SON DAKİKA
Hava Durumu

#Avrupa Birliği

Porsuk Haber Ajansı - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beylikova Mezbahası Tekrar Hizmete Açılıyor Haber

Beylikova Mezbahası Tekrar Hizmete Açılıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Beylikova Belediyesi iş birliğinde, Beylikova Mezbahası’nın yeniden hizmete kazandırılması için yenileme çalışmaları başladı. Uzun yıllardır atıl durumda bulunan tesis, yapılacak çalışmaların ardından modern, hijyenik ve günün standartlarına uygun şekilde yeniden faaliyete geçirilecek. Avrupa Birliği uyum yasaları kapsamında gerekli şartları karşılamadığı gerekçesiyle 2014 yılında kapatılan ve yaklaşık 12 yıldır kapalı bulunan Beylikova Mezbahası, başlatılan çalışmalarla birlikte yeniden ilçeye ve bölgeye kazandırılıyor. Yenileme süreci kapsamında tesisin teknik altyapısı güçlendirilirken, hijyen ve gıda güvenliği standartlarına uygun hale getirilmesi hedefleniyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başkan Karabacak, mezbahanın yeniden açılmasının bölge hayvancılığı ve üreticiler açısından önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirtti. Karabacak açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Uzun yıllardır kapalı olan Beylikova Mezbahası’nı yeniden hizmete kazandırmak için çalışmalarımıza başladık. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile yürüttüğümüz iş birliği sayesinde tesisimizi modern ve sağlıklı koşullara uygun hale getirerek en kısa sürede faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz. Yenilenen mezbahamız yalnızca Beylikova’ya değil, civar ilçelere ve Eskişehir şehir merkezine de hizmet verecek önemli bir tesis olacak.” Yenileme çalışmalarının tamamlanmasının ardından Beylikova Mezbahası, Eskişehir’de uzun yıllar sonra yeniden hizmete giren ilk kamu mezbahası olma özelliğini taşıyacak. Modern altyapısı ve hijyen standartlarıyla hizmet verecek tesisin, hem üreticilere kolaylık sağlaması hem de güvenli gıda üretimine katkı sunması bekleniyor. Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, projeye verdikleri büyük destekten dolayı başta Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ayşe Ünlüce olmak üzere Eskişehir Büyükşehir Belediyesi yetkililerine teşekkür ederek çalışmaların en kısa sürede tamamlanacağını ve tesisin yeniden hizmete açılacağını ifade etti.

Dünyada Sağlık Sorunu Yarattığı İddia Edilen Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor? Haber

Dünyada Sağlık Sorunu Yarattığı İddia Edilen Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor?

