SON DAKİKA
Hava Durumu

#Barış

Porsuk Haber Ajansı - Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Kadınların Önde Olduğu Örnek Bir Kent Haber

Eskişehir Kadınların Önde Olduğu Örnek Bir Kent

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü dolayısıyla kadınlarla düzenlenen iftar programına katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, iftar programında yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi, “Efendim hepiniz hoş geldiniz. 11 aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen ve 18’inci iftarında buluştuğumuz Ramazanınız mübarek olsun. Tuttuğunuz oruçların, ettiğiniz duaların kabul olmasını diliyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi. Genel Başkan Özgür Özel, şunları söyledi: “ESKİŞEHİR, KADINLARIN ÖNDE OLDUĞU ÖRNEK BİR KENT” “Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bugünü bir ilde geçireceğiz. Bununla ilgili Kadın Kolları Genel Başkanımız Asu Hanım bunun için Eskişehir’e gelmeyi önerdi, ‘Tüm günü Eskişehir’de geçirelim’ dedi. Çünkü Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen gibi efsanevi bir rektör, belediye başkanı ve Türkiye’de çok bilinen hizmetleri ile görevini tamamlamış olan bir belediye başkanından sonra göreve bir kadın, bir hukukçu, bir hakim, daha sonra belediyeciliği genel sekreterlikle deneyimlemiş ve başarıyla götürmüş birisi aday olmuştu. Biz onu Eskişehir’e emanet etmiştik. Eskişehir sağ olsun bizi kırmadı ve ona muhteşem bir destek verdi. O da tüm arkadaşlarımızla birlikte çok başarılı, örnek bir belediyecilik yapıyor. Bir kadının büyükşehir belediye başkanı olduğu ve kadınlara çok değer veren, onları her zaman… Bilhassa çok sevdiğim bir şey; Sevgili Ahmet Ataç ve Kazım Kurt, salı günleri Eskişehirli kadınları hep Meclis’e taşırlar. Gelirler, Anıtkabir‘i ziyaret ederler. Grup toplantımızı izlerler, Meclis’i gezerler. Kadınlara çok önem verilen, kadınların çok önde olduğu, hem siyasette hem de toplumsal yaşamda örneği bir örnek bir kent burası. Günü burada geçirmek istedik. Hepinizin bir kez daha 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.” “BU RAMAZAN SOFRASINDA TÜM DÜNYAYA BARIŞ DİLİYORUZ” “Tabii bir yandan Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Ama bir yandan hem kadın cinayetleriyle, hem kadına karşı şiddetle hepimiz üzülüyoruz, kahroluyoruz ve bunların bir an önce azalmasını, yok olmasını temenni ediyoruz. Bununla ilgili bugün önemli toplantılar yaptık, çok değerli konuşmalar dinledik. Kadınları dinledik ve gelecekte Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarına yönelik de neler düşündüğümüzü Eskişehir’de paylaştık. Aynı zamanda Ramazan ayındayız. Bir kadın iftarında buluştuk. Bu kadar kalabalık, bin 500’ün üzerinde kadınla birlikte iftar yapmak bizim için çok büyük bir onur. Ramazan İslam dünyası açısından çok önemli. Küslüklerin unutulduğu, barışların sağlandığı, herkesin birbirinin halinden anlamaya çalıştığı bir dönem. Ama maalesef böyle bir mübarek ayda İsrail’le Amerika, İran’a saldırdılar. İran’ı bombalıyorlar, İran’a füzeler atıyorlar. Savaşın ilk günlerinde 160 küçücük kız öğrenci okulda vuruldu. Okulları vuruldu, hayatlarını kaybettiler. Bin 500’e yakın kişi şu ana kadar hayatını kaybetti. Bu Ramazan sofrasından hem İran’a, hem Filistin’e, hem bütün dünya coğrafyasına barış dileyelim.” “İRAN’DA SERT VE NET TUTUM ALMAK LAZIM” “Tabii burada iki önemli şeyi söylemek gerekiyor. Bunlardan bir tanesi şu; 1 Mart 2003’te Türkiye’de bir savaş tezkeresi oylanmıştı. Rahmetli Deniz Baykal ve arkadaşları Cumhuriyet Halk Partililer, 99 AK Partili milletvekilini ikna ederek Irak’ın işgalinin Türkiye üzerinden yapılmasına engel olmuşlardı. O günlerde Sayın Erdoğan, düşman askerlerinin Mersin, İskenderun limanına gelmesini, oradan Doğu ve Güneydoğu’ya yerleşmelerini, altı büyük Amerikan askerine üs kurulmasını ve Irak’a buradan operasyon yapılmasını Amerikan Başkanı Bush’a söz vermişlerdi. Biz karşı çıktık, 99 AK Partili milletvekili ile birlikte buna engel olmuştuk. Irak’ta yine Müslüman kanı dökülmüştü ama hiç olmazsa bizim elimize bulaşmamıştı. Şimdi aynı şeyi İran’a yapıyor Amerika ve İsrail. Burada bunlara karşı sert ve net bir tutum almak lazım. Ancak maalesef bugüne kadar Amerika Birleşik Devletleri‘ne ve İsrail’e bu saldırılarını durdurmaları için gerekli tavır konmamış, tutum geliştirilmemiştir. Bu Ramazan sofrasından bir siyaset argümanı olarak değil ama bir vicdan, bir vicdani talep olarak bunu bir kez daha dile getirmeyi önemli görüyorum.” “TRUMP’IN FİLİSTİN’İ İŞGAL MASASINDAN DERHAL KALKIN” “Bir diğeri ise Filistin. Malum Filistin sorunu yaşanıyor. Gazze’de büyük bir katliam yaşandı. 