SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bilim

Porsuk Haber Ajansı - Bilim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyükşehir'den Anlamlı İşbirliği Haber

Büyükşehir'den Anlamlı İşbirliği

Eskişehir’de 23 Nisan coşkusu, sanayi ve bilimin buluştuğu anlamlı bir etkinlikle taçlandı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Ford Otosan iş birliğinde düzenlenen törende, çocuklara hem bayram hediyesi verildi hem de yerli mühendisliğin somut örnekleri tanıtıldı. Büyükşehir Belediyesi ve Ford Otosan ile 2017’de başlayan iş birliği bu yıl ikinci kez hayata geçirildi. 23 Nisan kapsamında düzenlenen etkinlikte çocuklara “bilim hediyesi” sunulurken, Bilim Deney Merkezi’ne şanzıman seti bağışlandı. Büyükşehir Belediyesi Bilim Deney Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Ford Otosan Eskişehir Fabrika Müdürü Namık Kemal Keskin ve Türk Metal Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Orhan Demir katıldı. Törende konuşan Fabrika Müdürü Keskin, yerli üretim ve mühendisliğin önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin üretim gücünün kendi insan kaynağı ve mühendislerinden geldiğini vurguladı. Çocukların erken yaşta bilimle tanışmasının büyük önem taşıdığını belirten Keskin, “Geleceğin mühendisleri sizlersiniz. Merak edin, araştırın ve her zaman daha iyisini hedefleyin.” dedi. Etkinlikte, Ford Otosan tarafından Bilim Deney Merkezi’ne şanzıman seti bağışlandı. Böylece çocuklar, yerli mühendislikle üretilen bir otomotiv parçasını yakından inceleme ve deneyimleme fırsatı buldu. Bağışın, çocuklara 23 Nisan hediyesi olarak planlandığı ifade edildi. Konuşmasını çocukların arasında gerçekleştiren Başkan Ayşe Ünlüce ise 23 Nisan’ın bilim ve teknolojiyle iç içe kutlanmasının önemine vurgu yaptı. Ünlüce, “Çocuklarımızın bilimin ışığında yetişmesini istiyoruz. Onları çağdaş, düşünen ve üreten bireyler olarak geleceğe hazırlamak en büyük sorumluluğumuz.” diye konuştu. 2017 yılında başlayan iş birliğinin bu yıl ikinci kez gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Ünlüce, katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Ünlüce ayrıca 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak, çocuklara aydınlık bir gelecek temennisinde bulundu. Program boyunca çocuklar bilimsel etkinliklere katılarak hem eğlendi hem de öğrendi. Tören, katılımcıların yoğun ilgisi ve coşkulu anlarla sona erdi.

