SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bakanlık

Porsuk Haber Ajansı - Bakanlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakanlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ERİAD’dan Kızılinler Projesi İçin "Zaman Daralıyor" Uyarısı Haber

ERİAD’dan Kızılinler Projesi İçin "Zaman Daralıyor" Uyarısı

Eskişehir Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ERİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rüştü Şentuna, kamuoyunda uzun süredir tartışılan Kızılinler Termal Turizm Bölgesi ve havacılık turizmi projelerine açıklık getirmek üzere kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Sürecin tüm detaylarını belgeleriyle paylaşan Şentuna, "12 Ekim 2026 tarihi Eskişehir için kritik bir eşiktir. Gelin bu fırsatı kaçırmayalım, siyasi tartışmaların arkasına sığınmadan çözüme odaklanalım" çağrısında bulundu. ​"Amacımız Siyasi Polemik Değil, Eskişehir'e Yatırım Kazandırmaktır" ERİAD Yönetim Kurulu Başkanı Rüştü Şentuna yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "​Bugün burada bir araya gelmemizin temel amacı; Kızılinler Termal Turizm Bölgesi ve havacılık kampüs turizm projeleriyle ilgili kamuoyunda gündeme gelen bazı konulara ve yapılan tartışmalara netlik kazandırmaktır. Öncelikle kesin olarak ifade etmek isterim ki, biz bu sürecin hiçbir siyasi polemiğin veya gerilimin parçası olmasını istemiyoruz. Hiç kimseyle laf dalaşına girmek gibi bir derdimiz yok. Tek bir derdimiz var: Geçmişe takılıp kalmadan, gerginlik yaratmadan bu şehre yatırım kazandırmak. ​Kamuoyunun kafasında en ufak bir soru işareti kalmaması adına, yaklaşık 20 yıldır devam eden bu projelerin tarihçesini ve tüm belgelerini sizlerle paylaşıyoruz. ​Kızılinler’in 20 Yıllık Serüveni ve Hazırlık Sürecimiz ​Kızılinler’i doğru bir yere konumlandırmak gerekir. Bu bölge, 16 Aralık 2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bugün tartıştığımız konu bugünün değil, tam 20 yıl öncesinin meselesidir. Aradan geçen uzun yıllar boyunca sürekli konuşulmasına rağmen somut bir adım atılamamıştır. ​Biz ERİAD olarak, turizm çeşitliliğini artırmak ve bu değeri Eskişehir’e kazandırmak amacıyla bir araya geldik. Sermayemizi ortaya koyduk, projelerimizi hazırladık ve 2020 yılından bu yana bu projeyle yatıp kalkıyoruz. ​Bugün burada sadece bir niyetten bahsetmiyoruz; ortada ciddi bir emek, hazırlık ve sermaye var: ​Şirketimizi kurduk, projelerimizi hazırladık. ​ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) sürecine girdik. ​Teminatlarımızı yatırdık, bedellerimizi ödedik, ilgili kurumlarla resmi yazışmaları yaptık. ​Teknik çalışmalarımızı tamamlayıp, kadastro işlemlerinden ağaç rölüvesine kadar her türlü tahsis aşamasını eksiksiz yerine getirdik. ​12 Ay Kesintisiz Hizmet Verecek Bir "Sağlık ve Yaşam Merkezi" Hayal Ettik ​Nasıl bir proje yapmak istiyoruz? Kızılinler Termal Turizm Bölgesi'ni hep birlikte, Eskişehir’e yakışır bir şekilde hayata geçirmek istiyoruz. İmar planında burası "Sağlık Turizm Tesisi" olarak geçiyor. Dolayısıyla burayı basit bir kaplıca yapımından ibaret görmedik; termali sağlıkla birleştiren devasa bir konsept kurguladık. ​Bu projenin içerisinde; zengin mineral oranına sahip, Türkiye'nin en kıymetli termal sularından yararlanan havuzlar, fizik tedavi merkezleri, spor alanları, 90 odalı oteller, aqua parklar ve en önemlisi geriatri (yaşlı bakım ve rehabilitasyon) merkezi yer alıyor. Burası sadece günübirlik kullanılan bir tesis değil, 12 ay boyunca kesintisiz çalışacak bir yaşam merkezi olacaktır. ​Eskişehir’in