SON DAKİKA
Hava Durumu

#Birleşmiş Milletler

Porsuk Haber Ajansı - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Tarımda ve Tarımsal Kooperatiflerde Kadın Paneli" Düzenlendi Haber

"Tarımda ve Tarımsal Kooperatiflerde Kadın Paneli" Düzenlendi

Eskişehir, kırsal kalkınmada kadın ve gençlerin rolünü güçlendirecek dev bir panele ev sahipliği yaptı. "Kooperatiflerde Kadın ve Gençlerin Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında düzenlenen "Tarımda ve Tarımsal Kooperatiflerde Kadın Paneli", uluslararası iş birlikleri ve yoğun katılımıyla göz doldurdu. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ilan edilen "Dünya Kadın Çiftçiler Yılı" etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen panel; Tarım ve Orman Bakanlığı ile Almanya Federal Gıda ve Tarım Bakanlığı arasındaki iş birliği protokolüyle hayata geçirildi. Alman Kooperatifleri Konfederasyonu (DGRV) ve Eskişehir Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği ortaklığıyla yürütülen proje, kırsaldaki kadın ve genç girişimcileri odağına alıyor. Kırsal Kalkınmanın Anahtarı: Kadınlar ve Gençler Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil’in katılımıyla düzenlenen panelin açılışında konuşan Eskişehir Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği Başkanı Halil İbrahim Bilir, kent genelinde 39 kooperatifin üst birliği olarak üreticilerin sütlerini pazarladıklarını belirtti. Bilir, bu projenin kooperatiflerin geleceğine yeni fikirlerle yön vereceğine inandığını vurguladı. Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği (HAYKOP) Başkan Vekili Faruk Özen ise kooperatiflerin sadece ekonomik değil, idari ve kurumsal yönetim açısından da doğru yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kadınların yönetim süreçlerine dahil edilmesinin kurumsal başarıyı artıracağını belirten Özen, konuşmasını anlamlı bir sloganla tamamladı: "Verilirse el ele, ulaşılır her yere." Kooperatifçilikte Kritik Unsur: "Güven ve Sürdürülebilirlik" Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Hasan Öz, kurum olarak kooperatifçiliğe büyük önem verdiklerini ve üreticileri her aşamada desteklediklerini ifade etti. 2022 yılından bu yana faaliyet gösteren Gökçekuyu Kadın Girişimi Üretim ve İşleme Kooperatifi ile Kızılinler Ekolojik Köy Kooperatifi gibi başarılı örnekleri hatırlatan Öz, kooperatiflerdeki en kritik unsurun "güven ve sürdürülebilirlik" olduğunu, üyelerin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. Kadın ve Genç Katılımında Hedef: Her Yıl %10 Artış Proje detaylarını paylaşan Eskişehir Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği’nden Gözdenur Öz Işık, pilot bölgelerde düzenlenen 33 eğitime 568’i kadın, 211’i genç olmak üzere toplam 873 kişinin katıldığını açıkladı. Özışık, kooperatiflerin temel faaliyetlerde güçlü olduğunu ancak kurumsal yönetim alanında geliştirilmesi gerektiğini belirterek, kadın ve genç katılımını her yıl %10 artırmayı hedeflediklerini müjdeledi. Kadın Çiftçilere ve Girişimcilere Büyük Devlet Desteği ve Hibe Müjdesi Panelde kadın ve genç girişimcilere yönelik sağlanan devlet destekleri ve fonlar masaya yatırıldı: TKDK %75'e Varan Hibe Desteği: Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Uzmanı Bahar Aslan Küçükkeskin, IPARD programı kapsamında hayvancılık, zanaatkarlık, katma değerli ürünler ve yenilenebilir enerji sektörlerinde kadın ve gençlere pozitif ayrımcılık yapıldığını belirtti. Hibelerin %50 ile %75 arasında değiştiğini, kooperatif başvurularında ise bu oranın %70'e kadar çıktığını aktardı. İlave Katsayı ve TARSİM İndirimi: Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden Nur İşler, bitkisel ve hayvansal üretim desteklemelerinde kadın ve gençlere ilave katsayı uygulandığını, TARSİM sigorta poliçelerinde %10 kadın çiftçi indirimi sağlandığını ve kırsal kalkınma bütçesinin %20'sinin kadın/genç girişimcilere ayrıldığını belirtti. Ayrıca yönetim kurulunda en az bir kadın üye bulunduran tarımsal örgütlere ek puan avantajı sağlandığı hatırlatıldı. "Kadın Emeği Karar Mekanizmalarında Yer Bulmalı" Panelin en dikkat çekici konuşmalarından birini yapan S.S. Yunus Emre Kadın Girişim ve İşleme Kooperatifi ile Mihalıççık Kiraz Üreticileri Birliği Başkanı Dilek Sakallı, kırsalda kadın üretici olmanın zorluklarını paylaştı. Kadın emeğinin tarımın her aşamasında var olmasına rağmen karar mekanizmalarında yeterince yer bulamadığını belirten Sakallı, Mihalıççık’ta atıl durumda olan bir soğuk hava deposunu TKDK desteğiyle ayağa kaldırma süreçlerindeki mücadelelerini anlattı. Sakallı, kadın kooperatiflerinin sadece üretmekle kalmayıp markalaşma, pazarlama ve mentorluk (teknik bilgi desteği) konularında desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi. DGRV Temsilcisi Arzu Gözer’in moderatörlüğünde devam eden panel, katılımcıların soru, görüş ve önerilerinin paylaşıldığı interaktif bir soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Tepebaşı Sürdürülebilirlik Konusunda Farkındalık Oluşturuyor Haber

