SON DAKİKA
Hava Durumu

#Buğday

Porsuk Haber Ajansı - Buğday haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buğday haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyükşehir'den Beylikova'ya Modern Selektör Tesisi Haber

Büyükşehir'den Beylikova'ya Modern Selektör Tesisi

2026 Eskişehir Yılı projeleri kapsamında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Beylikova Belediyesi arasında imzalanan iş birliği protokolü ile Beylikova ilçesine en modern ve en yüksek teknolojiye sahip selektör tesisi kurulacak. Tarımsal üretimi güçlendirmeyi amaçlayan proje, bölgedeki üreticilere önemli katkı sağlayacak. Büyükşehir Belediyesi Encümen Salonu’nda gerçekleştirilen protokolün imza törenine Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, Beylikova Belediye Başkan Yardımcısı Ali Osman Taş, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Bükülmez ve Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hale Senem Acar katıldı. Eskişehir’de tarımsal üretimi destekleyen yatırımlara bir yenisi daha eklenirken, Beylikova’da kurulacak saatte 5 ton ürün işleme kapasiteli en modern ve en yüksek teknolojiye sahip selektör tesisi, üreticilerin ürünlerini daha kaliteli ve verimli şekilde değerlendirmesine imkân sağlayacak. Son teknolojiye uygun olarak tasarlanacak tesiste; renk ve taş ayırma sistemi, kapalı ayırma üniteleri, ilaçlama ve otomatik paketleme sistemleri bulunacak. Böylece hasat edilen ürünler modern ekipmanlarla temizlenip sınıflandırılarak kısa sürede paketlenebilecek. Kurulacak tesis; arpa, buğday, yulaf, mısır, ayçiçeği, haşhaş, mercimek, fasulye ve nohut başta olmak üzere birçok tarımsal ürünü ayırma ve işleme kapasitesine sahip olacak. Bu sayede üreticilerin ürünleri kaliteye göre ayrıştırılacak ve pazara daha hazır şekilde sunulabilecek. Sadece Beylikova’ya değil, Mihalıççık, Alpu, Mahmudiye, Sivrihisar ve Çifteler gibi çevre ilçelerdeki üreticilere de hizmet verecek olan tesisin, bölgedeki tarımsal üretime önemli katkı sağlaması bekleniyor. Modern altyapısı ve yüksek kapasitesi sayesinde üreticilerin ürün işleme süreçleri kolaylaşırken, tarımsal verimlilik ve ürün kalitesi de artacak. İmza töreninde konuşan Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, projeye verdikleri destekten dolayı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ederek, tesisin bölgedeki üreticiler için önemli bir yatırım olduğunu vurguladı. Başkan Karabacak, “Eskişehir’de üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Beylikova’da kuracağımız modern selektör tesisiyle çiftçilerimizin ürünlerini daha kaliteli, daha hızlı ve daha verimli şekilde işleyebilmesini sağlayacağız. Bu tesis yalnızca Beylikova’ya değil, çevre ilçelerdeki üreticilerimize de hizmet vererek tarımsal üretime önemli katkı sunacak. Şimdiden bölgemize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Bükülmez ise kurulacak selektör tesisinin üreticilerin ürünlerini daha değerli hale getireceğini ve tarımsal üretime büyük katkı sağlayacağını ifade ederek, “Amacımız, çiftçimizin emeğini koruyan, üretimi daha verimli ve sürdürülebilir hale getiren güçlü bir tarımsal altyapı oluşturmak. Tesisimiz bölgemize ve tüm üreticilerimize bereket getirsin.” diye konuştu.

