SON DAKİKA
Hava Durumu

#Buğday

Porsuk Haber Ajansı - Buğday haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buğday haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beylikova Belediyesi 755 Ton Hububat Hasat Etti Haber

Beylikova Belediyesi 755 Ton Hububat Hasat Etti

Beylikova Belediyesi, 2026 yılı hububat hasadını başarıyla tamamlayarak toplam 755 ton hububat üretimi gerçekleştirdi. Belediye tarafından yürütülen tarımsal üretim faaliyetleri kapsamında 569 ton buğday ve 186 ton arpa hasat edilerek önemli bir verim elde edildi. Hasadı tamamlanan buğday ve arpa ürünleri, satış ve değerlendirme işlemleri kapsamında Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) teslim edildi. Yapılan kalite analizleri sonucunda Beylikova Belediyesinin ürettiği buğdaylar, birinci sınıf ekmeklik kırmızı buğday olarak değerlendirilerek en kaliteli ürün sınıfında yer aldı. Gerçekleştirilen üretim sayesinde Beylikova Belediyesi bütçesine yaklaşık 11 milyon lira ek gelir sağlandı. Elde edilen bu gelir, belediyenin yatırım ve hizmetlerinde kullanılacak önemli bir kaynak oluştururken, üreten belediyecilik anlayışının da somut bir örneği oldu. Elde edilen ürünlerin tamamı satışa sunulmadı. Gelecek üretim sezonunda kullanılmak üzere 50 ton buğday tohumluk olarak ayrılırken, Beylikova Belediyesinin geleneksel hale getirdiği sosyal belediyecilik uygulaması kapsamında ihtiyaç sahibi ailelere un desteği sağlamak amacıyla 25 ton buğday ayrıldı. Ayrılan buğdaylar un haline getirilerek her yıl olduğu gibi ihtiyaç sahibi vatandaşlara ücretsiz olarak ulaştırılacak. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, bu yıl iklim koşullarının üretime olumlu katkı sağladığını belirterek şunları söyledi: “Bu yıl özellikle mevsiminde gerçekleşen yağışlar sayesinde oldukça yüksek verim elde ettik. Türkiye’de belediyeler arasında en büyük ölçekli tarımsal üretim yapan kurumlardan biriyiz. Üreten belediyecilik anlayışımızla hem belediyemize ekonomik katkı sağlıyor hem de sosyal belediyecilik faaliyetlerimizi güçlendiriyoruz. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz üretimle belediyemize yaklaşık 11 milyon lira ek gelir kazandırdık. Hasat ettiğimiz ürünlerin bir kısmını gelecek yılın tohumluğu olarak ayırırken, bir kısmını da geleneksel hale getirdiğimiz un yardımı kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştıracağız. Üretimin her aşamasında büyük emek veren tüm belediye personelimize teşekkür ediyorum.” Beylikova Belediyesi, modern tarım teknikleriyle sürdürdüğü üretim faaliyetleri sayesinde hem belediye bütçesine önemli katkılar sağlamaya hem de sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek olmaya devam ediyor. Üreten belediye vizyonuyla yürütülen çalışmaların önümüzdeki yıllarda da artarak sürdürülmesi hedefleniyor.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'dan TMO Sivrihisar Tesisleri'ne Ziyaret: "10 Milyon Tona Yakın Ürün Alındı" Haber