havacılık, sanayi ve turizm potansiyellerinden sürekli bahsediyoruz. Ancak potansiyel tek başına bir anlam ifade etmez; onu hayata geçirmek gerekir. Biz tam da bu noktada taşın altına elimizi koyduk. ​Ankara Temasları ve Tahsis Süreci ​2023 yılının Aralık ayında Bakanlığa başvurarak projede var olduğumuzu ve tahsis sürecinin açılmasını talep ettik. Bakanlıktaki bürokratik süreçlerin ardından, iktidar milletvekillerimizden ve il başkanımızdan destek istedik. Ankara'ya defalarca gittik; son aşamada bir milletvekilimizle birlikte bizzat Bakan ile görüşerek taleplerimizi birinci ağızdan ilettik. ​Bu girişimler neticesinde: ​Mayıs 2025: Proje yeniden tahsis projesine çıkarıldı. ​20 Haziran 2025: Müzakerelere katıldık. 20 yıldır olduğu gibi yine başka katılımcı yoktu, tek katılımcı olarak teminatlarımızı yatırdık, belgelerimizi sunduk ve resmi tahsis kararımız alındı. ​Ancak sonrasında arazinin tahsisi aşamasında çeşitli dirençler ve ekonomik zorluklarla karşılaştık. Enflasyonun maliyetleri katlamasına rağmen arkadaşlarımız "Eskişehir'e söz verdik, bu sözün arkasındayız" diyerek vazgeçmediler ve 30 Eylül 2025'te gelinen noktayı kamuoyuyla paylaştık. Bakanlık tarafından bize verilen 1 yıllık yasal ön izin süresinin de sonuna yaklaşmış bulunmaktayız. ​Kritik Eşik: 12 Ekim 2026 Tarihini Kaçırmayalım ​Şu anda önümüzde 1 aydan az bir süre kaldı. Bakanlığın verdiği bu yasal sürenin uzatılma ihtimali bulunmuyor. 12 Ekim 2026 tarihine kadar yapmamız gereken güncellemeleri, harçları ve belgeleri eksiksiz bir şekilde tamamlayıp Bakanlığa sunmak zorundayız. ​Eğer bu süre zarfında işlemler tamamlanıp dosya sunulmazsa, proje programdan düşecek ve bölge tamamen turizm alanı statüsünden çıkarılacaktır. Böyle bir durumun gerçekleşmesi, yatırımcılarda çok ciddi bir güven sarsılmasına yol açacak ve gelecekte Eskişehir’e yatırım yapılma ihtimalini zayıflatacaktır. Bunu tüm kamuoyunun göz önüne almasını istiyoruz. ​Biz herhangi bir ayrıcalık istemiyoruz. Kimsenin hakkını gasp etmek ya da birinin önüne geçmek gibi bir niyetimiz yok. Sadece mevzuat çerçevesinde çözüm istiyoruz ve üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız. ​Havacılık Projeleri ve Hasanbey Kervan Bölgesi ​Toplantıda gündeme gelen havacılık turizmi ve genel havacılık çalışmalarına da değinmek isterim. Ulaştırma Bakanlığı'nın genel havacılık projelerini çok kıymetli buluyor, Eskişehir’i sadece savunma sanayiinde değil genel havacılıkta da bir üs yapma amacıyla ciddi çalışmalar yürütüyorduk. Ancak 800 bin liralık son harç gibi bürokratik pürüzler ve olumsuzluklar nedeniyle bu konu şu an için şehrin gündeminden düşmüştür. Bizim de artık gündemimizde değildir. ​"Tarafımız Siyaset Değil, Eskişehir'dir" ​Bizim tarafımız bellidir: Tarafımız Eskişehir'dir. Bugüne kadar destek veren tüm milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve kamu kurumlarımıza teşekkür ediyorum. ​Bu projenin arkasında sadece ben değilim; Eskişehir'de yaşayan, üreten, vergi veren ve istihdam sağlayan yüzlerce sanayici ve iş insanının ortak iradesi var. Bu yatırım gerçekleşirse Eskişehir kazanacak, Türkiye kazanacak, turizm ve istihdam kazanacak. ​Son söz olarak yineliyorum: Biz siyasi polemiklerin içerisinde yer almak istemiyoruz. Tek derdimiz var, o da şehrimizin kazanmasıdır. Kurumlarımıza son kez çağrı yapıyor; eksik parçaları tamamlayalım, önümüzde duran bu kısıtlı zamanı birlikte değerlendirelim diyoruz. 12 Ekim 2026 Eskişehir için kritik bir tarihtir, bu fırsatı asla kaçırmayalım." dedi.

