SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çevre

Porsuk Haber Ajansı - Çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Madencilik, Afyonkarahisar Ekonomisinin Omurgasıdır Haber

Madencilik, Afyonkarahisar Ekonomisinin Omurgasıdır

Cumhuriyet Halk Partisi Afyon İl Başkanlığı’nın; “Afyon’un Toprağı, Suyu ve Geleceği Madenciliğe Kurban Edilemez” çıkışına Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu sert tepki gösterdi. Ekonomik açıdan öne çıkan ülkelerin gelişimleri incelendiğinde hepsinin madenlerini etkin bir şekilde ekonomiye kazandırarak ekonomik refahlarını artırdıklarının görüldüğüne dikkati çeken Alimoğlu, “Afyonkarahisar’ın geleceği yalnızca sloganlarla korunamaz. Bu şehir, üretmeden, çalışmadan, ihracat yapmadan ayakta kalamaz. Madencilik, Afyonkarahisar ekonomisinin omurgalarından biridir. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir” diye konuştu. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Afyonkarahisar’ın 2025 yılında ihracatını yüzde 25’lik artışla 341 milyon dolardan 428 milyon dolara çıkardığına dikkati çeken Alimoğlu şöyle devam etti: “Afyonkarahisar’dan yapılan ihracatta madencilik sektörü 284 milyon dolarlık dilimle temsil edildi. Madencilik sektörü Afyonkarahisar’dan yapılan her 3 dolar ihracatın 2 dolarına imza attı. Ticaret Bakanlığı faaliyet illeri istatistiğine göre Afyonkarahisar’ın ihracatı 834 milyon dolara ulaştı. Bu tutarın yüzde 66’sı ise 550 milyon dolara ulaşıyor. İhracat yanında istihdamda da madencilik sektörü Afyon’a büyük katkı sağlıyor. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir.” Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında ihracat gerçekleştiren üyeleri arasında Afyon’dan 367 firmanın yer aldığını da aktaran Alimoğlu, “EMİB üyeleri arasında Afyonlu ihracatçılarımız en büyük temsiliyeti oluşturuyor. İkinci sırada 249 firmayla İzmirli firmalar, üçüncü sırada 143 firmayla Muğlalı firmalar yer alıyor” dedi. “Afyon’un toprağı ve suyu madenciliğe kurban ediliyor” iddiasının kabul edileme olduğunu savunan Alimoğlu şöyle devam etti: “Kimse Afyonkarahisar’ın toprağını, suyunu, yaşam alanlarını feda etmeyi savunmuyor. Ama madenciliği otomatik olarak “yıkım” ile eşitlemek, gerçekle bağdaşmayan ideolojik bir yaklaşımdır. Bugün dünyada refah üreten ülkelerin tamamı, yeraltı kaynaklarını işleyerek, katma değer yaratarak ekonomiye kazandırmaktadır. Madencilik yapmayan değil, madenciliği yönetemeyen ülkeler kaybeder.” Çevre ve madenciliğin bir arada yürütülebileceğinin altını çizen Alimoğlu, “Türkiye’nin meselesi “çevre mi, madencilik mi” ikilemi değildir. Türkiye’nin ihtiyacı; akılcı planlama, doğru alan seçimi ve sıkı denetimdir. Çevreyi ve tarımı tabii ki kutsamalıyız ama madenciliği şeytanlaştıran bir üslup ülkeye fayda sağlamaz. Ülkemizde ÇED süreçleri ciddiyetle ele alınmaktadır. Madencilik sektörü olarak 8 bakanlıktan izinler alarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. ÇED’i yatırımın önüne konmuş mutlak bir veto mekanizmasına dönüştürme niyeti büyük bir yanlıştır. Çevre korunmalıdır ama üretimi de çevreye duyarlı bir şekilde sürdürmeliyiz. Bu noktada Bilim, veri ve denetim konuşulmalı; korku siyaseti değil” dedi. Türkiye’nin yeraltı kaynakları açısından zengin bir ülke olduğuna vurgu yapan Alimoğlu, “Bu kaynakları kullanmayıp ithalatla cari açık büyüten bir model sürdürülebilir olmaz. Gelişmiş ülkeler yeraltı zenginliklerini ham olarak değil, işleyerek refah üretmiştir. Türkiye de bunu yapmak zorundadır. Afyonkarahisar bu dönüşümün merkezlerinden biridir. Afyonkarahisar ne sahipsizdir ne de göz göre göre yoksullaştırılacak bir şehir. Doğayı korumak kadar emeği, üretimi ve istihdamı korumak da sorumluluktur. Bizim savunduğumuz; çevreye duyarlı, kayıtlı ve ülke ekonomisine katkı sağlayan madenciliktir. Afyonkarahisar’ın geleceği, yasaklarla değil; akılla, planlamayla ve üretimle güvence altına alınır” diyerek sözlerini noktaladı.