Yapay Zekâda Yarış Veriyle Kazanılacak Haber

Yapay Zekâda Yarış Veriyle Kazanılacak

Anadolu Üniversitesi, 20-21 Nisan tarihlerinde yükseköğretim ve teknoloji dünyasını bir araya getirecek önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi”, disiplinler arası etkileşimi güçlendirmeyi ve yapay zekâ ekosistemini ortak bir zeminde buluşturmayı hedefliyor. Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nde gerçekleştirilecek zirvede; yapay zekâ alanındaki güncel gelişmeler, akademik çalışmalar ve uygulama örnekleri farklı paydaşların katılımıyla ele alınacak. Zirve, Eskişehir’i bilim ve teknoloji odağında güçlü bir buluşma noktası haline getirmeyi amaçlarken; akademi, kamu ve özel sektör temsilcilerini aynı platformda bir araya getirecek. Zirve öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı, önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki vizyonuna, komisyon çalışmalarına ve Eskişehir’in potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Türkiye yapay zekâda önemli bir ivme yakaladı” Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki gelişimini değerlendiren Dönmez, son yıllarda dikkat çekici bir ilerleme kaydedildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki gelişimini son yıllarda önemli bir ivme kazanmış bir süreç olarak değerlendiriyorum. Hem kamu tarafında geliştirilen stratejik belgeler hem de özel sektör ve üniversitelerde yürütülen çalışmalar, bu alanda daha sistematik ve bütüncül bir yaklaşımın oluştuğunu göstermektedir. Özellikle insan kaynağının geliştirilmesi, araştırma merkezlerinin sayısındaki artış ve girişimcilik ekosisteminin güçlenmesi, bu vizyonun somut göstergeleri arasında yer almaktadır.” Yapay zekânın yalnızca teknolojik bir dönüşüm alanı olmadığını vurgulayan Dönmez, küresel rekabet açısından stratejik bir başlık olduğuna dikkat çekti: “Yapay zekâ, yalnızca teknolojik bir dönüşüm alanı değil; aynı zamanda ekonomik rekabet gücünü, kamu hizmetlerinin etkinliğini ve toplumsal dönüşümü doğrudan etkileyen stratejik bir başlıktır. Türkiye’nin bu alanda ortaya koyduğu vizyonu, sadece takip eden değil, belirli alanlarda yön belirleyen ve değer üreten bir konuma ulaşma hedefi üzerinden okumak gerekir.” “Veri altyapısı ve insan kaynağı kritik önemde” Küresel rekabette Türkiye’nin avantajlarına da değinen Dönmez, bu avantajların sürdürülebilirliği için atılması gereken adımlara işaret etti: “Küresel rekabet açısından bakıldığında, güçlü olduğumuz sektörlerde yapay zekâ uygulamalarını hızla entegre edebilme kapasitemiz önemli bir avantajdır. Ancak bu avantajı sürdürülebilir kılmak için veri altyapısının güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının artırılması ve Ar-Ge yatırımlarının uzun vadeli bir perspektifle desteklenmesi gerekmektedir.” Komisyonun öncelikleri: Altyapı, eğitim ve etik çerçeve TBMM bünyesinde yürütülen Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu çalışmalarına ilişkin bilgi veren Dönmez, komisyonun çok boyutlu bir çerçevede çalıştığını belirtti: “Komisyon olarak Türkiye’nin bu alandaki mevcut durumunu bütüncül şekilde değerlendirmek, ihtiyaçları tespit etmek ve geleceğe dönük politika önerileri geliştirmek amacıyla çalışmalar yürüttük. Bu süreçte yapay zekâ altyapısı ve veri ekosistemi, insan kaynağı, etik ve hukuk ile kamu uygulamaları öne çıkan temel başlıklar oldu.” Dönmez, özellikle veri güvenliği ve etik konularına dikkat çekerek şunları söyledi: “Yapay zekânın getirdiği fırsatların yanı sıra risklerin de bulunduğu açık. Veri güvenliği, mahremiyet, algoritmik şeffaflık ve deepfake gibi alanlarda düzenleyici bir çerçevenin oluşturulması büyük önem taşıyor.” “Zirveler politika üretim süreçlerini besliyor” Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi gibi organizasyonların önemine değinen Dönmez, bu tür etkinliklerin çok paydaşlı yapısıyla öne çıktığını ifade etti: “Bu tür organizasyonları, yürüttüğümüz çalışmaların sahaya yansımasını görmemiz ve geliştirilen politika önerilerinin farklı paydaşlar nezdinde nasıl karşılık bulduğunu test etmemiz açısından son derece kıymetli platformlar olarak değerlendiriyoruz. Bu etkinlikler, yalnızca akademik sunumların yapıldığı toplantılar değil; üniversiteleri, kamu kurumlarını, özel sektörü ve öğrencileri aynı zeminde buluşturan etkileşim alanlarıdır. Bu yönüyle politika üretim süreçlerinin daha açık ve dinamik hale gelmesine katkı sağlar.” “Üç üniversitenin ortaklığı önemli bir güç” Zirvenin üç üniversitenin iş birliğiyle düzenlenmesine de dikkat çeken Dönmez, bu birlikteliğin önemli bir kazanım olduğunu vurguladı: “Eskişehir’in üç güçlü yükseköğretim kurumunun aynı hedef doğrultusunda bir araya gelmesi hem akademik iş birliği kültürünü hem de bilgi üretiminde ortak akıl anlayışını güçlendirmektedir. Bu tür etkinlikler, komisyon çalışmalarında ortaya konan yaklaşımın sahadaki karşılığını görmemize de imkân tanıyor.” “Eskişehir belirli alanlara odaklanmalı” Eskişehir’in yapay zekâ alanında merkez olma potansiyeline de değinen Dönmez, odaklanma vurgusu yaptı: “Eskişehir’in yapay zekâ alanında güçlü bir merkez haline gelebilmesi için en kritik nokta, kaynakları çok geniş alanlara yaymak yerine belirli stratejik alanlara odaklanmaktır. Doğru olan, belirli alanlarda derinleşmek ve bu alanlarda uzmanlaşarak bir marka değeri oluşturmaktır.” Şehrin potansiyeline işaret eden Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle havacılık, raylı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlar, Eskişehir’in mevcut sanayi ve akademik altyapısıyla örtüşmektedir. Üniversitelerin bu alanlarda ihtisaslaşması ve devletin hedefli teşvikler sunması önemli bir kaldıraç etkisi oluşturacaktır. Bunun yanında üretilen bilginin ticarileştirilmesi, girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi ve nitelikli insan kaynağının artırılması da sürecin vazgeçilmez unsurlarıdır.” Zirve hakkında detaylı bilgi eskisehiryzzirvesi.org adresinde Zirve hakkında detaylı bilgi eskisehiryzzirvesi.org adresinde 20-21 Nisan tarihlerinde Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirilecek olan zirve; kamu temsilcileri, teknoloji liderleri, akademisyenler ve öğrencileri bir araya getirecek. Program kapsamında üç ana panel, uluslararası sunumlar ve katılımcılar arasında etkileşimi artırmaya yönelik networking alanları yer alacak. Detaylı bilgiye ise eskisehiryzzirvesi.org adresinden ulaşılabilecek.

