SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bilim

Porsuk Haber Ajansı - Bilim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESOGÜ'de 2026-2027 Akademik Yılı Törenle Açıldı Haber

ESOGÜ'de 2026-2027 Akademik Yılı Törenle Açıldı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Açılış etkinlikleri ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy tarafından ESOGÜ Atatürk ve Gençlik Anıtı’na çelenk konulmasını takiben, akademik ve idari personelin de katılımıyla gerçekleşen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Anıttaki törenin ardından ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki açılış törenine geçildi. Tören ESOGÜ Yönetimi’nin yanı sıra Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ve eşi Doç. Dr. Şenay Yılmaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Ünal, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan ile protokol üyeleri, öğretim üyeleri ve öğrencilerin katılımlarıyla gerçekleşti. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “1993’ten beri mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğum Üniversitemde, bugün Rektör olarak sizlere hitap etmek benim için çok kıymetli. Karşınızda bir ESOGÜ mezunu ve bu şehrin bir evladı olarak bulunuyorum. ESOGÜ bizim ortak kimliğimiz ve en büyük aidiyetimizdir. ESOGÜ köklü geçmişi, tıp, mühendislik, sosyal ve beşeri bilimlerde dünya standartlarındaki eğitimi, güçlü araştırma altyapısı ve geleceğe yön veren vizyonuyla ülkemizin en saygın yükseköğretim kurumlarından birisidir. Eskişehir’in örgün öğretimde en büyük üniversitesi olarak başarıları ve katkılarıyla ön plana çıkmaktadır. Üniversitemizi sahip olduğu araştırma-geliştirme potansiyeli ile daha görünür kılmak istiyoruz. Sağlıkta Dijital Teknolojiler öncelikli alan misyonumuza uygun olarak, sağlık alanındaki güçlü bilgi ve tecrübemiz ile fen ve mühendislik alanındaki yapay zekâ ve biyoteknolojiyi birleştiren, multidisipliner projelerle, üniversitemizi uluslararası platformlarda daha üst sıralara taşımak en büyük hedefimizdir. YÖKAK kalite sürecindeki çalışmalarımız da bütün hızıyla devam etmektedir. Üniversitemiz ön lisans, lisans ve lisansüstü eğitim faaliyetlerinin yanı sıra Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hastanesi ile şehrimize ve bölgeye üst düzey hizmet sunmaktadır. Üniversitemiz; Türkiye’nin ilk inme merkezi, Hücresel Tedavi ve Kök Hücre Üretim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (ESTEM), Akıllı Sistemler Uygulama ve Araştırma Merkezi (ASİST), Merkezi Araştırma Laboratuvarı (ARUM), Teknoloji Transfer Ofisi (ETTOM) ve Sağlıkta Bilgisayar Destekli Tanı ve Tedavi Uygulama ve Araştırma Merkezi (SABİT) gibi bilim ve teknoloji odaklı merkezleri; Sürekli Eğitim Merkezi ve Eğitim ve Öğretimde Mükemmeliyet Merkezleri gibi eğitim ve toplumsal gelişim merkezleri ve TEKNOGÜ projesiyle hayatın her alanında, bilimin ışığında emin adımlarla yoluna devam etmektedir. Geleceğin COP’u olarak görülen COP 31’e doğru yeşil ve sürdürülebilir kampüs hedefimiz için çalışmalarımız da devam etmektedir. Üniversitemiz 6 proje ile dünyanın buluşacağı COP31 Antalya’da yerini alacaktır. Bu vesile ile kabul alan proje yürütücüsü hocalarımızı ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Bilgiyi üreten, yayan, öğrencilerimize ve topluma değer katan akademisyenlerimizin emeği bu üniversitenin temelini oluşturmaktadır. Tüm akademik kadromuza yetiştirdikleri öğrenciler, ortaya koydukları bilimsel çıktılar ve toplumsal katkıları için müteşekkirim. ESOGÜ çatısı altında kenetlendiğimiz ve ürettiğimiz sürece ulusal ve uluslararası alandaki başarılarımızı daha da yukarılara taşıyacağımıza olan inancımız tamdır. Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde açıklanan ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’ listesinde yer alarak bizleri gururlandıran 21 akademisyenimizi bir kez daha kutluyorum. Şunu da biliyoruz ki sıralama ve ölçütlere henüz yansımayan daha pek çok bilim insanımız bulunmakta olup, çalışmaları ve projeleriyle bizleri en güzel şekilde temsil etmektedirler. ESOGÜ ailesinin en genç üyeleri, geleceğimizin teminatı sevgili öğrencilerimiz, bu köklü ailenin birer ferdi olarak üniversitemizde aldığınız ve alacağınız eğitime güvenin. Mezun olduğunuzda rakiplerinizden daha donanımlı, daha başarılı olacağınıza yürekten inanıyorum. Bu günlerin kıymetini bilin, araştırın, sorgulayın, öğrenin ve güzel dostluklar edinin, güzel anılar biriktirin. Sizlerin enerjisi ve başarıları kampüsümüzü şenlendirmekte ve ailemize güç katmaktadır. Biz akademik ve idari personeliyle, öğrencisi ve mezunlarıyla büyük bir aileyiz. Bu aileye katkı sunmuş olan rektörlerimize, akademik ve idari personelimize, mezunlarımıza ve paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. 2026-2027 akademik yılımızın tüm öğrencilerimize, akademisyenlerimize, idari personelimize ve yükseköğretim camiamıza sağlık, huzur ve başarılar getirmesini temenni ediyorum. Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyalardaki soykırımların, zulümlerin sona ermesi, bir an önce özgürlüklerine kavuşabilmeleri en büyük dileğimizdir. Unutmadık, unutturmayacağız. Sözlerime son verirken açılış dersimizi vermek üzere Üniversitemize teşrif eden TBMM 29. Başkanı, akademisyen ve hukukçu kimliğiyle birikimlerini bizimle paylaşacak olan Sayın Prof. Dr. Mustafa Şentop hocamıza şahsım ve üniversitem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.” Açılış konuşmasının ardından program ESOGÜ tanıtım videosu ve müzik dinletisi ile devam etti. ESOGÜ 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni TBMM 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop’un verdiği “Kim Olduğunuzu Bilmeden Nereye Gidebilirsiniz?” konulu akademik yıl açılış dersi ile tamamlandı.

