SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çerçeve Yasa

Porsuk Haber Ajansı - Çerçeve Yasa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çerçeve Yasa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Demir: “Üniter Yapıdan Taviz Vermeyeceğiz!” Haber

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Demir: “Üniter Yapıdan Taviz Vermeyeceğiz!”

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, parti standında yaptığı basın açıklamasında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin içinden geçtiği hassas süreçlere dikkat çeken Demir, deprem riskinden son dönemde mecliste görüşülen yasalara ve siyasi gelişmeler kapsamındaki eleştirilerine kadar pek çok konuda sert mesajlar verdi. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Değerli basın mensupları, kıymetli Eskişehir halkı, mensubiyetinden onur duyduğumuz Yüce Türk milleti. Tarih 17 Ağustos 2026. Düzce, Gölcük depreminin üzerinden tam 27 yıl geçti; ama velakin hâlihazırda basın açıklamamızı yaptığımız alanlar dâhil olmak üzere şehrimizin birçok alanı deprem riskiyle karşı karşıya. O açıdan kentsel dönüşümün bir an önce şehrimizde uygulanmasını ve bu konuda kıymetli yöneticilerimizin, vatandaşın canına, malına mâl olacak deprem gerçeğiyle yüzleşmelerini tekrar dillendiriyor; depremde kaybettiğimiz canlar için tekrar Tanrı'dan rahmet, Türk milletine başsağlığı diliyoruz. Evet, gelelim basın açıklamamızın ana konusuna. Bu vatan toprağın kara bağrında, sıradağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca onun uğrunda, kendini tarihe verenlerindir. Evet, bu dizeler bedava yazılmadı. Bu dizelerin yazılmasına sebep olan İstiklal Harbi mücadelesi bedava verilmedi. Evet, 10 Ağustos 1920'de Türk milletine dayatılan, Anadolu'nun lime lime bölünmesini, emperyalist güçlerin elinde oyuncak olmasını arzulayan Sevr paçavrasının 106. yıl dönümünde; yani geçen hafta pazartesi, 10 Ağustos 2026'da, tüm imkânsızlıklara rağmen verilen şanlı İstiklal Harbi sonucunda kurduğumuz millî, üniter Türkiye Cumhuriyeti'ni lağvetme altyapısı mahiyetinde olan Çerçeve Yasa oylaması Gazi Meclisimizde yapılmış; "Ya istiklal ya ölüm!" diyen Türk milletinin sözde temsilcileri tarafından maalesef kabul edilmiştir. "Ya istiklal ya ölüm" düsturuyla İstiklal Harbi'ni veren milletin sözde temsilcileri, geçen hafta yapılan Çerçeve Yasa oylamasında maalesef kabul oyu vermiştir. Neden "sözde temsilcileri" diyoruz? Çünkü Türk milletinden aldıkları geçici vekâletlerle, Türk milletinin yatırdığı vergilerle aldıkları ballı maaş ve sürdürdükleri şatafatlı hayatlarla zamanlarını sürdüren; mali ve hukuki baskılara rağmen hayatından bezdirilmiş Türk milletinin dertlerine derman arayışında olmamalarından dolayı… Geçici vekillerinden bahsediyoruz. Milletin daha fazla fakirleştiği, zenginin daha fazla zenginleştiği sürece ortak oldukları için onlara bu sıfatı yakıştırıyoruz. Enflasyona ezilen, yaşam kalitesi çalınan Türk milletinin haykırışlarını duyduğumuz için onlara geçici vekiller diyoruz. Doğasına, madenine, emekçi madencisine sahip çıkmamaları sebebiyle onlara bu şekilde sesleniyoruz. Ve son olarak Türk milletine sormadan kabul ettikleri teröre teslimiyet imzalarından dolayı bu ithamda bulunuyoruz. Evet, 2023 seçimleri üzerinden uzun zaman geçmedi. Malumunuz, karşı bloku terörist unsurlarla bir olma iddiasıyla suçlayan, aradan geçen kısa zaman zarfında neler yaptığı net olarak bilinen bir ittifakla karşı karşıyayız. Adı Cumhur İttifakı ancak cumhurun geleceğini tayin etmekten maalesef bîhaber. Kötü ekonomiye, kötüye hızla giden her şeye rağmen terör propagandasına istinaden milletin duygularını sömüren ve seçimleri kazanan yapı, patronlarından aldığı talimatla Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanlığı vazifesini sürdürmekte ve ülkenin temellerine dinamit döşemeye devam etmektedirler. Biz buradan; Zafer Partililer, Türk milliyetçileri, Atatürkçüler olarak tekrar sesleniyoruz: Ektiğiniz nifak tohumları tarafımızdan kurutulacak ve kanımızın son damlasına kadar millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni koruyacağız. MHP Genel Başkanı Bahçeli ve avanesi de iyi dinlesin. İhanetin nedeni olmaz, bedeli olur; bu bedeli kanun önünde hepinize teker teker ödetecek büyük Türk milleti! Eskişehir'de malum oylamaya oy veren, başta transfer vekil olmak üzere AKP vekillerini hafızalarımıza kaydettiğimizi ve günü geldiğinde gerekli hesabın sorulacağını da buradan tekrar tekrar beyan etmek istiyorum. Yıllardır "Su uyur, düşman uyumaz" diye