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'dan TMO Sivrihisar Tesisleri'ne Ziyaret: "10 Milyon Tona Yakın Ürün Alındı"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bugüne kadar 10 milyon tona yakın ürünü aldı. Yine alımlara, alım işlemlerine de devam ediyor." dedi. TMO Sivrihisar Tesisleri'ni ziyaret eden Bakan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, tarımsal üretimin ekonominin yanı sıra gıda arz güvenliği açısından son derece önemli olduğunu söyledi. Bu kapsamda Türkiye'nin çiftçileri ve üreticileri olarak hem ekonomiye katkı hem de gıda arz güvenliğinin garantisi için yoğun şekilde çalıştıklarını dile getiren Yumaklı, "Bu manada, Bakanlığımızla omuz omuza vererek tarımsal üretimin çok daha iyi noktalara gelmesi için çalışan, gayret eden bütün çiftçilerimize, bütün üreticilerimize buradan tekrar şükranlarımı sunuyorum." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, Dünya Bankası verilerine göre Türkiye'nin 2025 yılı sonundaki tarımsal hasılasının 83,2 milyar dolarla tarihinin en yüksek seviyesine çıktığını belirtti. "Bu sonuçla Avrupa'da birinci sıradaki yerimizi korurken dünyada da tarımsal hasılada yedinci sıraya gelmiş durumdayız." diyen Yumaklı, şöyle devam etti: "Tabii özellikle Anadolu'nun buğdayın ana vatanı olmasından da hareketle bazı kritik ürünlerin, stratejik ürünlerin ülkemizdeki üretimiyle alakalı çok yoğun bir çaba ve gayret sarf ediyoruz. Çünkü iklim değişikliği de dahil olmak üzere hem tohum çeşitlerinin geliştirilmesi hem de birim alandan alınan verimin artırılmasıyla ilgili çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu noktada buğdayın ve özellikle son dönemde devam eden hububatın, buğday başta olmak üzere stratejik ürünler olarak üretim planlamasının içindeki yeri son derece önemli." Bakan Yumaklı, "Dünya un ticaretinde de birinci sıradayız, un ihracatında. Makarnada ikinci sıradayız. Tabii bunların sadece belli dönemlerde değil, sürdürülebilir olarak devamının sağlanması gerekir. Bu noktada da dünyadaki konjonktürü de dikkate alarak sanayiyle birlikte, yani bunu işleyen un sanayisi ve diğer ürünlerle ilgili işlem yapan sanayiyle birlikte çalışmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz." Yumaklı, bu sene son 66 yılın en iyi yağışlarının alındığını ifade etti. 650 NOKTADA ALIMLAR DEVAM EDİYOR Yurt genelinde buğday hasadının yüzde 73'ünün, arpa hasadının ise yüzde 79'unun tamamlandığını dile getiren Yumaklı, "Toprak Mahsulleri Ofisi, daha ilk günden açıkladığımız üzere herhangi bir şekilde çiftçimizin elinde 1 gram bile ürünün kalmayacağını, Toprak Mahsulleri Ofisine getirilen bütün ürünlerin alınacağını deklare etmişti. Bu minvalde 650 noktada alımlarına devam ediyor. Toprak Mahsulleri Ofisi bugüne kadar 10 milyon tona yakın ürünü aldı. Yine alımlara, alım işlemlerine de devam ediyor. Söylediğimiz her sözün yerine getirilmesiyle ilgili çalışan arkadaşlarımızın 7/24 gayretleri için onlara da teşekkür ediyorum." diye konuştu. “BİTKİSEL ÜRETİMDE CUMHURİYET TARİHİMİZİN REKORUNU BEKLİYORUM" Bakan Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı: "Tabii '10 milyon tonluk bir ürün alımı yapıldı' demiştim. Bunun vadesi gelen, ödeme vadesi gelenler de yaklaşık 58 milyar liralık bir ödemeye tekabül etti. Bunları da çiftçilerimizin, üreticilerimizin hesaplarına aktardık. Ben, inşallah Cumhuriyet tarihimizin rekorunu hem bitkisel üretimde hem de hassaten buğday ve arpa üretiminde bekliyorum. Öngörülerimiz bu şekilde. Hasat tamamlandıktan sonra genel bir değerlendirme yaparken de bunları kamuoyumuzla paylaşacağız inşallah. Bütün üreticilerimize, hasatları yapılan bütün ürünler için 'bereketli olsun' diliyorum. Bol kazançlar diliyorum

İYİ Parti Odunpazarı'ndan TMO Önünde Tepki: “Türk Çiftçisi Borç Batağında" Haber

İYİ Parti Odunpazarı'ndan TMO Önünde Tepki: “Türk Çiftçisi Borç Batağında"

