SON DAKİKA
Hava Durumu

#Botanik

Porsuk Haber Ajansı - Botanik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Botanik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Çakırözer Sincan Cezaevi’nde “NATO tutuklularını” Ziyaret Etti Haber

CHP’li Çakırözer Sincan Cezaevi’nde “NATO tutuklularını” Ziyaret Etti

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, NATO zirvesi gerekçesiyle tutuklan TEMA gönüllüleri ile avukat ve akademisyenleri Sincan Cezaevi’nde ziyaret etti. Çakırözer’in Sincan Cezaevi’nde ziyaret ettiği TEMA gönüllüleri, “Tek derdimiz, tek uğraşımız doğayı, toprağı sevmek ve korumak” derken, ÇHD üyesi avukat Semra Demir de, “Gezi’de, 1 Mayıs’ta, 8 Mart’ta, madencilerin, öğretmenlerin eylemlerindeki fotoğraflarımızı almışlar. ‘Bunlar potansiyel protestocu NATO’yu da protesto eder’ diye kapıları kırıp tutukladılar” dedi. Gazeteci Yıldız Tar ise, “Sadece kimlik bilgilerimi sordular. Soru bulamayınca jandarma savcıyı aradı. Aile yılı röportajımı sorup, TKP/ML üyeliğinden tutukladılar” dedi. Çakırözer cezaevi önünden yaptığı çağrıda, “NATO zirvesi bahanesiyle hiçbir suçu olmayan insanları potansiyel protestocu diye sabaha karşı kapıları kırıp, evleri basıp tutuklamışlar. Sadece toprağı ve doğayı savunan TEMA gönüllüsünden, on yıllarını eğitime vermiş hocalara, hak arayan avukattan, dernek üyesine yüzlerce insan hiçbir ilgileri olmayan örgütlerle suçlayıp cezaevine koydular Bu akıl dışı tutuklamalar kabul edilemez. Hukuksuzca zindanda tutulan bu insanlar derhal serbest bırakılmalı” dedi. SİNCAN CEZAEVİ’NDE NATO TUTUKLULARINA ZİYARET Ankara'da yarın başlayacak NATO zirvesi öncesinde, ‘eylem yapma ihtimali’ ve ‘terör örgütleriyle ilişki’ iddiaları gerekçe gösterilerek düzenlenen operasyonlarda aralarında gazeteciler, avukatlar, akademisyenler, dernek üyeleri ve siyasi parti temsilcilerinin de bulunduğu yüzlerce kişi gözaltına alındı, çok sayıda kişi tutuklandı. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan TEMA gönüllüleri Birgül Öztekin, Gülbanu Yürür, Tuğrul Körüklü ile Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteci Yıldız Tar, Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukat Semra Demir ile Halkevleri GYK üyesi Hediye Yıldırım'ı ziyaret etti. “6 KİŞİLİK KOĞUŞTA 12 KİŞİYİZ! TEK YATAKTA İKİ KİSİ UYUYANLAR VAR” NATO zirvesi gerekçesiyle yapılan operasyonlar ve tutuklamalara tepki gösteren Çakırözer, cezaevi ziyaretlerinde kendisine aktarılan mesajları kamuoyu ile paylaştı. Çakırözer’in görüştüğü isimlerin paylaştığı mesajlar şöyle: Akademisyen Emel Memiş : ''17 yıldır gururla ders verdiğim Mülkiye’deki öğrencilerimden ve meslektaşlarımdan koğuşuma destek mektupları yağıyor. Uluslararası İktisatçılar Kongresi ile Uluslararası Feminist Ekonomistler Derneği gibi dünyanın saygın kurumlarından da cezaevine dayanışma mektupları ulaştı. Eşit bir yaşam ve doğa sevdası için verdiğim haklı mücadelenin, böylesi bir hukuksuzlukla ödüllendirileceğini asla tahmin edemezdim. 