Çiftçinin Alın Teri Siyasi Hesaplara Alet Edilemez Haber

Çiftçinin Alın Teri Siyasi Hesaplara Alet Edilemez

CHP Seyitgazi İlçe Başkanı Selma Sara, Seyitgazi Ziraat Odası Başkanlığı tarafından Seyitgazi Belediyesi'ne yönelik yapılan eleştirilere cevap verdi. CHP İlçe Başkanı Sara yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Seyitgazi Ziraat Odası Başkanlığı tarafından belediyemize yönelik yapılan sosyal medya paylaşımını üzüntü ve şaşkınlıkla takip ediyoruz. İlçemizde yaşanan ağır ekonomik tablo ve üreticinin her geçen gün derinleşen sorunları ortadayken, Ziraat Odası’nın asli görev alanı dışında, siyasi nitelik taşıyan açıklamalar yapması hem kurumsal sorumlulukla hem de çiftçimizin beklentileriyle bağdaşmamaktadır. Yaklaşan Ziraat Odası seçimleri öncesinde kongre sürecine ilişkin kamuoyuna açık, şeffaf ve net bir bilgilendirme yapılmaması; buna karşın tek taraflı açıklamalarla sürecin fiilen uzatılması ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu tutum, seçim sürecinde başka adayların önünü kesmeye yönelik bir yaklaşım mıdır? Bu sorunun sorulması son derece haklı ve meşrudur. Bugün Seyitgazi’de çiftçi zor durumdadır. Süt fiyatları maliyetlerin çok altında kalmış, yem fiyatları kontrolsüz biçimde artmıştır. Buğday ve arpa taban fiyata mahkûm edilmiş, üretici emeğinin karşılığını alamaz hâle gelmiştir. Mazot ve gübre destekleri enflasyon karşısında etkisini yitirmiş, üstelik birçok üretici bu destekleri hâlâ alamamıştır. Bağ-Kur ve SGK borçları nedeniyle çiftçilerimiz devletten hak ettikleri alacakları dahi tahsil edememektedir. Böylesine ağır bir tablo ortadayken, Ziraat Odası’ndan bu temel sorunlara ilişkin güçlü ve net bir duruş sergilenmemesi, üreticinin sesinin bilinçli biçimde görmezden gelindiğini göstermektedir. Çiftçinin hakkını savunmakla yükümlü bir kurumun, asıl muhatabı olan üreticiyi yok sayarak belediyeleri hedef alan açıklamalar yapması kabul edilemez. Ziraat Odaları siyaset üstü kurumlardır. Çiftçinin alın teri, kişisel ya da siyasi hesaplara alet edilemez. Kurumsal itibar, bireysel hırslar uğruna zedelenmemelidir. Eğer Ziraat Odası Başkanlığı makamı üzerinden siyaset yapılma niyeti varsa, bunun yolu ve yöntemi açıktır. Kurumsal sorumluluk gereği bu makamlar, siyasi kariyer planlarının aracı hâline getirilemez. Bizler Seyitgazi’de üreticinin, çiftçinin ve emekçinin gerçek sorunlarını konuşmaya, çözüm üretmeye ve çiftçimizin yanında durmaya devam edeceğiz. Çiftçinin sesi her geçen gün kısılırken, o sesi yükseltmesi gerekenlerin suskunluğunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz."