Alper Gezeravcı’dan Gençlere Mesaj Haber

Alper Gezeravcı’dan Gençlere Mesaj

Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından düzenlenen “Türkiye’nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu: ISS” başlıklı söyleşide, Uzay’a giden ilk Türk astronot Alper Gezeravcı öğrencilerle bir araya geldi. Etkinlikte Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu görev süreci ve deneyimlerine ilişkin öğrencilere bilgiler verdi. Düzenlenen etkinlik; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Barış Kılınç ve Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinem Ilgın, Turizm Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Merve Özgür Göde ve Doç. Dr. İnci Oya Coşkun, Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan ve öğrencilerin katılımıyla, İletişim Bilimleri Fakültesi Şener Şen Kültür Salonunda gerçekleştirildi. Rektör Prof. Dr. Adıgüzel: “Gezeravcı, ay yıldızlı bayrağımızı yer çekimsiz ortamda dalgalandıran ilk kişi olarak gurur kaynağımızdır” “Türkiye’nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu: ISS” söyleşisinin açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel şunları söyledi: “Yüksek bir teknoloji ve sarsılmaz bir azimle bilimle inancın harmanlandığını görüyoruz. Sayın Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği uzay yolculuğu, sadece kişisel bir seyahat ya da sınırların aşılması değildir; aynı zamanda özgüvenimizin, merakımızın ve ‘kendini bilme’ yolculuğumuzun önemli bir aşamasına ulaştığımızın da göstergesidir. Sayın Gezeravcı, ay yıldızlı bayrağımızı yer çekimsiz ortamda dalgalandıran ilk kişi olarak gurur kaynağımızdır. Kendisi aynı zamanda her birimizin hayallerini de o yüksekliğe taşıdı. Bu tarihi başarıyla bizlere büyük bir gurur yaşatan Sayın Alper Gezeravcı’ya, ülkemizin bilim ve teknoloji yolculuğuna yaptığı değerli katkılar için kendim, sizler ve Üniversitem adına gönülden teşekkür ediyorum. Kendisini Üniversitemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyor, tekrar hoş geldiniz diyorum.” Gezeravcı: “Görünürde ben olsam da bu işin merkezinde sizler varsınız” Söyleşide öğrencilerle bir araya gelen Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu görev süreci ve deneyimlerine ilişkin bilgi verdikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “Şubat 2024’te tamamladığımız ilk insanlı uzay misyonumuzun ardından gerçekleştirdiğimiz bu yoğun programlar, gençlerimize bir lütuf değil boynumuzun borcudur. Türkiye Cumhuriyeti bu görevi, sadece bir vatandaşını uzaya göndermek için değil özgüveni sınanan gençlerimize hak ettikleri gururu ve ilhamı aşılamak için yerine getirdi. Görünürde ben olsam da bu işin merkezinde asıl hedef kitle olan sizler varsınız. Gittiğimiz her yerde, devletimizin iradesiyle her engelin aşılabileceğini gösteriyoruz. Bu misyon, zihinlerimize kazınmış ‘öğrenilmiş çaresizlikleri’ ve ‘bizden de olur mu?’ ön yargısını yıkarak özgüvenimizi tazeledi. Bizler yıllarca potansiyelimizin küçümsenmesiyle yüzleşmek zorunda kaldık. Ancak bugün Anadolu Üniversitesinde bu meşaleyi size devrediyoruz. Gelecek sizin ellerinizde şekillenecek ve bizler sizin başarılarınızla gurur duyacağız.” Söyleşi, Alper Gezeravcı’nın katılımcıların sorularını yanıtlamasının ardından, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından Gezeravcı adına yapılan fidan bağışı belgesinin takdim edilmesiyle sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Sazova'da Ağaçlandırma Çalışmaları Haber

Sazova'da Ağaçlandırma Çalışmaları

Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı’nda doğayla uyumlu ve sürdürülebilir bir çevre anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, parkın yeşil dokusunu güçlendirecek önemli bir ağaçlandırma çalışmasına imza attı. Kent estetiğini korumayı ve doğal yaşam dengesini gözetmeyi hedefleyen çalışmalar kapsamında parkta bulunan kavak ağaçlarının yerini uzun ömürlü çınar ağaçları almaya başladı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar doğrultusunda, parkın ana aksında ve yaya yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde yer alan, ekolojik ömrünü tamamlayan kavak ağaçları güvenlik önceliği gözetilerek alandan kaldırılıyor. Zamanla yaşlanmaya bağlı kuruma ve yapısal bozulmalar gösteren ağaçların kontrollü şekilde sökülmesiyle hem parkı ziyaret eden vatandaşların güvenliğinin artırılması hem de parkın doğal dengesinin korunması amaçlanıyor. Gerçekleştirilen seyreltme çalışmalarının ardından, kaldırılan ağaçların yerine polen üretmeyen ve uzun yıllar yaşayabilen çınar ağaçlarının dikimine başlandı. Parkın bitkisel çeşitliliği, görsel bütünlüğü ve peyzaj karakteri dikkate alınarak planlanan yeni ağaçlandırma çalışmaları kademeli olarak gerçekleştiriliyor. Bu sayede önümüzdeki yıllarda anıt ağaç niteliği taşıyabilecek güçlü, sağlıklı ve estetik bir ağaç dokusunun oluşması hedefleniyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, parkın doğal yapısını koruyarak gelecek nesillere daha yeşil ve sağlıklı bir yaşam alanı bırakmayı amaçladıklarını belirterek çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti. Ayrıca belediye ekipleri süreç boyunca oluşabilecek geçici rahatsızlıklar nedeniyle vatandaşların anlayışına teşekkür etti.