Yeni Partili Arslan:"Riskli Alan İlan Ettiniz, Neden Gereğini Yapmıyorsunuz!" Haber

Yeni Partili Arslan:"Riskli Alan İlan Ettiniz, Neden Gereğini Yapmıyorsunuz!"

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıldönümünün hemen ardından Yeni Parti Eskişehir Milletvekili ve PM Üyesi İbrahim Arslan, Eskişehir’de yıllardır sonuçlandırılmayan iki önemli kentsel dönüşüm dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Gündoğdu Mahallesi’nin 2013’te, Küçük Sanayi Bölgesi’nin ise 2017’de “riskli alan” ilan edildiğini hatırlatan Arslan, aradan geçen 13 ve 9 yılı aşkın süreye rağmen dönüşümün tamamlanmamasına tepki gösterdi. Her iki konuyu 2023’ten bu yana soru önergeleriyle TBMM gündeminde tutan Arslan, son olarak Gündoğdu ve Küçük Sanayi’yi birbirinden ayırarak iki yeni yazılı soru önergesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a sordu. Arslan, “17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti. Ardından 6 Şubat’ta on binlerce canımızı yitirdiğimiz büyük bir yıkım daha yaşadık. Hâlâ ‘riskli alan’ ilan edilmiş yerlerde yıllardır gereğini yapmıyorsak, bu büyük acılardan hangi dersi çıkardığımızı sorgulamak zorundayız.” dedi. 13 YIL VE 9 YILI AŞKIN BEKLEYİŞ Gündoğdu Mahallesi’nde 774 binayı ve yaklaşık 4 bin 500 yurttaşı kapsayan 27 hektarlık alan, 26 Temmuz 2013’te yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile “riskli alan” ilan edildi. Gündoğdu, Emek, Yenidoğan ve Erenköy mahalleleri sınırlarındaki yaklaşık 66 hektarlık Küçük Sanayi Bölgesi de 11 Mart 2017’de Bakanlar Kurulu Kararı ile aynı statüye alındı. Arslan, konuyu ilk kez 19 Ekim 2023’te TBMM gündemine taşıdı. İlk önergesinin süresinde cevaplanmaması üzerine 2024’te sorularını yeniledi; sonuç alınamayınca 25 Aralık 2024’te bir kez daha Bakanlığa başvurdu. BAKANLIK: “RİSK BERTARAF EDİLMEDEN SÜREÇ SONLANDIRILAMAZ” Bakanlığın 29 Ocak ve 17 Nisan 2025 tarihlerinde verdiği cevaplarda mevzuat hükümleri anlatıldı ancak dönüşümün ne zaman başlayacağı ve tamamlanacağına ilişkin somut bir takvim ortaya konulmadı. Bakanlık buna karşılık, “alandaki risk durumu bertaraf edilmeden riskli alan sürecinin sonlandırılmasının mümkün olmadığını” bildirdi. Arslan, Bakanlığın bu cevabına dikkat çekerek: “Bakanlık riskin bertaraf edilmediğini söylüyor. Öyleyse Gündoğdu neden 13 yıldır, Küçük Sanayi neden 9 yılı aşkın