71 bin, çoğu çocuk ve kadın Filistinli hayatını kaybetti. Dünya buna tepki vermekte gecikti, sonradan tepkiler gelişti ama Amerikan Başkanı Trump geldi. ‘Gazze’yi gördüm, çok güzelmiş. Orada Filistinlilerin ne işi var? Oraya güzel oteller, casinolar, kumarhaneler kuracağım. Önünde de hidrokarbonlar var, onları istiyorum’ dedi. Bizim ‘savaş suçlusu’ dediğimiz Netanyahu’ya ‘savaş kahramanı’ dedi. En sonunda bu büyük binaları, casinoları, kumarhaneleri, otelleri yapmak için oraya bir kurul oluşturdu. Utanmadan adına da ‘barış kurulu’ dedi, bütün dünya ülkelerini çağırdı. Dünyanın aklı başında liderleri, Avrupa’nın aklı başında, Trump‘a teslim olmayan liderleri ‘Biz gitmeyiz’ dediler. Maalesef Türkiye gitmeye karar verdi, itiraz ettik. Dedik ki ‘Filistin Filistinlilerindir.’ ‘Efendim burada Filistin de olmayacak, İsrail de olmayacak. Biz onlara barışı getireceğiz.’ Ama ilk toplantıdan iki gün önce bir numara çektiler Netanyahu ile Trump ve İsrail de o masaya oturdu. Filistin’in olmadığı masada Trump ve İsrail’le bizim Dışişleri Bakanımız oturdu. Yarın - öbür gün de Cumhurbaşkanı oturacak. Bu doğru bir iş değildir. Ramazan mübarek günde Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum; Trump‘ın Filistin işgal masasından derhal kalkın.Buradan, bu iftar sofrasından, bu ” “ESKİŞEHİR’DE TÜM BELEDİYELERİ KAZANIP TARİHE GEÇECEĞİZ” “Gün boyunca kadınlarla beraber olduk. Belediye başkanlarımızla beraber olduk. Bulunduğumuz yerlerde, kimini andık, kimini anamadık. Ama bugün bu toplantıda tüm belediye başkanlarımızla birlikteyiz. Ben çok değerli belediye başkanlarımız, Odunpazarı Belediye Başkanımız Kazım Kurt’a, Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a, Alpu Belediye Başkanımız Gürbüz Güller’e, Beylikova Belediye Başkanımız Hakan Karabacak’a, Çifteler’de sevgili Zehra Konakçı’ya, Mahmudiye‘de İshak Gündoğan‘a, Seyitgazi’de Uğur Tepe‘ye, Sivrihisar’da Habil Dökmeci‘ye ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Bu güçlü ekibe sahip çıkan tüm ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Belediyelerini kazanamadığımızı ilçe başkanlarımız var güçleriyle çalışacaklar. İnşallah Cumhuriyet Halk Partisi’ni önce iktidar yapacağız. Sonra Eskişehir’de tüm belediyeleri kazanıp tarihe bir kez de böyle geçeceğiz. Ferhat Başkanıma, ilçe başkanlarıma teşekkür ediyorum. Aramızda bulunan kadın muhtarları, sivil toplum örgütü temsilcilerini, çiftçi kadınları, emekçi kadınları, hele hele en çok da evdeki emekleri ücretlendirilmeyen, emeklilik hakkı bile olmayan ev kadınlarını saygıyla selamlıyorum. Hepiniz iyi ki varsınız.” “ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİ EV KADINLARINA EMANET EDİYORUM” “Buradan şu müjdemi vermek istiyorum. Ama altı ay sonra, ama bir yıl sonra ama en geç 1,5 yıl sonra seçim olacak. Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olacak. İktidarımızda iş bulamadığımız, veremediğimiz ya da evde çalışmak zorunda kalan tüm ev kadınlarının sigorta hakkı olacak, emeklilik hakkı olacak. Söz veriyorum. Son sözüm: Herkes çocuğunun geleceği iyi olsun ister. Artık ülkede bundan sonra her şeyin iyi olması için kararı anneler verecek. Emeklilerin, emekçilerin, çiftçilerin, esnafların kararı tamam. Artık sıra ev kadınlarında, ev hanımlarında. Tüm ev hanımlarını, ev kadınlarını daha zengin bir ülkede, çorbanın daha kolay kaynadığı bir ülkede gelecek kaygısı duyulmayan bir ülkede, çocuğunun, torununun daha iyi yaşamasını istediğiniz bir ülkede yaşamak istiyorsanız, ben ev kadınlarına emanet ediyorum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”