Eskişehir Arabasız Pazar Gününde Nefes Aldı Haber

Eskişehir Arabasız Pazar Gününde Nefes Aldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği Arabasız Pazar uygulamasıyla şehrin en işlek bulvarları araçlara kapatıldı, kent nefes aldı. Yürüyenler, bisiklete binenler ve çocuk kahkahaları Eskişehir sokaklarını doldurdu. Atatürk Bulvarı’nda vatandaşlarla yürüyüş yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, uygulamanın kente nefes aldıracak bir farkındalık hareketi olduğunu vurguladı. Eskişehir; Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce öncülüğünde hava kirliliğini azaltmak ve yaya dostu bir şehir kültürü oluşturmak amacıyla önemli bir projeye imza attı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 2026 Eskişehir Yılı projeleri kapsamında “Arabasız Pazar” uygulamasını başlattı. Uygulama ile kentin en yoğun noktalarından bazıları araç trafiğine kapatılarak yayalara, bisikletlilere ve toplu taşımaya ayrıldı. Her ayın son Pazar günü gerçekleştirilecek uygulamanın ilki; Atatürk Bulvarı, Gündüz Ökçün Bulvarı ve Ali Rıza Efendi Bulvarı’nda hayata geçirildi. 10.00-16.00 saatleri arasında araç trafiğine kapatılan bulvarlar, gün boyunca Eskişehirlilerin buluşma noktası oldu. Arabasız Pazar gününde vatandaşlar yürüyüş yaptı, bisiklete bindi, çocuklar oyunlar oynadı, gençler kaykay kaydı. Kentin merkezinde araç seslerinin yerini insan sesi ve çocuk kahkahaları aldı. Uygulamaya Eskişehirlilerden büyük destek geldi. Pazar gününü açık havada geçiren vatandaşlar, “Bu kültüre bizler de destek olmalıyız. Harika bir gün geçirdik. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye bu vizyoner çalışması için çok teşekkür ederiz.” diyerek memnuniyetlerini dile getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de gün boyunca Atatürk Bulvarı’nda vatandaşlarla birlikte vakit geçirdi. Yürüyüş yapan, vatandaşlarla sohbet eden Ünlüce, uygulamanın kente nefes aldıracak bir farkındalık hareketi olduğunu vurguladı. Ünlüce açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bizim amacımız yasak koymak değil. Pazar günleri mecbur kalmadıkça araç kullanmayalım istiyoruz. Toplu taşıma kullanalım, bisiklete binelim, yürüyüş yapalım. Şehir dinlenecek, iklim krizinin etkilerini azaltmaya katkımız olacak. Elimize gelen verilere göre bugün daha az araba kullanıldı. 2026 yılında her ayın son Pazar günü Arabasız Pazar uygulamasına ve birlikte Eskişehir’e nefes aldırmaya devam edeceğiz.” Başkan Ünlüce yürüyüşün ardından Sanat Sokağı’nda ki programına toplu taşıma kullanarak gitti. Uygulama, çevre ve şehircilik alanında Türkiye’ye örnek olacak bir adım olarak değerlendirilirken, Arabasız Pazar’ın Eskişehir’de kalıcı bir kent kültürüne dönüşmesi hedefleniyor.

