SON DAKİKA
Hava Durumu

#Buğday

Porsuk Haber Ajansı - Buğday haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buğday haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İl Başkanı Ölce’den TMO Tarafından Açıklanan Fiyatlara Tepki Haber

İl Başkanı Ölce’den TMO Tarafından Açıklanan Fiyatlara Tepki

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatlarını eleştirdi. Çiftçinin maliyetler altında ezildiğini belirten Ölce, "Açıklanan rakamlar üreticiyi hüsrana uğrattı, üreticinin içi kan ağlıyor" dedi. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, yaptığı yazılı açıklamada ton başına buğday için 16 bin 500 lira, arpa için ise 12 bin 750 lira olarak belirlenen fiyatların, artan girdi maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu vurguladı. Ölce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatları, çiftçinin beklentilerini karşılamaktan çok uzak kalmıştır. Ton başına 16 bin 500 lira buğday, 12 bin 750 lira arpa fiyatı açıklanmıştır. Desteklerle birlikte rakamların yükseldiği ifade edilse de üreticinin içi kan ağlıyor. Çiftçi bu sene 85-86 liraya kadar çıkan mazotla üretim yaptı. Gübre fiyatları geçen senenin çok çok üstünde. Tohum, ilaç, işçilik maliyetleri ortada dayanılmaz boyutlara ulaştı. Buna rağmen çiftçiye verilen fiyat, alın terinin karşılığı değil. Açıklanan 16 lira 50 kuruşluk fiyat, üreticiyi koruyan değil, üreticiyi hüsrana sürükleyen bir fiyattır. Buğdayın kilogram fiyatı en az 23-24 lira seviyesinde olmalıydı. Herkes biliyor. Çiftçi para kazanamıyor. Kazanan gübre bayisi, kazanan akaryakıt şirketleri, kazanan aracılar ve tüccarlar. Kaybeden ise toprağa emek veren çiftçi. Türkiye'nin dört bir yanında ekilmeyen tarlalar artmakta. İnsanlar maliyetleri karşılayamadıkları için üretimden çekilmekte. Bu tablo sadece çiftçinin değil, ülkenin gıda güvenliğinin de tehlikeye girdiğini göstermekte. Mustafa Kemal Atatürk, "Üreten köylü milletin efendisidir" demişti. Ülkemizde tarımda faaliyet gösteren insan sayısı her geçen yıl azalıyor. Tarımda çalışanların yaş ortalaması 60 yaşına ulamış durumda. Bu durum gençlerin tarıma ilgi göstermediğini gösteriyor. Gençler de 'tarımda para yok' deyip konuyu kapatıyorlar. Dönelim konumuza. Bu yıl yağışların iyi gitmesi nedeniyle üreticiler umutlanmıştı. Ancak açıklanan fiyatlar o umudu tuzla buz etti. Çiftçi ürününe değil, borcuna çalışır hale getirildi. Borcu olmayan çiftçi yok. Dünyanın gelişmiş ülkeleri üreticisini desteklerken, Türkiye'de üretici kaderine terk edilmekte. Anahtar Parti olarak bu duruma çok tepkiliyiz. Acilen tarımsal üretimi artıracak projeler hayata geçirilmelidir. Bir diğer önemli sorun ise yeraltı suyu uygulamaları. Edindiğimiz bilgilere göre Eskişehir'de kuyulara su saati zorunluluğu getirildi. Ancak üreticilerden alınan ücretlere rağmen kartların halen teslim edilmediği ifade edilmektedir. Mahsul su beklemekte. Önümüzdeki günlerde sorun çözülmezse ürünler kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Biz kaçak ve kontrolsüz su kullanımına karşıyız. Ancak üreticiyi mağdur eden, tarımı sekteye uğratan uygulamalara da karşıyız. Çiftçinin üretim yapabilmesi her zaman ön planda tutulmalıdır. Bugün ülkemizde siyasetin gündeminde mutlak butlan tartışmaları var. Anadolu'da ise çiftçinin gördüğü fiyatlar mutlak noksandır. Çiftçi siyaset değil, adil fiyat istiyor. Çiftçi ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını istemekte. Anahtar Parti olarak üreticimizin yanında olmaya, bu adaletsizliğin karşısında durmaya devam edeceğiz. Çünkü çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır."