Tepebaşı Sürdürülebilirlik Konusunda Farkındalık Oluşturuyor

Tepebaşı Belediyesi'nin yürüttüğü “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Eğitim” Programı kapsamında üniversite öğrencileri, aldıkları eğitimleri ilkokul ve ortaokul öğrencilerine aktararak sürdürülebilirlik konusunda farkındalık oluşturuyor. Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Sürdürülebilirlik Merkezi tarafından yürütülen program, gençleri yalnızca eğitim alan bireyler olarak değil, aynı zamanda bilgiyi paylaşan gönüllü eğitmenler olarak sürece dahil ediyor. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eko-Okullar Programı iş birliğinde gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde sürdürülebilir kalkınma hedefleri çocuklardan gençlere uzanan geniş bir kitleye ulaştırılıyor. Üniversite öğrencileri eğitmen oldu Programın ilk aşamasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencilerine yönelik sürdürülebilir kalkınma semineri düzenlendi. Seminerlerde Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, iklim değişikliği, kaynak verimliliği, sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları ve yerel yönetimlerin bu alandaki çalışmaları ele alındı. Eğitimlerin ardından gönüllü olarak programa katılmak isteyen öğrenciler için eğitmen eğitimi gerçekleştirildi. Katılımcılar; eğitim tasarımı, çocuklarla etkili iletişim, atölye uygulamaları ve sürdürülebilir kalkınma amaçlarının detaylı analizi konularında kapsamlı eğitim aldı. 14 okulda 1.169 öğrenciye ulaşıldı Eğitimi başarıyla tamamlayan gönüllü üniversite öğrencileri daha sonra Eko- Okullar Programı kapsamında yer alan ilkokul ve ortaokullarda eğitim ve atölye çalışmaları gerçekleştirdi. 2026 yılı uygulamaları kapsamında 10 gönüllü üniversite öğrencisi, 14 farklı okulda toplam 1.169 öğrenciyle buluştu. Gerçekleştirilen eğitimlerde sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliği, kaynakların verimli kullanımı ve çevresel farkındalık konuları işlendi. Programda görev alan gönüllü eğitmenler, 15 Mayıs Dünya İklim Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte katılım belgelerini alırken, çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki katkıları nedeniyle teşekkürle karşılandı. Üç yılda 4 bin 640 öğrenciye ulaşıldı Tepebaşı Belediyesi'nin sürdürülebilirlik alanında sürdürdüğü çalışmalar kapsamında programın üç yıllık uygulama döneminde toplam 47 üniversite öğrencisi gönüllü eğitmen olarak görev aldı. Bu süreçte 41 okulda 4 bin 640 öğrenciye sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliği ve çevresel farkındalık eğitimleri ulaştırıldı. Gençlerin aktif katılımını merkeze alan program, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin toplumun farklı kesimlerine yaygınlaştırılmasına katkı sunarken, çocukların çevre bilinci kazanmasına ve geleceğin sürdürülebilir yaşam kültürünün güçlenmesine destek oluyor.