Eskişehir Yapay Zekâda Öncü Şehir Oluyor Haber

Eskişehir Yapay Zekâda Öncü Şehir Oluyor

TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Anadolu Üniversitesi bünyesinde Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezinin kurulmasına ilişkin yönetmeliğin Resmî Gazete’de yayımlanmasını değerlendirdi. Dönmez, hedeflerinin Eskişehir’i yapay zekâ teknolojilerinde Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri hâline getirmek olduğunu vurguladı. ​Resmî Gazete'de Yayımlandı: Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Merkezine Kavuştu ​Eskişehir’in teknoloji ve bilim ekosistemini güçlendirecek olan Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi resmiyet kazandı. Süreci başından bu yana yakından takip ettiklerini belirten Fatih Dönmez, merkezin kuruluşunun şehir ve üniversite için somut bir kazanıma dönüştüğünü ifade etti. ​Dönmez, merkez sürecindeki kararlı duruşu ve vizyoner yaklaşımı nedeniyle Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’e teşekkür ederek, üniversitenin akademik birikimiyle yapay zekâ alanında çığır açan çalışmalara imza atacağına inandığını belirtti. ​"Yapay Zekânın Yalnızca Takip Edildiği Değil, Üretildiği Bir Şehir Olacağız" ​Fatih Dönmez, Eskişehir’in teknoloji vizyonuna ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: ​"Anadolu Üniversitemiz bünyesinde Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezinin kurulmasından büyük memnuniyet duyuyorum. Eskişehir’i yapay zekânın yalnızca takip edildiği değil, aynı zamanda üretildiği, geliştirildiği ve geleceğe yön veren çalışmaların gerçekleştirildiği öncü şehirlerden biri hâline getirmeyi hedefliyoruz. Üniversitelerimiz, akademisyenlerimiz, kamu kurumlarımız ve teknoloji ekosistemimizle iş birliği içerisinde bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." ​Teknoloji Ekosisteminde Güç Birliği ​Merkezin kurulmasında emeği geçen tüm akademisyenlere ve paydaşlara teşekkür eden Dönmez, yeni araştırma merkezinin Eskişehir’e, Anadolu Üniversitesine ve Türkiye’nin teknoloji hamlesine hayırlı olmasını diledi. ​Yapay zekâ odaklı projelerin, Eskişehir'deki üniversiteler ve sanayi kuruluşları arasında yeni iş birliği kapıları aralaması bekleniyor.

