SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bursa

Porsuk Haber Ajansı - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çakırözer: "10 Canımız Gitti, Bir Memura Dahi Soruşturma İzni Vermediler!" Haber

Çakırözer: "10 Canımız Gitti, Bir Memura Dahi Soruşturma İzni Vermediler!"

Tarım ve Orman Bakanlığı, 2025 yılında Türkiye’nin farklı şehirlerinde meydana gelen orman yangınları ve bu yangınlara bağlı can kayıplarıyla ilgili yürütülen idari inceleme kapsamında skandal bir karara imza attı. Bakanlık Cumhuriyet tarihinin en fazla can kaybı ile sonuçlanan orman yangınlardan biri olarak kayıtlara geçen 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü 10 kişinin yaşamını yitirdiği Eskişehir’in de aralarında olduğu Bursa, İzmir, Zonguldak ve Sakarya’daki orman yangınlarında ihmali olduğu ileri sürülen orman bölge müdürlüklerinin merkez ve taşra teşkilatında görev yapan 36 personel hakkında soruşturma izni vermedi. Eskişehir’deki yangında yaşamını yitiren orman işçisi Tolunay Kocaman’ın ailesi, ölümle sonuçlanan orman yangınında kamu görevlilerinin ağır ihmali bulunduğunu, buna rağmen etkili ve bağımsız soruşturma yapılmadığını vurgulayarak soruşturma izni verilmemesi kararının kaldırılması için itirazda bulundu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kararını kamuoyuna duyuran CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir’deki yangınla ilgili daha önce de Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen takipsizlik kararını hatırlatarak, “Sadece Eskişehir’deki yangınlarda 10 kişi yaşamını yitirdi. Çok sayıda insan yaralandı. Bizler etkili, şeffaf ve bağımsız bir soruşturma ile yangınlarda ihmali olanların, gerçeklerin ortaya çıkarılmasını beklerken; Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yangın döneminde görevde olan yönetici ve personellerle ilgili soruşturma izni vermemesi hem mağdurların vicdanını hem de kamuoyunu derinden yaralamıştır. Benzer acıların tekrar yaşanmaması için sorumluların ortaya çıkarılması ve hesap vermesi şart. Yoksa benzer acıların, yeni katliamların yaşanması kaçınılmaz” dedi. 5 İLDEKİ 36 PERSONELE SORUŞTURMA İZNİ YOK 2025 yılında Eskişehir, Bursa, İzmir, Zonguldak ve Sakarya’da yıl boyu meydana gelen yangınlara müdahale ve yönetim sürecinde görev almış kamu personelleri hakkında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın soruşturma izni vermediği ortaya çıktı. Temmuz 2025’te Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde meydana gelen ve 5 orman işçisi ile 5 Akut gönüllüsü 10 kişinin yaşamını yitirdiği orman yangınında ihmali olanlara ilişkin Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararı verilmiş, karar kamuoyu tepkisi ve yapılan itiraz üzerine kaldırılmıştı. Bu kez de Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yangında ihmali olduğu ileri sürülen aralarında orman bölge müdürleri ve diğer yöneticilerin de olduğu 36 kamu görevlisinin hiçbiri hakkında soruşturma izni verilmediği ortaya çıktı. Bakanlığa bağlı Orman Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz yıl Eskişehir, Bursa, İzmir, Zonguldak ve Sakarya orman bölge müdürlükleri görev sahasında meydana gelen orman yangınları ve bu yangınlara bağlı olarak yaşanan vefat ve yaralanmalarla ilgili olarak söz konusu olaylara müdahale ve yönetim sürecinde doğrudan görev almış ve sorumluluğu bulunan merkez ve taşradaki 36 personelin hiçbiri hakkında soruşturma izni vermedi. ŞOK KARARA AİLEDEN İTİRAZ Eskişehir’deki yangında yaşamını yitiren orman işçisi Tolunay Kocaman’ın ailesi ise, evlatlarının yeterli eğitimi ve ekipmanı olmadan yangın söndürme faaliyetine verilmesinde ilgili kamu görevlilerinin ağır ihmali bulunduğunu, buna rağmen etkili ve bağımsız soruşturma yapılmadığını vurgulayarak soruşturma izni verilmemesi kararının kaldırılması için itirazda bulundu. Kocaman’ın olaydan yaklaşık bir ay önce göreve başladığı, iki hafta sonra evlendiği ve balayına gittiği, döner dönmez de yangına müdahale için gittiği hatırlatılırken, Kocaman’ın bu büyüklükte bir yangına müdahale edecek