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!" Haber

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ocak 2025’te fiyatlarını not aldığı zincir markette satılan aynı ürünün, bir yıl içinde fiyatının katlandığını söyledi. Gürer, Cumhurbaşkanı’nın altın hesabını tercih etmediğini belirterek, “Biz makarna üzerinden baktık. Asgari ücretlinin kaybını incelediğimizde, bir yılda asgari ücretle alınabilen 500 gramlık makarnadaki fiyat artışı nedeniyle sofrasından 474 paket makarna uçmuş durumda,” dedi. Buğday için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2025 yılı hasat döneminde alım fiyatını kilogram başına 13 lira olarak açıkladığını anımsatan Ömer Fethi Gürer, buna karşın tüccarın buğday için 11 lira fiyat uyguladığını belirtti. Gürer, makarnadaki fiyat artışının çiftçinin buğday satış fiyatını sollayıp geçtiğini söyledi. Üretenin de tüketenin de mağdur edildiği bu düzende, emekli ve asgari ücretlinin cebine giren paranın alım gücünün hızla eridiğini ifade eden Gürer, makarna fiyatlarındaki artışın asgari ücretli ve emekli gelir düzeyi açısından bu ürünü adeta lüks tüketime dönüştürdüğünü vurguladı. YÜZDE 68 İLE YÜZDE 93’E VARAN ARTIŞ YAŞANDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılına girilirken makarna fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekti. Ocak 2025 ile Ocak 2026 dönemindeki fiyat değişkenliğini değerlendiren Gürer, aynı markette satılan, aynı kalite ve markadaki makarnaların etiket fiyatlarının bir yıl içinde önemli ölçüde farklılaştığını belirtti. Gürer’in paylaştığı verilere göre, makarnadaki artış oranları bir yıl içinde genel enflasyon verilerinin üzerinde seyretti. Ürün Kategorisi Ocak 2025 Fiyatı Ocak 2026 Fiyatı Artış Oranı (%) A Kalite Ürün 1 (Üst Segment) 28,75 TL 52,95 TL %84 A Kalite Ürün 2 (Popüler Segment) 16,00 TL 30,95 TL %93 Ekonomik Ürün (En Ucuz Segment) 11,00 TL 18,50 TL %68 BUĞDAYIN ANAVATANINDA MAKARNA FİYATI Ömer Fethi Gürer, iktidarın tarım politikalarını eleştirerek artan makarna fiyatlarına dikkat çekti. Gürer, “Bir yıl önce 16 liraya aldığınız makarnanın bugün 31 liraya dayandığını görüyoruz. En ucuz, ‘garibanın yemeği’ dediğimiz makarna bile bir yılda yüzde 93 zamlanmışsa, burada ciddi bir yönetim zafiyeti vardır. Buğdayın anavatanı olan bu topraklarda çiftçimiz maliyetler altında ezilirken, vatandaşın tenceresinde de zam kaynıyor. Buğdayı çiftçiden tüccar kilosu 11 liradan aldı,” dedi. “MAKARNAYA BİLE HASRET KALINABİLİR” Gürer, asgari ücretlinin alım gücünün bir yıl içinde hızla eridiğini söyledi. Ocak 2025’te sepetine alabildiği makarnayı, Ocak 2026 itibarıyla 28.075 TL olan yeni asgari ücretle alamaz duruma geldiğini belirtti. Gürer, aynı markette, aynı marka ve kalitedeki ürünlerin bir yıllık fiyat değişimine dikkat çekti. RAKAMLAR YALAN SÖYLEMİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in vatandaşın en temel gıdası olan makarnada bir yıl içinde yaşanan değişimi şu şekilde gerçekleşti: Ürün Kategorisi Ocak 2025 Alım Gücü (22.104 TL ile) Ocak 2026 Alım Gücü (28.075 TL ile) Kaybolan Ürün Miktarı (Paket) A Kalite (Üst Segment) 768 Paket 530 Paket 238 Paket KAYIP Popüler Marka (A Kalite) 1.381 Paket 907 Paket 474 Paket KAYIP Ekonomik Ürün 2.009 Paket 1.517 Paket 492 Paket KAYIP CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Geçen yıl asgari ücretli maaşıyla bir markadan 1.381 paket makarna alabiliyorken, bugün maaşı yüzde 27 artmasına rağmen alabildiği ürün sayısı 907’ye düşmüş durumda. Tek kalemde 474 paket makarna alamaz hâle gelmiş,” ifadelerini kullandı. TENCEREYE GİREN ÜRÜN AZALIYOR Ömer Fethi Gürer, market raflarındaki gerçeklerin TÜİK verilerinden çok farklı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Asgari ücreti artırdık diye övünüyorlar. Geçen yıl 11 lira olan en ucuz makarnanın 18,50 liraya, 28 lira olan kaliteli makarnanın ise 53 liraya çıktığını görsünler. Vatandaşın cebine giren para artmış gibi görünüyor ama tencereye giren ürün azalıyor.”

Beylikova Belediyesi'nden Aşağıdudaş Mahallesi’ne Selektör Tesisi Haber

Beylikova Belediyesi'nden Aşağıdudaş Mahallesi’ne Selektör Tesisi

Beylikova Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek amacıyla Aşağıdudaş Mahallesi’nde selektör (arpa/buğday eleme) tesisini hizmete aldı. Kurulan tesis sayesinde üreticiler, hasat ettikleri ürünleri daha temiz, kaliteli ve verimli şekilde değerlendirme imkânına kavuştu. Tarımsal üretimin ve çiftçinin desteklenmesinin önemine dikkat çeken Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Çiftçimizin emeğinin karşılığını alması ve ürününü daha kaliteli, katma değerli şekilde pazara sunabilmesi bizim için büyük önem taşıyor. Aşağıdudaş Mahallemize kazandırdığımız arpa/buğday eleme tesisiyle üretim kalitesini artırmayı ve üreticimizin maliyet yükünü azaltmayı hedefliyoruz. Üreticilerimiz bu tesisimizde tohumluk buğdaylarını temizleyip ilaçlayarak ekime hazır hale getirebilecekler. Selektör tesisimiz Aşağıdudaş, Yukarıdudaş ve Doğanoğlu mahallelerimize hizmet verecek. Üç mahallemizi kapsayan bu yatırımın bölge halkımıza hayırlı olmasını diliyorum. Belediyemiz, tarımsal üretimin her aşamasında çiftçimizin yanında olmaya devam edecektir.” Beylikova Belediyesi, kırsal mahallelerde tarımsal altyapıyı güçlendiren projelerle üreticilerin gelirini artırmayı ve sürdürülebilir tarımı desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen selektör tesisi, bölge tarımına önemli katkı sağlayacak. Aşağıdudaş Mahallemize kazandırılan arpa/buğday eleme tesisinin tüm üreticilerimize hayırlı olmasını diliyoruz.