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı Haber

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı

Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Senato üyelerinin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başlayan törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Adli Yargı Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Eskişehir Vergi Mahkemesi Başkanı Ömer Şahin, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Özdemir, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu ve Senato Üyeleri ile şehir protokolünden isimler katıldı. Yeni akademik yılın ilk dersi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından verildi. Prof. Dr. Yalçın “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı derste uluslararası sistem ve Türkiye’nin bu sistem içerisindeki konumu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Vali Yılmaz: “Üniversitelerimiz geleceğin Türkiye’sinin en önemli stratejik merkezleridir” Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, yeni akademik yılın başta öğrenciler olmak üzere Anadolu Üniversitesi akademik ve idari kadrosu Eskişehir ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek üniversite öğrencilerine Eskişehir’in sunduğu sosyal, kültürel ve akademik imkânlardan yararlanmaları çağrısında bulundu. Eskişehir’in yalnızca bir kampüs şehri olmadığını vurgulayan Vali Yılmaz “Eskişehir sizin için yalnızca kampüsten ibaret bir şehir olmayacak. Burası bilimin, kültürün, sanatın ve gençlik enerjisinin harmanlandığı, ilham bulacağınız, yaşayan bir gençlik başkentidir. Eskişehir sanayisi, turizmi, eğitimi ve çok boyutlu üretim ekosistemiyle siz değerli gençlerimize eşsiz imkânlar sunmaktadır. Üniversitelerimizin kamu kurumlarıyla, sanayi kuruluşlarıyla ve sivil toplumla kurduğu güçlü sinerji, kentimizin ve dolayısıyla sizlerin başarı potansiyelini her geçen gün yükseltmektedir. Sizlerden istirhamım derslerinizdeki başarının yanı sıra bu şehrin ruhunu hissetmeye, kültürel dokusunu solumaya ve sosyal hayatına değer katmaya da zaman ayırmanızdır. İnanıyorum ki yarın buradan mezun olduğunuzda sadece kendi alanında yetkin birer profesyonel değil aynı zamanda Anadolu Üniversitesi kültürünü ve Eskişehir sevgisini yüreğinde taşıyan birer gönüllü elçi olarak dünyayı değiştirmeye aday olacaksınız.” Vali Yılmaz nitelikli yükseköğretimin güvenli ve huzurlu bir akademik ortamla mümkün olduğunu belirterek “Şehrimizdeki huzur ve güven ortamı ne kadar güçlü ise sizlerin geleceğe odaklanması ve eğitimi de o kadar kolay olacaktır. Devletimizin tüm imkânlarıyla ilimizdeki ilk ve ortaöğretimden yükseköğretime kadar her bir evladımızın huzuru ve güvenliği için aralıksız çalışıldığını, her daim yanınızda olunduğunu bilmenizi isterim.” dedi. Anadolu Üniversitesinin akademik birikimi ve uluslararası alandaki başarılarının Eskişehir açısından da önemli olduğunu ifade eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz üniversitenin eğitim alanındaki uluslararası sıralamalardaki konumuna dikkat çekti. Bilgi ve teknolojinin hızlı biçimde değiştiği bir dönemde üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil araştırma, yenilik ve nitelikli insan kaynağı üretiminin merkezleri olduğunu belirten Vali Yılmaz “Başarı, yeni başarıların başlangıç noktasıdır. Bugünün dünyasında bilgi çok hızlı değişiyor. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, yeşil dönüşüm ve yeni nesil üretim teknolojileri hayatımızın tüm alanlarını yeniden şekillendiriyor. Böylesine hızlı değişen bir dünyada ülkelerin gücü yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil bilgi üretme, bilgiyi teknolojiye dönüştürme ve yetişmiş insan kaynağı oluşturma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu nedenle üniversitelerimiz geleceğin Türkiye'sinin en önemli stratejik merkezleridir. Üniversite araştırılan, yeni fikirlerin ortaya çıktığı ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm arandığı yerdir. Bu noktada akademisyenlerimizin sorumluluğu da son derece büyüktür. Sizler geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini, öğretmenlerini, sanatçılarını, girişimcilerini ve yöneticilerini yetiştiriyorsunuz. Bir başka ifadeyle sizler aslında geleceği yetiştiriyorsunuz. Bizler de kamu yönetimi olarak ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesini artıracak, gençlerimizin önünü açacak, üniversitelerimizin üretim, araştırma ve inovasyon gücünü geliştirecek her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” Rektör Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesine yakışan, kültürel mirasımıza sahip çıkmaktır” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın üniversitenin kültürel mirasa sahip çıkma anlayışının bir yansıması olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların ardından bu yıl Nasreddin Hoca’nın farklı yönleriyle ele alınacağını ifade eden Rektör Adıgüzel “Bu yıl Nasreddin Hoca Eğitim Öğretim Yılı bizim için. Geçtiğimiz yılı hatırlarsanız Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı ilan etmiştik. Bunlar bizim çok büyük kültürel değerimiz, çok büyük kültürel mirasımız. Dolayısıyla bize yakışan Anadolu'ya yakışan, Anadolu Üniversitesine yakışan da bu kültürel mirasa, bu kişiliklere, önümüzü aydınlatan, bizlere yönümüzü gösteren bu nefis değerlerle sahip çıkmak ve gereken değeri vermek olmalıdır diye düşünüyorum. Nasreddin Hoca sadece bizim fıkralarla hatırladığımız bir kişilik olarak kalmamalı diye düşünüyoruz. Nasreddin Hoca bu ülkenin, Eskişehir'in dünyaya mal olmuş bir değeridir. Nasreddin Hoca da tıpkı Yunus gibi tıpkı Mevlâna gibi sadece Türkiye'deki bazı şehirlerin değil, dünyanın çok farklı ülkelerindeki insanların sahiplendiği, benimsediği ve ‘benim’ dediği büyük insanlar.” Prof. Dr. Adıgüzel bu anlayış doğrultusunda Anadolu Üniversitesinin yıl boyunca Nasreddin Hoca’nın düşünce dünyasını ve toplumsal yönünü ele alan çalışmalar gerçekleştireceğini belirterek “Yunus'un geçen yıl felsefesini anlamak için yaptığımız paneller, çalıştaylar, sempozyumlar olduğu gibi bu yıl da Anadolu Üniversitesi olarak Nasreddin Hoca'yı sadece fıkralarıyla anılan bir kişi değil Horasan erenlerinin tasavvufi geleneğini de sürdüren, aynı zamanda kadı, imam, bir rehber, toplumun önünde bir kanaat önderi olduğunu da en doğru şekilde gençlerimizden başlayarak bütün topluma anlatmaya çalışacağız.” dedi. Yeni akademik yıla büyük bir heyecanla başladıklarını ifade eden Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin eğitim anlayışını çağın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilediğini vurguladı. Üniversitede gerçekleştirilen değişim ve dönüşümün yalnızca fiziki alanlarla sınırlı olmadığını belirten Rektör Adıgüzel “Her dem yeniden doğarız derken sürekli yenilenmenin, sürekli yeni bir arayışın içindeyiz. Hepiniz fark etmişsinizdir üniversitemizde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Bu değişim ve dönüşüm sadece fiziksel olarak binaları yenilemek, yolları yenilemekten ibaret değil. Eğitim içeriklerimizi de yeniliyoruz. Yenilemek zorundayız. Çünkü çağ o kadar hızlı gelişiyor ki onun gerisinde kaldığımız zaman gençlerimizi, mezun olan çocuklarımızı geleceğe hazırlamak veya sektöre hazırlamak çok da mümkün olmuyor. Bu ihtiyacı bildiğimiz için öncelikle bilişim teknolojilerine büyük yatırım yaptık Anadolu Üniversitesi olarak. Bilişim Teknolojileri Yüksekokulunu kurduk ki burada yetişecek gençler yapay zekâ konusunda, bilişim konusunda, oyun tasarımları konusunda veya animasyon konusunda sektörün ihtiyacı olan insanı yetiştirmiş olsun. Yine Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültemizi kurduk. Burada da yapay zekâ odaklı, mühendislik dışında yapay zekâyı merkeze alan bir eğitim öğretimi hedefliyoruz.” Anadolu Üniversitesinde geçtiğimiz yıldan bu yana 21 yeni bölüm açıldığını ve bunların önemli bir bölümünün yeni nesil alanlardan