bağırıyoruz. Yıllardır bizim coğrafyamızın ne kadar çetin olduğunu anlatıyoruz. Romantik söylemlerle ülke geleceği tesis edilemez diyoruz. Buna rağmen, sureti muhalefetten görünüp mevcut yapıların memleketi sömürdüğü düzenin bir aparatı hâline gelenlere de elbette iki laf etmemiz icap eder, iki çift sözümüz var. Bir umutla, milletin teveccühüyle kurduğunuz, milletin dilinden düşürmediğiniz Atatürk ve Cumhuriyet kavramları vasıtasıyla siyasette edindiğiniz yer, ilk dönemeçte gayrimillî düzeneğin temeli niteliğindeki Çerçeve Yasa oylamasında göstermiştir ki hepiniz gayrimillîsiniz. "Tavşana kaç, tazıya tut" mantığıyla üst yönetiminiz "yetmez ama evet" oyu verdi. Tüm teşkilatlarınıza da mevcut süreç hakkında açıklama dahi yapmama talimatı gönderdiniz. Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan daha mı değersiz? Türk milletini yanlış anladınız ya da anlamadınız. Bu millet sizin uğradığınız haksızlıklar dolayısıyla, demokrasi aşkıyla milyonlarla sokağa çıktı 19 Mart sabahı sonrası. Siz onları yanlış anladınız. Bunu da buradan net olarak görmüş olduk. Siyasette yeni ivme yakalama arzusunda olan kıymetli muhalif liderlere soruyoruz: Şu an sergilediğiniz tavırlar mevcut anayasanın değişmesinin altyapısı iken, ne hakla, ne hukukla millete sormadan anayasal kavramı ortadan kaldıracak düzeneğe "evet" diyorsunuz? Bu hakkı kendinizde nasıl buluyorsunuz? Buradan onlara tekraren soruyorum: Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının verdiği yoğun mücadele sonucu kurulan millî, üniter Türkiye Cumhuriyeti Devleti anayasasında hangi etnik kimlik, hangi şekilde baskılanıyor? Ne gibi baskılara maruz kalıyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan bu yana hangi etnik kimlik istediğini elde edemiyor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde aynı haklardan istifade edemiyor? Evet, görüyoruz ki bu oyun çok büyük bir oyun ve bu oyunun ciddi aparatları var. Ve Türk milletine tekraren haykırıyoruz: Bu aparatların hiçbirisine prim vermeyin! Türk milleti bir olduğu takdirde her engeli birlikte aştı, bunu da birlikte aşacağımıza eminiz. Buradan mevkidaşım Talat Yalaz'a da bir soru iletmek istiyorum. Türk milletinin hassasiyetleri mi daha önemli, yoksa genel merkezlerin verdiği talimatlar mı daha önemli? Eskişehir halkına çıkalım, beraber sokaklarda soralım. Mevcut "Teröristleri Affetme Yasası", Eskişehir halkı tarafından nasıl karşılanıyor? Biz biliyoruz; Eskişehir halkı şehidine, gazisine, verdiği mücadeleye sonuna kadar sahip çıkıyor ve mevcut yasayı çok ciddi bir oranla reddediyor. Gelin, Eskişehir halkının, Türk milletinin hassasiyetlerini sokakta, salonda, her alanda doğru şekilde yansıtalım. Ne genel merkezler ne siyasi parti önderleri bu milletin birliğine, bütünlüğüne asla engel olamayacak ve bizler de bu uğurda gerekirse canımızı, kanımızı her fırsatta vermeye hazır olduğumuzu tekrar beyan ediyoruz. Evet, millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin savunucusu olduğunu iddia eden Eskişehir vekillerine tekrar sesleniyorum. Başta Utku Çakırözer'e sesleniyorum. Verdiği "evet" oyu tarih sayfalarına kara liste olarak net olarak not edilmiştir ve tarih bunun elbet bir gün karşılığını verecektir. Millet fakruzaruret içerisinde harap ve bîtap düşmüşken sizler talimatı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten mi, yoksa emperyalist güçlerin maşalarından mı alıyorsunuz? Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten talimatı alan herkes biliyor ki ülkenin geleceğini tayin edecek Türk milletidir; hiçbir odak, hiçbir mihrak bu geleceği bu tip karanlık tablolara sevk edemez. Zafer Partisi, kurulduğu ilk günden itibaren her türlü olumsuz koşula, baskılara ve yaptırımlara rağmen inancından ve ideallerinden zerre taviz vermeden Atatürk Cumhuriyetini tekrar tesis etmek amacıyla gece gündüz demeden çalışmaya devam etmektedir. Bu vesileyle vatansever Türk milletini Zafer Partisi çatısı altında millî mücadeleye tekrar davet ediyorum. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak, 30 Ağustos 1922'de Atatürk'ün başkomutanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz'un zaferinin yıl dönümünde, Eskişehir halkını saat 16.00'da Ulus Anıtı'nda bekliyoruz. Bayraklarımızla, haykırışlarımızla, teröre karşı duruşumuzla birlikte hareket edeceğiz, ülkeyi böldürmeyeceğiz. Millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar olması için tüm gücümüzle birlikte çalışacağız. Gelin, Türk milletinin zaferini birlikte inşa edelim. Hepinize teşekkür ediyorum."

