SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çağdaş Sanatlar Müzesi

Porsuk Haber Ajansı - Çağdaş Sanatlar Müzesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çağdaş Sanatlar Müzesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesi Müzeler Haftasında Kültürel Mirasın Kapılarını Aralıyor Haber

Anadolu Üniversitesi Müzeler Haftasında Kültürel Mirasın Kapılarını Aralıyor

Müzeler Haftası, dünya genelinde kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanırken müzeler geçmiş ile bugün arasında köprü kuran önemli kültür kurumları olarak öne çıkıyor. Sanatın, tarihin ve bilimin somutlaştığı bu yapılar, toplumsal hafızanın canlı tutulmasına katkı sağlarken, özellikle genç kuşaklarda tarih bilincinin gelişmesinde de önemli bir rol üstleniyor. Anadolu Üniversitesi de bünyesinde yer alan dört müzesiyle bu kültürel misyona katkı sunmaya devam ediyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Eğitim Karikatürleri Müzesi ve Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi, Müzeler Haftası kapsamında sanatseverleri ve ziyaretçileri farklı disiplinlerde zengin bir kültürel yolculuğa davet ediyor. Cumhuriyet Tarihi Müzesi kuruluş felsefesini ziyaretçilere aktarıyor Müzelerin geçmişle bugün arasında bağ kuran, bilimin, sanatın ve tarihin somutlaştığı mekânlar olduğunu vurgulayan Cumhuriyet Tarihi Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat müzelerin yalnızca sergi alanları değil aynı zamanda birer eğitim kurumu niteliği taşıdığını belirtiyor. Öğr. Gör. Dr. Aykanat, özellikle genç kuşaklarda tarih bilincinin oluşmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade ediyor. Müzelerin, sergilenen eserler aracılığıyla geçmişin zihinde somutlaşmasını sağladığını dile getiren Öğr. Gör. Dr. Aykanat, bu yönüyle toplumsal hafızanın oluşumuna katkı sunduğuna dikkat çekerken Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nin Türk tarihi ve Millî Mücadele’ye ışık tutan salonlarıyla Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini ziyaretçilere aktardığını ve müzenin Eskişehir’de yaşanan tarihsel dönüşümü de görünür kıldığını ifade ediyor. 1994 yılında açılan müzenin, üniversite müzeciliği açısından örnek teşkil eden yapılardan biri olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nin yalnızca akademik çevrelerin değil, her yaştan ziyaretçinin ilgisini çeken önemli bir kültür merkezi olduğunu kaydediyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi Türkiye’de ortaya konan sanat yansıtmayı amaçlıyor Çağdaş Sanatlar Müzesi Müdürü Prof. Dr. İsmail Özgür Soğancı ise Müzeler Haftası’nın UNESCO tarafından desteklenen uluslararası bir etkinlik olarak 18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlandığını açıklamalarında hatırlatıyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin de 700’ü aşkın eserden oluşan daimî koleksiyonundan özel bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturduğunu ifade ediyor. Prof. Dr. Soğancı, sergide Abidin Dino, Kayıhan Keskinok, Yusuf Ziya Aygen, Adnan Çoker ve Hüsamettin Koçan gibi Türk sanat tarihinde önemli yere sahip sanatçıların eserlerine yer verildiğini belirtirken seçkinin özellikle son kırk yılda Türkiye’de ortaya konan