Kadınlar Yedek İşgücü Değil, Kalıcı İstihdam Şart! Haber

Kadınlar Yedek İşgücü Değil, Kalıcı İstihdam Şart!

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca; kadın işsizliği, kadının çalışma hayatına ve işgücüne katılımı, kalıcı ve güvenceli kadın istihdamı konusundaki sorunların TBMM çatısı altında araştırılarak somut çözüm politikaları geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması için araştırma önergesini TBMM’ye sundu. ÇOKLU KRİZLER VE YIKIM KOŞULLARINDA KADIN İŞSİZLİĞİ VE YOKSULLUĞU DERİNLEŞİYOR Türkiye’de; kadın işsizliğinin arttığından, çalışma yaşamında güvence, ücret adaleti, "eşit işe eşit ücret" ilkesinden her geçen gün uzaklaşılmakta olduğuna dikkat çeken Gülizar Biçer Karaca, kadın yoksulluğu ve işsizliğinin Türkiye’nin temel sorun alanlarının başında geldiğine dikkat çekti. “Dünyada; ekonomik, siyasal, toplumsal kırılma ve çatışmalar, savaş, iklim krizi eşzamanlı olarak devam etmektedir. Ekolojik kriz artık yıkım olarak tanımlanmakta, doğal varlıkların sömürüsü üzerinden toplumlar adaletsizliği ve eşitsizliği her alanda deneyimlemek zorunda kalmaktadır. Yaşanan süreç, çoklu kriz olarak tanımlanırken yoksulluk derinleşmekte ve sürekli hale gelmekte, antidemokratik uygulamalar ve toplumsal cinsiyet uçurumu ülkemizde her geçen gün derinleşmektedir. Kız çocukları ve kadınlar çoklu kriz zemininde en kırılgan gruplar olarak hak ihlalleriyle karşılaşmaktadır. Kadın işsizliği ve kadın yoksulluğu derinleşmekte; kalıcı kadın istihdamı ve eşit işe eşit ücret ilkesinden uzaklaşılan çalışma hayatı kadınları da çoklu engellerle baş başa bırakmaktadır.” DÜŞÜNDÜRÜCÜ TABLO: KADINLARA DÜŞÜK ÜCRET VE ANNELİK ÜCRET AÇIĞI Cinsiyet eşitliğini İzleme Derneği CEİD çalışmalarıyla temellendirilen araştırma önergesi iş hayatına katılabilen kadınların düşük ücretlere mecbur bırakıldığını ortaya koyuyor: Çalışma yaşamındaki güvencesizlik ve ücret adaletsizliği, "eşit işe eşit ücret" ilkesinden her geçen gün uzaklaşılmaktadır. CEİD’in kamuoyuyla paylaştığı; Türkiye’de Çoklu Kriz Ortamında Kapsayıcı, Eşitlikçi ve Sürdürülebilir Bir Ekonomi İçin “Yenilenen/Yinelenen” Talepler” çalışması somut rakamlarla kadınların her alanda, her yaş döneminde, her toplumsal koşulda yaşadığı eşitsizlik gerçeğini somut rakamlarla ortaya koymaktadır: Tekniker ve teknisyen grubunda kadınlar erkeklerden %21,4 daha düşük ücret alırken, çocuk sahibi olmanın yarattığı "annelik ücret açığı" 2024 yılı için %7,1 düzeyinde seyretmiştir. TARIM İŞÇİSİ KADIN İSE 1193 TL, ERKEK İSE 1406 TL Eşit İşe Eşit Ücret ne yazık ki gündelik hayatta karşılık bulamamakta; kadınlar ve erkekler arasında ücret farkı gerçeği de farklı sektörlerde sürmektedir. Kapsayıcı, eşitlikçi ve sürdürülebilir olmayan politikaların yetersizliği TÜİK rakamlarında da kendini göstermektedir. TÜİK tarafından, 5 Mart’ta açıklanan Tarımsal İşletme İşgücü Ücret Yapısı büteninde yer aldığı üzere; mevsimlik erkek işçi ücretleri 1.416 TL olurken, kadın işçilerin günlük ücretleri ise %34,1 artış göstererek 1193 TL’de kalmıştır. Sürekli tarım işçilerine ödenen aylık ücret, erkek işçiler için %43,4 oranında artarak 39 bin 843 TL olurken, kadın işçiler için artış %22,1 olarak gerçekleşmiş, 23 bin 598 TL rakamında kalmıştır. NE EĞİTİMDE NE İSTİHDAMDA OLAN GENÇ KADINLARIN ORANI, ERKEKLERİN İKİ KATI Ne eğitimde ne istihdamda olan kadınlar, ekonomik özgürlükten yoksun kalmakta, bakım emeği kadınlara özgülenmekte, sadece kentlerde, özel ve kamusal alanda, sanayi işkolu ve hizmet sektöründe değil tarımsal üretim alanında da ücretsiz iş gücü olarak görülen kadınların emeği ucuzlaştırılmakta ve değersizleştirilmekte, ücretlerdeki adaletsizlik de kuşaklararası bir hale dönüşmektedir. Güvencesizlik, kayıtdışılık, ötekileştirme ve dışlayıcı politikaların yerini kapsayıcı, kesişimsel, toplumsal cinsiyete duyarlı