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Türkiye Cumhuriyeti Pazarlık Konusu Yapılamaz!" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Türkiye Cumhuriyeti Pazarlık Konusu Yapılamaz!"

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" söylemleriyle gündeme gelen süreç ve TBMM’ye sunulan sözde "Çerçeve Yasa" taslağına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Ulucan, terör örgütleriyle müzakere edilemeyeceğini belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği İmralı'dan gönderilen mesajlarla belirlenemez" dedi. "Terörle Pazarlık Yapılamaz, Devlet Taleplere Göre Şekillendirilemez" Sürecin başından bu yana duruşlarını bozmadıklarını ifade eden Serdar Ulucan, kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelere ve milletten saklanan hazırlıklara tepki gösterdi. Meseleyi bir devlet ve egemenlik sorunu olarak niteleyen Ulucan, şu ifadeleri kullandı: "İYİ Parti olarak ilk günden beri açıkça söyledik: Terörle pazarlık yapılmaz, teröristle müzakere edilmez. Mesele, silahla ve kanla elde edilemeyenlerin siyaset masasında elde edilmesine kapı açmaktır. Şehitlerimizin emanetini, gazilerimizin onurunu ve Türk milletinin adalet duygusunu hiçe saymaktır. Biz buna asla izin vermeyeceğiz." "Kimse Bize 'Barış' Diyerek Tavizi Kabul Ettiremez" Milli egemenliğin ve üniter devlet yapısının tartışmaya açılamayacağını vurgulayan Ulucan, İYİ Parti'nin durduğu yeri şu sözlerle özetledi: ''Türk milletinin geleceği terör örgütlerinin taleplerine göre şekillendirilemez. Kimse "barış" ya da "Terörsüz Türkiye" sloganları altında Cumhuriyetimizin temel değerlerinden taviz verilmesini kabul ettiremez. Terörist teröristtir, devlet de devlettir. Gerçeğin adı ambalajlarla değiştirilemez.'' "İYİ Parti Cumhuriyet'in Nöbetindedir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun liderliğinde mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Serdar Ulucan, açıklamasını şu mesajla tamamladı: "Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun liderliğinde İYİ Parti olarak nerede durduysak bugün de oradayız. Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz değildir. İYİ Parti milletinin yanında, Cumhuriyet'in nöbetindedir. Ne Cumhuriyetimizi pazarlık masasına bırakacağız ne de Türkiye’nin geleceğini teslim edeceğiz. Herkes şunu bilsin ki: İhanetin zaman aşımı yoktur!"

İYİ Parti Eskişehir Gençlik Kolları’ndan "Çerçeve Yasa" Tepkisi Haber

İYİ Parti Eskişehir Gençlik Kolları’ndan "Çerçeve Yasa" Tepkisi

​İYİ Parti Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mert Burak Şık, TBMM gündemine gelen "Terörsüz Türkiye" adıyla sunulan çerçeve yasaya sert tepki gösterdi. Şık, "Şehit ailelerimizin gözyaşlarını ve Türk milletinin iradesini bir ihanet sürecine kurban ettirmeyeceğiz" dedi. ​​Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde tartışmalara yol açan ve kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan çerçeve yasa teklifine yönelik tepkiler büyüyor. İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan, İl Gençlik Kolları Başkanı Mert Burak Şık ve İYİ Parti heyeti şehitlik ziyaretinde bulundu. Ziyaretin ardından açıklama yapan İl Gençlik Kolları Başkanı Şık şu ifadelere yer verdi; "Büyük Türk milleti, aziz yurttaşlarımız! Geçtiğimiz günlerde Türk milletinin mutlak egemenliğinin tecelligahı olan Gazi Mecliste, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bölünmez bütünlüğüne ve Türk Milletinin geleceğine kastetmek üzere vahim bir adım atıldı. Kamuoyuna "Terörsüz Türkiye" adıyla ambalajlanarak sunulan, barış söylemleriyle maskelenen ancak özünde ihanet yasası olan bu "çerçeve yasa", milli iradeye rağmen Meclis'ten geçirilmeye çalışılıyor! Tüm kılıflara rağmen Türk milleti bilmektedir ki gerçekte bu yasa; terör örgütü üyelerine alan açan, devletin otoritesini zaafiyete uğratan ve bölünmez bütünlüğümüze kastedilen açık bir ihanet yasasıdır! Kıymetli Vatandaşlarımız; Yakın tarih de bize göstermektedir ki terörle mücadele kapalı kapılar ardında, kirli pazarlık masalarında yapılamaz. Bölücü terör örgütüyle müzakere yürütmek, taviz vermek veya bu sürece kanuni zemin hazırlamaya kalkışmak, bu topraklar uğruna can vermiş binlerce şehidimizin aziz hatırasına açık bir saygısızlıktır. Şehit ailelerimizin gözyaşlarını, gazilerimizin onurunu ve Türk milletinin iradesini bir çerçeve yasaya, bir ihanet sürecine kurban ettirmeyeceğiz! Buradan açıkça ilan ediyoruz: Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Ey Türk Gençliği!" diyerek omuzlarımıza yüklediği mukaddes vazifenin bilincindeyiz! Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bölünmez bütünlüğünü, Türk milletinin bağımsızlığını hedef alan hiçbir girişimi kabul etmiyoruz! Türk milletinin kaderi, gizli ajandalara ve terör tüccarlarının insafına bırakılamaz. Bu yasaya el kaldıranlar, ihanetin altına imza atanlar iyi bilsin: Aziz Türk milletinin neferleri olarak biz bu oyunu bozacağız! Türk milletinin iradesine kastedilmesine müsaade etmeyeceğiz! Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel ilkelerinden tek bir taviz dahi vermeyeceğiz! Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun belirttiği gibi: İhanetin Zaman Aşımı Yoktur!"