sanatsal üretimi kapsamlı bir şekilde yansıtmayı amaçladığını vurguluyor. Farklı dönem ve sanat anlayışlarını bir araya getiren serginin hem içerik hem de biçim açısından geniş bir sanat perspektifi sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Soğancı, kampüs ve çevre illerden tüm sanatseverleri müzenin tarihi binasında yer alan sergiyi ziyaret etmeye davet ediyor. Eğitim Karikatürleri Müzesi yaşayan müze anlayışıyla yenileniyor Eğitim Karikatürleri Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Tahir Kutluay Aksoy, müzenin 1900’lü yılların başında inşa edilen tarihi bir Odunpazarı evinde hizmet verdiğini ve 265 metrekarelik bir alanda faaliyet gösterdiğini belirtirken müzenin Türkiye’de bir ilk olan Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin bir parçası olarak akademik bir temel üzerinde çalışmalarını sürdürdüğünü ifade ediyor. Müze içerisinde Türk karikatür sanatına adanmış özel bölümlerin, Eskişehirli karikatürcülere ayrılan alanların, portre odasının ve süreli sergi salonlarının bulunduğunu aktaran Öğr. Gör. Aksoy ziyaretçilere yalnızca bir sergi alanı değil aynı zamanda atölye çalışmaları ve zengin bir ihtisas kitaplığı da sunduklarını söylüyor. Müzenin “yaşayan müze” anlayışıyla sürekli yenilenen sergilere ev sahipliği yaptığını belirten Öğr. Gör.Aksoy, müzenin akademik araştırmalar için önemli bir kaynak merkezi olarak da işlev gördüğünü ifade ediyor. Orijinal karikatür, kitap, poster ve süreli yayın bağışlarıyla koleksiyonun sürekli genişlediğini dile getiren Aksoy, tüm sanatseverleri bu özel müzeyi keşfetmeye davet ediyor. Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi kaligrafi ve tipografiyi kültür alanına dönüştürüyor Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz ise Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölümü’nün yaklaşık 40 yıllık birikimiyle Türkiye’de sanat hayatına yön veren önemli kurumlardan biri olduğunu ifade ediyor. Bölümün bu köklü kültürel mirasıyla uluslararası sanat ortamına katkı sunduğunu belirtiyor. Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz, 2009 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’nin dünyanın önde gelen organizasyonları arasında yer aldığını ve çok sayıda yerli ve yabancı sanatçıyı Eskişehir’de buluşturduğunu aktarırken bu etkinliklerin kaligrafi ve tipografi alanında Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artırdığını vurguluyor. 2023 yılında açılan Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi’nin bu birikimin kalıcı bir kültür alanına dönüştürülmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz, müzenin koleksiyon sergileriyle birlikte akademisyen ve sanatçıların eserlerine de ev sahipliği yaptığını ifade ediyor. Anadolu Üniversitesi bünyesindeki müzeler, Müzeler Haftası kapsamında sanat, tarih ve kültür alanında sundukları etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi, Yunus Emre Kampüsü içerisinde; Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Eğitim Karikatürleri Müzesi ve Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi ise Odunpazarı Bölgesinde yer alan konumlarıyla yıl boyunca ziyarete açık olarak kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.

