına koydular. “KİPTAŞ’tan delegelere daire verildi dediler tek bir kayda rastlanmadı. “Delegelere Iphone dağıtıldı” dediler. Bahsedilen telefon modelinin o tarihte henüz piyasaya sürülmediği ortaya çıktı. İddianamede yer almadı. “Parkelerin altından 2 milyon dolar çıktı” dediler iddianamede yer almadı. “İmamoğlu dükkanımı gasp etti” dediler, yapısı kaçak çıktı. Neydi hakikat? Örgüt dediler. Örgüt çıkmadı. Suç dediler. Suç çıkmadı. CHP Gençlik Örgütleri olarak hatırlatıyoruz: Geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çeşitli suçlardan dolayı 18 dosyadan dava açıldı. Fakat polis kapısını çalmadı, nezarete konmadı, tutuklu yargılanmadı. Kesin hüküm giymeden cezaevi nedir bilmedi. Bugün ise aynı kişi, en güçlü siyasi rakibine yönelik iddianame henüz mahkemece kabul edilmeden elinde bulundurduğu medya gücüyle Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nu peşinen suçlu ilan ettiriyor. Hakikatten bahsettik. Peki neydi yalan? Neydi kötülük? Bazı kanallar ve yayınlar maşa haline gelmiş, masumiyet karinesi ayaklar altına alınmış durumda. Utanarak izliyoruz ve görüyoruz ki asılsız, delilsiz bu kopyala-yapıştır iddianame üzerinden yorumlar yapılıyor, bol keseden hükümler dağıtılıyor. Bugün karşımızda öyle bir tablo var ki, 86 milyonun vergisiyle ayakta duran TRT, muhalefetin söylemlerine yer vermeye tenezzül dahi etmiyor bu da yetmezmiş gibi bir de muhalefete yönelik bir karşı propaganda yürütüyor. Halkın haber alma hakkını koruyan bir kurumun böyle çalışması asla ve asla kabul edilemez. 19 Mart’tan sonra yaşanan süreçte, siyasi operasyonların ekran ayağı haline gelen ve sözde dezenformasyonla mücadele içinde olduğunu söyleyen iktidarın dezenformasyon makinası TRT, her gün yaptığı haberler ve yayınlarıyla iftirayı besliyor. Bu ülkenin milyonlarca yurttaşının vergisiyle çalışan bir kurumun görevi bu mudur? Ellerindeki resmi belgede 772 bin TL yazıyor, TRT, ekranlarında bunu 772 milyon TL diye halka sunuyor. Madem öyle, gelin milletimizin gözünün içine baka baka gerçek rakamları konuşalım. 2021–2023 döneminde TRT’nin yurttaşın aldığı telefon, bilgisayar, tablet ve akıllı saatlerden topladığı bandrol geliri neredeyse 30 milyar TL… 2023 yılında kurum dışından getirilen konukların konaklaması için harcanan para 14,4 milyon TL… Dışarıdan sağlanan hizmetlere 3 milyar 420 bin 106 TL aktarıldı. Görüntü, dekor, kostüm, makyaj ve aksesuar için ödenen tutar 12 milyon 172 bin TL… Peki bu para nereden geliyor? Bunların hepsi milletin cebinden çıkan paralardır. Her ay faturalarımıza yansıyan kalemlerden… Kamu kurumlarının aktardığı bütçelerden… Her haneden, her işletmeden, her esnaftan alınan vergilerden… Kısacası, hepimizin alın terinden… TRT yerinde duruyor. Stüdyolar yerinde. Kameralar yerinde. Bu milletin ödediği vergilerle alınan tüm ekipmanlar yerinde. Bugün CHP Gençlik Örgütleri olarak; Türkiye’nin dört bir yanından duyulacak bir çağrı yapıyoruz: Mecliste yasal düzenlemeler yapılsın. Duruşmalar, TRT’den canlı yayınlansın. Bu halkın vicdanından, milletin adalet duygusundan korkmayın. Bilinsin ki karşımızda her ne kadar siyasi güçlerini öfke ve korku üzerine kuran bir iktidar olsa da bizler haklı, erdemli ve güçlü bir mücadelenin sahipleriyiz. Biz kendimize güveniyoruz. Karanlık yolları aydınlatacak adalet meşalesini her daim yanımızda taşıyoruz. 86 milyonun vicdanına, Halkın adaletine güveniyoruz. Çiğ yemedik ki karnımız ağrısın; Dezenformasyon son bulsun, masumiyet karinesi korunsun. Onlar her gün, her saat konuşuyor bir de Ekrem başkan konuşsun.Dava TRT'de Canlı Yayınlansın!"

