SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cevdet Yılmaz

Porsuk Haber Ajansı - Cevdet Yılmaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cevdet Yılmaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arslan: “Güçlendirmeden Resmen Vaz Mı Geçildi; Peki Şimdi Ne Olacak?” Haber

Arslan: “Güçlendirmeden Resmen Vaz Mı Geçildi; Peki Şimdi Ne Olacak?”

YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, ESOGÜ Hastanesi’nde güçlendirme ve yeni hastane tartışmalarında ortaya çıkan son gelişmeler üzerine Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle iki yeni soru önergesi verdi. Arslan; güçlendirme projesinin akıbetini, mevcut hastanenin deprem güvenliğinin nasıl sağlanacağını ve yeni hastanenin yatırım kararı, kaynağı ve takvimini TBMM gündemine taşıdı. ESOGÜ Hastanesi’nin deprem güvenliği ve yeni hastane ihtiyacını uzun süredir takip eden Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, geçtiğimiz hafta yaptığı kapsamlı açıklamanın ardından Rektör Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’un “güçlendirme rafa kalktı, yeni bina yapılması için çalışıyoruz” sözleri üzerine iki yeni soru önergesi verdi. Daha önce aynı konuda verdiği çok sayıda soru önergesinin yanıtsız kaldığını hatırlatan Arslan, son açıklamayla yeni bir durum ortaya çıktığını belirterek, “Artık açıklığa kavuşturulması gereken temel soru şudur: Güçlendirmeden resmen vaz mı geçildi? Geçildiyse hangi teknik raporla, hangi kararla ve hangi gerekçeyle?” dedi. 2025’TE 40 MİLYON, 2026’DA 60 MİLYON TL Güçlendirme projesinin yalnızca tartışılmış bir seçenek olmadığını, iki yıl üst üste kamu yatırım programlarında yer aldığını vurgulayan Arslan şöyle konuştu: “2023 yılında yapılan çalışmalarla güçlendirme ihtiyacı ortaya konuldu. Klinikler Binası Güçlendirmesi 2025 Yatırım Programında 2024–2027 dönemini kapsayacak şekilde yer aldı; toplam proje tutarı 400 milyon 517 bin 572 TL olarak belirlendi ve 2025 yılı için 40 milyon TL ödenek ayrıldı. 2026 Yatırım Programında ise proje süresi 2028’e uzatıldı ve 2026 yılı için 60 milyon TL yatırım öngörüldü. Buna rağmen fiilî güçlendirme uygulamasına geçilemeden bugün ‘güçlendirme rafa kalktı’ deniliyor. Peki 2023’ten bugüne teknik olarak ne değişti? Hangi çalışmalar yapıldı, ne kadar kaynak kullanıldı, güçlendirme yapım ihalesine çıkıldı mı? Çıkılmadıysa neden? Şimdi bu projeden vazgeçiliyorsa iki yıllık yatırım planlamasının ve yapılan çalışmaların akıbeti ne olacak?” “BU DOSYA YÖNETİMİN ÖNÜNE BUGÜN GELMEDİ” Arslan, konunun eski-yeni yönetim tartışmasına indirgenemeyeceğini, üniversite yönetiminde kurumsal devamlılık bulunduğunu da belirtti: “Bugünkü Rektör Sayın Emine Gümüşsoy önceki dönemde Rektör Yardımcısıydı. Bugünkü Rektör Yardımcısı Sayın Atilla Özcan Özdemir Tıp Fakültesi Dekanıydı. Başhekim Sayın Haluk Hüseyin Gürsoy da görevini sürdürüyor. Dolayısıyla bu dosya bugünkü yönetimin önüne ilk kez gelmiş değildir. Kişileri değil, kararların teknik ve kurumsal dayanağını sorguluyoruz. 