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Eskişehir binası önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, açıklanan taban fiyatların yetersizliği, ödemelerdeki uzun gecikmeler, girdi maliyetlerindeki fahiş artışlar ve randevu sistemindeki aksaklıklar sert bir dille eleştirildi. TMO’nun kurulus misyonundan uzaklaştığını belirten Yer, Eskişehirli çiftçilerin yalnız bırakıldığını vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu. ​“Açıklanan Fiyatlar Gerçekten Uzak, Çiftçinin Zararı Büyüyor” ​Cumhuriyetin ilk kurumlarından biri olan ve 88 yıllık geçmişe sahip Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) asli görevinin Türk çiftçisinin en önemli geçim kaynağı olan hububat piyasasını düzenlemek ve yönlendirmek olduğunu hatırlatan Gürol Yer şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyetin ilk kurumlarından biri olan, 88 yıllık geçmişiyle tarımsal ürün piyasalarını düzenleyip üretici ile tüketiciyi koruyacak tedbir ve şartları oluşturma misyonu bulunan; faaliyet alanında tarımsal ürün piyasalarında istikrar sağlayıp paydaşlara güven veren, dinamik, yetkin ve çağın gerekleriyle uyumlu tarım sektörünün örnek ve önder kuruluşu olma vizyonuna sahip Toprak Mahsulleri Ofisi'nin önündeyiz. Hepimizin bildiği üzere TMO'nun esas ve asli faaliyet alanı, Türk çiftçisinin ana uğraşı olan hububat piyasasının yürütücüsü ve belirleyicisi olmaktır. 2026 dönemi hasadı başlamadan önce TMO, taban alım fiyatı olarak buğdayın kilogram fiyatını 16,50 TL, arpanın kilogram fiyatını ise 12,075 TL olarak açıklamıştı. Biz, İYİ Parti olarak Eskişehir Zahire Borsası önünden açıklanan fiyatın gerçekle ilgisi olmadığını, ürünün kilogram başına maliyet bedelinin en az 19,90 TL olması sebebiyle açıklanan resmî enflasyon oranında dahi artış yapılsa fiyatın yaklaşık 25 TL civarında olması gerektiğini söylemiştik. İrade tarafından belirlenen fiyat, geçen süreç içerisinde maalesef beklentilerin de altına inmeye devam etmekte; zaten zararda olan Türk çiftçisinin zararı, piyasa düzenleyicisi ve yürütücülerinin gözleri önünde, tepkisizlikleri neticesinde hızla artmaktadır. Mesela, 2 Temmuz'da ikinci sınıf, tonu 16.500 TL olarak değerlendirilen mahsulünü TMO'ya teslim eden çiftçimiz, parasını henüz devletten alamadı. 2 Temmuz'da motorin 65 TL idi. 26 Temmuz'da motorin 79,70 TL oldu. 2 Temmuz'da çiftçimiz ürününü teslim ettiğinde parasını alıp motorin alsaydı 254 litre motorin alabilecekti. Şu an para yatırılmış olsa dahi ancak 209 litre motorin alabilmektedir. Çiftçinin 45 litre mazotu nerede? Bir konuya daha dikkat çekmek istiyoruz. Herkes çiftçiye mazot ve gübre desteği verildiğini söylüyor. Ancak eski adıyla mazot ve gübre desteği, yeni adıyla temel ve planlı üretim desteği de maalesef zamanında ödenmemektedir. 2024 yılı Ekim-Kasım döneminde ekilen arpa ve buğday için ödenmesi gereken destekler, ancak yaklaşık bir buçuk yıl sonra üreticinin hesabına yatırılmıştır. Çiftçiye verilen destek bu kadar gecikince, enflasyon karşısında değerini kaybetmekte, yani daha çiftçinin eline ulaşmadan erimektedir. Destek vermek kadar, o desteği zamanında vermek de önemlidir diyoruz. Değerli katılımcılar, dikkatinize sunmak istiyoruz. 24 Temmuz 2026 Eskişehir Zahire Borsası kapanış fiyatları; • Buğday: 12,70 TL • Arpa: 10,50 TL olarak gerçekleşmiştir. Hangi akıl, hangi beceri, hangi hesap bu bozuk tabloyu olumluya çevirebilir; bunu merak ediyoruz. Piyasa gerçekleşmesi bu durumdayken biz, İYİ Parti olarak yetkililere soruyoruz: Bu süreçte TMO, kendisine getirilen ve resmî fiyatı 16,50 TL olarak açıklanan buğdayın kalitesini gerekçe göstererek fiyat düşürmekte midir? "Birinci sınıf ve ikinci sınıf buğday alım kapasitemiz doldu, üçüncü ya da dördüncü sınıf bedelinden alım yapabiliriz." denilmekte midir? Harman sürecini dört gözle bekleyen, tüm borç ve ödemelerinin günü gelen üreticiler; normalde ilan edilen ve taban fiyat olması gereken fiyatın altında, ürününü tüccara maliyetinin altına satmaya mecbur bırakılmakta mıdır? Biz diyoruz ki; aynen böyledir ve buna kimsenin sesi, soluğu çıkmamaktadır. Yani