6 kişilik koğuşta 12 kişi kalıyoruz. Kalabalık nedeniyle yerde yatmak zorunda kalan, aynı yatakta iki kişi uyuyan arkadaşlarımız var. Bu haksızlıklar karşısında geleceğe olan umudumuzu koruyoruz.'' “YILLARCA DEVLETE HİZMET VERDİM! TERÖRLE SUÇLANMAK ÇOK AĞIR” TEMA Gönüllüsü Gülbanu Yürür: ''Ben 64 yaşındayım. Tam 20 yıl boyunca Başbakanlık Teftiş Kurulu’nda bu devlete onurumla, gururumla hizmet verdim. Yıllarca devlete hizmet ettikten sonra bugün böylesine ağır bir şekilde, terörle suçlanmak bana çok ağır geliyor. Bizim siyasetle, yasa dışı yapılarla hiçbir alakamız yok. Ben TEMA gönüllüsüyüm. Emeklilik sonrası kendimi tamamen doğaya adadım. Sorguda önümüze hiç bilmediğim, adını dahi aklımda tutamadığım örgüt isimleri konuldu ve bunlar bize soruldu. Kemiklerimde deformasyon var ve sağlık durumum nedeniyle dışarıda sürekli tıbbi takip altındaydım.” “TEK DERDİMİZ DOĞA SEVGİSİ, TOPRAK SEVGİSİ” TEMA Gönüllüsü Birgül Öztekin: ''Ben 65 yaşındayım ve bu ülkeye tam 30 yıl boyunca İngilizce öğretmeni olarak hizmet ettim. 2012 yılında emekli olduğum günden bu yana da TEMA gönüllüsü olarak çalışıyorum. Okul okul gezerek çocuklara ağaç sevgisini, doğayı korumayı, toprak sevgisini anlatıyorum. Bizim tek derdimiz budur. Yaşadıklarımıza bir anlam veremiyoruz. Bir an önce bu hukuksuzluğun bitmesini bekliyoruz.” “KANSER EŞİMİ EVDE BIRAKTIM” Halkevleri GYK Üyesi Hediye Doğan Yıldırım: ''Gece saat 03.30’da evimiz çok sayıda jandarma tarafından basıldı. Hayatım boyunca hiç bilmediğim, adını dahi duymadığım TKP/ML adlı bir örgüte üye olmakla suçlanıyorum. Kronik rahatsızlıkları olan 63 yaşında bir kadınım. Hastalıklarım nedeniyle günde bazen 4, bazen 7 farklı ilaç kullanmak zorundayım. Eşim şu an kanser tedavisi görüyor. Onun bakımını evde oğlumla birlikte ben yapıyorum. Hiçbir ilgimizin, bilgimizin olmadığı yapılarla bizi ilişkilendirmek istiyorlar. Bunu asla kabul etmiyoruz! Biz sadece bu ülkenin eşit, özgür ve demokratik bir ülke olmasını istiyoruz.” “ÖĞRETMENLERE, MADENCİLERE DESTEK VERDİK DİYE FİŞLEMİŞLER” ÇHD Üyesi Avukat Semra Demir: ''Cezaevinde, en temel hakkımız olan habere ulaşma hakkımız engelleniyor. Bize gazete verilmiyor, radyo verilmiyor. Dışarıda ne olup bittiğinden tamamen habersiziz.: Kimimizi Ethem Sarısülük anmasında, kimimizi Gezi’de, kimimizi 8 Mart’ta veya 1 Mayıs’ta, kimimizi ise Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile madencilerin haklı eylemlerine destek verirken fotoğraflayıp fişlemişler. O görüntülerden bizi potansiyel protestocu belirlemişler. Bunlar yarın NATO’yu da protesto eder; diye tamamen hukuka aykırı bir şekilde önleyici tutuklama yapıyorlar. Evlerimizin kapıları kırılarak içeri girildi, ailelerimiz yerlere yatırılarak ters kelepçe takıldı. Benimle aynı koğuşta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden bir anne ve kızı birlikte tutuklu bulunuyor. Böyle insafsızlık olmaz.” “TEK HAYATIM BOTANİK!” TEMA Gönüllüsü/ Akademisyen Selçuk Tuğrul Körüklü: “Benim hayatım botanik. TEMA gönüllülerini gezdirdim, istekleri üzerine Nallıhan’a gittik, bozkır endemik bitkilerini gördük, inceledik.. 