2023’te güçlendirme ihtiyacının tespit edildiği süreçten bugün ‘güçlendirme rafa kalktı’ noktasına hangi yeni bilimsel ve teknik değerlendirmeyle gelindi? Kamuoyunun bunu bilmeye hakkı var.” “YENİ HASTANE HEDEFİ BUGÜNKÜ GÜVENLİK SORUNUNUN CEVABI OLAMAZ” Yeni hastane ihtiyacının ayrı, mevcut hastanenin bugünkü güvenliğinin ayrı bir sorumluluk olduğunu belirten Arslan, Rektörlüğün son açıklamalarında yeni hastane için henüz yer belirleme ve projelendirme ön hazırlıklarından söz edildiğine dikkat çekti. “Yeni hastane için bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış kesinleşmiş bir yatırım programı, yer, proje, finansman, ihale ve yapım takvimi bulunmuyor. Üstelik önümüzde ESOGÜ’nün kendi Diş Hastanesi örneği var. Diş Hastanesi ilk kez 2014 yılında kamu yatırım programına girdi; 2026 Yatırım Programında hâlâ devam eden proje olarak yer alıyor ve bu yıl tamamlanması öngörülüyor. Bir diş hastanesi yatırımının 2014’ten 2026’ya uzanan süreci ortadayken, çok daha büyük ve kapsamlı yeni bir üniversite hastanesinin yalnızca yapılacağının söylenmesi bugünkü güvenlik sorununa cevap olamaz. Yeni hastane için somut yatırım kararı, kaynak ve takvim ortaya konulmalıdır. Ancak bundan daha acil bir soru vardır: O süreç sonuçlanıncaya kadar mevcut hastanede bulunan binlerce insanın can güvenliği nasıl sağlanacaktır?” “SADECE KLİNİKLER BİNASI MI İNCELENDİ?” Arslan, Sağlık Bakanına verdiği önergesinde deprem incelemelerinin kapsamını da gündeme taşıdı. Klinikler Binası dışında poliklinikler, Onkoloji, Kalp-Damar Cerrahisi, acil servislerin bulunduğu yapılar, Temel Tıp Bilimleri ile eğitim ve idari binaların deprem performanslarının ayrı ayrı incelenip incelenmediğini soran Arslan; elektrik, su, medikal gaz, iklimlendirme, yangın ve diğer kritik hastane altyapısının güvenliğinin de açıklanmasını istedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a verdiği ikinci önergede ise güçlendirme projesinin yatırım programındaki akıbetini ve yeni hastane yatırımını gündeme getiren Arslan; yeni hastane için bugüne kadar Strateji ve Bütçe Başkanlığına yatırım teklifi, ihtiyaç programı, fizibilite veya proje dosyası sunulup sunulmadığını ve projenin 2027 Yılı Kamu Yatırım Programına alınmasına yönelik somut bir teklif bulunup bulunmadığını sordu. “ÜÇ YILDIR SORUYORUZ; ARTIK SOMUT CEVAP İSTİYORUZ” Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “2025 Yatırım Programı açıklandığında sorduk. Cevap alamadık. Gelişmeler yaşandı, yeniden sorduk. 2026 Yatırım Programı açıklandığında güncel verilerle tekrar sorduk. Geçtiğimiz hafta da kamuoyuna açıkça söyledik: Yaklaşık üç yıl geçti; fiilî güçlendirme yok, yeni hastane yatırımı yok. Şimdi Rektörlüğün son açıklamasıyla önümüzde yeni bir durum var. Bunun üzerine iki yeni soru önergemizi TBMM’ye sunduk. Güçlendirmeden resmen vaz mı geçildi? Geçildiyse hangi teknik gerekçeyle? İki yıldır yatırım programında bulunan projenin akıbeti ne oldu? Yeni hastanenin somut yatırım kararı, kaynağı ve takvimi nedir? Ve bütün bunlardan önce; mevcut hastanede bulunan binlerce insanın can güvenliği bugün hangi somut tedbirlerle sağlanıyor? Artık ‘görüştük, ilettik, çalışıyoruz’ demenin ötesinde; açık, somut ve belgeli cevaplar bekliyoruz.”