Kuru Tarımla Kent Lokantalarına ve Üreticilere Destek Haber

Kuru Tarımla Kent Lokantalarına ve Üreticilere Destek

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizinin etkilerini göz önünde bulundurarak 2025 yılında da üretim faaliyetlerinde kuru tarım uygulamalarını tercih etti. Belediyeye ait toplam 725 bin metrekarelik ve yaklaşık 100 futbol sahası büyüklüğündeki tarım arazisinde başlayan hasat süreci, hem kırsalda üretime destek olacak hem de kentteki sosyal projelere katkı sunacak. Akpınar, Yusuflar, Karahüyük ve Türkmentokat mahallelerindeki arazilerde yürütülen çalışmalarda, kuru tarıma uygun tekniklerle ekimi yapılan buğday ve yem bitkilerinin hasadı başladı. İklim dostu bu üretim modeli, su kaynaklarının korunmasına katkı sağlarken verimliliği de artırıyor. Hasadı tamamlanan yemlik ürünler, hayvancılıkla uğraşan küçük ve orta ölçekli üreticilere ücretsiz olarak ulaştırılacak. Sağlanan bu destek, özellikle kırsal bölgelerde üretim yapan çiftçiler için ekonomik bir rahatlama sunarken, hayvansal üretimin sürdürülebilirliğine de katkı sağlayacak. Konu hakkında bilgi veren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı personeli Ziraat Mühendisi Onur Gültekin, “Tarımsal hizmetler dairesi olarak Akpınar'da 345 bin metrekare, Türkmentokat'ta 175 bin metrekare, Karahüyük'te 105 bin metrekare, Yusuflar'da 100 bin metrekare olmak üzere toplamda 725 bin metrekare alanda hasat gerçekleştiriyoruz. Bu alanda kuru tarım yaparak hem verimliği artırmayı amaçlıyor hem de su kaynaklarımızı koruyoruz.” dedi. Öte yandan, bu yıl kuru tarım modeliyle elde edilen buğdaylar Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Kent Lokantalarında kullanılacak. Lokantaların bir yıllık bulgur ihtiyacının belediye arazilerinden karşılanmasıyla birlikte, gıda temininde sürdürülebilirlik sağlanacağını ve belediye bütçesinde önemli tasarruf elde edileceğini anlatan Ziraat Mühendisi Yunus Emre Demir de, “Hasadı tamamlanan yemlik ürünler hayvancılıkla uğraşan üreticilerimize yem desteği olarak ulaştırılacaktır. Bu destek özellikle kırsal bölgelerde üretim yapmaya devam eden küçük ve orta ölçekli çiftçilerimiz için hem ekonomik bir rahatlama hem de hayvansal üretimin devamı açısından büyük önem taşımakta. Tasarruf tedbirleri kapsamında yine kuru tarım modeliyle ektiğimiz buğday hasadından elde edilecek ürünler Kent Lokantamızda değerlendirilecek olup kent lokantamızın bir yıllık bulgur ihtiyacı karşılanmış olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Hasat Edilen Buğdaylardan Elde Edilen Un İhtiyaç Sahiplerine Dağıtıldı Haber