Başkan Ünlüce Bisiklet Dostlarını Yalnız Bırakmadı Haber

Başkan Ünlüce Bisiklet Dostlarını Yalnız Bırakmadı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü kapsamında Velespit Parkı’nda bisiklet severlerle bir araya gelerek sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam için pedal çeviren tüm vatandaşların gününü kutladı. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü, Eskişehir’de anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir Bisiklet Derneği (velESPİD) ile Velespit Parkı’nda bir araya geldi. “PEDALLAR SAĞLIKLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM İÇİN DÖNÜYOR” Velespit Parkı’ndaki buluşmada bisiklet severlerle yakından ilgilenen ve günlerini kutlayan Başkan Ayşe Ünlüce, “Dünya Bisiklet Günü kapsamında, Velespit Parkımızda Eskişehir Bisiklet Derneği (velESPİD) öncülüğünde düzenlenen bisiklet turunda bisiklet severlerle buluştuk. Bisiklet kültürünün yaygınlaşmasına katkı sunan Eskişehir Bisiklet Derneği’ne teşekkür ediyor, pedalları daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam için çeviren tüm bisiklet dostlarını kutluyorum.” dedi. VELESPİD ÜYELERİNDEN BAŞKAN ÜNLÜCE’YE TEŞEKKÜR Eskişehir Bisiklet Derneği öncülüğünde pedal çeviren dernek üyeleri ve bisiklet dostları, kendilerini parkta yalnız bırakmayan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye yakın ilgisi ve destekleri için teşekkür ettiler.

30 Aylık İklim Dostu Tarım Projesi Tamamlandı! Haber

30 Aylık İklim Dostu Tarım Projesi Tamamlandı!

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Birleşmiş Milletler (BM) destekli “Eskişehir İlinde İklim Değişikliğine Dayanıklı Tarımsal Üretim Modelinin Uygulanması ve Yaygınlaştırılması” projesi, düzenlenen görkemli bir kapanış toplantısıyla başarıyla nihayete erdi. ​İklim değişikliği ile mücadelede tarımsal üretimi korumak amacıyla başlatılan 30 aylık dev proje, Eskişehir tarımına kattığı vizyon ile dikkat çekiyor. Projenin kapanış toplantısına Eskişehir Vali Yardımcısı Ersin Emiroğlu, İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, kamu kurum temsilcileri, ziraat odası başkanları, teknik personel ve çok sayıda çiftçi katıldı. ​980 Başvuru Arasından Zirveye Çıktı ​Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, projenin önemine vurgu yaparak şunları kaydetti: ​"Toplam bütçesi yaklaşık 150 bin Avro olan projemiz, 980 proje başvurusu arasından en yüksek puanlı ikinci proje olarak desteklenmeye hak kazandı. Bu, Eskişehir tarımı adına büyük bir başarıdır." ​Sahada Somut Kazanımlar Elde Edildi ​Proje kapsamında yapılan çalışmalar, rakamlarla tarımsal verimliliğin ve çevre bilincinin artırıldığını kanıtladı: ​Mera Islahı: 3 bin 485 dekar alanda mera ıslah çalışmaları tamamlandı. ​İstilacı Türlerle Mücadele: 500 dekar alanda istilacı bitkiler temizlendi. ​Ağaçlandırma: 2 bin 900 adet badem ve kuşburnu fidanı toprakla buluşturuldu. ​Koruyucu Tarım: Hibe edilen anıza ekim makineleriyle 5 bin dekar alanda koruyucu tarım uygulamaları hayata geçirildi. ​Eğitim ve Yayım: 51 teknik personel eğitildi, 80 üreticiye teknik gezi düzenlendi ve çalıştaylarla 115 kişiye ulaşıldı. ​“Asıl Başarı Farkındalıkta” ​Projenin sadece rakamlardan ibaret olmadığını belirten Müdür Yüksel Çil, “Bu projenin en önemli çıktısı; üreticilerimizin iklim değişikliğine uyum konusundaki farkındalığı ve kurumlarımız arasındaki güçlü iş birliğidir. Tarımın geleceği, doğal kaynaklarımıza sahip çıkmaktan geçiyor” dedi. ​Deneyimler Tüm Türkiye ile Paylaşılacak ​Proje Koordinatörü Ziraat Mühendisi Yurdal Çetinkaya tarafından yapılan sunumda, projenin başlangıcından bu yana yaşanan değişim bir film ile katılımcılara gösterildi. Proje süresince elde edilen verilerin ve sonuçların bir rapor haline getirilerek, Türkiye genelindeki tüm İl Tarım ve Orman Müdürlükleri ile paylaşılacağı belirtildi. ​Toplantı, projenin uygulandığı süreçteki materyallerin incelenmesi ve katılımcıların sorularının yanıtlandığı bölümle sona erdi.