göstermelik biçerdöverlere binmek, yandaşları toplayıp görüntü vermek konunun aslı değildir, diyoruz. Değerli katılımcılar, TMO ile ilgili bir diğer olumsuzluk ise randevu sisteminin getirdiği zorluklar ile Çiftçi Kayıt Sistemi'ndeki giderilmeyen aksaklıklar zinciridir. Ayrıca yaş ortalaması 65 olan üretici kitlesi, randevu sistemini kullanmakta ciddi zorluk yaşamaktadır. Bu hususa da dikkat çekilmesini istiyoruz. Randevu probleminden devam edersek; Köylerimizde hububat hasadı, biçerdöverlerin mevki mevki çalışması nedeniyle bölgelere göre parça parça yapılmaktadır. Hasat edilen ürün, römork ya da kamyonlarla TMO'ya teslim edilmektedir. Ancak uygulamaya konulan randevu sistemi şu anda çok ileri tarihlere randevu vermekte, üreticiler ise ürünlerini bekletmek ve depolamak zorunda kalarak büyük mağduriyet yaşamaktadır. Bunun aksini iddia eden varsa buyursun, köylerimizi birlikte gezelim; nedir, ne değildir yerinde görsün. Biz bize iletilenler doğrultusunda sorun ve talepleri dile getiriyoruz. Üreticiler, teslim ve randevu alabilmek için siyasi parti kapılarını aşındırmakta, bürokratlara gitmek zorunda kalmaktadır. Eğer bunun böyle olmadığını söyleyen varsa... Biz bu konuda duyduklarımızı belgeleyip teyit edersek, gerçekten birilerinin yüzüne seslenir ve yaptıklarının kul hakkının çok ötesinde bir davranış olduğunu önlerine koyarız. Buradan bürokratları uyarıyoruz: • Sıralamaya müdahale etmeyin. • Kontenjan kullanmayın. • Ayrımcılık yapmayın. Ürün değerlendirmesinde iddia edildiği gibi değil, gerçekçi davranın. O ürünün bedelinde; klimalı odalarda serin serin oturarak değil, kıraç tarlalarda alın teri dökülerek kazanılmış emeğin hakkı vardır ve bunun vebali ağırdır, diyoruz. İddialarımızın aksine bir durum varsa, "Kesinlikle böyle bir şey yok." diyorlarsa; Bunu açıklasınlar. Biz hodri meydan diyoruz. Değerli katılımcılar, Milletin efendisi olan, Ata toprağını bekleyen ve milletin geleceği için üretmeye çalışan Türk çiftçisi maalesef zor durumdadır ve çıkmaz bir yoldadır. Tarım politikası ve uygulamaları açıkça "Ekmeyi bırak." demektedir. Üretmek yerine ithal etmeyi daha doğru gören bir anlayışa rağmen Türk çiftçisi, millî bir ruhla, zarar etmesine rağmen, üretmeye devam etmektedir. Biraz vicdanı olan muhataplar bunu görmeli; menfaat siyasetiyle değil, millî tarım siyasetiyle hareket etmelidir. Bizim önerimiz budur. 2006 yılında bu iktidar tarafından çıkarılan 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 21. maddesine göre bütçeden ayrılacak tarımsal destekleme oranı, bir önceki yılın gayrisafi millî hasılasının yüzde 1'inden az olamaz. Ancak bu hüküm bugüne kadar asla uygulanmamıştır. Bunu resmî kaynaklar ve ilgili birlikler açıkça ifade etmektedir. Türk çiftçisinin anasının ak sütü gibi helal olan bu hakkının da dikkatlerden kaçmaması için hatırlatmak istedik.1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrasında Anadolu çiftçisine sahip çıkmak amacıyla kurulan Toprak Mahsulleri Ofisi'nin önünden Eskişehir'in siyasi dinamiklerine sesleniyoruz. İYİ Parti olarak diyoruz ki; İktidar ve muhalefetin temsilcileri Eskişehir'de pırlantacı açılışında çok güzel buluşuyor, keyifle kurdele kesebiliyorlar. Hiçbirinizin umurunda olmayan çiftçi burada. Köylü burada. Ama onlar buraya gelemiyor, gelmiyor. İşte bu sebeple biz hepinize karşıyız. İşte bu sebeple siz hepiniz, biz tekiz. İşte bu sebeple siz orada, biz burada milletin yanındayız, diyoruz. Türk çiftçisini, köylüsünü sahipsiz sanmayın. Yanında kimse olmasa bile biz daima olacağız. İnanın; köylümüzün, çiftçimizin, üreticimizin asil ruhu sizi yenecektir, diyoruz. Ata emaneti toprağı, her türlü dış mihraklı operasyona rağmen işlemeye devam edecek ve kendisine yüklenen o misyon gereği milletin geleceğinde söz sahibi olacaktır, diyoruz. Selam olsun tüm olumsuzluklara rağmen ekene, biçene; neticede boynu bükük kalan köylüye, çiftçiye. Selam olsun Büyük Milletin Efendisi'ne. Biz cesur bir yürek olarak sesleniyoruz: Bekle çiftçi kardeşim, bekle köylü kardeşim. Size değer verecek, size sahip çıkacak iyiler mutlaka gelecek."