kalıcı politikalar almak zorundadır. Kadın araştırmacıların çalışmalarıyla tespit edildiği üzere; tarım dışı sektörlerde kadınların kayıt dışı çalışma oranı %19,4’e yükselmiş ve ne eğitimde ne istihdamda olan genç kadın oranı %30,1 ile erkeklerin neredeyse iki katı olarak gerçekleşmiştir. KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIMI, ERKEKLERİN YARISINA ANCAK ULAŞABİLİYOR Kadın Emeği Çalışan Feminist Araştırmacılar Ağı Şubat 2026 raporuna göre; 2024 yılı itibarıyla kadınların işgücüne katılım oranı %36,8 düzeyinde kalarak erkeklerin (%72) ancak yarısına ulaşabilmiş; Türkiye ile OECD ortalaması arasındaki fark 16 puana çıkmış, son 5 yılda kadın-erkek işgücüne katılım oranı farkı yalnızca 2 puan kapanabilmiştir. Aile yılı ilan edilip kadınlar ücretsiz bakım emekçisi pozisyonuna indirgenirken, demografik yaklaşımlarla kadın bedeni üzerinden çocuk doğurma endeksli politikalar kadın istihdamı ve işsizliği sorununu katmerlendirmiştir. KEFA özellikle 2024 yılı için hane halkında 3 yaş altı çocuğu olan kadınların istihdam oranının %26,9 oranı ile çocuğu olmayanların (%58,6) yarısından bile az olduğunu açıklamıştır. Kamusal çözümler yetersiz, kamusal bakım hizmetleri ihtiyaçları karşılamaktan uzaktır. KADINLARA “YEDEK İŞGÜCÜ” MUAMALESİ DEĞİL KALICI İSTİHDAM POLİTİKASI İşsizlik verileri de ülkemizde ne yazık ki kadınlar aleyhine işlemektedir. Kadınların dar tanımlı işsizlik oranı 2024'te %11,8 ile erkeklerin 1,7 katına yükselirken, toplam işsizler içindeki kadın payı 2021’deki %40 seviyesinden 2024’te %46’ya fırlamıştır. Öte yandan çalışmak isteyip de iş bulamayanları ya da eksik istihdam edilenleri kapsayan geniş tanımlı (atıl) işgücü oranı kadınlarda 2024’te %35,3’e, Kasım 2025 itibarıyla ise %39’a ulaşmıştır. İşsizlerin yarısından fazlasını kadınlar oluşturmakta, işgücü piyasası kadınları sistemin ihtiyacı olduğu anda göreve çağırıp, piyasaya dahil edip ihtiyaç duymadığında geri gönderdiği bir görünüm arz etmekte, kadınlar yedek işgücü konumuyla kalıcı istihdamdan, kalıcı ve güvenceli işten yoksun kalmaktadır. ÇALIŞMA HAYATINDA CİNSİYETE DAYALI AYRIMCILIK VE İSTİHDAM YAPISINA SON Kadınların işe girmeleri, işe girebildiklerinde iş hayatlarını sürdürebilmeleri, eşit ve eşdeğer işe eşit ücret alabilmeleri, çalışma hayatında ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaları ülkemizin temel sorunsallarının başında gelmektedir. Eşitsizlik fırsatlarda, şartlarda ve sonuçlarda karşımıza çıkmaktadır. “Cam tavanlara” çarpan kadın çalışanların yükseldikleri anlarda “cam uçurum”lardan aşağıya çekilmeleri, iş hayatında kriz, afet gibi durumlarda gözden çıkarılmaları eşitsizliğin bir başka boyutudur. İş duyurularından işe alıma, ücretlendirmeden terfi mekanizmalarına, iş akdinin sonlandırılmasından iş süreçlerindeki işleyişe cinsiyete dayalı ayrımcılık ülkemiz istihdam yapısı değişmek zorundadır. ADRES TBMM, KADINLAR İÇİN KADINLARLA BİRLİKTE KATILIMCI ÇÖZÜM Türkiye’deki 33 milyonu aşkın çalışma çağındaki kadının yüzde 64’ünün işgücüne dahil olamadığının DİSK/Genel-İş Sendikası "Kadın Emeği Raporu" ile açıkladığını hatırlatan Gülizar Biçer Karaca; çok boyutlu sorunların sendikalar, kadın örgütleri, meslek örgütleri katılımıyla TBMM çatısı altında ortak akılla araştırması gerektiğini belirtti: “Toplumsal cinsiyet eşitliği gözetilerek eşit işe ve eşdeğerde işe eşit ücret ilkesi yasal ve kurumsal mekanizmalarla güvenceye kavuşturulmalı, kadın istihdamı ve işsizliği sorunu TBMM çatısı altında araştırılarak somut çözüm önerileri sunulmalıdır.” İLLE DE UMUT İLLE DE BARIŞ İLLE DE MÜCADELE CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, kadın emeğinin değersizleştirilmediği, görünmez kılınmadığı, yok sayılmadığı, barışın ve umudun yeniden örgütlendiği bir 8 Mart mesajı ile tüm kadınlara dayanışma ve mücadele çağrısı yaptı.