Hasat Edilen Buğdaylardan Elde Edilen Un İhtiyaç Sahiplerine Dağıtıldı

Beylikova Belediyesi, tarımsal üretime dayalı kalkınma modelinde başarılı bir örnek sergileyerek hem belediye bütçesine katkı sağladı hem de sosyal dayanışmanın güçlü bir örneğini hayata geçirdi. Beylikova Belediyesi tarafından 2025 yılı hasat sezonunda arazilerden toplam 450 ton arpa ve buğday elde edildi. Hasat sonrası yapılan kalite analizlerinde üretilen buğdayların, yüksek kalite standartlarında ve ekmeklik un üretimine uygun olduğu belirlendi. Bu önemli gelişme, hem üretim kapasitesinin hem de ürün kalitesinin geldiği noktayı gözler önüne serdi. Elde edilen ürünlerin büyük bir bölümü, Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) satılarak belediyeye gelir olarak kazandırıldı. Bunun yanında, gelecek sezon için gerekli olan tohumluk buğday da ayrılarak sürdürülebilir tarım politikası uygulamaya konuldu. Ancak Beylikova Belediyesi’nin başarısı sadece üretimle sınırlı kalmadı. Kendi üretimi olan buğdaylar, klasik taş değirmenlerde öğütülerek una dönüştürüldü. Elde edilen 25 kilogramlık 500 çuval un, ilçede tespit edilen ihtiyaç sahibi 500 aileye ücretsiz olarak dağıtılmak üzere hazırlandı. Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Bu yıl, kendi imkânlarımızla ekip biçtiğimiz arazilerimizden 450 tonluk büyük bir hasat elde ettik. Ürettiğimiz buğdaylar analizlerden başarıyla geçti ve ekmeklik olarak sınıflandırıldı. Bu, bizim ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Hasadımızın bir kısmını TMO’ya satarak belediyemize gelir sağladık, bir kısmını ise un haline getirip 500 aileye ulaştırıyoruz. Bu hem üretken hem de sosyal belediyecilik anlayışının somut bir göstergesidir.” Bu çalışma, Beylikova Belediyesi’nin sadece hizmet sunan değil, aynı zamanda üreten, paylaşan ve dayanışmayı büyüten bir yerel yönetim anlayışını benimsediğini gözler önüne serdi. Belediyenin örnek uygulaması, kırsal kalkınma, gıda güvenliği ve toplumsal dayanışma açısından önemli bir model oluşturuyor.

Buğday Alım Fiyatı Enflasyon Dikkate Alınarak Açıklanmalıdır Haber

Buğday Alım Fiyatı Enflasyon Dikkate Alınarak Açıklanmalıdır

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, KİT TMO raporlarının görüşüldüğü toplantıda konuştu. Düşük alım fiyatlarına dikkat çekerek bu yıl alım fiyatlarının çiftçi refahını sağlayacak bir düzeyde olmasını istedi. TMO İTHALATÇI DEĞİL, ÇİFTÇİMİZİN YANINDA OLMALIDIR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Geçtiğimiz yıl ürün alım fiyatında enflasyonun altında bir fiyat açıklandı. TMO, buğdayda bir yıl öncesine göre yüzde 12, arpada ise yüzde 3 artış sağladı. Enflasyon ve girdi maliyetleri dikkate alınmadan düşük bir alım fiyatı belirlendi. 