Başkan Albayrak: "Eskişehir’i Eser Siyasetiyle Büyütüyoruz" Haber

Başkan Albayrak: "Eskişehir’i Eser Siyasetiyle Büyütüyoruz"

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği değerlendirmelerinin Ağustos ayı bölümünü kamuoyuyla paylaştı. Geçtiğimiz ay kentte hayata geçirilen projeleri, teşkilât çalışmalarını ve yerel yönetimin eksikliklerini gündeme taşıyan Albayrak, açıklamasında şunları kaydetti: "Bir yanda şehrimize değer katan yatırımlar hız kesmeden devam ederken, diğer yanda hemşehrilerimizin yerel yönetim kaynaklı sorunlarının takipçisi olmayı sürdürüyoruz." İl Başkanı Albayrak’ın Ağustos ayı değerlendirme mesajında şu ifadeler yer aldı: Eskişehir'in Gücüne Güç Kattık "Ağustos ayı, Eskişehir'in potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğumuz, eser ve hizmet siyasetimizin meyvelerini topladığımız bir ay oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz Eskişehir Kalkınma Platformu’nda, şehrimizin ekonomik geleceğini ve vizyon projelerimizi masaya yatırdık. Şehrimizin sanayi gururu TÜRASAŞ tesislerimizde %90 yerlilik oranıyla ürettiğimiz DE 10000 lokomotifimizi Tanzanya’ya uğurlamanın haklı gururunu yaşadık. Ayrıca, OSBÜK İç Anadolu Bölge Toplantısı'na ev sahipliği yaparak kentin sanayi gelişimini sanayicilerimizle birlikte değerlendirdik. Sağlıkta Yeni Adımlar ve Teşkilatımızın 25. Yıl Gururu AK Parti’mizin 25. kuruluş yıl dönümü gururunu teşkilatımızla ve hemşehrilerimizle omuz omuza yaşadık. Şehrimizin sağlık altyapısını güçlendirme vizyonumuz doğrultusunda, Alanönü Aile Sağlığı Merkezi ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu'nu Eskişehir’imize kazandırdık. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Alparslan Bayraktar’ın katılımlarıyla İl Danışma Meclisi Toplantımızı ve 3. Geleneksel Eskişehir Aile Pikniğimizi büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızın heyecanını ise düzenlediğimiz Murat Dalkılıç konseriyle taçlandırdık. Esnafımız Kaderine Terk Edilemez, Deprem Paralarının Takipçisiyiz Bizler Eskişehir için üretirken, yerel yönetimin vurdumduymazlığı maalesef devam ediyor. Küçük Sanayi Sitesi’ndeki esnafımızı ziyaret ettiğimizde karşılaştığımız tablo içler acısıydı. Toplanmayan çöpler ve köstebek yuvasına dönmüş bakımsız yollar, Eskişehir’e yakışmayan bir vizyonsuzluğun eseridir. Esnafımızın bu temel sorunlarını gündeme taşıdık ve çözülene kadar da peşini bırakmayacağız. Öte yandan, geçmiş dönemde depremzede kardeşlerimiz için toplandığı ifade edilen ancak akıbeti meçhul olan yardım paralarının hesabını sormaktan da asla vazgeçmeyeceğiz. Bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağız. Her zaman olduğu gibi sahada, vatandaşımızın yanındayız. Bu ay içerisinde Alpu, Çifteler ve İnönü ilçelerimizde hemşehrilerimizle kucaklaştık, dertlerini dinledik. Emek Mahallemizde ise yeni irtibat büromuzu hizmete açarak vatandaşımızla olan gönül bağımızı daha da güçlendirdik. Eskişehir’in hiçbir sorununu sahipsiz bırakmayacağız. Daima söylediğimiz gibi: AK Parti Seninle Eskişehir!"

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur'' Haber

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur''