süredir bekliyor? Risk devam ediyorsa yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğini yıllardır belirsizlik içinde bırakmanın sorumluluğunu kim taşıyor?” diye sordu. ÖNCE “BAKANLIĞIN UHDESİNDE” DENİLDİ, ŞİMDİ BELEDİYE İŞARET EDİLİYOR Bakanlığın son cevabından yalnızca 11 gün sonra, 28 Nisan 2025’te AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Gündoğdu ve Küçük Sanayi için “Bakanlığın uhdesinde olan yerlerin çalışmasını yapıyoruz. Yakın zamanda orayla ilgili projeleri açıklayacağız” açıklamasını yaptı. Aradan yaklaşık 16 ay geçti. Son olarak 10 Ağustos 2026’da Küçük Sanayi esnafını ziyaret eden AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ise bu kez Odunpazarı Belediyesi’ni eleştirerek yerel yönetime “mazeret üretmeden hizmet üretme” çağrısında bulundu. Arslan, iktidar kanadından gelen açıklamalar arasındaki çelişkiye dikkat çekti: “Bir yıl önce iktidar milletvekili ‘Bakanlığın uhdesinde, projeleri yakında açıklayacağız’ diyor; bugün iktidarın il başkanı belediyeyi işaret ediyor. Sorumluluğu birbirine atmanın kimseye faydası yok. Eskişehir polemik değil, çözüm bekliyor. Proje nerede? Kaynak nerede? Uygulama nerede? Takvim nerede?” İKİ YENİ ÖNERGE: “ARTIK SOMUT TAKVİMİ AÇIKLAYIN” Aradan geçen yıllara, Bakanlığın cevaplarına ve yapılan açıklamalara rağmen sonuç alınamaması üzerine Arslan, Gündoğdu ve Küçük Sanayi için iki ayrı yeni soru önergesi verdi. Bakan Kurum’a; bugüne kadar hangi somut çalışmaların yapıldığı, dönüşüm için ne kadar kaynak ayrıldığı, TOKİ veya ilgili idarelere yetki devri yapılıp yapılmadığı, risk analizlerinin güncellenip güncellenmediği ve yurttaşların can ve mal güvenliği için hangi tedbirlerin alındığı soruldu. Arslan, Bakanlıktan her iki bölge için de uygulama, finansman ve tamamlanma takvimini açıklamasını istedi. Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “17 Ağustos’u anmak yetmez; gereğini yapmak zorundayız. Depremden ders çıkarmak, tespit edilen riskleri yıllarca bekletmemektir. Gündoğdu 13 yıldır, Küçük Sanayi 9 yılı aşkın süredir bekliyor. Artık yeni söz değil; proje, kaynak ve takvim istiyoruz. İnsan hayatı siyasi polemiklerle, vaatlerle ve bürokratik gerekçelerle ertelenemez. Bakanlık sorumluluğunu yerine getirmeli, yıllardır bekleyen dönüşüm artık başlamalıdır. Bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız.”