Meralarda Yürütülen Islah Çalışmaları Tamamlanıyor Haber

Meralarda Yürütülen Islah Çalışmaları Tamamlanıyor

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen “Eskişehir İlinde İklim Değişikliğine Dayanıklı Tarımsal Üretim Modelinin Uygulanması ve Yaygınlaştırılması'' projesi kapsamında, Çifteler ilçesinde çalıştay düzenlendi. Çalıştayda; Çifteler ilçesinin Zaferhamit ve Yıldızören mahallelerine ait meralarda, Birleşmiş Milletler (BM) projesi kapsamında yürütülen faaliyetler bölge halkına ve teknik personele anlatıldı. Katılımcılar, geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen gübreleme ve mera ıslah çalışmalarını yerinde inceledi. Proje kapsamında, Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlüğünün katkılarıyla Yıldızören Mahallesi meralarında istilacı bir tür olan Junkus Sp. (potak) ile mekanik mücadele yürütülen 500.000 metrekarelik alanda gübreleme yapılarak çok yıllık mera tohumu ekimi gerçekleştirildi. Etkinliğe; Çifteler Ziraat Odası Başkanı ve Eskişehir Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Necat Yatır, mahalle muhtarları, Proje Koordinatörü Mühendis Yurdal Çetinkaya, Proje Uzmanı Mühendis Mutlu Subaşı, teknik personel ve bölge çiftçileri katıldı. Etkinlikte, yürütülen proje çalışmaları hakkında çiftçilere bilgi verilirken, geçen yıl yapılan gübreleme çalışmalarının meralar üzerindeki olumlu etkileri de yerinde incelenerek değerlendirildi. Özellikle bölgede küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan üreticiler projeden duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu modelin tüm bölgelere yaygınlaştırılması için gereken çalışmalara destek olacaklarını ifade ettiler.

Anadolu Üniversitesinde Kültürler Bir Araya Geldi Haber

Anadolu Üniversitesinde Kültürler Bir Araya Geldi

Anadolu Üniversitesinde kültürel çeşitliliği ve uluslararası öğrenci dayanışmasını ön plana çıkaran “4. Anadolu Uluslararası Kültür Günü” etkinliği, Öğrenci Merkezinde gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi ile ULOK Anadolu iş birliğinde düzenlenen etkinlikte farklı ülkelerden öğrenciler, kendi kültürlerine ait müzik, dans ve geleneksel lezzetleri katılımcılarla buluşturdu. Gün boyunca devam eden etkinlikte kültürel paylaşımlar ön plana çıkarken, öğrenciler farklı kültürleri yakından tanıma fırsatı elde etti. Etkinliğe Göç İdaresi Başkanlığı Uyum Daire Başkanı Burak Yaşar, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Birleşmiş Milletler Göç Kuruluşu adına Ulusal Proje Sorumlusu Sümeyye Tanrıverdi’nin yanı sıra akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. Yaşar: “Farklılıklarımızın zenginlik olduğunu ve birbirimize benzeyen ortaklıkları paylaştığımızı biliyoruz” Göç İdaresi Başkanlığı Uyum Daire Başkanı Burak Yaşar konuşmasında farklılıkların zenginliğine şu sözlerle değindi: “Göç İdaresi Başkanlığı olarak sizlerin üniversitedeki çeşitlilik, akademik katkı ve kültür elçisi olmanız sıfatıyla verdiğiniz öneme binaen bugün sizlerle bir arada olmanın verdiği mutluluğu ifade etmek istiyorum. Sabahtan beri gezme fırsatı bulduğumuz stantlarda Anadolu Üniversitesinin Türkiye’nin uluslararasılaşma hikayesine ilişkin olarak ne kadar iyi yansıması olduğunu, farklı ülkeden öğrencilerimizin farklı kültürlerle sergilendiğini ve üniversiteye kattığı değerin nasıl bir şenliğe, festivale dönüştüğünü görmüş olduk. Aslında her ne kadar birbirimizi farklı olarak tanısak da farklılıklarımızın zenginlik olduğunu ve birbirimize benzeyen ortaklıkları paylaştığımızı biliyoruz.” Tanrıverdi: “Kültürlerin kaynaşması için güzel bir gün olmasını diliyorum” Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Birleşmiş Milletler Göç Kuruluşu adına Ulusal Proje Sorumlusu Sümeyye Tanrıverdi ise etkinliğin açılışında şu sözleri söyledi: “Bugün Birleşmiş Milletler Göç Kuruluşu adına bütün katılımcılarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kültür Günü etkinliğinde farklı milletlerden, topluluklardan öğrenci arkadaşlarımızla bir araya geldik. Farklı kültürleri, dilleri, farklı ülkelerin kıyafetlerini görme şansını yakaladık. Bunun ötesinde umarım bugün ülkelerin farklı özelliklerinin yanı sıra birbirimiz için anlayışla, kültürlerin kaynaşması için güzel bir gün olmasını diliyorum.” Gündoğdu: “Anadolu Üniversitesi olarak uluslararasılaşmayı hayat tecrübelerinin aynı kampüste buluşması olarak değerlendiriyoruz” Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi Yönetim Kurulu Direktör Yardımcısı Öğr. Gör. Ezel Gündoğdu farklılıkların evrensel yaşam alanları olduğunu şu sözleri ile söyledi: “Uluslararası İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Ezel Gündoğdu: Anadolu Üniversitesi olarak uluslararasılaşmayı yalnızca öğrenci hareketliliği ya da akademik iş birlikleriyle sınırlı görmüyoruz. Bizler uluslararasılaşmayı; farklı dillerin, kültürlerin, geleneklerin ve hayat tecrübelerinin aynı kampüste buluşması olarak değerlendiriyoruz. Bugün bu fuaye alanında göreceğimiz her stant, her kıyafet, her müzik ve her lezzet; dünyanın farklı coğrafyalarından gelen dostluk hikâyelerini temsil ediyor. Sizlerin burada olması, Anadolu Üniversitesi’nin dünya ile kurduğu köprülerin en kıymetli göstergelerinden biri.” Etkinlik kapsamında ziyaretçilere ücretsiz Özbek pilavı, çeşitli makarna ikramları ile çay ve kahve sunulurken öğrencilerin kendi kültürlerini yansıtan özel tatlar ve geleneksel sunumlar da stantlarda yer aldı. Gün boyunca farklı ülkelerden müzikler eşliğinde gerçekleştirilen dans gösterileri, sahne performansları, oyunlar, defile ve DJ performansı etkinliğe renk kattı. Türkiye, Irak, Rusya, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Kazakistan, Filistin, Ürdün, Libya, Suriye, Pakistan, Kırgızistan, Endonezya ve Sudan başta olmak üzere pek çok ülke ile Eskişehir Afrikalı Öğrenciler Topluluğu, ESN, ULOK, EURODESK ve TÖMER’in yer aldığı etkinlikte kültürel sunumlar ve ülke stantları katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.