deneyime sahip olmadığı vurgulandı. ‘ELBİSE VERDİK’ SAVUNMASINI 2 RAPOR ÇÜRÜTTÜ Dosyaya giren belgelerde yangın anında Tolunay Kocaman’ın üzerinde yangına dayanıklı ekipmanı olmadığı da ortaya çıktı. Ailesi ve arkadaşlarının ‘Ekipman verilmedi’ iddiasıyla ilgili inceleme sonucuna ilişkin belgelerde idare, “yangına dayalı elbiselerin personele iş yoğunluğu ve yangınların çıkması nedeniyle imza alınmadan dağıtıldığı ve 5 çanta halinde yanan arasözün dolabında tutulduğu ve yangında zarar gördüğü” savunmasını yaptı. Ancak Afyon Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yangından hemen sonra hazırladığı olay yeri inceleme tutanağı ile Afyon İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü olay yeri inceleme raporlarının her ikisinde de “arasözlerin tamamen yandığı” tespiti yapılırken, yangından kısmen etkilendiği iddia edilen 5 çanta yanmaz kıyafet ve koruyucu ekipman ile ilgili hiçbir değerlendirme ve tespitin bulunmaması dikkat çekti. Orman Bakanlığı, bu iki raporu da görmezden gelirken, Kocaman’ın ailesi itiraz dilekçesinde ‘idarenin savunmasının gerçeğe aykırı olduğunu’ ileri sürdü. OTOPSİ RAPORUNDAN ÇIKAN SONUÇ: ‘KIYAFETİ YOKTU’ Yine dosyaya giren belgeler arasında yer alan Ölü Muayene Tutanağı ile Adli Tıp Kurumu Otopsi Raporundaki tespitler de Tolunay Kocaman’ın yanmaz kıyafet verilmeden yangına müdahaleye gönderildiğini net biçimde ortaya koydu. BAKANLIK TÜM İHMALLERE KALKAN OLDU Bakanlığın soruşturma izni vermeme kararının hem hukuki hem de maddi dayanağının bulunmadığı belirtilen itiraz dilekçesinde, “olayın aydınlatılması için gerekli olan 790 sayfalık ön inceleme raporunun tüm eklerinin taraflara tebliğ edilmediği, bu durumun savunma hakkını kısıtladığı” belirtildi. İtiraz dilekçesinde yangına müdahale sürecine ilişkin şu ihmallere dikkat çekildi: “Yangına yeterli sayıda personel ve ekipman olmadan müdahale edilmesi, hava araçlarının etkin kullanılıp kullanılmadığının belirsiz olması, müdahaleye ilişkin kayıtların ve uçuş verilerinin talep edilmesine rağmen incelenmemesi, yangın sırasında olay yerinde bulunan bazı çalışanların ifadelerinin alınmaması, olaydan kurtulan kişilerin tamamının dinlenmemesi.” AİLELER İTİRAZLARIN KARARA BAĞLANMASINI BEKLİYOR Bakanlığın incelemesinde sadece 10 can kaybıyla sonuçlanan Eskişehir Seyitgazi’deki yangınla ilgili değil, geçen yıl Bursa, Zonguldak, İzmir ve Sakarya’da yaşanan tüm yangınlarla ilgili de hiçbir Orman Bölge Müdürlüğü çalışanı hakkında soruşturma izni verilmemesi dikkat çekti. Aileler, soruşturma izni verilmemesi kararına karşı yaptıkları itirazların Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından incelenerek karara bağlanmasını bekliyor. “BU KARAR KALKMALI, ETKİLİ ve BAĞIMSIZ SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMELİ” Kararı kamuoyuna duyuran CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, sürecin ihmallerle dolu olduğunu belirterek, “Yangına yetersiz personel ve ekipmanla müdahale edildiği, deneyimsiz personelin sahaya gönderildiği, koruyucu ekipmanların verilmediği, acil tahliye ve müdahale planlarının yetersiz olduğu, tanıkların tamamen dinlenmediği gibi ortada ciddi iddialar var. Bizler etkili, şeffaf ve bağımsız bir soruşturma ile gerçeklerin ve yangınlarda ihmali olanların ortaya çıkarılmasını beklerken; Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yangın döneminde görevde olan yönetici ve personellerle ilgili soruşturma izni vermemesi hem mağdurların vicdanını hem de kamuoyunu derinden yaralamıştır. Bu insanlar kaderinden ölmedi. Eskişehir’de yangında yaşamını yitiren orman emekçilerimizin, AKUT görevlilerinin aileleri perişan. Benzer acıların tekrar yaşanmaması için sorumluların ortaya çıkarılması ve hesap vermesi şart. Yoksa yeni katliamların yaşanması kaçınılmaz. İnsanlar ihmallerin ortaya çıkarılmasını ve aynı acıların bir daha yaşanmamasını istiyor! Soruşturma izni verilmemesi kararı derhal kaldırılmalı, yangında sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında etkili ve bağımsız bir soruşturma yürütülmeli” çağrısını yaptı.