Ülkede Takvimler Günleri Değil, Kaybedilen Hakları Gösteriyor Haber

Ülkede Takvimler Günleri Değil, Kaybedilen Hakları Gösteriyor

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı ülke gündemlerine yönelik farkındalığı arttırmak amacıyla hazırladığı "Saray Takvimi" çalışmasının üçüncü haftasının basın toplantısını gerçekleştirdi. Hamamyolu Yediler Parkı'nda düzenlenen basın toplantısına Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Meclis Üyeleri, İlçe Yöneticileri ile mahalle temsilcileri katılım sağladı. CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak, Ocak ayı boyunca kamuoyuyla paylaştığımız Ocak 2026 Saray Takvimi çalışmasının üçüncü haftasında, üçüncü basın açıklamamızı gerçekleştiriyoruz. Bu çalışma; Türkiye’nin bugün içine sürüklendiği ekonomik çöküşün, sosyal adaletsizliğin ve derinleşen yönetim krizinin, yurttaşın gündelik yaşamında nasıl ağır sonuçlar doğurduğunu açık biçimde ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Saray Takvimi, iktidarın kürsülerden anlattığı söylemlerle; halkın mutfağında, cebinde ve yaşamında yaşadığı gerçekler arasındaki derin uçurumu görünür kılmaktadır. Bu takvim; masa başında üretilmiş, gerçeği perdeleyen istatistiklerin değil; boş tencerelerin, dolmayan pazar filesinin, ödenemeyen faturaların ve ertelenen yaşamların kaydıdır. Amacımız; halkın yaşadığı sorunları yumuşatmak ya da örtmek değil, olduğu gibi ve tüm açıklığıyla kamuoyunun önüne koymaktır. Paylaşılan içerikler; asgari ücretlilerin ve emeklilerin, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında nasıl sistematik biçimde yoksullaştırıldığını açıkça göstermektedir. Açıklanan ücret artışlarının daha yurttaşın cebine girmeden zamlarla geri alınması; bu düzenin bir geçim düzeni değil, kalıcı bir yoksulluk düzeni haline getirildiğini ortaya koymaktadır. Bugün milyonlarca yurttaş için hayat; insanca yaşamak değil, hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumdadır. Hayat pahalılığı yalnızca ücretleri değil, günlük yaşamın tamamını kuşatmıştır. Elektrikten doğalgaza, gıdadan kiraya, ulaşımdan eğitime kadar her alanda yaşanan kontrolsüz fiyat artışları; yurttaşın alım gücünü bilinçli ve sürekli biçimde eritmektedir. Günlük yaşamın her anında hissedilen zamlar, vergiler ve temel tüketim kalemlerindeki artışlar, yurttaşın alım gücünü sistemli biçimde aşındırmaktadır. Vergi yükü adaletsizce halkın sırtına bindirilirken, borçlanma artık bir tercih değil, zorunluluk haline getirilmiştir. Bu tablo; ekonomik krizin geçici değil, yanlış ve ısrarcı politikalarla kalıcı hale getirildiğini göstermektedir. Bugün öğrenciler için sorun yalnızca gelecek kaygısı değildir; bugünün kendisi başlı başına bir kriz alanına dönüşmüştür. Barınma sorunu çözülemez hale gelmiş, yurtlar yetersiz kalmış, kiralar öğrenciler için erişilemez noktaya ulaşmıştır. Bir öğün yemeğin dahi hesaplandığı, ulaşım giderlerinin eğitimin önüne geçtiği bu tabloda öğrenciler, eğitim hakkını değil yaşam mücadelesini düşünür hale getirilmiştir. Eğitim hakkının bu kadar ağır bir ekonomik yüke dönüşmesi, sosyal devlet anlayışının terk edildiğinin açık göstergesidir. Ekonomik krizin etkileri yalnızca maaşlarda değil, kamusal hizmetlerin niteliğinde de derin biçimde hissedilmektedir. Devlet okullarında artan kaynak yetersizliği, sağlık sisteminde yaşanan randevu krizi, katkı payları ve ek ödemeler; yurttaşı nitelikli eğitime ve sağlığa erişemez hale getirmektedir. Bugün yurttaş, vergisini ödediği halde temel hizmetleri ya alamamakta ya da ek bedellerle satın almak zorunda bırakılmaktadır. Bu durum, krizin cebin ötesine geçerek doğrudan yaşam kalitesini hedef aldığını göstermektedir. Aynı zamanda bu ülkede bilim ve akıl sistemli biçimde dışlanmaktadır. Bilim insanlarının, akademisyenlerin ve uzmanların uyarıları dikkate alınmamakta; kararlar bilimsel verilerle değil, siyasi tercihlerle alınmaktadır. Bilimin yok sayıldığı, liyakatin geri plana itildiği bir yönetim anlayışı; ekonomiden eğitime, sağlıktan çevreye kadar her alanda krizi derinleştirmektedir. Bilimden kopmuş bir ülkenin ilerlemesi mümkün değildir. Saray Takvimi’nde yer alan içerikler, gençlerin geleceğe dair umutlarının nasıl sistematik biçimde törpülendiğini de gözler önüne sermektedir. Eğitimde belirsizlik, artan işsizlik, güvencesiz çalışma ve liyakatin yerini alan kayırmacı uygulamalar; gençleri bu ülkede hayal kuramaz hale getirmiştir. Bugün gençler, emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir gelecek için Türkiye yerine başka ülkeleri düşünmek zorunda bırakılmaktadır. Bu düzen yalnızca en yoksulları değil; bir zamanlar ayakta kalabilen, geçinebilen geniş bir