Sivrihisar’da Kuraklığa Meydan Okuyan Proje Haber

Sivrihisar’da Kuraklığa Meydan Okuyan Proje

Eskişehir’de iklim değişikliğinin etkilerini minimize etmek ve tarımsal sürdürülebilirliği artırmak amacıyla dev bir adım atıldı. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen "İklim Değişikliğine Dayanıklı Tarımsal Üretim Modelinin Uygulanması ve Yayımı Projesi" kapsamında, Sivrihisar ilçesinde kuraklığa dayanıklı meyve bahçesi kuruldu. Sivrihisar Koçaş Mahallesi’nde Modern Tarım Dönemi Sivrihisar’ın Koçaş Mahallesi’nde düzenlenen etkinlikte, bölgenin iklim yapısına uygun, su tüketimi düşük fidanlar tercih edildi. Yağış azlığına rağmen yüksek verim sunan, geç çiçek açan ve dikensiz çeşitlerden seçilen 615 adet badem ve 285 adet kuşburnu fidanı, düzenlenen törenle dikildi. Toplamda 900 meyve fidanı, bölge ekonomisine kazandırılmak üzere toprakla buluşturuldu. Etkinliğe Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, Sivrihisar İlçe Müdürü Erhan Ulutürk, Proje Koordinatörü Ziraat Mühendisi Yurdal Çetinkaya, mahalle muhtarı ve yerel çiftçiler katılım sağladı. %100 Hibe Desteğiyle 27 Dönümlük Meyve Bahçesi Proje, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler tarafından finanse edilen “İklim Değişikliğine Uyum Hibe Programı (CCAGP)” çerçevesinde hayata geçirildi. Türkiye’deki yerel iklim uyum eylemlerini Eskişehirli çiftçilerle buluşturmayı hedefleyen proje, bölgeye 27.000 metrekarelik dev bir meyve bahçesi kazandırdı. Bahçenin kurulumunda kullanılan tüm materyaller ve fidanlar çiftçilere %100 hibe yoluyla sunulurken, dikim sırasında modern tarım teknikleri uygulandı. Toprak Verimliliği İçin Özel Teknikler Sadece fidan dikimiyle kalmayan projede, toprağın su tutma kapasitesini maksimize etmek için bilimsel yöntemler ön plana çıktı. Dikim sırasında kullanılan şu ürünlerle toprağın organik yapısı güçlendirildi: Leonardit: Toprağın organik madde miktarını artırmak için. Klinoptilolit: Su ve besin maddelerini tutma özelliğiyle verimi yükseltmek için. Mikrobiyal Gübre: Kök gelişimini desteklemek amacıyla. Su Tutucu Ürünler: Kurak dönemlerde fidanın su ihtiyacını dengelemek için. "İklim Değişikliğine Karşı Çiftçimizin Yanındayız" Programda bir konuşma yapan İl Müdürü Yüksel Çil, projenin bölge tarımı için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Çil, yoğun ilgi gösteren çiftçilere ve projeyi yürüten teknik ekibe teşekkür ederek, iklim değişikliğine karşı dirençli üretim modellerinin yaygınlaştırılmaya devam edeceğini belirtti. Etkinlik, katılımcıların fidanlara ilk can suyunu vermesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Dr. Ezgi Ediboğlu: ''Gözler, Antalya’daki COP 31’de'' Haber