"Arabasız Pazar" Geleceğe Olan Borcumuzun Adı Haber

"Arabasız Pazar" Geleceğe Olan Borcumuzun Adı

Eskişehir Kent Konseyi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılacak olan Arabasız Pazar uygulaması ile ilgili olarak bir açıklama yapıldı. Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "İklim krizi ve beraberindeki acı sınamaları aşmak için, farkındalık çalışmalarının hayati bir rol oynadığını biliyoruz. İnanıyoruz ki sürdürülebilir bir çevre , dünyadaki rolünü bilen, kendini insanlığa karşı görevlerini yerine getirmekle yükümlü hisseden bir anlayışın, doğal ürünü olur. İşte bu yüzden, Genel Kurul Üyemiz Büyükşehir Belediyemizin her ayın son Pazar gününde belirlenecek cadde ve sokaklarda, “Arabasız Pazar” sloganı ile başlatacağı farkındalık hareketini sadece bir proje olarak değil; geleceğe olan borcumuzun adı, vicdan eksenli ve bilinçli bir insanlığın da yol haritası olarak görüyor, çevre hassasiyetine sahip tüm paydaşlarımızla desteklemekten mutluluk duyuyoruz. Alışkanlıkların kısa zamanda edinilmesinin de, kısa zamanda terk edilmesinin de zor olduğunu biliyoruz. Ancak dünyanın en büyük mutluluğunu sağlık olarak gören yediden yetmişe tüm hemşehrilerimizin bir günlüğüne arabadan inip sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaşmasını hızlandırmak adına gayretlerimizi ve iyi niyetlerimizi birleştirmeye destek olacaklarından da hiç şüphe duymuyoruz. Sonuçlarının ne kadar acı olduğunu bizzat tecrübe ettiğimiz iklim krizi gibi sorunların bittiği, çocuklarımızın neşeden başka bir duyguyu tatmadığı, sırtlarında iklim mülteciliği ile sınanacakları büyük dertleri değil, yalnızca okul çantalarını taşıdığı bir gelecek için 25 Ocak Pazar günü, 10:00-16:00 saatleri arasında, Ali Rıza Efendi Bulvarı, Atatürk Bulvarı ve Gündüz Ökçün Bulvarı’nda Arabasız Pazar’ı deneyimleyeceğiz. Gelin, sağlıklı bir gelecek için çocuklarımızı 'dijital dadıların' elinden artık kurtaralım. Onları, sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini destekleyen “Arabasız Pazar” gününde aktivitelerle meşgul edelim. Sağlıklı ve çevre dostu kentsel yaşamı destekleyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce başta olmak üzere “Arabasız Pazar” gününün düzenlenmesinde destek veren herkese teşekkür ediyor, sürdürülebilir yarınlara doğru daha hızlı ilerleyebilmemiz için, yeryüzünün her köşesindeki iklim gönüllülerinin çoğalmasına vesile olmasını diliyoruz."

Küçük Enerji Dedektifleri Görev Başındaydı Haber

Küçük Enerji Dedektifleri Görev Başındaydı

Odunpazarı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, Enerji Verimliliği Haftası kapsamında Nalan Kaya Kreşi’nde çocuklara yönelik farkındalık oluşturan anlamlı bir etkinliğe imza attı. Etkinlik kapsamında minikler, enerji tasarrufu konusunda bilinçlenirken sürecin aktif bir parçası haline geldi. Etkinlik öncesinde çocuklara bir hafta sürecek “Enerji Dedektifi” görevi verildi. Minik dedektifler, hafta sonu evlerinde aileleriyle birlikte enerji kullanımını gözlemleyerek anketler doldurdu, kısa videolar çekti ve evde enerji verimliliği konusunda araştırmalar yaptı. Bu sayede çocuklar, enerji tasarrufunu yalnızca teorik olarak değil, günlük yaşamın içinde uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Etkinliğin ikinci aşamasında ise kreşte bir araya gelen çocuklara enerji verimliliği konusu hikâye anlatımı yöntemiyle aktarıldı. Eğitime Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da katılarak çocuklarla birlikte sunumu dinledi. Hikâye temelli anlatım, çocukların ilgisini çekerken enerji tasarrufu bilincinin eğlenceli ve kalıcı bir şekilde kazanılmasını sağladı. Eğitimin ardından “Enerji Dedektifi” görevini başarıyla tamamlayan çocuklara Enerji Dedektifi Sertifikası ve Rozeti verildi. Sertifika ve rozetler, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt tarafından minik dedektiflere takdim edildi. Programın sonunda ise çocuklarla birlikte Enerji Verimliliği Sözleşmesi imzalandı. Başkan Kazım Kurt ve çocuklar, sözleşmeyi parmak boyası kullanarak parmak izleriyle imzaladı. Renkli ve anlamlı görüntülere sahne olan bu an, çocukların enerji verimliliği konusundaki sorumluluklarını sembolik olarak üstlenmelerini sağladı. Odunpazarı Belediyesi, düzenlediği bu etkinlikle enerji verimliliği bilincinin erken yaşta kazandırılmasının önemine dikkat çekerken, çocukları sürecin merkezine alarak ailelere ve topluma yayılan güçlü bir farkındalık oluşturmayı hedefledi.