oluştuğunu aktaran Rektör Adıgüzel “Sadece yeni bölümlerimizde 700'e yakın gencimiz Anadolu'yla ve Anadolu Üniversitesinin eğitim kalitesiyle tanışmış oldu. Eğitim kalitesi demişken geçtiğimiz günlerde açıklanan SCImago Endeksi'ne göre Türkiye'de ikinci sırada yer alıyor eğitim alanında Anadolu Üniversitesi. Dünyanın 300-400 bandında yer alan üniversitelerinden bir tanesi. Eğitim gerçekten üniversitelerin öncelikli misyonları arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Adıgüzel, Üniversitemizin eğitim misyonunun yanında araştırma, Ar-Ge ve toplumsal katkı alanlarında da çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekerek “Bizim işimiz eğitimin yanında Ar-Ge yapmak, araştırma yapmak, bir şeyin nasıl daha iyi, daha güzel, daha ekonomik, daha doğru yapılabileceğini gösterecek motifler bulmak ve üretmek.” dedi. Yeni akademik yılın ilk dersi “Dünya Düzeni ve Türkiye” Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk dersi, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlığıyla gerçekleştirildi. Eskişehirli olması nedeniyle Anadolu Üniversitesinin açılış programında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Yalçın uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi perspektifinden dünyada yaşanan dönüşümü ve Türkiye’nin bu dönüşüm içerisindeki konumunu değerlendirdi. Dünyanın önceki dönemlerden farklı olarak gerçek anlamda bir belirsizlik çağına girdiğini belirten Prof. Dr. Yalçın, “Bugünlerde insanlar belirsizliklerden bahsetmeye başladılar ve ilk defa bence gerçek anlamda bir belirsizlik çağına bu sefer girdik bu bir klişe olmanın ötesinde. Çünkü mesela 2012 yılında Suriye'de iç savaş devam ederken Amerika Birleşik Devletleri'nin, Rusya'nın Suriye'ye müdahil olmasına normal şartlarda müsaade etmiyor olmasını beklememiz gerekirdi. Bir baktık Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya, hatta İran, üçü beraber anlaştılar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefiki olan Türkiye'yi Suriye'de oldukça zor bir durumun içerisine atıverdiler. Eski bildiğimiz dostluk düşmanlık ilişkileri bile birbirleriyle değişmeye başladı.” dedi. Yalçın, yaşanan dönüşümün yalnızca devletler arasındaki güç değişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Aslında çok daha köklü bir değişimden geçiyoruz. Güç el değiştirmiyor. A devletinden B devletine geçmiyor. Gücün kaynağı değişiyor.” ifadelerini kullandı. Dünya tarihindeki büyük dönüşümlerin gücün kaynağındaki değişimlerle birlikte gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde bilginin ve bilgi teknolojilerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını söyledi. Teknolojik gelişmelerin ekonomik yapıdan günlük hayata, medyadan güvenliğe kadar geniş bir alanda yeni bir düzen oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yalçın “Şimdi ise gücün sahipleri tekrar değişiyor gücün kaynağı tekrar değişiyor. Onlarca yıldır ‘geliyor’ denilen bilgi çağının geldiğini söylememe gerek bile yok. Şu an gücün sahipleri kim oluyor diye soruyorsanız tabii ki gücün sahipleri artık bilginin sahipleri.” dedi. Yapay zekâ ve robotlaşmanın bu dönüşümün yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerde geleceğin meslekleri ve insanın bilgi üretimindeki rolü üzerine yürütülen tartışmaların önemine değindi. Prof. Dr. Yalçın “Yapay zekâ tek başına bizi veya işte robotlaşma tek başına bizi insanlık olarak dünya haritasından silmeyecek. Tabii ki yapay zekâ denilen şey bir ampirik model çerçevesinde çalışır ve David Hume'un ‘the problem of induction’ dediği problemi hiçbir zaman yenemeyecek. Yani tekillerden genelleme yapan ve insanın o uydurmacı kafasıyla ürettiği yeni bilgi biçimlerini üretmeyecek, üretilmiş bilgileri tekrar tekrar edecek. İnsanın bir de dedüktif yönü vardır. Newton gibi, Galileo gibi veya Kopernik gibi ‘Evet bakıyoruz, Güneş gerçekten Dünya'nın etrafında dönüyormuş gibi duruyor ama belki de biz dönüyoruzdur’ diyebilecek tek yaratık var yeryüzünde, o da insan. O yüzden zaten bilgi oradan yürüyor ve asıl kıymetli bilgi oradan çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte yaşanan büyük ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin gerisinde kaldığını belirten İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde ise ülkenin yeni dönüşümü yakalayabilmesi açısından farklı bir noktada bulunduğunu dile getirdi. Özellikle savunma sanayii, teknoloji ve üniversiteler alanındaki gelişmelerin Türkiye’nin bilgi çağındaki konumunu belirleyecek unsurlar arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın, “Demek ki şeyler de hızla da değişebiliyor. Yani belli bir noktaya da doğru geliyoruz ama bu noktalara gelirken yani ‘Peki Türkiye bu dönüşümü, değişimi yakalayabilecek mi?’ Birçok şeyimizi karmaşıklaştırmayı düşünceyi karmaşıklaştırmayı severiz ama aslında çok basit bir hikâyeden bahsediyoruz. Dünyada ne yaşanacak diye sorarsanız ben şöyle diyorum: Nasıl Soğuk Savaş nükleer silahlar üzerinden verilen bir mücadeleyse aslında önümüzdeki dönemde verilecek mücadele de dijitaller üzerinden ilerleyecek bir mücadele. Dijitallerin merkezinde de ne var? Bilgisayarlar, çipler, uydular, mercekler, GPS'ler, alıcılar, vericiler, işte yazılım programları.” dedi. Türkiye’nin sahip olduğu kaynakların ve özellikle Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervinin önemine de değinen Prof. Dr. Yalçın, “Türkiye'nin bence içerisinden geçtiği düzlem tam da burası ya biz oraya gideceğiz ya orada kalacağız. Yüzlerce yıldır geri kalmışlığı yaşayacağız ya da geri kalma değil, büyükler ligine transfer olacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin önündeki temel meselenin yaşanan büyük dönüşümü yakalamak ve insan kaynağını bu dönüşümün merkezine yerleştirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Türkiye’nin özellikle genç nüfusu, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla yeni dönemde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın “Bütün hikâyenin gelip dayandığı yer burası. Türkiye'nin 21. yüzyıldaki bir Türk akademisyeni olarak bu seviyeye gelmiş bir Türkiye'nin hâlâ terör örgütleriyle uğraşan bir Türkiye olması görüntüsünden çok rahatsız oluyorum. Türkiye'nin çok daha büyük zeminlerde, çok daha üstün koşullarda, çok daha büyük mücadeleler veriyor olması lazım. O yüzden bu meselenin üzerini bir an önce kapatıp bu meseleyi sonlandırmak istiyoruz. Türkiye'nin dünyanın başat aktörlerinden birisi hâline gelmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde üniversiteleri ve insan kaynağını özellikle vurgulayan Prof. Dr. Yalçın, “Kişisel olarak en güvendiğim kaynak her zaman Türkiye için insan kaynağıdır. Üniversitelerimiz, eğitim dünyamızdır. Öğrencilerimizin, sizin gibi kıymetli hocalarımızın rehberliğinde, sizin gibi kıymetli hocalarımızın öğreticiliğinde yepyeni bir Türkiye gerçekliği, yepyeni bir dünya gerçekliğini inşa edebileceğine inanıyorum.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Akademik Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu İlk dersin ardından Akademik Üstün Başarı Ödülleri ve Eğitimi Destekleme Vakfı Anadolu Üniversitesi Başarı Bursları Ödül Törenine geçildi. Anadolu Üniversitesi Akademik Üstün Başarı Ödülleri kapsamında bu yıl Onur Ödülü, Üstün Hizmet Ödülü, Eğitim Ödülü, Sanat Ödülü, Bilim Ödülü ve Yılın Tezi Ödülleri sahiplerine takdim edildi. Ödüller, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Prof. Dr. Yusuf Özkay tarafından verildi. Onur Ödülü Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın Üstün Hizmet Ödülü Prof. Dr. Naci Gündoğan Eğitim Ödülü Prof. Dr. Turan Akman Erkılıç Prof. Dr. Aras Bozkurt Sanat Ödülü Prof. Dr. Cihat Aşkın Doç. Murat Ateşli Bilim Ödülü Prof. Dr. Yavuz Akbulut Prof. Dr. Temel Özek Kaynak: AnaHaber / Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı Kaynak: https://anahaber.anadolu.edu.tr/tr/haber-detay/d4obtapieaof3mgwt1x3q4md