Dr. Ezgi Ediboğlu: ''Gözler, Antalya’daki COP 31’de''

Dr. Ezgi Ediboğlu, COP 30'da alınan kararları, çözülemeyen ve Antalya'ya devredilen başlıkları, ayrıca Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP 31'in ''başarılı'' kabul edilmesi için Ankara'dan beklenecekleri değerlendirdi. Max Planck İnovasyon ve Rekabet Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olarak çalışan, Hukukçu, Çevre ve İklim Değişikliği hakkında uzman olan Dr. Ezgi Ediboğlu COP30 ile ilgili yaptığı değerlendirmelerde şu ifadeleri kullandı; ''Amazon’un kalbinde büyük beklentilerle başlayan COP 30’da, fosil yakıtlardan çıkış ve ormansızlaşmayı durdurma gibi kritik başlıklarda somut ilerleme sağlanamadı. Zirveden yalnızca uyum finansmanının üç katına çıkarılması yönünde zayıf bir karar çıktı. Liderlik eksikliği ve çelişkili ulusal politikalar, kararları niyet bildirimi düzeyinde bıraktı. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP 31’den, ertelenen bu kritik başlıklarda güven veren bir yönlendirme ve elle tutulur kararlar beklenecek. Brezilya’nın, Amazon’un kalbindeki Belem şehrinde yapılan 30. Taraflar Konferansı (COP 30) sona erdi. Toplantıda yalnızca iklim değişikliğinin etkilerine uyum finansmanı hakkında zayıf da olsa elle tutulur bir karar alınabildi. Fosil yakıtlardan çıkış ve ormansızlaşmayı durdurma konularında beklenen yol haritaları üzerinde uzlaşmaya varılamadı. Çözümsüz kalan konular, yeniden görüşülmek üzere Antalya’da düzenlenecek COP 31’e bırakıldı. Her COP aynı ölçüde sonuç üretmeyebilir; bu, sürecin doğasında var. Ancak COP 30, Uluslararası Adalet Divanı’nın devletlerin iklim değişikliği ile mücadeleden sorumlu olduğuna dair tavsiye görüşünü açıklamasından sonra düzenlenen ilk COP olma özelliğini taşıyor. 1.5°C hedefinin fiilen kaçmasının ağırlığıyla da birleşince, sadece yetersiz değil, endişe verici bir siyasi trendin parçası niteliğinde. Büyük laflar, çelişkili adımlar Zirve, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın yüksek profilli çıkışları, Amazon’un kalbinde verilen “fosil çağını bitirme” mesajları, “hakikat COP’u” ve “uygulama COP’u” mottoları ile yüksek profilli bir şekilde başladı. Oysa yakın geçmişe kısaca bakmak bile şüpheci olmak için yeterliydi: Lula 2023’te, tam da COP 28 dönemlerinde, Brezilya’nın petrol üretimini artıracak kararları onayladı ve petrol ihraç eden ülkelerden oluşan OPEC+’a dahil olmak istediklerini duyurdu. 2025’te Brezilya, COP 30’a ev sahipliği yapacak olmalarına rağmen, OPEC+’a katıldı; petrol üretimini artırma planları da devam ediyor. Lula’nın “fosil çağını bitirme” mesajlarını, bu somut adımları bağlamında değerlendirmek gerekiyor. Aslında tüm bunlar, COP’larda edilen büyük lafların altının ne kadar boş olduğuna iyi bir örnek teşkil ediyor. Liderlik eksikliği, zayıf kararlarla sonuçlandı COP 30’un etkisizliğinin bir diğer nedeni ise Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) zirveye katılmamasıyla oluşan liderlik eksikliğiydi. ABD’den açılan boşluğu Çin’in doldurması ve belirgin bir liderlik rolü üstlenmesi bekleniyordu, ancak öyle olmadı. Bu liderlik açığı, ev sahibi Brezilya’nın müzakerelere yeterince yön verememesiyle birleşince, COP 30 kararları gerçek anlamda zayıf oldu. Niyet listesi gibi sonuç kararı ''Küresel Mutirão'' olarak adlandırılan COP 30 kararında 59 paragraf yer