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan:"Teröristle Müzakere Edilmez, Mücadele Edilir" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan:"Teröristle Müzakere Edilmez, Mücadele Edilir"

​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, TBMM gündemine getirilen "çerçeve yasa" tartışmaları ve terörle müzakere süreçlerine yönelik bir basın açıklaması yaptı. Açıklamasında "Teröristle müzakere edilmez, teröristle mücadele edilir" vurgusu yapan Ulucan, millet iradesinin hiçbir siyasi hesabın perdesi yapılamayacağını belirtti. ​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, son günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınan ve kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak adlandırılan düzenlemelere ilişkin sert bir açıklama yaptı. Mesele yalnızca bir kanun teklifi olarak görmediklerini belirten Ulucan, durumun Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, milli egemenliğini, hukuk devletini ve Gazi Meclis’in itibarını ilgilendiren tarihi bir kırılma noktası olduğunu ifade etti. Ulucan açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Son günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilen ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak adlandırılan düzenleme ile ardından yapılan açıklamalar, milletimizin vicdanında derin bir yara açmıştır. İYİ Parti olarak ilk günden beri ifade ettiğimiz gibi; mesele yalnızca bir kanun teklifi değildir. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, milli egemenliğini, hukuk devletini ve Gazi Meclis’in itibarını doğrudan ilgilendiren tarihi bir kırılma noktasıdır. Terörle mücadelede on binlerce şehit vermiş, binlerce gazisinin fedakârlığıyla ayakta kalmış bu devletin geleceği; İmralı’nın beklentilerine göre değil, Büyük Türk Milleti’nin iradesi doğrultusunda şekillenmelidir. Sayın Devlet Bahçeli’nin “Öcalan umuda, Ahmetler göreve, Demirtaş evine dönmelidir.” sözleri ve çerçeve yasaya attığı imzayı “bin yıllık kardeşliğin tescili” olarak nitelendirmesi, milletimizin hafızasında derin bir sorgulamayı da beraberinde getirmiştir. Biz açık ve net söylüyoruz: Teröristle müzakere edilmez, teröristle mücadele edilir. Bebek katiline bugün “umut hakkı” tanımaya kalkanlar, terör örgütü mensuplarının serbest bırakılmasını isteyenler; önce vicdanlarına, sonra da akıllarını kimlere teslim ettiklerini sorgulamalıdır. Kardeşliğin teminatı; terör örgütleriyle pazarlık yapmak değil, hukukun üstünlüğünü tesis etmek, adaleti sağlamak ve devlet otoritesini tavizsiz şekilde korumaktır. Daha vahimi ise, milletvekillerine içeriğini dahi görmedikleri metinlerin imzalatılmasıdır. Milletin emaneti olan irade, hiçbir kişi ya da yapının talimatıyla teslim alınamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi, millet adına karar verir; başka odakların onay makamı değildir. Bir tarafta yıllardır haklarını arayan gazilerimiz, diğer tarafta terör örgütü mensuplarına yönelik hazırlanan düzenlemeler… Gazilerimizin haklarının aynı takvim içerisinde gündeme getirilmesi, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin vicdanını yaralamaktadır. Şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin fedakârlığı hiçbir siyasi hesabın vicdan perdesi yapılamaz. Bugün çocuklarımızı uyuşturucuya, çetelere ve umutsuzluğa mahkûm eden anlayış; ekonomiyi, adaleti ve devlet kurumlarını zayıflatan anlayışın ta kendisidir. Türkiye’nin gerçek gündemi; terör örgütleriyle pazarlık değil, milletimizin geçim derdi, gençlerimizin geleceği ve adaletin yeniden tesis edilmesidir. Bizler, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında; üniter devlet yapımızdan, Lozan’ın kazanımlarından, milli egemenliğimizden ve şehitlerimizin emanetinden asla taviz vermeyeceğiz. Eskişehir’den bir kez daha haykırıyoruz: Cumhuriyet pazarlık konusu değildir. Terör meşrulaştırılamaz. Millet iradesi kiraya verilemez. Teröriste umut hakkı değil, hukuk önünde hesap vermek düşer. Bizim ittifakımız; makamların, koltukların ve siyasi hesapların değil, büyük Türk milletinin vicdanındadır. Dün olduğu gibi bugün de yarın da; devletimizin birliği, milletimizin bütünlüğü, Cumhuriyetimizin haysiyeti ve evlatlarımızın geleceği için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki; Oy çoğunluğun olabilir, ancak hüküm tarihin, son söz ise büyük Türk milletinindir."