Genç Hekim Adayları Beyaz Önlüklerini Giydi Haber

Genç Hekim Adayları Beyaz Önlüklerini Giydi

ESOGÜ Tıp Fakültesi’ne bu yıl kayıt yaptıran öğrenciler, düzenlenen geleneksel “Beyaz Önlük Giyme Töreni” ile hekimlik mesleğine ilk adımlarını attı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne bu yıl kayıt yaptıran öğrenciler, Üniversite Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen geleneksel “Beyaz Önlük Giyme Töreni” ile hekimlik mesleğine ilk adımlarını attı. Törene Üniversite Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan, Prof. Dr. Mustafa Önder, Tıp Fakültesi yönetimi, öğretim üyeleri, emekli öğretim üyeleri ve genç hekim adaylarının aileleri de katıldı. Törende konuşan Tıp Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir öncelikle velilere teşekkür ederek, yıllardır emek verdikleri yavrularının artık hekim adayı olarak Tıp Fakültesi’ne, güzide ve kutsal hekimlik mesleğine adım attığını söyledi. Prof. Dr. Özdemir onların artık kendilerine emanet olduğunu ve 50 yılı geçen maziye sahip ve akredite Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, tecrübeli ve dinamik öğretim üyesi kadrosundan en iyi tıp eğitimini alacaklarını ifade etti. Genç hekim adaylarına seslenerek Türkiye’nin en iyi öğrencileri arasında yer alıp Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandıklarını ve bu yolun sonunda dünyanın en güzel mesleklerinden birisine sahip olacaklarını hatırlatan Prof. Dr. Özdemir, ülkemizin onlara emanet olduğunu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bıraktığı mirası en iyi şekilde devir alıp yaşatarak ilerleteceklerinden şüphelerinin olmadığını dile getirdi. Hekimliğin birçok özelliği içinde barındıran bir meslek olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, “Hekimlik; kimi zaman hastanızla üzülmektir, kimi zaman çocuğunuzu bırakıp gittiğinizde yaşadığınız burukluktur, kimi zaman şifa verdiğiniz hastanın duasıyla yaşadığınız mutluluktur, en üzüntülü zamanınızda hastaya sıcak bir dokunuş ve gülümsemedir.” dedi. Genç hekim adaylarından; kendini geliştiren, yabancı dil bilen, iletişimi kuvvetli, empati yeteneği olan, akıl ve bilim sahibi, zaman yönetimini becerebilen, ahlaklı, ahde vefalı hekimler olmalarını ve ülke sevgisini kalplerinin derinliklerinde hep hissetmelerini istedi. Halen görevde olan ve emekliye ayrılmış Tıp Fakültesi öğretim üyelerine de teşekkür eden Prof. Dr. Özdemir, hekim yetiştirmenin çok önemli bir hizmet ve meziyet olduğunu belirterek, usta-çırak ilişkisinin her zaman yaşandığı hekimlik mesleğinde rol model olarak hekim adaylarına verdikleri iyi eğitim için kendilerine şükranlarını sundu. Prof. Dr. Özdemir, genç hekim adaylarından İleride hangi branşta görev yaparlarsa yapsınlar bir gün hekim olarak insanların hayatını kurtarmak için her türlü müdahaleyi yapmalarının gerekebileceği bilinciyle çalışıp kendilerini geliştirmelerini istedi. Gençlere beyaz önlüğün saflığı, temizliği, sorumluluğu, özveriyi, kutsallığı, fedakarlığı temsil ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Özdemir, törene katılan tüm misafirlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Rektör Prof. Dr. Emine Gümüşsoy konuşmasında beyaz önlüklerini giyecek olan hekim adaylarına hitap ederek, “Uzun ve yorucu bir hazırlık sürecinin sonunda her biriniz Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda yüksek puanlar aldınız ve tercihleriniz sonucunda da ülkemizin en iyi hekimlerini, en donanımlı şekilde yetiştiren Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim görmeye hak kazandınız. Bu üstün başarılarınızdan dolayı hepinizi kutluyorum. ”dedi. Beyaz önlüklerini giyerek hekimlik mesleğine ilk adımlarını attıklarını söyleyen Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, fakültede 6 yılı disiplinli bir şekilde çok çalışarak ve belki çok yorularak geçireceklerini fakat buradan mezun olduklarında ülkeleri, aileleri ve insanlık için faydalı olacak çok onurlu bir mesleğin birer neferi olacaklarını belirtti. Üniversitenin Tıp Fakültesi’ndeki değerli öğretim üyelerinin engin tecrübeleriyle, hekim adaylarına çağdaş tıbbı, eksiksiz ve kolaylıkla uygulamalarını sağlayacak, mesleki bilgi ve yetenekleri kazandıracak ve onları en iyi şekilde yetiştireceklerini söyledi. Tıp Fakültesi öğretim üyelerine de bu vesile ile emekleri ve özverili çalışmaları için şükranlarını sundu. Hekim adaylarının ailelerine de seslenen Prof. Dr. Gümüşsoy, Tıp Fakültesine başarılı, pırıl pırıl evlatlar yetiştirdikleri için aileleri kutladı ve evlatlarının artık kendilerine emanet olduğunu, onların en yüksek kalitede eğitim görmeleri, hekimlik mesleğine en iyi şartlarda yetiştirilmeleri için ellerinden gelen çabayı göstereceklerini kaydetti. Hekim adaylarının bugün giymeye hak kazandıkları beyaz önlüğün hekimliğe ilk adımın olduğu kadar doğruluğun, şifanın, aydınlığın, bilimsel kimliğin ve etik değerlere bağlılığın da simgesi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gümüşsoy, beyaz önlüklerini giydikleri andan itibaren bu şerefli mesleğin birer adayı olacaklarını ve beyaz önlüklerine en ufak bir leke sürdürmemek için ellerinden gelen gayreti ve çalışkanlığı göstereceklerine inancının tam olduğunu belirtti. Rektör Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, tüm genç hekim adaylarına başarılı ve huzurlu bir eğitim hayatı dileyerek konuşmasını tamamladı. Açılış konuşmasının ardından hekim adaylarına beyaz önlükleri gruplar halinde giydirildi. Tören sonrasında topluca hatıra fotoğrafı çektirildi.