27 yıldır öğretim görevlisiyim. Ankara Üniversitesi Herbaryumu Sorumlusuyum. Evimize sabah 05:00’te jandarmalar geldi, ne olduğunu anlamadım, polisi aradım. Nezarete gittiğimde TEMA’cıları görünce anladım. TKP/ML üyesi olmakla suçlanıyorum. Bunun açılımını bile bilmiyorum! Astım hastayım. Günde 6 ilaç alıyorum.” “AİLE YILI SÖYLEŞİSİ GEREKÇESİYLE TUTUKLADILAR” Gazeteci Yıldız Tar: “Sabaha karşı baskın yaptılar. Nezarette ifadem alınırken ellerinde hiçbir şey yoktu. Sadece kimlik bilgilerimi sordular. Başka soracak soru bulamayınca jandarma savcıyı aradı. Az sonra muhtemelen Google’dan buldukları iki soru geldi. Birinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı Aile Yılı’nı eleştirdiğimiz bir söyleşiyi sordular, diğerinde de ‘soy ismin niye Tar’ diye sordular. Sonra da TKP/ML üyesi diye tutukladılar.”

Anadolu Üniversitesi'nden Dünya Literatürüne İki Yeni Endemik Tür Haber

Anadolu Üniversitesi'nden Dünya Literatürüne İki Yeni Endemik Tür

Türkiye üç farklı fitocoğrafik bölgenin kesişim noktasında yer alan benzersiz coğrafyasıyla, kıtasal ölçekte bir biyoçeşitliliğe ve büyüleyici bir endemizm oranına ev sahipliği yapıyor. Bu zengin genetik miras, Türk bilim insanlarının titiz ve kararlı çalışmalarıyla dünya literatürünü güncellemeye devam ediyor. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yavuz Bülent Köse, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim elemanı Arş. Gör. Fatmanur Tunç, Harran Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Maruf Balos ve Veysel Sonay’dan oluşan araştırma ekibi botanik dünyasında büyük ses getiren bir başarıya imza attı. Ekip Türkiye florasına dünya literatüründe daha önce hiç bilinmeyen iki yeni yabani soğan (Allium) türü kazandırdı. Uluslararası bilim dünyasının en prestijli yayın organlarından olan Q1 kategorisindeki Life ve Plants dergilerinde yayımlanarak metodolojik doğruluğu tescil edilen bu keşifler sadece bilimsel değerleriyle değil, taşıdıkları derin anlamlar ve aile öyküleriyle de dikkat çekiyor. Yeni keşfedilen türler bilimsel önemlerinin yanı sıra taşıdıkları anlamlı aile hikâyeleriyle de dikkat çekiyor. Allium kazim-kosei, Prof. Dr. Yavuz Bülent Köse tarafından Eskişehir’in Günyüzü ilçesine bağlı Kavuncu Mahallesi yakınlarındaki jipsli (alçılı) topraklarda keşfedildi. Tür adı Prof. Dr. Köse’nin merhum babası Kazım Köse’nin anısını yaşatmak amacıyla verildi. Araştırma ekibi tarafından Şanlıurfa’nın Bozova ilçesindeki Kaplandağı mevkisinde keşfedilen Allium aralii ise dik kireçtaşı kayalıkları ve meşe çalılıkları arasında bulunan yeni bir endemik tür olarak kayıt altına alındı. Kaplandağı soğanı olarak da adlandırılan tür Prof. Dr. Köse’nin oğlu Aral Köse’ye ithafen isimlendirildi. Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Köse keşiflere dair ayrıntılı bilgileri paylaştı. “Her şey henüz tam anlamıyla el değmemiş bölgelerdeki çalışmalarla başladı” Türkiye florasına kazandırılan bu iki yeni endemik Allium türünün keşif süreci nasıl başladı? Araştırma ekibiniz bu çalışmaya nasıl odaklandı? Keşif sürecimiz Türkiye'nin zengin florasını barındıran ve henüz tam anlamıyla el değmemiş lokal bölgelerinde yürüttüğümüz sistematik arazi çalışmalarıyla başladı. Araştırma ekibimizle birlikte Türkiye florası için kritik öneme sahip olan ve biyoçeşitlilik açısından yüksek potansiyel taşıyan lokaliteleri hedefledik. Arazi çalışmaları esnasında popülasyonlarından örnekler topladığımız bu bitkilerin, mevcut literatürdeki ve herbaryumlardaki diğer Allium türlerinden farklı karakterler sergilediğini fark ettik. Bu aşamadan sonra ekibimiz hem morfolojik hem de evrimsel akrabalık ilişkilerini ortaya koyabilmek adına laboratuvar ve herbaryum çalışmalarına yoğunlaşarak süreci bilimsel bir zemine taşıdı. “Bütüncül taksonomi yaklaşımı” Bu yeni türlerin belirlenmesinde hangi yöntemler ve bilimsel analizler kullanıldı? Yeni türlerin taksonomik sınırlarını tam ve doğru bir şekilde çizebilmek için entegre (bütüncül) bir taksonomi yaklaşımı benimsedik. Morfolojik ve Mikromorfolojik Analizler: Bitkilerin gövde, yaprak, çiçek ve soğan yapıları detaylıca incelendi. Ayrıca, teşhiste ayırt edici olan tohum ve polen yüzeyleri modern mikroskoplar (gerekirse SEM - Taramalı Elektron Mikroskobu) yardımıyla micromorphological düzeyde analiz edildi. Moleküler Filogenetik Analizler: Türlerin genetik olarak diğer akrabalarından ayrışıp ayrışmadığını görmek adına bitkilerden DNA ekstraksiyonu gerçekleştirildi. Filogenetik ilişkileri belirlemek amacıyla nükleer (ITS) ve kloroplast (matK) DNA bölgeleri hedef alınarak dizileme (sequencing) yapıldı. “Metodolojik doğruluk ve özgünlüğün resmi temsilcisi” Türlerin Q1 kategorisindeki uluslararası bir dergide yayımlanması, çalışmanızın bilimsel değeri açısından ne ifade ediyor? Uluslararası endekslerde en üst başarı dilimini temsil eden Q1 kategorisindeki bir dergide bu çalışmaların yayımlanması, araştırmamızın küresel ölçekte en yüksek bilimsel standartlara, metodolojik doğruluğa ve özgünlüğe sahip olduğunun resmi bir tescilidir. Bu düzeydeki dergiler alanında uzman ve son derece seçici hakem heyetlerinin titiz incelemelerinden geçen çalışmaları kabul eder. Dolayısıyla bu yayın ekibimizin ürettiği bilimsel verilerin güvenilirliğini ve kalitesini dünya çapındaki botanik camiasına kanıtlamış olmakla kalmayıp ülkemizin taksonomik araştırmalardaki prestijini de yukarı taşımaktadır. “Kıtasal ölçekte bir biyoçeşitlilik ve yüksek bir endemizm” Bu keşif Türkiye'nin biyolojik çeşitliliği ve endemik bitki potansiyeli açısından nasıl bir önem taşıyor? Türkiye, Akdeniz, İran-Turan ve Avrupa-Sibirya gibi üç farklı fitocoğrafik bölgenin kesişim noktasında yer alması nedeniyle kıtasal ölçekte bir biyoçeşitliliğe ve yüksek bir endemizm oranına sahiptir. Keşfettiğimiz bu iki yeni Allium türü ülkemizin bu benzersiz genetik mirasına eklenen yeni