Başkan Ataç Filistinli Öğrencileri Ağırladı Haber

Başkan Ataç Filistinli Öğrencileri Ağırladı

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Filistinli Öğrenciler Genel Birliği Başkanı Baha Pjoub ve beraberindeki heyeti ağırladı. Başkan Ataç’ın makamında gerçekleşen ziyarette Filistin’deki gelişmeler, öğrencilerin yürüttüğü çalışmalar ve Tepebaşı Belediyesi’nin faaliyetleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Filistinli Öğrenciler Genel Birliği Başkanı Baha Pjoub ve beraberindeki heyeti makamında ağırladı. Gerçekleşen ziyarette Filistin’deki gelişmeler, Filistinli öğrencilerin yürüttüğü çalışmalar ve Tepebaşı Belediyesi’nin sosyal belediyecilik uygulamaları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyaret sırasında Filistinli öğrenciler, Başkan Ataç’a Filistin atkısı hediye etti. Heyet ayrıca üzerinde “Toprak bizimdir, Kudüs bizimdir” yazısının yer aldığı ve Filistin haritasını simgeleyen bir tabloyu da Başkan Ataç’a takdim etti. Heyet üyeleri, Başkan Ataç’a Filistin rozeti de taktı. “Yaser Arafat Özgürlük Ve Barışın Simgesidir” Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Ataç, Filistin halkının mücadelesinin dünya kamuoyu açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu: “Ziyaretinizden dolayı teşekkür ediyorum. Filistin meselesi bizim için yalnızca siyasi bir konu değil, aynı zamanda vicdani ve insani bir meseledir. Yıllardır Filistinli yöneticilerle temaslarımız oldu, Filistin’e çeşitli ziyaretler gerçekleştirdik. Hatta Yaser Arafat’ın mezarını da ziyaret etmiştim. Filistin halkının verdiği mücadeleye büyük saygı duyuyoruz.” Ataç konuşmasında, Filistin davasının tarihsel liderlerinden de söz ederek, “Yaser Arafat ve Rauf Denktaş çok önemli liderlerdi. Bu toprakların hafızasında yer etmiş, halklarının mücadelesine yön vermiş isimlerdir. Onların bıraktığı miras, bugün de halkların özgürlük ve barış arayışına ilham vermektedir” ifadelerini kullandı. Başkan Ataç, Filistinli Öğrencilere Kucak Açtı Filistinli öğrencilerle dayanışmanın önemine de değinen Başkan Ataç, Tepebaşı Belediyesi’nin üniversite öğrencilerine yönelik sosyal destek çalışmalarına dikkat çekerek Filistinli öğrencileri belediye tarafından ücretsiz olarak sunulan akşam yemeği hizmetinden yararlanmaya davet etti. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor Haber