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, gıda ürünlerinde yaygın olarak kullanılan monosodyum glutamat (MSG) katkı maddesi dünyada tartışılırken ülkemizde ithalatının neden devam ettiğini sordu. Gürer, özellikle hazır gıdalarda kullanılan ve “Çin tuzu” olarak da bilinen MSG’nin ithalat verilerine dikkat çekti. İnsan sağlığı açısından dünyada süren tartışmaların görmezden gelindiğini ifade etti. “Bazı ülkeler yasaklamış, bazı ülkeler kısıtlamış, bazı ülkelerde ise tartışmalar sürüyor; buna rağmen ülkemize ithalatı devam ediyor.” dedi. Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de E621 koduyla kullanılan MSG’nin özellikle paketli ve işlenmiş gıdalarda bulunduğunu, ancak tüketicilerin bu konuda yeterince bilgilendirilmediğini belirtti. “GIDALARDA BEŞİNCİ TAT: UMAMİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın teknik olarak glutamik asidin sodyum tuzu olduğunu ve gıdalarda tat artırıcı olarak kullanıldığını söyledi. MSG’nin yiyeceklere “umami” olarak adlandırılan beşinci temel tadı verdiğini ifade eden Gürer, bu tadın etsi, yoğun ve doyurucu bir lezzet hissi oluşturduğunu söyledi. Gürer, bilimsel araştırmalarda gıda sanayisinin ürünü daha cazip hale getirmesi için kullanılan bir araç hâline geldiğinin belirtildiğini ifade etti. Gürer, “Lezzet artırıcı adı altında kullanılan bu katkı maddesi, özellikle bazı hazır ve işlenmiş gıdalarda yer alıyor. İştah açması yanında bağımlılıkta yaptığı ifade edilen ürünü tüketicinin çoğu zaman neyi tükettiğinin farkında bile olmuyor.” dedi. HAZIR GIDALARDA KULLANIM CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın çok farklı gıda ürünlerinde yer aldığını, tüketicinin özellikle paketli gıda ve hazır gıdalarda içeriğini irdelemesinin sağlığı için önemli olduğunun farkına varmalıdır” dedi. “DÜNYADA TARTIŞMALI BİR KATKI MADDESİ” Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın dünyada uzun süredir tartışılan bir katkı maddesi olduğunu belirterek bazı ülkelerde farklı uygulamaların bulunduğunu ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Türkiye dahil 50’den fazla ülkede bebek mamalarında MSG kullanımı yasak. Tayland ve Vietnam gibi ülkelerde kullanım yaygın olsa da hükümetler aşırı tüketim konusunda kamuoyu uyarıları yapıyor. Bazı ülkelerde okul kantinleri gibi alanlarda yerel kısıtlamalar uygulanıyor. Pakistan’ın 2018 yılında MSG’yi tamamen yasakladı. Bir ülke bu maddenin sağlık riskleri nedeniyle satışını, ithalatını ve ihracatını yasaklarken, tonlarca ithalat yapıyoruz” diye konuştu. BİLİMSEL TARTIŞMALAR Dünya genelinde bazı sağlık kurumları makul miktarlarda tüketildiğinde MSG’nin ciddi bir tehdit oluşturmadığı yönünde değerlendirmesine karşın bazı bilim insanlarının katkı ürünün olumsuz etkilerini tartıştığını belirten Ömer Fethi Gürer, bazı araştırmalarda yüksek doz tüketimin çeşitli sağlık sorunlarına neden olduğu ifade ediliyor.MSG Semptom Kompleksi Bazı bireylerde MSG tüketiminin ardından baş ağrısı, çarpıntı, terleme, halsizlik ve mide bulantısı gibi belirtiler görülebiliyor. Bu durum halk arasında “Çin restoranı sendromu” olarak biliniyor.” Dedi. TÜRKİYE’DE MSG İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2026 yılı itibarıyla monosodyum glutamat ithalatı üç ülkeden gerçekleştirildi. Brezilya’dan 100 ton ithalat karşılığında 112 bin 73 dolar, Endonezya’dan 21 ton karşılığında 35 bin 490 dolar, Çin’den 664 ton karşılığında 572 bin 863 dolar, toplamda 785 ton MSG ithalatı için 720 bin 426 dolar ödeme yapıldı. 2025 yılı boyunca Türkiye’nin MSG ithalatının yaklaşık 6 bin 866 ton olduğunu ve bunun için 7 milyon 280 bin 281 dolar ödendi” dedi. “GIDA GÜVENLİĞİ POLİTİKALARI TARTIŞILMALI” Gürer, “Bir yandan halk sağlığı konuşuluyor, diğer yandan tartışmalı katkı maddeleri tonlarca ithal edilip gıda zincirine giriyor.” diyen Gürer, MSG’nin kullanımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. MSG İTHALATININ YASAKLANMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu tartışmaların ardından monosodyum glutamatın Türkiye’ye ithalatının yasaklanmasına yönelik bir kanun teklifi hazırlayarak TBMM Başkanlığı’na sunduğunu da açıkladı. Gürer, “Gıda güvenliği yalnızca üretim miktarıyla değil, tüketilen ürünlerin sağlıklı olmasıyla da ilgilidir. Halkın sağlığını önceleyen bir gıda politikası önemlidir” diye konuştu.

Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Bir Araya Geldi Haber

Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Bir Araya Geldi

Eskişehir Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren Eskişehir AB Bilgi Merkezi ve TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu ev sahipliğinde, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Eskişehir İrtibat Ofisi’nin destekleriyle “Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor” etkinliği düzenlendi. Gerçekleştirilen etkinlikte kadın çiftçiler, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında bir araya geldi. Etkinlikte, kadın çiftçiler başta IPARD destekleri olmak üzere TKDK tarafından sağlanan destekler çerçevesinde deneyimlerini paylaşırken, kırsal kalkınmadaki rollerini de ele aldı. Etkinliğe Eskişehir merkez ve ilçelerden 300’ü aşkın kadın çiftçi, kooperatif ve dernek temsilcisi ile kurum yetkilisi katıldı. Katılımcıların yoğun ilgisi, kadın çiftçilerin tarım sektöründeki etkisinin ve IPARD desteklerinin önemine olan farkındalığı bir kez daha ortaya koydu. Etkinlik, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuyla düzenlenen ortak bir iftar programı eşliğinde gerçekleşti. Program kapsamında Eskişehir AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Gökhan Çobansoy, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın kırsal kalkınma bileşeni olan IPARD programı hakkında bilgi verdi. Ardından açılış konuşmaları Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Bakılan ve TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak tarafından gerçekleştirildi. IPARD ile Kırsalda Sürdürülebilir Kalkınma Söyleşi bölümünde, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Handan Giray moderatörlüğünde, kadın çiftçilerin tarımdaki rolü, kırsal kalkınma ve Avrupa Birliği desteklerinin yerel etkileri ele alındı. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Eskişehir İrtibat Ofisi Uzmanı Maide Sultan Tanrıverdi, IPARD programı kapsamında sağlanan destekler ve başvuru süreçlerini detaylı olarak aktardı. Mihalıççık Kadın Girişimciler Kooperatifi Başkanı Fevziye Kartaltepe ise IPARD desteğiyle hayata geçirilen Mihalıççık Kadın Girişimi Süt İşleme Tesisi projesini paylaştı. 11 milyon 741 bin TL uygun harcama tutarına sahip proje, yüzde 70 hibe ile 8 milyon 219 bin TL destek alarak kaşar ve lor peyniri üretimine katkı sağladı. Eskişehir Kadın Çiftçiler Derneği Başkanı Münevver Kepenek de kadın çiftçilerin sahadaki deneyimlerini ve kırsal topluluklara katkılarını katılımcılarla aktardı. Etkinlik boyunca kadın çiftçilerin liderlik rolleri, kooperatifleşmenin kırsal kalkınmaya katkısı, kısa tedarik zincirlerinin önemi ve sürdürülebilir tarım uygulamaları tartışıldı. Katılımcıların yoğun ilgisi, tarım sektöründe kadınların güçlenmesi için dayanışma ağlarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilčinskas, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, kadın çiftçilerin tarım sektöründeki rolünün güçlendirilmesinin yerel ekonomilerin dayanıklılığı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. 2011 yılından bu yana TKDK tarafından uygulanan Avrupa Birliği destekli IPARD programı, Türkiye’de kırsal kalkınmaya 1,9 milyar avronun üzerinde hibe desteği sağladı. Program; tarım ve gıda sektörünün rekabet gücünü artırmayı, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini desteklemeyi ve kırsal alanlarda istihdamı güçlendirmeyi hedefliyor. Özellikle kadınlar ve gençler için yeni fırsatlar yaratmayı amaçlayan IPARD, kısa tedarik zincirleri ve yerel değer zincirlerinin gelişmesine de katkı sağlıyor. Kadın çiftçilerin üretimdeki gücünü ve kırsal kalkınmadaki rolünü vurgulayan buluşma, gerçekleştirilen söyleşinin ardından düzenlenen iftar programı ve ney dinletisi ile sona erdi.

