SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çanakkale

Porsuk Haber Ajansı - Çanakkale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çanakkale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Gelincik Çiçekleri 1915" İle Çanakkale Ruhu Sahnede Yeniden Hayat Buldu Haber

"Gelincik Çiçekleri 1915" İle Çanakkale Ruhu Sahnede Yeniden Hayat Buldu

Odunpazarı Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü Sunuculuk Atölyesi ile Halk Dansları Topluluğu tarafından, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kapsamında düzenlenen “Gelincik Çiçekleri 1915” isimli program, izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Şehitlerimizin aziz hatırasına ithaf edilen gece, sanatın ve tarihin iç içe geçtiği anlamlı bir anma programı olarak hafızalarda yer etti. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar ve çok sayıda Eskişehirlinin katıldığı programın sunumunu Sunuculuk Atölyesi’nden Nurgün Karahan yaptı. Karahan tarafından yapılan sunumda, Çanakkale–Gelibolu Yarımadası’nda bahar aylarında açan gelincik çiçeklerinin taşıdığı anlam vurgulandı. Savaşın izlerini taşıyan topraklarda açan her bir gelinciğin, şehitlerimizin hatırasını simgelediği ifade edilerek, “Her gelincik, bu vatan uğruna toprağa düşen bir askerin sessiz selamıdır.” sözleri salonda derin bir etki yarattı. Gecede, 7 Şubat 2026 tarihinde Çanakkale’ye gerçekleştirilen ziyaret sırasında Odunpazarı Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü ekipleri tarafından çekilen görüntülerden oluşan video da izleyicilerle paylaşıldı. Odunpazarı Belediyesi ekiplerinin Gelibolu’da gerçekleştirdiği bu anlamlı ziyarette şiirler okunup destanlar seslendirilirken, halk dansları gösterileriyle de o ruh yerinde yaşatıldı. Herhangi bir tanıtım yapılmamasına rağmen törene çevreden katılan vatandaşların duygulanarak alkışlarla eşlik etmesi, yaşanan anların etkisini bir kez daha ortaya koydu. ÇANAKKALE RUHU YENİDEN CANLANDIRILDI Program akışı boyunca Sunuculuk Atölyesi Eğitmeni Serpil Mercan Vurucu ve Sunuculuk Atölyesi üyeleri tarafından sahnelenen şiir dinletileri, canlandırmalar ve anlatılarla Çanakkale ruhu adeta yeniden canlandırıldı. Kahraman Türk kadınlarının fedakârlıkları anlatılırken, Nezahat Onbaşı’dan Mücahide Hatice Hanım’a, Gazi Fatma Çavuş’tan Safiye Elbi’ye kadar pek çok ismin hikâyesi izleyicilerle buluşturuldu. Seyit Onbaşı’nın destansı mücadelesi, “15’liler”in yürek burkan hikâyesi ve cephede yaşanan insanlık öyküleri sahneye taşındı. Halk Dansları Topluluğu’nun sergilediği çaydaçıra, seymen, Erzurum barı ve zeybek gösterileri geceye görsel bir zenginlik katarken, sahnedeki anlatımlarla bütünleşen performanslar izleyicilerden büyük beğeni topladı. Programın finalinde sahnelenen potpori halk oyunları gösterisi ve koro eşliğinde seslendirilen İstiklal Marşı ile oratoryo, salonda duygu dolu bir atmosfer oluşturdu. “ÇANAKKALE OLMASAYDI KURTULUŞ SAVAŞI KAZANILAMAZDI” Gecede Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da bir konuşma yaparak, Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askerî başarı değil, bir milletin bağımsızlık iradesinin en güçlü ifadesi olduğunu vurguladı. Konuşmasına geceyi düzenleyen eğitmenler Serpil Mercan Vurucu ve Oktay Şahin’i kutlayarak başlayan Başkan Kurt, şunları söyledi: “Bütün ekibi kutluyorum. Çok güzel bir değerlendirme yaptılar. Her ne kadar birileri unutturmaya çalışsa da Çanakkale, Mustafa Kemal Atatürk’süz olmaz. Bugün 18 Mart’ta radyolarda, televizyonlarda pek çok konuşma izleyeceksiniz, duyacaksınız. Bu konuşmaların içinde Mustafa Kemal Atatürk yoksa hiç dinlemeyin. Çanakkale, gerçekten bu arkadaşlarımızın sahneye taşıdığı bir hayat. Tüm Anadolu var ama koordinatör, organizatör ve kumandan Mustafa Kemal Atatürk’tür. Eğer Atatürk’ü Çanakkale’den çıkartırsanız, Çanakkale’yi o yaptığınız köprü gibi geçilir sanırsınız. Çanakkale, insan cesetleriyle doldurulan o denizdir; geçilemedi. Köprülerle falan Çanakkale geçilir diye dalga geçilmez. Çanakkale gerçekten geçilemez ve geçemiyorlar da zaten. Çanakkale olmasaydı, Kurtuluş Savaşı kazanılamazdı.” CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar da gecede konuşma yapan diğer isimler oldu. “Gelincik Çiçekleri 1915” programı, geçmişle bugün arasında kurduğu güçlü bağ ve sahneye taşıdığı derin anlamla izleyicilere hem gurur hem de hüzün dolu, unutulmaz bir gece yaşattı.