Büyükşehir 2025'te Temiz Çevreye Büyük Katkı Sağladı Haber

Büyükşehir 2025'te Temiz Çevreye Büyük Katkı Sağladı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, 2025 yılında çevre koruma ve sürdürülebilir enerji alanlarında önemli çalışmalara imza attı. Kentin atık yönetiminden yenilenebilir enerji üretimine, eğitimden farkındalık çalışmalarına kadar birçok alanda hayata geçirilen projelerle Eskişehir, yeşil bir geleceğe doğru önemli adımlar attı. ATIK YÖNETİMİNDE ÖNCÜ HAREKETLER Hafriyat Yönetimi ve Atık Yönetimi Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen çalışmalar, kentin temiz ve sağlıklı bir çevreye sahip olmasına büyük katkı sağladı. 2025 yılında; İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Geri Kazanım Tesisinde inşaat ve yıkıntı atıklarından 367 bin ton inşaat ve yıkıntı atığı kabulü yapıldı, bu atıkların 114 bin tonu geri kazanılarak döngüsel ekonomiye katkı sağlandı. Ayrıca Hafriyat Toprağı Depolama Alanına 592 bin ton hafriyat toprağı depolandı. Rehabilitasyon ve rekreasyon alanlarında 603 bin 687 ton bitkisel toprak kullanıldı. Bitkisel atık yağ ve hafriyat denetimleri sırasıyla 212 ve 149 adet olarak gerçekleştirildi. Entegre Katı Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisi’nde 326 bin 625 ton evsel katı atık bertaraf edilirken, 3 bin 593 ton ambalaj atığı ayrıştırıldı. Sivrihisar, Mahmudiye ve Sarıcakaya Katı Atık Transfer İstasyonları üzerinden toplam 14 bin 952 ton evsel katı atık taşındı. Tesislerde gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde toplam 56 bin 66 MW enerji üretildi. EĞİTİM VE FARKINDALIK ÇALIŞMALARI İklim Değişikliği ve Enerji Yönetimi Şube Müdürlüğü tarafından yerel ve kırsal alanlarda, kurum içi ve kurumlar arası eğitim programları, ESMEK ve kadın eğitimleri ile ilk ve ortaokul düzeyinde iklim değişikliği farkındalığı artırıldı. Ayrıca uluslararası iş birlikleri kapsamında; NetZeroCities İkiz Öğrenme Programı ile 2 personel Budapeşte’de teknik ziyaret gerçekleştirdi. FEAST Öğrenme Programı kapsamında 2 personel Brüksel, Ghent ve Leuven şehirlerinde incelemelerde bulundu. YENİLENEBİLİR ENERJİDE BÜYÜK ADIMLAR Eskişehir, güneş enerjisi üretiminde de önemli başarılar elde etti. Batıkent İtfaiye Binası çatı GES üretimi başlatılırken, Makine İkmal Depo çatı GES kurulumu devam ediyor. Mamuca GES tesisi ise iki tesisten toplam 2 milyon 734 bin 312 kWh enerji üreterek kentin temiz enerji hedeflerine katkı sağladı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 2025’te attığı bu adımlarla çevre koruma ve sürdürülebilir enerji alanında örnek bir model oluşturarak, yeşil bir gelecek için kararlılıkla çalışmaya devam ediyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 2025 yılı boyunca daha yaşanabilir bir şehir için çalıştıklarını ifade ederek şunları söyledi: “Hepimizin bildiği gibi temiz ve sağlıklı bir çevre, gelecek nesillerimize bırakabileceğimiz en değerli mirastır. Bu bilinçle hareket ederek, kentimizi yeşil ve yaşanabilir bir şehir hâline getirmek için önemli adımlar attık. Sevgili hemşehrilerim, 2025 yılı, çevre koruma ve sürdürülebilir enerji alanında örnek bir model oluşturduğumuz bir yıl oldu. Bu başarılar, belediyemizin kararlılığı ve sizlerin desteği sayesinde mümkün oldu. Önümüzdeki yıllarda da, yeşil, temiz ve yaşanabilir bir Eskişehir için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Güzel ve temiz bir Eskişehir için birlikte yürümeye devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum.”

Bursa Büyükşehir'den Çiftçiye Çevreci Destek Haber

Bursa Büyükşehir'den Çiftçiye Çevreci Destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarımda verimliliği artıran suyu koruyan ve çevreye nefes aldıran projeleriyle örnek olmaya devam ediyor. Bursa’da her alanda çiftçiyi destekleyen projeleri hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, üretici maliyetlerinin düşürülmesi, suyun verimli kullanılması ve bereketli toprakların yeniden hayat bulması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. TÜRKİYE’YE ÖRNEK PROJE Parklardan ve terminalden toplanan plastik atıkları, Damla Sulama Boru Üretim Tesisi’nde (Tarım Plast Fabrikası) modern teknolojilerle işleyerek damla sulama borusu olarak çiftçinin hizmetine sunan Büyükşehir Belediyesi, geliştirdiği çevreci ve doğa dostu projelerle Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. HEM ÇİFTÇİ HEM ÇEVRE DOSTU Tarım Peyzaj AŞ’nin hayata geçirdiği ‘Eskiyi Getir, Yeniyi Götür’ projesiyle 17 ilçede ömrünü tamamlamış plastik borular toplanarak yenisiyle değiştiriliyor. Proje çerçevesinde kilosu 10 liradan hesaplanan plastik borular, yüzde 30 fire uygulanarak yeni damla sulama hortumu alımında çiftçiye sağlanan yüzde 50 hibe desteğine ek olarak fiyattan düşülüyor. Böylece üreticilerin yeni borulara çok daha uygun ve erişilebilir fiyatlarla ulaşması sağlanıyor. 110 BİN KİLOGRAM PLASTİK GERİ DÖNÜŞÜME KAZANDIRILDI Böylece hem atıklar geri dönüşüm sürecine dahil ediliyor hem de üreticilere ekonomik katkı sağlanıyor. Proje kapsamında şimdiye kadar 110 bin kilogram hurda damla sulama borusu toplanarak geri dönüşüm sürecine kazandırıldı. Geri dönüşümü teşvik eden uygulamayla üreticilerde çevre bilincinin artırılması, hava ve toprak kirliliğine karşı duyarlılığın güçlendirilmesi ve modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