Avrupa ve Türkiye'den Belediye Başkanları Dayanışma ve Demokrasi Mesajı Verdi Haber

Avrupa ve Türkiye'den Belediye Başkanları Dayanışma ve Demokrasi Mesajı Verdi

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili Vahap Seçer ile TBB Encümen üyeleri, Avrupa Şehirler Birliği (Eurocities) ve B40 Balkan Şehirleri Ağı temsilcisi belediyelerin başkan ve yöneticileri ile bir araya geldi. Görüşmede, uluslararası iş birliği ve dayanışma vurgusu yapılırken TBB ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bazı belediye başkanlarının tutukluluk süreçlerine ilişkin görüş ve değerlendirmeler yapıldı. Eurocities ve B40 Balkan Şehirleri Ağı temsilcisi belediyelerin başkan ve yöneticileri, TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Birlik Encümen üyelerini ziyaret etti. Konuk heyette, B40 Ağı ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević, Eurocities Genel Sekreteri André Sobczak, Oslo Belediye Başkanı Eirik Lae Solberg, Arezzo Belediye Başkanı Alessandro Ghinelli, Paris Belediye Başkan Yardımcısı Jean-Luc Romero ve Madrid Uluslararası İlişkiler Genel Direktörü José Francisco Herrera Antonaya yer aldı. Ziyarette, TBB Başkan Vekili Vahap Seçer’in yanı sıra, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi hazır bulundu. Seçer: “Türkiye köklü geçmişi ile güçlü bir ülke” TBB Başkanvekili Vahap Seçer konuşmasında, konuk heyetle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, ziyaretin önemli bir boyutunun Türkiye’de demokrasiye ilişkin değerlendirmeler olduğunu hatırlattı. Tutuklu bulunan belediye başkanları, bürokratlar, siyasetçiler ve ülke sorunlarına katkı sunabilecek aydınların cezaevinde olmasının düşündürücü olduğunu belirten Seçer, Avrupa demokrasilerinin tarihsel süreç bakımından daha deneyimli olabileceğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin ise görece daha genç bir demokrasi tecrübesine sahip olduğunu belirtti. Seçer, Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusu, köklü geçmişi ve güçlü devlet geleneğiyle büyük ve mükemmel bir ülke olduğunu vurguladı. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) giriş sürecinin uzun ve zaman zaman yıpratıcı bir hal aldığını ifade eden Seçer, “Avrupa’nın bazı talepleri olsa da biz, tek taraflı düşünmüyoruz. Her iki tarafın da bakış açısı incelenmeli. Bize karşı AB’nin samimiyetsiz olduğuna dair düşüncelerimiz de var. Biz elbette AB sürecini bir ‘medeniyet projesi’ olarak gördük ama bugün geldiğimiz noktada süreç, çeyrek asırdan fazladır ülkeyi yöneten siyasi iktidar ile AB görüşlerinin örtüşmemesi ya da verimli bir çalışma sürecinin yaşanmamasından dolayı kesintiye uğradı. Umut ediyorum yaralar tekrar sarılır, iyileşir, tahribatlar ortadan kalkar ve böylece süreci de başlatabiliriz.” dedi. Seçer ayrıca, karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi ve sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesi temennisinde bulundu. Seçer: “Başkanlarımız tutuksuz yargılansın istiyoruz” Tutuklu belediye başkanları konusunda da Başkan Seçer şu ifadeleri kullandı: “Belediye başkanlarımızın yargılanmasına karşı değiliz; ancak evrensel hukuk ilkeleri gereği tutuksuz yargılama esastır. Milyonlarca yurttaşın oyuyla seçilmiş başta Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere; Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve diğer belediye başkanlarımız tutuklandı. İstanbul, Antalya ve Adana gibi büyükşehirlerin belediye başkanları yalnızca birer siyasi figür değil, aynı zamanda halkın iradesinin temsilcileridir. Bu nedenle yürütülen süreçlerin hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde, adalet ve hakkaniyet duygusunu güçlendirecek şekilde yürütülmesi hepimiz için büyük önem taşımaktadır. Hem ülkeler düzeyinde hem de kurumsal düzeyde bu demokratik hukuk mücadelesine destek olmanızı bekliyoruz. Dayanışmanın, özellikle böylesi dönemlerde, büyük bir anlamı ve değeri vardır.” Türkiye’de daha güçlü bir hukuk devleti ve demokrasinin kurum ve kurallarıyla işlerlik kazandığı bir yaşam talebinin olduğunu anlatan Seçer, insanların inancı, etnik kökeni ya da düşünceleri nedeniyle farklı kategorilerde değerlendirilmediği bir düzenin herkesin ortak arzusu olduğunu ifade etti. Seçer: “Eurocities ile ilişkileri güçlendireceğiz” Yerel yönetimlerin yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde benzer küresel sorunlarla karşı karşıya olduğuna da dikkati çeken Seçer, TBB ile Eurocities arasında yeni başlayan ilişkileri geliştirerek sürdürmeyi hedeflediklerini kaydetti. İklim