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor

Eğitim - İş Eskişehir Şubesi, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir okulda meydana gelen ve bir öğretmenin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayla ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Eğitim - İş Eskişehir Şubesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çevik okulda katledildi. Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo bir “münferit olay” değildir! Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz! Buradan açıkça söylüyoruz:
Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez! Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, “herkes öğretmenlik yapabilir” diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır:
“Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.” Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu kanın sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır. Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor! Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır! Biz diyoruz ki: Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır. Bugün şiddet yalnızca okullarda değil; dünyanın dört bir yanında hayatı kuşatmış durumdadır. Ortadoğu bir kez daha emperyalizmin kanlı saldırganlığının, işgalci politikalarının ve güç zorbalığının hedefi haline getirilmiştir. Katil ABD’nin, haydut İsrail’in saldırıları sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alırken; İran yönetiminin halktan kopuk ve baskıcı anlayışı da bu yıkımın zeminini büyütmektedir. Okulların vurulduğu, çocukların öldüğü bir yerde hiçbir gerekçe meşru değildir. Bu açık bir insanlık suçudur. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi bugün her zamankinden daha hayati bir yol göstericidir. Vatan savunması dışında savaş politikalarının insanlığa yıkım getirdiği tarih boyunca defalarca görülmüştür. Savaşlarda kazanan silah lobileri ve güç odakları olur; kaybeden ise insanlıktır. Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Çocuklar bombaların gölgesinde değil; barış içinde, güvenli okullarda eğitim görmelidir.
Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor!
Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz!
Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz! ARTIK YETER! Eğitim yuvaları; iktidarın, gerici yapıların, sermayenin ve şiddetin değil; bilimin, laikliğin ve özgürlüğün mekanı olmalıdır. Kaybettiğimiz meslektaşımıza rahmet, ailesine ve öğrencilerine sabır diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır.
Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür."

Başkan Kurt, 75.Yıl Mahallesi’nde Binlerce Vatandaşla Buluştu Haber

Başkan Kurt, 75.Yıl Mahallesi’nde Binlerce Vatandaşla Buluştu

Odunpazarı Belediyesi, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yaşatmak amacıyla mahalle iftarları düzenliyor. Mahalle iftarlarının ilki 75. Mahallesi’nde düzenlendi. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı iftar programı, 75.Yıl Mahallesi Kapalı Pazar Yeri’nde gerçekleşti. Aynı sofrada buluşan 75. Yıl Mahallesi Sakinleri, orucunu aynı sofrada açarak Ramazan’ın güzelliğini birlikte yaşadı. Gerçekleştirilen iftar programına Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, 75.Yıl Mahalle Muhtarı Ahmet Koyuncu ile çok sayıda vatandaş katıldı. Başkan Kurt, iftar programında 75. Yıl Mahallesi sakinleriyle yakından ilgilendi. Program alanındaki masaları tek tek dolaşan Başkan Kurt, hemşehrileriyle tokalaşarak sohbet etti ve herkesin Ramazan ayını tebrik etti. İftar Programında Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, 75.Yıl Mahalle Muhtarı Ahmet Koyuncu birer konuşma yaptı. Barış ve kardeşlik vurgusunun yapıldığı konuşmalara, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları damda vurdu. Konuşmacılar, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Barış Cihan’da Barış sözlerine” atıfta bulunarak, İran’a yönelik saldırıların bir an önce sona ermesini diledi. BEN BU SAVAŞI PROTESTO EDİYORUM Tutulan tüm oruçların kabul olmasını dileyen Başkan Kurt, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün dayanışmayı, birleşmeyi ve kaynaşmayı biraz daha genişletmek istiyoruz. Ancak çok yakınımızda bir savaş var. Savaş, en büyük insanlık suçudur. Hangi gerekçeyle olursa olsun hiçbir ülkenin başka bir ülkeye saldırma hakkı yoktur. Bu savaşı protesto ediyorum. Amerika’nın 2026 yılında da katil olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Güçlü olanlar, hiçbir mazlum ülkenin halkına saldıramaz. Umarım bu yanlış politika bir an önce sona erer. Sadece bizim değil, etrafımızdaki ülkelerin de kardeşliği ve barışı için dua etmekten başka çaremiz yok. Ben, Eskişehir’de birbirimizle kardeşliği geliştirmenin gerçekleşeceği günlerin yakın olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki bayramı da şimdiden kutluyorum.” BU BİRLİKTELİK, ÇOK GÜZEL BİR BİRLİKTELİK Herkesin Ramazan aynının mübarek olmasını dileyen Mahalle Muhtarı Ahmet Koyuncu, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a böyle bir program düzenlediği için teşekkür etti. Mahalle iftarlarının 75. Yıl Mahallesi’nde başladığını belirten Koyuncu, “Şuan pazar alanına baktığımızda bütün masalarımız dolu. Bu birliktelik, çok güzel bir birliktelik. Ramazan’ın birleştirici gücüyle burada olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Emeği geçen Odunpazarı Belediyesi’nin tüm personeline teşekkür ediyorum” dedi. İftar programında sahne alan Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü ekipleri, ilahi ve sanat müziğinin seçkin eserlerini seslendirerek geceye manevi bir derinlik kattı. Ezgilerin ardından sahne bu kez Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü Halk Dansları Topluluğu’na bırakıldı; topluluk, geleneksel “Aşık ile Maşuk Seyirlik Oyun” gösterisiyle izleyicilere keyifli anlar yaşattı. Programın devamında Odunpazarı Belediye Tiyatrosu’nun sahnelediği “Hacivat ve Karagöz” gösterimi ise minik katılımcıların yüzünde tebessüm oluştururken, büyükleri de geçmişin tatlı hatıralarıyla buluşturdu.