18'inci Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu Sona Erdi Haber

18'inci Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu Sona Erdi

Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl 18’incisi düzenlenen Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, görkemli bir kapanış töreniyle sona erdi. 2-6 Eylül tarihleri arasında sanat, bilim, kültür ve kent yaşamını aynı zeminde buluşturan sempozyum, 25 yıllık birikimini bu yıl “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eserle taçlandırdı. Yerli ve yabancı sanatçılar ile öğrencilerin günler süren yoğun emeğiyle şekillenen eser, tamamlanmasının ardından Eskişehir’e kazandırılacak. Tepebaşı Belediyesi Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirilen kapanış töreninde Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç ile Prof. Bilgehan Uzuner birlikte sahneye çıktı. Başkan Ataç, 2001 yılında başlayan sempozyum yolculuğunun bugün Eskişehir’in en önemli kültür ve sanat geleneklerinden biri haline geldiğini anlatırken, Prof. Uzuner de “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eserin oluşum süreci ve sanatçıların çalışmalarına ilişkin bilgiler verdi. Başkan Ataç; “Bu, 25 yıllık bir emeğin sonucu” Sempozyumun ortaya çıkışından bugüne büyük bir emek ve kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Başkan Ataç, şu ifadeleri kullandı: “Gerçekten son derece dikkatli ve titiz çalışmalarla bugünlere geldik. Bu çalışmalar zamana ihtiyaç duyuyor, kolay değil. 2001 yılından beri bu sempozyumu düzenliyoruz ve sevgili Bilgehan ile birlikte bu yolculuğu sürdürüyoruz. Bugün geriye baktığımızda 25 yıllık büyük bir emekten söz ediyoruz. Bu geleneğin daha uzun yıllar devam etmesini diliyorum.” Sempozyumun doğduğu fikrin Eskişehir’in ve özellikle Tepebaşı’nın üretim kültüründen beslendiğini kaydeden Başkan Ataç, pişmiş toprağın kent için yalnızca bir sanat malzemesi değil, aynı zamanda önemli bir endüstriyel ve toplumsal miras olduğunu belirtti. Ataç, “Pişmiş toprak ekibi olarak bir araya geldiğimizde Tepebaşı’nda bir heykel sempozyumu yapmayı düşündük. 2001 yılında ilk kiremit Tepebaşı’nda yapıldı. Kentimizde var olan bu güçlü malzemeyi ve üretim geleneğini dikkate almasaydık belki de bu kadar başarılı olamazdık. Çünkü Tepebaşı’nın tuğla ve kiremit sanayisinde çok köklü bir geçmişi var” dedi. Sanat, bilim ve sektör aynı zeminde buluştu Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun kuruluşundan itibaren üç temel ayak üzerine inşa edildiğini ifade eden Başkan Ataç; sanat, bilim ve sektörün bir araya gelmesinin organizasyonu benzerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına gerçekleştirildi Sempozyumun zaman içerisinde aynı zamanda bir vefa projesine dönüştüğünü belirten Ataç, geçmiş yıllarda önemli toplumsal hafıza eserlerinin de Eskişehir’e kazandırıldığını hatırlattı. Başkan Ataç, bu seneki sempozyumu ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına gerçekleştirildiğini hatırlatarak üretilen eserlerin kapalı alanlarda kalmadığının altını çizdi. Başkan Ataç, “Bütün amacımız burada ortaya çıkan emeğin şehirde kalmasını sağlamak. Sanatçılarımızın eserlerini Eskişehir halkının günlük yaşamının içine taşıyoruz. Eskişehirliler de bu eserlere sahip çıkıyor. Çünkü bu sempozyum seçkinlerin değil, Eskişehir halkının sempozyumudur” diye konuştu. Atatürk ve çocuklar aynı eserde buluştu Bu yıl ortaya çıkarılan kolektif eserin özel bir anlam taşıdığını belirten Ataç, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara ve onların geleceğine verdiği öneme dikkat çekti. Başkan Ataç, “Atatürk’ün çocuklara ne kadar düşkün olduğunu, onların eğitimini ve geleceğini ne kadar önemsediğini hepimiz biliyoruz. Bu anlayışı sanatla buluşturarak kentimize kazandırmak bizim için son derece önemli ve anlamlı oldu” dedi. Sempozyum boyunca sanatçılar, öğrenciler ve çocukların ortak emeğiyle şekillenen eserde Atatürk ve çocuklar teması işlendi. Çocuklar tarafından günler boyunca hazırlanan pişmiş toprak çiçekler de eserin önemli unsurlarından birini oluşturdu. Uzuner: “Çok güzel bir anıt eseri Eskişehir’e kazandıracağız” Prof. Bilgehan Uzuner de Başkan Ataç ile yaklaşık 25 yıllık bir çalışma geçmişine sahip olduklarını belirterek, üniversitelerde üretilen bilgi ve sanatın kent yaşamıyla buluşmasının önemine dikkat çekti. Uzuner, “Başkanımla beraber 25 yıllık ciddi bir geçmişimiz var. Onun sıcak kişiliği ve vizyonuyla bugünlere geldik. Üniversitelerin sahip olduğu birikimler kente kazandırılmazsa üniversitelerin verimliliği de sınırlı kalır. Biz bu düşünceyle Sayın Başkanımızla yola çıktık ve yıllar içerisinde çok nitelikli işler ortaya çıktı” dedi. Kolektif eserin oluşum sürecine ilişkin de bilgi veren Uzuner, sanatçılar ve öğrencilerin büyük bir özveriyle çalıştığını ifade ederek, “Öğrencilerimiz çok güzel çalışıyor. Sanatçılarımız gece gündüz emek veriyor. Çocuklarımız günlerdir çiçek yapıyor. Bütün bu emeğin sonunda çok güzel bir anıt eseri Eskişehir’e kazandırmış olacağız” diye konuştu. Uzuner, çocukların hazırladığı pişmiş toprak çiçeklerden oluşan ilk örneği de Başkan Ataç’a armağan etti. Toplam 8 sanatçı Eskişehir toprağına şekil verdi 18’inci Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’na Türkiye’den Ayşegül Veryeri, Ercan Dural, Tuba Önder, Nilgün Salur, Özgür Yıldız ve Ümit Gürsoy, Japonya’dan Mariko Okubo ile Fransa’da yaşayan Çinli sanatçı Yin Chang katıldı. Beş gün boyunca Eskişehir toprağına kendi sanat anlayışları doğrultusunda şekil veren sanatçılar, özgün eserler ortaya çıkarırken teknik bilgi ve deneyimlerini de birbirleriyle ve öğrencilerle paylaştı. Başkan Ataç da sempozyum süresince sanatçıların çalışmalarını yakından takip ederek üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Sanatın emekçilerine teşekkür Kapanış töreninde sempozyumun gerçekleşmesine katkı sunan Sempozyum Yürütme Kurulu ve Danışma Kurulu üyeleri, sanatçılar ve sponsorlar ile Yeni Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen’e plaket takdim edildi. Sempozyum süresince sanatçıların çalışmalarına destek veren öğrenci asistanlarına ve “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eserin oluşumuna katkı sağlayan çocuklara da katılım belgeleri verildi. Yoğun katılım oldu Kapanış törenine Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Yeni Parti Parti Meclis Üyesi ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Yeni Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kahya ve Eskişehir Ticaret Borsası temsilcileri, Endel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Özaydemir, Müpasan Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Buyan, ERİAD Yönetim Kurulu Başkanı Rüştü Şentuna, Atayurt Kids Anaokulu ve Kreş kurucularından Baturay Özkan, Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım, Espark, VEGA AVM ve ECAN AVM yetkilileri, ana sponsorlar ve sempozyuma destek olan toplamda 35 kurum ve kuruluşun temsilcileri ve kolektif esere katkı sağlayan çocuklar katıldı.