alıyor. Bunlarında yalnızca sekizinde yeni bir karar alma ifadesi var. Kararların geri kalanı, ‘‘not ediyor’’, ‘‘tanıyor’’, ‘‘onaylıyor’’ gibi yeni bir adım içermeyen paragraflardan oluşuyor. Oysa onca yıl ve onca karardan sonra devletlerin hâlâ uygulamada ne denli zayıf olduğu düşünüldüğünde, COP kararlarının bir niyet listesine dönüşmemesi gerekiyor. Kararda fosil yakıtların bahsi bile geçmiyor Zirvenin en kritik başlıklarından biri fosil yakıtlardı. Fosil yakıtların açıkça anılması, COP 28’e kadar geçen yaklaşık 30 yıl boyunca neredeyse tamamen tabu olarak kaldı.COP 28 karar metninde geçen fosil yakıtlardan ‘‘uzaklaşma’’ söylemiyle kısmi bir eşik aşılmıştı. COP 30’un da fosil yakıtlardan tamamen ve adil bir şekilde çıkabilmek için bağlayıcı, zaman çizelgeli ve somut bir ‘‘yol haritası’’ çizmesi bekleniyordu. Ne yazık ki bu da başarılamadı. Hatta ‘‘fosil yakıt’’ ifadesi, kararda hiç geçmiyor. Bu konuda ısrarcı olan 80 devlet bulunmasına rağmen ve devletlerin bu çağrısını karara not eden paragrafta dahi fosil yakıt ifadesi geçmiyor. Bu konu, Türkiye’nin COP 31’deki ana sınavlarından biri olarak karşımıza gelecek gibi görünüyor. Amazonlar’dan bile ormansızlaşma yol haritası çıkamadı Amazonlar’da düzenlenen COP 30, ormanların korunması konusunda sembolik öneme sahipti ve yerli halkların yüksek katılımıyla gerçekleşti. Bu rağmen, çıkmasına kesin gözüyle bakılan, ormansızlaşmanın önlenmesi için bir yol haritası oluşturmaya dair çalışmalar da karar metnine giremedi. Ormansızlaşmayı durdurma hedefi yeniden teyit edilse de, hedefe ulaşmayı sağlayacak yeni, bağlayıcı bir yol haritası veya mekanizma yok. COP 30’da ormanları koruma hedefiyle yağmur ormanları yatırım fonu ( Tropical Forests Forever Facility, TFFF ) kuruldu; ancak fonun etkinliğiyle ilgili ciddi endişeler var . Amazon’da kritik eşik noktasına yaklaşan ekositemlerin bulunduğu bir bölgede yapılan COP’un dahi somut bir ormansızlaşma yol haritası üretememesi, Belem’in en dikkat çekici eksikliklerinden biri oldu. Uyum finansmanı hedefi, gerçek ihtiyacı karşılamaya yetersiz COP 30’un finansman ayağında öne çıkan tek taahhüt ise uyum finansmanının üç katına çıkarılması oldu. Bu karar kulağa iddialı gelse de, ne kaynak dağılımı, ne finansmana ne zaman başlanacağı ne de paydaşların katkısına dair net bir yol haritası sunulmuş değil. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre son yıllarda küresel uyum finansmanı yaklaşık 32 milyar dolar seviyesindeydi. Bunun üç katı, yaklaşık 96 milyar dolarlık bir bütçe anlamına geliyor. Ancak COP metni başlangıç yılını belirtmediği ve kamu-özel ayrımı netleşmediği için ülkeler bu hedefi 120 milyar dolar civarında - yani ihtiyaca biraz daha yakın bir düzeyde - yorumladı. Küresel uyum ihtiyacının ise 2030’a kadar yıllık 160 ile 340 milyar dolara ulaşacağı hesaplanıyor . İhtiyacın boyutu göz önüne alındığında, üç katlık artışın da gelişmekte olan ülkelerin giderek büyüyen uyum açığını kapatmaya yetmeyeceği görülüyor. COP 28’de taslağı oluşturulan, iklim değişikliğinin etkilerinden zarar gören yoksul ülkelere finansal destek sağlayacak Kayıp ve Zarar Fonu da Belem’de tamamlanamadı. Fonun yönetim yapısı, katkı yükümlülüklerinin nasıl dağıtılacağı gibi teknik hususları hâlâ net değil. Bu dosya da Antalya’ya devredildi. Ticarete yönelik kısıtlamalar daha çok konuşulacak