kesimi de hızla yoksullaştırmaktadır. Orta sınıf erimekte, sabit gelirli çalışanlar her ay biraz daha geriye düşmektedir. Kredi kartlarıyla dönen bir hayat, ertelenen ihtiyaçlar ve artan borçlar; orta sınıfın sessiz çöküşünü ortaya koymaktadır. Bu tablo, ekonomik krizin istisna değil, toplumun tamamını etkileyen yapısal bir sorun haline geldiğini göstermektedir. Bu ağır tabloya, hukukun siyasallaştırılması ve adalet duygusunun zedelenmesi de eklenmiştir. Düşüncesini dile getiren, demokratik haklarını kullanan, halkın iradesini savunan yol arkadaşlarımız bugün tutuklu bulunmaktadır. Tutuklu gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler ve yerel yöneticiler; bu ülkenin nasıl bir baskı iklimine sürüklendiğinin en somut göstergesidir. Adaletin olmadığı yerde ne güven olur ne de toplumsal huzur sağlanabilir. Halkın sandıkta ortaya koyduğu irade ise kayyum uygulamalarıyla yok sayılmaktadır. Seçilmiş belediye başkanlarının yerine atanan kayyumlar, yalnızca yerel demokrasiyi değil, yurttaşın seçme ve seçilme hakkını da hedef almaktadır. Bu uygulamalar, iktidarın sandıkta kazanamadığını masa başında almaya çalıştığını açıkça göstermektedir. Demokrasiye yapılan bu müdahaleler, yönetim krizini daha da derinleştirmektedir. Bu düzenin en ağır faturası asgari ücretlilere ve emeklilere kesilmiştir. Bugün asgari ücret, bu ülkede bir geçim ücreti değil; sefalet ücreti haline getirilmiştir. Asgari ücretli, ayın ilk haftasında maaşını kaybetmekte; kalan günlerde borçla, eksik gıdayla, ertelenmiş ihtiyaçlarla yaşamaya mahkum edilmektedir. Bu iktidar, çalışanın emeğini korumamış; emeği ucuz, hayatı değersiz görmüştür. Emekliye reva görülen maaş; bir yaşam değil, yavaş yavaş yok oluş dayatmasıdır. Bugün emeklilerimiz kira mı ödesin, fatura mı yatırsın, ilaç mı alsın diye düşünmek zorunda bırakılmaktadır.Bu tablo bir kader değil yanlış ve adaletsiz bir yönetim anlayışının sonucudur. Çiftçinin, esnafın ve küçük üreticinin yaşadığı derin çıkmaz ise artık inkâr edilemez boyutlara ulaşmıştır. Artan girdi maliyetleri, yetersiz destekler ve plansız tarım ve ekonomi politikaları nedeniyle üretmek her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Üretenin ayakta kalamadığı bir ekonomik düzen; yalnızca üreticiyi değil, toplumun tamamını yoksullaştırmaktadır. Tüm bu tabloya rağmen; israfın, şatafatın ve ayrıcalıkların hâkim olduğu bir yönetim anlayışı sürdürülmektedir. Halktan sürekli fedakârlık bekleyen bir anlayışın, kendi harcamalarından ve yaşam tarzından vazgeçmemesi; yaşanan adaletsizliği daha da görünür kılmaktadır. Bu durum, iktidarın halkın gerçek gündeminden bilinçli biçimde uzaklaştığını açıkça göstermektedir. Ocak 2026 Saray Takvimi’nin üçüncü haftasında paylaşılan içerikler; tekil sorunları değil, bütünlüklü bir yoksullaşma düzenini, derinleşen adaletsizliği ve ciddi bir demokrasi ve yönetim krizini anlatmaktadır. Bunlar; istatistiklerle gizlenemeyecek, yurttaşın sofrasında, cebinde, özgürlüğünde ve geleceğinde doğrudan hissedilen gerçeklerdir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler; halkın iradesini yok sayan, bilimi dışlayan, bu anlayışa karşı susmayacağız. Gerçeği söylemeye, yurttaşın sesi olmaya ve bu düzeni değiştirmek için örgütlü, kararlı ve cesur bir mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Bu ülkenin kaynaklarının, bir avuç ayrıcalıklı kesim için değil, 85 milyon yurttaş için adil, şeffaf ve halktan yana kullanıldığı bir Türkiye mümkündür. Ocak 2026 Saray Takvimi çalışmamız; toplumsal hafızayı diri tutmak, yaşanan adaletsizlikleri kayıt altına almak ve değişimin zorunluluğunu, bir kez daha hatırlatmak amacıyla hazırlanmıştır. Mücadelemiz emeğin adaletin ve insanca yaşamın egemen olduğu bir Türkiye kurulana kadar sürecektir. Sonuç olarak ülkemiz; halkın gerçek ihtiyaçlarından uzak, sarayın ayrıcalıklarını önceleyen bir anlayışla yönetilmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı ilçe Başkanlığı olarak emeği yok sayan yoksulluğu kalıcı hale getiren bu düzene karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.Sarayın gündemi değil halkın gündemi değişene kadar susmayacağız. Bugün bu ülkede takvimler günleri değil, kaybedilen hakları göstermektedir. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi olarak biliyoruz ki; umut bu ülkenin sokaklarındadır, mahallelerindedir, meydanlarındadır. Umut halktadır, umut bizdedir. Bu düzen değişecektir. Çünkü artık sıra halktadır, sıra bizdedir. Verdiğimiz mesaj nettir, Sarayın takvimi dolmuştur. Sıradaki takvim, Cumhuriyet Halk Partisi önderliğinde Halkın iktidarıdır. Odunpazarı İlçe Başkanlığı adına hepinize saygılar sunuyorum."