Gökyüzü Yolculuğu Seyitgazi'den Başladı Haber

Gökyüzü Yolculuğu Seyitgazi'den Başladı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Gece Gözlem Etkinlikleri'nin ilk durağı Seyitgazi Taşlık Çiftlik Köy oldu. Çocuklara yönelik atölyelerle başlayan etkinlikte vatandaşlar teleskoplarla gökyüzünü gözlemleme fırsatı bulurken, astronomi sohbetleriyle de evrenin gizemlerini keşfetti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Bilim Deney Merkezi ve Sabancı Uzay Evi organizasyonu ve Eskişehir Astronomi Topluluğu katkılarıyla düzenlenen 2026 Gece Gözlem Etkinliklerinin ilk buluşması Seyitgazi Taşlık Çiftlik Köyü'nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gökyüzü meraklılarını bir araya getiren etkinlik öncesinde çocuklar için maket uçak yapımı ve boyama atölyeleri düzenlendi. Minik katılımcılar hem eğlenceli hem de öğretici etkinliklerle vakit geçirirken, aileleri de etkinlik alanında keyifli anlar yaşadı. Akşam saatlerinde başlayan programda katılımcılar teleskoplarla Ay ve gökyüzü cisimlerini inceleme fırsatı buldu. Bilim Deney Merkezi ve Sabancı Uzay Evi uzmanları tarafından gerçekleştirilen gökyüzü anlatımı ve astronomi sohbetleriyle katılımcılar takımyıldızlar, gezegenler ve gökyüzü gözlemi hakkında bilgi edindi. Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Sercan Kara, “Bilimi tüm kentimize yaymak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Gece gözlem etkinliklerimizi havanın durumu nedeniyle bu yıl 3 gün yapabileceğiz. Burada Seytigazili vatandaşlarımızla bir arada olmaktan dolayı mutluluk yaşıyoruz. Bizimle kalın, bilimle kalın.” dedi. Etkinliğe katılan Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe de etkinlik alanını ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Tepe, “Bu yıl 3’üncüsünü gerçekleştirdiğimiz gece gözlem etkinliğinde sizlerle olmak büyük mutluluk. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce olmak üzere burada görev alan tüm arkadaşlarımıza bu güzel etkinlik için teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı. Gökyüzünü teleskopla ilk kez gözlemleme fırsatı bulan çok sayıda vatandaş, etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek Eskişehir Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Vatandaşlar, “Bu anlamlı etkinlik için Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye çok teşekkür ediyoruz. Çocuklarımızla birlikte geldik. Güzel bir atmosfer var. Hem gezegenleri tanıyorlar, hem eğleniyorlar. Atölye çalışmalarını da çok beğendik.” dediler. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaz boyunca sürdürülecek Gece Gözlem Etkinlikleri, 21 Ağustos'ta Mihalıççık ve 19 Eylül'de Çifteler ilçelerinde gökyüzü tutkunlarını yıldızlarla buluşturmaya devam edecek.