değişikliği, atık yönetimi, kuraklık ve doğal afetler gibi meselelerin tüm insanlığı etkilediğini belirten Seçer, bu sorunların çözümü için şehirler arasında güçlü ağların kurulması, deneyim paylaşımının artırılması ve daha etkin iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Seçer, önümüzdeki dönemde şehirlerin yararına olacak kıymetli çalışmalara birlikte imza atma temennisini de dile getirdi. Solberg: “Türkiye’de demokrasiyi desteklemek üzere bulunuyoruz” Başkan Seçer’den sonra söz alan Oslo Belediye Başkanı Eirik Lae Solberg, Türkiye ile Avrupa şehirleri arasındaki ortak değerlere ve demokrasi vurgusuna dikkat çekti. İstanbul’da ve Ankara’da temaslarda bulunduklarını ifade eden Solberg, “Türkiye’de demokrasiyi desteklemek üzere bulunuyoruz. Sayın Ekrem İmamoğlu için buradayız.” dedi. Tomašević: “Tutuklamalar endişe verici” B40 Balkan Şehirleri Ağı Başkanı ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević, Türkiye’de son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin endişeler taşıdıklarını ifade etti. Bazı belediye başkanlarının tutuklanmasına ilişkin konuşan Tomašević, yerel liderlerin karşı karşıya kaldığı durumların genel anlamda demokrasi açısından bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Sobczak: “Amacımız daha iyi hizmet sunulmasını sağlamak” Eurocities Genel Sekreteri André Sobczak, Eurocities ağı olarak amaçlarının belediye başkanlarını güçlendirmek ve mevcut kaynakları harekete geçirerek vatandaşlara daha iyi hizmet sunulmasına katkı sağlamak olduğunu dile getirdi. Avrupa genelinde belediye başkanlarının bazı ülkelerde yetki ve kaynak bakımından sınırlandırılabildiğine işaret eden Sobczak, yerel yöneticilerin çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalabildiğini anımsattı. Sobczak, tüm bu koşullara rağmen çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Ghinelli: “Dayanışmamızı göstermek istiyoruz” Arezzo Belediye Başkanı Alessandro Ghinelli de tüm farklılıklara rağmen demokrasi için bir araya geldiklerini dile getirdi. Dayanışma göstermek istediklerini belirten Ghinelli, TBB ve İBB Başkanı İmamoğlu’nun tutukluluğuna dikkati çekerek, bu tür dönemlerde gönüllü bir tepki ortaya koymak amacıyla burada bulunduklarını ifade etti. Romero: “İmamoğlu için buradayız” Paris Belediye Başkan Yardımcısı Jean-Luc Romero ise tutuklu olan TBB ve İBB Başkanı İmamoğlu’nu desteklemekten büyük bir onur duyduğunu ifade etti. Antonaya: “Yerel idarelerde bulunan kişilerin haklarının korunması önemli” Madrid Uluslararası İlişkiler Genel Direktörü José Francisco Herrera Antonaya ise başkanların tutuklanmasının ailelerini ve çocuklarını da etkilediğini ve yerel idarelerde görev yapan kişilerin haklarının korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Belediye başkanları Türkiye’de hukukun üstünlüğüne dikkati çekti TBB heyetinde yer alan belediye başkanları değerlendirmelerinde; Türkiye’de yerel demokrasinin güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğü ve demokratik kurumların korunması konularına dikkati çekti. Heyet, son dönemlerde yaşanan uygulamaların halkın demokrasiye katılımını zedelediğini anlattı. Belediye başkanları, yerelde demokrasiyi güçlendirecek somut adımların ve iş birliklerinin daha güçlü ve net biçimde ortaya konmasının önemine değinirken, Türkiye’de özellikle muhalif belediye başkanlarının uzun tutukluluk süreçleriyle karşı karşıya kalmasından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Tutuklu yargılamanın hukuki karşılığının bulunmadığı ve adalet sağlanamadığında, ülkedeki diğer sorunların da çözülemeyeceğini ifade eden Başkanlar, dünyada da bir dönüşüm süreci yaşandığını hatırlattı. Savaşların artışı, teknolojik kırılmalar ve iklim krizinin yoğunlaşmasının ortak politikalar geliştirme ihtiyacını doğurduğunu belirten bazı belediye başkanları, sorunların çözümünde yerel ve uluslararası dayanışmanın önemine işaret etti. Başkanlar, özellikle muhalefet belediye başkanlarının haksız tutuklanmaları ve siyasi baskılara maruz kaldığını dile getirirken, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanının tutuklu olmasının, milyonlarca vatandaşın iradesinin fiilen engellenmesi anlamına geldiğini kaydetti. Temel insan haklarına bağlı ortak değerlerin hem Türkiye hem de Avrupa’da eşit biçimde uygulanmasının ve ortak çabayla desteklenmesinin önemine dikkati çeken belediye başkanları, yerel demokrasiyi güçlendirmek ve tutuksuz yargılanma ilkelerinin uygulanmasını sağlamak için gerekli adımların atılmaya devam edileceğini vurguladı.