Odunpazarı Belediyesi'nden Üreticiye Bilim Destekli Tarım Hamlesi Haber

Odunpazarı Belediyesi'nden Üreticiye Bilim Destekli Tarım Hamlesi

Odunpazarı Belediyesi, tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve üreticileri bilimsel yöntemlerle desteklemek amacıyla düzenlediği "Kalkanlı Yeni Çeşit Deneme ve Çiftçi Eğitim Merkezi Tarla Günü"nde çiftçileri uzmanlarla buluşturdu. Kalkanlı Mahallesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, Eskişehir'in iklimine uygun 15 farklı buğday, arpa ve tritikale çeşidi üreticilerin beğenisine sunuldu. Tarla Günü'ne Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi İkinci Başkanı ve NBC Tarım A.Ş. Kurucu Ortağı Dr. Necmettin Polat, Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar, muhtarlar ve çok sayıda üretici katıldı. BAŞKAN KURT: "TARIM BAĞIMSIZ TÜRKİYE'NİN EN TEMEL GÜCÜDÜR" Programda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, tarımın bir ülkenin ekonomik gücünün ve bağımsızlığının temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Tarım bağımsız Türkiye'nin en temel gücüdür. Tarımı güçlü olmayan bir ülkenin ekonomisinin de güçlü olması kolay değildir" diyen Kurt, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığına dikkat çekti. Bir kamyon buğday satılarak ancak bir cep telefonu alınabildiğini hatırlatan Kurt, bu durumun tarım ürünleri ile sanayi ürünleri arasındaki fiyat dengesizliğini açıkça ortaya koyduğunu belirterek, "Bu tablo, üreticinin emeğinin gerçek değerini bulamadığını gösteriyor" dedi. Türk tarımının uzun yıllardır yeterince desteklenmediğini ifade eden Kurt, bunun hem üretimde hem de ülke ekonomisinde önemli kayıplara yol açtığını söyledi. Yerel yönetimler olarak üreticinin yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Kurt, "Üretimi desteklemeyen, üreticiyi teşvik etmeyen hiçbir anlayış köylünün refahını sağlayamaz. Belediye olarak kırsal mahallelerdeki imkânlarımızı üreticimizin yararına kullanıyor, yeni üretim modellerini deniyor ve başarılı sonuçları çiftçilerimizle paylaşarak onların önünü açmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Kurt, Tarla Günü kapsamında gerçekleştirilen deneme çalışmalarının üreticilere yol göstereceğine inandığını belirterek projede emeği geçen belediye çalışanlarına, akademisyenlere ve paydaş kurumlara teşekkür etti. 15 FARKLI ÇEŞİT ÜRETİCİYLE BULUŞTU Odunpazarı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü koordinasyonunda, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, NBC Tarım A.Ş. ve Odunpazarı Ziraat Odası iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, kurulan deneme parsellerinde 9 buğday, 3 arpa, 2 ata buğdayı ve 1 tritikale çeşidi tanıtıldı. Üreticiler, çeşitlerin gelişim durumlarını doğal tarla koşullarında inceleme fırsatı bulurken, ziraat mühendislerinden verim, dayanıklılık ve iklim uyumu konusunda uygulamalı bilgi aldı. BAŞKAN KURT'A TEŞEKKÜR Programda konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi İkinci Başkanı ve NBC Tarım A.Ş. Kurucu Ortağı Dr. Necmettin Polat, Ziraat Mühendisleri Odası olarak her zaman üreticilerin yanında olduklarını belirtti. Polat, üreticiyi bilimsel çalışmalarla buluşturan bu projeyi hayata geçiren Odunpazarı Belediyesi'ne ve Başkan Kazım Kurt'a teşekkür etti. Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu da Tarla Günü'nün üreticilerin yeni çeşitleri yerinde görerek değerlendirmesi açısından önemli bir çalışma olduğunu ifade ederken, çiftçiye verdiği desteklerden dolayı Başkan Kazım Kurt'a teşekkür etti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar ise yerel yönetimlerin tarıma yönelik ortak çalışmalarının kırsal kalkınmaya önemli katkı sunduğunu söyleyerek, üreticiyi destekleyen projeleri nedeniyle Odunpazarı Belediyesi'ni ve Başkan Kazım Kurt'u kutladı. Tarla Gününde Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, protokolde bulunan isimler ve üreticiler deneme alanlarını gezerek farklı tohum çeşitlerini yerinde inceledi, uzmanlardan birebir bilgi aldı. Bilimsel verilerle desteklenen uygulamalı eğitimlerin, bölge tarımında verimliliğin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Tarla Günü'nde 15 Farklı Çeşit Üreticiyle Buluşacak Haber

Tarla Günü'nde 15 Farklı Çeşit Üreticiyle Buluşacak

Odunpazarı Belediyesi, tarımsal üretimde verimliliği artırmak, üreticileri yeni tohum çeşitleriyle buluşturmak ve bilimsel tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla örnek bir organizasyona imza atıyor. Odunpazarı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü koordinasyonunda, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, NBC Tarım A.Ş. ve Odunpazarı Ziraat Odası iş birliğiyle düzenlenecek ''Kalkanlı Yeni Çeşit Deneme ve Çiftçi Eğitim Merkezi Tarla Günü'' 3 Temmuz 2026 Cuma günü saat 10.30'da Kalkanlı Mahallesi'nde gerçekleştirilecek. ''Üretim yoksa gelecek de yoktur'' anlayışıyla hayata geçirilen etkinlikte, Odunpazarı ilçesinin iklim koşullarına uygun buğday ve arpa çeşitleri üreticilerle tarla ortamında buluşturulacak. Yeni Çeşit Deneme ve Çiftçi Eğitim Merkezi'nde kurulan deneme parselleri sayesinde çiftçiler, farklı tohum çeşitlerini doğal yetişme koşullarında inceleme fırsatı bulacak. 15 FARKLI ÇEŞİT TOPRAKLA BULUŞTU Tarla Günü kapsamında Eskişehir tarımına yön verebilecek toplam 15 farklı ürün çeşidi üreticilerin değerlendirmesine sunulacak. Deneme alanlarında; 3 farklı arpa çeşidi kuraklığa ve hastalıklara dayanıklılık özellikleriyle, 1 tritikale çeşidi yüksek yem verimi potansiyeliyle, 2 ata buğdayı çeşidi yerli genetik mirasın korunması amacıyla, 9 farklı buğday çeşidi ise Eskişehir iklimine uyumu ve yüksek verim özellikleriyle tanıtılacak. Etkinlik boyunca ziraat mühendisleri, çeşitlerin gelişim performansları hakkında üreticilere uygulamalı bilgiler aktaracak. Böylece çiftçiler, kendi arazileri için en uygun tohumları sahada gözlemleyerek değerlendirme imkânı bulacak. BİLİM, TECRÜBE VE ALIN TERİ AYNI TARLADA BULUŞACAK Odunpazarı Belediyesi tarafından kurulan Yeni Çeşit Deneme ve Çiftçi Eğitim Merkezi, yalnızca yeni tohumların sergilendiği bir alan olmanın ötesinde, üretici ile bilimi buluşturan önemli bir eğitim merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Tarla Günü ile üreticilere; hangi çeşidin daha yüksek verim sağladığı, hangisinin iklim krizine, kuraklığa ve hastalıklara karşı daha dayanıklı olduğu doğrudan tarla koşullarında gösterilecek. Böylece çiftçiler, teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı gözlem yaparak üretim planlarını daha bilinçli oluşturabilecek. AMAÇ VERİMLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM Odunpazarı Belediyesi, tarımsal üretimin geleceğinin doğru tohum seçimi ve bilimsel üretim yöntemlerinden geçtiğine dikkat çekerek, çiftçinin emeğinin karşılığını almasını ve toprakların en yüksek verimle buluşmasını hedefliyor. Eskişehir tarımına katkı sunması beklenen Tarla Günü etkinliğinde, üreticiler sektör temsilcileri ve ziraat mühendisleriyle bir araya gelerek hem yeni çeşitleri yakından inceleme hem de uzmanlardan birebir bilgi alma fırsatı bulacak. Odunpazarı Belediyesi, üreticiyi destekleyen projelerini sürdürülebilir tarım anlayışı doğrultusunda geliştirmeye devam ederken, 3 Temmuz Cuma günü saat 10.30'da Kalkanlı Mahallesi'nde gerçekleştirilecek Tarla Günü'ne tüm üreticileri davet ediyor.