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın Türkiye ekonomisine öngörülebilirlik kazandırması bakımından önemli olduğunu belirten Kesikbaş; kalıcı dezenflasyon, sürdürülebilir büyüme, istihdam artışı ve cari açığın azaltılmasına yönelik hedefleri desteklediklerini ifade etti. Kesikbaş açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “İmalat sanayisi güçlü olduğunda Türkiye’nin ekonomik direnci ve dünyadaki sözünün ağırlığı da artar. Bu nedenle dış kaynaklı haksız rekabete karşı üreticimizin korunmasını, ticaret politikası araçlarının zamanında ve etkili biçimde kullanılmasını, sanayinin üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılmasını son derece önemsiyoruz. Reel sektörle istişarenin dönemsel temasların ötesine taşınarak kurumsal ve sürekli bir yapıya kavuşturulması da alınan kararların sahadaki karşılığını güçlendirecektir. OVP’de bu başlıklara yer verilmesini, üretim ekonomisinin geleceği açısından kıymetli buluyor ve uygulama sonuçlarını yakından takip ediyoruz.” “OVP’NİN UYGULAMA SÜREÇLERİNİN MERKEZİNDE SANAYİ VE ÜRETİM YER ALMALI” Açıklamasında imalatın öneminin altını çizen Kesikbaş, “Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmesi için OVP’nin merkezine sanayi ve üretim güçlü biçimde yerleştirilmelidir. Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu sürecin ekonomik ve toplumsal maliyeti üreticinin omuzlarına bırakılmamalıdır. Enflasyonla mücadele edilirken sanayimizin yatırım kabiliyeti, sermaye yapısı ve uluslararası rekabet gücü korunmalıdır. Sanayicilerimizin önünü görebileceği, kuralları belirgin ve güven veren bir ekonomik iklime ihtiyacımız var. Üreten, yatırım yapan ve ihracat gerçekleştiren firmalara uzun vadeli, uygun maliyetli ve erişilebilir finansman sağlanmalıdır. İhracatçılar ve yatırımcılar seçici teşviklerle desteklenmeli; KOBİ’lerin işletme sermayesine erişimi kolaylaştırılmalıdır. Teknolojik, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak araçlar da sanayi politikasının temel unsurları hâline getirilmelidir. OVP’nin başarısı, hedeflerin disiplinli ve üretimi gözeten bir kamu maliyesiyle desteklenmesine bağlıdır. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların enflasyon hedefleriyle uyumlu biçimde denetlenmesi, maliyet etkilerinin yakından izlenmesi ve kamu politikalarında kararlılığın korunması, programa duyulan güveni güçlendirecektir.” “ESKİŞEHİR SANAYİSİ (2027 – 2029) OVP’DEN NE BEKLİYOR?” 1. Kural Temelli ve Öngörülebilir Ekonomi 2. Üretimi Koruyan ve Destekleyen Dezenflasyon Politikası 3. Uzun Vadeli ve Uygun Maliyetli Sanayi Dönüşüm Finansmanı 4. İhracatçıya Rekabetçi Kur ve Seçici Teşvik 5. Verimli ve Düşük Karbonlu Üretim 6. Bilgiyi Teknolojiye, Yeteneği Üretime Dönüştüren Sanayi Ekosistemi 7. Yapay Zekâ ve İleri Teknoloji Odaklı Sanayi Dönüşümü 8. Erişilebilir Sanayi Alanları ve Stratejik Üretim Bölgeleri 9. Demiryolu, Liman ve Lojistik Altyapı Seferberliği 10. Takvimlendirilmiş, Ölçülebilir ve Sahada Etkin OVP Uygulaması

Gürhan Albayrak: "Eskişehir İçin Birlikte Çalışmaya ve Sonuç Almaya Devam Edeceğiz" Haber

Gürhan Albayrak: "Eskişehir İçin Birlikte Çalışmaya ve Sonuç Almaya Devam Edeceğiz"