Büyükşehir Belediyesi 2025’te Kenti Bilim ve Kültürle Buluşturdu Haber

Büyükşehir Belediyesi 2025’te Kenti Bilim ve Kültürle Buluşturdu

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı boyunca kentte bilim, kültür, eğitim ve turizm alanlarında yoğun faaliyetler yürüttü. Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinlikler, hem Eskişehir’in tarihi ve kültürel mirasını tanıttı hem de çocuklara ve gençlere bilimsel farkındalık kazandırdı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Bu çalışmalar, Eskişehir’i hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada ön plana çıkarıyor.” dedi. BİLİM VE YAPAY ZEKÂ ATÖLYELERİ Bilim Deney Merkezi’nde düzenlenen “Yapay Zekâyı Keşfediyorum”, “Yapay Zekâ ile Yeryüzü Şekilleri ve Kaşifler”, “Doğa Dedektifleri”, “Ahşap Uçak Maketi”, “Akıllı Oyunlarla Keşfediyoruz”, “Uzay Kaşifleri”, “Yapay Zekâ ile Oyna Öğren Tasarla”, “Görevimiz Dinozor”, “Beş Duyumuzla Limonata”, “Arduino ile 0’dan 100’e”, “Rengârenk Kimya Laboratuvarı” ve “Eskişehir’in Tarihi, Doğası ve Yapay Zekâyla Geleceğe Yolculuk” atölyeleriyle 3 yaşından 12 yaşına kadar çocuklar ve öğrenciler bilimle buluştu. Atölyelerde oyun, drama, tasarım ve deney çalışmalarıyla yapay zekâ, doğa, uzay ve tarih konuları eğlenceli şekilde öğretildi. MÜZELER VE TEMATİK MERKEZLERDE TANITIM FAALİYETLERİ Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen geziler kapsamında Eti Arkeoloji Müzesi, Odunpazarı Müzeler Kompleksi, Atlıhan El Sanatları Çarşısı ve Hamam Müzesi gibi merkezler, yurtiçinden ve yurtdışından gelen heyetler, öğrenciler ve öğretmenler tarafından ziyaret edildi. Özel eğitim gezileri ve tanıtım programları ile hem yerel halk hem de uluslararası ziyaretçiler Eskişehir’in kültürel ve tarihî zenginliklerini keşfetme imkânı buldu. TURİZM FAALİYETLERİ VE KÜLTÜREL MİRAS TURLARI Turizm Şube Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca kent merkezinde ve Frig Vadileri’nde çeşitli tur programları gerçekleştirdi. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı Muhtarlıklar Şube Müdürlüğü iş birliği ile gerçekleştirilen “Eskişehir Kültürel Mirası ile Buluşuyor” projesi kapsamında farklı mahallelerden binlerce katılımcı Eskişehir’in tarihî ve doğal değerlerini tanıma fırsatı buldu. Ayrıca, bisiklet kültür turları, rehberli şehir yürüyüşleri ve tematik ziyaretler ile turizm bilinci desteklendi. Yurtdışından gelen heyetler, kardeş şehir temsilcileri, diplomatlar ve akademisyenler için düzenlenen Eskişehir tanıtım programları da yıl boyunca yoğun şekilde devam etti. MASAL ŞATOSU’NDA YIL BOYUNCA DOLU DOLU ETKİNLİKLER Masal Şatosu, 2025 yılı boyunca çocuklara yönelik düzenlediği yaratıcı, eğitici ve eğlenceli atölye ve etkinliklerle binlerce çocuğu masal, sanat ve bilimle buluşturdu. Yaratıcı okuma, drama, STEAM, müzik, tasarım, arkeoloji, çevre ve hak temelli çalışmaların yer aldığı programlarda çocukların hayal gücü, problem çözme becerileri ve sosyal farkındalıkları desteklendi. Etkinliklerde Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları da merkeze alınarak; nitelikli eğitim, iklim eylemi, temiz su, karasal yaşam, eşitlik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilir şehirler gibi konularda çocuklarda bilinç oluşturuldu. Masallar, oyunlar, kukla çalışmaları, yaratıcı yazma ve sanat etkinlikleri aracılığıyla çocuklar hem eğlenerek öğrendi hem de çevreye ve topluma duyarlı bireyler olma yolunda önemli kazanımlar elde etti. Başkan Ayşe Ünlüce, faaliyetlerle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “2025 yılı boyunca çocuklarımızı bilimle, gençlerimizi kültürle buluşturmayı, Eskişehir’in tarihi ve doğal değerlerini hem kentlilerimiz hem de dünyadan misafirlerimizle paylaşmayı hedefledik. Bilimden sanata, müzelerden turizme kadar tüm alanlarda gerçekleştirdiğimiz projeler, kentimizin marka değerini artırmanın yanı sıra gelecek nesiller için de farkındalık yaratıyor. Bu çalışmalar, Eskişehir’i hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada ön plana çıkarıyor.” dedi.