CHP'li Süllü:"Anadolu’nun Çukurova’sı Madene Kurban Ediliyor" Haber

CHP'li Süllü:"Anadolu’nun Çukurova’sı Madene Kurban Ediliyor"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, iktidarın Eskişehir'e yönelik politikaları ve madencilik faaliyetlerini sert sözlerle eleştirdi. Süllü, hem şehrin idari ve ekonomik olarak zayıflatıldığını hem de doğasının tehdit altında olduğunu dile getirdi. “Vekili olduğum Eskişehir, 27 yıldır Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimizin başarılı projeleriyle Avrupa kenti olarak adlandırılan, örnek alınan bir şehirdir” diyen Süllü, “İktidarın Eskişehir’e yönelik tüm projeleri ise taşıma, yok sayma ve yok etme üzerinedir” ifadelerini kullandı. KURUMLAR ESKİŞEHİR’DEN KOPARILIYOR Kamu kurumlarının şehirden koparıldığını belirten Süllü, “Eskişehir, idari yargıda Bursa Bölge İdare Mahkemesi’ne bağlandı. TÜLOMSAŞ, TÜRASAŞ’a bağlı bölge müdürlüğüne indirildi. Vakıflar ve Karayolları başka illere bağlandı” diye konuştu. Süllü, “Açıköğretim Fakültesi gelirlerinin yüzde 80’i YÖK’e aktarılıyor. Havalimanının iç hat uçuşları kaldırıldı, PTT Başmüdürlüğü kapatılmak üzere” dedi. YATIRIMLAR TAMAMLANMIYOR Sağlık ve ulaşım yatırımlarındaki eksiklere dikkat çeken Süllü, “Yıkılan Devlet Hastanesi’nin arsası özelleştirme kapsamına alındı” dedi. Yol projelerinin yıllardır tamamlanmadığını ifade eden Süllü, “Alpu Yolu 8 yıldır bitirilemedi, Seyitgazi-Kırka yolu sürüncemede, Mihallıççık yolunun projesi dahi yok” diye konuştu. Sarıcakaya–Mihalgazi yolunun ise madencilik projesi için hızlandırıldığını söyledi. “ANADOLU’NUN ÇUKUROVASI TEHDİT ALTINDA” Süllü, madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerine dikkat çekerek, “Sakarya Nehri’ne yakın, mikroklima özelliğiyle dört mevsim üretim yapılan eşsiz bölge yok edilmek isteniyor” dedi. Mihalgazi’nin ülkenin sebze ihtiyacının yüzde 18’ini karşıladığını belirten Süllü, “Proje sahasında 28 endemik bitki, 61 omurgalı ve 128 kuş türü ile 1. derece arkeolojik sit alanı bulunuyor” ifadelerini kullandı. “TARIMSAL ÜRETİM TEHLİKEDE” Madencilik yöntemlerine ilişkin uyarılarda bulunan Süllü, “2450 futbol sahası büyüklüğündeki alanda ormanlar, su kaynakları ve yaban hayatı yok edilecek” dedi. Açık ocak ve siyanürlü liç yöntemine dikkat çeken Süllü, “Sızıntı halinde ekosistem zarar görecek, tarımsal üretim ve gıda güvenliği tehlikeye girecek” diye konuştu. Patlayıcı kullanımının da ciddi güvenlik riski oluşturacağını belirtti. “20 NİSAN’DA KEŞİF VAR, ORADA OLACAĞIZ” Bölgedeki direnişe değinen Süllü, “Yöre halkı, belediyeler ve meslek örgütleri bu projeye karşı dava açtı. 20 Nisan’da bilirkişi keşfi yapılacak. Biz de orada olacağız ve direneceğiz” dedi. Projeye ilişkin endişelerini dile getiren Süllü, “Karşımızda Cengiz Holding olunca kaygılıyız” dedi. İliç’te yaşanan maden faciasını hatırlatan Süllü, “SSR Mining’in hisselerini Cengiz Holding’e devretmesiyle madenin açılacağı ifade ediliyor” diye konuştu. EMEKÇİLER ANKARA YOLLARINA DÜŞTÜ Süllü, “Vahşi madenciliğin arkasında iktidarın şirketleri kayıran politikası var. Şirketler doğayı ve emekçileri yok sayıyor” dedi. Mihallıççık’taki işçi mağduriyetlerine dikkat çeken Süllü, “Emekçiler Ankara yollarına düştü, ancak şirketler ihale almaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Süllü, “Talan sadece Eskişehir’e özgü değil. Bu bir kader değil. Sorumlu, doğayı, emeği ve insanı yok sayan anlayıştır. Biz de buna karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Nebi Hatipoğlu’ndan Eskişehir’de ‘Balmumu Müzesi’ Çıkışı: "360 Milyon TL Nerede?" Haber

Nebi Hatipoğlu’ndan Eskişehir’de ‘Balmumu Müzesi’ Çıkışı: "360 Milyon TL Nerede?"

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin mülkiyet ve gelir yapısına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Hatipoğlu, "Müzenin geliri belediye kasasında mı, yoksa bir vakıfta mı?" diyerek şeffaflık çağrısı yaptı. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir’in en çok ziyaret edilen noktalarından biri olan Balmumu Heykeller Müzesi hakkında gündemi sarsacak sorular sordu. Yazılı bir açıklama yapan Hatipoğlu, müzenin yönetim anlayışının şeffaflıktan uzak olduğunu iddia ederek, elde edilen devasa gelirin akıbetini sorguladı. "Müzenin Gerçek Sahibi Kim?" Hatipoğlu, müzenin mülkiyet yapısındaki belirsizliğe dikkat çekerek şu soruları yöneltti: "Eskişehir’in göbeğinde yükselen bu yapı bir 'sır' gibi saklanıyor. Bu müzenin gerçek sahibi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi, yoksa bir vakıf ya da şahıs mıdır? Eğer bir vakfa aitse, belediye personeli ve imkanları neden özel bir yapı için seferber ediliyor?" "360 Milyon TL’lik Dev Gelir Kamuoyundan Saklanıyor mu?" Müzenin ziyaretçi sayıları üzerinden çarpıcı bir hesaplama yapan Hatipoğlu, yaklaşık 360 Milyon TL’lik bir kaynağın belirsizliğini vurguladı: "Belediye verilerine göre müze bugüne kadar 3 milyon ziyaretçi ağırladı. Basit bir hesapla 360 Milyon TL’lik bir gelir söz konusu. Bu para belediye bütçesinde mi? Eğer değilse, bu parayı kim topluyor ve kim yönetiyor?" "Vakıf Maskesi Altında Yönetim İddiası" Eskişehir’de kamu kaynaklarının vakıflar üzerinden ailevi kazanca dönüştürüldüğüne dair ciddi iddialar olduğunu savunan Hatipoğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "Eski Büyükşehir Belediye Başkanı’nın vakıf kurma ve yönetme konusundaki maharetini tüm Türkiye biliyor. 'Burs veriliyor' denilerek bu paraların hesabı verilmekten kaçılamaz. Hangi öğrencilere, ne kadar burs verildiği belgeleriyle açıklanmalıdır." "Eskişehir Sahipsiz Değildir" Son dönemde Bursa ve Bolu gibi CHP’li belediyelerde yürütülen soruşturmaları hatırlatan Hatipoğlu, Eskişehir halkının hakkını savunmaya devam edeceklerini belirtti: "Şeffaflıktan kaçılan her nokta yolsuzluğa açılan bir kapıdır. Kamu kaynaklarını kapalı kapılar ardında yönetenlerden hesap sormak boynumuzun borcudur. Bu soruların cevabı netleşene kadar konunun takipçisi olacağız."

