SON DAKİKA
Hava Durumu

#Aydınlanma

Porsuk Haber Ajansı - Aydınlanma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aydınlanma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Odunpazarı’nda Cumhuriyet Coşkusu Sanatla Sahneye Taşındı Haber

Odunpazarı’nda Cumhuriyet Coşkusu Sanatla Sahneye Taşındı

Odunpazarı Belediyesi’nin düzenlediği Cumhuriyet Bayramı kutlama programında Cumhuriyet’in kazanımları müzik, tiyatro, şiir ve halk danslarıyla anlatıldı. Cumhuriyet’in aydınlanma mücadelesine öncülük eden kadınlardan bilim insanlarına, sanatçılardan edebiyatçılara uzanan gösteri, izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Programın sonunda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Cumhuriyet’e ve onun kazanımlarına sahip çıkma çağrısı yaptı. Odunpazarı Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen Cumhuriyet Bayramı kutlama programı, Eskişehirlileri Cumhuriyet’in değerleri etrafında buluşturdu. Etkinlik öncesinde düzenlenen kokteylin ardından başlayan programa Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, Tepebaşı Belediye Başkan Vekili Mehmet Baturay Özkan, Çağdaş Sen Eskişehir Şube Başkanı Deniz Kalkan ve çok sayıda Eskişehirli katıldı. Ellerinde Türk bayraklarıyla salondaki yerlerini alan yurttaşlar, Cumhuriyet Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutladı. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başlayan programda Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi olmadığı; özgürlük, eşitlik, bilim, sanat ve toplumsal ilerleme anlamına geldiği vurgulandı. CUMHURİYET’İN HİKÂYESİ SANATIN DİLİYLE ANLATILDI Sunuculuğunu Sunuculuk Atölyesi Eğitmeni Serpil Mercan Vurucu ve Utku Görkem Kırdemir’in üstlendiği program, Cumhuriyet’in aydınlanma ruhunu anlatan konuşmalar ve müzik dinletileriyle devam etti. Hülya Düzbaş’ın seslendirdiği “Yüzüm Şen, Hatıram Şen” eserinin ardından Atatürk’ün sanat anlayışı ve Cumhuriyet’in müzik alanında açtığı yeni ufuklar anlatıldı. Cumhuriyet’in öncü kadınlarının mücadelesine ve aydınlanma yolunda üstlendikleri role de dikkat çekildi. Odunpazarı Belediye Tiyatrosu tarafından sahnelenen canlandırma bölümü ise Cumhuriyet döneminin devrimlerini ve toplumsal dönüşümünü sahneye taşıdı. Canlandırmalarda Türkiye’nin kültür, sanat, bilim ve düşünce hayatına iz bırakan isimler izleyiciyle buluştu. CUMHURİYET’E İZ BIRAKAN İSİMLER SAHNEDE Programın dikkat çeken bölümlerinden birinde, Cumhuriyet’in gelişimine katkı sunan öncü isimler, onların yaşamlarını ve mücadelelerini anlatan metinlerle sahneye çıktı. Opera sanatçısı ve ressam Semiha Berksoy, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren yönüyle; tiyatro sanatçısı Afife Jale, kadınların sahnede var olma mücadelesiyle; Müzeyyen Senar, Türk musikisine kattıklarıyla izleyiciye anlatıldı. Türk sinemasının öncü isimlerinden Cahide Sonku, otomobil yarışçısı Samiye Cahid Morkaya ve bilim insanı Remziye Hisar da kadınların farklı alanlarda açtığı yollara örnek olarak sahnede yer aldı. Besteci Ahmet Adnan Saygun’un Anadolu’nun ezgilerini evrensel müzik diliyle buluşturma çabası, matematikçi Cahit Arf’ın bilimsel çalışmaları, eğitimci Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür alanındaki katkıları, yazar Yaşar Kemal’in insanı ve Anadolu’yu