CHP'li Çakırözer: "Üreten Çiftçi Olmazsa Türkiye Olmaz!" Haber

CHP'li Çakırözer: "Üreten Çiftçi Olmazsa Türkiye Olmaz!"

TBMM’de Toprak Koruma Kanunu ile ilgili kanun teklifi görüşmelerinde konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TMO’nun açıkladığı hububat alım fiyatlarına tepki göstererek, “Geçen yıla göre yüzde 15, yüzde 20 artış ne demektir? Çiftçimize ihanet demektir. Mazot yüzde 50, gübre yüzde 70, elektrik yüzde 100 artmış. Üreten çiftçi olmazsa üreten Türkiye olamaz! Buğdaya kilo başına en az 20-22 lira verilmelidir” dedi. Çakırözer, kanundaki düzenlemeler ile pancar çiftçisine yeni cezaların getirilmesini de eleştirerek, “ ‘Sözleşme yapmadan şeker pancarı ekenlere para cezası uygulanacak’ diyorsunuz. Ekimi, üretimi teşvik etmeniz gerekirken toprağa tohum atan, çiftçiye ceza kesmeyi kanun diye önümüze getiriyorsunuz! Ayıptır, ayıp!” diye konuştu. “ÇİFTÇİ BU FİYATLA TOPRAĞINI NASIL EKECEK?” TBMM’de görüşülen “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” tartışmalara neden oldu. Kanun görüşmelerinde söz alan muhalefet milletvekilleri Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) açıkladığı hububat alım fiyatlarından şeker pancarı üreticilerine yönelik cezalara tepki gösterirken, AKP’nin tarım politikalarını eleştirdi. AKP’nin üretici, çiftçi yerine ithalatı desteklediğini belirten CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TMO'nun buğday için kilogram başına 16,5 lira, arpa için ise 12,75 lira fiyat açıklamasını çiftçileri mağdur ettiğini söyledi. Çakırözer, “Geçen yıla göre yüzde 15, yüzde 20 artış ne demektir? Çiftçimize ihanet demektir. Mazot yüzde 50, gübre yüzde 70, elektrik yüzde 100 artmış. Çiftçi bu fiyatlarla nasıl eksin, nasıl üretsin? Ürettiği 1 kilo buğdayı satıp 1 ekmek alamıyor. Bu insafsızlık değil de nedir?" dedi. “BUĞDAYA EN AZ 22 LİRA AÇIKLAYIN” TMO'nun ödemeleri 45 gün sonra yapacağını açıklamasına da tepki gösteren Çakırözer, borç ve faiz yükü altındaki üreticinin bu süreyi bekleyecek gücü olmadığını söyledi. Çakırözer, “Borç ve faiz yükü altındaki üretici kırk beş gün nasıl bekleyecek? Mazotçu, gübreci bekliyor mu? Banka faizi bekliyor mu? Hayır. O zaman ne yapıyor çiftçi? Direkt tüccara ucuza satmak zorunda kalıyor, emeğinin karşılığını ne yazık ki alamıyor. Üreten çiftçi olmazsa üreten Türkiye olamaz. Çiftçimiz de biz de bu alım fiyatlarını kabul etmiyoruz. Buğdaya kilo başına en az 20-22 lira verilmelidir” diye konuştu. “ÇİFTÇİYE DESTEK DEĞİL CEZA VAR!” Kanunda yapılan düzenleme ile pancar üreticilerine yeni cezalar getirildiğine dikkat çeken Çakırözer, şeker pancar üreticisinin şirketlerin inisiyatifine bırakıldığını söyledi. Çakırözer şunları söyledi: “Bu kanunda da işte aynı, çiftçiyi yok sayan zihniyet var. Mazot, gübre, sulama, elektrik, banka faizi dertlerinin hiçbirine bir çare, bir destek yok! Varsa, yoksa ceza var. İşte, pancar üreticileriyle ilgili maddeler: Çiftçi fabrikalarla sözleşmeye zorlanıyor. Kaderi tamamen sözleşme yapacağı şirketin iki dudağı arasına