Eskişehir’in 100 Yıllık Lezzet Mirası: Karakedi Bozacısı’nın Hikâyesi Haber

Eskişehir’in 100 Yıllık Lezzet Mirası: Karakedi Bozacısı’nın Hikâyesi

Eskişehir denilince akla gelen ilk duraklardan biri olan Karakedi Bozacısı, bir asra yaklaşan geçmişiyle şehrin kültürel hafızasında yaşamaya devam ediyor. 1925 yılında temelleri atılan bu köklü işletme, sadece bir içecek durağı değil, Eskişehir’in sokaklarına sinmiş bir gelenek olarak öne çıkıyor. ​Helva ile Başlayan, Bozayla Devleşen Bir Serüven ​Karakedi Bozacısı’nın yolculuğu, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Hacı Tahir Ürersoy tarafından başlatıldı. İşletmenin İbrahim Karaoğlan Şubesi Sorumlusu Ümit Bozkuş, hikâyenin yokluk yıllarında toz toprak içindeki bir şehirde tutunma çabasıyla başladığını belirtiyor. İlk yıllarında sadece helva ve şerbet üreten işletmenin kaderi, 1950’li yıllarda yapılan bir Bursa ziyaretiyle değişiyor. Bursa’da bozayı gören ve Eskişehir’e taşıyan işletme sahipleri, bugün markanın lokomotifi olan lezzeti şehre kazandırıyor. ​"Karakedi" İsmi Nereden Geliyor? ​Markanın ilginç ismi, aslında bir komşu hatırasına dayanıyor. Kuruluş döneminde dükkânın yanında bulunan Karakedi Kolonyaları kapandığında, müşteriler sürekli olarak "Karakedi nereye gitti?" diye sormaya başlıyor. Sorulardan yorulan işletme sahipleri, çözümü bu meşhur ismi sahiplenmekte buluyor ve böylece Eskişehir’in efsane markası doğuyor. ​Geleneksel Yöntem: Bakır Kazanda Sabırla Pişen Lezzet ​Teknoloji değişse de Karakedi Bozacısı’nda lezzetin sırrı değişmiyor. Geçmişte odun ateşinde pişirilen boza, bugün doğalgaz kullanılarak hazırlansa da bakır kazan kullanımı kırmızı çizgileri olmaya devam ediyor. ​Bozanın içeriği ve üretim özellikleri: ​Doğal Malzeme: Mısır, şeker ve suyun eşsiz uyumu. ​Probiyotik Güç: Mayalı yapısıyla sağlığa faydalı. ​Bakır Kazan: Isıyı eşit dağıtarak gıdanın tadını ve kalitesini koruyan geleneksel yöntem. ​Üniversite Şehri Eskişehir’in Turizm Elçisi ​Eskişehir’in bir öğrenci kenti olması, Karakedi Bozacısı’nın ününü Türkiye sınırlarına taşıdı. Şehirde eğitim gören binlerce genç, mezun olduktan sonra bu lezzeti memleketlerine bir kültürel miras gibi taşıyor. Ümit Bozkuş, "Eskişehir'de ne içilir?" sorusunun ilk cevabının boza olduğunu ve kış aylarının vazgeçilmezi olan bu içeceğin, yazın yerini dondurma ve limonataya bıraksa da her zaman bir numara olduğunu vurguluyor. ​Dijital Dünyada Bir Asırlık Marka ​Geleneksel yapısını koruyan işletme, yeni nesle ulaşmak için dijital dünyayı da etkin kullanıyor. Sosyal medya sayesinde gençlerin uğrak noktası haline gelen Karakedi, müşterilerinin paylaşımlarıyla reklam yapmadan büyüyen bir ağa dönüşmüş durumda. ​Eskişehir’in simgesi haline gelen bu asırlık hikâye, bugün dört farklı şubesiyle hem geçmişin nostaljisini yaşatıyor hem de geleceğe köprü kurmaya devam ediyor. Kaynak: AnaHaber