anlatan edebiyatı ile havacılık öncüsü Vecihi Hürkuş’un gökyüzüne uzanan hayalleri de canlandırmalar aracılığıyla izleyiciye aktarıldı. Her biri kendi alanında iz bırakan bu isimler üzerinden Cumhuriyet’in insanlara sunduğu olanaklar, kadınların toplumsal yaşamdaki yeri ve aklın, bilimin, sanatın önemine dikkat çekildi. MÜZİK, TANGO, ŞİİR VE HALK DANSLARI BİR ARADA Cumhuriyet balolarının ve modern yaşam kültürünün anlatıldığı bölümde, Atatürk ile besteci Fehmi Ege’nin Pera Palas’ta yaşadığı anıya değinildi. Hülya Düzbaş’ın seslendirdiği “Mehtaplı Bir Gecede” eserinin ardından şiir ve halk dansları bölümlerine geçildi. Utku Görkem Kırdemir, Attilâ İlhan’ın “Mustafa Kemal’in Sofrası” şiirini ve Cumhuriyet sofrasını anlatan metni seslendirdi. Ardından sahne alan Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları ekibi, geniş kadrolu gösterisiyle Anadolu’nun kültürel zenginliğini sahneye taşıdı. Müzik ve dansın bir araya geldiği performans, izleyicilerden büyük ilgi gördü. Programın final bölümünde Serpil Mercan Vurucu, “Ben Cumhuriyet Kadınıyım” şiirini seslendirdi. Türk kadınının toplumsal hakları ve Medeni Kanun’la elde edilen kazanımların anlatıldığı bölümün ardından Hülya Düzbaş, “Bir Pembe İncisin Sen” eserini seslendirdi. Gerçekleştirilen tango gösterisi de geceye renk kattı. Atatürk’ün sanat, egemenlik ve saltanatın kaldırılmasına ilişkin tarihî sözlerinin hatırlatıldığı program, laiklik, eğitim ve devletçilik ilkelerine vurgu yapan kapanış konuşmasının ardından Serpil Mercan Vurucu ve Utku Görkem Kırdemir’in Hasan Hüseyin Korkmazgil’in “Ay Oğul Ay Kemal’im” şiirini birlikte seslendirmesiyle sona erdi. BAŞKAN KAZIM KURT: “CUMHURİYET’E SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ” Programın sonunda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı. Cumhuriyet’in sıradanlaştırılmaması gerektiğini belirten Kurt, şöyle konuştu: “Öncelikle ve özellikle bu bayrama sahip çıkmamız şarttır ve zorunluluktur. Yüzlerce yıl yaşatacağımız bayramı asla sıradanlaştırmamalıyız. O nedenle kim nasıl engellemeye çalışırsa çalışsın, Cumhuriyet’in kazanımları çok önemlidir. Kadın erkek eşitliği Cumhuriyet olmadan olmaz. Laik Cumhuriyet olmadan hiç olmaz. Bu noktada her türlü mücadeleyi ve kavgayı göze alabilmeliyiz, yapabilmeliyiz ve Cumhuriyet’imizi sonsuza kadar yaşatabilmeliyiz. Biz, Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkan bir anlayışın egemen kılınmasını istiyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse bu millet kendi düşünceleri doğrultusunda mücadelesini yapıyor. Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir sözünü birilerinin sırtına yamamaya kalkanlar artık bu işlerden vazgeçmeli. Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir ama insanlar bugün açlıkla, yoksullukla ve yolsuzluklarla baş başadır. Adalet tükenmiş, hukuk bitmiş, demokrasi kaybolmuş; demek ki biz sınıfta kalmışız. Ulu Önder Mustafa Kemal’e verdiğimiz sözleri bir an önce yerine getirerek yeniden Cumhuriyet’i demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti hâline getirmek zorundayız. Bunun için de yan yana olmak, birlikte mücadele etmek zorundayız.” “CUMHURİYET SAYESİNDE BİZ OLDUK” Cumhuriyet’in toplumun farklı kesimlerine sunduğu fırsatlara da değinen