bırakılıyor. Bu kanuna göre bu şirketler iç piyasadan alım yapmazsa, çiftçiyle sözleşme imzalamazsa ne olacak, burada bunun yanıtı yok. Daha da acısı, ‘Sözleşme yapmadan şeker pancarı ekenlere para cezası uygulanacak’ diyorsunuz. Siz ekimi, üretimi teşvik etmeniz gerekirken toprağa tohum atan, çiftçiye ceza kesmeyi kanun diye önümüze getiriyorsunuz, ayıptır, ayıp! Pancar çiftçisi gururumuzdur. Türkiye üretimde dünya 5'incisidir ama AKP'nin yanlış politikaları nedeniyle şeker ithal eder hale gelmiş durumdayız. Şimdi, bu cezalarla üreticiyi küstürdüğünüzde bu tablo daha da vahim hale gelecek.” “GİRDİ MALİYETLERİNİ DÜŞÜRÜN” “Pancar çiftçisinin bu Meclisten beklediği şirketlerin sopası olan düzenlemeler değildir” diyen Çakırözer, çiftçilerin Meclis’ten beklentilerini sıralayarak, “Girdi maliyetlerinin düşürülmesi, çiftçiye alım garantisi verilmesi, alım fiyatının önceden açıklanması, polar ölçümlerinden kaynaklı mağduriyetlerin giderilmesi en temel beklentilerdir. Eli nasırlı çiftçimiz sizden yaptırımlar, cezalar değil, hakkı olan tarımsal destekleri ve adil bir alım fiyatını istemektedir ama siz bu akıl dışı politikalarınızla çiftçiyi daha da küstürüyor, üretimden koparıyorsunuz” dedi. “SUÇU VATANDAŞA ATARAK GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!” Çakırözer, kanun teklifindeki hobi bahçeleri ile ilgili düzenlemelere de dikkat çekerek, “Binlerce insan sizleri, bizleri aramakta. Siz bir karış toprağında nefes almaya, üretim yapmaya çalışan vatandaş ile tarım arazisini parsel parsel parçalayıp 20 tane, 30 tane, 40 tane ev yapan, havuzlu villa dikenleri aynı kefeye koymaktasınız. Koca koca tarım alanlarını talan edenlere ses çıkarmayacaksınız, sonra geleceksiniz, tüm suçu dişinden tırnağından artırdığıyla üretim yapan vatandaşa, hobi bahçelerine yıkıp gerçek sorumluluğunuzu gizleyeceksiniz” dedi. “ÜRETENLE TARIM ARAZİLERİNİ PARSELLEYEN RANTÇILARI AYIRIN” Hobi bahçeleri ile ilgili düzenlemede, “Öncelikle yapılması gereken, bu alanların ne amaçla kullanıldığının gerçekçi tespitidir! Bir karış bahçesinde nefes alan gerçek bahçe dostu, toprak dostu, tarım dostu ile tarım arazilerini parselleyip satan rantçıları birbirinden ayırmaktır!” diyen Çakırözer şunları söyledi: “Valiliklerin, mülki idarelerin verdiği izin belgeleriyle yasal yollardan elektrik, su bağlatmış vatandaşı bugün belediyelerle karşı karşıya getirmek istiyorsunuz, yaptırım diye belediyelerin kaynaklarını çökmek istiyorsunuz. Elinizde kanun da yetki de vardı, altı yıldır bu çarpıklığa niye göz yumdunuz, neden denetlemediniz? Burada yapılması gereken vatandaş ile belediyeyi, vatandaş ile su idaresini, elektrik idaresini, doğal gaz idaresini çatıştırmak değildir. Öncelikle yapılması gereken, bu alanların ne amaçla kullanıldığının gerçekçi tespitidir, bir karış bahçesinde nefes alan gerçek bahçe dostu, toprak dostu, tarım dostu ile tarım arazilerini parselleyip satan rantçıları birbirinden ayırmaktır. Bu yapılmadan atılacak her adım daha büyük adaletsizliklere yol açacaktır.”

