SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bütçe Açığı

Porsuk Haber Ajansı - Bütçe Açığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bütçe Açığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AHPADİ Ektaş: "Çözüm; Özelleştirme Değil Devletleştirme" Haber

AHPADİ Ektaş: "Çözüm; Özelleştirme Değil Devletleştirme"

AHPADİ - Adaletin Hukuku ve Parlementer Demokrasi İdeali Derneği Başkanı Mehmet Ektaş son günlerde kamuoyunda tartışılan sağlık kurumlarının özelleştirme iddiaları ile ilgili bir açıklama yaptı. AHPADİ Başkanı Mehmet Ektaş yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kuruluşundaki temel ilkelerden biri de Halkçılık ilkesinin zorunlu kıldığı Devletçilik İlkesi olup, kısa zamanda gerçekleştirilen büyük tarım, sanayi kalkınmaları, yakalanan büyüme rakamları Devletçi Ekonomi yönetiminin başarıyla hayata geçirilmesi ve uygulanmasıyla gerçekleştirilmişti. Ancak, Türk Milletinin önemli bir kısmından hayır duası ve helallik alamayan Turgut ÖZAL’ın Başbakanlığında Anavatan İktidarında 1999 Yılı Anayasa değişikliği ile koşmaya başlayan, AK Parti İktidarıyla zirveye çıkan Liberal politikalar, Ülkemizi büyük ülkeler sıralamasında lig düşürdü, gelir başta olmak üzere her alanda adaletsizlik arttı, üreten toplumdan tüketen topluma, ihraç eden Ülkeden ithal eden Ülkeye dönüştük. Liberal politikaların bütçe açığı kapatmadaki en önemli aracı olan Özelleştirme de bu süreçte acımasızca kullanıldı. Önce fabrikalar satıldı, ardından petrol rafineleri. Yetmedi, yollar paralı hale getirildi, köprüler satıldı. Maden işletmelerine, ormanlar kiralandı, madenlerimiz yok pahasına satıldı, satılmaya devam ediyor. İmara açık bölgelerde, ne Merkezi İdareye ne de Belediyelere ait arsa kalmadı, olan son üç beşi de satışta. Miras yedi gibi elinde avucunda ne varsa satan, kazandığını da büyük bir savurganlıkla beyhude eden iktidar şimdi de Şehirlerimizin merkezi yerlerinde kalan ve bu yönüyle çok büyük değerlere sahip sağlık alanlarını özelleştirme kapsamına almış satışa çıkarmıştır. Önce 27 ilde 55 taşınmaz, şimdi 32 ilde 71 taşınmaz satılıyor. Bundan Eskişehir’de nasibini alıyor. Sağlık hakkı, en temel Anayasal haklarımızdan biri. Sağlık hakkına erişim hem ücretsiz hem de kolay olmalı. Ancak, AK Parti İktidarı önce aile hekimliği sistemiyle yurttaşlarımızın hastanelere erişimini engelledi. Ardından şehir içlerinde mantar gibi özel hastane açılmasına izin verirken devlet hastanelerini kapattı, şehir dışına kurulan şehir hastaneleriyle yurttaşların devlet hastanelerine erişimini zorlaştırdı, özel hastanelere müşteri potansiyeli oluşturdu. Şimdi, bu projesini genişletmek istiyor. Kapattığı, yıktığı hastanelerin yerine hastane yapılmasını beklerken, bu alanların da satışa çıkarıldığını öğreniyoruz. Bu alanların ne için kullanılacağı ise meşhul. Sağlık hizmeti için kullanılsa bile paralı olacağından bu uygulamadan halkımızın hiç bir çıkarı olmayacak. AK Parti İktidarı Okulları da Satar! Eğer ki sağlık alanlarının satışını gerçekleştirir, bu satışları engelleyemezsek, , AK Parti İktidarının savurganlığına, hesap bilmezliğine kaynak yaratmak için Okullarımızı, okul arazilerimizi satmayacağından da kuşkumuz yok. Özelleştirmelerin yasal dayanağı Anayasa’nın 47’inci maddesi olsa da bu maddenin başlığı Devleştirme ve Özelleştirme olup önce 1. fıkrasında Devleştirmenin düzenlenmiş olması da anlamlıdır. Ancak AK Parti İktidarı Anayasa’nın 47’inci kapsamında bu güne kadar hiç bir Devletleştirme yapmamış sadece Özelleştirmiştir. Bu durum AK Parti İktidarının amacını ortaya koymaktadır. Anayasanın başlangıç bölümünde “hiç bir düşünce ve mülahazanın .....Türk Milli menfaatleri karşısında himaye göremeyeceği” belirtilmiş, 5’inci maddesinde ise Devletin temel amaç ve görevleri arasında “Türk Milletinin bağımsızlığını” ve “kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak” olduğu belirtilmiştir. Anayasa’nın 56’ıncı maddesinde ise Sağlık Hakkı düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Özelleştirme yapılabilmesinin en temel şartı, kamu yararıdır. Bu yararın sözle ifadesi değil, somut, ölçülebilir, denetlenebilir dayanaklarla ispatlanması gerekir. Bugün özelleştirme kapsamına alınan sağlık alanları için böyle bir savunma mümkün değildir. Bu özelleştirmelerde, kamu menfaati, Türk Milli Menfaatine uyarlık yoktur. Bu özelleştirmelerin Türk Milletinin bağımsızlığına, Milletimizin refah, huzur ve mutluluğuna sağlayacağı en küçük fayda yoktur. Tam tersine bu özelleştirmeler, insanımızın sağlık hizmetlerine erişimini daha da zorlaştıracak, ek maliyetlere neden olacaktır. Bu Millet için yapılması gereken, hiç zaman geçirilmeden tüm özel hastanelerin, vakıf Üniversitelerin, özel Okulların Devletleştirilmesi ve eşit yurttaşlık hakkı kapsamında tüm yurttaşlarımızın eşit olarak yararlanabileceği temel hakları olarak yeniden düzenlenmesidir. Anayasaya, Milletin menfaatlerine uygun düşmeyen bu hatadan dönülmesi gerekmektedir. Eskişehir’in AK Parti Milletvekilleri ve Teşkilat Yöneticileri başta olmak üzere tüm siyasetçileri göreve davet ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerimizi, siz değerli yurttaşlarımızla da paylaşıyor, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı ifade ediyor, saygılarımızı sunuyoruz."