Vecihi Hürkuş’un Adı Tepebaşı’nda Yaşatılıyor Haber

Vecihi Hürkuş’un Adı Tepebaşı’nda Yaşatılıyor

Türk havacılığının öncü ismi Vecihi Hürkuş, Tepebaşı’nda kendi adını taşıyan Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda yaşatılıyor. Havacılık tarihini gelecek kuşaklara aktaran park, aynı zamanda yüzlerce etkinliğe ve on binlerce katılımcıya ev sahipliği yapan önemli bir kültür ve buluşma merkezi olarak hizmet veriyor. Türk havacılık tarihine cesareti, girişimciliği ve öncü çalışmalarıyla damga vuran Vecihi Hürkuş, 16 Temmuz 1969’da hayata gözlerini yumdu. Hürkuş’un adı ve havacılık tutkusu, Tepebaşı Belediyesi tarafından Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda geleceğe taşınıyor. Ekim 2022’de etkin biçimde kent halkının hizmetine sunulan merkezin adı, Tepebaşı Belediyesinin gerçekleştirdiği anket sonucunda Eskişehirlilerin oylarıyla “Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı” olarak belirlendi. Merkez, kısa sürede Eskişehir’in önemli simgelerinden ve yerli-yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri haline geldi. Havacılık Tarihinden Kentin Sosyal Yaşamına Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı, 2022’den itibaren havacılık temasının yanı sıra Eskişehir’in önemli etkinlik merkezlerinden biri olmayı da başardı. Konserlerden festivallere, çocuk şenliklerinden kültür ve sanat buluşmalarına kadar birçok organizasyona ev sahipliği yapan park, her yaştan ziyaretçiyi ağırlayarak kentin sosyal yaşamına önemli katkı sağladı. Merkezde bulunan eski ve yeni hangarlar ile iki çok amaçlı etkinlik alanı, yıl boyunca gerçekleştirilen organizasyonlarda aktif biçimde kullanılıyor. 2025’te 117 Bini Aşkın Katılımcı Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda 2025 yılında düzenlenen 634 etkinliğe toplam 117 bin 134 kişi katıldı. 2026’nın ilk 5 ayında ise merkezde 77’si hafta içi, 27’si hafta sonu olmak üzere toplam 104 etkinlik gerçekleştirildi. 2026’nın ilk 4 aylık döneminde düzenlenen 83 etkinlik, 16 bin 796 kişiyi bir araya getirdi. Böylece paylaşılan 2025 ve 2026 kayıtlarına göre parkta gerçekleştirilen etkinlik sayısı, 2026 Mayıs ayı sonu itibarıyla 738’e ulaşırken 2026 Nisan ayı sonu itibarıyla toplamda 133 bin 930 kişi parkta bir araya geldi. Geçmiş Dönemlerin Hava Araçları İlgi Görüyor Her yaştan ziyaretçiye havacılık tarihini yakından tanıma fırsatı sunan parkta toplam 19 araç sergileniyor. Koleksiyonda farklı dönemlerde aktif görev yaptıktan sonra envanterden çıkarılan 15 uçak, 1 planör, 1 helikopter, 1 yakıt ikmal tankeri ve 1 hava savunma sistemi yer alıyor. Ziyaretçiler, gökyüzüne yön veren araçları yakından inceleme imkânı bulurken Türk havacılığının farklı dönemlerine de tanıklık ediyor. Park; Eskişehirlilerin yanı sıra kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerden de yoğun ilgi görüyor. Başkan Ataç: “Vecihi Hürkuş’un cesareti gençlerimize ilham veriyor” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Vecihi Hürkuş’un Türk havacılık tarihindeki eşsiz yerine dikkat çekerek şunları söyledi: “Vecihi Hürkuş; imkânsızlıklara boyun eğmeyen, cesareti ve azmiyle Türk havacılığının önünü açan büyük bir öncüydü. Onun adını, havacılık kenti Eskişehir’e yakışan bu önemli merkezimizde yaşatmaktan gurur duyuyoruz. Parkımız bugün yalnızca havacılık tarihimizin izlerini taşıyan bir sergi alanı değil; çocuklarımızın, gençlerimizin ve tüm hemşerilerimizin bilim, teknoloji, kültür ve sanatla buluştuğu büyük bir yaşam merkezi haline geldi. Yüzlerce etkinlikte on binlerce yurttaşımızı bir araya getiren merkezimizin gördüğü yoğun ilgi, doğru bir çalışma gerçekleştirdiğimizin en güzel göstergesidir. Vecihi Hürkuş’un cesareti ve mücadele ruhu, gençlerimize ilham vermeye devam edecek. Vefatının yıl dönümünde kendisini saygı ve minnetle anıyorum.” Haftanın 6 Günü Ücretsiz Ziyaret Edilebiliyor Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı, haftanın 6 günü ziyaretçilerini ücretsiz olarak ağırlıyor. Bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle pazartesi günleri kapalı olan park; kış döneminde 09.00-18.00, yaz döneminde ise 09.00-21.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Cumhuriyetin Işığında, Atatürk'ün İzinde Yürümeye Devam Edeceğiz Haber

Cumhuriyetin Işığında, Atatürk'ün İzinde Yürümeye Devam Edeceğiz

ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim-İş Eskişehir Şubesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümünü anlamlı bir törenle kutladı. Valilik Meydanı’nda bir araya gelen Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Eğitim-İş Eskişehir Şubeleri, Cumhuriyet değerlerine olan bağlılıklarını vurguladı. Valilik Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan tören; saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından şubeler adına yapılan ortak basın açıklamasıyla devam etti. Şubeler adına ortak açıklamayı yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, şunları söyledi: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümünü gurur, özlem ve kararlılıkla anıyoruz. 21 Haziran 1920'de Eskişehir'e gelen Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, işgal altındaki bir vatanın yeniden ayağa kalkması için milletimizin azim ve kararlılığını örgütlemekteydi. O gün verilen mücadele yalnızca topraklarımızı kurtarma mücadelesi değil; aynı zamanda bağımsızlığın, halk egemenliğinin, laikliğin ve çağdaşlaşmanın mücadelesiydi. Aradan geçen 106 yıla rağmen Atatürk'ün fikirleri ve Cumhuriyetin temel ilkeleri hâlâ ülkemizin en büyük güvencesidir. Bugün ekonomik sıkıntıların derinleştiği, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı ilkelerinin tartışıldığı, eğitimden adalete kadar birçok alanda Cumhuriyet kazanımlarının aşındırılmaya çalışıldığı bir dönemde; Atatürk'ün akıl ve bilim temelli çağrısı her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Cumhuriyet; kişilere, zümrelere veya ayrıcalıklı çevrelere değil, doğrudan millete dayanır. Atatürk'ün emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği; demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine sahip çıkmaktan geçmektedir. Tarih göstermiştir ki milletimizin birliğini sağlayan ortak payda Cumhuriyet değerleri ve ulusal egemenliktir. Eskişehir, Milli Mücadele'nin en önemli merkezlerinden biri olarak dün olduğu gibi bugün de Cumhuriyetin aydınlık yüzünü temsil etmektedir. Bizler de Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefinden, laik eğitimden, bilimden, kadın-erkek eşitliğinden ve tam bağımsız Türkiye idealinden asla vazgeçmeyeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını, şehit ve gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Ayrıca, evlatlarına Cumhuriyet sevgisini, vatan sevgisini ve çağdaş değerleri miras bırakan başta şehit ve gazi babaları olmak üzere tüm babalarımızın Babalar Günü'nü kutluyor; sağlık, huzur ve mutluluk diliyoruz. Cumhuriyetin ışığında, Atatürk'ün izinde yürümeye devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.