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'dan TMO Hububat Alım Fiyatlarına Tepki Haber

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'dan TMO Hububat Alım Fiyatlarına Tepki

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi. Başkan Bayraktar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre, 2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatı, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya yükseltildi. Arpa alım fiyatı ise 2025 yılında prim hariç ton başına 11 bin lira iken, 2026 yılında yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandı. Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor. Ayrıca Birliğimize ve Ziraat Odalarımıza iletilen taleplerde de açıklanan fiyatın çiftçilerimizin beklentisini karşılamadığı görülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere toplam dekara 979 lira 60 kuruş destek ödemesi yapılacağı belirtildi. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 lira olarak hesaplandığı görülüyor. 2026 yılında destek kalemleri şu şekilde belirlendi: Temel destek dekar başına 403 lira Planlı üretim desteği dekar başına 403 lira Sertifikalı tohum kullanım desteği dekar başına 173 lira 60 kuruş Bununla birlikte, tarla bitkilerinde verim kaybını önlemek amacıyla sertifikalı tohumun en az üç yılda bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Dolayısıyla her üretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyor ve sertifikalı tohum desteğinden düzenli olarak yararlanmıyor. Buğday ve arpa üreticisinin aldığı destek dekar başına temel ve planlı üretim desteği 806 liradır. Bu nedenle, açıklanan toplam destek tutarının tüm üreticiler açısından fiilen elde edilebilen bir gelir unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerimizinn gelir güvencesinin sağlanması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için müdahale alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerimizin makul gelir beklentileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, kilogram başına 3 lira prim desteğinin verilmesi büyük önem taşıyor. Bu talebimizi de Tarım ve Orman Bakanlığına ilettik. Ayrıca, ürün bedellerinin 45 gün içerisinde ödeneceğinin açıklanması kabul edilebilir bir uygulama değildir. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve kredi borçları hasatla birlikte kapıya dayanırken, üreticilerimizden parasını 45 gün beklemesi isteniyor ve üreticilerimiz emeğinin karşılığını zamanında alamıyor. Bu nedenle ürün bedelinin en az yüzde 50’si teslimat anında, kalan kısmı ise en geç 15 gün içerisinde üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır. Aksi halde yüksek enflasyon koşullarında 45 günlük bekleme süresi, açıklanan alım fiyatlarının reel değerini önemli ölçüde aşındıracak ve üreticilerimizin gelir kaybını daha da artıracaktır. Çiftçilerimiz sadece düşük fiyatla değil, geç ödeme nedeniyle de mağdur edilmemelidir.”

1 Kilo Buğdaydan 8 Simit Çıkıyor! Haber

1 Kilo Buğdaydan 8 Simit Çıkıyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa hasadının başladığı bölgelerde üreticinin büyük bir belirsizlik içinde olduğunu belirterek, Toprak Mahsulleri Ofisi'ni (TMO) acilen alım fiyatlarını açıklamaya davet etti. Buğday Üreticisinin Gözü Kulağı TMO’da CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2026 yılı tarımsal üretim verileri ve hasat süreciyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Yağışların bu yıl rekolteye olumlu yansıdığını ifade eden Gürer, Çukurova başta olmak üzere pek çok bölgede hasat dönemine girilmesine rağmen fiyatların hala netleşmemesini sert bir dille eleştirdi. "Piyasa Tüccarın İnsafına Bırakılmamalı" Üreticinin yüksek girdi maliyetleri altında ezildiğini vurgulayan Gürer, TMO’nun devreye girmemesi durumunda çiftçinin zarar edeceğine dikkat çekti: "Piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatları oluşuyor. Çiftçi ürününü değerinde satamazsa bir sonraki yıl üretimden uzaklaşır. TMO, maliyet artı makul kâr payı ile fiyatı bir an önce açıklamalıdır." 2026 Buğday Maliyeti Ne Kadar? Fiyat Beklentisi 24 TL! Gürer, artan enflasyon ve girdi maliyetleri doğrultusunda yaptıkları hesaplamaları paylaştı. Çiftçinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için taban fiyatın 24 TL’nin üzerinde olması gerektiğini savundu. Sulu Tarım Maliyeti: 20 TL / kg Kuru Tarım Maliyeti: 21 TL ve üzeri / kg Önerilen Alım Fiyatı: En az 24 TL / kg Türkiye’nin Buğday Üretimi Neden Geriliyor? Türkiye’nin geçmiş yıllardaki üretim verilerini bugünkü tabloyla kıyaslayan Gürer, çarpıcı rakamlar sundu. 2002 yılında 19,5 milyon ton olan buğday üretiminin, 2025 yılında 17,9 milyon tona gerilediğini belirtti. Tarım Arazilerindeki Kayıp Korkutuyor 2002 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2,8 milyon hektar tarım arazisinin devre dışı kaldığını söyleyen Gürer, "Bu alanlarda üretim devam etseydi, bugün ithalata ihtiyaç duymadan kendi buğdayımızı ihraç ediyor olurduk" dedi. "1 Kilo Buğdaydan 8 Simit Çıkıyor" Çiftçinin emeği ile nihai ürün arasındaki adaletsizliğe dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, simit örneğiyle konuyu özetledi: "Bugün 1 kilo buğdaydan 8 simit üretiliyor. Simidin içinde un, işçilik, kira her şey var ama o buğday için çiftçinin tam bir yıllık emeği var. Çiftçinin emeğini korumazsak gıda güvenliğimizi sağlayamayız." İthalat Bağımlılığına Son Verilmeli Türkiye’nin yıllık buğday ihtiyacının 22 milyon ton olduğunu belirten Gürer, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında her yıl 6 ila 10 milyon ton buğday ithal edildiğini hatırlattı. Üretici desteklenirse Rusya ve Ukrayna buğdayına muhtaç kalınmayacağının altını çizdi.