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Kalkınma Platformu'nun birinci yılı dolayısıyla kapsamlı bir değerlendirme açıklamasında bulundu. İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bir yıl önce, Eskişehir’in bütün dinamiklerini ortak bir hedef etrafında buluşturmak ve şehrimizin kalkınma başlıklarını ortak akılla ele almak amacıyla öncülük ettiğimiz Eskişehir Kalkınma Platformu, bugün çok önemli bir aşamaya ulaştı. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla; Valimiz, Bakan yardımcılarımız, milletvekillerimiz, büyükşehir belediye başkanımız, oda başkanlarımız, sanayi, ticaret, esnaf ve sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri aynı masa etrafında Eskişehir’in geleceğini konuştu. Sulama, ulaştırma ve lojistik yatırımları, yeni sanayi alanları, sanayide verimlilik, üretim, ihracat, tarım, turizm ve yüksek teknoloji başta olmak üzere şehrimizin önceliklerini doğrudan ilgili makamlara aktardık. Platformu kurduğumuz günlerde bu girişimin neden gerekli olduğunu sorgulayanlar olmuştu. Bugün ise Eskişehir Kalkınma Platformu’nun şehrimizin daha hangi sorunlarına eğilmesi gerektiği tartışılıyor. Bu değişim, kurduğumuz zeminin şehirde karşılık bulduğunun en açık göstergesidir. Platformumuzun çalışma anlayışı nettir: Eskişehir’in yıllar içinde biriken başlıklarını ortak akılla belirlemek, doğru muhataplarla buluşturmak ve somut netice alıncaya kadar takip etmek. Farklı siyasi görüşlerin, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve iş dünyasının Eskişehir ortak paydasında yan yana gelebilmesi de şehrimiz adına son derece kıymetlidir. Bugünkü tabloyu kişisel bir başarı olarak görmüyorum. Bu, Eskişehir’in ortak iradesinin ve birlikte hareket edebilme kabiliyetinin başarısıdır. Bir yıl önce ortaya koyduğumuz fikir, bugün devletimizin üst kademesinde de güçlü bir karşılık bulmuştur. Katılımları ve Eskişehir’imize gösterdikleri ilgi için Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a; toplantımıza katkı sunan bütün kurumlarımıza ve temsilcilerimize teşekkür ediyorum. Ele alınan başlıkların takipçisi olacak, atılan her somut adımı kamuoyumuzla paylaşacağız. Eskişehir için konuşmaya, çalışmaya ve sonuç almaya devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan Eskişehir'e Ziyaret Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan Eskişehir'e Ziyaret

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çeşitli programlar ve temaslarda bulunmak üzere Eskişehir'e geldi. Ziyaretinin ilk durağında Eskişehir Valiliği'ni ziyaret eden Cevdet Yılmaz, Valiliğe gelişi esnasında Vali Dr. Erdinç Yılmaz tarafından karşılandı ve ziyaretin anısına Valilik Şeref Defterini imzaladı. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan’ın da hazır bulunduğu ziyarette, Eskişehir'de yürütülen çalışmalar, devam eden yatırımlar, şehrin ekonomik gelişimine yönelik hamleler ve öncelikli projeler değerlendirildi. Valilik ziyaretinin ardından Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı’na katılan Cevdet Yılmaz, burada şehrin ekonomik ve sanayi potansiyeli, yatırımlar, ihracat, lojistik, tarım, turizm ve yüksek teknoloji alanındaki kalkınma hedeflerini ele aldı. Toplantıya; ​Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez ve Nebi Hatipoğlu ile İş dünyası, sanayi ve ticaret odası temsilcileri katılım sağladı. Eskişehir’in Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden biri olacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fiyat istikrarı, üretim, istihdam ve enerji alanındaki çalışmaların yanı sıra şehrin 10 milyar dolarlık ihracat hedefinin önemine dikkat çekti. Demir yolu ve liman bağlantıları, yeni organize sanayi bölgeleri ile mega endüstriyel bölgenin şehrin kalkınmasına büyük katma değer sağlayacağını ifade eden Yılmaz, kamu, yerel yönetim ve özel sektör iş birliğinin altını çizdi. Yoğun programının devamında AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı ve MHP Eskişehir İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhur İttifakı olarak Türkiye Yüzyılı'nda milletimize hizmet yolunda birlikte çalışmaya ve Eskişehir için ortak akılla üretmeye devam edeceklerini belirtti.