Odunpazarı’nın Kupadaki Rakibi Belli Oldu Haber

Odunpazarı’nın Kupadaki Rakibi Belli Oldu

Türkiye Hentbol Federasyonu 50. Yıl Federasyon Kupası Sekizli Finalleri’nin kura çekimi gerçekleştirildi. HDI Sigorta ana sponsorluğunda sahibini bulacak kupada, THF Prof. Dr. Yaşar Sevim Hentbol Salonu’nda THF Genel Sekreter Vekili Avni Mutlu tarafından çekilen kura neticesinde çeyrek final eşleşmeleri ve kupa ağacı belli oldu. Erkeklerde ve kadınlarda 8’er olmak üzere toplam 16 takım, 6-9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da kupa için mücadele edecek. Müsabakalar THF Beykoz Spor Ormanı Yeni Spor Salonu ile Üsküdar Çamlıca Spor Salonu’nda oynanacak. Kupada Eskişehir temsilcisi Odunpazarı Spor Kulübü, Trabzon temsilcisi Ortahisar Belediyesi ile eşleşti. 50. Yıl Federasyon Kupası’nda kadınların çeyrek final eşleşmeleri şu şekilde oluştu: Bursa Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü-Yenimahalle Belediyesi Spor Kulübü (A Eşleşmesi) Üsküdar Belediyesi Spor Kulübü-MC Sistem Yurdum Spor Kulübü (B Eşleşmesi) Ortahisar Belediyesi Spor Kulübü-Odunpazarı Spor Kulübü (C Eşleşmesi) Armada Praxis Yalıkavak Spor Kulübü-Göztepe Spor Kulübü (D Eşleşmesi) 50. Yıl Federasyon Kupası’nda kadınların yarı final eşleşmeleri şu şekilde: D Eşleşmesi Galibi-B Eşleşmesi Galibi (Yarı Final 1. Maçı) C Eşleşmesi Galibi-A Eşleşmesi Galibi (Yarı Final 2. Maçı) 50. Yıl Federasyon Kupası’nda kadınların final eşleşmeleri şu şekilde: Yarı Final 1. Maçı Galibi-Yarı Final 2. Maçı Galibi

Anadolu Üniversitesi'nde “Yapay Zekâ ve Habercilik Eğitimi” Haber

Anadolu Üniversitesi'nde “Yapay Zekâ ve Habercilik Eğitimi”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar Bölge Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (ANASAM), Basın İlan Kurumu Bursa Bölge Müdürlüğü ve Google Türkiye iş birliğinde düzenlenen “Dijital Habercilik ve Yapay Zekâ Eğitimi”, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirildi. Dijital habercilik alanındaki güncel gelişmelerin ve yapay zekâ teknolojilerinin medya üretim süreçlerine etkilerinin ele alındığı eğitim, Google Türkiye Eğitim Danışmanı Özgür Mehmet Kütküt tarafından verildi. Programa Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar Bölge Müdürü Uğur Ülgeç, Basın İlan Kurumu Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı ve ANASAM Müdürü Prof. Dr. Mustafa Bostancı, ANASAM Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Serhat Koca ve Doç. Dr. Eser Gemici, Bilecik, Kütahya Afyon Bursa ve Sakarya’dan da çok yoğun katılımın olduğu eğitime Eskişehir basını, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Eğitim öncesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar Bölge Müdürü Uğur Ülgeç, Basın İlan Kurumu Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren ve Google Türkiye Eğitim Danışmanı Özgür Mehmet Kütküt’ün de aralarında bulunduğu heyet, Rektör Adıgüzel’i makamında ziyaret etti. Rektör Adıgüzel: “Gazetecilik hiçbir zaman ölmeyecek” Eğitimin açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, şunları söyledi: “Eğitim ve öğrenme sürecinde ihtiyaçlar sürekli dijital hâle geliyor. Gazetecilikte de artık dijital gazeteciliğe geçtik. Yapay zekânın meslekleri ortadan kaldıracağı yönündeki tartışmaları sıkça duyuyoruz. Ancak gazeteciliğin bir meslek olarak hiçbir zaman ölmeyeceğini bilmemiz gerekir. Gazeteciliğin özü, gerçeğin peşinden gidip doğruları aktarmaktır. Yapay zekâ hayatımıza girdi diye bu meslek ortadan kalkmaz. Bu aracı doğru kullanmayı öğrenirsek mesleğimizi daha iyi yapabiliriz. Buna karşı duranlar ise mesleğin dışında kalır.” Adıgüzel, konuşmasının devamında, “Her zaman bir insana, insan gözüne ve insan vicdanına ihtiyaç vardır. İnsan yoksa yapay zekâ da yoktur. Gazetecilik yapay zekâyla yok olmayacak, sadece biçim değiştirecektir. Anadolu Üniversitesi olarak bu dönüşüme uyum sağlamak için yeni medya alanında adımlar atıyoruz.” ifadelerini kullandı. Eren, eğitimin tüm paydaşlarına teşekkürlerini sundu Basın İlan Kurumu Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren, eğitimin açılış konuşmasında başta Anadolu Üniversitesi olmak üzere programın gerçekleştirilmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek, iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Kütküt: “Yapay zekâ içerik üretiminde bir araçtır” Google Türkiye Eğitim Danışmanı Özgür Mehmet Kütküt, üretken yapay zekânın sunduğu fırsatlara dikkat çekerek şunları söyledi: “Üretken yapay zekâ alanında Türkiye için önemli fırsatlar olduğunu düşünüyorum. Bu fırsatlar; akademik çalışmalardan basın ve kamu iletişimine kadar pek çok alanda değerlendirilebilir. Eğer katılımcılar henüz üretken yapay zekâ ile tanışmadıysa, bu eğitim onlar için önemli bir fırsattır. Biz aslında makinelere değil, insanlara yazıyoruz. Yapay zekâ, insanlara yönelik içerik üretmek için bir araçtır.” “Google eğitimleri dünya genelinde sürüyor” Kütküt ayrıca Google eğitimlerinin dünya genelinde devam ettiğini belirterek, temel amaçlarının kaliteli gazetecilik uygulamalarını güçlendirmek ve küresel bir ağ toplumu oluşturmak olduğunu ifade etti. Kütküt, “Google aramalarında hiçbir şekilde kişi ya da kurumlara özel ayrıcalık tanınmaz. Bu oturumda paylaşılan tüm bilgiler kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir. İçeriklerin teknik olarak doğru biçimde yapılandırılması, arama sonuçlarında görünürlüğü artırmak açısından büyük önem taşır. Kullanıcı odaklı, faydalı ve güvenilir içerik üretmek temel hedefimizdir.” dedi. Eğitimde ayrıca katılımcılara dijital habercilikte kullanılan yeni nesil araçlar, yapay zekâ destekli içerik üretimi, veri odaklı gazetecilik uygulamaları ile araştırma, redaksiyon ve haber yazım süreçlerinde kullanılabilecek dijital araçlar hakkında bilgi verildi. Program, Özgür Mehmet Kütküt’e Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir tarafından teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi. Kaynak: AnaHaber