Büyükşehir'den Beylikova'ya Modern Selektör Tesisi Haber

Büyükşehir'den Beylikova'ya Modern Selektör Tesisi

2026 Eskişehir Yılı projeleri kapsamında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Beylikova Belediyesi arasında imzalanan iş birliği protokolü ile Beylikova ilçesine en modern ve en yüksek teknolojiye sahip selektör tesisi kurulacak. Tarımsal üretimi güçlendirmeyi amaçlayan proje, bölgedeki üreticilere önemli katkı sağlayacak. Büyükşehir Belediyesi Encümen Salonu’nda gerçekleştirilen protokolün imza törenine Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, Beylikova Belediye Başkan Yardımcısı Ali Osman Taş, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Bükülmez ve Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hale Senem Acar katıldı. Eskişehir’de tarımsal üretimi destekleyen yatırımlara bir yenisi daha eklenirken, Beylikova’da kurulacak saatte 5 ton ürün işleme kapasiteli en modern ve en yüksek teknolojiye sahip selektör tesisi, üreticilerin ürünlerini daha kaliteli ve verimli şekilde değerlendirmesine imkân sağlayacak. Son teknolojiye uygun olarak tasarlanacak tesiste; renk ve taş ayırma sistemi, kapalı ayırma üniteleri, ilaçlama ve otomatik paketleme sistemleri bulunacak. Böylece hasat edilen ürünler modern ekipmanlarla temizlenip sınıflandırılarak kısa sürede paketlenebilecek. Kurulacak tesis; arpa, buğday, yulaf, mısır, ayçiçeği, haşhaş, mercimek, fasulye ve nohut başta olmak üzere birçok tarımsal ürünü ayırma ve işleme kapasitesine sahip olacak. Bu sayede üreticilerin ürünleri kaliteye göre ayrıştırılacak ve pazara daha hazır şekilde sunulabilecek. Sadece Beylikova’ya değil, Mihalıççık, Alpu, Mahmudiye, Sivrihisar ve Çifteler gibi çevre ilçelerdeki üreticilere de hizmet verecek olan tesisin, bölgedeki tarımsal üretime önemli katkı sağlaması bekleniyor. Modern altyapısı ve yüksek kapasitesi sayesinde üreticilerin ürün işleme süreçleri kolaylaşırken, tarımsal verimlilik ve ürün kalitesi de artacak. İmza töreninde konuşan Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, projeye verdikleri destekten dolayı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ederek, tesisin bölgedeki üreticiler için önemli bir yatırım olduğunu vurguladı. Başkan Karabacak, “Eskişehir’de üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Beylikova’da kuracağımız modern selektör tesisiyle çiftçilerimizin ürünlerini daha kaliteli, daha hızlı ve daha verimli şekilde işleyebilmesini sağlayacağız. Bu tesis yalnızca Beylikova’ya değil, çevre ilçelerdeki üreticilerimize de hizmet vererek tarımsal üretime önemli katkı sunacak. Şimdiden bölgemize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Bükülmez ise kurulacak selektör tesisinin üreticilerin ürünlerini daha değerli hale getireceğini ve tarımsal üretime büyük katkı sağlayacağını ifade ederek, “Amacımız, çiftçimizin emeğini koruyan, üretimi daha verimli ve sürdürülebilir hale getiren güçlü bir tarımsal altyapı oluşturmak. Tesisimiz bölgemize ve tüm üreticilerimize bereket getirsin.” diye konuştu.