AHPADİ'den Eskişehir Milletvekillerine "Çerçeve Yasa" Çağrısı Haber

AHPADİ'den Eskişehir Milletvekillerine "Çerçeve Yasa" Çağrısı

AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş, içeriği kamuoyundan ve milletvekillerinden gizlenen "çerçeve yasa" taslağına sert tepki gösterdi. Ektaş, Eskişehir milletvekillerine açık çağrıda bulunarak taslağa karşı durmaya davet etti. ​AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş, son günlerde tartışma yaratan ve TBMM'ye sunulacağı belirtilen içeriği belirsiz "çerçeve yasa" taslağına ilişkin Eskişehir'de bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, sürecin şeffaf yürütülmediğini ve terörle müzakere edildiğini savunan Ektaş, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ektaş açıklamasında; "Hiç kuşku yok ki, vatanını seven herkes, kırk yılı aşkın bir süredir başımıza bela olan etnik bölücüterörün sona ermesinden büyük mutluluk duyacaktır. Bu nedenle “Terörsüz Türkiye” başlığıyla ilan edilen yeni dönem toplumumuzun bir bölümünde beklenti yaratmıştır. Sürecin ilk gününden bugüne kadar AHPADİ olarak bizim ve Atatürkçü, Cumhuriyetçi çizgideki diğer demokratik kitle örgütlerinin yaptığı tüm basın açıklamalarında terörle, teröristle pazarlık olmayacağı, mücadele edileceği vurgulandı. Türk Milletinin ortak hissiyatları doğrultusunda teröristbaşına ve teröristlerine af çıkarılmaması gerektiğini işaret edildi. Ancak, Devlet Bahçeli’nin terörsüz Türkiye söylemiyle gündeme getirdiği süreç, her yönüyle PKK ve terör örgütüyle müzakere, pazarlık görünümüyle devam etti. Süreç şeffaf olmayan, Milletten gizlenen karar ve uygulamalarla adım adım ilerletiliyor. Son olarak gündeme bir çerçeve yasa geldi. Kamuoyuna yansıyan bilgilerden ve yapılan açıklamalardan, içeriği belirsiz yasa taslağının kimler tarafından hazırlandığını bilmemekle beraber, terörist başına sunulduğunu, onunla müzakere edildiği ve uygun görüşünün alınmasından sonra meclise sunulma gayretine girildiğini öğrendik. Teröristbaşı bu yasa taslağının; “en az Cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme sürecinin başlangıcı olduğunu, demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralayacağını” söylemektedir. Teröristbaşının demokratik cumhuriyete yüklediği anlamın; etnisiyetçi, çok ana dilli, federatif bir Anayasaya sahip Cumhuriyet olduğu gerçeği ışığında, açıklamasından da bu çerçeve yasanın da etnisiyetçi, çok ana dilli, federatif bir Cumhuriyet yolunda ilk önemli yasal düzenleme olduğunu anlıyoruz. Yine, kamuoyuna yansıyan bilgilerden bu yasa ile 3.500 civarında PKK’lı mahkumun serbest bırakılacağını, TCK 302/1’de düzenlenen “Devletin Birliğini ve Bütünlüğünü Bozma” suçunun PKK’lı teröristler yönünden suç olmaktan çıkarılacağını öğreniyoruz. Çerçeve yasanın Milletten ve TBMM’den gizlenmesinin, mecliste grubu bulunan partilere somut düzenlemelerin gösterilmesi yerine bilgilendirme yapılarak destek istenilmesinin, AKP ve MHP Milletvekillerine içeriği okutulmadan önergeye imzalarının alınmasının nedeni bizce içerdiği şifrelerdir. AK Parti Eskişehir Milletvekillerinin, Partilerinin aldıkları karara karşı direnme gücü göstermeyeceklerini, taslağı okumadan itirazsız imzalayacaklarını, Genel Kurulda da evet oyu vereceklerini düşünüyoruz. Bu nedenle bizler, bizleri temsile eden diğer Eskişehir Milletvekillerimize, her fırsatta Cumhuriyetçi, Atatürk’ün mirasçısı olduklarını belirten Sayın Süllü, Sayın Çakırözer ve Sayın Arslan’a sesleniyoruz. Sayın Süllü, Sayın Çakırözer, Sayın Arslan; önümüzdeki hafta TBMM’ye geleceği söylenen ancak içeriği sizlerden gizli tutulan “çerçeve yasa”nın sizlerden neden gizli tutulduğunu mutlaka merak etmişsinizdir. Bu yasadan terörsitbaşının haberi varken neden bizim haberimiz yok sorusunu sormuşsunuzdur. Sayın Süllü, Sayın Çakırözer, Sayın Arslan; nerede durduğunuzu, milletin hangi tarafını temsil ettiğinizi, bizden 2023 yılında aldığınız oylardan doğan irademizi meclise yansıtıp yansıtmayacağınızı, AKP-MHP tarafından hazırlanıp teröristbaşıyla müzakere edilen çerçeve yasaya karşı vereceğiniz oyla sınayacağız. İrademize saygılı olacağımız umuyoruz. Demokratik cumhuriyet zokasıyla Türk Milletine kurulan tuzağa düşmeyin. Terörü ödüllendirmeyin, teröristleri cesaretlendirmeyin. Meclisi yok sayan bu taslağa hayır deyin."