Büyükşehir'den Üreticiye Balya Desteği Haber

Büyükşehir'den Üreticiye Balya Desteği

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen çalışmaları kapsamında hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik yem bitkisi balyası desteğini sürdürdü. Sarıcakaya’da düzenlenen Balya Dağıtım Töreni’nde, Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde faaliyet gösteren 79 üreticiye toplam 2 bin 850 adet yem bitkisi balyası desteği ulaştırıldı. Törene Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hasan Ünal, belediye yöneticileri, muhtarlar, üreticiler ve vatandaşlar katıldı. Programın açılış konuşmasında, Büyükşehir Belediyesinin kırsal kalkınmaya yönelik desteklerinin artarak devam ettiği vurgulandı. Hayvancılıkla uğraşan üreticilerin yem maliyetlerini azaltmak ve üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilen çalışma kapsamında belediyeye ait Sarıcakaya ilçesi Laçin Mahallesi'ndeki 80 dekarlık alanda kuru tarım modeliyle yetiştirilen Macar fiği ve buğday karışımı yem bitkilerinden toplam 3 bin 350 balya elde edildiği ifade edildi. Üretilen balyaların 500 adedinin, Mihalıççık Belediyesi ile imzalanan Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği İş Birliği Protokolü kapsamında Mihalıççık Belediyesine teslim edildiği belirtilirken, kalan 2 bin 850 balyanın ise destek başvurusunda bulunan Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerindeki 18’i kadın, 79 üreticiye dağıtıldığı kaydedildi. Destek kapsamında her üreticiye 35'er balya teslim edildi. ÜRETİCİLERDEN BAŞKAN ÜNLÜCE’YE TEŞEKKÜR Törende ilk olarak Sarıcakayalı üretici Ayşenur Toygar söz aldı. Toygar, verilen desteğin üreticiler açısından büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Büyükşehir Belediyemizin kırsal kalkınma yatırımları kapsamında çiftçilerimize yönelik başvurduğumuz balya desteği projesi, bizleri son derece memnun etti. Üreticinin her zaman yanında olan, tarıma ve kırsala nefes aldıran Büyükşehir Belediyemize ve Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce'ye içten teşekkürlerimizi iletiyoruz." Ardından konuşan Mihalgazili üretici Sabri Ay da destekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri kullandı: "Mihalgazi'den yaptığımız balya desteği başvurumuz olumlu sonuçlandı ve çok şükür desteklerimizi teslim alma aşamasına geldik. Tarıma, toprağa ve üreticiye sundukları bu değerli katkılardan dolayı Büyükşehir Belediyemize, Belediye Başkanımıza ve emeği geçen tüm ekibe yürekten teşekkür ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun." "SİZ ÜRETTİKÇE BİZLER GÜÇLÜ OLACAĞIZ" Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin şehir dışı programı nedeniyle katılamadığı törende konuşan Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hasan Ünal, Başkan Ünlüce'nin selamlarını üreticilere iletti. Kendisinin de tarımın içinden gelen biri olduğunu belirten Ünal, günümüzde tarım ve hayvancılığın ancak bilimsel ve verimli yöntemlerle sürdürülebileceğini ifade etti. Türkiye'nin tarım açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Ünal, üretimin önemine dikkat çekerek, "Bizim odaklanmamız gereken tek bir gerçek var; üretim. Bizler ürettikçe güçlüyüz." dedi. Hayvancılığın birçok bölgede gerileme yaşadığına işaret eden Ünal, Sarıcakaya ve Mihalgazi'nde üretimin devam etmesinin umut verici olduğunu belirterek, "Sizler, Sarıcakaya ve Mihalgazi halkı olarak bu anlamda çok şanslısınız. Köylerinizde hayvancılığın hâlâ aktif olarak sürdüğünü bilmek bizlere umut veriyor. Sizler üretmeye devam etmelisiniz; çünkü siz ürettikçe bizler güçlü olacağız." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından balyalar hak sahibi üreticilere teslim edilirken, Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmaya yönelik desteklerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirtti.