CHP'li Rızvanoğlu: "Samsun’un Zehirlenmesine İzin Vermeyeceğiz" Haber

CHP'li Rızvanoğlu: "Samsun’un Zehirlenmesine İzin Vermeyeceğiz"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu Samsun’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretlere CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, CHP Parti Meclisi Üyesi Nazan Güneysu, CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ eşlik etti. Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Samsun’da bir dizi temas ve incelemede bulundu. Rızvanoğlu’nun Samsun programı, çevre, halk sağlığı ve kamusal denetim vurgusunun öne çıktığı ziyaretlerle tamamlandı. İl Başkanlığında Karşılama ve Değerlendirme Toplantısı Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Samsun programına Cumhuriyet Halk Partisi Samsun İl Başkanlığı ziyaretiyle başladı. Rızvanoğlu’nu İl Başkanlığında; CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, CHP Parti Meclisi Üyesi Nazan Güneysu, CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Samsun İl Yönetim Kurulu üyeleri ve partililer karşıladı. İl Başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda Samsun’un çevresel sorunları, Karadeniz kıyılarında yürütülmek istenen projeler ve doğa hakları kapsamında yürütülecek mücadele değerlendirildi. “Samsun, Kurtuluşun Başladığı Şehirdir” Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Samsun’un tarihsel ve simgesel önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi MYK Üyesi ve Doğa Hakları ile Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak ilk ziyaretimi Samsun’a yapıyorum. Çünkü Samsun, kurtuluş iradesinin doğduğu, bu ülkenin kaderinin değiştiği şehirdir.” Karadeniz Kıyısındaki Kimyasal Depolama Projesine Sert Tepki Rızvanoğlu, Eti Bakır A.Ş. tarafından planlanan ve ‘Depolama Amaçlı İlave Dolgu Alanı’ adı altında sunulan projeye ilişkin ciddi uyarılarda bulundu. Projenin Karadeniz kıyısında yaklaşık 900 bin metreküp kimyasal maddenin depolanmasını öngördüğünü vurgulayan Rızvanoğlu, bunun halk sağlığı ve çevre açısından büyük riskler barındırdığını ifade etti. “Asit ve ağır metal içeren maddelerin deniz doldurularak kıyıya taşınması kabul edilemez. Bu yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir tehdittir.” “Kalkınma, Doğayı ve İnsanı Feda Etmek Değildir” CHP’li Rızvanoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kalkınma anlayışının net olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Biz üretime ve kalkınmaya karşı değiliz. Ancak çevreyi, suyu, toprağı ve halk sağlığını geri dönülmez biçimde riske atan hiçbir adıma rıza göstermeyiz. Gerçek kalkınma, kamusal sorumlulukla doğayı ve insanı koruyabilmektir.” Hukuksuzluğa Net Uyarı Rızvanoğlu tesis özelinde atık yönetimi konusunda da uyarıda bulunarak “Ayrıca bu tesis özelinde hukukun ve yönetmeliklerin arkasından dolanarak yapılacak her türlü müdahale takibimiz altındadır. Samsun’un zehirlenmesine izin vermeyeceğiz.” ÇED Süreci İçin Açık Çağrı Genel Başkan Yardımcısı Rızvanoğlu, projeye ilişkin ÇED sürecinin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek şu çağrıyı yaptı: “ÇED süreci katılımcı biçimde, bağımsız bilim insanlarıyla yeniden yürütülmelidir. Zemin etütleri kapsamlı şekilde yapılmalıdır.” Rızvanoğlu, denetim mekanizmalarının bilinçli biçimde devre dışı bırakıldığına dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Bir başka temel sorun da denetim meselesidir. Bugün karşımızda olan şey bir proje hatasından çok daha fazlasıdır; bu, iktidarın doğaya bakış açısının sonucudur. İktidar, doğayı korunacak ortak bir yaşam alanı olarak değil, sınırsızca kullanılabilecek bir rant alanı olarak görmektedir.” Murat Çan: Samsun Hak Ettiği Değeri Alamıyor CHP Samsun Milletvekili Murat Çan da toplantıda yaptığı açıklamada, Samsun’un iktisadi potansiyeline ve yaşanan adaletsizliğe dikkat çekti. Cumhuriyet Halk Partisi olarak kent vizyonlarının net olduğunu vurgulayan Çan, şunları söyledi: “Samsun özelinde parti olarak bizim önceliğimiz her zaman kentimizin iktisadi potansiyelini ileriye taşımak olmuştur. Endüstri, lojistik, etkin ve kalıcı yatırımlar ile tarımsal üretimi öncelemek ve bunları Samsun’a kazandırmak temel hedefimizdir.” Samsun’un Türkiye’nin en büyük metropollerinden biri ve Karadeniz Bölgesi’nin her yönüyle cazibe merkezi olduğunu hatırlatan Çan, buna rağmen kentin güç kaybettiğini belirtti: “Bu kent bütün avantajlarına rağmen hakkını alamıyor, aksine değer ve güç kaybediyor. Bunun en somut örneği dış ticaret verileridir. Bu yılın ilk 9 ayında Türkiye’nin dış ticaret hacmi 267 milyar dolara ulaşmışken, Samsun’un payı yalnızca 1,2 milyar dolar olmuştur. Yani yüzde yarımlık bir paydan söz ediyoruz.” “İktidar Haksızlığı Derinleştiriyor, Ekolojik Yıkım Artıyor” Bu orantısızlığın giderilmesinin CHP’nin temel önceliği olduğunu vurgulayan Murat Çan, iktidarın yaklaşımını şu sözlerle eleştirdi: “Biz Samsun yönünden oluşan bu haksızlığı gidermeyi öncelik olarak görürken, iktidar bu adaletsizliği sürdürülebilir kılmaya odaklanmıştır. Üstelik kentin varlıklarını ve zenginliklerini yağmalayan, yok eden bir program uygulanmaktadır.” Sanayi yatırımlarının yoğunlaştığı bölgelerde yaşanan çevresel tahribata da dikkat çeken Çan, sözlerini şöyle tamamladı: “Sanayi yatırımlarının yoğunlaştığı bu bölgede yaşanan ekolojik yıkım da bu sürecin bir parçasıdır. Samsun’un kalkınması, doğasının yok edilmesi üzerinden tarif edilemez.” Program Kapsamında Kurumsal Ziyaretler Evrim Rızvanoğlu, Samsun programı kapsamında CHP Tekkeköy İlçe Başkanlığını ziyaret etti. Muhtarlarla saha buluşması gerçekleştiren Rızvanoğlu, ardından Samsun Barosu Başkanı Av. Pınar Gürsel Yıldıran ve avukatlarla bir araya geldi. Rızvanoğlu ayrıca Samsun Akademik Odalar Birliği ve Çevre Platformu Başkanı Prof. Dr. Canan Seren ve yönetimiyle toplantı yaparak Samsun’un çevresel sorunları ve Karadeniz kıyılarında yürütülmek istenen projeler hakkında görüş alışverişinde bulundu. “Samsun’un ve Karadeniz’in Yanındayız” Ziyaretlerin sonunda konuşan Rızvanoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin doğa hakları mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini vurgulayarak, Samsun’un ve Karadeniz’in geleceğini tehdit eden her girişimin karşısında olacaklarını ifade etti. Program, basın bilgilendirme toplantısı ile sona erdi.