2025 yılı içinde, mayıs ayında Çukurova'da büyük bir ihtimalle iklimin yarattığı olumsuzluklara rağmen hasat başlayacak. Yine düşük bir alım fiyatı, hububat üreticileri için büyük bir darbe olur. Geçtiğimiz yıl TÜİK verilerine göre 3,5 milyon ton hububat kaybımız var. Bu nedenle alım fiyatının bu yıl doğru bir rakam olarak açıklanıp çiftçi refahını sağlayacak şekilde belirlenmesi büyük önem taşıyor” dedi. Gürer, ithalat-ihracat olgusunun sürekli konu edildiğini belirtti ve şöyle devam etti: “DİR kapsamında yapılanlar anlatılıyor. İthal ürün alınıp işlenip yurt dışına ihraç ediliyor. DİR kapsamında ithal edilen ürünü niye bizim üreticimiz üretmiyor? Un ve makarna olarak işlenip yurt dışına gidenin hammaddesini bizim üreticimiz üretsin. Yurt dışından almayıp çiftçimizi desteklemiş oluruz. Türkiye'nin iklim dokusunun, çiftçisinin, üreticisinin bu konuda yeterliliği olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. TMO ÜRETİCİ ATAĞINA GİTMELİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TMO Genel Müdürü’ne dönerek şunları söyledi: “Toprak Mahsulleri alım yaparken gidip ürün almıyor, sen oraya götürürsen alım yapıyor; ödemede problemler çıkıyor, süre uzuyor. Öyle olunca tüccar, gidip alım yaptığında avantajlı duruma geçiyor ve daha düşük fiyat veriyor. Artık Türkiye, içinde bulunduğu iklim krizi de dikkate alınarak yeniden taban fiyat ve gerçekçi desteklemelere dönmek zorunda. Aksi takdirde, gıdada arz sorunumuz ortaya çıkar. Bugün 'Paramız var, gidip alıyoruz' dersiniz, ama yarın o ürünü de bulamazsınız” dedi. SORUNLAR VAR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ürün depolama sorunlarına da değindi. Gürer: “Lisanslı depoculuk 42 ilde var, tüm Türkiye'de yok şu anda. Lisanslı depoculuk olmadığı için her yerde bununla ilgili düzenleme gerçekleşmiyor ve ürünler açık alanda depolanıyor. 2006 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi kendi depolarını önemli ölçüde sattı, işlevini değiştirdi. Ancak yine de Toprak Mahsulleri Ofisi’nin varlığı çiftçi için bir avantaj. Neden? Üç tane kurum kaldı: Et ve Süt Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü. Diğerlerinin hepsi özelleştirildi. Toprak Mahsulleri Ofisi de çiftçinin kara gün dostu olmaktan ithalatçı bir yapıya sürüklendi. Depo olaylarında da kendi depolarını sattıktan sonra -hatta o konuda açıklama yapmıştım, Sayın Genel Müdür Bey de açıklama yaptı- kiralanan yerin sattıkları fiyata denk geldiğini söyledim. Rakamı açıklamadılar ama öyle olduğunu biliyorum. Bu bağlamda Toprak Mahsulleri Ofisi’ne önemli görev düştüğünü varsayıyorum. Ayrıca bazı ürünlerin alınıp yurt dışına satışıyla ilgili de çalışmalar yürütülüyor. Biliyorsunuz, 2024 yılı sonunda en çok iade gelen ürünlerden biri aflatoksinden dolayı incirdi. Bu yurt dışı iadelerle ilgili burada bir bilgiye rastlamadım. Söylemek istediğim şu: TMO önemlidir, değerlidir, kıymetlidir; ama içeriği boşaltılmış bir TMO’nun ne çiftçiye ne de ülkeye faydası olur. Kurumda çok değerli arkadaşlar çalışıyor, onlara itirazımız yok. Ancak politikayı TMO'nun belirlediği düşüncesinde değilim. Çünkü maliyetin altında bir alım fiyatı -taban fiyatı kalktığı için- belirleniyor. Önümüzdeki süreçte çiftçimizi koruyan bir anlayışın TMO tarafından sahiplenilmesini diliyorum. Ancak bildiğiniz gibi sistem olarak bir kişinin yetkili olduğu bir düzende yaşıyoruz. Bu konuda sizin de eliniz kolunuz bağlı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek olduğu sürece sıkı para politikası gereği, 'Enflasyonu düşüreceğim' diyerek çiftçiye verilmesi gereken desteklerin ve alım fiyatlarının uygulamaya konulmayacağını düşünüyorum” dedi.