Çiftçi Bu Yıl Arpa ve Buğday Değil, Zarar Hasat Ediyor! Haber

Çiftçi Bu Yıl Arpa ve Buğday Değil, Zarar Hasat Ediyor!

Eskişehirli Genç Rençberler Sözcüsü Burak Kuşan, TMO tarafından açıklanan hububat alım fiyatlarına sert tepki göstererek, artan maliyetler karşısında çiftçinin cezalandırıldığını belirtti. Kuşan, "Çiftçi sadaka değil, emeğinin gerçek değerini istiyor" dedi. Eskişehir’de bir araya gelen genç çiftçiler, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan arpa ve buğday alım fiyatlarına karşı kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. Eskişehirli Genç Rençberler adına konuşan Sözcü Burak Kuşan, tarımdaki yüksek maliyet artışları ile açıklanan düşük fiyatlar arasındaki uçuruma dikkat çekerek, izlenen politikaların üreticiyi iflasın eşiğine getirdiğini savundu. İşte Eskişehirli üreticilerin tarım politikalarına ve hububat fiyatlarına yönelik çarpıcı itirazları: "Enflasyon Yüzde 32, Ürüne Verilen Artış Yüzde 16" Konuşmasında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ile piyasa gerçekleri arasındaki çelişkiyi vurgulayan Burak Kuşan, maliyetlerin altında ezildiklerini ifade etti. Yıllık enflasyonun resmi rakamlarla bile yüzde 32 seviyesinde olduğunu hatırlatan Kuşan, şu verileri paylaştı: "TMO tarafından açıklanan alım fiyatlarında arpaya yaklaşık yüzde 16, buğdaya ise yaklaşık yüzde 22 oranında artış verilmiştir. Buna karşın çiftçinin kullandığı gübre, mazot, tohum, ilaç, işçilik ve enerji maliyetleri geçen yıla göre yüzde 50’nin üzerinde artmıştır. Maliyeti yüzde 50 artan çiftçi, ürününe verilen yüzde 16-22’lik artışla nasıl ayakta kalacaktır?" "Yüksek Rekolte Çiftçinin Suçu Değil, Başarısıdır" Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan yapılan "yağışlar iyi gitti, rekolte yüksek, fiyatlar bu yüzden böyle belirlendi" yönündeki açıklamalara da değinen Kuşan, desteklemelerin artırılacağı vaadinin sahada karşılığı olmadığını söyledi. "Çiftçi destek adı altında verilen kaynaklarla ayakta kalmak istemiyor. Çiftçi sadaka istemiyor" diyen Kuşan, yüksek rekoltenin bir ceza gerekçesi yapılamayacağını belirterek, "Eğer yüksek rekolte gerekçe gösterilerek fiyatlar baskılanacaksa, çiftçiye verilen mesaj şudur: ‘Üret ama kazanma.’ Biz bu anlayışı kabul etmiyoruz. Çünkü yüksek rekolte çiftçinin suçu değil, başarısıdır. Üretimin fazla olması çiftçinin cezalandırılmasının değil, ödüllendirilmesinin gerekçesi olmalıdır" ifadelerini kullandı. TMO Açıklamasından Sonra Borsada Fiyatlar Çakıldı Fiyat politikasının piyasayı regüle etmek yerine serbest piyasayı da aşağı çektiğini iddia eden Genç Rençberler Sözcüsü, Eskişehir Ticaret Borsası'ndaki güncel durumu şu rakamlarla özetledi: TMO Öncesi Dönem: Buğday 16 TL, arpa 14 TL seviyelerindeydi. TMO Sonrası Dönem: Eskişehir Ticaret Borsasında buğday 13,5 TL’ye, arpa ise 11 TL seviyelerine kadar geriledi. Yaşanan bu düşüşün ardından "Bu fiyatlar kimin lehine çalışmaktadır?" sorusunu yönelten Kuşan, mevcut tablonun üreticiyi değil, sadece sanayiciyi koruduğu yönünde güçlü bir algı yarattığını savundu. Sanayicinin kazanmasına karşı olmadıklarını ancak zincirin ilk halkası olan çiftçi zarar ederken tarımın sürdürülebilir olamayacağını hatırlattı. Hedef Kamu Çalışanları Değil, Fiyat Politikaları Gerçekleştirilen eylemin yereldeki TMO çalışanlarına yönelik olmadığının altını özenle çizen Kuşan, Eskişehir TMO Başmüdürlüğü personeline ve yöneticilerine üretici odaklı, özverili ve çözümcü yaklaşımlarından dolayı teşekkür etti. Tepkilerinin doğrudan sisteme ve politikalara olduğunu belirterek sözlerini şöyle noktaladı: "Bizim itirazımız sahada görev yapan kamu çalışanlarına değil, çiftçinin beklentilerini karşılamayan fiyat politikalarınadır. Çiftçi artık ayakta kalmakta zorlanıyor, üretirken kazanamıyor ve geleceğini göremiyor. Yetkililere sesleniyoruz: Çiftçinin sesini duyun, maliyetleri görün. Çiftçi bu yıl arpa ve buğday değil, zarar hasat ediyor."