15'inci Tarım, Orman ve İnsan Fotoğraf Sergisi Eskişehir’de Haber

15'inci Tarım, Orman ve İnsan Fotoğraf Sergisi Eskişehir’de

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2009 yılından bu yana düzenlenen ve son iki yıldır uluslararası boyut kazanan Tarım, Orman ve İnsan Fotoğraf Yarışmasında seçilen fotoğraflar için Eskişehir'de sergi açıldı. Uluslararası alanda düzenlenen 15. Tarım, Orman ve İnsan konulu fotoğraf yarışmasının sonucunda seçilen fotoğraflar 9-12 Mart 2025 tarihleri arasında Özdilek AVM’de açılan sergide Eskişehirli fotoğraf severlerle buluşuyor. Serginin açılışı Tepebaşı Kaymakamı Sadettin Yücel, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, kurum müdürleri ve fotoğraf severlerin katılımıyla gerçekleşti. Açılış töreninde konuşan İl Müdürü Yüksel Çil: “Bakanlığımız tarafından 2009 yılından bu yana düzenlenen bu yarışma; tarımın, ormanın, toprağın, suyun ve doğal kaynaklarımızın hayatımızdaki vazgeçilmez önemine dikkat çekmek, insan ile doğa arasındaki güçlü bağı estetik bir bakış açısıyla görünür kılmak amacıyla hayata geçirilmiştir. Bu yıl 15’incisi gerçekleştirilen yarışmada, yetkin jüri üyelerimiz tarafından seçilen ve dereceye giren eserler; yalnızca birer fotoğraf değil, aynı zamanda doğaya karşı sorumluluğumuzu hatırlatan güçlü birer mesaj niteliği taşımaktadır. Sergimizle; Bakanlığımızın çalışma alanlarına yönelik farkındalığın artırılmasını, tarım ve doğal kaynakların korunmasına ilişkin toplumsal bilincin güçlendirilmesini ve toplumumuzun estetik anlayışına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda serginin, sanatsal etkinliklerin düzenlendiği nitelikli mekânlarda halkımızla buluşturulmasını son derece önemsiyoruz. Sergimizin 09–12 Mart 2026 tarihleri arasında Eskişehir Özdilek AVM’de sanatseverlerin ziyaretine açık olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu vesileyle; organizasyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, değerli jüri üyelerimize, eserleriyle sergimize anlam katan fotoğraf sanatçılarımıza ve bugün bizlerle olan siz kıymetli misafirlerimize teşekkür ediyorum" dedi. Çeşitli ülkelerden birçok eserin katılım sağladığı yarışmada ödüle layık görülen fotoğraflar ise şöyle: Genel Birincilik Ödülü, Tuy Tran Van, “Fishing Net" – Vietnam, Genel İkincilik Ödülü, Yalçın Akkaya, “Toptancı Hali" - Antalya, Genel Üçüncülük Ödülü, Salih Kuş, “Zeytin Bahçeleri" - Bursa, Ulusal Birincilik Ödülü, Ali Osman Aktürk, “Kozalak Fıstığı" - Muğla, Ulusal İkincilik Ödülü, Murat Cacim, “Arıcılık" - Van, Ulusal Üçüncülük Ödülü, Kemal Vurğun, “Çoban" - Bitlis, Bakan Özel Ödülü, Ahmet Fatih Sönmez, “Biber Kurutma" - Aydın, Suya Vefa Ödülü, Durmuş Ceylan, “Sürü" - Konya, Geleceğe Nefes Ödülü, Selçuk Hot, “Çok Güzeldi Eski Sonbaharlar" - Bursa, Denizbank Çalışanları Ödülü, Meral Kaya, “Sürü" - Bingöl, Tarım ve Orman Bakanlığı Ödülü, Zahide Bulut Topal, “Gırgır" - Trabzon, Öğrenci Ödülü, Bekir Can Sağlam, “Emek Tablosu" - Gaziantep, Bereketin Yüzyılı Hasan İçel, “Martılar Balıkları Beğendi" - Sakarya, Üretici Ödülü, Sabri Altın, “Fındık Hasadı"- Trabzon. Ödül alan fotoğrafların yanı sıra 105 fotoğraf da sergilenmeye değer bulundu.