CHP’li Rızvanoğlu: "Faiz Bütçesi Büyüyor, İklim ve Çevre Bütçesi Küçülüyor" Haber

CHP’li Rızvanoğlu: "Faiz Bütçesi Büyüyor, İklim ve Çevre Bütçesi Küçülüyor"

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Başkanlığı bütçe görüşmelerinde konuştu. Konuşmasında, görüşülen bütçenin iklim kriziyle mücadeleyi öncelemediğini, aksine krizin maliyetini vatandaşların sırtına yükleyen bilinçli bir siyasi tercih olduğunu söyledi. Çevre ve iklim bütçesinin reel olarak daraltıldığına, 2053 net sıfır hedefinin söylem düzeyinde kaldığına ve doğanın rant odaklı bir anlayışla yönetildiğine dikkat çekti. “Bu tablo kuru bir istatistik değildir” Rızvanoğlu, bütçenin iklim krizini önlemeye yönelik bir irade taşımadığını vurgulayarak “Bugün görüştüğümüz bütçe iklim krizini ciddiye alan bir bütçe değil, bedeli halka yükleyen bir tercihtir. Daha geçenlerde, Dünya Meteoroloji Örgütü, 2025 yılının kayıtlara geçen en sıcak yıllardan biri olduğunu açıkladı ama asıl vahim olan ve ısrarla görmek istemediğiniz, ülkemizdeki sıcaklık artışının dünya ortalamasının üzerinde izlediği. Bu durumu kuru bir veri olarak algılamayın, bunlar kuruyan göllerdir, yanan ormanlardır, sel altında kalan mahallelerdir, bunlar borçlanan çiftçidir, göç etmek zorunda kalan gençtir. İklim krizi artık gelecek kuşakların meselesi de değildir, iklim krizi tam da bugünün meselesidir; ekonomi, güvenlik ve adalet meselesidir ve bu nedenle bugün görüştüğümüz bütçe teknik nedenlerin değil, siyasi tercihlerin sonucudur.” dedi. “Çevre ve iklim bütçesi reel olarak küçültülüyor” Bütçe kalemlerinin iktidarın önceliklerini açıkça ortaya koyduğunu belirten Rızvanoğlu “Geçen yıl sürdürülebilir çevre ve iklim değişikliği programına ayrılan kaynak 19,4 milyar liraydı. Bütçe yüzde 28 arttı, faiz yüzde 40 arttı ama her ne hikmetse iklim programı sadece yüzde 2,6 azaldı. Bu, enflasyon etkisiyle yüzde 30-35 azalış demek, niçin böyle bir şey oluyor? Çünkü iktidar çevreyi de iklimi de umursamadığı için; hem de dünyanın en çok ısınan ülkelerinden bir tanesinde. Yani, iktidar bize şunu söylüyor: ‘Krizler olduktan sonra müdahale edeceğiz, bedelini de daha yüksek bir maliyetle bu halka ödeteceğiz’” ifadesini kullandı. “2053 net sıfır söylemde var” Rızvanoğlu, iktidarın 2053 net sıfır hedefini sürekli dile getirdiğini ancak bu hedefi destekleyecek somut bir yol haritası ortaya koymadığını ifade ederek “iktidar bu kürsüde sürekli 2053 net sıfır hedeflerinden bahsediyor. Peki, biz bu hedefe nasıl ulaşacağız? Hedef takibi yapan kurumlar açıkça, Türkiye'nin net sıfıra en uzak 10 ülkeden 1'i tanesi olduğunu söylüyor. İktidar hâlen mutlak azaltım hedefini koymuyor, artış hızını az biraz yavaşlatmayı da bizlere ‘başarı’ diye sunuyor; bu yaklaşım sadece çevreyi değil, sanayiyi, ihracatı, istihdamı da etkiliyor ve bilim ne diyor biliyor musunuz? "İklim krizine zamanında yatırım yapmayan ülkeler ilerleyen yıllarda en ağır ekonomik kayıpları yaşayacaklardır." diyor yani bugün iklim krizini önemsemeyen her bir karar yarın bu Meclisin çatısı altında bizlere çok daha büyük bir hasar faturası olarak geri gelecek.” dedi. “Doğa rant alanı olarak görülüyor” İktidarın çevre politikalarını eleştiren Rızvanoğlu, maden ruhsatları ve denetimsiz yatırımlara