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Ülke Kuruluş Felsefesine Tekrar Dönsün" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Ülke Kuruluş Felsefesine Tekrar Dönsün"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, parti binasında düzenlediği basın toplantısında ülke ekonomisinden anayasa tartışmalarına, iç politika gelişmelerinden yerel ve ulusal gündeme kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin mevcut yönetim anlayışıyla ciddi bir ekonomik ve siyasi buhran yaşadığını belirten Demir, iktidara ve muhalefete yönelik sert eleştirilerde bulundu. ​Enflasyon Verileri ve Halkın Yaşadığı Gerçekler ​Basın açıklamasının ekonomi bölümünde Temmuz ayı enflasyon verilerini değerlendiren İl Başkanı Hasan Demir, TÜİK ile ENAG rakamları arasındaki uçuruma dikkat çekti. TÜİK'e göre aylık enflasyonun yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75; ENAG verilerine göre ise aylık yüzde 3,07, yıllık yüzde 50,49 olduğunu hatırlatan Demir, iki kurum arasındaki bu farkın halkın yaşamını doğrudan etkilediğini vurguladı. ​Hasan Demir, "Halkın içerisine girdiğiniz zaman bu verileri çok daha rahat, hatta iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Çünkü dün 5 liraya aldığınız bir ürünü bugün 5 liraya alamıyorsunuz. Bunlar gerçek ve bu gerçeklerle yüzleşmek istemeyen hükümet, sürekli para politikalarıyla ülkeyi yönetme telaşında, üretimden uzaklaşmış durumda. Ülke fiili olarak ekonomik bir ambargonun içerisinde" ifadelerini kullandı. ​Alım Gücü ve Küresel Sıralamalar Geriliyor ​Türkiye'nin uluslararası alandaki ekonomik konumunu 2002, 2015 ve günümüz kıyaslamalarıyla aktaran Demir, ülkenin her geçen yıl geriye gittiğini şu verilerle paylaştı: ​Alım Gücü: 2002 yılında dünyada 78. sırada olan Türkiye, 2015'te 68. sıraya yükselmişken; 2017 Başkanlık Referandumu sonrasında 90. sıraya geriledi. ​Gıda ve Beslenme: 2002'de 75. sıradayken, 2015'te 62. sıraya çıkıldı; günümüzde ise 95. sıraya düşüldü. ​Barınma: 72. sıradan 110. sıraya gerileme yaşandı. ​Akaryakıt: 2002'de 82. sırada yer alan Türkiye, mazot fiyatlarının 84 TL'yi bulduğu günümüzde 87. sıraya geriledi. Brüt asgari ücretle sadece 446 litre dizel yakıta ulaşılabildiğini belirten Demir, iktidarın "Türkiye uçuyor" söylemlerinin gerçekleri yansıtmadığını dile getirdi. ​Sektörel bazda esnafın maliye baskısı ve fahiş kiralarla, çalışanların gıda enflasyonuyla, tarımsal üreticilerin girdi maliyetleriyle, sanayicilerin ise enerji ve rekabet sorunlarıyla boğuştuğunu belirten Demir, ekonomik yozlaşmanın aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir çöküşü tetiklediğini söyledi. ​"Sözde Terörsüz Türkiye" ve Anayasa Tartışmaları ​Konuşmasının ikinci bölümünde "Terörsüz Türkiye" söylemiyle yürütülen süreçleri eleştiren Hasan Demir, Ekim 2024'ten bu yana gündeme getirilen anayasa değişikliklerini ve çerçeve yasa tartışmalarını eleştirdi. İmralı ile yürütülen temaslara ve yeni paradigmalar üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösteren Demir, anayasanın ilk dört maddesi ile özellikle üniter yapıyı koruyan kritik maddelerin hedef alındığını vurguladı: ​Madde 10 (Eşitlik İlkesi): Herkesin kanun önünde eşit olduğunu belirten bu maddenin, son yıllarda muhalif kadrolara karşı araçsalize edildiğini ifade etti. ​Madde 42 (Eğitim ve Öğretim Hakkı): Türkçeden başka hiçbir dilin eğitim ve öğretim kurumlarında ana dil olarak okutulamayacağını, dilin en büyük birleştirici unsur olduğunu hatırlattı. ​Madde 66 (Vatandaşlık Hukuku): "Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşlığı olan herkes Türktür" ilkesinin ve milli üniter yapının hedef alındığını dile getirdi. ​Türk milletinin ferasetiyle bu oyunları boşa çıkaracağını belirten Demir, geçen hafta Şanlıurfa'da bir aşiret düğününde takıların tamamının gazi, şehit ve korucu ailelerine bağışlanmasını örnek göstererek Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhunu her daim koruyacağını ifade etti. ​Siyasette Güven Krizi ve Yeni Siyasi Gelişmeler ​Siyaset kurumuna olan güvenin son yıllarda ciddi bir erozyona uğradığını belirten Hasan Demir, bireysel menfaatler uğruna yapılan siyasi transferleri ve ilkesiz ittifakları eleştirdi. Eskişehir'de Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılarak yeni bir siyasi hareket başlatanların açıklamalarına da değinen Demir, Zafer Partisi olarak Atatürk, Cumhuriyet ve İstiklal Harbi çizgisinden taviz vermediklerini vurguladı. ​Hasan Demir sözlerini şu çağrıyla tamamladı: ​"Biz istiyoruz ki bu ülke gerçekten kuruluş felsefesine tekrar dönsün. Biz, bu felsefeyle ülkenin ne gibi ivmeler kazanacağını bilen yegane siyasi parti olarak başta Genel Başkanımız Ümit Özdağ olmak üzere tüm kadrolarımızla Cumhuriyete ve milli üretim yapısına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hep birlikte Türk milletini tekrar müreffeh seviyeye ulaştıracağız."