Buğday Krizi Büyüyor, 44 İlde Üretim Azaldı! Haber

Buğday Krizi Büyüyor, 44 İlde Üretim Azaldı!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 2024 yılında Türkiye genelinde buğday üretiminin 35 ilde artmasına karşın 44 ilde azaldığını belirterek, üretimi düşen iller arasında Edirne’nin de yer aldığını vurguladı. Buğdayın anavatanı olan Türkiye’de üretimin son 36 yıldır ortalama 20 milyon ton seviyesinde seyrettiğini ifade eden Ün, "2023 yılında 22 milyon ton olan buğday üretimi, 2024 yılında %5,5’lik bir düşüşle 20,8 milyon tona geriledi. En büyük üretim kaybı %74 ile Bartın’da yaşanırken, onu %43 ile Denizli, %38 ile Hakkari, %37 ile Yalova ve %35 ile Ağrı takip etti. Seçim bölgem Edirne, buğday, ayçiçeği ve çeltik üretimi ile geçinen bir il olmasına rağmen, burada da üretim %24 azaldı. Tokat, Giresun, Osmaniye, Mersin ve Van gibi illerde artışlar görülse de ülke genelinde toplam buğday üretimi 1,2 milyon ton azaldı" dedi. Üretimdeki bu gerilemenin ithalatı artıracağına dikkat çeken Ün, "Buğday üretimindeki her milyon tonluk düşüş, Türkiye’yi dışa bağımlı hale getiriyor. Çiftçimiz, yüksek girdi maliyetleri nedeniyle Rusya’daki üretim maliyetleriyle rekabet edemiyor. Ucuz ithal buğday yurda girince, yerli üreticinin ürünü değer kaybediyor. Bu nedenle çiftçimizin, üretimin desteklenmesi şart. Çiftçimizi desteklemeyen AKP iktidarları döneminde 105 milyon ton buğday ithalatı için 29 milyar dolar ödendi. Oysa buğdayın anavatanı olan Türkiye’nin bu ürünü ihraç etmesi gerekirken ithal etmesi, tarım politikalarındaki başarısızlığın en açık göstergesidir" diye konuştu. Edirne’nin son yıllarda kuraklığın etkisini ağır şekilde hissettiğini belirten Ün, "Küresel ısınma ve iklim değişikliği hem dünyada hem de ülkemizde tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor. Ancak bu olumsuzluklardan en fazla etkilenen illerden biri Edirne. Çiftçilerimiz kuraklık nedeniyle ayçiçeği ve buğdayda istenilen verimi alamadı, çeltikte ise su sıkıntısı yaşadı. Trakya genelinde üretici ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Çiftçimiz, tarlasına atacağı bahar gübresini bile alamaz hale geldi. Borç yükü giderek artıyor, üretici adeta boğuluyor" dedi. Buğday üretiminin sürdürülebilir olması için desteklerin artırılması gerektiğini vurgulayan Ün, "Buğday üreticisine, prim desteği hariç dekara en az 1.000 lira doğrudan destek verilmelidir. Aksi takdirde bu yıl üretim 20 milyon tonun altına düşecektir. Buradan Tarım ve Orman Bakanı’na çağrıda bulunuyorum: Çiftçiyi desteklememek, milyonlarca insanın gıda güvenliğini riske atmak demektir. Buğday üreticisini sahipsiz bırakmanın vebali ağırdır" ifadelerini kullandı.