İpek Sanatının Zarafeti Bursa'da Sergilendi Haber

İpek Sanatının Zarafeti Bursa'da Sergilendi

Bursa Büyükşehir Belediyesi, tamamen kadın emeğiyle üretilen eserlerden oluşan ‘Efsanelerle İpek’ sergisini, Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyarete açtı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, hem somut hem de somut olmayan kültürel miras çalışmaları kapsamında kent belleğindeki tüm değerleri gelecek kuşaklara aktarmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Midas İpek Evi tarafından hazırlanan ‘Efsanelerle İpek’ sergisi, Bursa büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ev sahipliğinde Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyarete açıldı. İpeğin binlerce yıllık kültürel yolculuğunu görünür kılmayı amaçlayan “Efsanelerle İpek” sergisi, dünyanın farklı coğrafyalarında anlatılan 12 kadim ipek efsanesi ile Eskişehir’de doğan 13. hikâyeyi sanatla buluşturdu. Sergide yer alan eserler, yalnızca ipek malzeme kullanılarak farklı tekstil teknikleriyle hazırlanarak ipeğin kültürel ve simgesel değerini görünür kılıyor. Sergi, 13 Mart Cuma gününe kadar Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. “ESKİŞEHİR İLE BİRLİKTE ORTAK PROJELER GELİŞTİREBİLİRİZ” Sergi kapsamında gerçekleştirilen söyleşide konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Eskişehir ile Bursa’nın yüzyıllardır ipekçilik yolunda kol kola uzun yıllar birlikte yürüdüğünü söyledi. Bursa’nın eskide olduğu gibi hala ipek şehri olarak anıldığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, son 15–20 yılda ipek üretiminde ciddi bir düşüş yaşandığını dile getirdi. Çin ipeğinin de Bursa ipeği adıyla satılmasının üzücü olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Hala bu alanda önemli ustalarımız bulunuyor. Onların değerini bilmeliyiz. Elbette üretimin tekrar artmasını istiyoruz. Bunun için de birinci derece dut ağaçlarının sayısı artırılmalı. Ayrıca aile işletmelerini de çoğaltmak gerekiyor. Ancak bu şekilde sürdürülebilir hale getirilir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Eskişehir ile birlikte ortak projeler geliştirebiliriz. Bursa ipeğinin ne kadar değerli olduğunu gelecek nesillere aktarmalıyız. Bu işlerle uğraşacak gençleri yetiştirmeliyiz. Bursa’nın ipek konusundaki hassasiyetini öne çıkartmak istiyoruz” dedi. “BURSA İLE İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise Bursa’yı ipekçiliğin ana vatanı olarak kabul ettiklerini ifade etti. İpekçiliği tekrar canlandırmak için büyük çaba harcayan Başkan Mustafa Bozbey’i de tebrik eden Ünlüce, ipekçilik konusunda Bursa ile işbirliği yapmak için hazır olduklarını ve kolları sıvadıklarını belirtti. Hep beraber ipekçiliği bu topraklarda tekrar canlandıracaklarını söyleyen Ünlüce, “Kasım Uzunöz ile yollarımızın kesişmesiyle birlikte İpek Yolu haritasını oluşturduk. Harita Eskişehir’den de geçiyor. Bursa elbette bu yol üzerindeki en kalıcı noktalardan biri. Beş kişilik bir kadroyla yola çıktık. İpeği kendimiz dokuduk ve ilk Midas İpek Evi’ni kurduk. İpek Köyü projemizi de hayata geçireceğiz. 2017’de başlayan yolculuk, açılan sergiye kadar uzandı” diye konuştu. Kozabirlik Yönetim Kurulu üyesi Ramazan Işık, Kozabirlik’in geçmişi ve çalışmaları hakkında katılanlara bilgi verdi. 2016 yılından bu yana ipek böceklerinin ihtiyacı olan dut ağaçlarının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Işık, bugüne kadar 400 bin dut ağacını üretime kazandırdıklarını dile getirdi. Bursa’da bulunan İpek Müzesi’ne değinen Sanatçı Kasım Uzunöz, Türkiye’de çalışır durumda bulunan 80–90 yıllık makinelerin yer aldığı müzenin önemli bir miras olduğunu söyledi.