Çanakkale Siperlerinde Doğan Ruh Türkiye Cumhuriyeti’nin Ruhudur Haber

Çanakkale Siperlerinde Doğan Ruh Türkiye Cumhuriyeti’nin Ruhudur

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türk milletinin bağımsızlık ve onur mücadelesinin en büyük destanlarından biri olan Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde, başta Anafartalar kahramanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı, minnet ve bağlılıkla anıyoruz. Çanakkale’de verilen mücadele, yalnızca bir askeri savunma değil; emperyalizmin Anadolu’yu parçalama ve Türk milletini tarih sahnesinden silme girişimine karşı verilen varoluş mücadelesidir. Dünyanın en güçlü donanmaları ve emperyalist güçleri, Anadolu’nun yoksul fakat onurlu evlatlarının vatan sevgisi, kararlılığı ve fedakârlığı karşısında ağır bir yenilgiye uğramıştır. Çanakkale’de kazanılan zafer, Türk milletinin esareti asla kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu zafer aynı zamanda birkaç yıl sonra başlayacak olan Kurtuluş Savaşı’nın ve onun sonucunda kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihsel ve ideolojik temelini oluşturmuştur. Çanakkale’nin siperlerinde doğan ruh; ulusal egemenliğe dayanan, laik ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin ruhudur. Bu ruhun adı Kemalizm’dir. Bugün Çanakkale’yi anmak; yalnızca geçmişte kazanılmış bir zaferi hatırlamak değildir. Çanakkale’yi anmak; Cumhuriyet’e, laikliğe, ulusal egemenliğe ve tam bağımsız Türkiye idealine yönelen her türlü tehdide karşı uyanık olmak ve mücadele etmektir. Türk milleti bilmelidir ki; emperyalizmin yöntemleri değişse de hedefi değişmemiştir. Bu nedenle Çanakkale ruhu, bugün de Cumhuriyetimizi, laik devlet yapımızı ve Kemalizm devrimlerini koruma kararlılığımızın en güçlü ilham kaynağıdır. Bizler, Cumhuriyet’in yılmaz savunucuları olarak biliyoruz ki; Çanakkale’de yakılan bağımsızlık ateşi, Anadolu’da Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış, ardından Cumhuriyet devrimleriyle çağdaş ve laik Türkiye’yi yaratmıştır. Bu nedenle Çanakkale yalnızca bir zafer değildir; Çanakkale anti-emperyalist bir direnişin, ulusal egemenliğin ve Kemalist devrimin tarihsel manifestosudur. Başta büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale’de destan yazan tüm kahramanlarımızı Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yılında saygı ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyet’e ve Atatürk devrimlerine sahip çıkmak, Çanakkale’ye sahip çıkmaktır. Ne emperyalizme boyun eğeceğiz, Ne de Cumhuriyet’ten vazgeçeceğiz." Dünde bugünde Çanakkale Geçilmez!

Başkan Ataç: "Kadınların Hayatına Dokunmaya Devam Edeceğiz" Haber

Başkan Ataç: "Kadınların Hayatına Dokunmaya Devam Edeceğiz"