Başkan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhuriyet öyle bir Cumhuriyet ki kaptanın oğlunu cumhurbaşkanı yapıyor, çoban Hüsnü’yü cumhurbaşkanı yapıyor. Bahçıvanın torununu Yeni Parti’nin genel başkanı yapıyor. Cumhuriyet olmasaydı bunların olma ihtimali sıfırdı. O nedenle biz Cumhuriyet’le biz olduk. Cumhuriyet olmasaydı siz de biz de hiçbir şey değildik; tebaası ya da kölesiydik. Bunu kırdık, bu zinciri yıktık. O zaman buna sahip çıkmak zorundayız. Cumhuriyet işte böyle kutlanır. Cumhuriyet’in içinin doluluğu anlatılarak kutlanır. Sanat, kültür, müzik, bilim, spor, ekonomi, adalet; hepsi Cumhuriyet’tir.” KURŞUNLU KÜLLİYESİ İÇİN DAYANIŞMA ÇAĞRISI Konuşmasında Kurşunlu Külliyesi’nin Odunpazarı Belediyesi’nden alınmak istenmesine de değinen Başkan Kurt, Eskişehirlilere çağrıda bulundu. Sanat ve kültürün Cumhuriyet’in temel değerleri arasında yer aldığını belirten Kurt, sözlerini şöyle tamamladı: “Ama ne yazık ki bugün sanatın, kültürün merkezi olan Kurşunlu Külliyesi, Odunpazarı Belediyesinin elinden alınmak üzere. Eskişehirlileri, Cumhuriyet’e sahip çıktığı gibi Kurşunlu Külliyesi’nin Odunpazarı Belediyesinde kalmasına sahip çıkmaya davet ediyorum.”

5. Doğan Avcıoğlu Ödülleri İçin Başvurular Başladı Haber

5. Doğan Avcıoğlu Ödülleri İçin Başvurular Başladı

Odunpazarı Belediyesi ve Tekin Yayınevi iş birliğiyle bu yıl 5’incisi düzenlenecek Doğan Avcıoğlu Ödülleri için başvurular başladı. Tarih, ekonomi, politika, kalkınma ve sosyoloji alanlarında bilimsel araştırma ölçütlerine uygun olarak hazırlanan eserlerin değerlendirileceği ödüllerde, üç çalışma ödüle değer bulunacak. Türkiye’nin düşünce ve aydınlanma tarihinde önemli bir yere sahip olan Doğan Avcıoğlu’nun adını, eserlerini ve dünya görüşünü yaşatmak amacıyla düzenlenen Doğan Avcıoğlu Ödülleri, beşinci yılında da bilimsel üretimi desteklemeyi sürdürüyor. Odunpazarı Belediyesi ve Tekin Yayınevi iş birliğiyle gerçekleştirilen ödül programı, Avcıoğlu’nun düşünsel mirasını genç kuşaklarla buluşturmayı ve bu doğrultuda yeni bilimsel çalışmaların geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Kitapları ile kurucusu ve yazarı olduğu Yön ve Devrim dergilerindeki çalışmalarıyla Türkiye’nin tarihsel, siyasal ve ekonomik meselelerine ilişkin önemli değerlendirmeler ortaya koyan Doğan Avcıoğlu, bağımsızlık, kalkınma ve toplumsal dönüşüm üzerine düşünceleriyle Türkiye’nin aydın hareketinin önde gelen isimleri arasında yer alıyor. Ödüller de bu düşünsel mirasın yeni çalışmalarla yaşatılmasını hedefliyor. BEŞ FARKLI ALANDA ESERLER DEĞERLENDİRİLECEK Doğan Avcıoğlu Ödülleri’ne yayımlanmış veya yayımlanmamış eserlerle başvuru yapılabilecek. Yayımlanmış eserler için, eserin ilk baskısının 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında yapılmış olması şartı aranacak. Ödüle; tarih, ekonomi, politika, kalkınma veya sosyoloji alanlarından birinde hazırlanmış, araştırma-inceleme niteliği taşıyan ve bilimsel araştırma ölçütlerine uygun eserler katılabilecek. Ödül dallarında herhangi bir alt konu sınırlaması bulunmayacak. Eserlerin Türkiye Türkçesiyle kaleme alınmış olması gerekecek. Daha önce herhangi bir yarışmada ödül almış eserlerle başvuru yapılamayacak. Bir eser, yazarı dışında başka kişi veya kurumlar tarafından da aday