Bu Ülkede Haklı Olmak Değersizleşiyor, Haksız Olanlar Korunuyor Haber

Bu Ülkede Haklı Olmak Değersizleşiyor, Haksız Olanlar Korunuyor

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında Ankara’da günlerdir haklarını arayan Doruk Madencilik işçilerine destek verildi. Hamamyolu Yediler Parkı’nda bir araya gelen İYİ Parti Odunpazarı İlçe Yöneticileri baretlerle ve oturma eylemi ile maden işçilerine destek verdi. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı; "Ülke gündeminde olan, sekiz gündür Eskişehir Mihalıççık ilçemizden başlayarak başkent Ankara’da hak arama, ses duyurma ve sahip çıkılma beklentisinde olan Doruk madencilerinin haklı eylemleri bugün konumuzdur. Sorgusuz, sualsiz, amasız ve fakatsız; alnının teriyle, canını Allah’a emanet edip yerin yüzlerce metre altında ailesinin ve çocuklarının rızkı için, ekmek peşinde koşan; çoğunluğu Mihalıççık ilçemiz köylerinden, Beypazarı ve Nallıhanlı maden emekçisi kardeşlerimizin haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu bugün buradan, İYİ Parti teşkilatları olarak yüksek sesle haykırıyoruz. Buradan bu seslenişin yanında, bazı soru ve dikkat çekilmesi gereken noktaları kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Mücadelesinin sekizinci gününde; Ankara Kurtuluş Parkı’ndan konunun asli muhataplarından olan ama bugüne kadar, nedendir bilinmez, hiç ses vermeyen Bakanlığa yürümeye çalışan emekçi kardeşlerimize buradan, Eskişehir’den, Hamamyolu’ndan en kalbi selam ve desteklerimizi gönderiyoruz. Duyarlı her kimseyi, her yüreği ve her kurumu; emekçilerin feryadına, çığlığına ve haklılığına destek vermeye çağırıyoruz. "Dicle kenarında bir kurt kaptı mı bir kuzuyu, adli ilahi Ömer’den sorar." dizelerindeki Ömer’i arıyor Doruk emekçileri. İnancımız, "Çalışana ücretini alın teri kurumadan önce veriniz." demiyor mu? İşte onu bekliyor Doruk emekçileri. Şöyle düşünelim: Bu meydanda olan emekli, gazeteci, memur ya da çalışanlar; yedi ay maaş alamıyorsunuz. Ne olur? Ne duruma düşer, ne hisseder, ne yaparsınız? Bir aklınıza getirin diye soruyoruz. Çalışanların hakkını korumakla yükümlü Bakanlık nerede? İşveren durumundaki Bakanlık nerede? Meşhur MAPEG nerede? SGK nerede? Ailelerin feryadını duymayan Bakanlık nerede? Niye sesleri çıkmıyor? Bu soruların cevapları verilmeli. Bu kadar sabıkalı ve olumsuz bir yapı nasıl oluyor da özellikle özelleştirmelerden ve maden sahası ihalelerinden 2364 maden ruhsatı alabiliyor? Bu kadar ihale alıp eksikleri ve hak ödememelerine rağmen nasıl ikaz edilmiyor, niye denetlenmiyor? Daha ilginci; karşı açıklama yapan şirket, utanmadan devleti suçluyor. Ama bakın belgesi var: 2024 yılında 44.7 milyon TL, 2025 yılında 86.5 milyon TL "Enerji Kapasite Mekanizması" (üretime her an hazır durumda olma) bedeli olarak karşılıksız TEİAŞ tarafından ödeme almışlar; ancak çalışanlara, son süreçte sobelenmeleri sebebiyle ödedikleri komik rakamlar dışında hiçbir ödeme yapmamışlardır. Bakın değerli yurttaşlar, artık tuz koktu! Bu ülkede haklı olmak değersizleşiyor, haksız olanlar korunuyor. Yedi aydır maaşını alamayan darp ediliyor, biber gazı yiyor, yerlerde sürünüyor; buna sebep olan, keyfini süren, koluna milyon dolarlık saat takan patrona kimse "gık" diyemiyor! Şimdi muhataplara soruyoruz: Doruk maden