Ticaret konusunda COP 30’da, özellikle AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) etkisiyle, gelişmekte olan ülkelerin artan endişelerine öne çıktı. Bu konu karar metnine sade bir şekilde, uluslararası ticarete keyfi ve haksız kısıtlamaların olmaması niyetini ifade eder bir şekilde girdi. Zirve boyunca, yeşil sanayileşme ve ticaret politikalarının iklim hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiği vurgulandı. Kritik minerallerin adil tedarik edilmesi ve sınırda karbon düzenlemelerinin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki etkileri tartışıldı. Bu tartışmalar karar metninde net bir şekilde yer alamadı ancak tartışmaların devam edeceğini ve ticaret konusunun bundan sonra çokça konuşulacağını düşünmek hata olmaz. COP 30’da iklim dezenformasyonuna karşı tavır alınması da dikkat çekiciydi. Yanlış ve yanıltıcı bilgilerin iklim eylemini geciktirdiği vurgulandı. Bazı ülkeler ilk kez ‘‘ İklim Bilgi Bütünlüğü Bildirgesi ’’ne imza atarak, bilim insanlarını ve çevre gazetecilerini destekleme sözü verdi. Belem’den Antalya’ya: Türkiye güven verebilmeli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın açıklamasına göre COP 31 Liderler Zirvesi İstanbul’da, müzakereler ise Antalya’da düzenlenecek. COP 31 için rekabet eden Türkiye ve Avustralya arasında varılan alışılmadık uzlaşıya göre COP 31 başkanlığı Türkiye’de olacak, ancak müzakerelere Türkiye’nin atayacağı bir Avustralyalı temsilci başkanlık edecek. Antalya’da fosil yakıtların geleceği, uyum finansmanı, Kayıp ve Zarar Fonu gibi kilit başlıkların ilerleyebilmesi, Türkiye’nin tarafları dengeli ve etkin bir müzakere zemininde tutabilme kapasitesine bağlı. COP 31 ev sahipliği, Türkiye için yalnızca bir organizasyon meselesi değil. Aynı zamanda kendi iklim politikalarını uluslararası kamuoyu önünde daha tutarlı, şeffaf ve güvenilir bir çerçeveye oturtma zorunluluğu anlamına geliyor. Bu bağlamda ev sahibi ülkelere yönelik temel beklentiler, Türkiye için de geçerli olacak: Açık hedefler, iyileştirilmiş şeffaflık, bilim temelli emisyon azaltım yolları ve müzakerelerde taraflara güven veren bir yaklaşım. Türkiye’nin mevcut emisyon artış eğilimi, atık yönetimindeki sorunlar, fosil yakıt desteklerinin sürmesi, İkinci Ulusal Katkı Beyanı’nın zayıf bulunması ve insan hakları ihlalleri, en sık dile getirilen zafiyetler arasında yer alıyor. Daha güçlü iklim hedefleri, ev sahipliği sorumluluğu COP 31 öncesi Türkiye’nin iklim hedeflerini daha güçlü, ölçülebilir ve Paris Anlaşması’yla uyumlu hâle getirmesi yalnızca bir beklenti değil, ev sahipliği sorumluluğunun doğal bir uzantısı. Bilimsel gerçeklikle uyumlu, orta vadeli mutlak azaltım hedefi; enerji dönüşümünde takvimlendirilmiş adımlar; kömürden çıkışa ilişkin netlik; ulusal politikalar ile 2053 net sıfır hedefi arasındaki uyumsuzlukların giderilmesi, Türkiye’nin hem müzakere masasındaki inandırıcılığını hem de COP 31’in başarısını güçlendirebilir. Kısacası Türkiye, COP 31’e giderken bir yandan tarafları bir arada tutan güvenilir bir süreç yöneticisi olmak, bir yandan da kendi emisyon azaltım ve uyum politikalarını güçlendirerek ev sahibi ülke olarak ortaya koyduğu iklim vizyonunu somutlaştırmak zorunda.'' Kaynak: İklim Masası - www.iklimmasasi.com Kaynak: Dr. Ezgi Edipoğlu

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.