gösterilebilecek. Ancak başkasının aday göstereceği eserlerin yayımlanmış ve bandrollü olması zorunlu olacak. HER ESER İÇİN AYRI BAŞVURU YAPILACAK Ödüle başvuracak veya aday gösterilecek eserin 7 kopyasının, yazarın özgeçmişi ve iletişim bilgileriyle birlikte hazırlanması gerekiyor. Gönderilecek zarf ya da paketin üzerine eserin hangi dala ait olduğunun mutlaka yazılması gerekiyor. Kendi eseriyle yarışmaya katılan adayların, eserin bütünüyle kendilerine ait olduğunu, daha önce herhangi bir ödül almadığını ve Doğan Avcıoğlu Ödülleri şartnamesini eksiksiz kabul ettiklerini belirten EK-1 belgesini yazılı ve imzalı olarak sunmaları gerekiyor. Birden fazla eserle başvuran adayların ise her eser için ayrı EK-1 belgesi hazırlaması gerekiyor. Başvuru sırasında adayların gerçek ad, adres ve telefon bilgilerini belirtmesi zorunlu olacak. Bununla birlikte yazarın talep etmesi halinde ad ve adres bilgileri kamuoyundan gizli tutulabilecek. Başvuru için gönderilen eserler adaylara iade edilmeyecek. Odunpazarı Belediyesi’nin resmi web sitesinde yayınlanan şartname koşullarından herhangi birine aykırılığı tespit edilen eserler ise değerlendirme dışı bırakılacak. Seçici Kurul üyeleri de ödüle başvuramayacak. DOKTORA TEZLERİ ELEKTRONİK ORTAMDA GÖNDERİLEBİLECEK Ödüle katılacak dosyaların adayların kendileri veya yakınları tarafından elden ya da taahhütlü posta yoluyla Tekin Yayın Dağıtım San. Tic. Ltd. Şti., Mimar Sinan Mahallesi Atlas Çıkmazı Sok. No: 7, 34672 Üsküdar/İstanbul adresine ulaştırılması gerekiyor. Yalnızca onaylanmış doktora tezleri, info@tekinyayinevi.com.tr e-posta adresi üzerinden elektronik olarak gönderilebilecek. Başvuruların 15 Eylül 2026 Salı günü mesai bitimine, yani saat 17.00’ye kadar belirtilen adrese ulaştırılması gerekiyor. Bu tarihten sonra ulaşan eserler değerlendirmeye alınmayacak. Gerekli görülmesi halinde Seçici Kurul kararıyla başvuru süresi, son başvuru tarihinden en az 15 gün önce kamuoyuna duyurulmak koşuluyla uzatılabilecek. ÜÇ ESERE 10 BİN TL ÖDÜL Doğan Avcıoğlu Ödülleri, Odunpazarı Belediyesi ve Tekin Yayınevi’nin davetiyle oluşturulan bağımsız Seçici Kurul tarafından değerlendirilecek. Kurulda Gökhan Atılgan, Gamze Yücesan, Mustafa Kemal Bayırbağ, Çağdaş Sümer, Tülay Gencer, Fatma Eda Çelik ve Elif Akkaya yer alıyor. Seçici Kurul tarafından başarılı bulunan 3 eserin yazarlarına Ödül Belgesi, Ödül Plaketi ve 10 bin TL para ödülü verilecek. Ödüle değer görülen eser yayımlanmamış bir dosya ise ve yazarının talebi bulunuyorsa, eserin kitap olarak yayımlanması konusunda Tekin Yayınevi tarafından destek sağlanacak. Kazanan eserler, ödül töreninden 15 gün önce kamuoyuna açıklanacak. 5. Doğan Avcıoğlu Ödülleri’nin ödül töreni ise 4 Kasım 2026 tarihinde Odunpazarı Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek. DOĞAN AVCIOĞLU KİMDİR? Avcıoğlu bugün iki açıdan ülke ve aydın hareketi için önemlidir: Birincisi, ülke üzerine düşünmek, analiz yapmak isteyen herkesin yolu mutlaka Doğan Avcıoğlu ile kesişir. Türkiye’nin Düzeni’ni veya Milli Kurtuluş Savaşı Tarihi’ni okumadan bu süreci ilerletmek neredeyse imkânsızdır. İkincisi, Avcıoğlu’nun bu uçsuz bucaksız araştırmaları ile oluşturduğu “devrim teorisi” bugün hâlâ günceldir. Avcıoğlu, Cumhuriyet’in ilerici birikimlerinin bir