birer halkadır. Endemik bitki potansiyelimizin bu tür keşiflerle sürekli güncellenmesi Türkiye'nin uluslararası biyoçeşitlilik sözleşmelerindeki konumunu güçlendirir ve Anadolu topraklarının flora zenginliğinin henüz keşfedilmemiş ne kadar büyük bir potansiyel barındırdığını bir kez daha gözler önüne serer. “Doğada ve insan yaşamında kritik rollere sahiptir” Allium cinsi bitkilerin ekolojik ya da ekonomik açıdan bilime katkı sağlayabilecek yönleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Allium (Sarımsak, soğan ve pırasa gibi türleri barındıran cins) hem doğada hem de insan yaşamında kritik rollere sahiptir. Ekolojik katkılarına baktığımızda doğal popülasyonlarında polinatör, böcekler için zengin birer besin kaynağı oluştururlar ve bulundukları ekosistemlerin dengesinde önemli rol oynarlar. Ekonomik ve Tıbbi Potansiyel (Farmasötik Botanik) açıdan ise sekonder metabolitler, özellikle kükürtlü bileşikler ve antioksidanlar açısından son derece zengin bir cinstir. Yeni keşfedilen endemik türlerin fitokimyasal profillerinin çıkarılması, gelecekte yeni ilaç etken maddelerinin, gıda koruyucularının veya tarımsal amaçlı doğal antimikrobiyallerin geliştirilmesine zemin hazırlayabilir. “Tanımadığınız şeyi koruyamazsınız” Bu tür çalışmaların sürdürülebilir çevre politikaları ve doğa koruma stratejilerine nasıl bir katkısı olabilir? Tanımadığınız şeyi koruyamazsınız bir canlıyı koruyabilmenin ilk ve en temel şartı onun varlığından haberdar olmaktır. Bu bilimsel çalışmalar sayesinde yeni türlerin yayılış alanları ve popülasyon yoğunlukları belirlenerek IUCN kriterlerine göre tehlike kategorileri (CR, EN, VU vb.) tespit edilir. Keşfedilen türlerin mikro-endemik (sadece çok dar bir alana özgü) olması durumunda o bölgenin acil koruma alanı ilan edilmesi veya madencilik, yapılaşma gibi faaliyetlerin sınırlandırılması için yasal çevre politikalarına bilimsel altlık oluşturulur. Türlerin tohumları ve genetik materyalleri ulusal gen bankalarında koruma altına alınarak sürdürülebilir çevre stratejileri kapsamında gelecek nesillere aktarılması güvenceye alınır. Anadolu’nun el değmemiş köşelerinden laboratuvar tezgâhlarına, oradan da uluslararası bilim dünyasının zirvesine uzanan bu keşif öyküsü adanmışlığın, metodolojik titizliğin ve doğaya duyulan derin saygının bir ürünü. Prof. Dr. Yavuz Bülent Köse ve araştırma ekibinin gerçekleştirdiği bu çalışma bizlere sadece iki yeni yabani soğan türünü tanıtmakla kalmıyor aynı zamanda üzerinde yaşadığımız toprakların keşfedilmeyi bekleyen ne denli büyük bir potansiyele sahip olduğunu da bir kez daha gözler önüne seriyor. Allium kazim-kosei ve Allium aralii türleri, bir yandan taşıdıkları aile öyküleriyle bilimin soğuk ve mesafeli sanılan yüzüne sıcak, insani ve vefalı bir dokunuş katarken diğer yandan farmasötik botanik ve tıp dünyası için yepyeni araştırma kapılarını aralıyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı-AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.