Un Fiyat Artışı Ekmeğin Fiyatına Yansıyor Haber

Un Fiyat Artışı Ekmeğin Fiyatına Yansıyor

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman, Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, ekmek fiyatlarında artışın iktidarın uyguladığı yanlış tarım politikası, ithalatçı anlayış ve artan girdi fiyatlarının etkisi olduğunu söyledi.  CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2018 yılında 1 lira 25 kuruş olan ekmeğin 7 yılda 12,50 TL'ye çıktığını, pide fiyatının da 2018 yılında 2 lira iken 2025 yılında 20 liraya yükseldiğini, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişten bugüne gıda ürünlerinde artan fiyatlarla ekmeğe dahi erişimde sorunlar oluştuğunu” belirtti. VATANDAŞ EKMEĞİNİ KISIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ekmek fiyatının artışının sorumlusu yanlış, öngörüsüz ve plansız tarım politikalarıdır. Fiyat artışının sorumlusu siyasi iktidardır” dedi. CHP Milletvekili Gürer, “Fakir fukaranın, garip gurebanın bir ekmeği vardı; onu dahi vatandaş fiyat artışlarıyla kısmak zorunda kaldı. Artan fiyatlarla ilgili doğal olarak fırıncıları da suçlayan ya da yargılayanlar var ama işin özü siyasi iktidar sorumluluğundadır. Çünkü fırıncılarla konuştuğunuz zaman, ‘Un fiyatı arttı; tuz, maya, yumurta, susam, kira, işçilik, nakliye, doğalgaz, odun, elektrik, akaryakıt arttı. Ne yapayım, nasıl bu işi sürdüreyim?’ diye soruyor. Un fiyatında artışı görmeyip ekmek fiyatı konuşularak fırıncı suçlanacağına, fırıncı maliyetine baksınlar. Fırınlar kapanıyor; kayıt dışı fırınlar, rekabette vergisini veren ve kurallara uyan fırınların faaliyetini zora sokuyor.AVM fırınları da ekmeği farklı tanımlarla istediği fiyatlara çıkarıp satıyor. Ekmek fırınları, haksız rekabet nedeniyle kapılarını zor açar hale geldi” diye konuştu. İTHALAT YERLİ ÜRETİMİ VURUYOR CHP’li vekil Gürer, “Fırıncı esnafı, ekmek fiyatını artıran gibi göstermek yerine, gerçek sorumlu siyasi iktidarın girdi maliyetlerindeki artışın baş sorumlusu olduğu görülmelidir. AKP iktidarı, bu konuda almadığı önlemlerin hesabını vermelidir” dedi. Ömer Fethi Gürer, “Toprak Mahsulleri Ofisi, ülkenin çiftçisinin kara gün dostuyken ithalatçı oldu ve her yıl ortalama 10 milyon ton buğday ithal ediyor. CHP Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman, Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yoğunlukla Rusya ve Ukrayna’dan buğday ithal ediyoruz. Bunun bir kısmını DIR kapsamında un ve makarna olarak ihraç ediyoruz. Burada iktidar, sanayiciyi destekliyor. Farklı dönemlerde uygun fiyatla buğday vererek yurt dışında ihracatta önde olmalarını sağlıyor. Bu ihracattan ülkemiz çiftçisi fayda görmüyor. Rus ve Ukraynalı çiftçi ürettiği buğdaydan sanayicimiz kazanıyor. Çiftçimize bir destek sağlanmıyor. Ülkemizde bu buğday yetişebilir ama çiftçimize yeterli destek sağlanmıyor. İthal buğdayda yaklaşık 3 milyon tona yakın da yurt içi piyasalarına veriliyor” dedi. YERLİ ÜRETİCİ KORUNMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’de yerli buğday üretimi sorunlu. Geçen yıl buğdayda 1 milyon 200 bin ton, TÜİK verilerine göre, üretimde düşüş oldu. AKP iktidarları döneminde buğday ekim alanları da daraldı. Son yıllarda Türkiye, 20-22 milyon ton aralığında buğday üretse de bu Türkiye için yeterli değil. Yeterlilik, Bakanlığın verilerine göre yüzde 96 civarında. Tarım ve Orman Bakanlığı, kamuoyuna verdiği ‘İddialar ve Gerçekler’ kitapçığında, ‘Türkiye birçok üründe kendi kendine yeterli’ diyor. Diyor da buğday için, ‘Yüzde 181 yeterliliğimiz var’ diyor ama yanına bir parantez koymuş, ‘durum’ yazmış. Bunu okuyan, durum böyle sanacak. Oysa durum dediği, sert buğdayın tanımıdır. Durum buğdayı olarak adlandırılır. Onu yazıp gerçeği çarpıtıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ürün yeterliliği ile ilgili sayfasına bakın, orada da ‘Buğdayda kendi kendine yeterlilik yüzde 96’ bilgisi yer alıyor. Kamuoyuna ‘İddialar ve Gerçekler’ diye dağıtılan broşür, dahi çarpıtılmış bilgi ile gerçekleri saptırıyor. Sorun da bu noktada başlıyor. Veri doğru olmazsa sorun da çözüm bulmuyor. Türkiye’de şu anda ekmek fiyatlarının artışının temel nedeni, bu işin doğru yönetilmemesi. Çiftçiye geçen yıl, bir önceki yıla göre, buğdayda yüzde 12’lik bir artış verildi. Çiftçi tüccara mahkûm edildi. Tarlada kilosu 8 liradan tüccar ürün aldı. Üretici kazanamadı. Borçlu çiftçi ürününü tarlada satmak zorunda kaldı. Bir kilo buğdaydan 800 gram un elde ediliyor. Buğday, küçük çiftçiden tarlada alınıp tüccar stoklayınca hasat bittikten sonra buğday fiyatı artıyor. Dünya piyasalarında da başta kuraklık nedeni ile fiyatlar artış gösteriyor. Ülkemizde stoktaki tüccar, buğday fiyatına artış olarak yansıtıyor. Tüccardan buğday sanayiciye geçince orada da una dönüşme süreci başlıyor ve un fiyatları artıyor. 2018 yılında 98 lira olan un, 2025 yılında 700 TL’yi aştı. Çiftçi kazanamadığı yerde tüketici de ekmek, 12,5 liraya çıktı. Farklı illerde gramaj değişiyor, 20 liraya doğru gidiyor. Pideye 20 liradan başlıyor. Susam, yumurta eklenip fiyat artıyor. Ekmeğin kilosu 60, pidenin kilosu 100 liraya dayandı. Vatandaş halk ekmek kuyruğunda. Bir orası kaldı ihtiyaç kadar ekmek alınabilen. Buğday üreteni desteklemeyip vatandaşın uygun fiyatla ekmek almasını sağlamayan, iktidarın yanlış uygulamalarıdır” dedi. ÇİFTÇİYE VE FIRINCIYA DESTEKLE FİYAT DÜŞEBİLİR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ekmeğin fiyatının düşmesi, çiftçinin desteklenmesi ve fırıncıya uygun fiyatla un verilmesi ile olasıdır. Girdi fiyatlarının artışı, tüm gıda ürünlerine yansıyor. Aracılar karlarını düşürmüyor. Tarımda üretim öncesinden başlayarak mutlak surette tohumda ve gübrede sübvansiyon sağlanmalıdır. Çiftçi alım fiyatları, girdi maliyeti ve enflasyon dikkate alınarak fiyat belirlenmelidir. Üretimin artışını sağlayacak fiyat politikası oluşturulmalıdır. Toprak Mahsulleri Ofisi, belli dönemler için ortaya çıkan sorunları yok etmek amacıyla fırıncılar için buğday fiyatında sübvansiyon sağlamalıdır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.