dikkat çekerek “Bütçede çevreyi küçülten bir iktidarın sahada çevreyi korumasını bekleyemiyoruz. Bu iktidar doğayı sınırsızca tüketecek bir rant alanı olarak görüyor. Ülkenin neredeyse üçte 1'i maden ruhsatlarına açıldı. Sadece Artvin ilinde toprakların yüzde 71'i maden ruhsatlı. Süper izin düzenlemeleriyle çevresel denetim fiilen ortadan kaldırıldı, bilim insanlarının uyarıları, kamu yararı, halkın itirazları sistematik bir biçimde devre dışı bırakıldı. Bilim insanlarının Kanal İstanbul gibi ‘yüksek risk’ dediği kurumların olumsuz görüş verdiği yatırımlar da ısrarla onaylanmaya devam ediyor.” ifadesini kullandı. “Türkiye adım adım Avrupa’nın atık deposu haline getiriliyor” Suların, havanın ve toprağın hızla kirletildiğini vurgulayan Rızvanoğlu “Geleceğimiz, şirket çıkarları uğruna ipotek altına alınıyor ama yine yetmiyor; sularımız hızla kirleniyor, denizlere atık boşaltımını kolaylaştıran yönetmelikler hızla devreye sokuluyor, nehirler can çekişiyor. Bakın, Gerede Çayı, Ergene Nehri zehir saçıyor ama bu da yetmiyor; Avrupa'nın kendi toprağında istemediği atıklar Türkiye'ye gönderiliyor. Bir yandan, hâlen tam anlamıyla hayata geçirilmemiş depozito sistemiyle sürekli övünülüyor, diğer yandan, Türkiye adım adım Avrupa'nın atık deposu hâline geliyor. Dünya Sağlık Örgütüne göre, bir tane temiz havaya sahip ilimiz yok ve iktidar kalkıyor, tüm bunlara çevre politikası diyor. Bu ülkede 186 göl kurmuşken, on binlerce hektar orman yangınlarda kaybedilmişken siz bu bütçeye iklim kriziyle mücadele bütçesi falan diyemezsiniz arkadaşlar.” dedi. “COP31 vitrin siyaseti değil, sorumluluk ister” Antalya’da yapılacak COP31’e de değinen Rızvanoğlu şu değerlendirmeyi yaptı: “İktidar, önümüzdeki sene Antalya'da gerçekleşecek COP31 Başkanlığıyla övünüyor. Tabii ki bu çok da olumlu bir gelişme, bir şey demiyoruz ama iklim liderliği yapacak olan ülke önce kendi ülkesindeki emisyonlarını düşürecek, evine misafir çağırıp onlara tahrip olmuş ormanları, kirli suları, kuruyan gölleri, maden ruhsatlarını göstermek iklim liderliği falan değildir; bu bir vitrin siyasetidir. İşte, tam da bu nedenle değerli milletvekilleri, bu tablo, bu bütçe, bu anlayış iklim krizini yönetemez.” “Cumhuriyet Halk Partisi hazır” Açıklamasının sonunda CHP’nin çevre ve iklim politikalarına ilişkin net bir mesaj veren Rızvanoğlu “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak hazırız. Bu ülkenin doğasını rant düzenine teslim etmeyeceğiz. Millî parklar, sulak alanlar, tabiat alanlarını daraltan değil, bilimsel ölçütlerle genişleten bir anlayışı hayata geçireceğiz. Türkiye'nin suyunu havza bazlı, kamucu ve korumacı bir sistemle yöneteceğiz. Temiz havayı artık lüks olmaktan çıkaracağız, hava kalitesi ağlarını her yerde genişleteceğiz ve verilerini şeffafça vatandaşlarımızla paylaşacağız. ÇED süreçlerini göstermelik olmaktan çıkaracağız. Yeşil dönüşümü bir slogan değil, adalet temelli bir kalkınma programı olarak yapacağız. Madenciliği doğayla, toplumla, emekle barışık bir yapıya kavuşturacağız. CHP iktidarında doğa korunacak, emek korunacak, yaşam korunacak yeter ki siz bu milletin önüne sandığı getirin.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Büyükşehir'den İlçelerde Çevreci Atık Yönetimi Haber