CHP'li Süllü TEI Yangınını Meclis Gündemine Taşıdı Haber

CHP'li Süllü TEI Yangınını Meclis Gündemine Taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Eskişehir’de TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI) yerleşkesinin imalat bölümünde meydana gelen yangını Meclis gündemine taşıdı. Süllü, “Yangının kaza, ihmal, teknik arıza veya sabotajdan kaynaklandığına ilişkin herhangi bir ön değerlendirme yapılmış mıdır?” dedi. Eskişehir’de TEI yerleşkesinin imalat bölümünde meydana gelen yangını TBMM gündemine taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi. Teknik ve idari incelemelerde gelinen son aşamayı soran CHP’li Süllü, “Yangın sonucunda oluşan maddi hasarın boyutu belirlenmiş midir? Üretim altyapısı, makine parkı ve stratejik ekipmanlarda meydana gelen zarar hakkında kamuoyuna açıklama yapılacak mıdır?” dedi. YANGININ TÜM YÖNLERIYLE AYDINLATILMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR CHP’li Süllü, önergesinde şu ifadeleri kullandı: “Seçim bölgem Eskişehir’de bulunan ve Türkiye’nin havacılık motorları ile millî savunma sanayiinin en kritik üretim merkezlerinden biri olan TEI yerleşkesinin imalat bölümünde 21 Temmuz 2026 tarihinde yangın meydana gelmiştir. Yangın, uzun süren müdahalenin ardından kontrol altına alınabilmiştir. Yapılan ilk resmî açıklamalarda yangının çıkış nedeniyle ilgili herhangi bir bilgi kamuoyu ile paylaşılmamış ve teknik incelemelerin sürdüğü belirtilmiştir. Olayın kaza, ihmal veya sabotaj kaynaklı olup olmadığı, üretim kapasitesi ve millî savunma projeleri üzerindeki etkileri ile stratejik tesislerde uygulanan güvenlik tedbirlerinin yeterliliğine ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi amacıyla kapsamlı açıklama yapılması gerekmektedir. Türkiye’nin savunma sanayiinde kritik görev üstlenen ve şehrimizin göz bebeklerinden biri olan tesiste meydana gelen yangının tüm yönleriyle aydınlatılması, benzer risklerin önlenmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.” “MADDİ HASARIN BOYUTU NEDİR? KAMUOYUNA AÇIKLAMA YAPILACAK MI?” Süllü tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yöneltilen sorular şöyle: TEI’de meydana gelen yangının çıkış nedenine ilişkin yürütülen teknik ve idari incelemelerde gelinen son aşama nedir? Yangının kaza, ihmal, teknik arıza veya sabotajdan kaynaklandığına ilişkin herhangi bir ön değerlendirme yapılmış mıdır? Yangın nedeniyle TEI’nin yürüttüğü millî savunma sanayii projelerinde, üretim takviminde veya teslim süreçlerinde herhangi bir aksama meydana gelecek midir? Gelecekse bu aksamanın giderilmesine yönelik nasıl bir planlama yapılmıştır? Yangın sonucunda oluşan maddi hasarın boyutu belirlenmiş midir? Üretim altyapısı, makine parkı ve stratejik ekipmanlarda meydana gelen zarar hakkında kamuoyuna açıklama yapılacak mıdır? Yangının meydana geldiği bölümde en son ne zaman yangın güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği ile acil durum denetimi gerçekleştirilmiştir? Bu denetimlerde herhangi bir risk veya eksiklik tespit edilmiş midir? Olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla bağımsız teknik inceleme veya idari soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak mıdır? TEI başta olmak üzere, Türkiye’nin kritik savunma sanayii tesislerinde yangın güvenliği, acil durum yönetimi ve kritik altyapı güvenliğine ilişkin yeni tedbirler alınması planlanmakta mıdır? Ayrıca, benzer stratejik tesislerde risk analizlerinin yenilenmesi ve olağanüstü durum hazırlıklarının güçlendirilmesine yönelik yeni bir çalışma yürütülmekte midir?

CHP'li Çakırözer: ''Milletin Meclisine Gelecek Hesap Verecek!'' Haber

CHP'li Çakırözer: ''Milletin Meclisine Gelecek Hesap Verecek!''