Büyükşehir İftar Davetleri Seyitgazi’de Başladı Haber

Büyükşehir İftar Davetleri Seyitgazi’de Başladı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, her yıl geleneksel olarak kurduğu iftar sofralarına bu yıl da hız kesmeden devam ediyor. Ramazan ayının bereketini 12 ilçede paylaşmayı amaçlayan Büyükşehir Belediyesi, bu yılki iftar programına Seyitgazi ilçesinde başladı. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen iftar davetleri, ilçe halkının yoğun ilgisiyle Seyitgazi’de başladı. Seyitgazi Cumhuriyet Meydanında kurulan iftar sofrasına Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, meclis üyeleri, muhtarlar ve Seyitgazi halkı katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce iftar öncesinde yaptığı konuşmada Ramazan'ın paylaşmanın, birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmenin ayı olduğuna vurgu yaptı. Ünlüce konuşmasında “Ramazan ayında, halkımızla birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hayırlı Ramazanlar diliyorum. İftar sofralarımızda sadece yemek paylaşmıyor, aynı zamanda sevgi, hoşgörü ve barış dolu bir ortamda buluşma fırsatı yakalıyoruz. Bu yıl iftarlarımızı Seyitgazi’de başlatmak bizim için ayrı mutluluk. Aynı sofrayı paylaşmak ve bu ayın bereketini çoğaltmak için ilçelerimizde vatandaşlarımızla buluşmaya devam edeceğiz.” dedi. Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe de herkesin Ramazan ayını kutlayarak, “Bugün bir arada olmamıza vesile olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’ye ve ekibine teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Seyitgazi halkı aynı çatı altında oruçlarını açmanın mutluluğunu yaşarken, Eskişehir Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. İftar davetleri Ramazan ayı boyunca kırsal ilçelerde devam edecek.

Dayanışmayı Büyüttüğümüz, Gönülleri Birleştirdiğimiz Bir Ay Olsun Haber

Dayanışmayı Büyüttüğümüz, Gönülleri Birleştirdiğimiz Bir Ay Olsun

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Ramazan Ayı’nın başlaması dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak, bu mübarek ayın manevi atmosferinin birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini vurguladı. Ramazan’ın yalnızca oruç ibadetinden ibaret olmadığını ifade eden Başkan Kurt, bu özel zaman diliminin paylaşmanın, yardımlaşmanın ve toplumsal dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği bir dönem olduğuna dikkat çekti. Gönüllerin birbirine yaklaştığı, sofraların paylaşıldığı ve umutların çoğaldığı Ramazan Ayı’nın, toplumsal bağları kuvvetlendiren önemli bir fırsat sunduğunu belirten Başkan Kurt mesajında şu ifadelere yer verdi: “Rahmet, bereket ve paylaşmanın simgesi olan bir Ramazan ayına daha kavuşmanın huzurunu yaşıyoruz. Ramazan; dayanışmanın güçlendiği, gönüllerin birbirine daha çok yaklaştığı, sofraların ve umutların paylaşıldığı müstesna bir zaman dilimidir. Odunpazarı Belediyesi olarak bizler de bu mübarek ayın ruhuna uygun biçimde, hiçbir hemşehrimizi yalnız bırakmamak; dayanışmayı büyütmek ve ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin yanında olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki Ramazan, yalnızca oruç tutmak değil; aynı zamanda gönül yapmak, el uzatmak ve birlikte güçlenmektir. Bu duygu ve düşüncelerle başta Eskişehirli hemşehrilerimiz olmak üzere tüm yurttaşlarımızın Ramazan ayını en içten dileklerimle kutluyor; bu mübarek ayın ülkemize sağlık, huzur, barış ve bereket getirmesini temenni ediyorum.”