Hastane Arsasının Özelleştirilmesinde Hiçbir Kamu Yararı Yok! Haber

Hastane Arsasının Özelleştirilmesinde Hiçbir Kamu Yararı Yok!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, yıkılan Eski Eskişehir Devlet Hastanesi’nin arsasının özelleştirme kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Yıktıkları Hastane Yerine “Yenisi Yapacağız” Sözü Unutuldu Süllü, 47 yıl boyunca kente hizmet veren Eskişehir Devlet Hastanesi’nin 2018 yılında Şehir Hastanesi’nin açılmasıyla boşaltıldığını ve “depreme dayanıksız” olduğu gerekçesiyle yıkıldığını hatırlattı. Süreç boyunca hem Sağlık Bakanlığı’nın soru önergelerine yanıtlarında hem de Adalet ve Kalkınma Partisi Eskişehir İl Başkanlarının açıklamalarında aynı alana yeni bir devlet hastanesi yapılacağı yönünde sözler verildiğini ifade etti. Hastane İhtiyacı Yok Sayıldı Beklentinin yeni bir sağlık yatırımı olduğunu vurgulayan Süllü, bir gece yarısı yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle söz konusu arazinin özelleştirme kapsamına alındığını öğrendiklerini belirtti. Arazinin rayiç değerinin 1 trilyonu aştığını dile getiren Süllü, bu kararın kamu yararıyla bağdaşmadığını söyledi. Eskişehir’de sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Süllü, şehir hastanesinde randevu ve yatak bulmanın zorlaştığını, ayrıca ulaşımın da vatandaşlar için ayrı bir sorun haline geldiğini ifade etti. Bu koşullarda yeni hastane ihtiyacının açık olduğunu vurguladı. “Bütçe Açığı İçin Satışa Rıza Göstermeyiz” Süllü, “Şehir hastaneleri nedeniyle ortaya çıkan bütçe açıklarını kapatmak uğruna Eskişehirlilerin sağlık hakkının göz ardı edilmesine asla rızamız yoktur” diyerek karara karşı net tutumlarını ortaya koydu. “Kararname Geri Çekilsin, Hastane Yapılsın” Eskişehir halkının beklentisinin açık olduğunu belirten Süllü, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin acilen geri çekilmesini ve söz verildiği üzere alanda yeni hastane inşaatına başlanmasını talep etti.