Çiftçinin Alın Teri Siyasi Hesaplara Alet Edilemez Haber

Çiftçinin Alın Teri Siyasi Hesaplara Alet Edilemez

CHP Seyitgazi İlçe Başkanı Selma Sara, Seyitgazi Ziraat Odası Başkanlığı tarafından Seyitgazi Belediyesi'ne yönelik yapılan eleştirilere cevap verdi. CHP İlçe Başkanı Sara yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Seyitgazi Ziraat Odası Başkanlığı tarafından belediyemize yönelik yapılan sosyal medya paylaşımını üzüntü ve şaşkınlıkla takip ediyoruz. İlçemizde yaşanan ağır ekonomik tablo ve üreticinin her geçen gün derinleşen sorunları ortadayken, Ziraat Odası’nın asli görev alanı dışında, siyasi nitelik taşıyan açıklamalar yapması hem kurumsal sorumlulukla hem de çiftçimizin beklentileriyle bağdaşmamaktadır. Yaklaşan Ziraat Odası seçimleri öncesinde kongre sürecine ilişkin kamuoyuna açık, şeffaf ve net bir bilgilendirme yapılmaması; buna karşın tek taraflı açıklamalarla sürecin fiilen uzatılması ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu tutum, seçim sürecinde başka adayların önünü kesmeye yönelik bir yaklaşım mıdır? Bu sorunun sorulması son derece haklı ve meşrudur. Bugün Seyitgazi’de çiftçi zor durumdadır. Süt fiyatları maliyetlerin çok altında kalmış, yem fiyatları kontrolsüz biçimde artmıştır. Buğday ve arpa taban fiyata mahkûm edilmiş, üretici emeğinin karşılığını alamaz hâle gelmiştir. Mazot ve gübre destekleri enflasyon karşısında etkisini yitirmiş, üstelik birçok üretici bu destekleri hâlâ alamamıştır. Bağ-Kur ve SGK borçları nedeniyle çiftçilerimiz devletten hak ettikleri alacakları dahi tahsil edememektedir. Böylesine ağır bir tablo ortadayken, Ziraat Odası’ndan bu temel sorunlara ilişkin güçlü ve net bir duruş sergilenmemesi, üreticinin sesinin bilinçli biçimde görmezden gelindiğini göstermektedir. Çiftçinin hakkını savunmakla yükümlü bir kurumun, asıl muhatabı olan üreticiyi yok sayarak belediyeleri hedef alan açıklamalar yapması kabul edilemez. Ziraat Odaları siyaset üstü kurumlardır. Çiftçinin alın teri, kişisel ya da siyasi hesaplara alet edilemez. Kurumsal itibar, bireysel hırslar uğruna zedelenmemelidir. Eğer Ziraat Odası Başkanlığı makamı üzerinden siyaset yapılma niyeti varsa, bunun yolu ve yöntemi açıktır. Kurumsal sorumluluk gereği bu makamlar, siyasi kariyer planlarının aracı hâline getirilemez. Bizler Seyitgazi’de üreticinin, çiftçinin ve emekçinin gerçek sorunlarını konuşmaya, çözüm üretmeye ve çiftçimizin yanında durmaya devam edeceğiz. Çiftçinin sesi her geçen gün kısılırken, o sesi yükseltmesi gerekenlerin suskunluğunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz."

