SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çanakkale

Porsuk Haber Ajansı - Çanakkale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çanakkale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ataç: "Kadınların Hayatına Dokunmaya Devam Edeceğiz" Haber

Başkan Ataç: "Kadınların Hayatına Dokunmaya Devam Edeceğiz"

Tepebaşı Belediyesi bünyesinde bulunan ve ilki 2001 yılında açılan belde evleri dayanışmanın, paylaşmanın ve sosyalleşmenin merkezi olmayı sürdürürken kadınların hayatına dokunmaya da devam ediyor. Belde evi kursiyerlerinden Sevgi Bayer, “Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a teşekkür ediyorum. Bizleri evlerden çıkardı. Kendisi kadın dostu bir başkan. Hepimiz Başkanımızın arkasındayız” dedi. Tepebaşı bölgesinde yaşayan vatandaşların daha iyi hizmet alabilmesi, taleplerin yerine getirilebilmesi adına belirli noktalarda oluşturulan ve ilki 2001 yılında Fevzi Çakmak Mahallesi’nde açılan belde evlerindeki kurslar, gerçekleştirilen sosyal yardımlar ve kültürel faaliyetler ile büyük beğeni topluyor. Belde evlerinde; genç, yaşlı, kadın, erkek, çocuk binlerce vatandaş; eğitim, hobi, spor, müzik gibi kurslarından ücretsiz olarak yararlanabiliyor. Belde evlerinde bugüne kadar yetişkinler ve çocuklar için çok sayıda branşta kurs düzenlenirken bu kurslara on binlerce Eskişehirli katılım gösteriyor. Her yaştan insanı bir araya getiren, paylaşma ve yardımlaşma mutluluğunun yaşandığı belde evleri özellikle kadınların hayatına dokunarak hem sosyalleşmelerine hem de ev ekonomilerine katkı sunmalarına yardımcı oluyor. “Belde evleri hayatımda önemli bir yere sahip” Ferdi Zeyrek Yaşam Merkezi bünyesinde bulunan Yeşiltepe Belde Evi’ndeki kurslardan faydalanan 60 yaşındaki Sevgi Bayer de belde evlerinin hayatında önemli bir yere sahip olduğunu ifade ediyor. Evde yalnız yaşadığını ve belde evleri sayesinde sosyalleştiğini dile getiren Bayer, burada edindiği arkadaşlıkların ve sosyal ortamın kendisine büyük mutluluk verdiğini belirtiyor. “Evde televizyon izlemek yerine burada enerji depoluyorum” Örgü kurslarına katılan Bayer, “Belde evinde örgü kursuna katılıyorum. Daha önce bu tür kurslara katılmadım. Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç belde evlerini açtığından beri kurslara geliyorum. Buraya gelmeden önce evde duruyordum ya da bahçeye gidiyordum. Buradaki kurslar sayesinde evden çıkıyorum. Buraya gelip sosyalleşiyorum, arkadaş ediniyorum, çok memnunum. Bu kursa gelerek hem evime ek gelir sağladım hem yakın çevreme ördüklerimden hediye ettim. Evde boş durmayı sevmiyorum. Buraya geldiğim zaman sürekli fikir alıyorum. Sabahtan evimizin işini yapıyoruz. Öğleden sonra da burada dolu dolu vakit geçiriyorum. Evde televizyon izlemek yerine burada enerji depoluyorum” diye konuştu. “Ahmet Ataç Başkanımız bizleri evden çıkardı” Belde Evleri aracılığıyla ilk kez şehir dışına çıkma imkânı da bulduğunu aktaran Bayer, “Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’ın sağladığı imkanlarla Beypazarı’na, Anıtkabir’e ve Çanakkale’ye gittim. Duygu dolu anlar yaşadım oralarda. Çok güzeldi, çok memnunum. Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a teşekkür ediyorum. Bizleri evlerden çıkardı. Kendisi kadın dostu bir başkan. Hepimiz Başkanımızın yanındayız, arkasındayız” ifadelerini kullandı. “Kadınların hayatına dokunmaya devam edeceğiz” Belde evleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Ataç da, “Belde evlerimiz, yalnızca kurs verilen mekânlar değil; dayanışmanın, paylaşmanın ve bir arada olmanın en güzel örneklerinin yaşandığı yaşam alanlarıdır. Özellikle kadınların sosyal hayata katılması, kendilerini güçlü hissetmeleri ve üretime dâhil olmaları bizim için çok kıymetli. Burada kurulan dostluklar, paylaşılan mutluluklar ve kazanılan özgüven, doğru bir yolda ilerlediğimizi gösteriyor. Belde evlerimiz aracılığıyla kadınların hayatına dokunmaya, onları desteklemeye ve yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Çeltikte Yüzde 100’e Varan Oranda Zarar Var Haber