Altıntaş–Momayez Sergisi, Anadolu Üniversitesi’nde Sanatseverlerle Buluştu Haber

Altıntaş–Momayez Sergisi, Anadolu Üniversitesi’nde Sanatseverlerle Buluştu

Anadolu Üniversitesi, 2025 Türkiye–İran Kültür Yılı kapsamında düzenlenen “Altıntaş–Momayez, İki Dost–İki Usta Afiş Sergisi”ne ev sahipliği yaptı. Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde gerçekleştirilen serginin açılışına Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, İran Kültür Müsteşarı Dr. Seyed Ghasem Nazemi, Eskişehir Belediye Meclis Üyesi Hasan Ünal ve Sergi Küratörü Prof. Tevfik Fikret Uçar başta olmak üzere senato üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Azerbaycanlı opera sanatçısı Fidan Huseynova’nın seslendirdiği eserlerle başlayan etkinlik, küratör Prof. Tevfik Fikret Uçar’ın serginin ortaya çıkış süreci ve Altıntaş ile Momayez’in grafik sanatına katkılarını anlatan kısa video gösteriminin ardından devam etti. Rektör Adıgüzel: “Bugün kutladığımız Türkiye–İran Kültür Yılı da bu ortaklığın sembolik bir hatırlatıcısıdır” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasında, Türkiye ve İran’ın köklü kültürel etkileşimine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bugünkü sergi, 2015 Türkiye–İran Kültür Yılı kapsamında düzenlenen ‘İki Dost, İki Usta’ buluşmasının bir devamı niteliğinde. İki usta sanatçının eserleri, Türkiye ve İran arasındaki kültürel yakınlığı güçlü biçimde hissettiriyor. Bu iki ülke, bin yılı aşan bir komşuluk geçmişine sahip. Tarih boyunca ortak bir kültür alanı oluşmuş; edebiyat, sanat, mimari ve toplumsal yaşam karşılıklı olarak etkilenmiştir. Bugün kutladığımız Türkiye–İran Kültür Yılı da bu ortaklığın sembolik bir hatırlatıcısıdır. Bu kültürel etkileşimin en önemli örneklerinden biri Mevlânâ’nın Mesnevi’yi Farsça yazması, Yunus Emre’nin ise aynı tasavvuf geleneğini Türkçenin en yalın hâliyle yorumlamasıdır. Fuzûlî’nin Leyla ile Mecnun’u da İran edebiyatının klasik anlatılarından beslenmiştir. Mimariden minyatüre, iki ülke arasında yüzyıllardır süren ortak estetik anlayış görülmektedir.” Rektör Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin İran ile ilişkilerine değinerek “Üniversitemizde 2024–2025 döneminde 114 İranlı öğrencimiz eğitim görüyor; bugüne kadar yaklaşık 100 İranlı öğrenci mezun oldu. İran’daki üniversitelerle akademik ilişkilerimiz her geçen gün güçleniyor ve hâlihazırda birçok aktif iş birliği anlaşmamız bulunuyor. Bunlar kültürel ve akademik etkileşim için önemli fırsatlar sunuyor. Sanatın ve kültürün birleştirici gücüne inanıyoruz. Bu sergi, geçmişten gelen ortak bağların bugüne ve geleceğe taşınması açısından büyük bir anlam taşıyor. Türkiye–İran dostluğunun daim olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. İran Kültür Müsteşarı Dr. Nazemi: “Bir grafik sanatçısı, önce kendi farkındalığını yaratmalıdır” İran Kültür Müsteşarı Dr. Seyed Ghasem Nazemi ise grafik sanatının toplumlar için taşıdığı öneme dikkat çekerek şöyle konuştu: “Birçok şeyi başka bir yerden ithal edebilirsiniz ancak sahihliği, özgünlüğü bir yerden ithal edemezsiniz. Her milletin geçmişi ve birikimi, onun edebiyatı ve sanatçılarının ürettiği eserlerde saklıdır. Toplumların grafik sanatına ihtiyacı vardır. Bir grafik sanatçısı, önce kendi farkındalığını yaratmalıdır. Momayez ve Altıntaş, bu farkındalığı ortaya koymuş sanatçılardır ki bugün burada onları anıyoruz.” Prof. Uçar: “Türkiye ve İran, iki farklı dili konuşan ama gönlü bir olan iki dost ve kardeş ülkedir” Serginin küratörü Prof. Tevfik Fikret Uçar, organizasyonun Güzel Sanatlar Fakültesi açısından önemine değinerek şu değerlendirmede bulundu: “Anadolu Üniversitesi, 2025 Türkiye-İran kültür yılı’nın coşku ve enerjiyle kutlandığı önemli bir mekân hâline geldi. Geçen sergide yine buradaydık. Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Sanatlar Bölümü’nün 17 yıldır kesintisiz sürdürdüğü Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’nde üç uluslararası konuğumuzun ikisi İranlıydı. Einoddin Sadeghzadeh ve Mohsen Moosavi dostlarımızla öğrencilerimiz harika işler üretti; Yunus’un ışık saçan sözlerine yeni biçimler verdiler. Türk ve İran kültürlerinin ortak değeri Mevlânâ’nın kadim çağrısı bugün hâlâ yolumuzu aydınlatıyor: ‘Hemdeli az hem zebani behter est.’ Yani, ‘Aynı gönülde olmak, aynı dili konuşmaktan iyidir.’ Ne kadar doğru… Türkiye ve İran ayrı dilleri konuşsa da gönülleri bir; iki komşu, iki dost, iki kardeş. Bu sergi iki ustanın özelinde iki kültürün kucaklaşması için düzenlenmiş bir buluşmadır. Her iki ustayla dostluk etme şansına sahip bir sanatçı olarak, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. İran’da sıkça söylenen bir sözle bitirmek isterim: Del be del râh dârad. Gönülden gönüle yol vardır. Gönül birliğimizin devamı dileğiyle. Be omid-e didâr.” Sergi açılışının ardından katılımcılar eserleri inceleyerek sergiyi gezdi. “Altıntaş–Momayez, İki Dost–İki Usta Afiş Sergisi” 19 Aralık Cuma gününe kadar Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesinde ziyaret edilebilir. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.