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!" Haber

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ocak 2025’te fiyatlarını not aldığı zincir markette satılan aynı ürünün, bir yıl içinde fiyatının katlandığını söyledi. Gürer, Cumhurbaşkanı’nın altın hesabını tercih etmediğini belirterek, “Biz makarna üzerinden baktık. Asgari ücretlinin kaybını incelediğimizde, bir yılda asgari ücretle alınabilen 500 gramlık makarnadaki fiyat artışı nedeniyle sofrasından 474 paket makarna uçmuş durumda,” dedi. Buğday için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2025 yılı hasat döneminde alım fiyatını kilogram başına 13 lira olarak açıkladığını anımsatan Ömer Fethi Gürer, buna karşın tüccarın buğday için 11 lira fiyat uyguladığını belirtti. Gürer, makarnadaki fiyat artışının çiftçinin buğday satış fiyatını sollayıp geçtiğini söyledi. Üretenin de tüketenin de mağdur edildiği bu düzende, emekli ve asgari ücretlinin cebine giren paranın alım gücünün hızla eridiğini ifade eden Gürer, makarna fiyatlarındaki artışın asgari ücretli ve emekli gelir düzeyi açısından bu ürünü adeta lüks tüketime dönüştürdüğünü vurguladı. YÜZDE 68 İLE YÜZDE 93’E VARAN ARTIŞ YAŞANDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılına girilirken makarna fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekti. Ocak 2025 ile Ocak 2026 dönemindeki fiyat değişkenliğini değerlendiren Gürer, aynı markette satılan, aynı kalite ve markadaki makarnaların etiket fiyatlarının bir yıl içinde önemli ölçüde farklılaştığını belirtti. Gürer’in paylaştığı verilere göre, makarnadaki artış oranları bir yıl içinde genel enflasyon verilerinin üzerinde seyretti. Ürün Kategorisi Ocak 2025 Fiyatı Ocak 2026 Fiyatı Artış Oranı (%) A Kalite Ürün 1 (Üst Segment) 28,75 TL 52,95 TL %84 A Kalite Ürün 2 (Popüler Segment) 16,00 TL 30,95 TL %93 Ekonomik Ürün (En Ucuz Segment) 11,00 TL 18,50 TL %68 BUĞDAYIN ANAVATANINDA MAKARNA FİYATI Ömer Fethi Gürer, iktidarın tarım politikalarını eleştirerek artan makarna fiyatlarına dikkat çekti. Gürer, “Bir yıl önce 16 liraya aldığınız makarnanın bugün 31 liraya dayandığını görüyoruz. En ucuz, ‘garibanın yemeği’ dediğimiz makarna bile bir yılda yüzde 93 zamlanmışsa, burada ciddi bir yönetim zafiyeti vardır. Buğdayın anavatanı olan bu topraklarda çiftçimiz maliyetler altında ezilirken, vatandaşın tenceresinde de zam kaynıyor. Buğdayı çiftçiden tüccar kilosu 11 liradan aldı,” dedi. “MAKARNAYA BİLE HASRET KALINABİLİR” Gürer, asgari ücretlinin alım gücünün bir yıl içinde hızla eridiğini söyledi. Ocak 2025’te sepetine alabildiği makarnayı, Ocak 2026 itibarıyla 28.075 TL olan yeni asgari ücretle alamaz duruma geldiğini belirtti. Gürer, aynı markette, aynı marka ve kalitedeki ürünlerin bir yıllık fiyat değişimine dikkat çekti. RAKAMLAR YALAN SÖYLEMİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in vatandaşın en temel gıdası olan makarnada bir yıl içinde yaşanan değişimi şu şekilde gerçekleşti: Ürün Kategorisi Ocak 2025 Alım Gücü (22.104 TL ile) Ocak 2026 Alım Gücü (28.075 TL ile) Kaybolan Ürün Miktarı (Paket) A Kalite (Üst Segment) 768 Paket 530 Paket 238 Paket KAYIP Popüler Marka (A Kalite) 1.381 Paket 907 Paket 474 Paket KAYIP Ekonomik Ürün 2.009 Paket 1.517 Paket 492 Paket KAYIP CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Geçen yıl asgari ücretli maaşıyla bir markadan 1.381 paket makarna alabiliyorken, bugün maaşı yüzde 27 artmasına rağmen alabildiği ürün sayısı 907’ye düşmüş durumda. Tek kalemde 474 paket makarna alamaz hâle gelmiş,” ifadelerini kullandı. TENCEREYE GİREN ÜRÜN AZALIYOR Ömer Fethi Gürer, market raflarındaki gerçeklerin TÜİK verilerinden çok farklı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Asgari ücreti artırdık diye övünüyorlar. Geçen yıl 11 lira olan en ucuz makarnanın 18,50 liraya, 28 lira olan kaliteli makarnanın ise 53 liraya çıktığını görsünler. Vatandaşın cebine giren para artmış gibi görünüyor ama tencereye giren ürün azalıyor.”