İl Başkanı Ölce’den TMO Tarafından Açıklanan Fiyatlara Tepki Haber

İl Başkanı Ölce’den TMO Tarafından Açıklanan Fiyatlara Tepki

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatlarını eleştirdi. Çiftçinin maliyetler altında ezildiğini belirten Ölce, "Açıklanan rakamlar üreticiyi hüsrana uğrattı, üreticinin içi kan ağlıyor" dedi. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, yaptığı yazılı açıklamada ton başına buğday için 16 bin 500 lira, arpa için ise 12 bin 750 lira olarak belirlenen fiyatların, artan girdi maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu vurguladı. Ölce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatları, çiftçinin beklentilerini karşılamaktan çok uzak kalmıştır. Ton başına 16 bin 500 lira buğday, 12 bin 750 lira arpa fiyatı açıklanmıştır. Desteklerle birlikte rakamların yükseldiği ifade edilse de üreticinin içi kan ağlıyor. Çiftçi bu sene 85-86 liraya kadar çıkan mazotla üretim yaptı. Gübre fiyatları geçen senenin çok çok üstünde. Tohum, ilaç, işçilik maliyetleri ortada dayanılmaz boyutlara ulaştı. Buna rağmen çiftçiye verilen fiyat, alın terinin karşılığı değil. Açıklanan 16 lira 50 kuruşluk fiyat, üreticiyi koruyan değil, üreticiyi hüsrana sürükleyen bir fiyattır. Buğdayın kilogram fiyatı en az 23-24 lira seviyesinde olmalıydı. Herkes biliyor. Çiftçi para kazanamıyor. Kazanan gübre bayisi, kazanan akaryakıt şirketleri, kazanan aracılar ve tüccarlar. Kaybeden ise toprağa emek veren çiftçi. Türkiye'nin dört bir yanında ekilmeyen tarlalar artmakta. İnsanlar maliyetleri karşılayamadıkları için üretimden çekilmekte. Bu tablo sadece çiftçinin değil, ülkenin gıda güvenliğinin de tehlikeye girdiğini göstermekte. Mustafa Kemal Atatürk, "Üreten köylü milletin efendisidir" demişti. Ülkemizde tarımda faaliyet gösteren insan sayısı her geçen yıl azalıyor. Tarımda çalışanların yaş ortalaması 60 yaşına ulamış durumda. Bu durum gençlerin tarıma ilgi göstermediğini gösteriyor. Gençler de 'tarımda para yok' deyip konuyu kapatıyorlar. Dönelim konumuza. Bu yıl yağışların iyi gitmesi nedeniyle üreticiler umutlanmıştı. Ancak açıklanan fiyatlar o umudu tuzla buz etti. Çiftçi ürününe değil, borcuna çalışır hale getirildi. Borcu olmayan çiftçi yok. Dünyanın gelişmiş ülkeleri üreticisini desteklerken, Türkiye'de üretici kaderine terk edilmekte. Anahtar Parti olarak bu duruma çok tepkiliyiz. Acilen tarımsal üretimi artıracak projeler hayata geçirilmelidir. Bir diğer önemli sorun ise yeraltı suyu uygulamaları. Edindiğimiz bilgilere göre Eskişehir'de kuyulara su saati zorunluluğu getirildi. Ancak üreticilerden alınan ücretlere rağmen kartların halen teslim edilmediği ifade edilmektedir. Mahsul su beklemekte. Önümüzdeki günlerde sorun çözülmezse ürünler kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Biz kaçak ve kontrolsüz su kullanımına karşıyız. Ancak üreticiyi mağdur eden, tarımı sekteye uğratan uygulamalara da karşıyız. Çiftçinin üretim yapabilmesi her zaman ön planda tutulmalıdır. Bugün ülkemizde siyasetin gündeminde mutlak butlan tartışmaları var. Anadolu'da ise çiftçinin gördüğü fiyatlar mutlak noksandır. Çiftçi siyaset değil, adil fiyat istiyor. Çiftçi ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını istemekte. Anahtar Parti olarak üreticimizin yanında olmaya, bu adaletsizliğin karşısında durmaya devam edeceğiz. Çünkü çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.