İl Müdürü Yüksel Çil'den Örnek Hayvancılık İşletmesine Ziyaret Haber

İl Müdürü Yüksel Çil'den Örnek Hayvancılık İşletmesine Ziyaret

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Tepebaşı ilçesi Tandır Mahallesi’nde faaliyet gösteren hastalıktan ari hayvancılık işletmesinin, 2025 yılı kapsamında yapılan tekrar testleri başarıyla tamamlaması sonucu “Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası” yenilendi. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi eski Dekanı ve Mudanya Üniversitesi Kurucu Rektörü emekli Prof. Dr. Hasan Tosun ile eşi Keziban Tosun’a ait hayvancılık işletmesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, 2024 yılında ilk kez Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası almaya hak kazanan işletmenin, 2025 yılında uygulanan tekrar testlerini de başarıyla tamamladığı tespit edilerek sertifikası yenilendi. İşletmenin bulunduğu konumun, hastalıktan ari statüsünün korunmasına önemli katkı sağladığı belirtilirken; Avrupa Birliği standartlarına uygun modern yapıya sahip işletmede hayvanların kaba yem ihtiyacının büyük ölçüde işletmenin kendi imkânlarıyla karşılandığı ifade edildi. Bu durumun, hayvan sağlığı ve süt verimi açısından sürdürülebilir bir üretim modeli sunduğu, aynı zamanda işletme maliyetlerini düşürdüğü vurgulandı. Öte yandan işletmenin AB Onaylı Süt İşletmesi statüsü kazanmasına yönelik başvurusunun bulunduğu ve sürecin devam ettiği bildirildi. Söz konusu statünün elde edilmesiyle birlikte, işletmenin hijyen ve üretim standartlarının uluslararası düzeye taşınması hedefleniyor.