temsilcisiydi. Sosyalistti. Kapitalizme ve emperyalizme karşı ekonomik bağımsızlığı savunuyordu. Gericiliğin Türkiye’deki egemen sınıfların temel tercihlerinden biri olduğunu her fırsatta söylüyor, yazıyordu. Şöyle diyordu: “Atatürk devrimleri hızını kaybettiğinden beri, Türkiye’yi, başta bulunanlar kim olursa olsun, toplumun en muhafazakâr kuvvetleri idare etmektedir. İsmine ister kasaba eşrafı deyin, ister toprak ve sermaye ağası deyin, mutlu azınlık deyin, bu kuvvet siyasi hayatımıza hâkim.” Yarının Türkiye’si, işte bu bilinçten çıkacak. Avcıoğlu düne olduğu kadar yarına da ışık tutmaya devam edecek.

Cumhuriyet Mirası Yeniden Hayat Buluyor Haber

Cumhuriyet Mirası Yeniden Hayat Buluyor

“2026 Eskişehir Yılı” vizyon projeleri kapsamında kentin geleceğine değer katacak yatırımları birer birer hayata geçiren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Cumhuriyet tarihinin simge yapılarından Halkevi’ni yeniden Eskişehir’e kazandırıyor. Yaklaşık 100 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilecek Halkevi Projesi’nin Yapım İşi Başlama Töreni gerçekleştirildi. Sivrihisar 1 Caddesi’nde gerçekleştirilen Halkevi Projesi Yapım İşi Başlama Töreni’ne Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra, önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Feride Betül Hacımusalar Yörükçü, Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Sibel Özdemir İlhan, oda temsilcileri, muhtarlar, belediye bürokratları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Feride Betül Hacımusalar Yörükçü, Halkevlerinin Cumhuriyet’in önemli aydınlanma projelerinden biri olduğunu belirterek, yapının yeniden hayata geçirilmesinin Cumhuriyet’in aydınlanma mirasının ve dayanışma kültürünün geleceğe taşınması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kentlerin yalnızca yollar, köprüler ve binalarla değil; kültürleri, hafızaları ve ortak değerleriyle geliştiğini vurgulayan Yörükçü, tarihi yapının aslına uygun şekilde yeniden inşa edilmesini geçmişe duyulan saygının ve geleceğe duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirdi. Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Sibel Özdemir İlhan da Halkevi’nin Eskişehirliler için çok kıymetli bir yapı olduğunu vurgulayarak, kent belleği ve kent hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Projenin mimari koruma ilkeleri ile çağdaş yapım tekniklerini bir araya getirmesinin önemine dikkat çeken İlhan, yapım sürecinde emeği geçenlere teşekkür etti. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise Halkevi binasının yeniden hatırlanması, projelendirilmesi ve hayata geçirilmesinin Eskişehir adına büyük önem taşıdığını ifade etti. Halkevlerinin Cumhuriyet tarihindeki yerine dikkat çeken BaşkanAtaç, projenin hayata geçirilmesinden duyduğu mutluluğu dile getirerek emeği geçenlere teşekkür etti. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da geçmişte Halkevleri Eskişehir Şube Başkanlığı yaptığını hatırlatarak, “Halkevi binasının yeniden topluma kazandırılması çok önemli işlerden birisidir. O nedenle Büyükşehir Belediye Başkanımızı tebrik ediyorum. Eski bir Halkevci olarak, 3. kuruluş döneminde Halkevleri Eskişehir Şube Başkanlığını yapan birisi olarak teşekkürlerimi arz ediyorum. Umarım, dilerim Halk Evi binasının içi de yepyeni duygularla, yepyeni bir anlayışla topluma hizmet eder. Bu nedenle hepimizin özlemle beklediği inşaat bir an önce biter.” diye konuştu. Başkan Ayşe Ünlüce de konuşmasında Halkevi’nin Eskişehir’in Cumhuriyet tarihi ve kent hafızasındaki yerine dikkat çekti. Halkevi’nin Eskişehir’deki yolculuğunun 1932 yılında, eski Süleyman Çakır Lisesi’nin bulunduğu yerde başladığını belirten Ünlüce, 1936 yılında bugünkü yerine taşındığını ifade etti. Yapının hayata geçirilmesi talimatının Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildiğini söyleyen Ünlüce, projenin dönemin Eskişehir Belediyesi Fen İşleri Şefi Mimar İzzet Baysal tarafından hazırlandığını anlattı. Başkan Ünlüce, “Açıldığı günden itibaren Eskişehir’in sosyal, eğitim ve kültür hayatını burada büyük bir kalp atışıyla, tam da Eskişehir’in merkezinde, kalbinde canlandırıyor. Ve bu önemli atılım ne yazık ki 1951 yılında kapatılarak ve sonrasında da 10 parçaya bölünerek satılmasıyla o güzel dönem sona eriyor.” dedi. Halkevi’nin yeniden kente kazandırılma sürecini de anlatan Başkan Ünlüce, “Daha sonra Yılmaz Büyükerşen Hocamın Belediye Başkanı seçilmesinden sonraki süreçte 2003 yılında mahkeme kararıyla burası tescil altına alınıyor. Daha sonra hatırlarsanız bu bölgede 8 mahalleyi kapsayan bir kentsel dönüşüm projesi vardı. O projenin içinde aslında burası çok daha erken hayata geçecekti. Fakat mahkeme kararlarıyla iptal edilince büyük bir talihsizliğe uğradı.” diye konuştu. Bölgedeki dönüşüm çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Ünlüce, “Biz de 2019 yılında mahkeme kararlarından sonra 8 mahalle heba edilmiş olsa da en azından Porsuk 1, şu an gördüğünüz Çukur Çarşı ve devamı ve sonrası Porsuk 2, Salhane Köprüsü, eski otogarın olduğu yeri bilirsiniz, oradan başlayarak Kentpark’a doğru uzanan alanda kentsel dönüşüm alanı ilan edildi. Eski otogarın olduğu bölgede geçen sene dönüşüm başladı biliyorsunuz. Biz de bugün büyük bir gururla Çukur Çarşı’nın olduğu bölgede Eskişehir’in kalbinde bu dönüşümün ilk temelini atıyoruz buradan.” ifadelerini kullandı. Başkan Ünlüce sözlerini, “Bu bizim için büyük bir gurur, büyük bir onur. Eskişehir’in hafızasına, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyet’e bir saygı duruşu. Bugün bizim temelini attığımız proje Cumhuriyet aydınlanmasının tekrar Eskişehir’e ve Türkiye’ye hatırlatılmasıdır.” diyerek tamamladı. Önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ise Halkevlerinin Cumhuriyet’in kültür ve aydınlanma hamlesindeki önemine dikkat çekerek, “Halk Evi nedir? Halkın hayatının, yaşamının önemli bir bölümünü geçirdiği bir aile ocağıdır. Halkevleri, halkın sahip çıkacağı bütün kültür hareketleri, sanat hareketleri ve eğitim hareketlerinin yapıldığı bir doğuş ocağıdır.” dedi. Eskişehir’in tarih boyunca yaşadığı değişim ve dönüşüme de değinen Büyükerşen, “Her yıkıldığının sonunda o yıkıntıların üzerinden yeni bir yaşam alanı, kültür alanı doğmuştur. Eskişehir’in adı eskidir ama kendisi yenidir. Bu yeniliğe devam eden arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Eskişehir’i de tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı. Törende bir de anlamlı duyuru yapan Başkan Ünlüce, proje tamamlandığında yapının adının yine “Eskişehir Halk Evi” olacağını