emekçilerinin bugün ve bugüne kadar yaşadıkları göz önünde olunca; 1 Mayıs Cuma günü İşçi, Emek ve Dayanışma Bayramı resmî tatil olarak kutlanacak. Bugün sebebiyle muhatapların kuracakları hangi süslü veya asılsız cümlelere millet olarak inanacağız, bilemiyoruz. Deprem olunca koşan, başka maden ocaklarında göçüklere ve patlamalara ilk koşan; yerin yüzlerce metre altından, ağır sosyal ve fiziki şartlarda kömür çıkaran, emek veren insanların bu gördüğü davranışlar reva mıdır? Biri bunun cevabını versin! Bu patron o kadar hak hukuk biliyor ki; gidiyor Ankara Söğütözü’nde kendi adına cami yaptırıyor. Maalesef patronu denetleyecek zihniyet, bu camiyi açmaya koşarak gidiyor. Ne sonuç beklenir diye düşünüyoruz. Bu "hayırsever" patronun aylarca maaşlarını ödemeyip insanların icralık olmasına sebep olmasını, annelerin ve çocukların gözyaşlarını kimse ne duyuyor, ne bakıyor, ne de görüyor. Nasıl bir sistem, nasıl bir vicdan? Anlayan lütfen beri gelsin ve anlatsın diyoruz. Söz konusu sabıkalı şirket; daha önce Eskişehir merkezli elektrik özelleştirme ihalesini alan, geçen sürede devlete borcunu ödemeyip aldığı elektriğin bile parasını ödemediği için elektrik dağıtım şirketi elinden alınan gruba aittir. TMSF’den aldığı Yunusemre Termik Santrali’nde maaş alamayan çalışanlar iki kez üretimi durdurmuştur. Trabzon Yomra-Sürmene maden işletmesinde maaşları ödenmeyen işçiler tazminatsız işten atılmış, kimse seslerini duymamıştır. Giresun Şebinkarahisar maden işletmesi çevreyi zehirlediği tespit edildiği için ceza yemiştir. Çanakkale Yenice maden işletmesinde ücretlerini alamayan işçiler ocağı işgal etmiş ve çoğu yine tazminatsız işten atılmıştır. Komşumuz Kütahya’da gruba ait Eti Gümüş, hem maaş alamayan çalışanlar hem de kapasite fazlası doldurulan açık havuzdaki zehirli ağır metal çevre kirliliği nedeniyle defalarca haber olmuştur. Yıldız Bakır şirketi, düzenli ödenmeyen çalışan ücretleri sebebiyle defalarca gündeme gelmiştir. KMK Madencilik çalışanlarının 2026 maaşlarının ödenmediği ve ücretsiz izne gönderildikleri bir gerçektir. Çankırı Kurşunlu tesislerinde ücretlerini alamayan çalışanların yolları kapattığı ve çok sayıda çalışanın işten çıkarıldığı biliniyor. Bilecik Söğüt’te yer ve duvar karosu tesislerinde çalışanların maaş ve kıdem tazminatı alacağı sorunları yıllardır devam ediyor; çalışanlar geniş oranda ücretsiz izin ya da sözleşme feshine sevk ediliyor. Değerli katılımcılar; bunlar bizim kısa bir araştırmada derlediklerimizdir. Çok uzun bir zaman sürecinde alışkanlık kazanmış; işletmelerde usul yapılmış kanunsuzluklar, hak yemeler ve hakkaniyet dışı davranışlar maalesef muhataplarınca görülmemekte, duyulmamakta; aksine yol verilerek ve sessiz kalınarak onay görmektedir. "Mazlumun ahı acıdır." diyoruz… 23 Nisan’da bayram alanı yerine babalarına desteğe giden çocukların gözyaşları, "mutfakta bir şey kalmadı" diyen annelerin yakarışları, sorumluların boynunda vebaldir. Bu ağır vebal, iki cihanda da insanın yakasını bırakmaz. Doruk maden emekçilerinin hak mücadelelerini bir kez daha selamlıyor, canı gönülden destekliyoruz. Tüm Eskişehir’i ve tüm Türkiye’yi bu hak ve emek mücadelesinde mağdur olan emekçilerin yanında olmaya, ses vermeye, ses olmaya davet ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.