ESO’ya AB’den 125 Bin Avroluk Hibe! Haber

ESO’ya AB’den 125 Bin Avroluk Hibe!

Eskişehir Sanayi Odası şehrin sanayisinin geleceğine yönelik kritik bir adım attı. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen “Türkiye-AB İş Diyaloğu II (TEBD-II) Hibe Programı” kapsamında, sunulan “Dirençli KOBİ’ler için İkiz Dönüşüm (TWINSME)” başlıklı proje ile Avrupa Birliği’nden hibe almaya hak kazanıldı. ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş bu önemli gelişmeyle ilgili yaptığı açıklamada; "Bu başarı, Eskişehir sanayisinin vizyoner ve rekabetçi ruhunun Avrupa nezdinde tescillenmesidir. 125.000 Avro bütçeli ve 15 ay sürecek olan bu proje, KOBİ'lerimizin küresel rekabetteki en büyük zorluğu olan ikiz dönüşüme, yani yeşil ve dijital dönüşüme adaptasyonunu hızlandıracaktır. Avrupa Birliği tarafından finanse edilecek 'TWINSME' projesi ile firmalarımızın hem çevresel sürdürülebilirliğini hem de dijital yetkinliklerini en üst seviyeye taşıyacağız." Eskişehir Sanayisi İkiz Dönüşümde Lider Olacak! Başkan Kesikbaş, proje ortağı olan Almanya’dan Darmstadt Sanayi Odası ile kurulan güçlü iş birliğine de dikkat çekerek; "Ortağımız Darmstadt Sanayi Odası, Avrupa'daki yeşil ve dijital dönüşüm uygulamalarında önemli bir deneyime sahip. Bu iş birliği sayesinde, Almanya'daki en güncel bilgi ve pratikleri doğrudan ESO üyesi firmalarımıza aktaracağız. Proje kapsamında sunacağımız yoğun eğitim ve danışmanlık faaliyetleri ile KOBİ’lerimiz, yeni AB düzenlemelerine uyum sağlayarak ihracat potansiyellerini artıracak ve rekabet güçlerini kalıcı olarak pekiştirecektir. Eskişehir, ikiz dönüşümde sadece uyum sağlayan değil, aynı zamanda öncü bir sanayi şehri olma yolunda ilerliyor."