Büyükşehir'den İlçelerde Çevreci Atık Yönetimi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, çevre sağlığını korumak ve sürdürülebilir atık yönetimini güçlendirmek amacıyla ilçe belediyeleriyle koordineli şekilde evsel katı atık toplama ve bertaraf hizmetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Sivrihisar, Sarıcakaya ve Mahmudiye ilçelerinde kurulan evsel katı atık aktarma istasyonları aracılığıyla 9 ilçeden toplanan atıklar, güvenli şekilde Entegre Katı Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisi’ne taşınıyor. Aktarma istasyonları sayesinde kırsal ilçelerde toplanan evsel atıklar, çevreye duyarlı ve modern yöntemlerle işlenerek bertaraf ediliyor ve aynı zamanda enerji üretimine katkı sağlıyor. Sistem, atıkların kontrolsüz biçimde doğaya bırakılmasının önüne geçerken döngüsel ekonomi anlayışıyla çevresel kazanım oluşturuyor. Kırsal ilçelerdeki aktarma istasyonlarından günlük ortalama 55 ton, yıllık ise yaklaşık 27 bin ton evsel atık Entegre Katı Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisi’ne ulaştırılıyor. İlçelerden gelen atıklar, tesislerde çevre mevzuatına uygun yöntemlerle işlenerek elektrik enerjisine dönüştürülüyor. 2024 yılında hizmete giren Sarıcakaya Evsel Katı Atık Aktarma İstasyonu, Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinden gelen atıkları kabul ederken, günlük yaklaşık 7 ton atık işleme alıyor. Aktarma istasyonu sayesinde ilçelerde geçmişte oluşan vahşi depolama alanlarının da önüne geçilmiş durumda. 2024 yılı Mart ayında faaliyete başlayan Sivrihisar Evsel Katı Atık Aktarma İstasyonu ise Sivrihisar, Günyüzü ve Mihalıççık ilçelerinden gelen atıkları kabul ediyor. Tesiste bugüne kadar 12 bin 153 ton evsel atık güvenli şekilde sisteme dahil edildi. Mahmudiye Aktarma İstasyonu aracılığıyla da Çifteler, Beylikova, Han ve Mahmudiye ilçelerinden atıklar toplanarak aynı tesise ulaştırılıyor. Yürütülen çalışmalarla birlikte ilçelerde vahşi depolamaya son verilirken, atıklar düzenli depolama, geri kazanım ve enerji üretimi süreçleriyle değerlendirilerek çevreye duyarlı bir atık yönetimi modeli uygulanıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleriyle iş birliği içinde daha temiz, daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir kent hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.