Eskişehir'de Bilim Rüzgarı Esecek Haber

Eskişehir'de Bilim Rüzgarı Esecek

Eskişehir Bilim Deney Merkezi ve Sabancı Uzay Evi, TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan “Günümüzden Geleceğe Bilim Yolculuğu” adlı projesiyle Türkiye’ye örnek olacak büyük bir bilim şölenine hazırlanıyor. 16-17-18 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleşecek bu özel etkinlik, Eskişehir’i üç gün boyunca bilimle buluşturacak. Toplumda bilim ve teknoloji farkındalığını artırmayı amaçlayan TÜBİTAK 4007 programı çerçevesinde destek almaya hak kazanan proje, Bilim İletişimcisi Duygu Erkil yürütücülüğünde hazırlandı. Türkiye genelindeki yüzlerce başvuru arasında öne çıkan şenlik projesi, Eskişehir’in bilimdeki öncü kimliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Valilikten üniversitelere, yerel yönetimlerden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir paydaş ağıyla hayata geçirilecek proje; Eskişehir Valiliği, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Büyükşehir Belediyesi, Tepebaşı ve Odunpazarı Belediyeleri, AKUT Eskişehir ve daha birçok kurumun katkısıyla şekilleniyor. “2’den 92’ye öğrenme” anlayışıyla tasarlanan bilim şenliğinde; etkileşimli atölye çalışmaları, renkli ve eğlenceli bilim gösterileri, akademisyen ve bilim insanlarının katılımıyla düzenlenecek söyleşiler, uygulamalı deney alanları, bilim temalı sergiler ve çok daha fazlası katılımcılarla buluşacak. Etkinlikler, yalnızca izlenen değil; birebir katılım sağlanabilen, düşündüren, eğlendiren ve öğreten içeriklerden oluşacak. Böylece bilimin gündelik hayatla bağları somut biçimde deneyimlenecek. Bu kapsamlı bilim organizasyonu yalnızca Eskişehir için değil, Türkiye genelinde bilim kültürünün yaygınlaştırılması açısından da önemli bir model oluşturuyor. Çocuklar, gençler, aileler, öğretmenler ve akademisyenler, bu üç gün boyunca bilimin dönüştürücü gücünü birlikte keşfedecek. Eğitim ve kültür altyapısıyla bilimin toplumsallaşmasında her zaman öncü rol üstlenen Eskişehir, bu projeyle birlikte geleceğe umut dolu bir adım atıyor. “Günümüzden Geleceğe Bilim Yolculuğu” şenliği, kenti adeta bir açık hava laboratuvarına dönüştürecek. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, bilim tutkunlarını, 16-17-18 Ekim 2025 tarihlerinde Eskişehir’de gerçekleşecek unutulmaz yolculuğa davet etti.