Geleceğin Eczacıları Törenle Beyaz Önlüklerini Giydi Haber

Geleceğin Eczacıları Törenle Beyaz Önlüklerini Giydi

Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencileri, Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda düzenlenen törenle eczacılık mesleğinin simgesi olan beyaz önlüklerini ilk kez giydi. Düzenlenen törende, eczacılık eğitimine yeni başlayan öğrencilere mesleki kimliklerinin ilk sembolü olan beyaz önlükleri takdim edildi. Öğrencilerin akademik ve mesleki gelişim yolculuklarının önemli bir başlangıcını simgeleyen törene; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Eczacılık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Sinem Ilgın, Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik, Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Zekeriya Kolat ve Kütahya Eczacı Odası Başkanı Ecz. Süleyman Cahit Ceylan katıldı. Çok sayıda akademik personel ve öğrencinin yer aldığı törende, eczacılık mesleğine ilk adımlarını atan öğrencileri aileleri de yalnız bırakmadı. Rektör Adıgüzel: “Eczacılık; bilgi ve güvenin buluştuğu meslektir” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, mesleğe ilk adımlarını atan Eczacılık Fakültesi öğrencilerine beyaz önlüklerinin takdim edildiği törende şu sözleri kullandı: “Beyaz önlük giyme töreni, sadece bir kıyafet değişimi değil; bir mesleğe adım atmanın ve büyük bir sorumluluk üstlenmenin simgesidir. İnsan hayatıyla doğrudan ilgili olan eczacılık, bilgi ile güvenin buluştuğu kritik bir alandır. Anadolu Üniversitesi, 30 yılı aşkın tecrübesiyle bu bilimsel birikimi ve güveni öğrencilerine en iyi şekilde aşılamaya devam etmektedir. Fakültemiz, mezuniyetten sonra da her zaman ailenizin bir parçası kalacak; sizleri ileride daha büyük başarılara imza atmış meslektaşlarımız olarak görmeye devam edeceğiz. Üniversitemize ve Eczacılık Fakültesine girerek zaten büyük bir başarı gösterdiniz; bugün ise bu başarıyı önlüklerinizle taçlandırıyorsunuz. Bu süreçte en büyük pay, her zaman yanınızda olan ailelerinizindir. Onların desteği hem sizler hem de bizim için çok kıymetlidir.” Prof. Dr. Ilgın: “Mesleki sorumluluk beyaz önlükle başlar” Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Sinem Ilgın ise konuşmasında şunları söyledi: “Bu tören sadece bir başlangıç değil, uzun bir yolculuğun ilk adımıdır. Giyeceğiniz beyaz önlükler; bir meslek simgesi olmanın ötesinde vicdanın, bilginin, sorumluluğun ve insan hayatına duyulan saygının sembolüdür. Eczacılık, verdiğiniz bir bilgi veya hazırladığınız bir ilaçla insan hayatına doğrudan dokunabildiğiniz, sonu çok anlamlı bir yoldur. Bu önlüğün asıl değeri, üstlendiğiniz bu büyük sorumlulukta saklıdır. Sizlerin bu onurlu görevi en iyi şekilde taşıyacağınıza inancım tamdır. Törenin hazırlanmasında emeği geçen tüm birimlerimize ve rektörlüğümüze teşekkür ediyor; sevgili öğrencilerimize hem eğitim hem de meslek hayatlarında başarılar diliyorum. Bugün giyeceğiniz beyaz önlükler sizlere daima güç versin.” Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Başkanı Çelik: “Beyaz önlük bilginin ve güvenin somut hâlidir” Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik ise törende yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada, yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda yüzünüzde güzel bir tebessüm bırakacak o özel ana şahitlik etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Biz eczacılar, ülkemizin en ücra köşesinde 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veren yegâne meslek grubuyuz. Sadece normal günlerde değil; pandemi, deprem, sel veya yangın gibi halk sağlığının tehdit altında olduğu her an en ön safta biz varız. Bugün giyeceğiniz beyaz önlük, sadece bir kıyafet değil; bilginin, güvenin ve hijyenin somutlaşmış hâlidir. Toplumun gözünde ‘en doğru adresin’ işaretidir. Bu önlüğe ömür boyu sahip çıkmanızı ve onu gururla taşımanızı istiyorum. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, kurumsal hafızası ve güçlü akademik kadrosuyla sizleri çok şanslı kılan bir kurumdur. Ancak sadece eğitimle yetinmeyin; meslek odalarınızla bağınızı koparmayın. Mesleğin geleceğinde sizin de sözünüz olsun.” Bursa Eczacı Odası Başkanı Kolat: “Hayallerinize sıkı sıkıya tutunun” Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Zekeriya Kolat da konuşmasında, öğrencilik yıllarına değinerek eczacılık mesleğinin uzun ve anlamlı bir yolculuk olduğunu vurguladı ve öğrencilere hayallerine sıkı sıkıya tutunmaları tavsiyesinde bulundu. Kütahya Eczacı Odası Başkanı Ceylan: “Mesleki mücadele bu sıralardan başlıyor” Kütahya Eczacı Odası Başkanı Ecz. Süleyman Cahit Ceylan ise mezun olduğu fakültede bulunmaktan duyduğu heyecanı dile getirerek, mesleğin onur ve sorumluluk bilinciyle icra edilmesi gerektiğini ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik, Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Zekeriya Kolat, Kütahya Eczacı Odası Başkanı Ecz. Süleyman Cahit Ceylan başta olmak üzere Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyeleri tarafından Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencilerine mesleklerinin simgesi olan beyaz önlükleri takdim edildi. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.