Tepebaşı Belediyesi bünyesinde bulunan ve ilki 2001 yılında açılan belde evleri dayanışmanın, paylaşmanın ve sosyalleşmenin merkezi olmayı sürdürürken kadınların hayatına dokunmaya da devam ediyor. Belde evi kursiyerlerinden Sevgi Bayer, “Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a teşekkür ediyorum. Bizleri evlerden çıkardı. Kendisi kadın dostu bir başkan. Hepimiz Başkanımızın arkasındayız” dedi. Tepebaşı bölgesinde yaşayan vatandaşların daha iyi hizmet alabilmesi, taleplerin yerine getirilebilmesi adına belirli noktalarda oluşturulan ve ilki 2001 yılında Fevzi Çakmak Mahallesi’nde açılan belde evlerindeki kurslar, gerçekleştirilen sosyal yardımlar ve kültürel faaliyetler ile büyük beğeni topluyor. Belde evlerinde; genç, yaşlı, kadın, erkek, çocuk binlerce vatandaş; eğitim, hobi, spor, müzik gibi kurslarından ücretsiz olarak yararlanabiliyor. Belde evlerinde bugüne kadar yetişkinler ve çocuklar için çok sayıda branşta kurs düzenlenirken bu kurslara on binlerce Eskişehirli katılım gösteriyor. Her yaştan insanı bir araya getiren, paylaşma ve yardımlaşma mutluluğunun yaşandığı belde evleri özellikle kadınların hayatına dokunarak hem sosyalleşmelerine hem de ev ekonomilerine katkı sunmalarına yardımcı oluyor. “Belde evleri hayatımda önemli bir yere sahip” Ferdi Zeyrek Yaşam Merkezi bünyesinde bulunan Yeşiltepe Belde Evi’ndeki kurslardan faydalanan 60 yaşındaki Sevgi Bayer de belde evlerinin hayatında önemli bir yere sahip olduğunu ifade ediyor. Evde yalnız yaşadığını ve belde evleri sayesinde sosyalleştiğini dile getiren Bayer, burada edindiği arkadaşlıkların ve sosyal ortamın kendisine büyük mutluluk verdiğini belirtiyor. “Evde televizyon izlemek yerine burada enerji depoluyorum” Örgü kurslarına katılan Bayer, “Belde evinde örgü kursuna katılıyorum. Daha önce bu tür kurslara katılmadım. Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç belde evlerini açtığından beri kurslara geliyorum. Buraya gelmeden önce evde duruyordum ya da bahçeye gidiyordum. Buradaki kurslar sayesinde evden çıkıyorum. Buraya gelip sosyalleşiyorum, arkadaş ediniyorum, çok memnunum. Bu kursa gelerek hem evime ek gelir sağladım hem yakın çevreme ördüklerimden hediye ettim. Evde boş durmayı sevmiyorum. Buraya geldiğim zaman sürekli fikir alıyorum. Sabahtan evimizin işini yapıyoruz. Öğleden sonra da burada dolu dolu vakit geçiriyorum. Evde televizyon izlemek yerine burada enerji depoluyorum” diye konuştu. “Ahmet Ataç Başkanımız bizleri evden çıkardı” Belde Evleri aracılığıyla ilk kez şehir dışına çıkma imkânı da bulduğunu aktaran Bayer, “Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’ın sağladığı imkanlarla Beypazarı’na, Anıtkabir’e ve Çanakkale’ye gittim. Duygu dolu anlar yaşadım oralarda. Çok güzeldi, çok memnunum. Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a teşekkür ediyorum. Bizleri evlerden çıkardı. Kendisi kadın dostu bir başkan. Hepimiz Başkanımızın yanındayız, arkasındayız” ifadelerini kullandı. “Kadınların hayatına dokunmaya devam edeceğiz” Belde evleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Ataç da, “Belde evlerimiz, yalnızca kurs verilen mekânlar değil; dayanışmanın, paylaşmanın ve bir arada olmanın en güzel örneklerinin yaşandığı yaşam alanlarıdır. Özellikle kadınların sosyal hayata katılması, kendilerini güçlü hissetmeleri ve üretime dâhil olmaları bizim için çok kıymetli. Burada kurulan dostluklar, paylaşılan mutluluklar ve kazanılan özgüven, doğru bir yolda ilerlediğimizi gösteriyor. Belde evlerimiz aracılığıyla kadınların hayatına dokunmaya, onları desteklemeye ve yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Çeltikte Yüzde 100’e Varan Oranda Zarar Var Haber