Anadolu Üniversitesi’nden İlaç ve Bilimsel İnovasyona Güçlü Dokunuşlar Haber

Anadolu Üniversitesi’nden İlaç ve Bilimsel İnovasyona Güçlü Dokunuşlar

Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, dünya genelinde yaygın olarak kullanılan patch clamp elektrofizyoloji yöntemi üzerine yaptığı çalışmalarla bilim dünyasında öne çıkıyor. Türkiye’de Eczacılık Fakülteleri arasında bu yöntemin uygulandığı tek örnek olarak öne çıkan laboratuvar, yöntemi yıllardır kendi bünyesinde kullanan öncü kurumlardan biri olma özelliğini sürdürüyor. Türkiye’de yalnızca sınırlı sayıda tıp fakültesinde uygulanan bu yöntem ile elde edilen çalışmaları hem kapsamlı altyapısı hem de ulusal ve uluslararası işbirlikli bilimsel projeleriyle aktif bir şekilde bilim dünyasına kazandırıyor. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Feyza Alyu Altınok ve Eczacılık Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Öztürk’ün öncülüğünde geliştirilen laboratuvar bilimsel vizyon ve uluslararası iş birlikleriyle güçlendirilmiş durumda. Anadolu Üniversitesi proje destekleriyle hayata geçirilen, kurulum sürecinden bu yana laboratuvarın teknik altyapısı, cihaz donanımı ve deney düzeneği ekip tarafından titizlikle oluşturuldu. Yüksek hassasiyet gerektiren bu teknik altyapının kurulmasında, topraklama sisteminden elektrot düzeneklerine, primer hücre kültürü protokolüne kadar her aşama özel mühendislik ve araştırma bilgisiyle tasarlandı. Standardize edilmiş protokol ise yakın zamanda Q2 kategorisinde yer alan bir dergide yayınlandı. Lisansüstü öğrencileri Abderouf Boubekka, Ahmed Hasan ve doktorasını laboratuvar bünyesinde gerçekleştirmesi sonrası Leuven Katolik Üniversitesinde göreve başlayan İlhem Dallali laboratuvar ekibinde yer alarak aktif rol üstlendi. Ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılar aracılığı ile alanın önde gelen isimleri danışmanlığında yöntemin standaradizasyonu sağlandı. İlaçların doku ve hücre düzeyindeki etkilerine odaklanıyor European Molecular Biology Organization (EMBO) bursuyla İtalya Camerino Üniversitesi’nde Prof. Roberto Ciccocioppo ile yürüttüğü doktora tezi deneylerinin yanı sıra, Ukrayna’da bu alanın dünya düzeyinde öncülerinden olan Prof. Alexander Zholos ile gerçekleştirdiği çalışmalarla bu yöntemi farklı araştırma modellerinde uygulama deneyimi kazandığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Alyu Altınok edindiği bilgi birikimini Türkiye’ye taşıyarak Anadolu Üniversitesi’nde yöntemin daha ileri düzeyde kullanılmasını sağladı. Laboratuvarda yürütülen çalışmalar, özellikle ilaçların hücre düzeyindeki etkilerinin elektrofizyolojik ölçümlerle analizine odaklanıyor. Uyarılabilir hücrelerin elektriksel aktivitesi, hücre zarından geçen iyon akımlarındaki değişimler aracılığıyla takip ediliyor. Bu yöntemle ilaç moleküllerinin etki mekanizmaları, farmakolojik ve toksikolojik yönleriyle detaylı biçimde değerlendirilebiliyor. Çalışmalar, ilaçların mevcut endikasyonlarının ötesinde yeni kullanım alanları için bilimsel veri sunabiliyor. Hastalıkların patofizyolojisi ve sağlıklı durumlarda biyolojik yolakların incelendiği fizyolojik çalışmalar da gerçekleştirilerek tıp alanında literatüre bilimsel katkılar sunuluyor. Eczacılık alanında nadir merkezlerden biri Laboratuvarın teknik kapasitesi, yalnızca doku ve hücre düzeyinde değil, gelecekte canlı hayvan modelleri üzerinde yapılacak elektrofizyolojik kayıtları da destekleyecek şekilde geliştirilirken ayrıca yurt dışında yaygın olarak uygulanan bir yöntem olan hasta kaynaklı hücrelerle yapılan deneylere de altyapı oluşturuluyor. Böylece klinik verilere dayalı, kişiye özgü ilaç etkilerinin incelenmesi mümkün hale geliyor. Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi’nin destekleriyle yürütülen projelerle donanımı güçlendirilen laboratuvar, Türkiye’de eczacılık alanında bilimsel araştırmaların derinliğini artıran nadir merkezlerden biri olarak konumlanıyor. Patch clamp yöntemiyle sürdürülen bu çalışmalar, hem yeni ilaç geliştirme süreçlerine katkı sağlıyor hem de mevcut ilaçların farklı endikasyonlara yönelik ruhsatlandırılmasına bilimsel dayanak oluşturuyor.

Eskişehir'de Bilim Rüzgarı Esecek Haber

Eskişehir'de Bilim Rüzgarı Esecek

Eskişehir Bilim Deney Merkezi ve Sabancı Uzay Evi, TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan “Günümüzden Geleceğe Bilim Yolculuğu” adlı projesiyle Türkiye’ye örnek olacak büyük bir bilim şölenine hazırlanıyor. 16-17-18 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleşecek bu özel etkinlik, Eskişehir’i üç gün boyunca bilimle buluşturacak. Toplumda bilim ve teknoloji farkındalığını artırmayı amaçlayan TÜBİTAK 4007 programı çerçevesinde destek almaya hak kazanan proje, Bilim İletişimcisi Duygu Erkil yürütücülüğünde hazırlandı. Türkiye genelindeki yüzlerce başvuru arasında öne çıkan şenlik projesi, Eskişehir’in bilimdeki öncü kimliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Valilikten üniversitelere, yerel yönetimlerden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir paydaş ağıyla hayata geçirilecek proje; Eskişehir Valiliği, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Büyükşehir Belediyesi, Tepebaşı ve Odunpazarı Belediyeleri, AKUT Eskişehir ve daha birçok kurumun katkısıyla şekilleniyor. “2’den 92’ye öğrenme” anlayışıyla tasarlanan bilim şenliğinde; etkileşimli atölye çalışmaları, renkli ve eğlenceli bilim gösterileri, akademisyen ve bilim insanlarının katılımıyla düzenlenecek söyleşiler, uygulamalı deney alanları, bilim temalı sergiler ve çok daha fazlası katılımcılarla buluşacak. Etkinlikler, yalnızca izlenen değil; birebir katılım sağlanabilen, düşündüren, eğlendiren ve öğreten içeriklerden oluşacak. Böylece bilimin gündelik hayatla bağları somut biçimde deneyimlenecek. Bu kapsamlı bilim organizasyonu yalnızca Eskişehir için değil, Türkiye genelinde bilim kültürünün yaygınlaştırılması açısından da önemli bir model oluşturuyor. Çocuklar, gençler, aileler, öğretmenler ve akademisyenler, bu üç gün boyunca bilimin dönüştürücü gücünü birlikte keşfedecek. Eğitim ve kültür altyapısıyla bilimin toplumsallaşmasında her zaman öncü rol üstlenen Eskişehir, bu projeyle birlikte geleceğe umut dolu bir adım atıyor. “Günümüzden Geleceğe Bilim Yolculuğu” şenliği, kenti adeta bir açık hava laboratuvarına dönüştürecek. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, bilim tutkunlarını, 16-17-18 Ekim 2025 tarihlerinde Eskişehir’de gerçekleşecek unutulmaz yolculuğa davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.