İklim Krizine Karşı Ortak Mücadele Haber

İklim Krizine Karşı Ortak Mücadele

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı iş birliğiyle yürütülen “İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi” kapsamında yurttaşların yoğun katılımıyla düzenlenen Halk Toplantısında, iklim krizinin etkilerine dikkat çekilerek kentte sürdürülebilir çözümler için ortak adımların önemi vurgulandı. Avrupa Birliği’nin finanse ettiği ve Türkiye Belediyeler Birliği ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın lider kurum olduğu, UNDP tarafından yürütülen Sivil Katılım Projesi kapsamında uygulanan İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi çerçevesinde Halk Toplantısı gerçekleştirilirken İklim Eylem Merkezi de hayata geçirildi. Eskişehir’deki Ergin Orbey Sahnesi’nde gerçekleştirilen Halk Toplantısına Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Aytaç Ünverdi, TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli, UNDP Sivil Katılım Projesi Hibe Yöneticisi Dilek Erarslan Meral ve Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu’nun yanı sıra belediye bürokratları, yerel yönetimler, çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. İklim değişikliğine uyumun ancak ortak hareketle mümkün olduğunu vurgulayan Eylem Tuncaelli, “İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi ve İklim Eylem Merkezi ile hedefimiz, Eskişehir’de iklim farkındalığını artırmak ve krize karşı güçlü bir yerel dayanışma modeli oluşturmak. Bu merkez, Eskişehirlilerin kendi şehirlerine dair söz söyleyebileceği, birlikte çözüm üretebileceği ve dayanışmayı büyütebileceği bir alan olacak. İklim krizi hepimizin ortak meselesi. Yarattığı sorunlara karşı çözümü de ancak hep birlikte üretebiliriz. Bu projenin iki önemli ayağı bulunuyor; teknik çalışmalar ve halkın katılımı. 2030 yılına kadar Eskişehir’in aşırı sıcaklıklar, sel ve taşkınlar, orman yangınları ve kuraklık gibi iklim değişikliği kaynaklı risklerden nasıl etkileneceğini belirliyoruz. Bu çalışmayı bitirmek üzereyiz. Böylece karşılaşacağımız riskleri netleştirip, kentin en kırılgan gruplarının nasıl etkileneceğini görecek ve kenti daha dirençli hale getirecek adımları planlayacağız. Bu projenin süresi sona erse bile Eskişehir halkının iklim krizine karşı bu çalışmayı sahiplenerek sürdürmeye devam edeceğine, İklim Eylem Merkezi’ni aktif olarak kullanacağına ve hep birlikte çözümler üreteceğine yürekten inanıyoruz.” dedi. Konuşmasında iklim değişikliğine vurgu yapan Aytaç Ünverdi de “Artık bu sorun uzak ülkelerin değil, bizim şehrimizin, bizim mahallelerimizin gerçeği. Yazlar uzuyor, sıcaklıklar artıyor, yağışlar azalıyor, ani fırtınalar ve seller günlük yaşamımızın bir parçası haline geliyor. Bu değişim yalnızca doğayı değil, tarımı, suyu, ekonomiyi, sağlığımızı ve sosyal hayatımızı da etkiliyor. İşte bu nedenle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim değişikliğini en öncelikli gündemimiz haline getirdik. Bizim için mesele sadece çevre değil, kent güvenliği ve halk sağlığı meselesidir. Bu bilinçle Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce önderliğinde hem iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak hem de şehrimizi bu yeni koşullara uyumlu hale getirmek için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. Bu yıl Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde gerçekleşen yangını hatırlatan ve büyük üzüntü duyduklarını ifade eden Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe ise “İklim değişikliği artık gözle görülür bir noktaya ulaşmış durumda. Seyitgazi ilçemizde 2019, 2023 ve son olarak 2025 yılında büyük yangın felaketleri yaşadık. Ne yazık ki bu yangınlarda 10 şehidimiz oldu. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Bu felaketler, iklim değişikliğinin etkilerini somut olarak gösteriyor. Seyitgazi, Eskişehir’in orman varlığının önemli bir kısmına sahip bir tarım ilçesidir. Ancak su kaynaklarımız hızla tükeniyor. 670 bin dekar ekilebilir alanımızın yalnızca 180 bin dekarını sulayabiliyoruz. Kunduzlar Barajı şu anda yalnızca yüzde 7, Çatören Barajı ise yüzde 17 doluluk oranında. Yeraltı su seviyemiz her geçen yıl düşüyor; 5-6 yıl önce 120 metreden çıkan su bugün 200 metreden çıkıyor. Bu gidişle birkaç yıl içinde içme suyu sıkıntısı yaşamamız kaçınılmaz. Bu nedenle hem kurumlarımız hem de bireyler olarak suyu tasarruflu kullanmalı, ormanlarımıza ve yeşil alanlarımıza sahip çıkmalıyız. İklim değişikliğine karşı yerel yönetimlerin iş birliği ve halkın bilinçlenmesi büyük önem taşıyor.” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından EBB İklim Değişikliği ve Enerji Yönetimi Şube Müdürü Sibel Benek, ESTÜ öğretim üyesi Dr. Hakan Uyguçgil ile TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Proje Koordinatörü Yasemin Korkmaz iklim değişikliğiyle ilgili sunumlarını gerçekleştirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.