CHP Gençlik Kollarından İl Müdürü Çelik’e Diploma Çağrısı Haber

CHP Gençlik Kollarından İl Müdürü Çelik’e Diploma Çağrısı

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hikmet Çelik’e yönelik bir basın toplantısı düzenlendi. CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Oğuzhan Demir; CHP İl Binasında düzenlenen basın toplantısında şu ifadeleri kullandı; "Uzun yıllardır Eskişehir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü görevinde bulunan ve bir bürokrat olmasına karşın siyasi kimliği ile ön plana çıkan Hikmet Çelik’e gençler olarak bazı sorular sormak istiyoruz. Sayın Hikmet Çelik Eskişehir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yer alan biyografisini neden tamamen kaldırttı? Kendisinin ifadelerine göre Sayın Çelik 1999 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden, 2005 yılında ise Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olmuş. Ancak aldığımız duyumlara göre kendi çevresine Rusya’da bir üniversiteden mezun olduğunu da söylüyormuş. İl Müdürü Çelik tam da ülkemizde patlak veren ve cumhuriyet tarihinin en büyük skandallarından biri olan “sahte diploma” olayları sonrası biyografisinden mezun olduğu okulları kaldırttı. Bu bir tesadüf olabilir mi? Yoksa Çelik’in de korktuğu, çekindiği bir şeyler mi var? Çelik’in diplomasının sahte olabileceği şehir kamuoyunda bir süredir ciddi şekilde konuşuluyor. Bu durum bizleri, şehrimizin gençlerini son derece rahatsız ediyor. Biliyorsunuz birkaç gün önce Eskişehir’de bir eylem yaptık. İsteyen herkese, bölüm fark etmeksizin sahte diplomalarını dağıttık. Üstelik AKP ve MHP’li sahte diploma çetesi gibi karşılığında para da almadık. Elbette bu eylem tamamen ironi içeriyordu. Ülkemizin hükümet eliyle düşürüldüğü rezil durumu gözler önüne sermek için yaptık bu eylemi. Ulusal çapta büyük yankı uyandırdık. Herkesten ama herkesten böyle tepkiler bekliyoruz. Bu yolsuzluklara, adaletsizliklere bir son vermek için herkes elini taşın altına koymalı. Biz bu eylemleri yaparken, duruma isyan ederken bir de bakıyoruz ki şehrimizde görev yapan üst düzey bir kamu yöneticisi hakkında sahte diploma iddiaları şehrin sokaklarında dolaşıyor. Meslek örgütlerinde bu konu hararetle konuşuluyor… Bizim arkadaşlarımız üniversitelere girmek için mücadele ederken, üniversiteye girse bile mezun olunca ne yapacağını bilemezken, gençler ekonomik nedenlerle okuyamazken, okuyanlar ise işsiz kalırken sahte diplomalılar görüyoruz ki memleketin dört bir yanını ele geçirmiş. Bu nedenle Sayın Çelik’e sormak istiyoruz diplomalarınız gerçek mi? Neden böyle spekülasyonlar var. Biz gençler olarak çok rahatsızız. Çıkın bir açıklama yapın, doğruları söyleyin! Memur olmasına rağmen AKP’nin toplantılarına katılan, siyasi kimliğini hiçbir zaman gizlemeyen, yeri geldiğinde 5’li çeteyi savunan, Eskişehir’in doğasını maden talanına açmak için mücadele eden Hikmet Çelik şimdi de sahte diploma iddiası ile gündeme geliyor… Yetmiyor Hikmet Çelik, Kurtuluş Kapalı Pazar Yeri temel atma töreninde Odunpazarı Belediyesi’ni Mamuca TOKİ projesini 3 yıl geciktirmek ile suçluyor. Memur ve devletin bürokratı olan Çelik açık açık siyaset yapıyor. Zaten memur iken AKP’nin toplantılarına katılmaktan çekinmeyen, AKP’den Odunpazarı Belediye Başkanı olmaya çalışan ama amacına ulaşamayan Çelik yine son dönemde siyaset sahnesinde boy gösteriyor. Sayın Çelik siyaset yapmak size yasak değil mi? Siyaset yapacaksanız görevinizden istifa edin, karşımıza çıkın, karşı karşıya siyaset yapalım. Devleti arkanıza alıp tabiri caizse sağa sola sallamakla siyaset yapılmıyor. İstifa edip siyaset arenasına inecek misiniz? Biz bu sorularımıza yanıt bekliyor, diploma konusunda da doğruların ortaya koyulmasını istiyoruz. Saygılarımla"

Gençlerimizi Susturmaya Değil Dinlemeye Çalışın! Haber

Gençlerimizi Susturmaya Değil Dinlemeye Çalışın!

CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları tarafından 18 Mayıs tarihinde yapılan eyleme katılan öğrencilere açılan disiplin soruşturması nedeniyle bir basın açıklaması yapıldı. Anadolu Üniversitesi önünde yapılan açıklamada konuşan İl Gençlik Kolları Başkanı Oğuzhan Demir şu ifadelere yer verdi; "Basına ve kamuoyuna; 18 Mayıs’ta, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine ve bağımsızlık idealine sahip çıkan gençlerimiz, anayasal haklarını kullanarak Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü önüne yürüyüş düzenlemiş; rektörlük binasına büyük bir gururla Atatürk posteri ve Türk bayrağı asmıştır. Bu eylem, hiçbir şekilde şiddet içermemiş; tamamen barışçıl ve anayasa tarafından güvence altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında gerçekleştirilmiştir. Ancak ne yazık ki, bu onurlu ve barışçıl duruş nedeniyle öğrencilerimize yönelik bir disiplin soruşturması zinciri başlatılmıştır. Anadolu Üniversitesi tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, eyleme katılan öğrencilerden birinin Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) öğrencisi olduğunun tespiti üzerine, durum resmî yazıyla ESOGÜ’ye bildirilmiş ve ESOGÜ de kendi öğrencisi hakkında disiplin işlemi başlatmıştır. Bu girişim yalnızca öğrencilerimizin demokratik haklarını bastırmakla kalmamakta; aynı zamanda üniversiteleri birer disiplin mekanizmasına dönüştürme çabasını da ortaya koymaktadır. Üniversiteler artık birbirine disiplin soruşturması devreden yapılar haline gelmiştir. Eğitim kurumları, gençleri koruması gerekirken, "soruşturma dayanışması" ile öğrencilerimize açıkça gözdağı vermektedir. Öte yandan unutulmamalıdır ki, Atatürk bu ülkenin ortak değeridir, bam telidir. Atatürk'ün posterini kamusal bir alana asmak, her yurttaşın en doğal hakkıdır. Bu durumun soruşturma konusu yapılması, sadece hukuka değil, aynı zamanda bu milletin tarihine ve vicdanına karşı yapılmış büyük bir saygısızlıktır. Kabul etmiyoruz! Gençliğe Atatürk unutturulmak isteniyor! Müsaade etmiyoruz! Etmeyeceğiz! CHP Gençlik Kolları olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Üniversiteler özgür düşüncenin ve eleştirel bilincin filizlendiği yerlerdir. Öğrencilerimiz yalnız değildir. Barışçıl eylemler cezalandırılamaz. Bu disiplin süreçleri hukuksuzdur ve derhal geri çekilmelidir. Buradan hem Anadolu Üniversitesi’ne hem de ESOGÜ yönetimine açık bir çağrıda bulunuyoruz: Gençlerimizi susturmaya değil, dinlemeye çalışın. Onları soruşturmaya değil, demokrasiye katkılarıyla onurlandırın. Geleceğin Türkiye’si; baskı ve korkuyla değil, özgürlük, adalet ve gençlerin cesaretiyle kurulacaktır."

Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Omuzdaşı, Yoldaşı Olacağız Haber

Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Omuzdaşı, Yoldaşı Olacağız

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları tarafından ilk kez düzenlenen Danışma Kurulu Toplantısı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Engin Orbey Sahnesinde düzenlendi. Düzenlenen Danışma Kurulu toplantısına CHP İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Oğuzhan Demir, ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, İlçe Gençlik Kolları Başkanları ile İl ve İlçe Gençlik Kolları üyeleri katılım sağladı.  Danışma Kurulu toplantısının açılış konuşmasını yapan CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Oğuzhan Demir şu ifadeleri kullandı: “Bugün bu salonda bir ilki gerçekleştiriyoruz. Eskişehir’de, genç üyelerimizin katılımıyla ön seçim üzerine konuşmak, tartışmak ve ortak bir irade ortaya koymak için toplandık. Bu buluşma, yalnızca bir toplantı değil, demokrasiye, partimizin köklerine ve halkın iradesine sahip çıkma mücadelesidir. Ve bu mücadelede en büyük sorumluluk biz gençlerin omuzlarındadır. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genç neferleri olarak, bu ülkenin aydınlık yarınları için mücadele ediyoruz. Unutmayalım ki CHP, sıradan bir siyasi parti değildir. CHP, Kuvayı Milliye’dir. CHP, emperyalizme karşı direnmiş, halkın bağrından kopmuş, Atatürk’ün bizlere emanet ettiği büyük bir devrim hareketidir. İşte bu yüzden, CHP’nin kaderi halkın kaderidir; CHP’nin geleceği ise Türkiye’nin geleceğidir. Şu anda tam da burada bizler bir ilki gerçekleştirirken inanın bana duygularıma hakim olmakta zorlanıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları tarihinde ilk kez Eskişehir'de bir danışma kurulu toplantısı gerçekleştiriyor. Bu gurur hepimizin arkadaşlar Bu gurur bu salonda bulunan tüm yoldaşlarımın Böylesine anlamlı bir toplantıda bizleri yalnız bırakmadığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Bugün bu toplantıyı yaparken, ülkemizin içinde bulunduğu durum alenen ortada. Memlekette derin bir yoksulluk, adaletsizlik ve liyakatsizlik düzeni var. Gençler işsizlikle boğuşuyor, üniversite mezunu mühendisler asgari ücrete mahkûm ediliyor, tarikatlar devlet kurumlarını ele geçirmiş, KPSS'de 94 puan alıp mülakatta elenen genç arkadaşlarımız hayatına son veriyor. Halk en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor. Gençler geleceğini yurt dışında ararken, biz Cumhuriyet Halk Partililer burada kalıp bu düzeni değiştirmek için mücadele etmek zorundayız. Çünkü biz umudu başka ülkelerde değil, kendi ülkemizde büyüteceğiz. Çünkü bu ülke bizim ve biz ülkemizi karanlığa teslim etmeyeceğiz. Dostlar, memleket bir dönüm noktasına gelmiştir. Bizlerin üzerinde tarihi bir sorumluluk vardır. Partimizin almış olduğu bir önseçim kararı var, bunu biliyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Örgütleri olarak, partimizin aldığı bu kararı sırtımızda taşımak zorundayız. Ön seçim demokrasi adına hem ülkemiz hem de partimiz için çok önemli. Cumhuriyet Halk Partisi, cumhurbaşkanlığı gibi çok özel ve önemli bir görev için dahi ön seçime gidebiliyorsa milletvekilliği seçiminde, başkanlık seçimlerinde, meclis üyesi seçimlerinde de daimi bir şekilde ön seçime gidebilir. 23 Mart'ta ortaya koyulacak irade bunun işaretidir. Bu da Cumhuriyet Halk Partisi'nin demokrasiye olan sıkı inancının eseridir. Tek adam rejimine karşı başlattığımız yeniden demokratikleşme ve cumhuriyet değerlerine, özümüze yeniden dönüş hareketinin meşalesi 23 Mart'ta güçlü bir şekilde yakılacak. Bizler de Cumhuriyet Halk Partisi'nin evlatları olarak bu demokrasi şölenine ortak olmak ve adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'na destek olmak için sandıklara akın etmeliyiz, edeceğiz de. Hemen akabinde kırmızı yeleklerimizi giyecek ve sokak sokak, cadde cadde umudu örgütleyeceğiz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun her an omuzdaşı, yoldaşı olacağız. Terlediğinde alnının terini sileceğiz. Ve Ekrem İmamoğlu'nu Cumhurbaşkanı seçtireceğiz yoldaşlar en ufak bir şüpheniz olmasın. Halkın iradesi Erdoğan'ın iradesinin ve kibirinin üzerindedir. Bunu tüm Türkiye'ye göstereceğiz arkadaşlar. Yaşasın demokrasi. Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi. Yaşasın ön seçim.” dedi. CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz toplantıda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Bir danışma kurulunun toplantısının organize edilmesi sebebiyle İl Gençlik Kolları Başkanımızı ve yönetimini ayrıca kutluyorum. Bu çok kıymetli bir girişim. Az önce Eskişehir’de ilk defa yapıldığını da öğrendim. Bu nedenle tüm gençlik örgütlenmesini de ayrıca tebrik ediyorum. Üstelik çok anlamlı bir zamanda gerçekleşiyor. Çünkü önümüzde kritik bir süreç var. Bu sürecin ilk adımlarını hep birlikte atıyoruz. Bu süreç, ülkemizin içinde bulunduğu zor koşulların bizler için olduğu kadar toplumun tüm kesimleri için de bir erken seçimi zorunlu kıldığı bir dönemdir. 23 Mart’ta sadece Cumhurbaşkanı adayını belirlemekle kalmayacağız. Aynı zamanda sadece Cumhuriyet Halk Partililer için değil, tüm ülke adına bir erken seçim sürecinin fitilini ateşlemiş olacağız. Bu erken seçimi en çok arzulaması gereken kesim ise gençlerdir. Gençlerin düzenlediği bu danışma kurulunda ben özellikle memleket sorunlarından ziyade gençlerin geleceğe umutsuz bakmasından ve bu ön seçimin, ardından gerçekleşecek genel seçimin gençler için ne kadar kritik olduğundan bahsetmek istiyorum. Biz gençler, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve muasır medeniyetler seviyesini hedef gösterdiği Cumhuriyet’in mirasçılarıyız. Türkiye, 1929 Ekonomik Buhranı’nı en hafif atlatan ülkelerden biri olacak kadar kendi dinamikleriyle ekonomik olarak gelişmiş, halkı için refah sağlayabilmiş bir ülkeydi. Ancak bugün, ne yazık ki gençlerin umutsuzluk anlamında en kötü durumda olduğu ülkelerden birine dönüştü. Bunun temel nedeni kötü yönetimdir. Tek adam rejimi, ülkemizi bu hale getirmiştir. Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 yıllık iktidarının sonunda bu ülkeye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. O göreve devam ettiği sürece ülkemiz daha da kötüye gidecek, gençlerimiz umutsuzluğa sürüklenecek, beyin göçü artarak devam edecektir. Bu yüzden önümüzde tarihi bir fırsat var. Cumhuriyet Halk Partisi üyeleri olarak 23 Mart’ta bir Cumhurbaşkanı adayı belirleyeceğiz ve ardından onu Cumhurbaşkanı yapmak için birlikte mücadele edeceğiz. Bu süreçte özellikle gençlere büyük görev ve sorumluluk düşüyor. Bir asır önce, Kurtuluş Savaşı’nda, Kuvayı Milliye ruhuyla genç vatanseverler mücadele etti ve bu ülkenin bağımsızlığını kazandı. Bugün de aynı ruhu yeniden canlandırmak zorundayız. Bugün buradan, gençlerin azim ve kararlılığından bu ruhun hâlihazırda içimizde yaşadığını görüyor ve sürecin başarıya ulaşacağına yürekten inanıyorum. 23 Mart’ta büyük bir sorumluluk üstleneceğiz. Tek bir adayımız var. Peki, neden ön seçime gidiyoruz? Çünkü biz sadece bir Cumhurbaşkanı adayı belirlemiyoruz, aynı zamanda güçlü bir irade ortaya koyuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ön seçim kararı almasından bu yana Ekrem İmamoğlu’na yönelik saldırıların arttığını görüyoruz. Onun yol arkadaşları tutuklanıyor, mesnetsiz davalar açılarak sindirilmeye çalışılıyor. Hatta 30 yıllık diploması bile sorgulanıyor. Peki, biz Cumhuriyet Halk Partililer, özellikle devrimci gençler olarak ne yapmalıyız? Ekrem Başkan’ın arkasında durmalıyız! 23 Mart’ta güçlü bir şekilde sandığa giderek ona sahip çıktığımızı göstermeliyiz. O gün, dosta güven, düşmana korku salacağız. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan, Ekrem İmamoğlu’ndan korkuyor. Ve biz de ona, bu korkunun boşuna olmadığını göstereceğiz. Bir milyon yedi yüz bin üyeye sahip bir partinin güçlü desteğiyle yola çıkan bir Cumhurbaşkanı adayının karşısında kimse duramaz. Hele ki bu bir milyon yedi yüz bin kişi, Kuvayı Milliye ruhunu içinde taşıyan vatanseverlerden oluşuyorsa! Hele ki bu dik duruş, ülkesine sahip çıkmaya kararlı siz değerli gençlerden geliyorsa! İşte bu yüzden, 23 Mart’ta güçlü bir katılım sağlamalı, sandıklara sahip çıkmalıyız. İl Gençlik Kolları Başkanımızın da söylediği gibi, o gün sandıkları patlatmalıyız. Eğer ön seçimlerin parti içi aday belirleme süreçlerinde etkili bir yöntem olmasını istiyorsak, öncelikle bu sürece sahip çıkmalıyız. 23 Mart’ta gençler olarak ayağa kalkacağız ve iktidar olana dek bir daha oturmayacağız.” dedi. CHP Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ali Eren Doğan ve Tepebaşı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Berk Doğdu' da yaptıkları konuşmalarda haftasonu yapılacak olan ön seçim için gerekli hazırlıkları yaptıklarını ve Eskişehir'den yüksek bir oranda katılım sağlanması için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.