Çeltikte Yüzde 100’e Varan Oranda Zarar Var

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Çanakkale’nin Biga ilçesinde geçtiğimiz günlerde etkili olan dolu afetinin etkilerini yerinde inceledi. “2024 yılı çiftçilerimiz açısından her anlamda zor geçiyor. Çiftçilerimiz bir yandan ürettikleri ürünleri değerinde pazarlamakta sıkıntı yaşıyor, diğer yandan doğal afetlerle mücadele ediyor” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Yaşanan doğal afetlerden en çok çiftçilerimiz etkileniyor. Doğal afetler her zaman var oldu ve olmaya da devam edecektir. Fakat iklim değişikliğinin de etkisiyle son yıllarda sayısı ve şiddeti arttı. Türkiye’de 2011 yılında 324 adet doğal afet meydana gelmişken 2023 yılında bu sayı 1475’e ulaştı. 2024 yılının henüz ilk 8 ayında 900 adet doğal afet yaşandı. Bu afetlerin yüzde 22’si gibi önemli bir kısmını dolu afeti oluşturdu. Afetlere yalnızca sayı gözüyle de bakamayız. Çiftçilerimizin emeklerini ortaya koyarak ve yüklü miktarda borca girerek üretmeye çalıştıkları ürünlerin bir anda ziyan olması hem çiftçilerimiz hem de ülkemizin gıda güvencesi için çok büyük bir tehlikedir. “Çanakkale önemli bir tarım şehridir” “Çanakkale tarihi ve turistik bir şehir olmasının yanında önemli de bir tarım şehridir. 2023 yılı itibarıyla yulaf, sorgum, yem bezelyesi, İtalyan çimi gibi yem bitkilerini en çok üreten ilimiz Çanakkale’dir. Yine salçalık biber üretiminde birinci sıradadır. Şeftali üretiminde ikinci, çilek üretiminde üçüncü, çeltik, sofralık domates, şaraplık üzüm, armut ve ayva üretiminde dördüncü sıradadır. Genel olarak Çanakkale 28 bitkisel ürünün üretiminde ilk 5’tedir. Böylesine önemli bir tarım şehrinde yaşanan afetin faturası da büyük olur.” “Dolu afeti sonrası çeltikte yüzde 100’e varan oranda zarar var” “Biga’da yaşanan dolu afeti yaklaşık 45 bin dekarlık alanda etkili oldu. Bu alanda çeltik başta olmak üzere silajlık mısır, kışlık sebzeler, zeytin ve diğer meyveler yetiştiriliyor. Fakat dolu afetinin etkili olduğu alanın takribi yüzde 90’ını çeltik oluşturuyor. Çanakkale’de üretilen çeltiğin yüzde 68’i de Biga’da üretiliyor. Çeltikte yüzde 100’e varan bir zarar söz konusudur. Gönen ve Biga barajlarının en fazla suladığı bu bölgede zarar gören alanın Biga’nın toplam tarım alanının yaklaşık 3’te birine tekabül ettiği dikkate alındığında bu felaketin ilçe ekonomisinde çok büyük kayıplara yol açtığı görülecektir. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için bugün Biga’daki üreticilerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Her zaman dediğimiz gibi, çiftçilerimiz devlet destekli tarım sigortasından faydalanmalı; ürününü, gelirini ve geleceğini sigorta altına almalıdır. Doğal afetlerden korunmanın tek yolu budur. Sigortalılık oranının yükselmesi için de sigorta primleri daha makul düzeye çekilmelidir. Ülkemizin diğer bölgelerinde olduğu gibi Biga’da da artan girdi fiyatları ve üretilen ürünlerin değerinde pazarlanamaması çiftçi gelirlerine doğrudan etki etmiş ve üreticilerimizi banka kredilerine yöneltmiştir. Çoğu çiftçimiz bir önceki yıl aldığı krediyi kapatamamakta, hasat sezonunda kredinin faizini ancak ödeyebilmektedir. Önceki yılın borcu devam ederken yeni faiz oranı ile yeniden kredi almakta ya da önceki kredisini limit artırarak yeniden yapılandırmaktadır. Günün sonunda çiftçilerimiz bir yıl boyunca emek vererek elde ettiği gelirin bir kısmını hasat sonunda bankalara verir hale gelmiştir. Artan maliyetler ve yüklü borçlar çiftçilerimizin tarımsal üretim yapmasını zorlaştırırken bir de bunların üstüne yaşanan doğal afetler çiftçilerimizin elini kolunu bağlıyor. Bu vesileyle, çiftçilerimizin içinde bulunduğu durum ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği adına Biga’daki doğal afetlerden etkilenen çiftçilerimizin borçları faizsiz ertelenmelidir. Yetkili Kurumlar bir an evvel harekete geçerek çiftçilerimizin uğradıkları bu büyük zararı telafi etmelidir. Bu büyük afetten zarar gören Biga’lı çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.