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer’den “Terörsüz Türkiye” Sürecine Tepki Haber

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer’den “Terörsüz Türkiye” Sürecine Tepki

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, düzenlediği basın toplantısında gündemdeki "Terörsüz Türkiye" başlığı altında yürütülen süreçlere sert eleştiriler yöneltti. Açıklamasına Ankara Güvenpark’taki eylemlerde fenalaşarak hayatını kaybeden 1993 Bingöl şehitlerinden Gazi Erdal Özdemir’in vefatıyla başlayan Yer, sürecin şehitlerin ve gazilerin hatıralarına haksızlık olduğunu savundu. ​Gürol Yer konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Yerel öncelikli ilçe ve insanımızın sorunlarını ele aldığımız toplantılarımız serisinin bu haftasında farklı bir konuya değiniyoruz. Milletimizin hemen her ziyarette ve her temasımızda gündeme getirdiği, sahip olduğumuz bilinç gereği görüş belirtmeyi zorunlu gördüğümüz “Terörsüz Türkiye” başlığı altında yürütülmeye çalışılan sürece ilişkin değerlendirmelerimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Konuyla bağlantılı olarak açıklamamıza acı bir taziye haberiyle başlamak istiyoruz. Gazi Erdal Özdemir, 1 Ağustos günü tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Gazi Erdal Özdemir kimdir, biliyor musunuz? Bugünlerde kutsanan ve insan yerine konulan bebek katili liderliğindeki bölücü narko terör örgütü tarafından 1993 yılında Bingöl’de 33 silahsız erin şehit edildiği saldırıdan sağ kurtulan üç askerimizden biriydi Gazi Erdal Özdemir. Denizli’de yaşıyordu. 23 gündür Ankara Güvenpark’ta haklarını alabilmek için eylem yapan er, şehit yakını ve gazilerin ses duyurma sürecine katılarak, terörle mücadelede şehit ya da gazi olan ancak er statüsünde oldukları için birçok haktan yararlanamayan silah arkadaşlarına destek olmak amacıyla memleketi Denizli’den Ankara’ya gelmişti. Eylemin üçüncü gününde fenalaşarak hastaneye kaldırılan Gazimiz Erdal Özdemir, geçtiğimiz cumartesi günü tedavi gördüğü hastanede Hakk’ın rahmetine kavuştu. Gazimize rahmet ve minnet, ailesine ve milletimize sabır diliyoruz. Maalesef gazimiz; devletimiz için uzvunu vermiş, fedakârlık yapmış, kurşun yemiş ve katliamdan kurtulmuş; ancak kendisine reva görülen umursamazlık ve ayrımcılıktan kurtulamadan bu dünyadan göçmüştür. Bizlere hakkını helal etmiş midir, bunu milletimizin vicdanına bırakıyoruz. İşte Ankara Güvenpark’ta 22 gündür eşit hak mücadelesi veren er, gazi ve şehit yakınlarının yaşadığı tabloya sebep olan; dünyanın birçok ülkesinde terör örgütü listesinde bulunan, ABD ve İsrail’in operasyon aparatı olarak nitelendirilen, Uzak Doğu ve Orta Doğu uyuşturucu ticareti güzergâhının önemli bölümünü kontrol eden ve ülkemizin yaşadığı pek çok acının sorumlusu olan narko terör örgütü; Türk Silahlı Kuvvetleri ile devletine bağlı vatandaşlarımızın iradesi sayesinde bitirilme aşamasına gelmişken, son süreçte kutsanmakta, muhatap alınmakta ve talepleri yerine getirilerek yeniden canlandırılmak istenmektedir. Yine maalesef İmralı’da bulunan narko terörist ve bebek katili, fikir kaynağı, referans noktası, danışma ve onay makamı hâline getirilmektedir. Türk evlatlarını her türlü yöntemle katleden, yaralayan ve uluslararası bir maşa olarak nitelendirdiğimiz bu yapı; Türk askeri ve devlet iradesinin uzun mücadelesi sonucunda etkisiz hâle getirilmişken, yok edilmesine ramak kalmışken, bir proje kapsamında yeniden kurtarılmak ve canlandırılmak istenmektedir. Bu duruma yasal zemin oluşturacak kök yasa ve çerçeve yasa taslağı hazırlanmakta, İmralı’daki terör örgütü elebaşının onayı alınarak Türk milletinin iradesinin tecelli ettiği Gazi Meclis’e getirilmek istenmektedir. Değerli katılımcılar, Büyük Türk milleti bu dayatmayı kabul etmiyor, etmeyecektir. Bunu her ortamda insanlarımız dile getiriyor. Biz de İYİ Partililer olarak bugün buradan aynı iradeyi ortaya koyuyoruz. Millet iradesinin temsil yeri olan Yüce Meclisi bebek katilinin ayağına götürenlere sesleniyoruz. Eğer yüreğiniz yetiyorsa, fikirlerinize bu kadar güveniyorsanız, detaylarla uğraşmayın. Getirin sandığı, bu hassas konuyu millete sorun. Bakalım nasıl bir cevap alacaksınız. Önce şehitlerimizin köylerine ve mahallelerine gidin. Gündoğdu’ya sorun, Çankaya’ya sorun, Orhangazi’ye sorun, Bozan’a sorun, Osmaniye beldemize sorun, Ayvalı’ya sorun, Gümüşkonağa sorun, Mihalıççık’a sorun. Ama soramazsınız. Çünkü alacağınız cevabı siz de çok iyi biliyorsunuz. Asıl amacınızın, kurduğunuz düzeni devam ettirebilmek için bu hassas konuyu kullanarak aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin hatıralarını şahsi menfaatlerinize alet etmek olduğu açıktır. Bölgede ve vatanın her köşesinde devletinin yanında duran vatandaşlarımızı da yanlış tercihleriniz sonucunda yine kaderleriyle baş başa bırakacaksınız. Bunun benzeri birinci çözüm sürecinde yaşandı. Sonucunda 792 vatan evladı, yapılan hataları telafi etmek ve vatan topraklarını geri almak için canını feda etti, binlercesi gazi oldu. Ancak bundan ders çıkarılmadı. Bir talimat geldi ve aynı anlayış yeniden ortaya çıktı. Tabelalardan “T.C.” ibaresinin kaldırılmasına, Andımız’ın okutulmamasına, “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazılarının silinmesine ve vatanın dört bir yanına milyonlarca davetsiz misafirin yerleşmesine sessiz kalanlar, bugün bir anda barış savunucusu ve gelecek tasarlayıcısı oldular. Biz İYİ Partililer olarak bu samimiyetsizliği ve art niyeti kabul etmiyoruz. Etmeyeceğiz ve bunu her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Şahsi menfaatleriniz uğruna bu vatanı ve bu milleti siyasi hesaplarınıza kurban ettirmeyeceğiz. Buna karşı duracağız. 27 Haziran Cumartesi günü Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu bayrağı göndere çekti. Ankara Tandoğan Meydanı’nda Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüz binlerce vatandaş bu sürece “hayır” dedi. “Yaşasın Türk milleti, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.” ifadeleri meydanı doldurdu. Şimdi ikinci adım olarak 16 Ağustos’ta Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı’nda yine yüz binlerce vatandaşımızla birlikte bu projeye “hayır” diyeceğiz. Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun göklere kaldırdığı bayrağı elden ele tüm Anadolu’ya taşıyacağız. Şehitlerimize sahip çıkacağız, gazilerimizle omuz omuza yürüyeceğiz ve milletimizin millî ve manevi değerlerini bir gecede ortaya çıkan projelere teslim etmeyeceğiz. Yüce Meclis’teki 28 milletvekilimizle, meydanlardaki yüz binlerce vatandaşımızla, köylerde ve mahallelerde bu sürece karşı duracağız. Biz İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatı olarak kapı kapı, cadde cadde, sokak sokak itirazımızı anlatacağız. Menfaat peşinde koşanları milletimize şikâyet edeceğiz. Bakın, burada yüzlerce Eskişehir evladı var. Hepsi vatan uğruna şehit olmuş, bir o kadarı da gazi olmuştur. Hiç düşünmeden kendini öne atmış, bayrağı ve vatanı için canını ortaya koymuştur. İşte Türk milliyetçileri olarak bugün bizim için vefa vaktidir. Tüm irademiz ve inancımızla şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetlerine sahip çıkma zamanıdır. Mücadelelerinin anlamını ve aziz hatıralarını milletimize yeniden hatırlatmak için bu görselleri ve bu destanları ilçemizin her mahallesine taşıyacağız. İnsanlarımızın görmesini, hatırlamasını sağlayacağız. Oluşturulan bu akına karşı siper olacağız. Cesur bir iradeyle dimdik duracağız. Kabul etmediğimiz emperyalist uygulama ve projeleri reddedeceğiz. Ve diyoruz ki: Türk milleti ve Türk vatanı azizdir, çok kıymetlidir. Şahsi ikbal hesapları bizi bağlamaz. Asıl olan millet iradesidir. Son kuvva kırılmadıkça, son Yörük ateşi sönmedikçe Türk’ün umudu vardır, var olacaktır ve başaracaktır. Katılımınız ve sesimizi duyurmanıza vesile olmanızdan dolayı teşekkür ediyor, saygılar sunuyoruz. Yaşasın Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bizlere emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti.”

ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci: "Cumhuriyet Pazarlık Konusu Yapılamaz!" Haber

ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci: "Cumhuriyet Pazarlık Konusu Yapılamaz!"

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, Genel Merkez tarafından hazırlanan "Çerçeve Yasa" taslağına ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinden ve kurucu değerlerinden asla taviz verilmeyeceğini vurguladı. ​"Tarihin Hükmünden Hiç Kimse Kaçamaz" ​ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından yapılan açıklamada, son günlerde gündeme gelen yasal düzenleme tartışmalarına net bir mesafede durulduğu belirtildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin terörle müzakere edilerek değil, Kurtuluş Savaşı’nın zaferiyle kurulduğunun altı çizilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: ​"Bu devletin tapusu şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakârlığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimleridir. Terör örgütü elebaşına veya terör suçlarından hüküm giymiş kişilere ayrıcalık sağlayabilecek hiçbir düzenleme kabul edilemez." ​"Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılı Şekillendiriliyor" ​Bugün alınacak kararların Cumhuriyet’in geleceğini doğrudan etkileyeceğini belirten Başkan Mehmet Avcı, millet vicdanını yaralayacak girişimlerin tarih önünde meşruiyet kazanamayacağını ifade etti. Açıklamada, Gazi Meclis’in temel sorumluluğunun günü kurtarmak değil, Cumhuriyet’i yaşatmak olduğu hatırlatıldı. ​ADD Eskişehir Şubesi’nden Kırmızı Çizgi Vurgusu ​Kuvayı Milliye geleneğinin mirasçıları olarak susmayacaklarını belirten ADD Eskişehir Şubesi, şu ilkelerin altını çizdi: "Cumhuriyet pazarlık konusu değildir. Şehitlerimizin emaneti müzakere edilemez. ​Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı ve laik hukuk devleti niteliği tartışmaya açılamaz." ​Açıklama, "Ya İstiklâl Ya Ölüm!" parolasıyla, ne teröre teslim olunacağı ne de Türk milletinin birliğinin pazarlık konusu yaptırılacağı mesajıyla son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.