TBMM’deki bütçe görüşmelerinde ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ davaları gündem oldu. Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşmelerine gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a, tutuklu gazeteciler Fatih Altaylı ve Furkan Karabay’ın durumunu soran CHP’li Utku Çakırözer, Cumhurbaşkanına hakaret davalarında Cumhurbaşkanlığı avukatlarının savunmasını gündeme getirdi. Çakırözer, “Cumhurbaşkanı avukatları savunmalarında ‘davaları biz açtırmıyoruz, savcılık resen soruşturuyor’ diyor! Madem öyle o zaman neden engellemiyorsunuz Sayın Yılmaz, bu davalar neden var? Neden bu ülkede insanlar düşüncesini söylemeye korkar hale geldi?” diye sordu. Çakırözer, Yılmaz’a Ekrem İmamoğlu davalarının TRT’den canlı yayınlanması çağrısında da bulundu. “ALTAYLI VE KARABAY ELİNE TAŞ ALMADI, SİLAH ALMADI” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM’deki Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşmelerine gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a Cumhurbaşkanına hakaret davalarını sordu. “Dünyanın hiçbir yerinde böylesine halkının yargılatan bir Cumhurbaşkanı yok” diyen Çakırözer ‘Cumhurbaşkanına fiili tehdit ve hakaretten’ tutuklanan gazeteciler Fatih Altaylı ve Furkan Karabay’ın durumuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanına hakaret soruşturmaların yüzbinleri bulduğunu söyleyen Çakırözer, şöyle konuştu: “Hatta ‘milyon’ diyen bile var! Fatih Altaylı Cumhurbaşkanına fiili saldırı yaptı diye dört yıl iki ay hüküm giydi geçen hafta. Sanırsınız ki eline taş aldı, silah aldı, sadece Youtube yayınında tarihten örnek verdi. Duruşmada dedi ki: ‘Sadece bana değil, Cumhurbaşkanına da haksızlıktır bu dava’ Yanlış mı Sayın Yılmaz bu sözler? Bugün genç bir gazeteci Furkan Karabay hâkim karşısında aynı suçlamayla, o da beş aydır zindanda. Her gün onlarca, belki yüzlerce yurttaşımız hakkında soruşturma, kovuşturma açılıyor. Peki, kim yapıyor bunu?” “CUMHURBAŞKANINA HAKARET DAVALARI NEDEN VAR?” Cumhurbaşkanının bir avukatının bu davalardaki “Davaları biz açtırmıyoruz, savcılık resen soruşturuyor” şeklindeki savunmasını görüşmelerde gündeme getiren Çakırözer, “Gazeteci Müyesser Yıldız çok önemli bir haber yaptı. Cumhurbaşkanının bir avukatının bu konudaki savunmasını haberleştirdi. Avukatlar diyor ki: ‘Davaları biz açtırmıyoruz, savcılık resen soruşturuyor. Biz sadece tarafımıza bildirilince dosyaya katılıyoruz, vatandaşın peşine düştük, saldırıyoruz gibi bir algıya gerek yok.’ Madem öyle o zaman neden engellemiyorsunuz Sayın Yılmaz, bu davalar neden var? Neden bu ülkede insanlar düşüncesini söylemeye korkar hale geldi? Size sormak isterim: Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı olduğu günden bu yana kaç yurttaşımız hakkında soruşturma, kaçı hakkında kovuşturma, dava açılmıştır? Bu rakamları açıklayamıyor olmanız dahi aslında ne büyük bir skandalla karşı karşıya olduğumuzun kanıtıdır” dedi. “MİLLETİN MECLİSİNE GELECEK, HESAP VERECEK!” Çakırözer, bütçesi görüşülen İletişim Başkanının da Meclis’e gelmemesini eleştirerek, “Neden yoklar? Bütçeye gelmiyorlar, diğer komisyonlarda da gelmiyorlar! İletişim Başkanı koltuğunda oturan kişi milletin vergileriyle millete yalan propaganda yapıyorsa, Türkiye'nin birinci partisinin liderini hedef alan açıklamalar yapıyorsa gelecek buraya hesap verecek. Bakın, ülkede milyonlar açlık, yoksulluk mücadelesi verirken İletişim Başkanlığı tweet atacak