Beylikova Belediyesi'nden Aşağıdudaş Mahallesi’ne Selektör Tesisi Haber

Beylikova Belediyesi'nden Aşağıdudaş Mahallesi’ne Selektör Tesisi

Beylikova Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek amacıyla Aşağıdudaş Mahallesi’nde selektör (arpa/buğday eleme) tesisini hizmete aldı. Kurulan tesis sayesinde üreticiler, hasat ettikleri ürünleri daha temiz, kaliteli ve verimli şekilde değerlendirme imkânına kavuştu. Tarımsal üretimin ve çiftçinin desteklenmesinin önemine dikkat çeken Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Çiftçimizin emeğinin karşılığını alması ve ürününü daha kaliteli, katma değerli şekilde pazara sunabilmesi bizim için büyük önem taşıyor. Aşağıdudaş Mahallemize kazandırdığımız arpa/buğday eleme tesisiyle üretim kalitesini artırmayı ve üreticimizin maliyet yükünü azaltmayı hedefliyoruz. Üreticilerimiz bu tesisimizde tohumluk buğdaylarını temizleyip ilaçlayarak ekime hazır hale getirebilecekler. Selektör tesisimiz Aşağıdudaş, Yukarıdudaş ve Doğanoğlu mahallelerimize hizmet verecek. Üç mahallemizi kapsayan bu yatırımın bölge halkımıza hayırlı olmasını diliyorum. Belediyemiz, tarımsal üretimin her aşamasında çiftçimizin yanında olmaya devam edecektir.” Beylikova Belediyesi, kırsal mahallelerde tarımsal altyapıyı güçlendiren projelerle üreticilerin gelirini artırmayı ve sürdürülebilir tarımı desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen selektör tesisi, bölge tarımına önemli katkı sağlayacak. Aşağıdudaş Mahallemize kazandırılan arpa/buğday eleme tesisinin tüm üreticilerimize hayırlı olmasını diliyoruz.

Kuru Tarımla Kent Lokantalarına ve Üreticilere Destek Haber

Kuru Tarımla Kent Lokantalarına ve Üreticilere Destek

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizinin etkilerini göz önünde bulundurarak 2025 yılında da üretim faaliyetlerinde kuru tarım uygulamalarını tercih etti. Belediyeye ait toplam 725 bin metrekarelik ve yaklaşık 100 futbol sahası büyüklüğündeki tarım arazisinde başlayan hasat süreci, hem kırsalda üretime destek olacak hem de kentteki sosyal projelere katkı sunacak. Akpınar, Yusuflar, Karahüyük ve Türkmentokat mahallelerindeki arazilerde yürütülen çalışmalarda, kuru tarıma uygun tekniklerle ekimi yapılan buğday ve yem bitkilerinin hasadı başladı. İklim dostu bu üretim modeli, su kaynaklarının korunmasına katkı sağlarken verimliliği de artırıyor. Hasadı tamamlanan yemlik ürünler, hayvancılıkla uğraşan küçük ve orta ölçekli üreticilere ücretsiz olarak ulaştırılacak. Sağlanan bu destek, özellikle kırsal bölgelerde üretim yapan çiftçiler için ekonomik bir rahatlama sunarken, hayvansal üretimin sürdürülebilirliğine de katkı sağlayacak. Konu hakkında bilgi veren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı personeli Ziraat Mühendisi Onur Gültekin, “Tarımsal hizmetler dairesi olarak Akpınar'da 345 bin metrekare, Türkmentokat'ta 175 bin metrekare, Karahüyük'te 105 bin metrekare, Yusuflar'da 100 bin metrekare olmak üzere toplamda 725 bin metrekare alanda hasat gerçekleştiriyoruz. Bu alanda kuru tarım yaparak hem verimliği artırmayı amaçlıyor hem de su kaynaklarımızı koruyoruz.” dedi. Öte yandan, bu yıl kuru tarım modeliyle elde edilen buğdaylar Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Kent Lokantalarında kullanılacak. Lokantaların bir yıllık bulgur ihtiyacının belediye arazilerinden karşılanmasıyla birlikte, gıda temininde sürdürülebilirlik sağlanacağını ve belediye bütçesinde önemli tasarruf elde edileceğini anlatan Ziraat Mühendisi Yunus Emre Demir de, “Hasadı tamamlanan yemlik ürünler hayvancılıkla uğraşan üreticilerimize yem desteği olarak ulaştırılacaktır. Bu destek özellikle kırsal bölgelerde üretim yapmaya devam eden küçük ve orta ölçekli çiftçilerimiz için hem ekonomik bir rahatlama hem de hayvansal üretimin devamı açısından büyük önem taşımakta. Tasarruf tedbirleri kapsamında yine kuru tarım modeliyle ektiğimiz buğday hasadından elde edilecek ürünler Kent Lokantamızda değerlendirilecek olup kent lokantamızın bir yıllık bulgur ihtiyacı karşılanmış olacaktır.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.