Çeltikte Yüzde 100’e Varan Oranda Zarar Var

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Çanakkale’nin Biga ilçesinde geçtiğimiz günlerde etkili olan dolu afetinin etkilerini yerinde inceledi. “2024 yılı çiftçilerimiz açısından her anlamda zor geçiyor. Çiftçilerimiz bir yandan ürettikleri ürünleri değerinde pazarlamakta sıkıntı yaşıyor, diğer yandan doğal afetlerle mücadele ediyor” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Yaşanan doğal afetlerden en çok çiftçilerimiz etkileniyor. Doğal afetler her zaman var oldu ve olmaya da devam edecektir. Fakat iklim değişikliğinin de etkisiyle son yıllarda sayısı ve şiddeti arttı. Türkiye’de 2011 yılında 324 adet doğal afet meydana gelmişken 2023 yılında bu sayı 1475’e ulaştı. 2024 yılının henüz ilk 8 ayında 900 adet doğal afet yaşandı. Bu afetlerin yüzde 22’si gibi önemli bir kısmını dolu afeti oluşturdu. Afetlere yalnızca sayı gözüyle de bakamayız. Çiftçilerimizin emeklerini ortaya koyarak ve yüklü miktarda borca girerek üretmeye çalıştıkları ürünlerin bir anda ziyan olması hem çiftçilerimiz hem de ülkemizin gıda güvencesi için çok büyük bir tehlikedir. “Çanakkale önemli bir tarım şehridir” “Çanakkale tarihi ve turistik bir şehir olmasının yanında önemli de bir tarım şehridir. 2023 yılı itibarıyla yulaf, sorgum, yem bezelyesi, İtalyan çimi gibi yem bitkilerini en çok üreten ilimiz Çanakkale’dir. Yine salçalık biber üretiminde birinci sıradadır. Şeftali üretiminde ikinci, çilek üretiminde üçüncü, çeltik, sofralık domates, şaraplık üzüm, armut ve ayva üretiminde dördüncü sıradadır. Genel olarak Çanakkale 28 bitkisel ürünün üretiminde ilk 5’tedir. Böylesine önemli bir tarım şehrinde yaşanan afetin faturası da büyük olur.” “Dolu afeti sonrası çeltikte yüzde 100’e varan oranda zarar var” “Biga’da yaşanan dolu afeti yaklaşık 45 bin dekarlık alanda etkili oldu. Bu alanda çeltik başta olmak üzere silajlık mısır, kışlık sebzeler, zeytin ve diğer meyveler yetiştiriliyor. Fakat dolu afetinin etkili olduğu alanın takribi yüzde 90’ını çeltik oluşturuyor. Çanakkale’de üretilen çeltiğin yüzde 68’i de Biga’da üretiliyor. Çeltikte yüzde 100’e varan bir zarar söz konusudur. Gönen ve Biga barajlarının en fazla suladığı bu bölgede zarar gören alanın Biga’nın toplam tarım alanının yaklaşık 3’te birine tekabül ettiği dikkate alındığında bu felaketin ilçe ekonomisinde çok büyük kayıplara yol açtığı görülecektir. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için bugün Biga’daki üreticilerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Her zaman dediğimiz gibi, çiftçilerimiz devlet destekli tarım sigortasından faydalanmalı; ürününü, gelirini ve geleceğini sigorta altına almalıdır. Doğal afetlerden korunmanın tek yolu budur. Sigortalılık oranının yükselmesi için de sigorta primleri daha makul düzeye çekilmelidir. Ülkemizin diğer bölgelerinde olduğu gibi Biga’da da artan girdi fiyatları ve üretilen ürünlerin değerinde pazarlanamaması çiftçi gelirlerine doğrudan etki etmiş ve üreticilerimizi banka kredilerine yöneltmiştir. Çoğu çiftçimiz bir önceki yıl aldığı krediyi kapatamamakta, hasat sezonunda kredinin faizini ancak ödeyebilmektedir. Önceki yılın borcu devam ederken yeni faiz oranı ile yeniden kredi almakta ya da önceki kredisini limit artırarak yeniden yapılandırmaktadır. Günün sonunda çiftçilerimiz bir yıl boyunca emek vererek elde ettiği gelirin bir kısmını hasat sonunda bankalara verir hale gelmiştir. Artan maliyetler ve yüklü borçlar çiftçilerimizin tarımsal üretim yapmasını zorlaştırırken bir de bunların üstüne yaşanan doğal afetler çiftçilerimizin elini kolunu bağlıyor. Bu vesileyle, çiftçilerimizin içinde bulunduğu durum ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği adına Biga’daki doğal afetlerden etkilenen çiftçilerimizin borçları faizsiz ertelenmelidir. Yetkili Kurumlar bir an evvel harekete geçerek çiftçilerimizin uğradıkları bu büyük zararı telafi etmelidir. Bu büyük afetten zarar gören Biga’lı çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.