açıkladı. Ünlüce, “Halk Evi tamamlandıktan sonra adını da yine Halk Evi olarak koyacağız. Buranın adı Eskişehir Halk Evi olacak. Açılışta da sevgili eşim Aydın Ünlüce’nin kitapları başta olmak üzere tüm kitaplığını ve aynı zamanda kendi kitaplığımı da buraya bağışlayacağım.” dedi. Başkan Ünlüce’nin açıklamasının ardından Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen de akademik hayatı boyunca kendisine hediye edilen imzalı kitaplardan oluşan koleksiyonunu Eskişehir Halk Evi’ne armağan edeceğini açıkladı. Konuşmaların ardından Başkan Ayşe Ünlüce ve protokol üyeleri hep birlikte butona basarak Halkevi Projesi’nin yapım çalışmalarını başlattı. CUMHURİYET MİRASININ 90 YILLIK HİKÂYESİ Atatürk’ün emriyle Mimar İzzet Baysal tarafından 1936 yılında tasarlanan Eskişehir Halkevi; çok amaçlı salonu ve dükkânlarıyla kültürel ve sosyal bir kompleks olarak kente kazandırıldı. Halkevi, uzun yıllar boyunca konferanslara, gençlik ve halk toplantılarına, sergilere, temsillere, gösterilere ve eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yaparak Eskişehir’in sosyal ve kültürel yaşamının önemli merkezlerinden biri oldu. 1951 yılında ülke genelinde Halkevlerinin faaliyetlerinin sonlandırılmasının ardından bina 10 parçaya bölünerek satıldı. Zaman içerisinde yapılan müdahaleler nedeniyle özgün kimliğini büyük ölçüde kaybeden yapı, 2003 yılında mahkeme kararına istinaden Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescillendi. Halkevi’ni de kapsayan alan 2019 yılında Porsuk-1 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edilirken, hazırlanan proje Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi ve Koruma Kurulu tarafından onaylandı. 2020 yılında Halkevi Binası Rekonstrüksiyon Mimari Avan Projesi hazırlanırken, 2024 yılında Porsuk-1 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında tüm hak sahipleriyle yüzde 100 uzlaşma sağlanarak tapu tescil işlemleri tamamlandı. Kullanım ömrünü tamamlayan ve özgünlüğünü büyük ölçüde yitiren mevcut yapı, 2025 yılında özgün mimarisi doğrultusunda yeniden inşa edilmek üzere kontrollü olarak kaldırıldı. 2026 yılında ise yapım işi ihalesinin tamamlanmasıyla tarihi Halkevi’nin yeniden hayat bulacağı rekonstrüksiyon süreci başladı. HALKEVİ YENİDEN KENT YAŞAMININ PARÇASI OLACAK Toplam 1.650 metrekare inşaat alanına sahip olacak Halkevi’nin tescilli bölümünde, yapının özgün fonksiyonları ve mimari dokusu korunarak çağdaş kent yaşamının ihtiyaçlarına uygun yeni kullanım alanları oluşturulacak. Yapının zemin katında hak sahiplerine teslim edilecek 8 ticari birim yer alırken, üst katları çok amaçlı salonları da bünyesinde barındıran 140 kişilik modern bir sosyal kütüphane olarak işlevlendirilecek. Projede ayrıca atölye alanları, amfi ve seminer alanları da yer alacak. İki parselden oluşan Halkevi yapısının tescilsiz olan diğer parseli ise Türkiye İş Bankası tarafından aslına uygun olarak tamamlanacak. 100 milyon TL’lik yatırımla yeniden Eskişehir’e kazandırılacak Halkevi’nin, geçmişte olduğu gibi kültürün, eğitimin ve sosyal yaşamın buluşma noktalarından biri olması hedefleniyor. Cumhuriyet mirası tarihi yapı, özgün kimliği korunarak yeniden hayat bulurken geçmişten aldığı güçle geleceğe ışık tutacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.