Hazine, Ödediği Borcun Üç Katı Yeni Borç Aldı Haber

Hazine, Ödediği Borcun Üç Katı Yeni Borç Aldı

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Hazinenin borç stokundaki hızlı artışın ve büyüyen faiz yükünün kamu maliyesinde ciddi bir kırılganlık yarattığını belirterek, borçlanma politikasının artık geçici değil yapısal bir soruna dönüştüğünü söyledi. 2025 yılında bütçe 1,8 trilyon lira açık verirken, Hazinenin iç ve dış borçlarının toplamı 4 trilyon 399 milyar lira artarak 13 trilyon 656 milyar liraya yükseldi. Aynı dönemde borç stokunun milli gelire oranı yüzde 21,4’ten yüzde 22’ye çıktı. Ekonomi verilerini değerlendiren Gülcan Kış, “Bütçe açığı ile borç artışı arasındaki makas bu kadar açılıyorsa, burada artık mali disiplin değil, borçla yönetme alışkanlığı vardır” dedi. Hazine, ödediği borcun üç katı kadar yeni borç aldı CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın aktardığı bilgilere göre Hazine, 2025 yılı boyunca 1,4 trilyon liralık borç anapara ödemesine karşılık 4 trilyon 68 milyar lira yeni borç kullandı. Bu durum, nakit açığının çok üzerinde bir borçlanmaya gidildiğini ortaya koydu. CHP’li Kış, bu tabloya ilişkin olarak, “Bu, borcu çevirmekten öte; yüksek faiz ortamında geleceği de borçlandıran bir tercihtir” değerlendirmesinde bulundu. Faiz ödemeleri yatırımın önüne geçti Hazine, 2025 yılında toplam 2 trilyon 54 milyar lira faiz ödemesi yaptı. Bunun 1 trilyon 589 milyar lirası iç borç, 242,5 milyar lirası dış borç faizlerinden oluştu. Daha dikkat çekici veri ise borç stokunun vadesine kadar oluşturduğu toplam faiz yükü oldu. Gülcan Kış’a göre, Hazinenin borçları için önümüzdeki yıllarda ödenecek toplam faiz yükü 10 trilyon 647 milyar liraya ulaştı. Kış, “Faiz, bütçede tali bir kalem olmaktan çıkmış, başlı başına bir politika sonucuna dönüşmüştür” ifadelerini kullandı. Döviz ve altın cinsi borçlar riski büyütüyor Gülcan Kış’ın aktardığı verilerde, Hazinenin dış borçlarının tamamının, iç borç stokunun ise yüzde 21,4’ünün döviz ve altın cinsinden olduğu belirtildi. Döviz cinsi borçların iç borç stoku içindeki payı bir yılda yüzde 18,2’den yüzde 21,4’e yükseldi. CHP’li Kış, bu yapının kur dalgalanmalarına karşı kamu maliyesini daha savunmasız hale getirdiğini vurgulayarak, “Borç büyürken aynı zamanda daha oynak bir yapıya taşınıyor” dedi. Vatandaş cephesinde icra patladı CHP’li Kış, Borç ve faiz baskısının hane halkına nasıl yansıdığını da ortaya koydu. Buna göre 1–23 Ocak 2026 tarihleri arasında icra dairelerine 675 bin yeni dosya geldi. UYAP verilerine göre derdest icra dosyası sayısı 24 milyon 128 bine yükselirken, bu sayı son bir yılda 1 milyon 857 bin dosya arttı. Aynı dönemde vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borcu 6 trilyon liraya ulaştı. Sistemdeki batık bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının toplamı ise 356 milyar lira olarak kaydedildi. Kış, bu tabloyu “kamudaki borçlanma tercihinin finansal sistem aracılığıyla hane halkına taşınması” olarak nitelendirdi. “Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil” CHP’li Gülcan Kış, artan borç ve icra verileri karşısında Meclis’te somut bir adım attıklarını belirterek, bireysel kredi ve kredi kartları ile finans kuruluşlarına olan borçların yapılandırılması, faizlerin silinmesi ve icra baskısının hafifletilmesi amacıyla geçtiğimiz hafta TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi sunduklarını hatırlattı. Kış, “Hazine rakamlarıyla icra dosyaları yan yana konduğunda ortaya çıkan tablo tesadüf değil. Bu nedenle borçları yeniden yapılandıran, faizi sistemden ayıklayan bir düzenleme artık ertelenemez” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.