İbadetlerimiz Kabul, Ramazanımız Mübarek Olsun Haber

İbadetlerimiz Kabul, Ramazanımız Mübarek Olsun

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Ramazan ayının başlangıcı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkan Ünlüce mesajında şu görüşlere yer verdi: “Kıymetli Hemşehrilerim, Rahmet ve bereketin simgesi, on bir ayın sultanı Ramazan’a kavuşmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan; paylaşmanın, dayanışmanın, sabrın ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı manevi zaman dilimidir. Bu güzel ayda küskünlükleri ve dargınlıkları bitirerek birliğimizi güçlendirmek için hepimize sorumluluklar düşüyor. Özellikle ağır ekonomik kriz sebebiyle ihtiyaçların zirve yaptığı bir dönemdeyiz. Böyle dönemlerde birbirimize sahip çıkmak, ihtiyaç sahipleri ile sofralarımızı ve gönüllerimizi paylaşmak çok kıymetli. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak Aşevimiz, Kent Lokantaları, Halk Et Market, sosyal yardım ve desteklerimizle şehir dayanışmasını güçlendiriyoruz. ‘Şehir Paylaşmaktır’ diyerek başlattığımız iyilik zinciri ise her geçen büyüyor. Ramazan ayı vesilesiyle sesimizin ulaştığı herkesi, bu zincirin halkası olmaya davet ediyorum. Veren el ile alan elin birbirini görmediği bu dayanışma ile hayırseverler, sehirpaylasmaktir.eskisehir.bel.tr internet adresi üzerinden koli alımı yaparak bağışta bulunabilecekler. Yapılan bağışları ihtiyaç sahiplerine hayırseverler adına ulaştıracağız. Ramazan’ın bizlere kazandırdığı bu güzellikleri, yılın her ayına yaymanın da önemini hatırlatmak istiyorum. İçinde barındırdığı manevi güzellikler, huzur ve iyilikle dolu Ramazan’ın, hepimize sağlık, bolluk ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum. Ramazan’ın bereketi başta şehrimiz, ülkemiz, İslam âlemi ve tüm insanlığa barış, huzur, kardeşlik getirsin. İbadetlerimiz kabul, Ramazanımız mübarek olsun.”

Zülfü Livaneli'den "Anadolu Hümanizmi" Söyleşisi Haber

Zülfü Livaneli'den "Anadolu Hümanizmi" Söyleşisi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı iş birliğinde düzenlenen “Zülfü Livaneli Tarafından Anadolu Hümanizmi” söyleşisi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Anadolu’nun çok kültürlü yapısı, insan merkezli düşünce anlayışı, barış ve birlikte yaşam kültürü üzerine değerlendirmelerin yapıldığı söyleşi, Eskişehirlilerden büyük ilgi gördü. Etkinlikte konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, söyleşinin kısa sürede hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: “Bugün, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfımızın yeni seçilen değerli Başkanı Sayın Ufuk Uysal ile birlikte çok kısa bir süre önce hayal ettiğimiz bu söyleşiyi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu süreçte vakfımızın yanı sıra Hacı Bektaş Veli Derneğimizin, Odunpazarı ve Tepebaşı belediyelerimizin büyük destekleri oldu. Zülfü Livaneli, dünyada ve ülkemizde barışa katkı sunmuş, bizi hem kendimizle hem de dünyayla barıştırmış, Anadolu Hümanizmini gerçekten konuşmayı hak eden çok kıymetli bir isim. Bugün bizimle olduğu için kendisini sevgiyle kucaklıyorum. Bildiğim kadarıyla birçok davete katılamıyor; ancak kendisini aradığımız ilk andan itibaren büyük bir incelikle bu hayalimizi kabul etti. Dün akşam Eskişehir’de muhteşem bir konser izledik. Sayın Zülfü Livaneli, bu konseri hiçbir ücret almadan, tüm haklarıyla Eskişehir’e hediye etti. Bu anlamlı katkısı için kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.” Söyleşide konuşan Zülfü Livaneli, Anadolu Hümanizminin tarihsel kökenlerine değinerek, bu kavramın Anadolu coğrafyasında yüzyıllar boyunca sevgi, hoşgörü ve birlikte yaşam kültürüyle şekillendiğini ifade etti. Livaneli, Anadolu’nun farklı inançların, dillerin ve kültürlerin bir arada var olabildiği nadir coğrafyalardan biri olduğunu vurguladı. Sanatın ve edebiyatın insanları birbirine yaklaştıran evrensel bir dil olduğuna dikkat çeken Livaneli, yaşamı boyunca barış, özgürlük ve insan onurunu merkeze alan üretimlerinin temelinde bu anlayışın yer aldığını belirtti. Eskişehir’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Livaneli, gösterilen yoğun ilgi ve samimi atmosfer için Eskişehirlilere teşekkür etti. Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal da konuşmasında, söyleşiyle sevgi, barış ve özgürlük kavramlarını yeniden hatırlatmayı amaçladıklarını belirterek, etkinliğin hayata geçirilmesine verdikleri destek için Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye teşekkür etti. Söyleşiye; CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal ile çok sayıda Eskişehirli katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.