diye su gibi para harcanıyor, ayda en az 450-500 milyon liralık bütçe harcanıyor” diye konuştu. YILMAZ’A ÇAĞRI: “AZICIK AHLAK KALDIYSA DAVALARI TRT’DEN CANLI VERİN” İBB’nin tutuklu Belediye Başkanı ve 15,5 milyonun Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltı ve tutukluluk süreçlerindeki TRT yayınlarını da gündeme getiren Çakırözer, “Her şeyini halkın finanse ettiği bu TRT 19 Mart sivil darbesinin medya ayağı oldu” dedi. İmamoğlu davalarının TRT’den canlı yayınlanması çağrısında da bulunan Çakırözer şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna ilişkin hem tutukluluk öncesinde gözaltı sürecinde hem tutukluluk sürecinde hep yargısız infaz yaptı. Daha iddianame ortada yokken programdaki konuklar söylemleriyle cezayı kesti! Buradan bir kez daha söylüyoruz: Eğer azıcık ar damarı, azcık ahlakı kaldıysa bu TRT'nin o zaman bu yargılamalar TRT'den canlı verilsin. Sizden de bu konudaki yani bu yargılamaların canlı yayından verilmesi konusundaki düşüncenizi burada bizlerle paylaşmanızı bekliyoruz.” “CUMHURBAŞKANLIĞI TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK MEDYA PATRONU” Görüşmelerde Türkiye’deki medya kuruluşlarının TMSF yönetimine geçmesi de gündeme getirilirken, CHP’li Çakırözer, “23 yıllık AKP iktidarının ülkeyi getirdiği nokta da TMSF yani Cumhurbaşkanlığı artık Türkiye'nin en büyük medya patronu oldu” dedi. TMSF bünyesine geçen medya kuruluşlarını sıralayan Çakırözer, “EKOTÜRK, Flash Haber, Ciner Grubundaki Habertürk, Show TV, birçok kanal kara para iddialarıyla el konulan kanallar. Bu kanallar haklarında soruşturma yürütülen kişilere önce sattırıldı, sonra da devletleştirildi. Mesela, siz buradayken sormayalım mı? bu Can Holdingin patronu ‘Bana bunları devletin tepesindekiler aldırdı’ dediğinde biz kimi anlayalım? Cumhurbaşkanını mı anlayalım, sizi mi anlayalım? Kim bu tepedekiler? Madem aldırdınız niye şimdi el koydunuz? TELE 1'e de uydurma bir casusluk suçlamasıyla daha Merdan Yanardağ hâkim karşısına çıkmadan kayyum atandı. Nerede basın özgürlüğü? Nerede Halkın haber alma hakkı? TMSF eliyle hem basın kuruluşlarını yok ediyorsunuz hem basın emekçilerini işsiz bırakıyorsunuz hem de halkın haber alma hakkını yok ediyorsunuz. Amacınız memlekette olan biten bilinmesin ama biz basın kuruluşlarıyla, halkın haber alma hakkı için mücadele eden basın meslek örgütleriyle tam dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “BİK ANADOLU BASININI BİTİRİYOR” Çakırözer, bütçesi görüşülen Basın İlan Kurumu’nun Anadolu basınını birleşmeye zorladığı belirterek, BİK’in yanlış uygulamalarla Anadolu basınını bitirdiğini söyledi. Çakırözer şöyle konuştu: “BİK’in 2024 faaliyet raporunda diyor ki: ‘103 yerel gazete ilan hakkından feragat etti.’ Böyle bir şey olmaz! Kimse duran ilan hakkından feragat etmez. İşin aslı BİK Yönetiminin talimatıyla gazeteler birleşmeye zorlanıyor Anadolu'da. Ayrıca, geçmişte hiçbir zaman zarar etmeyen bu Basın İlan Kurumu yıllardır üst üste zarar ediyor! Gelirleri yüzde 90 artıyor ama hala zarar. Gazetecilik meslek örgütlerine verilen yardımları maalesef kuşa döndü bu savurganlık nedeniyle. İçeri Sayıştay sokulmadığı için Basın İlan Kurumunun denetim raporlarını göremiyoruz. 3,5 milyon dolarlık donanım yazılım destek hizmet ihalesinde yolsuzluk olduğu yönünde iç denetim raporu var mıdır? Varsa bunun sorumluları hakkında işlem neden yapılmamaktadır?”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.